Etiket: Ürperten

  • Poşetli cinayetin katil zanlısından tüyler ürperten ifadeler

    Poşetli cinayetin katil zanlısından tüyler ürperten ifadeler

    Antalya’da kafasına poşet geçirilip, el ve ayakları bağlı halde ölü bulunan belediye çalışanını öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan 3 sanık hakim karşısına çıktı. Sanıklardan Muhammet Y.’nin ifadeleri ise tüyleri ürpertti.

    Geçtiğimiz Haziran ayında iddialara göre Zülfiye Y., 3 çocuk babası belediye çalışanı Halit Y.’yi telefonla arayarak, “Gel birlikte iftar yapalım” diye davet etti. Halit Y., Zülfiye Y’nin eşi Muhammet Y. ve Şükrullah T. tarafından darp edilerek etkisiz hale getirildi. Şüpheliler, daha sonra Halit Y.’yi Korkuteli ilçesine götürüp, burada başına poşet geçirip, el ve ayaklarını bağladıktan sonra boğarak öldürdü. Halit Y. ve Zülfiye Y. arasında ilişki olduğu iddia edilirken, Halit Y.’nin cesedi 31 Mayıs’ta Antalya-Korkuteli yolu Cehennem Deresi mevkisinde uçurumda üzeri çalılarla kapatılmış halde bulundu. Evlerinde gözaltına alınan Muhammet Y. (37) ve eşi Zülfiye Y. (34) ile Şükrullah T. (36), emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

    Sanıklar, Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuklu sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler hazır bulundu. Savunmasında daha önce cezaevine girdiğini belirten sanık Muhammet Y., “Benim maktulle samimiyetim vardı. Biz ev aradığımız zamanlar eşim beni maktulle tanıştırmıştı. Ben cezaevine girdikten sonra eşim bana maktulün kendisini tehdit ettiğini ve şantaj yaptığını söyledi. Ancak ilişkisi olduğunu söylemedi. Aradan geçen zamanlarda maktul iş yerime gelip gidiyordu. Yaklaşık 20 gün boyunca eşim ve çocuklarımı hep yanımda tuttum ve onları iş yerime getiriyordum. Maktule sürekli bizden uzak durması gerektiğini söylüyordum. Bir gün eşimle beraber eve geldiğimizde ben markete gittim. Markette yarım saat oyalandım. Geldiğimde evden sesler geliyordu. Kapı açıktı, maktulün eşimin elinden tuttuğunu gördüm. Benim geldiğimi gördü ama benim onu gördüğümü görmezlikten geldi. Çocuğu sevmeye başladı. ‘Madem gelmişsin buyur kahve iç’ dedim, çünkü yeniden cezaevine girmek istemiyordum. Aramızda husumet olsun istemedim” dedi.

    Eşi Zülfiye Y’nin maktulün eve zorla girdiğini söylediğini belirten sanık Muhammet Y., savunmasına şöyle devam etti:

    “Ben eşime, ‘Sen bebeği al ben onunla konuşup, meseleyi tatlı bir şekilde çözeyim. Sonra yanınıza gelirim’ dedim. Ben bu sırada sanık Şükrü’ye mesaj attım. Daha önce de bu konuda Şükrü bana konuşmayı kendisinin yapacağını söyledi. Eşim evden ayrıldı. Taksiye bineceği sırada Şükrü gelmiş ve eşimi taksiye bindirmiş. Biz bu sırada maktulle salona geçtik. Oturduk konuşmaya başladık, hatta tartışıyorduk. Maktul bana eşimle ilişki yaşadığını söyledi ve tartışmaya başladık. Maktul inşaatçıdır. Üzerinde inşaat demiri varmış ve bana tartışma esnasında o demiri gösterdi. Yaklaşık 40 santimetre uzunluğunda kalın bir demirdi. Bana vurmaya çalışırken ben onun elinden tuttum. Bana çirkin şeyler söyleyince dizine ve kafasına vurdum. ‘Buradan çık git’ dedim, maktul bana sinkaflı küfürler etti. Evden çıkmadı. Bende o anda kendimi kaybettim. Şuurumu bilmiyorum, maktul yere düşmüştü. Yere düştüğünde öldüğünü gördüm. Bu sırada Şükrü daha yanıma gelmemişti. Namus cinayeti olduğu bilinsin diye cinsel organını keserek maktulün ağzına koydum. Yerdeki battaniyeye maktulü sardığımda Şükrü geldi, biraz sakinleştim. Şükrü polisi aramamızı söyledi, ben zaman kazanmak istedim. Hemen cezaevine girmek istemedim, borcum vardı. Şükrü’ye, ‘Maktulü alalım beraber arabanın bagajına koyup gidelim’ dedim. Şükrü’yle beraber kilime sardığım ve kafasına poşet geçirdiğim cesedi maktulün arabasının bagajına koyduk. Ben motorumla, Şükrü ise maktulün aracıyla yola çıktık.”

    “Evde uyudum, ağrı kesici ilaçlar içtim”

    Cesedi Korkuteli yolunda Tahtalıbeli mevkisine götürdüklerini dile getiren sanık Muhammet Y., “Cesedi götürdük, indirdik, bıraktık arabasını biraz ileriye park ettik. Arabaya bir zarar vermedik. Kıyafetleri yırtıktı. Yol kenarına kıyafetlerini attım. Motora bindik, yalnız başıma eve çıktım ve temizledim. Olay günü eşimin yanına hiç gitmedim. Telefonla aradım, maktulle konuştuğumu, meseleyi hallettiğimizi, ona zarar vermeyeceğini ve yoluna çıkmayacağını söyledim. Evi temizledikten sonra halıyı çöpe attım. Öğlene kadar evde uyudum, ağrı kesici ilaçlar içtim” dedi.

    “Bir kadının ve çocuğun hayatını kurtardım”

    Eşinin cinayetten haberinin olmadığını, sanık Şükrullah T’nin de sadece cesedin taşınmasına yardım ettiğini ifade eden Muhammet Y., “Ben bir kadının, bir çocuğun hayatını kurtardım. Ailem dağıldı. Takdir mahkemenizindir. Pişmanım, anlık gelişen bir olaydı. Onu öldürmeyi düşünmüyordum” diye konuştu.

    Maktul Halit Y.’yi yaklaşık 9 yıldır tanıdığını kaydeden sanık Zülfiye Y. ise, kendisine ağabey olarak yaklaştığını, maktulün sürekli peşinden geldiğini ve aralarında dostluk ilişkisi kurulduğunu söyledi.

    “Eşime, ‘Aile dostumuz’ olarak tanıttım”

    Zülfiye Y., “Ben istemesem de onun baskısıyla 2 buçuk yıl kadar maktulle aramızda bir ilişki yaşandı. Ben o sırada bekardım. 2012 yılında sanık Muhammet ile evlendik. Evlenene kadar olan süre içerisinde maktul benimle zorla ilişkiye giriyordu. Defalarca kez numaramı değiştirdim. Evlendikten sonra da maktul beni aramaya devam etti. Eşimle tanışmış, samimi olmuşlar. Evimize gelip gidiyordu. Ben eşime, onunla eski ilişkim olduğunu söylemedim. Aile dostumuz olarak tanıttım. Ben yokken bile dükkana geliyordu. Evimize geliyordu, kapıyı açmıyordum. Sokakta bekliyordu, sürekli rahatsız ediyordu. Sanıkla evlendikten sonra maktul yine zorla benimle ilişkiye girmek istedi. Birkaç kere benim evimde zorlamada bulundu. Hep eşimin olmadığı vakitler geliyordu. Ancak ilişkiye girmedik. Eşim cezaevine girmeden önce sanık Şükrullah bizim evde kalıyordu” dedi.

    “Suçsuzum”

    Olay günü yaşananlardan haberinin olmadığını ileri süren Zülfiye Y., “Olay günü ben evden çıkacakken maktul geldi. ‘Senin ne işin var burada’ dedim. ‘Çekil şuradan’ diyerek beni ittirdi, ben vestiyere dayandım. Sonra bana, ‘Sen numaranı gizlesen de ne kadar kaçabilirsin, numaranı neden vermiyorsun?’ dedi. Telefonu elimden almaya çalıştı, dış kapıda o arada açıktı. O sırada eşim geldi, mutfağa geçtim. Bana, ‘Sen annenin oraya git. Canını sıkma, ben bu adamla güzelce konuşacağım’ dedi. Otobüs bekliyordum, Şükrullah ağabeyle karşılaştım. ‘Taksiye bin git’ dedi. Bende ona, ‘Halit bize geldi, bir sıkıntı olmaz değil mi?’ dedim. O da bana, ‘Her zaman geliyor, sıkıntı yapma onlar konuşurlar’ dedi. Gece saatleri eşim beni aradı. ‘İyiyiz oturuyoruz, içiyoruz, keyif yapıyoruz’ gibi normal bir konuşma yaptı. Yaklaşık 1 hafta annemde kaldım. Ama bu sırada evime gidip geliyordum. Olayı bundan 1 hafta sonra öğrendim, suçsuzum” şeklinde konuştu.

    “Cezaevine yeniden girmemek için çaba gösteriyordu”

    Sanık Şükrullah T. ise sanık Muhammet Y. ile birlikte çalıştığını ve bir süre onların evinde misafir olduğunu söyledi. Maktul Halit Y.’yi sanık Muhammet Y. cezaevine girdikten sonra tanıdığını vurgulayan Şükrullah T., “Maktul, Zülfiye’nin evini gözetliyordu. Bu şekilde dikkatimi çekti. Ben bu hususu Zülfiye’ye sordum, baskı yaptım. Zülfiye bana, ‘Tehlikeli biridir ağabey, konuşmaya gitme’ dedi ve ağlayarak maktulün takıntılı olduğunu ve onu sürekli takip ettiğini söyledi. Muhammet’in haberinin olup olmadığını sordum. O da bana maktulün kendisini tehdit ettiğini, bu nedenle ona söyleyemeyeceğini söyledi. Muhammet cezaevinden çıktıktan sonra sanık Zülfiye bu konuyu eşiyle paylaşmış. Kendi aralarında konuştuktan sonra Muhammet bunu benimle paylaştı. Cezaevine yeniden girmemek için çaba gösteriyordu” dedi.

    Olay günü sanıkların evine gittiğini anlatan Şükrullah T., “Herhangi bir ses gelmiyordu. Kapı hafif açıktı, içeriye girdim. İçeriye girdiğimde sanık Muhammet’in bir şeyler söylediğini gördüm. Ceset yerdeydi, kan izi gördüm. Cesedin kafasında poşet yoktu. Ben, ‘Muhammet neden yaptın?’ diye bağırdım. O da bana sürekli, ‘Artık dokunamayacak’ diyordu. Diğer odaya gittim ve sigara içmeye başladım. ‘Polisi ve ambulansı arayalım’ dediğimde Muhammet bana ‘Öldü’ dedi. Sanık benden cesedi götürmesine yardım etmemi söyledi. Birlikte cesedi götürdük. Ben sanığı takip ettim. Cesedin atıldığı yere gittik, yine yardım istedi, yardım etmek zorunda kaldım” dedi.

    Maktul yakınları ise sanıkların çok borcunun olduğunu, maktul Halit Y.’den para almaya çalıştıklarını, alamayınca da onu öldürdüklerini ileri sürdü. Mahkeme heyeti, sanıkların savunmasının ardından duruşmayı erteledi.

  • Mersin’deki vahşetten ürperten detay

    Mersin’de lojistik firmasında çalışan Mustafa E.’nin, boşanma aşamasındaki bankacı eşi Cemile E.’yi öldürdükten sonra cesedini parçalara ayırmasıyla ilgili yeni detaylar şok etti. Tutuklanan zanlının eşini öldürüp, parçaladıktan sonra bir gece kullanmadıkları bir odada muhafaza ettiği, oğlunu da okuldan alıp eve getirerek birlikte orada kaldıkları ortaya çıktı.

    Kayıp ihbarıyla ortaya çıkan cinayetin ardından kardeşinin öldürülmesi olayına ilişkin açıklamalarda bulunan ağabey Cem Aslan, kardeşi Cemile’nin 8 yıldır evli olduğunu ve 6 yaşında bir çocukları bulunduğunu söyledi. Cinayetin kurgulanarak ve hazırlanarak işlendiğini ileri süren Aslan, “Planlayarak ve derleyerek işlediği zaten ifadelerde net olarak ortaya çıkmıştır. Cinayet olduktan 1 gün sonra zanlı, oğlunu okuldan alıp karakola geçerek, eşinin evden çıktığını, bir daha da eve gelmediğine dair beyanda bulunup kayıp ilanı veriyor. Eşimi de arayıp, Cemile’nin eve gelmediğini ve kayıp müracaatı için karakolda olduğunu söylemiş. Eşim de beni aradı durumu bildirdi, ben de eşimi alıp karakola gittik. Gelirken durumdan da şüphelendim zaten. Karakola gelince de ben zaten şüphelendiğim için müşteki oldum ve ifademi verdim. Bu sırada zanlı ile eşim de dışarıda sohbet ediyordu. Eşim bir ara yanıma geldi ve bana ‘Mustafa ile sohbet ediyordum. Dün gece nasıl rahat uyudun mu diye sordum. Kendisi de bana hiç uyumadığını, sabaha kadar evde temizlik yaptığını söyledi’ dedi. Ben neyi yıkadığını sorduğumda, ’yolluklarla, battaniyeleri yıkamış’ cevabını verdiğini öğrenince karakoldaki grup amirine durumu bildirdim. Bu sırada tamamen cinayet şüphesi oluştu ve cinayet büro amirliği çalışmalara başladı. Bunun üzerine savcılığın izniyle zaten evde arama yapıldı. İncelemede yıkanan yolluklar ile battaniyeler kimyasala direk tepki verdi. Bunun üzerine arkadaşların yoğun çalışmasıyla zanlıya cinayeti itiraf ettirdiler” diye konuştu.

    “Boşanma nedenleri zanlının bitmeyen borçlarıdır”

    Zanlının yüklü miktarda borç içinde olduğunu söyleyen Aslan, “Cinayetin nedeni bazı basın yayın organlarında yer aldığı gibi aldatma kesinlikle değildir. Bu yapılan incelemede ortaya çıkmıştır. Boşanma nedenleri evlendikleri ilk günden beri süregelen zanlının bitmeyen borçlarıdır. Şimdi bildiğim kadarıyla maaşı üzerinde 3 adet haciz, ödenmeyen 1 yıllık ev kirası ve kız kardeşime kullandırmış olduğu 2 adet de kredi var. Bunların hiçbiri sorun da değil. Bir şekilde borçlar ödenir ama bu işin diğer boyutunda eve tefecilerin gelmesi yatıyor. Tefeciler eve gelerek kız kardeşimi, çocuk üzerinden tehdit ediyorlardı. Biz bundan dolayı zanlının kendisiyle birçok kez görüştük. O zaman da ’ağabey borçlarımı ödüyorum, tefeciyi hallettim’ gibi ifadeler söylüyordu. Ancak bundan yaklaşık 4 ay önce yine kapıya tefeciler geliyor. Kız kardeşim de eşiyle görüşüyor ve artık boşanmak istediğini beyan ediyor. Borçların dışında boşanmadaki bir diğer husus da ikili arasındaki kültürel farklılıktır” ifadelerini kullandı.

    “Bütün parçalar şu anda bulundu”

    Cinayet günü zanlının öğlen saatlerinde kardeşini aradığını vurgulayan Aslan, “Hayatım eve bir iki dakika geç gel sana sürprizim var’ diyor. Kardeşim de bir süre sonra eve gidiyor. Zanlı ifadesinde, ‘eşim eve geldiğinde kendisini öpmek istedim, tepki verdi, beni itti. Ben de kendisine bir hediyem olduğunu, arkasını dönerse aldığı kolyeyi takacağımı söyledim’ diyor. Kardeşim de ‘bu saatten sonra senin hediyene ihtiyacım yok, öyle bir şey de söz konusu olamaz’ diyerek arkasını dönüp koridora gidiyor. Koridorda zanlı arkadan gelerek kardeşimin boğazını kesiyor. Daha sonra da zanlı hızını alamıyor ve parçalıyor. Bir gece evde muhafaza ettikten sonra da ertesi gün dönem dönem mezarlığa giderek, kardeşimin kafasını annemin mezarına, diğer parçaları da 2 ayrı mezara defnediyor. Bütün parçalar şu anda bulundu. Eksik bir şey yok. Gereken yapıldı” şeklinde konuştu.

    Çocuk cesedin olduğu evde bir gece geçirmiş

    Cinayet saatinde çocuğun okulda olduğunu kaydeden Aslan, “Cinayetin ardından okula gidip çocuğu alıyor ama eve önce hiç çıkartmıyor. Akşam saat 20.00’ye kadar komşusunun yanında oturuyor. Bir ara komşusuna ‘ben çamaşır yıkamıştım, bir eve çıkıp onları serip geleyim’ diyor. Bir 15-20 dakikalığına eve çıkıyor sonra aşağı inip çocuğu alıyor, yukarı çıkartıyor. Çocuk annesini sorduğunda ‘oğlum annen bizi bırakıp kaçtı gitti’ diyor. Ancak o sırada kullanmadıkları bir küçük odaya kardeşimin naaşını koymuş, orada muhafaza etmiş. Oraya taşıdıkları battaniyeler ve yollukları da makinede yıkıyor. Çocuk o gün bir şey fark etmiyor ve halen de olayı bilmiyor. Çocuk hiçbir şekilde bu olaydan etkilenmemiş, görmemiş, haberi de yok. Evlilik yıl dönümünde cinayet olmuş gibi de söylendi ama o gün resmiyette evlilik yıl dönümleri değil. Benim bildiğim kadarıyla kendi aralarında belirlemiş oldukları bir tarih. Çünkü telefondaki ifadesinde de hayatım bugün evlilik yıl dönümü, sana sürprizim var diyor. Ancak resmi olarak evlilik yıl dönümleri değil” dedi.

    “Bundan yaklaşık 3-4 ay önce ’bana yar olmuyorsan, kimseye yar olmasın’ diye bir paylaşım yapmış”

    Hukuktan da bir beklentilerinin olmadığını dile getiren Aslan, “Kanunlar benim beklentim için değil uygulanmak içindir. Elbette bu işlenilen canice suçun karşılığı Türk Ceza Kanununda mevcuttur. Bildiğim kadarıyla da en hafif ceza 1 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis. Onun dışında savcı mütalaasında 3 kez ister, 5 kez ister, hakim 15 kez verir ona bir şey diyemem ama insanoğlunun ömrü bir tanedir, canı tektir. Benim için önemli olan 4 duvar arasında onun kapalı kalması değil, kendi başına kaldığında vicdan muhasebesi yaşamasıdır. Vicdan muhasebesi o 4 duvardan çok çok etkilidir. Devlet büyüklerimiz kadın cinayetlerine, şiddetine karşı birçok tedbir alsa da asıl neden cehalette yatıyor. Zanlı sosyal medyada bende ekli değil. Bundan yaklaşık 3-4 ay önce ‘bana yar olmuyorsan, kimseye yar olmasın’ diye bir paylaşım yapmış. Zaten o dönemden bu yana da kendisi bu cinayeti kurgulamış, yazmış ve maalesef ki bu senaryoyu gerçekleştirmiş. Hiçbir şekilde psikolojik sorunu yoktu. Şen, şakrak, aile babası, toplum içerisine giren ve çok da güzel bir zekaya sahipti. Baktığınız zaman, konuştuğunuz zaman böyle bir şey yapacağı aklınıza gelmez” ifadelerini kullandı.

    Merkez Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, lojistik firması çalışanı Mustafa E. (36), bankacı eşi Cemile E.’nin kayıp olduğunu belirterek polise başvurmuş, şahsın çelişkili ifadelerinden şüphelenen polis, kadının ailesi ile de görüştükten sonra araştırma başlatmış ve çiftin evinde yapılan aramada kan izlerine rastlanınca, Mustafa E. gözaltına alınmıştı. Şüphelinin ifadesi doğrultusunda, kadının öldürüldükten sonra cesedinin parçalara ayrıldığı bilgisine ulaşan polis, ceset parçalarını Mersin Şehir Mezarlığı’nda bulmuş, Mustafa E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

  • Isparta’da tüyler ürperten olay

    Isparta Deri Organize Sanayi’nin bulunduğu tabakhane bölgesinde yakın mesafeden boynuna ateş edilen köpeğin vücuduna onlarca saçma saplandı. Isparta Sokak Hayvanlarını Koruma (ISHAYKO) Derneği tarafından bulunarak tedavi altına alınan köpek vücudundaki onlarca saçmayla yaşam savaşı veriyor.

    Edinilen bilgiye göre olay geçtiğimiz gece saatlerinde Isparta tabakhane bölgesinde yaşandı. İddiaya göre, tabakhane bölgesinde kapı girişinde görev yapan güvenlik görevlisi silah sesleri duyunca çevreyi araştırdı. Olay sonrasında, fark edildiklerini anlayan plakası ve içerisinde bulunanların kimliği henüz belirlenemeyen bir araç, güvenlik görevlisinin görüş alanından hızla uzaklaşarak kayıplara karıştı. Şahısların havaya ateş ettiği düşünülürken, acı olay ise ertesi gün ortaya çıktı.

    Boğazına silah dayayıp ateş edilmiş

    Bölgeden kaçan araçtaki kişi ya da kişilerin henüz 3-4 yaşlarında olduğu belirtilen bir sokak köpeğinin boyun bölgesine silah dayayıp yakın mesafeden ateş ettikleri tespit edildi. Durumu haber alan ISHAYKO gönüllüleri bölgeye akın etti. Talihsiz köpeği bulan ISHAYKO yetkilileri, talihsiz köpeği hızla bölgeye ulaşan Isparta Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi görevlilerine teslim etti. Yetkililer, yaralı hayvanı merkeze götürülerek tedavi altına aldı. Röntgeni çekilen yaralı köpeğin boynuna vücuduna çok sayıda saçma isabet ettiği belirlendi. Talihsiz köpeğin merkezde halen tedavi altında olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

    “Bu vahşetler ancak caydırıcı cezalarla önlenebilir”

    Vahşetin ardından İHA muhabirine açıklamalarda bulunan ISHAYKO Derneği Başkanı Aynur Gül Asem, yaşanan bu tür vahim olayların önüne ancak caydırıcı cezalarla geçilebileceğine vurgu yaptı.

    Hayvanların da insanlar kadar yaşama hakkı olduğuna dikkat çeken ISHAYKO Başkanı Asem, “Yaşanan bu olayın kasten öldürmek için yapıldığını düşünüyoruz. Bunun başka bir şekilde kesinlikle izahı olamaz. Bu acımasız insanlar, bu köpeğin boyun kısmına silah dayayıp, yakın mesafeden öldürmek için ateş etmişler. Bu canın vücudunda onlarca saçma bulunuyor ve durumu hayli kötü. Bu yaşanan olaylar ancak caydırıcı yasaların çıkarılmasıyla önlenebilir ve azaltılabilir. Bu canlara zarar verenler hakkında, insan yaralama ve öldürme suçlarıyla aynı seviyede cezalar verilmesini istiyoruz. Bu sağlanmazsa, vahşetlerin önüne geçemeyiz” dedi.

    Öte yandan, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin bölgede inceleme yaptığı ve şüphelilerin kimliğinin belirlenerek yakalanması için çalışma başlattığı öğrenildi.

  • Manavgat’ta tüyler ürperten kadın cinayeti

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde 2 çocuk annesi kadın evinde boğazı kesilerek öldürüldü. Polis vatandaşların ihbarı üzerin olayın şüphelisi olduğu iddia edilen kişinin cinayet mahalline 100 metre mesafede bulunan evine baskın yaptı.Kapıyı kıran polis evde şüpheliyi bulamayınca çevrede araştırma başlattı. Katil zanlısı eve 200 metre mesafede bir ağacın altında kanlar içinde buldu. Katil zanlısının cinayetin ardından yine aynı bıçakla boğazını keserek intihar etmeye çalıştığı ihtimali üzerinde duruluyor. Olayın ardından eve gelen kadının yakınları sinir krizleri geçirdi.

    Olay dün gece Manavgat Yayla Mahallesi Işıklar Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 5 katlı binanın en üst katında yaşayan ve kocasıyla boşanma davası devam eden 2 çocuk annesi Nuran Soydinç, evinde boğazı kesilerek öldürülmüş olarak bulundu. Nuran Soydinç’in feryatlarını duyarak polisi arayan komşularının ihbarı üzerine olay yerine gelen emniyet güçleri ve 112 acil sağlık ekipleri evde Soydinç’in cansız bedeniyle karşılaştı.

    Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, olay yerinde yaptıkları incelemelerin ardından vatandaşlardan aldığı bilgiler doğrultusunda olayı gerçekleştiren kişinin Nuran Soydinç’in evine 100 metre mesafede oturan ve bir otelde şef olarak çalışan komşusu Hidayet Ö. olduğunu belirledi. Asayiş Büro Amirliği ekipleri önce Hidayet Ö’nün yaşadığı eve baskın yaptı. Kapının açılması çağrısına cevap alamayan polis, kapıyı kırarak içeri girdi ancak Hidayet Ö’yü evde bulamadı. Bunun üzerine çevrede geniş çaplı araştırma başlatan ekipler Hidayet Ö’yü olay yerine yaklaşık 200 metre mesafede bir duvar arkasında zeytin ağacının altında kanlar içerisinde buldu. Olay yerine çağrılan ambulans ile Manavgat Devlet Hastanesine kaldırılarak ameliyata alınan Ö’nün Nuran Soydinç’i öldürdükten sonra boğazını kesmek suretiyle intihara kalkışmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Olayı duyan yakınları Nuran Soydinç’in evine akın ederken oğlu ve kızı sinir krizi geçirdi.

    Nuran Soydinç’in çocuklarının babası olan ilk eşinden boşandıktan sonra ikinci evliliğini yaptığı, bir süre önce ikinci eşinden de boşanmak için açtığı davanın devam ettiği bildirildi.

  • Gökçeada’da Tüyler Ürperten Görüntü

    Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde, iki sokak köpeği, boyunlarından bir ağaca asılmış halde bulundu. Vahşet, bir vatandaşın çektiği görüntüleri sosyal medyada paylaşmasıyla ortaya çıktı.

    Gökçeada Kuzulimanı yakınlarında bulunan mezarlıkta dolaşan bir vatandaş, kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından iple boğazından ağaca asılan köpekleri gördü. Gördükleri karşısında şok olan vatandaş, ardından cep telefonu kamerasıyla durumu görüntüleyerek sosyal medyada paylaştı.

    Kan donduran görüntüleri izleyen hayvanseverler ise duruma büyük tepki gösterdi. Videoyu çeken kişi, hayvansever derneklerinin bu konuyla ilgili bir an önce çalışma yapması ve konuyla ilgilenmesi gerektiğini vurguladı. Sosyal paylaşım sitelerinde video altına yorum yapan hayvanseverler de, bu vahşeti yapanların bir an önce bulunarak cezalandırılmasını istedi.