Etiket: Üretiyor

  • Solucanlardan doğal gübre üretiyor

    3 yıl önce internette araştırdığı bir gübre üretim şeklini Malatya’da gerçekleştiren Yahya Pamuk isimli girişimci, doğal gübre üretmek amacıyla başladığı 100 bin Kırmızı California solucanını 8 milyona ulaştırdı. Pamuk, bu solucanlardan aylık ortalama 10 ton gübre üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

    Malatya Battalgazi ilçesinde Yahya Pamuk isimli bir girişimci internette araştırdığı, solucanla gübre üretimini kendisi yapmak istedi. Sayısı 100 bin olan Kırmızı California solucanını 8 milyona çıkarttı. Pamuk daha fazla üretim sağlamak için destek istiyor.

    Bu işe başlama sürecini ve sonrasını değerlendiren Pamuk, üretilen gübrenin tamamen doğal gübre olduğunu ve yetiştirilen ürünlerde kaliteyi arttırdığını ifade ederek “Bu işi işsizlikten dolayı ne yapa biliriz diye düşünerek yaptık. Bu işi internetten araştırdık. Türkiye’de yeni bir sektör olduğunu fark edince bu işe girmeye karar verdik. Bu iş ilk başlangıçta fazla bir yatırım gerektirmeyen bir iş. 100 bin solucanla başladık şuan 8 milyona yakın Kırmızı California solucanımız var. Aylık ortalama 10 ton kapasite gübre üretimimiz var” şeklinde konuştu.

    Gübreyi Malatya’da hem kayısı ve hem de sebze üreticilerine verdiklerini belirten Pamuk, “Üretici bunu kullandığında yüzde 40’a yakın bir ürün artışı yakalıyor. Ayrıca bu gübre aslında kimyasal gübrelere karşı bir savaş açıyor. Bu uygulama tamamen yerli üretimdir. Bu gübreyi kullandığınızda hayvansal gübre kullanmaya gerek kalmıyor. 3 sene üst üste kullandığımız alanlarda yüzde 70’e varan oranda toprak temizliği yaptığını da fark ettik. Kayısıda da verimliliği arttırıyor. Normalde bir ton kuru kayısıda 200-250 civarında kuru kaysı elde ederken, bunu kullanıldığı alanlarda 300 kiloya yakın kayısı elde edebiliyoruz. Sebze üretimi noktasında da en az iki hafta erken piyasaya ürünlerin girme durumu var. Bunu numune olarak verdiğimiz arkadaşlardan geri dönüşler şuan çok iyi. Ürünü birkaç ağaçta kullanan üreticiler, ürünü bütün bahçede nasıl kullanırım diyerek bizlerden bilgi almak istiyorlar. Şuan elimizde 10 tona yakın gübre var. Biz KOSGEB gibi kurumlardan bu ürünlerin çoğaltılması noktasında projeli destekler bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Pazarda atılan sebze tarzı ürünlerini topladıklarını ve çürümeye bıraktıklarını kaydeden Pamuk, “Atıkları karıştırdıktan sonra pazardan getirdiğimiz artıkları 8-10 santim arasında olacak şekilde solucanlarımız üzerine serpiyoruz. Solucanlarda bu malzemeleri tüketiyor. Aslında atılan malzemeleri geri dönüşümle tarıma kazandırmış oluyoruz. Solucanlar tarafından oluşan gübreleri eleyerek torbalayıp satışa sunuyoruz” ifadelerinde bulundu.

  • ‘Pamuk Eller Yöresel Ürünler Üretiyor’ projesi meyvesini veriyor

    Kalkınma Bakanlığı SODES programı kapsamında Altınözü’nde kadınlara yönelik yapılan ‘Pamuk Eller Yöresel Ürünler Üretiyor Projesi’nde üretilen ürünler satışa hazırlandı.

    Kalkınma Bakanlığı Sosyal Destek Programı (SODES) katkılarıyla Altınözü Kaymakamlığı koordinatörlüğünde, Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile hayata geçirilen “Pamuk Eller Yöresel Ürünleri Üretiyor” projesi kapsamında kalifiye eleman ihtiyacının giderilmesi ve işsiz sayısının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 22 işsiz bayana yönelik “Yöresel Gıda Ürünleri Yapımı” kursları meyvesini vermeye başladı. Üretilen ürünler satışa hazır hale getirildi. İnternet üzerinden satışa sunulan ürünler, Altınözü Zeytin ve Zeytinyağı Festivalinde ayrıca Ankara’da düzenlenecek olan Hatay tanıtım günlerinde de stantlarda yerini alacak.

    Altınözü Kaymakamı Bülent Uygur, proje ile kadınların aile bütçelerine katkı sağlamalarını hedeflediklerini belirterek, “Anadolu toprağı bereketli, verimli, eğer siz tarlanıza bahçenize bakarsanız, mutlaka bunun karşılığını size ziyadesi ile veriyor. Altınözü’nün de toprakları da bereketli topraklar. Altınözü’nde zeytinle birlikte biber, zahter çok önemli bir ürün. Yapmış olduğumuz projelerle özellikle evlerinde oturan hanım kardeşlerimizin aile bütçelerine katkı sağlamalarını hedefledik. Üretmiş oldukları ürünlerin işlenmeden pazara gitmesinden ziyade gerek konserve de, nardan nar ekşisine döndürülmüş hali ile son ürünü de kendilerinin yapması yöntemi ile Kalkınma Bakanlığı’na SODES programı kapsamında proje yapmıştık. 22 kadın kardeşimiz çalışıyor ama Halk Eğitim Müdürlüğümüz bünyesinde yürüyor proje. Bir farkındalık oluşturduk, kendilerinde de bir bilinç, bir değişim oluştu proje sayesinde. Biz buna inanıyoruz ve yapabiliriz dediler. Hatta bu nokta da pazarlama taktiği olarak PTT ile anlaşma yapıldı. İnternet üzerinden siparişler oluşturuluyor” dedi.

    Ankara’da yapılacak olan Hatay tanıtım günlerinde ürünlerin stantlarda yerini alacağını dile getiren Kaymakam Uygur, “Evde biberi toplayıp, topladığı şekil ile tüccara veren hanımefendiler, kurutup iplere serip bunu internet üzerinden pazarlayabilen ablalarımız olsun istedik. Önümüzde Ankara’da Hatay tanıtım günleri var, orada kendileri temsil edecekler. Yüzde yüz doğal olan eski usul ile içerisine herhangi bir katkı maddesi katılmayan ürünlerimizi tüketicilerimize ulaştıracaklar” ifadelerine yer verdi.

    Altınözü Kaymakamlığı Proje Koordinatörü Gökhan Arslan ise projenin sonuna doğru yaklaştıklarını ve bunun için de mutlu olduklarını söyleyerek “Projemizin sonuna doğru yaklaşmış bulunmaktayız ve mutluluk içerisindeyiz. Son aşamada ürünlerimizin paketlemesini yaptık, satışa hazır hale getirdik. İnternet üzerinden alış veriş yapılabilmesi için PTT ile protokol imzalandı. Proje kapsamında yöremizin nar ekşisinden, yöremize ait biber salçası, kurutmalık patlıcanlar, salatalıklar, biberler aynı zamanda reçelleri de ürettik” dedi.

    Proje kursiyerlerinden Nevin Dönmez, proje sayesinde özgüven kazandıklarını ayrıca aile bütçesine katkıda bulunduklarını belirterek, “Bu projeden önce ben ev hanımıydım. 3 çocuğum var ve eşim çiftçi. Bizim için maddi, manevi desteği oldu. Bazı doğru bildiğimiz bilgilerin yanlış olduğunu öğrendik. Hocamız sayesinde doğruları yaptık. Kendimize özgüvenimiz geldi ve evimize katkımız oldu. 4-5 ayın sonunda projemiz tamamlandı. Ürünlerimiz hazırdır, aşamalar sonucunda satılma aşamasına girdik. Projemizin meyvelerini yeme zamanı geldi. Önce Altınözü’nde ki festivale daha sonra Ankara’da ki tanıtım günlerine katılacağız” dedi.

  • Söke’de genç girişimci evinin bodrumunda solucan gübresi üretiyor

    Sökeli genç girişimci evinin bodrum katında 250 bin solucanla başladığı gübre üretiminde, kısa sürede 2 milyon solucan rakamına ulaştı. Girişimci Özgür Özsümer, 6 ay gibi kısa sürede solucan dışkısından elde ettiği organik gübreyi, çevredeki çiftçilere satmaya başladı.

    Aydın’ın Söke ilçesinde yaşayan genç girişimci Özgür Özsümer yaklaşık 7 ay kadar önce Kaliforniya solucanın dışkısıyla organik gübre üretmeye karar verdi. Evlerinin bodrum katında oluştuğu üretim alanında 250 bin Kaliforniya solucanı ile başladı. 6 aylık zaman zarfında solucan sayısını 8’e katlayan Özsürmer’in doğal olarak gübre üretimi de arttı. İlk üretiminden numuneleri bölge çiftçilerine dağıtan Özgür Özsümer; üretimde faydasını gören çiftçilerden sipariş almaya başladı.

    Kırmızı Kaliforniya solucanlarını ve solucandan gübre üretimini televizyondan gördüğünü belirten Özgür Özsümer, konuyla ilgili yaptığı araştırmaların ardından gübre üretimi işine girmeye karar verdiğini söyledi. Solucan gübresi üretiminin Amerika’da yüz yılı aşkın zamandır yapıldığını, hatta bazı eyaletlerde kimyasal gübre kullanımının yasak olduğunu belirten Özsümer, “Bodrum katında üretime başladık, Ağaçlı köyünde bir de çiftlik kurduk. Gübrenin analizlerini yaptırdık, itki gelişimi için çok uygun ve değerleri çok yüksek çıktı. Solucan popülasyonu üç ayda bir artıyor, 250 bin solucanla başladık, nüfus 2 milyona ulaştı. Bir solucan yıl sonunda 16 solucan oluyor. 6 aylık üretimde 4-5 ton gübre üretimi rakamına da ulaştık. Zeytinciler ve özellikle sebze üretimi yapan çiftçilerimizden sipariş almaya başladık. Biber üretimi yapan bir çiftçimiz bizim solucan gübremizden kullandıktan sonra üretiminin bir buçuk kat arttığını söyledi. Dünyada solucan gübresi ile üretimin çok değişik sonuçlar verdiği bir gerçek. Türkiye’de daha yeni olduğundan etkisi görüldükçe kullanım yaygınlaşacak diye düşünüyorum” dedi.

  • Sivas’ta üretiyor, dünyaya satıyor

    Sivas’ta bakkallık yapan ve hobi olarak başladığı ahşap ile çelik oyma sanatıyla çelik nacak, baston gibi birçok el sanatı eserler üreten Hayati Arslan ürettiği ürünleri Amerika başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gönderiyor.

    Kent merkezinde Sait Paşa Caddesi üzerinde bakkal işleten evli ve üç çocuk babası Hayati Arslan (48) hobi olarak ahşap ve çelik oyma sanatıyla ilgilenmeye başladı. Arslan, evinde kurduğu küçük atölyesinde çelik nacak, baston, kemik tarak, sürahi, tespih ve tablo gibi ürünler üretiyor. Ahşabı ve nacağı el işçiliğiyle sanat eserine dönüştüren Arslan sipariş üzerine gelen talepleri özenle hazırlıyor. Sipariş üzerine hazırladığı ürünleri Arslan Amerika başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gönderiyor. Baston ve çelik nacaklar bin lira ile 3 bin lira arasında satılıyor.

    Meslek hayatıma bakkal olarak devam ettiğini ve hobi olarak ahşap ve çelik oyma sanatına başladığını anlatan Arslan,”Oyma sanatına başladım, tespihle uğraştım. Ondan sonra nacak oyma, baston oyma, çömlek oyma falan derken gece dükkanı kapattıktan sonra sabaha kadar bu işlerle uğraşıyorum. Zamanla talepler artmaya başladı, nacak talebi artmaya başladı. Sivas’ımızda kaybolmaya yüz tutmuş bazı şeyler vardı biz bunları gün yüzüne çıkartalım dedik. Kaşıktır, kemik taraktır, Sivas bıçağıdır, su testisi, çömlektir bunlarla beraber bastonu da ön planda tutarak tespih oyma sanatı, işleme sanatı bunlarla uğraşıyorum. Taleplerimiz gün geçtikte daha çok artıyor. Yetişmek için uğraşıyorum. Bu mesleği arkamdan gelecek yeni nesillere bırakmak istiyorum. Çıraklar yetiştirmek istiyorum. Bu unutulmaya yüz tutmuş bir sanattı” dedi.

    “Amerika ve Avrupa’ya gönderiyorum”

    Ürünlerinde çiçek motifi kullanmayı sevdiğini ifade eden Arslan, “Çiçek motifi daha güzel oluyor. Osmanlı motifleri de kullandığımız oluyor ama Osmanlı motiflerinde üç boyutlu canlılık verme zor oluyor. Tamamen yüzeysel olduğu için Osmanlı motifi biz genelde canlı çiçek motiflerini kullanıyoruz. Sivas’ımıza ait kültürel olarak Çifte Minare, Eğri Köprü gibi şeyleri isteyenler oluyor. Canlı obje çalışmayı sevmiyorum. Kendime ait motiflerim var. Genelde yurt dışından talepler oluyor. Amerika ve Almanya’dan isteyenler oluyor. İş adamlarına gönderdiğimiz oluyor. Hediye olarak bürokratlar gönderiliyor. Taleplerimi devamlı artıyor. Sivas’ın ismi duyulsun istiyorum. Unutulmaya yüz tutmuş eserlerimiz gün yüzüne çıksın istiyorum” diye konuştu.

  • Niğde OSB güneş enerjisiyle elektrik üretiyor

    Niğde Organize Sanayi Bölgesi (OSB), 100 dönüm üzerine kurduğu Güneş Enerji Üretim Sahasında enerji üretiyor.

    Niğde Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Altunbaş, 6 kWe güce sahip santralde yıllık 10 milyon 700 bin kWh enerji üretileceğini belirtti.

    Tesiste toplamda 23 bin adet panelle üretim yaptığını söyleyen Başkan Altunbaş, Orta Anadolu’da ilk sıralarda bulunduklarını söyledi. Altunbaş, “1 megavat 18-20 dönüm arazi üzerinde 6 trafoda uygulandı. Her 1 megavatlık ünitenin trafosuyla toplamda 6 megavat enerji üretmiş oluyoruz. OSB açısından verimli bir tesis oldu. Toplam 6 milyon dolar maliyeti var. Özel bir banka ile kredi çekerek yaptık. Kredimiz 1 yıl ödemesiz 8 yıl ödemeli olacak. Tesisimiz ürettiği enerji ile 6,5 yılda kendini amorti edecek. Aylık faturamız 160 bin dolar civarında. 6,5 sene sonrasında 450-500 bin TL sanayimize gelir bırakacak. Sanayicimizden borçlanma almadık. 7-8 aylık üretimimizde çizelgelerde görüneceği gibi çok işlevsel olarak çalışıyor” dedi.

    Karapınar’dan daha verimli

    Arazi yapısının uygunluğuyla tek kalemde yapılan tesisin Karapınar Enerji Santrali ile eş değer olduğunu belirten Altunbaş, “Niğde’de ortalama ışınlanma saat 1600-1700 saat civarında. En yakın olan Karapınar Santralidir. Orada tozlaşma yoğunluğu var ama Niğde’de daha iyi bir bölgede’’ diye konuştu.