Etiket: Üretilen

  • Türkiye’de üretilen hidroelektrik enerjinin yüzde 2,5’i Deriner’den

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen Deriner Barajı ve HES Projesi Türkiye’de üretilen toplam hidroelektrik enerjinin yüzde 2,5’ini karşılıyor. Mühendislik harikası baraj, 2016 sonu itibarıyla ülke ekonomisine 1,55 milyar lira katkı verdi.

    12 Aralık 2012’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Deriner Barajı ve HES’in yıllık 2 milyar 118 milyon kiloWat.saat enerji üretme kapasitesi bulunuyor. Çift eğrilikli beton kemer baraj tipinde inşa edilen Deriner Barajı, temelden 249 metre gövde yüksekliği ile kendi sınıfında Türkiye’nin en yüksek, Dünya’nın ise 6’ncı en yüksek barajı konumunda yer alıyor.

    5 milyar 170 milyon kilowatt/saat elektrik üretildi

    249 metre gövde yüksekliğindeki dev barajın santral bölümü 4 üniteden oluşuyor. Bu ünitelerden 1’incisi Temmuz 2013, 2’ncisi ve 4’üncüsü Ağustos 2013, 3’üncü ünitesi ise Ekim 2013’te elektrik üretmeye başladı. Elektrik üretmeye başladığı günden 2016 sonuna kadar Deriner Barajı’nın HES ünitesinden yaklaşık 5 milyar 170 milyon kilowatt/saat elektrik üretildi. Üretilen bu enerjinin ülke ekonomisine katkısı ise 1,55 milyar lira olarak gerçekleşti.

    Türkiye’nin toplam hidroelektrik enerjisinin yüzde 2,5’i Deriner’den

    Kurulu gücü 670 MW, yıllık enerji üretimi ise 2,118 milyar kilowatt/saat olan Deriner HES’in kapasitesi Türkiye’de üretilen hidroelektrik enerjinin yüzde 2,5’ine, Çoruh Havzasındaki projelerde üretilecek toplam enerjinin ise yüzde 14’üne karşılık geliyor.

    “Deriner, bir mühendislik harikası”

    Deriner Barajı’nın Türkiye’nin en yüksek, Avrupa’nın 4’üncü ve Dünyanın da 6’ncı en yüksek barajı olma özelliğini taşıdığını vurgulayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da “Deriner Barajı ve HES Projesi Dünya üzerindeki mühendislik harikaları arasında gösteriliyor. Bu dev proje 2012’de düzenlenen Mimar Sinan Uluslararası Proje Olimpiyatları Finalleri ve Türk Dünyası Mühendislik, Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı’nda Mühendislik Projeleri Jürisi tarafından ödüle layık görüldü” dedi.

    “HES’ler bir zaruret”

    Türkiye açısından HES projelerini hayata geçirmenin bir zaruret olduğunu da sözlerine ekleyen Eroğlu “Biz enerji ithal eden bir ülkeyiz. Kendi kaynağımız olan bu enerjiyi değerlendirmek zorundayız. Tabiata dost yenilenebilir bu enerji kaynağına yatırım yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Cari açığı Samsun’da üretilen cerrahi aletler kapatacak

    Cerrahi el aletleri imalatı konusunda, dünyada üçüncü yer olarak bilinen Samsun’da üretilecek cerrahi aletler ile sağlık alanındaki cari açığın kapatılması hedefleniyor.

    Türkiye’de ilk olarak Samsun’da açılacak “Cerrahi Aletler Meslek Lisesi”nin protokol imzaları atıldı.2017-2018 eğitim-öğretim sezonunda eğitim hayatına başlayacak olan “Cerrahi Aletler Meslek Lisesi”nin protokol imzaları Samsun Valiliği Toplantı Salonu’nda atıldı. İmza törenine Samsun Valisi İbrahim Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Samsun İl Sağlık Müdürü Dr.Yusuf Güney, Samsun Medikal Sanayi Kümelenme Derneği (MEDİKÜM) Başkanı Dr. Ahmet Aydemir katıldı.

    “İthal ettiğimiz tıbbi aletlere resmi olarak yılda 2,5 milyar dolar gibi bir rakam harcıyoruz”

    Türkiye’nin tıbbi alet ithal ettiğini belirten MEDİKÜM Başkanı Dr. Ahmet Aydemir, “İthal ettiğimiz tıbbi aletlere resmi olarak yılda 2,5 milyar dolar gibi bir rakam harcıyoruz. Farklı kalemlerde gösterilerek ithal edilen ürünler var. Dolayısıyla gayri resmi olarak bu rakam 6-7 milyar dolar seviyelerine çıkıyor” dedi.

    “Cari açığın kapatılması ile ilgili küçük bir adımla büyük kazanımlar sağlayabiliriz”

    Tıbbi aletlere harcanan paranın ciddi boyutlarda olduğunu belirten Samsun Valisi İbrahim Şahin, “Cari açıkta birinci sırada enerji ikinci sırada ise sağlık sektörü geliyor. Cari açığın kapatılması ile ilgili küçük bir adımla büyük kazanımlar sağlayabiliriz. Onun için bu sektörü olabildiğince büyüterek çalışan sayısını artırmalıyız. Bu sektörde çalışabilecek insanlara ihtiyacımız var. Açacağımız bu lise marifetiyle çalışan sayısı inşallah artacak. Medikal sektörle ilgili uzun zamanlı çalışmalarımız var. Eski gar binasını aldık. Etrafını çevirdik orayı cerrahi aletler müzesi yapmayı planlıyoruz. Orada ki çalışmalarımızın proje aşaması bitti. İhaleye çıkacağız ve orayı medikal sektörün canlı müzesi olmasını arzuluyoruz. Orada küçük bir alanda sembolik olarak üretimde yapacağız. Üretilenler hediyelik eşya tarzı da olabilir. Milli Eğitim Bakanımızı ziyaret ettiğimizde Samsun’da yapılan çalışmanın sadece Türkiye’yle sınırlı olmadığını yurt dışına da çok ciddi biçimde ihraç edildiğini söyledik. Bakanımıza, Medikal Aletler ya da Cerrahi Aletler Meslek Lisesi açmayı önermiştim. O da, ’hemen açıyoruz. Siz yer bulun yıl sonunu beklemeyin. Müfredatı da siz belirleyin’ dedi. Hemen geldik arkadaşlarla bir araya geldik. En son protokol aşamasına geldik. MEDİKÜM ve Milli Eğitim Müdürlüğümüz bununla ilgili çalışmalar yapacak. 2017-2018 eğitim yılında ise Medikal Aletler Meslek Lisesi’ne öğrenci alacağız. Çocuklar 4 yıllık dilimde eğitimlerini tamamlarken bir yandan da sanayicilerimizin yanında üretime katılacaklar. Onlara banka hesabı açtıracağız. Çalıştıkları zaman dilimi ile ilgili hesaplarına para yatırılacak. Çocuklar okulu bitirdikten itibaren mütevazi de olsa belki kendilerine iş yeri kuracaklar” diye konuştu.

  • Benin’de üretilen çömlekler Ankara’da satışa sunuluyor

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından başlatılan “Benin Çömlekçilik Projesi” kapsamında Benin’de üretilen ürünler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde Ankara’da açılan Afrika Kültür Evi’nde satışa sunuluyor.

    2012 yılında TİKA tarafından Türkiye’ye davet edilen 9 Beninli kadının Menemen’de 2 ay süre ile modern tekniklerle çömlek sanatını öğrenmesiyle başlayan “Benin Çömlekçilik Projesi”, 2013 yılında Benin’deki çömlek atölyesinde meyvesini vermeye başladı. Projenin sonraki aşaması 2014 yılında Türkiye’den çömlekçilik malzemeleri (kalıp, sergi rafı, jeneratör vb.) gönderilmesi ile devam etti. İzmir Menemen’deki atölyesinde ilk eğitimi veren ve çömlek sanatı alanında birçok yarışmada derece almış olan Bilal Deniz, TİKA’nın desteğiyle eğitim verip, ekipman kurulumuna nezaret etti. TİKA tarafından atölyenin yanına su kuyusu, ürünlerin sergilenmesi için hangar ve çamur karma havuzu inşa edilerek, çalışmaların daha verimli hale getirilmesi sağlandı. Çömlekçilikle geçinen ailelerin bütçelerine önemli bir katkı sağlayan yeni yöntemler ile üretilen çömlekler, özellikle yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görüyor.

  • Denizli’de üretilen rekortmen domatesler Gürcistan’a gitti

    Denizli’nin Çal ilçesinde bu yıl başlatılan yayla seracılığı kapsamında üretilen ve 600 grama kadar ağırlığa ulaşan Torry cinsi domatesler Gürcistan’a ihraç edildi. Bir serada yetiştirilen domatesin tanesi 600 gram ağırlığa ulaştı.

    Çal Belediyesi ve Çal Ziraat Odası’nın öncülüğünde bu yıl bölgeye kurulan seraların ilk domates ürünlerinin ihracata gitmesi büyük sevinç yaşattı. İlk hasadı Rusya’ya gönderilen Çal domatesleri, ardından Suudi Arabistan ve Katar pazarına da girdi. İhracatçı bir firma, rekoltesi rekor kıran son dönem domatesleri Gürcistan’a ihraç ederek yeni pazarlarda bulmaya devam ediyor. Domates hasadının son dönemlerinde üretilen domateslerin ağırlıkları rekor kırarak, ortalama 160-180 gram olan Torry cinsi domatesin tanesi 600 gram ağırlığa kadar ulaştı.

    Gürcistan’a giden TIR’ı uğurlayan Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan, “Kısa sürede büyük işler başardık. Başta üreticilerimiz olmak üzere Çal Ziraat Odası yönetim kuruluna, bu projeye emek veren Çal Belediyesi’ndeki mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Domates fideleri geçtiğimiz mayıs ayında toprakla buluştu. Bu kadar kısa sürede iç ve dış piyasada aranan ürün oldu. Çal domatesi artık bir markadır. Gelecek yıllarda sera sayısı artacak ve biz Çal’a tersine göçü başarmak için en somut ve en önemli adımı atmış olacağız” dedi.

  • Belçika ve Ukrayna’da lisansız firmalarca üretilen sahte paletlere el konuldu

    Ukrayna ve Belçika’da Avrupa Paletçiler Birliği (EPAL) lisansı bulunmayan firmalar tarafından üretildikleri tespit edilen ve üzerilerinde sahte EPAL damgası bulunan büyük miktarda ahşap palet ele geçirildi. EPAL’in bağımsız denetim şirketi Bureau Veritas ile yaptığı sıkı iş birliği neticesinde resmi mercilerce el konulan sahte EPAL paletler imha edilirken, bu paletleri üreten ve taşıyanlar hakkında da yasal işlem başlatıldığı bildirildi.

    EPAL’den yapılan açıklamada, bir süredir alınan sahte üretim ihbarları sebebiyle her iki ülkede de sıkı bir takip yapıldığı vurgulandı. Açıklamada, kısa süre önce Ukrayna’da, hemen ardından da Belçika’da adli makamlarla birlikte sahte üretim yapan adreslerin belirlenerek, bu adreslere eş zamanlı baskın yapıldığı ve baskınlarda suçüstü yapılarak sahte üreticilerin piyasaya sürdüğü ve sürmek üzere olduğu paletlere el konulduğu bildirildi.

    Bureau Veritas şirketinin bütün dünyada EPAL adına hareket ederek lisanslı üretim yapan iş yerlerine de habersiz kalite denetimleri yaptığı ve bu sayede kalite kontrolünü sağladığı da kaydedilen açıklamada şu bilgilere yer verildi:

    “Orjinal EPAL Euro paletleri EPAL tarafından dört köşesindeki takozların üzerine basılmış EPAL logosu ile anlaşılabilir, yeni paletlerde ayrıcaiki orta takozdan birinin üzerinde sarı veya siyah renkli oval EPAL agraf işareti bulunur. Sahte paletlerde ise genellikle bu kontrol agrafları bulunmaz ve sahte paletlerde belirgin kalite kusurları vardır.”

    Dünyanın her yerinde, özellikle de Hollanda’da ve Belçika’da açılan çok sayıda marka ihlali davasının sürdüğü de belirtilen açıklamada, şüpheli kaynaklardan EPAL palet alınmaması ve fiyatı piyasa fiyatlarının altında olan ürünlerin sahte olma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekildi. Sahte EPAL paletlerin satışının yanı sıra kullanılmasının da hukuki riskleri olduğuna işaret edildi.

    Öte yandan EPAL Türkiye Ulusal Komitesi (TEPAL) Başkanı Muzaffer Balcıoğlu’da bir açıklama yaparak, EPAL’in dünyanın en güvenilir taşıma sistemi olduğunu söyledi. EPAL’in dünya genelindeki 15 Ulusal Komitesi’ne bağlı üreticileri ile güvenilir ahşap paletler ve Gitter Box (Metal Kasa) ürettiğine vurgu yapan Balcıoğlu, “Yarım asrı aşan EPAL kalitesinin güvencesi lisanslı üreticilerimiz ve EPAL’in güçlü denetim ağıdır” dedi.

    Muzaffer Balcıoğlu, sahte üreticilere karşı EPAL’in bağımsız denetim şirketi Breu Veritas ve Türkiye’de dâhil bütün dünyadaki güçlü avukat kadrosu ile mücadele edildiğini söyleyerek, “Toplantıda sahte üretim yapanlara ve kalite standartlarına uymayan lisanslı üreticilere karşı uygulanan mevcut yaptırımları ve yeni yaptırımları konuşup karara bağlayacağız. Sahte üretim yapanlara asla göz açtırmayacağımız gibi EPAL’in standartlarına uymayan lisanslı üreticiler olursatespit ederek ağır para cezaları ve lisans iptaline kadar gidecek yaptırımları konuşup karara bağlayacağız” dedi.