Etiket: Ürettiği

  • Öğrencilerin ürettiği elektrikli otomobil görücüye çıktı

    Milli Türk Talebe Birliği öğrencileri tarafından yapılan MTTB-DAVA elektrikli otomobil Eskişehir’de görücüye çıktı.

    Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Kayseri Şubesi tarafından yapılan otomobil görücüye çıktı. İki kişilik elektrikli otomobil, 70 kilometre hıza kadar ulaşabiliyor. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ) bahçesinde bulunan Türkiye’nin ilk yerli otomobili Devrim’in önünde tanıtılan MTTB-DAVA, dayanaklılığı ile de dikkat çekiyor. Özellikle 4 kişinin üzerine çıkarak zıplayabildiği otomobilde herhangi bir deforme meydana gelmiyor.

    Otomobil ile ilgili bir basın açıklaması yapan MTTB Kayseri İl Başkanı Akın Kaya, kaportayı cam elyaf ve karbon fiberden ürettiklerini anlattı. Otomobilin tamamının el yapımı olarak ortaya çıkarıldığını belirten Başkan Kaya, “Milli Türk Talebe Birliği olarak tasarımı ve üretimi tamamen bize ait olan, yerli ve milli ’MTTB-Dava’ isimini verdiğimiz elektrikli otomobilimizi ürettik. Bu sene ilk defa katıldığımız TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araçlar yarışması için ürettiğimiz MTTB-Dava isimli elektrikli otomobilimiz yüzde yüz elektrikli olup, yönetimi, projelendirilmesi ve imalatı Milli Türk Talebe Birliği Kayseri İl Başkanlığımıza, Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri ve ekibimize aittir. 4.8 kW nominal güce sahip olan aracımızın motoru 4.8 kW DC fırçasız olup, 10 kW’lık PİC değerine kadar ulaşmaktadır. Aracımızdan 24V-48V arası verimlilik elde edilmektedir. Enerjisini Lityum-İyon pillerden sağlayan aracımız 48V-72V arası 300 amperlik motor sürücüsüne sahiptir. Günlük hayatta kullanmaya uygun olarak tasarlanan aracımız 4 bin 20 milimetre uzunluğunda, bin 80 milimetre genişliğinde ve yerden bin milimetre tavan yüksekliğindedir. Verimlilik esas olan yarışma şartları göz önünde bulundurularak üretilen aracımızda 90-90-21 inc ölçülerinde ince tabanlı tekerlek kullanılmıştır. yine enerjiden verim elde etmek ve aynı zamanda dayanıklılık kıstasları gereği aracımızın kaportası cam elyaf ve karbon fiber malzemelerden el yapımı olarak üretilmiştir. Ayrıca kontrol ve batarya yönetim sistemine sahiptir” dedi.

    “Üstüne 4 kişi çıkarak zıplayabiliyoruz”

    Otomobilin Proje Sorumlusu Gürkan Emecen ise, aracın dayanıklılığına dikkat çekerek konuşmasını şu şekilde tamamladı;

    “Aracımız 70 kilometre hız ile hiç aralıksız 150 kilometre menzil mesafesine sahiptir. Aracımızda mekanik diferansiyel kullanılmıştır. Biri 6 buçuk redüksiyon diferansiyel vardır. Ayriyeten aracımız bin RPM devire kadar çıkmaktadır. Aracımızın bütün kaportası komple el işçiliğidir. Bütün ekibimiz baştan itibaren bunun projelendirmesi, çizimi ve imalat sürecini el ile yapmıştır. Bunu özellikle vurguluyorum. Çünkü cnc tezgahlarında bu arabanın yapıldığına dair söylenti yapılıyor. Bu araç tamamen öğrencilerimiz ile ellerimizle yaptığımız bir araçtır. Aracımızda 90-90-21 inc 218 santimetre çapında çevresi olan motosiklet tekerleği kullandık TÜBİTAK şartnamesinden dolayı. Gördüğünüz jant kapakları da el yapımıdır. Ekibimiz ile yaptık. Aracımızın kaportasının üzerinde cam elyaf ardından epoksi reçinesi ve karbon işçiliği uygulanmıştır. Astar ve şuanda görmüş olduğunuz boya atılarak işlem tamamlanmıştır. Gerçek araba boyası vardır ve bu aracın dayanımı günlük bindiğimiz bizim araçlardan daha dayanıklıdır. Üstüne 4 kişi çıkarak zıplayabiliyoruz ve herhangi bir deformasyon olmuyor aracımızda.”

    Öte yandan TÜLOMSAŞ bahçesine girerek haber takibi yapmak isteyen basın mensuplarına güvenlik görevlilerin engeller çıkarmasına bir anlam verilemedi.

  • Kaymakam Musa Kazım Çelik: Köylülerimiz ürettiği mahsulü sattıkça ilçe ekonomimiz rahatlar

    Kütahya’nın Altıntaş ilçesinde çiftçilerin kendi ürettikleri sebze ve meyveleri, her hafta kurulan pazar yerinde satması ilçe ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

    Altıntaş Kaymakamı Musa Kazım Çelik, ilçe merkezine kurulan pazar yerinde yaptığı incelemelerden sonra, ’’Köylümüz ürettiği mahsulu pazarımızda satıyor. Çiftçilerimiz ürettiği ürünleri pazarımızda sattığı müddetçe ilçe ekonomisi açısından da oldukça faydalı. Pazar yerinde kendilerine ayrılan bölümde köylerinde ekip, diktikleri meyve ve sebzeleri satışa sunan vatandaşlarımızın bu artan ilgi karşısında hallerinden memnun oldukları görülüyor. Ayrıca köylerimizde üretilip pazarımıza gelen ürünler organik olduğu için vatandaşlarımız gönül rahatlığı ile alışverişlerini yapıyorlar. Altıntaş ovası tarım arazileri yönünden kendi kendini idare edecek potansiyele her zaman sahip’’ ifadelerini kullandı. (YD-EFE)

  • Vestel, Turkcell için özel ürettiği telefonu tanıttı

    Vestel, Turkcell’e özel olarak ürettiği yeni telefonu düzenlediği basın toplantısıyla tanıttı.

    Vestel, Turkcell’e özel akıllı telefon tasarladığını düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan’ın ev sahipliği, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında, Vestel’in Turkcell’e özel olarak ürettiği Venus 5000 tanıtıldı. Vestel, piyasaya sunduğu yüksek teknolojili, üst segment akıllı telefonların yanı sıra uygun fiyatlı ürünleri de satışa çıkararak teknolojinin herkese ulaşmasını hedeflediği belirtilirken, ilk etapta Türkiye’deki kullanıcıların beğenisine sunulacak olan yerli akıllı telefonun, Turkcell portföyünde 5 inç ekran boyutuna ve 4.5G teknolojisine sahip en uygun fiyatlı telefon olma özelliğine sahip olacağı bildirildi. Ayrıca yakın zamanda Turkcell’e özel tasarlanmış Venus 5580T’nin de satışa sunulacağının müjdesi toplantıda basın mensupları ile paylaşıldı.

    Turan Erdoğan: “Bu ülkenin gururu iki marka bu ülke için el ele”

    Dijital çağın en önemli araçlarından biri olan akıllı telefonu, yerli üretimin gururu ile tüketiciyle buluşturmanın önemini vurgulayan Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan, “Vestel olarak teknolojimize ve üretim gücümüze sonuna kadar güveniyoruz. Yerli tasarım ve üretimin bir eseri olarak büyük bir başarıya imza attığımız Türkiye’nin ilk akıllı telefonu Venus, geçen iki yılda sürekli gelişerek tüketicilerimizle buluştu. Biz Vestel olarak teknolojimizi Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmak için çalışıyor, teknolojiyi herkes kullansın istiyoruz. Bu noktada Turkcell gibi Türkiye’nin lider iletişim şirketlerinden biri ile yaptığımız işbirliklerinden dolayı mutlu ve gururluyuz. Hepinizin bildiği üzere Mobil Dünya Kongresi’nde artık telefonlarımızı üç farklı segmentte satışa sunacağımızı açıklamıştık. Bugün sizlere tanıttığımız Venus 5000 giriş segmentinde erişilebilir fiyatlı bir ürün. Kendi kategorisinde oldukça iddialı olan Venus 5000 performansı ve tasarımı ile kullanıcısını etkileyecek, uygun fiyatı ile teknolojiye herkesin erişimini sağlayacak” dedi.

    Bu ülkenin gurur kaynağı olan iki markanın el ele vererek geliştirdiği bu projeler ile Türkiye’ye değer oluşturduğunu ifade eden Turan Erdoğan, “Vestel ve Turkcell önemli bir iş hacmi oluşturup istihdama ve Türkiye’ye büyük bir katma değer sağlıyor. Böylesine değerli iki kurumun birlikte farklı projelere imza atması oldukça kıymetli. Kullanıcılarımıza sunduğumuz akıllı telefonların yanı sıra birçok alanda da yakinen çalışıyoruz. Son olarak görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak adına Ar-Ge, Ür-Ge ve üretim aşamasında kilit rol oynadığımız ’Wewalk’ akıllı bastona fonlama desteği veren Turkcell’le önümüzdeki dönemde de iş birliklerimiz devam edecek. Yeni telefonların yanı sıra tüm dünyanın gündeminde olan nesnelerin interneti alanında da birlikte çalışmalar yapacağız” şeklinde konuştu.

    Kaan Terzioğlu: “Her 3 yerliden 2’sini Turkcell satıyor”

    Telefonun tanıtım toplantısında konuşan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu “Ülkemizin teknoloji üreten ülke konumuna gelmesi için hep birlikte çalışmamız gerekiyor. Bu nedenle bir yandan 5G’de yerli teknolojiler geliştirmek için hem uluslararası hem de ulusal teknoloji devleri ve üniversitelerle işbirliğine gidiyor, diğer yandan yerli akıllı cihazların satışlarını artırmak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Arıkovanı ile fikri olan ancak sermayesi olmayan yerli girişimcilerin projelerinin fonlanmasına yardımcı oluyor, ’Wewalk’ gibi dünyaya örnek olan ürünleri hayata geçiriyoruz. Tüm bunların yanında yerli data merkezimizi kurarak BiP, fizy, TV+, lifebox gibi servislerimizin dünya çapında popüler hala gelmesini sağlıyoruz” diyerek şöyle devam etti: “Yeter ki üretelim! Hedefimiz kendi teknolojisini üreten Türkiye olabilmek. Yerli akıllı telefon üretimi de bu amaca ulaşma yolunda çok büyük önem arzediyor. Bugün Türkiye’de satılan her 5 telefonun 1 tanesi yerli. Telekom şirketlerinin sattığı her 3 yerli telefondan ikisini Turkcell olarak biz satıyoruz. Vestel’le yerli akıllı cihaz işbirliğimiz bu nedenle de önemli. Turkcell olarak bundan sonra da bu amaç uğruna yapılan tüm çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz.”

    Vestel’in Turkcell için özel olarak ürettiği akıllı telefonun bir görme engelli için kutusundan çıkarıldığı andan itibaren kolayca aktive edilebilen erişilebilirlik modu ile çalıştığı belirtilirken, cihazın üzerinde hazır olan erişilebilirlik uygulaması ile görme engelliler veya az görenler telefonlarını rahatça kullanabilindiği açıklandı. Telefonda yer alan Google’ın Talkback uygulamasının, görme engelli akıllı telefon kullanıcıları telefonlarının ekranlarında bastıkları menü isimlerini ve metin kutularını kullanıcılar için otomatik olarak sesli şekilde okuyarak kullanıcıların hayatını kolaylaştıracağı da eklendi.

  • Genç müzisyen ürettiği müzik aletlerini satarak kazanç sağlıyor

    Konya’nın Ereğli ilçesinde 23 yaşındaki müzisyen, evinin bahçesine yaptığı barakada ürettiği müzik aletlerini satarak kendisine maddi kazanç sağlıyor.

    Ereğli ilçesinde ikamet eden 23 yaşındaki müzisyen Metin Deniz Türeli, evinin bahçesinde yaptığı küçük barakada birden çok müzik aletinin hem imalatını yapıyor hem de satarak maddi kazanç sağlıyor. Küçükken en büyük hayalinin keman çalmak olduğunu ve öğretmeninin performans ödevi olarak kendisine maket keman yaptırdığını belirten Metin Deniz Türeli, ilk kemanını 14 yaşındayken ortaya çıkardığını söyledi.

    Çok kez müzik aleti yapmak için denemelerde bulunduğunu ifade eden Türeli, “Çok deneme ve yanılma çalışmalarım oldu. Daha sonra diğer müzik aletlerini hem yaptım hem de çalmaya başladım. Kendim zaten Bülent Ecevit Üniversitesi Çalgı Yapım bölümü mezunuyum. Çok şükür profesyonel anlamda keman, viyola, Türk müziği çalgılarından klasik kemençe, Rebab, Tanbur ve Ney imalatını yapıyorum” dedi.

    “Bu işin temeli sabretmek”

    Bu işin her aşamasının sabır gerektirdiğini ifade eden Türeli, “Sanatımı, çarşı merkezinde değil evimin bahçesinde hazırladığım bu küçük atölyede icra ediyorum. Ciddi anlamda sabır gerektiren bir iş. Aşamadan aşamaya geçerken bazen çok beklemek gerekiyor. Tutkalların kurumasını beklemek bile büyük bir sabır işi. Ne kadar profesyonel olursanız olun bu çalışmalarımın uzun vadede yapılması gerekiyor. Bu işte mevsimlerin bile büyük önemi var. Yazın değil de kış ayında cilanın kuruması çok zor oluyor. Bu yüzden de büyük bir sabır gerekiyor” diye konuştu.

    “Önemli olan yapmak değil güzel bir ses vermek”

    Enstrümanın görünüşünden çok ona güzel bir ses vermenin daha önemli olduğunu kaydeden Türeli, “Ben büyük bir icracı değilim ama Türk müziği ve çalgı eğitimim var. Şuna inanıyorum bir Luthier, yaptığı çalgıları icra edebilirse yaptığı enstrümanda daha başarılı olur. Çünkü bizim yaptığımız iş sadece enstrümanın görünüşü değil, güzel bir ses vermek gerçekten çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

  • Sazlıktan ürettiği zurna kamışını dört ülkeye ihraç ediyor

    Tokatlı Servet Karataş, ürettiği zurna kamışını dört ülkeye ihraç ediyor.

    Yurt genelinde düğün ve eğlencelerde davulun olmazsa olmazı olan zurna, Türk kültüründe önemli bir yere sahip. Çalması kadar yapımı da oldukça zor olan zurnanın olmazsa olmazı ise kamış. Mart-mayıs ayları arasında sazlıklardan toplanan kamış, birçok aşamadan geçerek enstrüman halini alıyor. Tokat’ta küçük yaşlarda çobanlık yaparken kaval çalan ve daha sonra zurna çalmayı öğrenen 34 yaşındaki Servet Karataş, evinde zurna kamışı imal ediyor. Sazlıktan kestiği kamıştan zurna kamışı yapan Karataş, çeşitli evrelerden geçirilen sazlığın zurnaya canlılık verdiğini söyledi. Zurna kamışı olmadan zurnanın bir hiç olduğunu ifade eden Karataş, yapımı oldukça zahmetli olan zurna kamışı yapan kişi sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olduğunu ifade ederek, “Normalde sazlıktan kestiğimiz bir kamış ot halindeyken çeşitli evrelerden geçerek enstrümanlara canlılık veriyor. Bu da bizler için büyük bir nimet bence. Tarlasını temizlemek için yakanlar vardır ama bence sazlık değerli, kıymetini bilsinler” dedi.

    Yaptığı zurna kamışını Hollanda, Almanya, Fransa ve Avusturya’ya ihraç ettiğini ifade eden Karataş, yurt içinde de taleplere cevap vermeye çalıştığını söyledi. Zurna kamışı yapımının el becerisi gerektirdiğini ifade eden Karataş, “Zurna kamışı yapımını kendim öğrendim. Birçok zurnacı ihtiyacı kadar yılda birkaç tane yapar. Ben gelen talepler üzerine yurt içi, yurt dışı pazara gönderiyorum. Yurt dışına gönderdiğim zurna kamışını yine Türk olan, orada bu işle uğraşan arkadaşlarımız istiyor. Tanesi 10-15 lira arasında satılıyor. Kullanım ömrü düşüp kırılmadığı sürece uzun süre devam edebilir. Hijyen açısından sık değiştirenler de oluyor” diye konuştu.

    “Zurnacılar günü olsun”

    Türkiye’de zurnacılar günü olmasını arzu ettiğini ifade eden Karataş, “Her yıl çeşitli yörelerdeki müzisyen arkadaşlarımız, zurnanın tarzı fark etmeksizin hangi yöre olursa olsun bir araya gelerek bir gün yapıp, yarışma olarak değil eğlence anlamında bir etkinlik yapılabilir. Birbirimizi daha yakından tanıyarak bu kültürü yaşatabiliriz” ifadelerini kullandı.