Etiket: Üretiliyor

  • Dünyada sadece Of’ta üretiliyor

    Dünyada ilk kez Trabzon’un Of ilçesinde üretilen ve çay bahçelerine girilerek tek tek elle toplanan 2,5 yapraklı organik yeşil çayda kapasiteyi arttırmak için harekete geçildi. Fransa’da yılın inovasyon ödülünü alan 2,5 yapraklı organik yeşil çay bu yıl 60 bin adet üretildi.

    Özel sektöre ait bir çay firması tarafından üretilen 2,5 yapraklı organik yeşil çay için gelen yoğun taleplere karşılık verilemiyor. 2016 yılında ilk defa deneme üretimine başlanan ve geçtiğimiz yıl Fransa’ya ihraç edilen 2,5 yapraklı organik yeşil çay yurt dışındaki fuarlarda yoğun ilgi gördü. Fransa’da yılın inovasyon ödülünü alan organik yeşil çay, Trabzon’da Arap turistlerinde ilgi odağı oldu. Geçen yıl 20 bin adet üretilen, bu yıl ise kapasitenin arttırılmasıyla 60 bin adete kadar çıkarılan 2,5 yapraklı organik yeşil çay için 2019 yılındaki hedef 100 bin adet olarak belirlendi. Bahçeden tek tek elle toplanarak belli bir prosedürden sonra paketlenen 2,5 yapraklı organik yeşil çay için ’Dünya İnovasyon Ödülü’ne müracaat yapılacak.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Özçay Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Genel Müdürü ve Of Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdal Saral, Fransa’ya ihraç edilen 20 bin adet 2,5 yapraklı organik yeşil çayın ardından yoğun bir şekilde talep geldiğini belirterek firma olarak dünya inovasyon ödülü için Ağustos ayı içerisinde müracaatımızı yapacaklarını söyledi.

    2,5 yapraklı organik yeşil çayın dünyada ilk kez Trabzon’un Of ilçesinde üretildiğini dile getiren Saral, “Fransa’da bitkisel çay üretimi yaparak satan bir firma var. Onlar bize ilk geldiklerinde organik ürün yaptığımızı bildikleri için organik yeşil çay yapabilme şansımız var mı dediler. Bizde bu konuda kendilerine yardımcı olabileceğimizi söyledik. Onunla ilgili araştırma yaptık. Daha önce kendilerinin yapmış olduğu farklı bitkilerden aldığımız örnekleri yeşil çay üzerinde denemeye karar verdik. Organik çay ürün bahçelerimiz olduğu için bu işin üstesinden rahatlıkla gelebileceğimizi gördük. Ürünleri toplanarak belli bir prosedürden geçirerek 2,5 yaprak organik çay üretmeye başladık. Geçen sene ilk defa Fransa’daki firmaya yaklaşık 20 bin adet 2,5 organik çay ihraç ettik. O kadar çok talep olmaya başladı ki bu sene ihracata fırsat vermeden kendi bünyemizde Türkiye içerisinde ürettiğimiz bütün 2,5 yaprak organik çayı satar pozisyona geldik. Bize göre geleceği çok açık. Çünkü bunun en bariz örneklerinden bir tanesi Fransa’ya gönderdiğimiz organik çay orada yılın inovasyon ödülünü aldı. Biz firma olarak dünya inovasyon ödülü için bu ay içerisinde müracaatımızı yapacağız. Dünyada da bir ödül almak için çaba sarf ediyoruz. Bizim ürettiğimiz 2,5 yapraklı organik yeşil çay dünyada hiçbir yerde üretilmemiş. İlk defa biz ürettik. Tek tek topladığımız organik çayları belli bir prosedürden geçirerek bir araya getiriyoruz” dedi.

    “Turist olarak fabrikamıza gelenlere bile yetiştiremiyoruz”

    2,5 yapraklı organik yeşil çaya özellikle Arap turistlerin talebi olduğunu kaydeden Saral, “Fabrikaya her sene 50 bine yakın Arap turist geliyor. Uzungöl yolu üzerinde olduğumuz için hem fabrikayı ziyaret ediyorlar hemde üretimi görüyorlar. Bu çayın bu sene yurt dışına satılamamasının nedeni üretim çok yüksek miktarlarda olmadığı için. Şuanda yerli ve yabancı turist olarak fabrikamıza gelenlere bile yetiştiremiyoruz. Bu konuda kapasiteyi arttırmayı hedefliyoruz. Ürettiğimiz ilk yıl 20 bin adet civarında bu sene ise 60 bin adete çıkıyoruz. Önümüzdeki sene bunu 100 bine çıkartacağız. Talep oldukça üretimi arttırmak hedef amacımız. Hepsi tek tek elle birlikte 2,5 olarak toplanıyor. Küçük sepetlerle toplanarak hemen imalat aşamasına geçiliyor. İmalat aşamasından sonra bazı işlemlerden geçerek paketleniyor” şeklinde konuştu.

    “Fransa önümüzdeki sene için bağlantı yapmak istiyor”

    Amerika’daki fuarda 2,5 yapraklı organik yeşil çayın ilgi gördüğünü vurgulayan Saral, “Ürünü sattığımız Fransa’daki firma bu ürünü Amerika’da fuara götürdü. Orada çok ilgi gördü. Çünkü dünyada bunun başka bir örneği yok. Bu sene kendisine ürün veremediğimizi söyleyince önümüzdeki seneyle ilgili bir bağlantı yapmayı istediklerini söylediler. Fransa’daki firmaya fuardan çok dönüş olmuş, inşallah bizde kapasitemizi artırarak hem yurtiçine hemde yurtdışı ihracatına ürün yetiştirmeye çalışacağız. Ürünün en önemli birinci özelliği organik olması. İkinci özelliği için yeşil olması. Fermantasyona bu ürünü vermeden bu işi hallettiğiniz işin çayın içinde bütün değerleri alabilme şansına sahip oluyorsunuz. Dolayısıyla insan sağlığı için çok faydalı bir içecek” ifadelerini kullandı.

  • Kadim Türk müziği enstrümanı “dombıra” Ankara’da üretiliyor

    Geleneksel Türk müziğinin kadim çalgılarından olan ve bağlamanın atası olarak tanımlanan dombıra, Ankara’da bir grup müziksever tarafından üretime alındı.

    Türk dünyasının milli çalgılarından biri olan ve özellikle Nogay Türklerinin müzik kültüründe önemli bir yer tutan dombıra çalgısı Ankara’da ilk defa deneme amaçlı üretilmeye başlandı. Türkiye’de pek tanınmasa da Türklerin milli çalgılarından biri olan dombıra, Orta Asya’da ve Kafkaslar’da binlerce yıldan beri çalınmakta. Özellikle Nogay Türklerinin kültüründe önemli bir yer tutan bu müzik aleti, kendisi de Nogay olan Arslanbek Sultanbekov tarafından Türkiye’de tanıtıldı ve sevdirildi.

    Dombıra imalatıyla da ilgilenen Dağıstan Cumhuriyeti Nogay Rayonu halk sanatçısı Alibiy Romanov, Ankara’da Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Muharrem Yılmaz ile birlikte Dombıra imalatı yaptı. Nogay halk yırlarını ve destanlarını seslendiren Alibiy Romanov, Rusya Federasyonu’nda yaşayan Nogay Türkleri arasında oldukça da popüler bir isim.

    Türk kültüründe önemli bir yer tutan bu enstrümanın unutulmaya yüz tutmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Romanov, Türklerin ortak müzik aleti olan dombıranın Türkiye’de yaygınlaşması için Ankara’daki Nogay Derneği’ne üretim konusunda fikrini söylediğini, olumlu cevap alınca da hemen çalışmalara başladıklarını söyledi.

    “Dombıra üretimini Türk insanına öğretmemiz gerekiyor”

    Başlattıkları üretimin devamının sağlanmasa için birilerine bu işi öğretmek gerektiğine dikkat çeken Romanov, dombıra yapmanın çok zor olduğunu ve ustalık gerektirdiğini söyledi. İmalat konusunda Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Muharrem Yılmaz’ı seçmesinin bir nedeninin de Muharrem Yılmaz’ın mobilya ve dekorasyon öğretmeni olması ve aynı zamanda bu işe yetenekli olması olduğunu belirten Romanov, Türkiye’de artık dombıranın üretilebilecek olmasından büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.

    Nogay Türkleri Derneği imalatını yapmaya başladı

    Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Muharrem Yılmaz, Alibiy Romanov gibi büyük bir ustadan dombıra imalatının inceliklerini öğrenmenin Türkiye’de yaşayan Nogay Türkleri için güzel bir başlangıç olduğunu söyledi. Dombıra imalatının artmasının geleneksel Türk müziğine olan ilginin de artmasına vesile olacağını söyleyen Yılmaz, bu müzik aletinin Türkiye’de Nogay ve Kazak Türkleri tarafından kullanıldığını ve Rusya’dan veya Kazakistan’dan Türkiye’ye getirildiğini söyleyerek, dombıra müzik aletinin iki telli olduğunu ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılan saz ve bağlamanın atası olduğuna dikkat çekti.

    “Türk müzik endüstrisi yüzünü yeniden Türk kültürüne çevirmeli”

    Nogay Türkleri Dergisi Haber Sorumlusu Hakan Benli, genellikle hediyelik eşya olarak getirilen dombıranın bundan sonra üretiminin artması ile Türk müzik piyasasında da yer almaya başlayacağını umut ettiklerini söyledi. Türkiye’de geleneksel Türk müzik akımının, Anadolu Rock’ın bugün efsaneleşmiş isimleri olan Cem Karaca, Barış Manço, Moğollar, Erkin Koray, Üç Hürel gibi isim ve gruplardan sonra yüzünü tamamen Batı’ya ve Arap müziğine dönerek Türk esintilerinden uzaklaştığını söyledi. Benli, “Bugün radyo ve televizyon kanallarında çoğunlukla popüler Batı ve Amerikan tarzı müziklerin dinletildiği bir dönemde, özellikle Kazakistan’da geleneksel Türk ve Kazak müziklerinin ve müzik aletlerinin kullanıldığı yeni bir akımın yükselişte olduğu gözlemlenmekte. Bu akımın ülkemizde de rağbet görmesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Orman atıklarından enerji üretiliyor

    Çorum’da Orman İşletme Müdürlüğü tarafından orman bakım çalışmalarında elde edilen kuru dallar elektrik enerjisi üretiminde kullanılıyor.

    Çorum Valiliği tarafından yapılan açıklama da, Orman İşletme Müdürlükleri’nce üretilen orman atıklarının özel sektör tarafından geliştirilen makine ile öğütülerek talaş haline getirilip, bu talaş malzemenin yanmasıyla yüksek enerji elde edildiği, bu enerjinin ısı ve ışık enerjisi olarak da kullanılabildiği açıklandı.

    Geçtiğimiz ay Kargı Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ile 7 bin 650 ton üretim artığı dal satışı yapıldığının belirtildiği açıklamada, yerinde öğütülen bu talaş malzemenin Mecitözü İlçesinde elektrik üretimi yapan firmaya satıldığı kaydedildi.

  • Aktuzla’da günde 120 ton tuz üretiliyor

    Muş’un Bulanık ilçesine 45 kilometre mesafede bulunan Aktuzla köyündeki tesiste üretilen günlük 120 ton tuz, bölge ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

    Türkiye’nin en büyük doğal kaynak tuz üretimi tesisleri arasında bulunan Aktuzla Tuz Üretim Tesisi’nde günlük yaklaşık 120 ton tuz üretiliyor. Doğal tuz üretiminin yapıldığı Aktuzla Tuz Üretim Tesisi, dünyanın doğal kaynak suyundan elde edilen tuz tesisleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bölge ekonomisinde önemli bir yeri olan tesiste çevre köylerden yaklaşık 80 işçi istihdam ediliyor. Tesiste çalışan işçiler sabahın erken saatlerinde havuzlarda oluşan tuzu fırçalarla toplayarak istifliyorlar. Günlük yaklaşık 120 ton tuz ürettiklerini söyleyen İşletme Sahibi Mehmet Şahin Yeler, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne tuz verdiklerini belirtti. Havaların iyi gitmesi halinde bu sene hedefledikleri üretime ulaşacaklarını vurgulayan Yeler, “Bizim mevcut 24 tane kaynağımız var. Yaklaşık olarak dakikada 330 litre su debimiz var. Kaynaklardan çıkar çıkmaz 21 bome derecesindedir. Kaynaklardan gelen suyu toplama havuzlarında topluyoruz. Ondan sonra dinlendirme havuzlarına alıyoruz. 24 bome derecesine geldikten sonra kristalize havuzlara borular vasıtasıyla taşıyoruz. Tesisimizde yaklaşık seksen kişi istihdam ediyoruz. Günlük üretimimiz 120 tonun üzerindedir. Çıkarmış olduğumuz bu ürünü Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya satıyoruz. Sanayi tuzu olarak satıyoruz. Çok kaliteli bir tuzdur. Yapmış olduğumuz çeşitli analizler vardır. Yüzde 98’i sodyum klordur, yüzde 2’si magnezyumdur. Ful bir tuzdur. Dünyada benzer örneği yoktur. Ben analizlerini Almanya’da yaptırdım çok sağlıklı bir tuzdur. Yaklaşık 200 tane havuzumuz vardır. Bunları dörde böldük. Her bir havuzda 800 ile 900 kilogram tuz üretim kapasitemiz vardır” şeklinde konuştu.

    Tesiste çalışan işçiler ise, böyle bir tesisin varlığı nedeniyle kendi memleketlerinde çalışarak geçimlerini sağladıklarını ve burada iş bulmaktan memnun olduklarını dile getirdiler.

  • Çöpten 10 bin haneye elektrik üretiliyor

    Biyogazdan Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi 2012 yılı Mayıs ayından itibaren Afyonkarahisar’da biyogazdan elektrik üretirken, evsel atık üzerine çalışan Türkiye’deki tek tesis olan üretim tesisinde 10 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılanıyor.

    Afyonkarahisar Vali Mustafa Tutulmaz, 9 Aralık 2005 tarihinde kurulan ve Afyonkarahisar Merkez Belediyesi dâhil olmak üzere 53 belediye ile Afyonkarahisar İl Özel İdaresinin de üye olduğu Çevre Hizmetleri Birliği Katı Atık Düzenli Depolama ve Bertaraf Tesisini ziyaret etti. Sorumluluk sahası içerisinde dünya standartlarında yaşanabilir ve sürdürülebilir bir çevre oluşturmayı amaçlayan tesis, üyeleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile dayanışma içerisinde yürüttüğü çalışmalarla vatandaşlarımıza sorunsuz ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak için faaliyet gösteriyor. 5 Haziran Dünya Çevre Gününün içinde bulunduğu hafta dolayısıyla ziyaretler gerçekleştiren Vali Tutulmaz tesisin çeşitli bölümlerinde incelemelerde bulundu. Vali Tutulmaz öncelikle Katı Atık Ön İşlem ve Kompost Tesisi hakkında bilgiler aldı.

    “Tesis tüm illere örnek bir tesis”

    Tesis hakkında slayt sunumu eşliğinde bilgiler veren Çevre Hizmetleri Birliği Müdürü Ercan Özcan: “ZEKÂ tarafından desteklenen “Sürdürülebilir Bir Çevre için Geleceğimizi Planlıyoruz” projesi kapsamında tesisimiz 2015 yılında yapımı tamamlanarak 26 Ekim 2015 tarihinde işletmeye alınmıştır. Tesisin yapılmasıyla biyobozunur atık azaltımı sağlanmış, tesise karışık gelen evsel atıklar ön işlemeye tabi tutulmuş, atıklar ayrıştırılmış, organik atıklardan kompost üretilmiştir. Tesis tüm illere örnek bir tesistir” dedi.

    “10 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanıyor”

    Vali Mustafa Tutulmaz’a Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi ve Elektrik Üretim Tesisi hakkında da bilgi veren Özcan, “Biyogazdan Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi 2012 yılı Mayıs ayından itibaren biyogazdan elektrik üretiyor. Evsel atık üzerine çalışan Türkiye’de tek tesis olan üretim tesisinde 10 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasitede elektrik üretiliyor. Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisinde ise 2009 yılından bugüne Afyonkarahisar’daki tüm sağlık kuruluşlarının yanı sıra Uşak ve Burdur illerindeki sağlık kuruluşlarının da tıbbi atıkları bertaraf ediliyor” diye konuştu.

    “Tesisler önemli katma değer sağlıyor”

    Her iki tesisi incelemeleri sonrasında açıklama yapan Vali Mustafa Tutulmaz, “Bugün milyonlarca insanın yaşadığı dünyada, hızla tüketilen doğal kaynaklar maalesef aynı hızda kendini yenileyemiyor. Öte yandan insanın yaşam standardını yükseltmek adına ürettiği her ürün neticede atık dağları olarak doğaya bırakılıyor. İncelediğimiz tesisler Hem çevre dostu tesisler, hem de enerji ve istihdam açısından ülkemize katma değer sağlıyorlar. Türkiye’de ve dünyada enerji yatırımlarının gerekliliği de açıktır. Enerji üretimi geri kazanımdır, yenilenebilir bir kaynaktır, teşvik edilmelidir. İlimizdeki bu tesisler bu noktada önemli kazanımlar sağlıyor. Türkiye’ye örnek tesisler olması da bizleri ayrıca gururlandırıyor. Her iki tesisin yetkililerini kutluyorum ve çalışmalarında başarılar diliyorum” diye konuştu.