Etiket: Üretimine

  • Dünyaca ünlü Anzer Balı üretimine hava darbesi

    RİZE (İHA) – İsmini Rize’nin İkizdere ilçesindeki Anzer Yaylası’ndan alan ve özelliğini de yöredeki bin bir çeşit çiçek florasına borçlu olan dünyaca ünlü Anzer Balı üretimi bu yıl hava şartlarından olumsuz etkilendi.

    Her yıl Mayıs ayında yaylaya çıkan bal üreticileri bu yıl yaylada havaların soğuk ve yağışlı gitmesi nedeniyle bu yıl Haziran ayı sonunda yaylaya çıkmaya hazırlanıyor.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Anzer Ballıköy Muhtarı Remzi Güzel, bu yılki bal üretimine umutlu girdiklerini ancak hava şartlarının umdukları gibi gitmediğini kaydetti. Anzer Yaylası’nda 500’e yakın farklı çiçek türü bulunduğunu ve bunlardan 80 tanesinin ise dünyada sadece Anzer’de görüldüğünü hatırlatan Güzel “Son yıllarda Anzer Balı üretiminde yaylada artan keçi ve koyun sayısı nedeniyle bir düşüş oluyordu. Bölgede daha önce 2 bin küçükbaş hayvan yaylaklarda otlatılıyordu. Taleplerimiz üzerine bu yıl Rize İl, Gıda Tarım ve Hayvancılık Mera Komisyonu bir karar alarak yaylayı göçer hayvancılık yapanlara kapattı. Çünkü arıların bal yaptığı çiçekleri koyun ve keçiler tahrip ediyordu. Yörede üretilen bal özelliğini bu çiçeklerden alıyordu ve arılar 1700 ila 3200 metrede bal çalışması yapıyordu. ‘Koyun ve keçi tehdidinden kurtulduk’, bu nedenle ‘bu yıl bal üretiminde ciddi bir artış bekliyoruz’ derken bu kez hava şartlarından arıcılarımız olumsuz etkilendi. Arıcılarımız her yıl Mayıs ayında gittiği yaylaya bu yıl bu ay sonuna doğru çıkabilecek. Bayram ile birlikte arıcılarımız yaylaya çıkacaklar. 1-1,5 ay ancak bal üretimi olacak ve 5 ila 10 Ağustos tarihlerinde ise bal sağımı yapılacak. İnşallah bu süreci arıcılarımız verimli geçirir ve yaşanan bir aylık açığı kapatmış oluruz” dedi.

    Geçtiğimiz yıl rekor üretim olmuştu

    Geçtiğimiz yıl hava şartlarının iyi gitmesi nedeniyle Anzer Balı’nda verimin rekor düzeyde yüksek olması önceki yıllardan sarkan taleplerin de karşılanmasını sağlamıştı. Normalde bir kovanda 20-40 kilogram arasında bal üretilebilirken, Anzer’de ise bir kovanda azami olarak ortalama yarım kilo bal elde edilebiliyor. Bu durum da balın fiyatının bir hayli yüksek olmasına neden oluyor.

    Yaklaşık 200 üreticinin 3 bin kovanda ürettiği ballardan alınan numuneler, Ağustos ayı içerisinde analiz için Hacettepe Üniversitesi’ne gönderilirken, Hacettepe Üniversitesi’nde iki tür analiz yapılıyor. Bir tanesi bu çiçeklere ait polenler inceleniyor. Bu çiçeklerden bir tanesi bile balda bulunamazsa bal Anzer Balı olarak kabul edilmiyor. İkinci olarak ise balın şeker analizi yapılıyor. Olumlu sonuç verilen ballar satış için Rize’ye gönderilirken, üniversite onayı olmayan ballar ise Anzer Balı olarak satılamıyor. Her yıl Eylül ayında satışa sunulan Anzer Balı, geçtiğimiz yıl kilosu 900 TL’den satılmıştı.

  • Merdiven altı midye üretimine operasyon

    Antalya’da midye dolma üretimi yapılan bir eve operasyon düzenlendi. Sağlıksız koşullarda üretilip pas içerisindeki dolaplarda muhafaza edilen midye dolmalar, halkın sağlığıyla nasıl oynandığını gözler önüne serdi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, uzun süredir sürdürdüğü merdiven altı midye dolma mücadelesine ara vermeden devam ediyor. Son olarak Muratpaşa ilçesindeki bir evde midye dolma üretimi yapıldığı ihbarını alan ekipler eve baskın yaptı. Büyükşehir Belediyesine bağlı 12 zabıta ekibi, Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkilileri ve polis eşliğinde Yeşilova 1720. Sokak’ta bulunan müstakil eve operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda ekipler merdiven altına konulmuş paslı dolaplarda son derece sağlıksız olduğu gözlenen midye çuvalları tespit etti. Eşyalara el koymak isteyen ekipler ile midye dolmayı yaptığı öğrenilen Z.E. ile bazı eşyaların sahibi olduğu öğrenilen F.G. isimli kadınlar arasında gerginlik yaşandı. Ekiplere tepki gösteren F.G., el koyulan tüplerde yemek yaptığını savundu.

    Zabıta ekipleri, sağlıksız koşullarda üretilen 150 kilo midye dolma ve midye dolma yapımında kullanılan 4 buzdolabı, 4 adet mutfak tüpü, 2 merdaneli çamaşır makinesi ve çok sayıda tencereye el koydu. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkilileri de midye dolmaları üreten Z. E.’ye cezai işlem uyguladı.

  • Bakan Özlü: “Elektrikli otomobil üretimine geçeceğiz”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Türk tasarımı ile taksi modeliyle bir elektrikli otomobil üretimine geçeceğiz. Küresel bir başarı hedefliyoruz” dedi.

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleriyle birlikte Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’yü makamında ziyaret etti. ATO’nun yeni yönetimine başarılar dileyen Bakan Özlü, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın adında “sanayi” sözcüğü olsa da sanayi ve ticaretin ayrı düşünülecek kavramlar olmadığını söyledi. Bakan Özlü, “Aslında her sanayici aynı zamanda bir tüccardır. Sanayici bir şey yapıyorsa satıyor, yaparken alıyor” ifadelerine yer verdi.

    “Yeni bir yapıya geçiyoruz”

    Bakanlık olarak sanayiye teknoloji enjekte etmek için çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Bakan Özlü, “Bizim yüksek katma değerli ürünler üretmemiz lazım. Yükte hafif pahada ağır mallar üretmemiz lazım. GSMH içinde yüksek katma değerli ürünlerin payı yüzde 3,4. Bu oranı artırmanın yolu teknolojiden geçiyor. Biz de yeni bir yapıya geçiyoruz. Teknoloji üreten bir Türkiye istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Teknoloji açığımızı kapatırsak, emin olun akabinde dış ticaret açığı da, cari açık da kapanacak”

    Türkiye’nin dış ticareti artırmaya çalıştığında ithalatının da arttığını anlatan Özlü, “Çünkü ihracatımız ithalata dayalı. 10 dolara alıyorsak bir ara ürünü, üzerine bir dolarlık bir iş yapıp 11 dolara satıyoruz. Ne zaman ki 10 dolara aldığımızın üzerine 10 dolarlık daha iş yapıp, 20 dolara satarsak, o zaman bizim dış ticaret açığımız kapanır, cari açık kapanır. Esas açık da teknoloji açığıdır. Türkiye’nin teknoloji açığı var. Teknoloji açığımızı kapatırsak, emin olun akabinde dış ticaret açığı da, cari açık da kapanacak. Onun için teknoloji üretmemiz şart” dedi.

    “TÜBİTAK ar-ge yapmayacak, yaptıracak”

    Bakan Özlü, TÜBİTAK’ın da içinde olduğu, devlet teşkilatının da ele alındığı bir düzenleme yaptıklarını kaydederek, yapılacak yeni düzenleme ile Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun yapısının da değişeceğini söyledi. Bakan Özlü, bu çalışmalarla, karar mekanizmalarının hızlanacağını ve süreçlerin kısalacağını dile getirdi. Özlü, Ar-Ge destekleme sistemini de değiştireceklerini anlatarak, “TÜBİTAK Ar-Ge yapmayacak, yaptıracak” değerlendirmesinde bulundu.

    Yerli marka otomobil

    Yerli otomobil üretimi konusuna da değinen Bakan Özlü, “Babayiğit çıkmadı” sözlerini hatırlattı. Türk sanayisinin otomobil yapıp piyasaya sürecek yeterlilikte olduğuna dikkat çeken Özlü, konunun teknolojik değil ticari olduğunu vurguladı.

    Türkiye’de yabancı firmaların otomobil üreterek ihracat gerçekleştirdiğini, istihdam oluşturduğunu anlatan Özlü, tamamen Türk tasarımı olan yerli bir marka üreteceklerinin müjdesini verdi. Yerli marka otomobil için iş modeli yaptıklarını kaydeden Bakan Özlü, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın da onayladığı bu modelle, devletin en fazla yüzde 49 hissedar olacağı bir konsorsiyum oluşturacaklarını söyledi. Özlü, “Türk tasarımı ile taksi modeliyle bir elektrikli otomobil üretimine geçeceğiz. Küresel bir başarı hedefliyoruz. Cezayir’de, Uganda’da, Kazakistan’da fabrikalar kuracağız. Dünyanın önemli merkezlerinde uçaktan ineceksiniz, taksi çağıracaksınız, bir Türk taksisi sizi karşılayacak” diye konuştu.

    Konuşmasında dördüncü sanayi devrimine de değinen Bakan Özlü, bu konuyu önemsediklerini ve Türkiye’nin sanayi devriminde geride olmadığını sözlerine ekledi.

    “Vatandaşımızı, tüccarımızı, sanayicimizi bu spekülasyon teröristlerinden korumalıyız”

    Ziyarette konuşan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ise terör örgütlerinin Türkiye’nin istikrar ve güven ortamını hedef aldığını belirterek, amaçlarının güven duygusunu tahrip etmek ve insanları endişeye sevk etmek olduğunu kaydetti. Döviz ve faiz spekülatörlerinin de aynı amaca hizmet ettiğinin altını çizen Başkan Baran, “Vatandaşımızı, tüccarımızı, sanayicimizi bu spekülasyon teröristlerinden korumalıyız. Bunları yapanlar ile bomba patlatan, suikast yapanların, eline silah alanların, devlete, millete kastedenlerin, bölücülerin amacı aynıdır. Bunların hepsi memleketin istikrar, istiklal ve istikbalini hedef almaktadır. Silahlı teröriste ne ceza veriliyorsa spekülasyon teröristine de o ceza verilmelidir. Üretim, ticaret, milletin emeği ve tasarrufu spekülasyon teröristlerinin saldırılarından, terörist eylemlerinden muhafaza edilmelidir” diye konuştu.

    Baran, ATO’nun çalışmalarına değinerek, Ankara’nın ekonomik ve sosyal gelişimine yönelik uygulamaya koyacakları projeler hakkında bilgi verdi. Baran, Nefes Kredisi ile Ankara tüccarına 1 milyar liralık bir kredi imkanı sağladıklarını anlatarak, Ankara’nın sağlık, kongre ve fuar turizminde ve savunma sanayi alanında gelişmesi için yurtdışına doğrudan uçuşların önemine dikkat çekti.

    Ziyarette konuşan ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, ABD’de yeni bir dönem başladığını, Başkan Trump’un sanayicinin Amerika’ya gelmesi konusunda tavır ortaya koyduğunu ve himayeci bir politikanın ortaya çıktığını anlattı. Türkiye’nin 2023 hedeflerini hatırlatan Gürgür, “Bu hedeflere ulaşılabilmesi için sanayi ve teknoloji yapısının değiştirilmesi gerekir” dedi.

    Gürgür, yapısal reformların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

    ATO heyetinin Bakan Özlü’yü ziyaretinde ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’a, Meclis Başkanı Nuri Gürgür, Yönetim Kurulu Başkanvekili Mustafa Deryal, Yönetim Kurulu Üyeleri Vecdet Fehmi Şendil, Musa Beşparmak, Kemal Gazioğlu, Ülkü Karakuş, Hakan Tarhan ile Meclis Üyesi Şerafettin Karademir eşlik etti.

  • Türkiye’nin ilk hibrit otomobili Toyota C-HR seri üretimine başladı

    Türkiye’de üretilen ilk hibrit ve crossover araç olan Toyota C-HR, üretim hatlarından çıkmaya başladı. C-HR üretimi ile birlikte Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye fabrikasının ihracat yaptığı ülke sayısı 52’den 97’ye, üretim kapasitesi ise yıllık 150 bin adetten 280 bine çıktı. Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Türkiye’de 2017 yılında 10 bin C-HR satmayı hedeflediklerini söyledi.

    Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, 9 Kasım 2016 tarihinde Sakarya’da bulunan üretim tesislerinde Toyota C-HR’ın seri üretiminin başlaması vesilesiyle bir tören düzenledi. Törene, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye CEO’su Hiroshi Kato, Toyota Motor Corporation İcra Komitesi Üyesi Moritaka Yoshida ve Toyota Motor Avrupa Genel Müdür ve CEO’su Dr. Johann van Zyl katıldı.

    İşe alımlar devam edecek

    Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin 22 yıldan beri devam eden yüksek kaliteli otomobil üretim tecrübesinin ve yüksek mühendislik kabiliyetinin bir göstergesi olan Toyota C-HR projesi 350 milyon Euro’luk yatırımla gerçekleştirildi. Toyota C-HR ile yıllık 150 bin adet olan üretim kapasitesi 280 bin adede çıkarken, İŞKUR programları aracılığıyla 2 bin kişi için ek istihdam olanağı sağlandı. Çalışan sayısının 5 binin üzerine çıktığı fabrikada, önümüzdeki dönemde işe alımların devam edeceği belirtildi.

    Günlük 960 adet üretiliyor

    Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin 22 yılda gerçekleştirdiği toplam yatırım tutarı ise 1.7 milyar Euro’ya ulaştı. Toyota C-HR’ın yanı sıra aynı hatta Corolla ve Verso modellerinin de üretimine devam edecek olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Eylül ayında üç vardiya üretime geçerek, günlük üretimini 960 adede çıkardı.

    Türkiye’den dünyaya ihraç edilecek

    Toyota C-HR’ın, Avrupa pazarından sonra, en büyük ihracat pazarı Amerika Birleşik Devletleri, Kanada gibi Kuzey Amerika ülkeleri olacak. Toyota C-HR, Tayvan, Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin de aralarında olduğu toplam 45 yeni pazara daha Sakarya’dan ihraç edilecek. Üretim bu yıl yüzde 33, 2017 yılında ise yüzde 140 oranında artacak, ihracat oranı ise yüzde 90’a çıkacak. Böylece Toyota Otomotiv Sanayi, Toyota C-HR ile Türkiye’nin otomotiv ihracatına büyük katkı sağlayacak.

    Türkiye’de üretilen ilk hibrit otomobil

    Toyota C-HR, Türkiye’de üretilen ilk hibrit ve ilk crossover olurken, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye ise Yeni Global Platform’da (TNGA) Japonya dışında üretim yapan ilk fabrika oldu. Gövde dayanıklılığını daha da artıran Yeni Global Platform, sağladığı düşük ağırlık merkezi sayesinde daha güvenli ve keyifli sürüş imkanı sunarken, diğer yandan aynı platform üzerinde ortak parçaların kullanılabilmesine olanak vererek verimlilik artışı da hedefliyor.

    87 yerel yan sanayi

    Toyota C-HR’ın barındırdığı Yeni Global Platformun gereksindirdiği yeni teknoloji yatırımları da yan sanayiler tarafından bu süreçte gerçekleştirildi. Buna paralel olarak kaliteli ve istenilen miktarda üretim yapılabilme potansiyeli artırılmış oldu. Toyota C-HR projesi ile birlikte mevcut durumda, ilave 8 firma dahil olmak üzere toplam 87 yerel yan sanayi ile çalışma gerçekleştiriliyor.

    “Sadece Avrupa’da değil, global düzeyde de en iyi fabrikalardan biriyiz”

    Gerçekleşen törende konuşan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdür ve CEO’su Hiroshi Kato, ”Ürettiğimiz araçların yüksek kalitesi sayesinde bu önemli projeye Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye atandı. Bu Toyota’nın fabrikamıza olan bakışının ve güveninin en önemli göstergesidir. Sadece Avrupa’da değil, global düzeyde de en iyi fabrikalardan biriyiz. Çalışmalarımızın bir ödülü olarak, bugünkü tarihi dönüm noktası, bizim için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Toyota C-HR ile şirketimizin Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları arasındaki konumu daha da ileriye taşınacak. Proje için, hükümetimiz ve yerel yöneticilerimizin yatırım ve istihdam ekseninde çok önemli destekleri oldu. Bunun için kendilerine müteşekkir olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu güvene ve desteğe layık olmaya çalışacağız. Bugün bulunduğumuz yere; yetenekli, kalifiye ve işine yürekten bağlı çalışanlarımızla geldik. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrıca yan sanayilerimize de bir ekip ruhu içerisinde yakın işbirlikleri ve katkıları için çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Türkiye’de 2017 yılında 10 bin adet satılması hedefleniyor

    Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “C-HR tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de çok ciddi talepler var. Son 6 ayda formla başvurmuş binlerce müşterimiz var. Aynı durum diğer ülkelerde de yaşanıyor. Genel olarak pazarlarda gelen talep kapasitenin iki katı kadar. Önemli olan ne kadar satabileceğimiz değil ne kadar araç bulunabilecek diye sormak lazım. Biz önümüzdeki yıl için bu kadar çok talebin arasında bir aksilik olmazsa 10 bin civarında adet satmayı planlıyoruz. Daha sonraki yıllarda bu sayılar artabilir. En azından Türkiye için öngördüğümüz adetler bunlar. Talebin gerisinde kalıyoruz” dedi.

    Müşterilerin hibrit talepleri yarı yarıya

    C-HR ile ilgili beklentinin satışların yarısının hibrit versiyon olacağı yönünde olduğunu ifade eden Bozkurt, “Önümüzdeki yıllarda diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi hibritin lehine doğru zamanla artacağı yönünde. Müşteri beklentilerine baktığımızda şuanda talepleri yarı yarıya görüyoruz. Ancak Önümüzdeki yıl için hibrit lehine dönecektir, tüm dünyada böyle oldu” diye konuştu.

    “Trafikte yürüyen daha çevreci araçlar satacağız”

    Bozkurt, “Teşvik olmasaydı bu kadar adedi konvansiyonel motor olarak satardık. Teşvik olduğu için bunun yarısını daha çevreci hibrit satmış olacağız. Önemli etkisi var teşviğin, trafikte yürüyen daha çevreci araçları satmış olacağız” derken, müşteri profili olarak genç çiftlerin ön planda olduğunu söyledi.

  • Kaçak şarap üretimine jandarma darbesi

    İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde evlerinde kaçak şarap üreten ve piyasaya süren 2 şüphelden biri jandarma ekiplerinin operasyonu ile yakalandı. Operasyonda 6 bin 182 litre şarap ve bir adet şarap yapımında kullanılan makine ele geçirildi.

    İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Yukarı Kızılca Mahallesi’nde C.D. ve İ.D. isimli şahısların evlerinde kaçak şarap üretimi yaptıkları ve piyasaya sürdükleri yönünde bilgi aldı. Harekete geçen jandarma ekipleri, dün öğle saatlerinde söz konusu adrese baskın yaptı. Evde yapılan aramada 6 bin 182 litre şarap ve 1 adet şarap yapımında kullanılan makine ele geçirildi. Jandarma ekipleri C.D.’yi evde suç üstü yakalarken İ.D.’nin ise arama işlemlerinin devam ettiği bildirildi. C.D. ise jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.