Etiket: Üretmek

  • Aselsan optik fabrikasında hedef milli silahlara dürbün üretmek

    Sivas’ta Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve yurt dışına ihracat yapan Aselsan Hassas Optik Fabrikası milli silahlara dürbün üretmek istiyor.

    Aselsan ve Sivas Optik Malzemeleri firmalarının ortak yatırımı olan fabrika ürettiği ilk dürbünleri Finlandiya, Ürdün ve Filipinler gibi ülkelere gönderdi. 98 personeliyle tüfek üstü nişangahlar, gündüz görüş dürbünleri, gece görüş dürbünleri ve termal silah dürbünleri üreten fabrika milli silahlara dürbün üretmek istiyor. Sivas Valisi Davut Gül, Belediye Başkanı Sami Aydın ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Nebi Kaya ile birlikte yaklaşık 6 ay önce açılan Aselsan Hassas Optik Fabrikası’nı gezdi. Üretim hakkında Aselsan Hassas Optik Üretim Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Yıldırım bilgi alan Vali Gül, mercekleri yakından inceledi.

    Vali Davut Gül basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımız her konuşmasında 2023 için savunma sanayinin yüzde yüz millileşmesi, Türkiye’nin kendine yetmesi ile ilgili bir hedefi var. Türkiye’nin böyle bir vizyonu var. Bu millileşmenin yolu Sivas’tan, Kayseri’den, Konya’dan, Denizli’den geçer. Sivas’ın buna hazır olduğunu görmek, Sivas’taki yatırımcıların şimdiden bunun altyapısını hazırladığını görmek bizi çok mutlu etti. Bu fabrikanın diğer yan sanayilerle beraber burada bir kümeleşme oluşturacağından eminim. Hem mevcut fabrikanın işleyişinde bunu görüyoruz. Sadece iç piyasaya değil ihracatta yaptığını görüyoruz. Bunun giderek artacağından da eminiz. Yerli piyade tüfeğinin merceğinin de burada yapılması bizim de en büyük arzumuz” dedi.

    Döviz bozdurmayla ilgili bir kampanya olduğunu belirten Gül, “Bu sadece dövizin bozdurulup sadece Türk lirası almakla olmuyor. Bizim ithalatı kısmamız da buna bir katkı sağlıyor. Dolayısıyla burada yapacağımız üretim ihracatın artması ithalatın kısılması bu anlamda bizim yerli paramızı güçlendirmiş olur” diye konuştu.

    “Milli silahlara dürbün üretmek istiyoruz”

    Aselsan Hassas Optik Üretim Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Yıldırım ise, “Ürettiklerimizi Finlandiya’ya ve Ürdün’e göndereceğiz. Ama bizim buranın asıl amacı milli tüfeğimizin dürbününü burada yapmak istiyoruz. Milli tüfeğin dürbününü Türkiye’de yapabilecek kapasitedeki tek milli fabrika burası silah milliyse merceğinin ve dürbününün de milli olması lazım biz buna talibiz. Bunu yapacak kapasitedeyiz” ifadelerini kullandı.

  • Trabzon Kendi Tereyağını Üretmek İçin Artık Dışarıdan Süt Almayacak

    Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) Avrupa Birliği hibe destekleri Trabzon’a AB standartlarında hayvan refahını sağlayan yarı açık sistem süt sığırcılığı tesisi kazandırdı.

    TKDK’ya 11. Çağrı döneminde başvuran, Trabzon Yatırım Hayvancılık Süt Mamulleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin yetkilisi Hüseyin Tüysüz, TKDK katkıları sayesinde 50 ortağıyla beraber Trabzon’un Sürmene ilçesinde AB standartlarında yeni ve güzel bir işletme kurduğunu, işletmeyi kurmaktaki amacının, Trabzon’da insanların birleşip güzel şeylere imza atabileceğini göstermek olduğunu söyledi.

    Kurulan tesisin bölge insanı için örnek teşkil ettiğini ve birçok girişimcinin kendileri ile irtibata geçtiğini ve süreci öğrenmek istediklerini ifade eden Tüysüz, “İlk etapta proje hazırlama süreci ve istenen evraklar gözümüzü korkuttu ama işin içine girince o kadar da zor olmadığını gördük. TKDK çalışanları yatırımın her aşamasında yanımızda oldular ve bizi motive ettiler. Bu hibe desteği modern hayvancılık işletmeleri kurmak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir fırsat” dedi.

    TKDK Trabzon İl Koordinatörü Şansal Aydoğdu, bu zamana kadar 3 adet süt üreten tarımsal işletmeyle sözleşme imzaladıklarını ve bu işletmelerin toplam yatırım tutarının 3 milyon 904 bin TL olduğunu belirtti.

    Bu işletmelerden tamamlanan 2 tanesinin toplamda 1 milyon 24 bin TL hibe desteği aldığını, tüm işletmelerin tamamlanmasıyla toplamda 2 milyon 19 bin TL hibe desteği vermiş olacaklarını kaydeden Aydoğdu, KDV muafiyetiyle beraber hibe miktarının 2 milyon 722 bin TL’ye kadar çıkacağını kaydetti.

    Aydoğdu, Trabzon’un göç alan değil göç veren bir il olduğunu ve sadece 2014 yılında iki bin kişinin Trabzon’dan göç ettiğini vurgulayarak, özellikle kırsal alanlardan büyük kentlere devam eden göç hareketlerinin temelinde kırsal alanda yaşayan insanların geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden yeterli gelir elde edememesi olduğunu söyledi.

    Aydoğdu, “İlimizdeki hayvancılık işletmelerinde işletme başı ortalama 2.7 hayvan düşüyor. Bu işletmelerin ne ailelerin geçimini sağlıyor ne de ilin süt ihtiyacını karşılıyor. İlimizdeki süt işleme tesisleri Trabzon’un meşhur tereyağını, peynirini üretmek için diğer illerden süt getirmek zorunda kalıyor. Trabzon hayvancılıkla ilgilenen 61 bin 413 işletmesi ve 121 bin hektar mera varlığıyla hayvancılık için büyük bir potansiyele sahip özellikle sürdürülebilir orta ve büyük ölçekli işletmelerin sayısını arttırmak, kırsal alandaki ekonomik ve sosyal hayatı geliştirmek, mevcut işletmeleri daha verimli ve karlı hale getirebilmek için TKDK büyük bir fırsat, gelin ilimize modern hayvancılık işletmeleri kazandıralım, siz hayal edin TKDK gerçekleştirsin” diye konuştu.

  • Sinan Şamil Sam’ın Amcası, Yapay Organ Üretmek İçin Bioprinter Geliştirdi Ancak Yetiştiremedi

    ANKARA (İHA) – Yeğeni Sinan Şamil Sam’ın hayatını kurtarmak amacıyla yapay organ üretmek için ‘bioprinter’ı geliştiren Talat Sam, “Yaklaşık 7 yıldır uğramış olduğumuz bu sistemi acil hale getirerek yeğenimi kurtarmak için uğraştık. Ama maalesef ömrü yetmedi ve aranan karaciğer bulunamadı” dedi.

    Eski Dünya Kıtalararası Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Sinan Şamil Sam, bu sabah İstanbul’da tedavi gördüğü hastane de karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmişti.

    İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 41 yaşındaki Sam’ın amcası Talat Sam, yeğeni Sinan Şamil Sam’ın sağlığına kavuşması için yapay organ üretmek için bioprinter’ı geliştirdi. Yapay organ üretme konusunda önemli yol kat ettiklerini ancak Sam’ın hayatını kurtarmak için yetiştiremediklerini kaydeden Sam, “Sürecin başlangıcı 2010 senesinde. Başlangıç nedeni yeğenim Sinan Şamil Sam’ın yapmış olduğu maçlarda karaciğerine almış olduğu darbelerden ötürü kullandığı ilaçların bir ölçüde yan etkileridir. Karaciğerdeki hasardan dolayı 5 yıl civarında karaciğer aradık ve bulamadık. Bunu bulamayınca herkes organ bekliyor, bekledikleri organlarla ilgili ne gibi bir yenilik getirebiliriz diye Türkiye’nin en iyi Üniversiteleri ve genetik bölümleri ile bazı bağlantılar oluşturduk. Türkiye ve Avrupa’nın hiçbir yerinde olmayan bir işe giriştik. Önemli finans kaynaklarını bu işe harcadık. Yapay organ yapmak üzere yeğenimin bu aciziyetinden dolayı yapay organ yapmak üzere dünyada bir trend oluşmuştu. Oluşan trende de biz de ayak uydurduk ve şuan pek çok dünya ülkesinden önde olacak şekilde bazı sistemler geliştirdik. Daha önce 3D printer’ın bioprinter versiyonunu oluşturduk. ABD, böyle bir printer için 630 milyon dolar bir fon ayırdı. Ama bizim herhangi bir fon ayırmak gibi bir şey söz konusu olmamasına rağmen biz kendi kaynaklarımızla ülkemizdeki insanların organ beklemesine son verebilmek için başta yeğenim olmak üzere böyle bir işe giriştik” ifadelerini kullandı.

    “HEPİMİZ ORGANLARIMIZI BAĞIŞLAYACAĞIZ”

    İlk hareket noktalarının Sinan Şamil Sam’ı bu sıkıntıdan kurtarmak olduğuna dikkat çeken amca Sam, “Bununla ilgili dünyanın pek çok ülkesinden pek çok üniversiteler ile bilgi alışverişlerinde bulunduk. Yaklaşık 7 yıldır uğramış olduğumuz bu sistemi acil hale getirerek yeğenimi kurtarmak için uğraştık. Ama maalesef ömrü yetmedi ve aranan karaciğer bulunamadı. Bizde böyle bir sistemi çok önemli bir yol almamamıza rağmen bitiremedik. Bitiremeyince bu probleme maalesef bir çözüm getiremedik. İnsanlar evlerinden, barklarından, mallarından, mülklerinden vazgeçiyorlar veriyorlar ama organ bağışı dediğimiz zaman maalesef ülkemiz ileri medeniyet seviyesine ulaştığını iddia eden ülkelerin çok çok gerisinde kalıyor. Diyanet’in de bu konuda çok olumlu ve teşvik edici fetvalar olmasına rağmen şuana kadar bu fetvalara da dört dörtlük uyulduğunu söylememiz doğru değil. Biz bütün bir Sam ailesi olarak karar verdik ve bütün ailemiz yeğenimin defin işlemlerini bitirdikten sonra ilk fırsatta toplanıp hepimiz gidip organlarımızı bağışlayacağız. Böyle bir karar aldık ve bu kararı da en kısa zamanda uygulayacağız” diye konuştu.

    “YAPAY KALP DAMARI VE DAMARCIK YAPMAK ÜZERİNE EPEY BİR YOL ALDIK”

    Sinan Şamil Sam’ın, “Amca biran önce bu sistem biran önce biter ve biran önce benim kurtuluşum da gerçekleşir” diye dua ettiğini kaydeden amca Sam, şöyle devam etti:

    “Beni de bir tarafa bırak, ben bir şekilde memlekete mal olmuş, ön sıralara gelmiş bir insanım ama bir dağ köyündeki veya sıradaki bir insan nereden ve nasıl bir organ bulacakta hayatına devam edecek gibi bazı tereddütleri vardı. Hatta bu yıl içerisinde bir basın toplantısında şöyle bir söz söyledi: ‘Ben başkasının sırasını almak istemiyorum.’ Hiçbir öncelik istemedi ve sadece kimsenin hakkını yememek adına ölüme gitti çocuk, kurtaramadık.”

    Şu an da geliştirilen bioprinter’da gelinen aşamalara da değinen amca Sam, “İnsanın kendisinden alınan kök hücre ile bazı temel alt yapıyı oluşturmayı başardık. Yapay kalp damarı ve damarcık yapmak üzerine epey bir yol aldık ve bu yolda ilerliyoruz. Yapay organ yapımı ile çok önemli verilere ulaştık. Ama gene de bir zamana ihtiyacımız var. Bunu da başaracağımıza inanıyorum. Çünkü biz de çok önemli bilim insanları var. Şuana kadar biz kendi imkanlarımızla 6 milyon dolar civarında kayıtlara geçmiş resmi bir harcama yaptık. Üniversitelerin burada maddi bir katkısı yok ancak çok önemli bir beyin katkısı oldu” dedi.