Etiket: Üretimi

  • Belenco’dan Türkiye’de ilk robot kollu kuvars yüzey üretimi

    Türkiye’nin en büyük kuvars yüzey üreticisi ve ihracatçı markası Belenco, bu yıl İzmir’de 24’üncüsü düzenlenen Marble Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’ndaki standında yeni koleksiyon ve teknolojilerini tanıttı.

    Modern standında yerli ve yabancı konukların büyük ilgisiyle karşılaşan Belenco, Marble Fuarı’nda Türkiye’de ilk defa robot kolla üretilen uzun damarlı doğaltaş görünümlü kuvars yüzey ürünlerini sektörün beğenisine sundu.

    Yönetim Kurulu Başkanı Hande Peker Kuyumcu, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek önemi anlaşılan kuvars yüzeylerde 100’ü aşkın ürün çeşidine sahip olduklarını söyledi. Kuvars yüzeylerin tamamen doğal ve sağlığa zarar vermeyen özellikler taşıdığı bilgisini veren Kuyumcu, bu ürünlerin hijyenik, leke tutmayan ve hem yatay, hem de düşey yüzeylerde kullanıma uygun bir kaplama malzemesi olduğunu dile getirdi.

    Türkiye’de bir ilk

    Kuvars yüzeyleri üretmek üzere, Manisa Organize Sanayi Bölgesinde 19 bin metrekaresi kapalı, 36 bin metrekaresi açık alandaki fabrikalarında hizmet verdiklerini söyleyen Yönetim Kurulu Başkanı Hande Peker Kuyumcu, “Belenco olarak yeni bir yatırıma imza attık. Türkiye’de ilk defa robot kolla uzun damarlı doğaltaş görünümlü kuvars yüzeyler üretiyoruz. Bu ürünümüzü Mayıs ayı itibariyle piyasaya sunacağız. 2018 yılında ikinci üretim hattımızı da devreye aldık. Yıllık 1 milyon 200 bin metrekarelik bir üretim kapasitesine ulaştık. 50 farklı ülkeye ihracat yapıyoruz. Ürünlerimizi ağırlıklı olarak Amerika ve Avrupa ülkelerine satıyoruz. İhracat anlamında kuvars yüzey üreticisi firmalar arasında birinci, Ege Bölgesi’ndeki genel sektörel sırlamada ise ikinci sırada yer alıyoruz. Türkiye’de metrekare üretim anlamında ise pazar lideriyiz” diye konuştu.

    Yüzde yüz yerli bir firma olarak önemli istihdam sağladıklarını ve ülke ekonomisine katkı yaptıklarını da kaydeden Kuyumcu şöyle devam etti: “300’ü aşkın çalışanımızla son teknolojiyi kullanarak üretim yapıyoruz. Ürünlerimizde 15 yıl garanti veriyoruz. Geçtiğimiz yılı yüzde 50 büyümeyle kapattık. Bu yıl da sektördeki büyümemizi sürdüreceğiz. Hedeerimiz büyük; sektörde öncülüğümüzü devam ettirmek, başarımızı pekiştirmek istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda yeni ürün çalışmalarımız süratle devam ediyor. Artan üretim kapasitemiz ve genişleyen modern, inovatif ürün yelpazemiz ile 2018’de ihracatta büyüme planlıyoruz. Bir taraftan mevcut distribütörlerimiz ile olan iş hacmimizi artıracak, diğer taraftan ise yeni ihracat pazarlarında piyasa analizleri yaparak, doğru partnerleri bularak yeni pazarlarda da iş yapmaya başlayacağız. Amerika ve Kanada’nın yanında 2018’de Orta Avrupa, Uzak Doğu ve Avustralya gibi bölgeler ihracat odağımızda olacaklar”

    AR-GE’ye özel önem veriyoruz

    Dünyadaki trendleri takip ederek kendilerine özgü ürünler tasarladıklarını da kaydeden Hande Peker Kuyumcu, Arge’ye özel önem verdiklerini ve sürekli yeni koleksiyonlar geliştirdiklerini de vurguladı. Mutfak tezgahlarında sağlıklı, hijyenik ve gıda temasına uygun ürünlerin kullanılması gerektiğine dikkat çeken Hande Peker Kuyumcu, şunları söyledi: “ Bu anlamda Belenco Kuvars Yüzeyler sıvı emmeyen, gözeneksiz, kompakt yapısıyla leke tutmayan, bünyesinde mikroorganizmaların üremesine izin vermeyen, hijyenik bir yüzeydir. Belenco’nun hijyenik yapısı ve gıda temasına uygunluğu NSF tarafından onaylanarak, üzerinde yiyeceklerin güvenle hazırlanabileceği uluslararası NSF51 sertifikası ile belgelenmiştir. Tüketicilerin yıllarca kullanacakları bu tarz ürünleri satın alırken özellikle sağlığa uygunluğu konusunda bilinçli bir şekilde araştırma yapmaları gerekir”

  • Türkiye’de fidan üretimi 15 yılda 30 kat arttı

    Fidan Üreticileri Alt Birliği (FÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Tanrıver, 2002 yılında 3,5 milyon adet fidan üretilen Türkiye’de son 15 yılda 30 kat bir artış yakalandığını üretimin 2017 yılında 105,5 milyon adete çıktığını söyledi.

    FÜAB Başkanı Tanrıver yaptığı açıklamada, son yıllarda Türkiye’de üretilen fidanların kalitesinin yükselmesiyle birlikte yurt içinden ve yurt dışından gelen taleplerin arttığını açıkladı.

    Fidan üretiminde kalite ve ihracat artıyor

    Fidancılık sektöründe yaşanan gelişmelerin sadece üretim artışıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Tanrıver, fidan üretim standartlarının oluşması, FÜAB’a kayıtlı fidan üreticilerinin piyasanın talep ettiği yeni çeşitlerin üretimine yönelmesi, kaliteli ve sağlıklı fidan üretimi yapılması sonucunda dış ticaretin ihracat lehine geliştiğini ifade etti.

    Meyve bahçelerimiz yerli fidanlarla kuruluyor.

    Ayrıca Tanrıver, Türkiye’nin fidan üretiminde dışa bağımlı olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:

    “ 2010 yılında yok denecek kadar az olan ihracatımız, 2014 yılında 10 milyon dolara 2017 yılında ise 30 milyon dolara yükseldi. Buna karşılık 2010 yılında 8,3 milyon dolara olan ithalat hızla azalarak 2017 yılında 2 milyon dolara düşmüştür. Ülkemiz fidanda dışa bağımlı değil tam tersine ihraç eden ve fidanları yurtdışında ilgi gören bir ülkedir. Ülkemiz AB ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere pek çok ülkeye fidan ihraç eder konuma gelmiştir.”

  • Sanayi üretimi rakamları

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Sanayi Üretim Endeksi ocak ayı verilerini değerlendirdi.

    Konukoğlu, sanayi üretiminin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12 arttığını belirterek, “2017 yılında ekonomide yaşanan güçlü alt yapının etkisi, 2018 yılında da görülüyor. Sanayi üretiminde gözlenen güçlü ivme, 2018 yılı büyüme beklentilerini doğruluyor” dedi. Bu verileri önümüzdeki günlerde yapılacak yeni yatırım adımlarının habercisi olarak tanımlayan Konukoğlu, ülkemizde üretim, ihracat ve istihdamın birbiri ile dengeli bir şekilde artış sağladığını, bu artışın, ekonomiyi olumlu yönde etkileyerek reel sektörün emin adımlarla yoluna devam edeceğinin göstergesi olduğuna vurgu yaptı. Konukoğlu, sanayi üretiminin bir ülkenin kalkınmasının ve büyümesinin en önemli göstergesi olduğuna dikkat çekerek, “Sanayi, diğer tüm sektörlerin büyümesini tetiklemekte olup aynı zamanda ekonominin sağlıklı ve dengeli gelişmesinin lokomotifidir. Sanayileşmenin yıldız kenti Gaziantep ve ülkemizde üretim, ihracat ve istihdama katkı sağlayan sanayici ve iş adamlarına teşekkür ederim” diye konuştu.

  • KGTÜ: “Şeker pancarı ve pancar şekeri üretimi artırılmalı”

    Türkiye’nin ilk ve tek ihtisas üniversitesi olan Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi (KGTÜ), şeker fabrikalarının özelleştirilmesi kararıyla gündeme gelen pancar şekeri ve nişasta bazlı şekerle ilgili bir rapor hazırladı.

    Bilimsel verilere dayandırılarak oluşturulan raporda, “Ülkemizde nişasta bazlı şeker tüketiminin azaltılması gereğinin, vatandaşlarımızın sağlığının korunması adına stratejik önemde olduğu ortaya çıkmaktadır” denildi.

    “Kamuoyu çalışma raporları ile bilgilendirilecek”

    Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi kararının ardından gündeme gelen pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker kullanımına ilişkin Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi tarafından hazırlanan bilgilendirme raporunu, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mikdat Çakır açıkladı. Tartışmaların sağlıklı bir zeminde yapılmasını sağlamak için farklı alanlardaki uzmanlar ile tarım ve gıda konusunda kamuoyunu aydınlatıcı çalışma raporları hazırladıklarını belirten Çakır, “Güncelliğinden dolayı ilk bilgilendirme raporu, pancar şekeri ve nişasta bazlı şekere yönelik hazırlandı. Böylece “Türkiye Şeker Politikası” hakkında kamuoyunda yapılan tartışmalara sağlıklı bilgi dokümanı sağlanmış olunacak. Üniversitemiz bilim heyeti bundan böyle bu tür çalışma raporları ile kamuoyu ve ilgilileri daha sık bilgilendirecektir” dedi.

    “ABD’de mısırdan elde edilen fruktoz şurubu tüketimi azaldı”

    Mısırdan elde edilen şeker konusu gündeme gelince bu ürünü en çok üreten ve tüketen ülke olan ABD’deki uygulamaların dikkat çektiğini ifade eden Dr. Mikdat Çakır, “ABD Tarım Bakanlığı ve Kongre Raporlarına göre, ABD gıda sanayii şeker tüketimi geleneksel olarak mısırdan elde edilen nişasta bazlı şeker ağırlıklı ve öncelikli bir seyir izlerken, son yıllarda sağlık riskleri nedeniyle bu şeker türünün üretiminin gerilediği belirtilmiştir. ABD Tarım Bakanlığı kamuoyuna açıkladığı raporda; 2000-2016 yılları arasında toplam şeker üretimi içinde pancar şekeri üretiminin yüzde 24 arttığı, mısırdan elde edilen fruktoz şurubu tüketiminin ise yüzde 35 azaldığını belirtmiştir. Yine aynı rapor bu azalışın ’sağlık kaygısı’ nedeniyle olduğunu vurgulamıştır” diye konuştu.

    “Vatandaşlarımızın sağlığının korunması adına önemli”

    Dr. Mikdat Çakır açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “ABD Tarım Bakanlığı, gelecek 10 yıllık planlamalarında; ABD’de mısır nişasta bazlı şeker tüketiminin azalmaya devam edeceği ve şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen şeker tüketiminin yüzde 21 oranında artacağı raporlanmıştır. ABD’de nişasta bazlı şeker tüketiminde yaşanan gelişmeler değerlendirildiğinde; ülkemizde de nişasta bazlı şeker tüketiminin azaltılması gereğinin vatandaşlarımızın sağlığının korunması adına stratejik önemde olduğu ortaya çıkmaktadır. Sağlıkla ilgili bir diğer sorun da, son derece zehirli bir kimyasal olan civanın nişasta bazlı fruktoz şurubu ürünlerinde tespit edildiği meselesidir. ABD Tarım ve Ticaret Politikaları Enstitüsü’nün 2009 yılı raporuna göre civanın nişasta bazlı şeker içeren gıdalarda tespit edilmesidir. Bunun nişasta bazlı şeker üretiminde kullanılan kostik soda üretiminde civa kullanılmasından kaynaklandığı, bundan dolayı mısırdan elde edilen fruktoz şurubunun sağlığı tehdit ettiği vurgulanmıştır. Üniversitemiz bilim heyeti tarafından hazırlanan raporlar, üniversitemiz web sitesinde yayınlanmaktadır.”

  • Yerli patates tohumu üretimi başlıyor

    Türkiye’de ilk defa Niğde Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan ıslah çalışmaları neticesinde geliştirilen yerli ve milli patates tohumluklarının ihale yoluyla satışı gerçekleştirildi.

    Patates Araştırma Enstitüsünün 2005 yılından beri yürüttüğü AR-GE çalışmaları sonucunda şu ana dek 8 adet milli patates çeşidi tescil edildi. Tescil edilen 8 adet yerli patates çeşidinden ilk etapta 4 tanesinin enstitüde yapılan ihalede “Tohumluk Üretim ve Pazarlama Hakkı” satışa çıkartıldı. İhaleyi kazanan firma, Nahita adlı çeşitten yılda en az 480 bin 200 kg tohumluk üretimini gerçekleştirecek. Eğer çeşide talep fazla olursa daha fazla üretim yapılması mümkün olacak.

    Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Patates Araştırma Enstitü Müdürü Uğur Pırlak; “Ülkemizde ticarete konu olmuş ve üretim programlarına giren tescilli çeşitlerimiz bulunmamaktaydı. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak Patates Araştırma Enstitü Müdürlüğümüzde yürütülen ıslah projeleri ile birlikte şu an 8 adet yerli patates çeşidimiz tescil edilmiştir. Islah çalışmalarımız Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın destekleriyle son hızıyla sürdürülmektedir. Ayrıca her yıl en az iki yerli çeşit tescile sunulacak şekilde patates ıslah çalışmaları değişik projeler ile devam ettirilmektedir. Türkiye’de bir ilk olarak tescil edilen 8 adet yerli patates çeşidimizden ilk etapta 4 tanesini “Tohumluk Üretim ve Pazarlama Hakkı” ihale yoluyla satışa çıkarttık. Enstitümüzde yapılan bu ihale sonucunda; Niğde İlimizin antik çağlardaki ismi de olan Nahita adlı patates çeşidimiz, Türkiye’nin en büyük tohumculuk firmalarından biri olan Ar Tarım adlı şirket tarafından alınmıştır. Nahita çeşidi erkenci ve yemeklik bir çeşit olup, gerek görünüşü gerekse kalitesiyle piyasada çok rağbet göreceğine inanıyoruz “ dedi.

    Türkiye her alanda olduğu gibi tarımda da millileşme adımlarını sürdürüyor. Son olarak Niğde Patates Araştırma Enstitüsü 8 adet yerli tohum üretmeyi başarmıştı. Üretilen tohumlara da yerli isimler verildi. Yerli çeşitlerin üretilmesi ile patates tohumu konusunda ithalatın en aza indirilmesi hedefleniyor. Üretim Türkiye de yapılacağı için, tohumlar çiftçiye daha kısa zamanda ulaşacak. Yerli ve milli patates tohumları talebe göre yurt dışına da ihraç edilecek. Bu sayede milli ekonomiye de büyük katkı sağlanacak.