Etiket: Üretimle

  • Başkan Şahin: “Ancak yerli üretimle kalkınabilir ve gelişebiliriz”

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, “Ülkemizde ne olursa olsun yerli üretimin sürekli artış göstermesi gerekir. Çünkü biz ancak yerli üretimle kalkınabilir ve gelişebiliriz” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, Borsan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ölmez’i makamında ziyaret etti. Ziyarette, yerli üretime destek olunması gerektiğinin altını çizen Şahin ve Ölmez, Türkiye’nin kurtuluşunun yerli üretim ve ihracatta olduğunu vurguladılar.

    Zihni Şahin: “Ülkeler, yerli üretim ve dövizle kalkınırlar”

    Döviz kazanmak için yerli üretimin artması ve ülkeye döviz girişinin sağlanması gerektiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, “Ülkemizde ne olursa olsun yerli üretimin sürekli artış göstermesi gerekir. Çünkü biz ancak yerli üretimle kalkınabilir ve gelişebiliriz. Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizin de bütün çabası bu yönde ilerliyor. Devamlı dışarıdan alıp, bizden döviz çıkacağına bizden de bir şeyler satarak döviz gelmesi gerekir. Cari açık ancak Borsan gibi yerli üretim yapan işletmeler sayesinde azalacak. Bu anlamda ilk bakanlıklar açıklandıktan sonra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı beni aradı, yeni tren alımlarında yerli üretime sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Biz de zaten yerli üretimden yana karar verdiğimizi söyledik. Bunun dışında Borsan ve savunma sanayi gibi birçok işletmemizin de üretim yaparak ihracat yapması bizleri gururlandırıyor ve sevindiriyor. Çünkü ülkeler, ülkenin içerisine döviz taşıyarak kalkınabilirler. Aksi halde ithal ürünleri alarak, distribütörlük yaparak ülkemizin kalkınması mümkün değildir. O yüzden Borsan gibi yerli üretim yapan şirketlerin desteklenmesi gerekiyor” diye konuştu.

    Adnan Ölmez: “Yerli üretim teşviklerini olumlu karşılıyoruz”

    Hükümet tarafından yerli üretime yönelik teşviklerin olumlu olduğunun altını çizen Borsan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ölmez, “Yerli üretim teşviki çok önemli. Bizler de buna inanarak destekliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da tespitleri çok doğru. Böyle projelere ülkemizin ihtiyacı var. Biz de bu yüzden İtalya’da faaliyet gösteren ve çok özel kablo üreten fabrikamızı geçen yıl Samsun’a taşıdık. 16 tane destek/teşvik maddesi olan paket açıklandı. Bu daha önce açıklansa daha iyi olurdu ama hiçbir şey için çok geç değil. Bu yönlendirmeyi çok olumlu bir plan olarak algılıyoruz. Ülkemizin en ihtiyaç duyduğu taraf ‘yerli üretim’ ve ‘ihracattır’. Üretim demek istihdam, ihracat ve döviz kazanmak demektir. Hükümetin, yerel yöneticilerin bu durumu eskisinden daha iyi gözlemlemesi de önemli. Ülkemizin ekonomik durumu ortada. Böyle bir dönemde yerli üretim teşvikleri bizi olumlu yönde motive ediyor. Başkanımız Zihni Şahin’e de nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

    Ziyarette Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Fikret Vatansever ve Borsan Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Şenocak da hazır bulundu.

  • Gönendi; “Dövizdeki istikrar ancak üretimle sağlanır”

    Türkiye’de dövizin sürekli yükselişte olduğunu belirten Aydınlı dövizci İlhan Gönendi, dövizdeki yükselişin en önemli etkenin üretimdeki yetersizliğe bağlı olduğunu savundu.

    Dövizdeki yükselişin bir çok nedenlerinin olduğunu belirten Gönendi, “Bu gün bakıldığın da doların yükselmesinin bir çok nedenleri var. Bunların başında bizim cari açığımızın oluşudur. Burada döviz açığımız var. Döviz açığı verince otomatik olarak döviz yukarı doğru hareketini sürdürüyor. Türkiye konum olarak Suriye ve Irak gibi ülkelerin iç kırışıklardan dolayı bu durum bizim ülkemizi de etkiliyor. Bu da dolaylı olarak dövizi etkiliyor, Bizim bunu engellememiz için üretmemiz gerekiyor. Ülke olarak üretmek zorundayız. Üretmediğimiz müddetçe bu cari açık kapanmayacaktır. Biz cari açığı bir nebze kapatmaya çalışıyoruz ancak dış kaynaklı para girişi, fonlar da yüksek miktarda faiz vererek bunlarla kapatmaya çalışıyoruz. Yurt dışın dan gelen fonlar buraya para kazanmak için geliyor. Bunlar para kazandığında bir şekilde çıkmak istiyor. Çıktığı zamanda dövizini alacak gidecektir. O da bunu yapıyor. Bu durumda da döviz otomatikman yukarıya doğru hareket ediyor” diye konuştu.

    İthal ile bir yere varılmayacağını ifade eden Gönendi, istikrarlı bir ortamın sağlanması için hangi alanda olursa olsun ülke olarak gerek tarım da gerek hayvancılıkta gerekse sanayide üretim ağının geliştirilmesi gerektiğini, dövizde ki istikrarın ancak üretim ile sağlanacağını sözlerine ekledi.

  • Tüpraş tam kapasite üretimle satışlarını yüzde 8 artırdı

    Dokuz aylık dönemde uluslararası rafineri marjlarındaki zayıf performansa karşın tam kapasite üreten ve satış hacmini arttıran Tüpraş, 1 milyar 501 milyon TL faaliyet karı elde etti. Konsolide vergi öncesi kar 1 milyon 48 milyon TL olarak açıklanırken, net dönem karı ise 990 milyon TL düzeyinde gerçekleşti.

    2016 yılı ilk yarısını 48 dolar seviyelerinde kapatan ham petrol fiyatı, yaz aylarında aşağı yönlü hareket etmesine rağmen Eylül ayının son haftasında OPEC üreticilerinin arz kesintisi konusunda anlaşmasıyla yükselerek dönemi aynı seviyelerde kapattı. 2016 yılı dokuz aylık dönemde düşük ham petrol fiyat ortamının yanı sıra araç satışlarındaki artışın etkisiyle desteklenen küresel benzin talebi gücünü düşük sezona girilmesine rağmen korudu. Motorin ve jet yakıtı talepleri ise endüstriyel kullanımdaki zayıflık ve turizmde yaşanan durağanlık sebebiyle geçtiğimiz yılın altında gerçekleşti.

    Tüpraş Kurumsal İletişim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Akdeniz rafineri karlılıkları geçen yılın dokuz aylık dönemine göre yaklaşık yüzde 30 azalmıştır. Benzin taleplerini karşılamak için yüksek rafineri kapasite kullanımlarının diğer ürünlerde yol açtığı stok fazlası, üçüncü çeyrek genelinde de özellikle motorin ve jet yakıtında marjları baskılamaya devam etmiştir. Ancak Eylül ayı sonlarında başlayan rafineri duruşlarının geçmiş yıllara oranla daha yüksek seyretmesi ve tarımsal kullanımın artmasıyla dizel başta olmak üzere bu ürünlerin karlılıklarında toparlanma gözlenmiştir. Tüpraş, 2016 yılı dokuz aylık döneminde de rafinerilerini tam kapasite kullanarak, satışlarını geçen yıla göre yüzde 8 (1 milyon 752 bin ton) artışla 22,6 milyon ton olarak gerçekleştirmiştir. Süregelen güçlü iç talep ile yurtiçi satışlarını ise yüzde 15 oranında (2 milyon 351 bin ton) arttırmıştır. Satış miktarı ve dolar kurundaki artışa rağmen petrol fiyatlarının geçen yılın yüzde 25 aşağısında olmasının etkisiyle satış hasılatı 2015 yılının yüzde 14 altında gerçekleşmiştir. Dokuz aylık dönemde uluslararası rafineri marjlarındaki zayıf performansa karşın tam kapasite üreten ve satış hacmini arttıran Tüpraş, 1 milyar 501 milyon TL faaliyet karı elde etmiştir. Konsolide vergi öncesi kar 1 milyar 48 milyon TL, net dönem karı ise 990 milyon TL düzeyinde gerçekleşmiştir. 2016 yılı 9 aylık dönemde toplam 202,7 milyon dolar yatırım harcaması gerçekleştiren Tüpraş, son 10 yılda 5,5 milyar dolara ulaşan projeleriyle değişimini ve gelişimini istikrarla sürdürmektedir” denildi.

  • Yerli üretimle kuşkonmaz eylül sonuna kadar sofralarda

    Avrupa’da kralların yemeği olarak bilinen kuşkonmaz Eskişehirli üreticiler sayesinde Eylül ayına kadar Türk halkına sunulmaya devam edecek.

    Mart ayının başlarından itibaren sofralarda yerini almaya başlayan kuşkonmaz, dünyanın birçok yerinde mart, nisan ve mayıs aylarında yetiştirilerek tüketiliyor. Folik asit ve vitamin içeriği ile afrodizyak özelliğiyle sıkça adından bahsettiren, antik çağlardan beri insanlar tarafından bilinen ve tüketilen kuşkonmazın, mart-mayıs ayları olarak bilinen hasat dönemi Nomad Gıda Tarım’ın yerli üretimiyle Eylül sonuna kadar uzadı.

    “Vitamin bakımından oldukça zengin”

    A, B1, B2, B6 ve C vitaminleri açısından zengin olan kuşkonmaz, lifli bir sebzedir. Folik asit, fosfor ve potasyum içerir. Kuşkonmaz bu içeriğiyle güçlübir idrar söktürücüdür. Kum döktürücü etkisi vardır. Gözlere de iyi gelir. Kalbi güçlendirme ve kanı temizleme özelliği olan kuşkonmaz, sindirimikolaylaştırır. Kuşkonmaz eski çağlardan beri afrodizyak olarak bilinir. Türkiye’deki en büyük üretim alanında kuşkonmaz yetiştiren Nomad Gıda Tarım, kuzeyi ve güneyi sıra dağlarla kapalı korunaklı Eskişehir’in Sarıcakaya Vadisi’nde erkenci ve uzun dönem bir üretim alarak kuşkonmaz mevsimini Eylül sonuna kadar uzatıyor. Üretimde “İyi Tarım Uygulamaları”nı seçen Nomad Tarım, bilinilirliği oldukça fazla olmasına rağmen ithalat maliyetlerinin yüksekliğiyle dolayısıyla lüks tüketim olarak algılanan kuşkonmazı Eskişehir-Laçin’deki bahçeden yerli üretimle uygun fiyata marketlerde ve semt pazarında satışa sunarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlıyor.

  • Bahçıvan: “3’Üncü Havalimanı, Ağırlıklı Yerli Üretimle Yapılmalı”

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, kamu ve özel sektör projelerinde yerli üretime öncelik verilmesini istedi.

    İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul’daki 3’üncü Havalimanı inşaatında kullanılacak malzemelerin yüksek oranda ’yerli üretimle’ gerçekleşmesi, yerli üreticinin desteklenmesi ve cesaretlendirilmesi amacıyla üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi. İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticaret İşletmeleri işbirliği ile gerçekleşen toplantıya, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İGA Havalimanları Ortaklığı CEO’su Yusuf Akçayoğlu ve oda üyeleri katıldı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, kamu ve özel sektör projelerinde yerli ürünlerin tercih edilmesinin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacağına, milli gelir, istihdam, ödemeler dengesi ve uluslararası rekabet gücüne olumlu etki yapacağına dikkat çekti.

    “3’ÜNCÜ HAVALİMANI, AĞIRLIKLI YERLİ ÜRETİMLE YAPILMALI”

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Bahçıvan, oda olarak yerli üretim ve yerli ürün alımını desteklemenin öncelikli hedefleri olduğunun altını çizdi. Bahçivan, “3’üncü Havalimanı ağırlıklı yerli üretimle yapılmalıdır. Türkiye imalat sanayi her türlü makina ve ekipmanı kolaylıkla üretebilir. İstanbul’un 3’üncü Havalimanında kullanılacak ürünlerin büyük çoğunluğunun üretimine hazırız” dedi.

    Bahçıvan, Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden olan ve 10 milyar 242 milyon euro yatırım yapılması öngörülen 3’üncü Havalimanı inşaatının ülke ve sanayiciler için önemini vurguladı. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme, 500 milyar dolar ihracat yapma, kişi başı gelirini 25 bin dolara yükseltme ve işsizlik oranını yüzde 5’e indirme gibi hedeflerinin, sahip olduğu üretim gücü ve potansiyel dikkate alındığında gerçekleşebileceğine dikkat çeken Bahçıvan, “Sanayimizin, yerli üretimin ve yerli ürün alımının desteklenmesiyle bu hedeflere ulaşmak mümkün olacak. Kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirilen projelerin alımlarında yurt içinde üretilen ürünlerin tercih edilmesi ve yerli sanayinin desteklenmesi, birçok sektörde dışa bağımlılığı azaltacak, milli gelir, istihdam, ödemeler dengesi ve ülkemizin uluslararası rekabet gücü üzerinde olumlu etkiler yapacak” dedi.

    “SANAYİNİN REKABET GÜCÜ AÇISINDAN ÖNEMLİ”

    Konuya ilişkin hükümet tarafından cesaretlendirici ve umut verici adımlar atıldığına dikkat çeken Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu alımı politikaları, tüm gelişmiş ekonomilerde, ülkelerin sanayileşme yeteneğini yükseltmek amacıyla bir araç olarak kullanılıyor. Bu açıdan Türkiye’de yalnızca kamu alımlarında değil, 3’üncü Havalimanı inşaatı örneğinde olduğu gibi özel sektör eliyle gerçekleştirilen projelerde de yerli üretime önem ve öncelik verilmesi sanayimizin rekabet gücünün gelişmesi açısından büyük önem taşıyor. İmalat sanayimiz her türlü makina ve ekipmanı kolaylıkla üretebilecek konumda olup, kapasitesini de her geçen gün arttırmaktadır. İstanbul’da yapımı devam eden 3’üncü Havalimanında kullanılacak ürünlerin büyük çoğunluğunun üretimi konusunda hazır olduğumuzu, ülkemizin en büyük Sanayi Odası olarak söyleyebiliriz”

    “YEREL ÜRETİCİLERLE İŞBİRLİĞİNE ÖZEN GÖSTERİYORUZ”

    Tüm fazları tamamlandığında yıllık 200 milyon yolcu kapasitesi ile 350’den fazla destinasyona uçuş ve 150’den fazla havayolu şirketine ev sahipliği yapacak olan İstanbul’un 3’üncü Havalimanı’nın inşaatını gerçekleştiren İGA CEO’su Yusuf Akçayoğlu da şöyle konuştu: “İstanbul’u ve ülkemizi dünya havacılık sektörünün merkezi haline getirmek amacıyla İGA olarak, İstanbul Yeni Havalimanı’nın inşaatında hızla yol alıyoruz. Şantiyemiz aslında dünyanın en büyüğü olmaya aday. Halen 10 binin üzerinde çalışanımız yeni havalimanının inşası için yoğun bir şekilde çalışıyor. Projedeki ihtiyaçlar doğrultusunda yerel üreticilerimizle işbirliği içinde olmaya özen gösteriyoruz. İstanbul Sanayi Odası başta olmak üzere tüm iş ortaklarımızla projemizi hayata geçirmek için işbirliği halinde çalışmaya devam edeceğiz”.