Etiket: Üretiyor

  • (Özel)Bu üniversite kendi elektriğinin bir kısmını kendisi üretiyor

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bulunan Uzunçiftlik Nuh Çimento Meslek Yüksek Okulu’nun elektrik ihtiyacının bir kısmı, okul çatısına yerleştirilen güneş enerjisi panellerinde üretilen elektrikle sağlanıyor.

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bulunan Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Uzunçiftlik Nuh Çimento Meslek Yüksek Okulu’nda okulun elektrik ihtiyacının bir kısmı güneş enerjisi ile sağlanıyor. Okul çatısına yerleştirilen güneş enerjisi panelleri ile okulun elektrik ihtiyacının bir kısmı sağlanırken, akülere depolanan elektrik enerjisiyle de geceleri binanın dış cephe aydınlatma ihtiyacı ücretsiz olarak gideriliyor. Kurdukları sistemle okulun elektrik ihtiyacının bir kısmı karşıladıklarını ifade eden okul yönetimi, sistemi geliştirerek depolanacak fazla elektriği satarak okul ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor.

    “Güneş enerjisini hem depolamalı hem de elektrik şebekesinde kullanıyoruz”

    Hazırladıkları projelerle güneş enerjisinden sağlanan elektrik üretimlerini arttırmak için yeni çalışmalar yaptıklarını ifade eden Uzunçiftlik Nuh Çimento Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Engin Özdemir, hayata geçirilen projelerle öğrencilerin derslerde almış oldukları teorik eğitimi pratikte uygulama fırsatını yakaladıklarını söyledi. Alternatif enerjiler programında öğrenci yetiştirmenin yanı sıra, okul ekonomisine katkı sağlamak amacı ile okulun çatısına güneş enerjisi paneli yerleştirdiklerini belirten Prof. Dr. Engin Özdemir, “Okulumuzda makine ve kaynak programlarında öğrenci yetiştirmekteyiz. Aynı zamanda alternatif enerjiler programında gördüğümüz güneş enerji sistemleri alanında öğrenci yetiştirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Şu anda burada gördüğümüz iki ayrı sistemi bir araya getirdik. Bir tanesinde güneşten elde ettiğimiz enerjiyi inverter dediğimiz bir elektronik cihazla elektrik şebekesine aktarıyoruz. Böylece elektrik enerjimizin küçük bir kısmını güneş enerjisinden sağlamış oluyoruz. Diğer panellerimizde ise gündüz güneşli saatlerde elektrik enerjisini akülerde depolayarak daha sonra, gece saatlerinde okulumuzun aydınlatmasını bu aküler ile sağlamış oluyoruz. Bu sayede güneş enerjisini hem depolamalı hem de elektrik şebekesinde kullanmış oluyoruz” dedi.

    “Panel sayısı arttığında şebekeye elektrik satmak mümkün olacak”

    Kurulan güneş panelleri sayesinde okulun ekonomisine katkı sağladıklarını ifade eden Özdemir, “Yapmış olduğumuz bu sistem vasıtasıyla birinci olarak elektrik kullanımı bir miktar azalıyor. İkinci olarak da geceleri aydınlatma için bir elektrik tüketimimiz olmuyor. Böylece güneş enerjisini daha verimli olarak kullanabiliyoruz. Buradaki tabii küçük, prototip bir sistem ama çok rahat arttırılabilir, okulumuzun çatısı buna müsait. Şu andaki giderlerimizin küçük bir kısmını sağlıyor. Bir kilovat gibi bir üretim söz konusu iken, okulumuzun ise birkaç kilovattan daha fazla bir tüketim var. Biz burada elektrik üretimimizin küçük bir kısmını karşılıyoruz. Ancak bu panel sayısını arttırdığımızda elektriği karşılamanın dışında şebekeye elektrik satmak da mümkün hale gelebilecek. Böylelikle kendi elektrik üretimimizi sağlamanın dışında şebekeye sattığımız elektrik ile de bir miktar gelir elde etmek mümkün hale gelebilecektir” diye konuştu.

    “Güneş panel sayısını arttırmak istiyoruz”

    Verilen eğitimin yanında hazırladıkları projeler ile öğrencilerin aldığı eğitimin sadece teoride kalmadığını dile getiren Kocaeli Üniversitesi Uzunçiftlik Nuh Çimento Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Engin Özdemir, “Çeşitli çalışmalarımız var. Öncelikle şu an bir meteoroloji istasyonu üzerine çalışıyoruz. Bu bölgenin güneş ve rüzgar potansiyelini belirlemek üzere meteoroloji istasyonu projemiz için çalışıyoruz. Bunu da birkaç ay içerisinde hayata geçireceğiz. Böylece bu proje hayata geçtiğinde bölgenin elektrik ve rüzgar potansiyelini ortaya koyacağız. Daha sonra gerekli alanların tespitini yaptıktan sonra ne kadarlık güneş paneli yatırımı yapabileceğimizi belirleyebileceğiz ve güneş panel sayısını arttırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Şanlıurfa kendi fidanını üretiyor

    Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Akçakale’de atıl durumda bulunan Ziyaeddin Akbulut Fidanlığını tekrardan üretime kazandırarak 2 yılda toplam 150 bin fidan üretti.

    Şanlıurfa il genelinde başlatılan ağaçlandırma seferberliğinde kendi öz kaynaklarını en iyi şekilde kullanan Büyükşehir Belediyesi, geçmiş yıllarda atıl durumda bulunan Ziyaeddin Akbulut Fidanlığını tekrardan hayata kazandırdı. Bu kapsamda atıl durumda bulunan fidanlığı revize ederek 2 yılda 150 bin fidan üreten Büyükşehir Belediyesi, ilerleyen yıllarda üretimini daha da yükseltmeyi hedefliyor.

    Tesisi gezerek ağaç türlerini inceleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, “Şanlıurfa’da başlattığımız yeşil seferberliği kapsamında kendi ürettiğimiz fidanları toprakla buluşturmaktan dolayı memnunuz. Allah’ın izni ile ilerleyen zamanlarda buradan elde ettiğimiz fidanların dikimini de gerçekleştireceğiz. Geçmiş yıllarda atıl durumlarda bulunan bu fidanlığı tekrar ayağa kaldırarak Şanlıurfa’mıza kazandırdığımız için mutluyuz. Bu tarz tesisleşmeleri yaygınlaştırmayı istiyoruz. Burada ürediğimiz ağaçlar şehrimizi yeşillendirerek güzelleştirsin” diye konuştu.

  • Devlet üretiyor köylü yapıyor

    Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı köylerde vatandaşlar imece usulü yollarına parke taşı döşüyor.

    Ardahan Valiliğine bağlı İl Özel İdare Müdürlüğünün bu yıl faaliyete geçirdiği taş parke üretim tesisi köylere destek vermeye başladı. Köyleri çamurdan kurtarmak için üretime başlanan taş parke birçok köye ulaşmaya başladı. Köylerde taş parke döşemek için usta talep etmeyen köylü sakinleri, “devlet üretsin biz imece usulü köyümüze taş parke döşeriz” diye yetkililere seslendi.

    İlk örneği ise Çıldır ilçesine bağlı Gölbelen köyünde başlandı. Köylüler İl Özel idaresinin taş parke ve kum vermesi sonucu köylerinde yeni yaptıkları taziye evi ile okulun bahçesini taş parke yapmaya başladılar. Köylü sakinleri çocuktan yaşlısına kadar el birliği ile bu işe sarılması çevrede de olumlu karşılandı. Gölbelen Köyü Muhtarı Habip Altundaş yaptığı açıklamada, “Allah devletimizden, Valimizden, Kaymakamımızdan, Genel Sekreterimizden razı olsun. Bizlere gönderdikleri taş parke ve kum sayesinde köyümüz ayrı bir güzelliğe kavuşuyor. Bizler taş parke ve kum talep ederken usta talep etmedik çünkü imece usulü ile bu işi yapmayı kararlaştırdık köylülerimizle birlikte. Şuanda görüyorsunuz tüm köy burada Allah herkesten razı olsun. İnşallah köylülerimiz ve devletimizle birlikte daha güzel işler yapacağız köyümüze’’ dedi.

  • Topçam Barajı tamgaz enerji üretiyor

    Ordu’nun Mesudiye ilçesinde yaklaşık 400 milyon lira harcanarak inşa edilen Topçam Barajı, 133 milyon kilovat/saat enerji üretti.

    2002 yılında inşaatı başlayan ve 2008 yılında 122 metre gövde yüksekliğiyle enerji üretimine hazır hale getirilen Topçam Barajında 21 Aralık 2016 tarihinde 1. ünite faaliyete geçerek enerji üretimine geçildi. Başarılı sonuç alınınca 2. ve 3. üniteler 15 Mart devreye alınarak Elektrik Üretim A.Ş.’ye (EÜAŞ) devredildi. Devreye alınan üniteler 21 Aralık tarihinden 30 Eylül tarihine kadar 133 milyon kilovat/saat enerji üretimi gerçekleştirdi.

    Yılda yaklaşık 200 milyon kilovat/saat enerji üretimi gerçekleştirmesi planlanan Topçam Barajı, yılda üretmesi gereken enerjinin yüzde 65’ini üretmiş oldu.

    Topçam Barajından yıllık üretilen enerji ile 90-100 bin arasında evin elektrik ihtiyacının karşılanacağı belirtildi.

  • Kurduğu tesiste ayda 2 ton solucan gübresi üretiyor

    Adana’nın Kozan ilçesinde mermercilik mesleği ile uğraşan Hasan Akçoban, yaklaşık 2 yıl önce merak edip araştırdığı organik solucan gübresi üretimi işinde başarılı olunca yaptığı işi marka haline getirerek seri üretime başladı.

    İki yıl önce 50 bin Türk lirası sermaye ile başladığı organik solucan gübresi üretiminde gübrenin bitkilere oldukça faydalı olduğunu gören ve çiftçilerden yoğun talep alan Hasan Akçoban, diğer şehirlerdeki çiftçilerden organik solucan gübresi siparişlerini kabul etmeye başladı. Sebze ve meyvelerde verimi oldukça artıran, kimyasal gübrelere oranla toprağa zarar vermeyen ve ürünlerin erken hasadını sağlayan organik solucan gübresi üretimini iki kişilik personeli ile iki ayrı tesiste gerçekleştirdiğini kaydeden Akçoban, “Solucan gübresini merak ettim. Daha önce birkaç arkadaşın yaptığını duymuştum. Onlardan gittim bende baktım nasıl bir şey olduğuna. Nasıl ürün elde ettiklerini görünce bende yapmaya karar verdim. Daha önce az bir solucan ile başladık, ondan sonra baktık verim alabiliyoruz. Yerimizi genişlettik, daha büyük tesis kurduk. Bir yıl boyunca solucanlarımızın çoğalmasını bekledik. Daha sonra yığınlarımızı yani solucan yataklarımızı çoğalttık. Daha sonra gübre elde etmeye başladık. Gübrenin verimini denedik. Bazı arkadaşların bahçesinde, ağaçlarında, sebzesinde verimi yükselttiğini görünce bu işi daha iyi yapmaya başladık. İkinci tesisimizi kurduk. Burada kuruma, eleme, torbalama tesisini kurduk” dedi.

    “Geleceğin gübresi”

    Solucan gübresinin organik olması, kimyasal gübreden daha iyi verimi artırması değil de herhangi bir toprağa zarar vermemesi, toprağı yenilemesinden dolayı tercih edileceğini söyleyen Akçoban, “Onun için organik solucan gübresini geleceğin gübresi olarak görüyoruz. O yüzden bu işin geleceğini parlak olarak görüyoruz. Kimyasal gübreler bizim Çukurova Bölgesi’ndeki toprakları mahvetmiş. Toprağın genel değerini bitirmiş. Toprağı yenilemek için bu tür gübreleri kullanmak zorundayız. Çiftçilerimiz organik solucan gübresi kullanımı konusunda henüz çok bilinçli değiller. Ama zamanla bu gübreyi daha çok kullanmalarını öneriyoruz ve kullananlar da olumlu tepkiler veriyor. Bu gübre üründeki verimi artırıyor. Ürünün hasadını öne çekiyor. Yani bir ay sonra verecek ürünü yirmi gün önce verebiliyor” diye kaydetti.

    Ayda 2 ton gübre

    Yaklaşık 50 bin Türk lirası sermaye ile organik solucan gübresi üretimine başladıklarını kaydeden Akçoban, “Önce altı, yedi ay solucanların gübre yapmasını bekliyoruz. Sonra haftalık kesim yapıyoruz gübrelerde. Aylık ortalama iki ton kadar gübre elde ediyoruz. İki yıl önce yüz bin solucanla başlamıştık bu işe, şuanda ayda iki ton gübre elde edebiliyoruz. Bunun yanı sıra solucan satışlarımız da oluyor. Elverişli durumlar oluştukça tesisimizi daha da büyüteceğiz inşallah. Yaklaşık 20 ton inek gübresinden 15-16 ton solucan gübresi elde edebiliriz. Bu işe amatörce başladık yani olacak mı olmayacak mı diye ama işin olduğunu görünce şimdi işi markalaştırdık, tescilini aldık. Gördüğünüz gibi orijinal organik gübre torbalarını ürettirdik ve bunlara gübrelerimizi torbalıyoruz ve çiftçilerimize bu şekilde sunuyoruz. Bu torbalar gübrenin nemini koruyor. Organik solucan gübresi yeni ekilen fidelerde çok daha faydalı. Ağacın yetişme aşamasında yeni filizlenme başladığında direkt filizler verdiği zaman ağacı daha iyi geliştiriyor, sürgünleri daha iyi oluyor. Solucan gübresiyle ekilmiş fidanlar daha iyi büyüyor. Bu gübre verimi öne çekiyor, üründe kaliteyi artırıyor, hastalıklara bir dizi önlem alıyor. Sebzelerde de verimi öne çekiyor. Örneğin iki ayda verecek ürün bir ay daha önce çekebiliyor. O yüzden çiftçilerimize bu gübreyi kullanmalarını tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.