Etiket: Urfa

  • Hatay’dan Urfa sınırına mühimmat sevkiyatı

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Fırat’ın doğusuna operasyon hazırlıklarını sürdürürken, akşam saatlerinde Hatay’dan Urfa sınırına mühimmat sevkiyatı gerçekleşti.

    Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde bulunan askeri cephaneden çıkarılan çok sayıda mühimmat yüklü tır, Şanlıurfa’ya doğru yola çıktı.

    Kırıkhan ilçe merkezinde görüntülenen sevkiyatın ardından mühimmatların Şanlıurfa-Suriye sınırına konuşlandırılacağı öğrenildi.

  • Eryavuz: “Urfa halkı 11 Nisan 1920 yılında kahramanca savaşarak, kentlerini düşman işgalinden kurtarmıştır”

    İşadamı Halil Eryavuz, memleketi Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Eryavuz, “Urfa halkı 11 Nisan 1920 yılında kahramanca savaşarak, kentlerini düşman işgalinden kurtarmıştır” dedi.

    İşadamı Halil Eryavuz, Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

    “Urfa’yı işgal eden İngilizler, ilk olarak Urfa’da bulunan Osmanlı askerlerinin Urfa’dan çıkmasını bildirerek, askerlerin büyük bir bölümünün Urfa’dan çekilmesini sağladılar. İngilizler daha sonra bölgedeki aşiretleri yokladılar. Milli Aşireti’nden Mahmud Bey’e Kafkasya ve Mezopotamya arasındaki kurmak istedikleri tampon bölgeyi anlattılar ama daha sonra 13. Kolordudan aldığı talimatla İngilizlerden gelen Urfa davetine Mahmud Bey katılmadı. Ketkanlı aşireti lideri Basravi Osmanlıyı istemediklerini, İngilizlere bağlanmak istediklerini bildirdi. İngilizler bölgedeki Ermenilere askeri eğitim verdiler buna karşılık Ermeniler kentte güvensizlik havası oluşturuyorlardı ve İngilizlerin işine yarayacak haberleri ulaştırıyorlardı.”

    ’Onikiler’ kuruldu

    İngilizlerin yaptıklarının karşısında, halk arasında ’Onikiler’ olarak bilinen Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulduğunu anlatan Eryavuz, “Bu 12 eşref ve aydın arasında; Meclis-i İdâre eski azalarından Belediye Reisi Hacı Kâmilzâde Hacı Mustafa Efendi, Barutçuzâde Hacı İmam Efendi , eşraftan tüccar Hacı Kâmilzâde, Hacı Mustafa Reşid Efendi, Mahmud Efendi, Polis Komiserliğinden Mustafa Arabikâtibizâde Şakir Efendi, Güllüzâde Osman Efendi, esnaftan Şellizâde Ali Ağa, tüccardan Nebozâde Hacı İmam Efendi, eşraftan Hacı Bedirağazâde Halil Ağa, jandarma tabur mülhakı İzmirli Adil Hulusi Efendi, takım kumandanlarından Mülazım-ı Evvel Hüseyin Pertev Efendi, Jandarma Çavuşu Sofioğlu Hacı Mustafa Çavuş vardı. Ekim ayının sonlarında İngilizler işgal ettikleri yerleri ismi Suriye İtilafnamesi olan İngiliz-Fransız Anlaşması’ndan dolayı Fransa’ya devretti. Binbaşı Ali Rıza Bey, aşiretleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne bağlama çalışmalarına başladı. Bu durumun fark edilmesi üzerine Ali Rıza Bey, Fransız karargahına davet edildi, Fransızlara verdiği cevaplar güven vermediği için tutuklandı ama bir fırsatını bulup firar ederek Siverek’e gitti. Fransızlar tarafından girişi yasaklanan Ali Rıza Bey’e yardım yasaklandı ve üzerine ödül ve ceza kondu. Ali Rıza Bey’in firarının sonucu olarak Fransızlar uygulamalarında daha da sertleşti ve haksız tutuklamalar ve sürgünlere başladı” diye konuştu.

    “Atatürk’ün genelgesi ile Kuvay-ı Milliye harekete geçti”

    Kurtuluş Savaşı’nın lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün yayınladığı genelge ile Kuvay-ı Milliye’nin Fransızlara karşı harekete geçtiğini belirten Eryavuz, şunları söyledi:

    “Ali Rıza Bey’in yerine yeni Urfa Jandarma Komutanlığında yüzbaşı olan Ali Saip Bey, gerekli görüşmeleri sağladıktan sonra yapılan ayaklanma planının ilk ayağı olan, Fransızlara ültimatom verdi. Ültimatomda bir an önce bölgeyi terk etmelerini istedi; terk etmedikleri takdirde akan kandan sorumluluğun Fransızlara ait olacağını belirtti. Daha sonra harekat planının öğrenilmesi üzerine Ali Saip Bey firar etti. Mustafa Kemal’in kolordulara yayınlamış olduğu genelgenin sonucunda bölgede Fransızlara yönelik Kuvay-ı Milliye harekete geçti. Daha sonra yapılan ültimatomlar ve uyarılar sonuç vermeyince Siverek halkı ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti 9 Şubat’ta Urfa’ya girdi. Nisan ayına kadar süren şiddetli çatışmaların sonucunda gelecek yardımdan ümitlerini kesen Fransızlar geride kalan Ermeni ve Amerikalılar için ve kendilerinin nakilleri için bazı şartlar öne sürerek bölgeden ayrılmayı kararlaştırdılar. 11 Nisan gecesi  Fransızlar Suruç’a doğru yola çıktılar; öncüde bulunan Ermenilerin yoldaki halka taşkınlık yapması üzerine şiddetli çatışmalar çıktı. Yüzbaşı Sajous ve subaylar öldü, 100 Fransız askeri de esir edilerek Urfa’ya getirildi.”

  • Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan: “Urfa bir dünya mozaiğidir”

    Yıldız Sarayı Vakfı tarafından Şanlıurfa’da düzenlenen panele katılan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Şanlıurfa’nın dünya mozaiği olduğunu söyledi.

    Yıldız Sarayı Vakfı Başkanı Zeynep Karahan Uslu moderatörlüğünde düzenlenen panele katılan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, öğrencilerle buluştu. Başkan Demircan panelde, “Kalkınma ve Birlik Fikrinin Öncüsü Olarak Sultan II. Abdülhamid Han” konusunda öğrencilere bilgi verdi. Şanlıurfa ve Beyoğlu’nun içinde barındırdıkları mozaik bakımından birbirlerine benzediğini dile getiren Demircan, “Şanlıurfa’da olmaktan dolayı çok mutluyum. Peygamberler şehri Urfa, farklı kültürler, farklı dinler, bir dünya mozaiği. Altıyla, üstüyle binlerce yıllık tarihi bu güne ulaştıran önemli, kadim bir kent. Bu yönüyle de bakıldığında İstanbul’da Beyoğlu’na da benziyor. Burada olmaktan bu anlamda son derece mutluyum. Sultan Abdulhamit Han çağları aşan bir padişah. Kendi döneminde aradan yüz yıl da geçmiş olsa coğrafyadaki sorunlar aynı ve çözümleri yine Sultan Abdulhamit Han’ın ortaya koyduğu çözümlerle paralel gidiyor. Dolayısıyla kendisini yeni ve diri tutuyor. Liderliği o gün başlattı, siyasi liderliği bu günümüze de ışık tutuyor. Ben de 20 yıl önce bu konuda çalışmalar yapmıştım. Çalışmalarımızı bugün de yenilemeye gayret ettik. Bugün bu konferans vesilesiyle burada olmaktan son derece mutluyum. Başarılı ve güzel bir katılım oldu” ifadelerini kullandı.

    Demircan, panel sonrası “II. Abdulhamit Döneminde Osmanlı Hilafetine Aykırı Bakışlar” isimli kitabını imzaladı.

  • Tarihi Urfa evleri turizme kazandırılıyor

    Şanlıurfa’da tarihi yapıların ortaya çıkarılması ve korunmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Urfa Evlerinin restorasyon uygulamalarına devam ediyor.

    Şanlıurfa’daki tarihi Urfa Evlerinin korunmasına yönelik Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Kurtuluş Mahallesinde başlatılan restorasyon çalışmaları devam ediyor.

    Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma ve Denetleme (KUDEM) ekipleri, Kurtuluş Mahallesinde Rahibeler evi, Çetingil ve Erişmiş evlerinde restorasyon çalışmalarına büyük bir titizlikle devam ediyor. Aslına uygun kesme Urfa taşıyla yeniden restorasyon çalışmaları yapılan evler ilk günkü görünümüne kavuşuyor.

    “Şanlıurfa’da tarihi değerlere sahip çıkıyoruz”

    Tarih ve kültür şehri Şanlıurfa’nın değerlerini gün yüzüne çıkarmak için Büyükşehir olarak çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, sadece Şanlıurfa merkezinde değil tüm ilçelerindeki tarihi yapıları tekrardan özüne uygun bir şekilde restore etmek için çalıştıklarını söyledi.

    Yapılan çalışma ile Şanlıurfa’da yıllarca boş bir şekilde işlevsiz kalan tarihi Urfa evlerini turizme kazandırdıklarını söyleyen Başkan Nihat Çiftçi, tarihi Urfa evlerinin Büyükşehirle hayat bulduğunun altını çizdi.

    Tarihi değerlere sahip çıktıklarını ifade eden Belediye Başkan Nihat Çiftçi, “Bu doğrultuda da sürekli projeler üretiyor ve şehrini seven bir kadro ile çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

  • ’Birecik patlıcanı’ ve ’Urfa ekşilisi’ tescillendi

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Şanlıurfa Valiliği, Türk Patent ve Marka Kurumu ile Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde düzenlenen Şanlıurfa Coğrafi İşaretler Çalıştayı başladı. Çalıştayda, tescil ettirilen Birecik patlıcanı ve Urfa ekşilisi tescil belgesi verildi.

    Coğrafi işaretler ve ülkemiz açısından önemi, sınai mülkiyet kanunu ve başvuru esasları, tescilli coğrafi işaretlerin denetimi ve AB tescil süreçleri, Şanlıurfa’da tescil edilen ve başvurusu yapılan, yapılabilecek coğrafi işaretler ile ilgili değerlendirmeler ile tescil ettirilen Birecik patlıcanı ve Urfa ekşilisi tescil belgesinin de verildiği çalıştayın açılış töreni Şanlıurfa Valiliği konferans salonunda yapıldı.

    Çalıştayın açılış törenine Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPE) Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Uğur Büyükhatipoğlu, Birecik Belediye Başkanı Faruk Pınarbaşı, Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Demirkol, Şanlıurfa STK başkanları ve davetliler katıldı.

    Açılış töreni sonrası Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından başvurusu yapılan Urfa ekşilisi tescil belgesi oda başkan İsmail Demirkol’a, Birecik Belediyesi tarafından başvurusu yapılan Birecik patlıcanı tescil belgesi de Belediye Başkanı Faruk Pınarbaşı’na verildi.

    ’’Üzerinde önemle durulmalı’’

    Coğrafi işaretler, markalaşma ve tescil konularında sorulara cevap vermesi, sorunların tespiti ve çözüm geliştirilmesi yönünde gerçekleştirilen çalıştayı önemli bulduğunu kaydeden Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, “Yöresel değerleri ekonomiye kazandıran ve daha da önemlisi bunları yaşatarak gelecek nesillere aktarmayı sağlayan coğrafi işaretler, özellikle Şanlıurfamız gibi zengin bir kültür mirasına sahip ilimizde, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur” dedi.

    Avrupa Birliği ve ülkemizde çoğunlukla gıda ürünlerine ait coğrafi işaret koruması olduğunu belirten Vali Tuna,“Bu kapsamda bir değerlendirme yapacak olursak şehrimiz, kendine özgü damak tadı ile Halil İbrahim bereketini ortaya koyan bir marka şehirdir. Yemek kültürünün tarihi, medeniyetlerin başlangıç noktası olan Şanlıurfa’da başlamıştır dersek, asla abartmış olmayız. Farklı zamanlardan, farklı kültürlerden birbirinden güzel lezzette zengin bir mutfağı olmasına rağmen, tescilli coğrafi işaret sayısı, maalesef bu zenginlikle uygunluk göstermemektedir. Tabi bu durum sadece ilimiz için geçerli değildir. Ülkemizde iki bin beş yüz civarında ürün, coğrafi işaret tescili alabilecek bir potansiyel taşıdığı halde 200 kadarının alması yolumuzun uzun olduğunu göstermektedir. Ancak özellikle son yıllarda yapılan çalışmalar ve sevindirici gelişmeler, coğrafi işaret tescili konusunun kağıt üzerinde kalmadığını da göstermektedir” ifadelerini kullandı

    ’’Çok sayıda ürün tescili hakediyor’’

    Urfa meyan şerbeti, Şanlıurfa biberi, Şanlıurfa çiğ köftesi, Birecik patlıcanı, Urfa ekşilisinin yanı sıra Urfa ciğer kebabı, Urfa Frenk çömleği, Urfa lebeni çorbası, Urfa haşhaş kebabı, Urfa soğan kebabı, Urfa isot çömleği, Urfa yağı, Urfa zerdesi, Urfa pancar boranısı yemeği, Urfa üzlemeli pilavı gibi 20’den fazla ürünün coğrafi işaret tescilini hak ettiğine inandığını dile getiren Vali Tuna, “Şehrimizin kalkınmasına değerli katkılar sunan bu çalıştay vesilesiyle Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, Türk Patent ve Marka Kurumumuza şahsım ve Şanlıurfalı hemşehrilerim adına şükranlarımı sunarım” dedi.

    ’’Markalar değer kazanıyor’’

    Törenin açılışında bir konuşma yapan TPE Başkanı Prof. Dr. Habip Asan da kurumun çalışma konuları, tescil esasları ve markaların korunması hakkında çeşitli bilgiler verdi. TPE’nin, Türkiye’yi uluslararası alanda fikri mülkiyet konusunda temsil ettiğini belirten Asan, “Ülkelerin fikri hazineleri, sahip olduğu özgün tasarımlar, markalar, coğrafi işaretlerin merkez bankası marka patent kurumlarıdır. Bundan kırk sene öncesine gittiğinizde ülkelerin toplam varlıkları içindeki maddi varlıkların oranı yüzde 80 oranındaydı. Markaların değer oranı ise yüzde 20’nin altındaydı. 2000’li yıllara geldiğimizde ise bu tersine döndü. Ülkelerin marka varlıkları, fikri varlıklarının değeri 87-90’a çıkmış, sahip oldukları maddi varlıkların değeri yüzde 20’nin altına gerilemiş durumda” dedi.

    Marka değerinin şehirlere, ülkelere sağladığı faydalara işaret eden Asan, Şanlıurfa’nın marka tescili için yaptığı başvuruların çalıştayda değerlendirileceğini, tescil edilen iki ürün olan Birecik Patlıcanı ve Urfa Ekşilisinin de Şanlıurfa’ya hayırlı olmasını diledi.

    ’’Fırsata dönüştürülmeli’’

    İş gücü, sermaye ve turizmin cezbedilerek elde tutulabilmesi yolunda şehirlerin markalaşmasının önemine değinen Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürü Uğur Büyükhatipoğlu, “Şehirlerin marka değeri arttıkça şehrin canlandığı, ekonomisinin büyüdüğü, istihdamın arttığı, şehrin altyapı ve üst yapı ihtiyaçlarının hızla karşılandığı, şehrin göç vermediği ve hemşehrilerinin şehriyle gurur duyduğu bilinmektedir. Kentler cazibe merkezi haline gelmek, büyüme ve kalkınmalarını artırmak, ekonomik olarak canlanmak ve diğer şehirlerle rekabet edebilmek için marka olmayı gittikçe çok daha fazla önem vermektedirler. Kentin veya bölgenin markalaşması, bir şehrin neyiyle tanındığından daha fazlası olup, şehrin güçlü ve ayırt edici özelliklerinin belirlenmesiyle başlayan zorlu ve uzun bir süreçtir” dedi.

    Bu etkinliğin Şanlıurfa açısından fırsata dönüştürülmesini gerektiğini dile getiren Büyükhatipoğlu, “Toplantının, kadim şehrimiz Urfa için hayırlara vesile olmasını” diliyorum şeklinde konuştu.