Etiket: Üretilmeli”

  • Enerji verimliliği için A sınıfı binalar üretilmeli uyarısı

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi üyelerine yönelik eğitimler devam ediyor.

    TMMOB Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi ve Türk Tesisat Mühendisleri Derneği ortaklığında oda toplantı salonunda gerçekleşen seminerde Makina Mühendisi İbrahim Çakmanus ‘Binalar ve Enerji Verimliliği’ konusunda bilgi verdi. Çakmanus bina kabuğunda iyileştirilmeye gidilmesi durumunda ısıtma, soğutma ve enerji tüketiminde yüzde 50 oranında verim sağlanacağını söyledi. Ülke olarak A sınıfı binalar üretmek zorunda olduğumuzu aktaran Çakmanus, “TSE 825 ısı yalıtım yönetmeliğine göre Türkiye’de C sınıfı binalar genel olarak yaygın. Maliyeti düşük ama enerji tüketimi fazla. Bunun B’ye A’ya doğru götürürsek enerji tasarrufu sağlamış oluruz” dedi.

    Yurt dışından örnekler veren Çakmanus, Almanya’ya göre binalardaki enerji tüketiminin yüksek olduğunu söyledi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Akaryakıt zamlarına mutlak çözüm üretilmeli”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Akaryakıt zamlarına mutlak çözüm üretilmeli” dedi.

    Tesk Genel Başkanı Palandöken benzine yapılan zamlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Benzine 27 Mart’ta yapılan 12 kuruşluk zammın ardından motorine yapılan 17 kuruşluk yeni zammın dolar kurunun yükselişinden kaynaklandığın ve dolar kurunun her yükselişinin vatandaşın kabusu olduğuna işaret eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Benzin ve motorin zamlarına mutlak çözüm üretilmeli. Benzinden sonra motorine 17 kuruş zam yapılması ekonomiyi son derece olumsuz etkileyecektir. Bizim önerimiz akaryakıttaki fiyat artışlarının vergi indirimleriyle kontrol altına alınması ve milli paranın da mutlaka korunması yönünde olmalıdır. Milli paramıza değer kazandırmalıyız” ifadelerini kullandı.

    “Bu zamlar ekonominin tüm dengelerini bozar”

    Benzin ve motorine yapılan son zamların ekonominin tüm dengelerini bozacağını belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, “Petrol ihracatçısı bir ülke değiliz. Uluslararası petrol fiyatlarını kontrol etme şansımız yok. Diğer taraftan sürekli artan dolar kuru tüm dünyada değer kazanıyor. Geriye kontrol edilebilen tek enstrüman olarak vergiler kalıyor. Petrol fiyatları vergi indirimleri ile kontrol edilmezse fiyat artışlarının ekonomiye etkisi, vergi indirimiyle doğacak vergi kaybından daha büyük olacaktır” diye konuştu.

    “Enflasyondaki artış iyi analiz edilmeli”

    Geçtiğimiz bir yıl içinde enflasyondaki artışın nedenlerinin iyi analiz edilmesi gerektiğinin altını çizen Bendevi Palandöken, “TÜFE’deki artışın en büyük nedeni döviz kuru ile petrol fiyatlarındaki artıştır. Petrole bağlı olarak en büyük artış ise genellikle ulaştırma hizmetlerinde görülüyor. Enflasyonu kontrol altına almanın yolu, akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almaktan geçiyor. Bunun için de yüksek artışın olduğu dönemlerde vergi indirimleri yapılırsa enflasyonda kayda değer bir artış olmayacaktır. Bu da halkın tüketiminin artmasına ve dolayısıyla ekonominin canlanmasına neden olacaktır. Sonuçta almaktan vazgeçilen vergiden daha fazlası gelir olarak devletin kasasına girecektir. Artışların böyle devam etmesi halinde enflasyonun önü alınamaz. Bunun için petrol fiyatları mutlaka vergi indirimi ile kontrol altına alınmalı. Çünkü petrol fiyatlarına gelen zam A’dan Z’ye her şeyi olumsuz etkilemektedir” şeklinde konuştu.

  • Başkan Niyazi Tezcan: Yerli otomobil Kütahya’da üretilmeli

    Kütahya’nın Dumlupınar İlçesi Belediye Başkanı Niyazi Tezcan, yerli otomobilin Kütahya’da üretilmesi gerektiğini söyledi.

    Başkan Niyazi Tezcan, yaptığı açıklamada, Kütahya’nın büyükşehirlere eşit mesafe uzaklıkta olduğunu belirterek, ’’Kuruluşun, kurtuluşun toprakları Kütahya yerli otomobil için en uygun şehirdir. Altıntaş ilçemize ağır sanayiye yönelik kurulan Zafer OSB yerli otomobil fabrikasının kurulması için uygun bir bölge. Aynı zamanda burası Zafer Havalimanı’nın yanında bir yer. Kütahya konum olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’in tam ortasında bir şehir” dedi

    Kütahya’nın hem İstanbul-Antalya koridoru üzerinde yer aldığına hem de doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan yolda yer aldığına işaret eden Tezcan, ’’Ankara-İzmir otoyolunun da Zafer Organize Sanayi Bölgesi’nden geçecek. Kütahya tüm bireyleriyle el ele verip bu çok önemli yatırımı almalıdır. Dumlupınar Belediyesi olarak biz üzerimize düşen her göreve hazırız’’ diye konuştu.(YD-EFE)

  • Ayça Katlav: “Rekabet İçin Bilgi Üretilmeli”

    Uluslararası İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Federasyonu Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Kulübü Başkanı Mimar Ayça Katlav, “Küresel piyasalarda rekabet edebilmek için bilgi üretilmeli, Ar-Ge yatırımları yapılmalı, sektörde çalışacak elemanlar yetiştirilmeli ve piyasalara yeni ürünler sürülmeli” dedi.

    AGRİ – VIP 2.Cukurova Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen “Tarımda Kadın, İnovasyon ve Bilişim” panelinin açılış konuşmasını yapan Katlav, “Tarım ve gıda sektörünü gelecekte birçok problemler bekliyor. Bunların başında küresel ısınma, tarım topraklarının yok olması, tarım da inavasyonu zorunlu kılıyor. Küresel piyasalarda rekabet edebilmek için piyasalara yeni ürünler sürmek lazım. Bunun içinde bilgi üretmek AR-GE yatırımları yapmak, patent almak ve sektörde çalışacak elemanlar yetiştirmek şart. Bundan dolayı kadınların önündeki engelleri kaldırarak inovasyon kültürüne sahip olan kadınların bilgi ekonomisi içinde yer alması ve ekonomik ve toplumsal faydaya dönüşecek, daha güçlü bir Türkiye ekonomisi olacaktır. Yine ülkemizde kadınların internet ve bilgisayar konusunda erkeklerin çok gerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’nin bilgi ekonomisini yakalaması için bir taraftan sanayileşmesini tamamlanaması diğer yandan da teknolojik yapısını değiştirerek, emek yoğun teknolojiyi bırakıp, hızla ileri teknolojiye geçmesi gerekir. Türkiye’nin bunu başarabilmesi için AR-GE’ye milli gelirden enaz yüzde 3 oranında pay ayırması, eğitimini bilgi ekonomisine göre düzenlemesi, inovatif ürünlerin piyasaya girebilmesi için sürekli eğitim sayesinde özellikle nüfusun yarısını oluşturan biz kadınların istihdam edilmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

    “TARIMDA YENİLİKÇİ BAKIŞ HAYATA ZOR GEÇİYOR”

    BPW Türkiye Başkanı İpek İşbitiren ise toplumsal cinsiyet eşitliği, kadının karar mekanizmalarında ve iş hayatında nitelik ve nicelik olarak arttırılmasını hedefleyen bir grup olduklarını ifade ederek, “Kadının değerinin arttırılması ve sürdürülebilir kalkınma için her sektörde kadın ve erkek birlikte hareket etmelidir. Ataerkil ortamlarda görülüyor ki tarım da bunlardan biri, yenilikçi bakış açısını hayata gecirmekte zorluk yaşanıyor. Bunun aşılması için aynı ABD’de, Hollanda’da ve Almanya’da olduğu gibi kadın tarımda sadece işçi olarak değil, yönetici olarak da kullanılacak ki fark yaratılsın” dedi.

    “KADINLAR DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMALIDIR”

    Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek de, kadınların hayatın her alanında var olduğunu vurgulayarak, “Kadın ev’de, işyerinde, tarla’da var. Kadınların sesi evde, eylemde çok çıkıyor ama iş yaşamındaki kadınların sesi ne yazık ki yüksek çıkmıyor. Kadınlar daha fazla söz sahibi olmalıdır. Bu tür organizasyonlarla bu iş aşılır. Bir işe başlarken akademik bir altyapı olmazsa, bilgi olmazsa başarının da mümkün olabileceğini sanmıyorum. İcaraatin, faaliyetin temelinde bilgi gelmektedir” diye konuştu.

    “KADINLARIMIZ EKONOMİDE ZAYIF NOKTADA”

    Adana Vali Yardımcısı Azmi Yeşil ise konuşmasında Türkiye’de toplam kadın çalışan sayısının iş gücü olarak 7 milyon 922 bin olduğunu söyledi.

    Bu sayının 2 milyon 630 bininin tarım sektöründe çalıştığını kaydeden Yeşil, “İş gücüne katkısı yüzde 35. Yani tarım sektöründe çalışan kadınlar Türkiye’deki iş gücünün 33.2’sini temsil etmektedir. Tarım sektöründe çalışan kadınların 50.5’i lise ve lise altı mezunları olup, eğitim yönünden yetersizdir. Bunların yüzde 51’ini boşanmış kadınlar temsil ediyor. OECD ülkeleri açısından baktığınız zaman gelişmiş ülkeler açısından Avrupa nüfusunda kadınların iş gücüne katkısı yüzde 62’dir. Maalesef bizim ülkemizde bunun yarısıdır. Kadınlarımızın ekonomide ne kadar zayıf noktada olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Çukurova Üniversitesi İİBS İktisat Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Erhan İşcan, Maden Mühendisi-İş adamı Cihan Aydın ve İş Kadını-Üretici-Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Muhlise Tülin Erdemışık’ın konuşmacı olarak katıldığı panele geçildi.

  • Bakan Işık: “Katma Değeri Yüksek Ürünler Üretilmeli”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, önümüzdeki hafta yeni bir Ar-Ge reform paketini komisyona sunacaklarını belirterek, “Niteliği artırma yönünde daha fazla gayret göstereceğiz. Türkiye’deki insanlar oldukça yetenekli ancak eksiğimiz takım oyununu iyi oynayamıyoruz. Takım oyununu iyi oynadığımız takdirde Türkiye’yi tutabilene aşk olsun” dedi.

    Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi (DEPARK) Çok Amaçlı Teknopark’ın Buca Tınaztepe’deki ikinci binası Beta, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Fikri Işık, DEPARK binasının sıradan bir bina olmadığını belirterek, İzmir’de açılan birçok binadan içinde yapılan işler bakımından değer anlamında farkı bulunduğunu söyledi.

    “KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜN ÜRETİLMELİ”

    Dünyanın artık Ar-Ge ve inovasyon etrafında döndüğünü dile getiren Bakan Işık, şöyle konuştu:

    “Türkiye 13 yılda önemli başarılar elde etti. Türkiye’nin yeni başarı hikayelerine ihtiyacı var. Bu atılım ve sıçramanın yapılabilmesi için tek ön şart; Ar-Ge ve inovasyon. Artık Türkiye güçlü olduğu alanlarda katma değeri yüksek ürün üretmek durumunda diğer yandan da yeni teknoloji alanlarında ‘bende varım’ demek zorunda. Dünyada teknolojiyi satın alan, ithal eden değil üreten ülke olmak zorunda. Bu hepimizin ortak görüşüdür. Ama bu yol meşakkatli bir yol sabır istiyor. İşte bu yola çıkan insanları yalnız bırakmamayı ve desteklemeyi hükümet olarak en önemli görev olarak görüyoruz.”

    AR-GE REFORM PAKETİ

    AK Parti hükümeti olarak teknoloji alanında da bir çok hizmet yaptıklarını anlatan Işık, sözlerine şöyle devam etti: “2002 yılında 2 teknopark vardı bugün 48 tane. Toplam 35 bin kişi çalışıyor. İki milyar dolar üzerinde ihracatımız var. Ama yetmiyor daha iyisini yapmak zorundayız. Önümüzdeki hafta bir Ar-Ge reform paketini hazırlıyoruz. Teknoloji geliştirme bölgelerini ihtisas noktasına getireceğiz. Bilişim Vadisini hayata geçiriyoruz, inşaatı devam ediyor. Artık endüstri dört sıfıra koşuyor. Artık makinelerin birbiriyle konuştuğu çağa giriyoruz. Artık fabrikada bir operatörün çalıştığı diğer işlerin kendiliğinden olduğu bir yöne gidiyoruz. İşte böyle bir çağda Türkiye teknolojiyi üreten bir ülke mi olacak yoksa teknolojiyi satın alan bir ülke mi olacak?”

    “TAKIM OYUNUNU İYİ OYNAYAMIYORUZ”

    Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin gelişmesi için hükümet olarak önemli icraatlarda bulunduklarını vurgulayan Işık, şunları söyledi:

    “Şu an Türkiye’de Ar-Ge ve inovasyon ekosistemin gelişmesi için hükümet olarak icraata dönüştürüyoruz. Niteliği artırma yönünde daha fazla gayret göstereceğiz. Türkiye’deki insanlar oldukça yaratıcı. Ancak eksiğimiz takım oyununu iyi oynayamıyoruz. Takım oyununu iyi oynadığımız takdirde Türkiye’yi tutabilene aşk olsun.”

    15 BİN METREKARELİK ALANDA HİZMET

    Üniversitenin teknoloji geliştirme bölgesi olan DEPARK, bugüne dek Nar kompleksi, Zeytin ve Alfa binalarında 100 firmanın Ar-Ge projelerine ev sahipliği yaptı. DEPARK, Beta binasının açılışıyla ulaşacağı 15 bin metrekarelik alanda hizmetlerine devam edecek. Teknoparkta girişimcilere ücretsiz bilgi desteği sağlanacak. Burada çalışma yapacak işletmeler vergi avantajından yararlanacak. Düşük kira ücreti uygulanacak. Bu işletmeler Ar-Ge kümelendirmelerin de yer alma fırsatı bulacak ve Ar-Ge işbirliklerini artıracak.