Etiket: Üretilecek

  • Huğlu ve Üzümlü’de artık yivli av tüfeği de üretilecek

    AK Parti Konya Milletvekili, Sanayi, Ticaret ve Enerji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, Huğlu ve Üzümlü’de artık yivli av tüfeğinin de üretilebileceği müjdesini verdi.

    Geçtiğimiz aylarda Savunma Sanayi Müsteşarı ve ekibiyle birlikte Huğlu ve Üzümlü kasabalarında av tüfeği üretimi yapan kooperatif ve firmaları ziyaret eden Altunyaldız, burada AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu ile birlikte firmaların taleplerini dinlemiş, gerekli çalışmaları yapacakları sözünü vermişti. Huğlu ve Üzümlülü av tüfeği üreticilerinin en büyük isteğinin yivli av tüfeği üretimi yapmaları ve bunları yurt içine satabilmeleri olduğunu belirten Altunyaldız, bu konuda hem Milli Savunma Bakanlığı ile hem de Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile gerekli görüşmeleri yaptıklarını ve çalışmaları sonucunda dün Milli Savunma Bakanının müjdeyi açıkladığını belirtti.

    “Yivli av tüfeği üretiminde yüzde 100 ihraç şartı kalktı”

    Son yıllarda ülkemiz savunma sanayinin yerli katkı ve üretim oranının giderek arttığını ifade eden Altunyaldız, savunma sanayinin lokomotif sektör olarak gelişmesini sürdürmesinin, ülke ekonomisine katkı yurt dışı pazarlarda tanınma ve beraberinde ihracatın yükselmesini sağladığını vurguladı. Devlet olarak savunma sanayisini desteklemeleri gerektiğini belirten Altunyaldız, bu kapsamda silah ve mühimmata yönelik yurt içi firmaların üretim kabiliyetlerinin artırılması, maliyet etkin üretim yapabilmesi, yurt içi ihalelere girebilme talepleri dikkate alınarak bir düzenleme yapıldığını ifade etti. Altunyaldız, “Makineli tabanca, tüfekler, yivli av tüfekleri gibi hafif silahların üretiminde uygulanan yüzde 100 ihracat kısıtı kaldırılmıştır” dedi.

    “Konya, Türkiye Savunma Sanayi Bölgesi’nin önemli bir parçası”

    Altunyaldız şöyle devam etti:

    “Üzümlü ve Huğlu’nun ülkemiz savunma sanayisine katkısının artırılmasına dönük desteklenmesi, Ankara, Eskişehir, Kırıkkale illerinde ön plana çıkan savunma sanayi üretim kapasitesine Konya’nın da dahil edilerek Orta Anadolu’da ’Türkiye Savunma Sanayi Bölgesi’ oluşturulması, bölgedeki potansiyelin değerlendirilerek desteklenmesi üreticilerimiz açısından çok büyük önem taşımaktadır. Yivsiz av tüfeğine göre dünyada yüzde 80 gibi büyük bir pazar payına sahip yivli av tüfeğinin ülkemize ithali serbestken, yerli üreticimize yivli av tüfeği imalat izninin sadece ihraç kayıtlı satış yapması halinde verilmesi, yerli üreticimiz aleyhine bir rekabet durumu oluşturmaktaydı. Bu kapsamda, yerli üreticilerimize yivli av tüfeğinin yurt içi satışına da imkan sağlayacak şekilde imalat izni verilmesi hususunda gerekli mevzuat değişikliğinin yapılmasını Sayın Bakanımızdan talep ettik. Milli Savunma Bakanımız Sayın Fikri Işık müjdeli haberi verdi. Yivli av tüfeklerinin üretimine yüzde 100 ihracat şartıyla izin veriliyordu. Bu kısıt kalktı. Artık hemşehrilerimiz yivli av tüfeği imal edip, iç pazara satabilecekler.”

    “Sivil amaçlı üretimlerde satışlar MKE üzerinden”

    Yivli av tüfeği imal edecek firmaların Milli Savunma Bakanlığından üretim izni almaları gerektiğini belirten Altunyaldız, firmaların sivil kullanım için yapacakları üretimlerde Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu üzerinden iç piyasaya satılabileceklerini ifade etti. Altunyaldız, askeri amaçlı üretimlerde ise firmaların yine Milli Savunma Bakanlığından alacakları uygun görüşle ihalelere girebileceklerini kaydetti. Altunyaldız, “Savunma sanayinin ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında yerli üretime verdiği destek ve bu alandaki hızlı ve sonuç odaklı yaklaşımları için Milli Savunma Bakanımız Sayın Fikri Işık’a ve bu konuda birlikte çalışma yürüttüğümüz Konya Milletvekilimiz Sayın Mehmet Babaoğlu’na teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Burdur’da 73 bin ton toz şeker üretilecek

    Burdur Şeker Fabrikası Müdürü Nurettin Örgül, “kampanya döneminde yaklaşık 605 bin ton pancar işlenecek olup, karşılığında 73 bin ton şeker, 27 bin ton melas, 160 bin ton yaş küspe üretilecektir” dedi.

    Burdur Şeker Fabrikası’nda pancar alım kampanyası başladı. 2016-2017 yılı Pancar Alım Kampanyası nedeniyle fabrikada tören düzenlendi. Törende, Burdur Şeker Fabrikası Müdürü Nurettin Örgül, 2016-2017 yılı pancar alım kampanyasının 116 gün süreceğini söyledi. Burdur Şeker Fabrikası’nda 6 ilden gelen 605 bin ton şeker pancarının işleneceğini belirten Örgül, “Fabrikamız 2016-2017 kampanyasına pancar alımı ile başlamıştır. 30 Eylül itibariyle de pancar kesimine geçilecektir. Kampanyamız ortalama 116 gün sürecek olup tahmini 23 Ocak 2017 tarihinde sona erecektir. Altı ilimize bağlı 176 köyde 5 bin 20 çiftçinin 89 bin 500 dekar arazide pancar ekimi yapılmıştır. Tahminen 530 bin ton bedelli esas pancar tesellüm edilecektir. Ayrıca Afyon Şeker Fabrikası’na bağlı Sandıklı Bölgesi’nin dört kantarından 125 bin ton pancar fabrikamıza gelecektir. Bu kampanya döneminde yaklaşık 605 bin ton pancar işlenecek olup, karşılığında 73 bin ton şeker, 27 bin ton melas, 160 bin ton yaş küspe üretilecektir. Fabrikamız ürün bedeli olarak çiftçimize şimdiye kadar 22 milyon 500 bin TL ödeme yapmıştır. Fabrikamızda bu kampanya döneminde kendi çalışanlarımız, görevli ve taşeron işçi ile 900 kişi istihdam edilecektir” dedi.

    Türk şeker sektörünün uluslararası bir pazar olmasını sağlamak yerine sürdürülebilirliğinin daim kılınması gerektiğini savunan Şeker -İş Burdur Şube Başkanı Mustafa Onay ise “Bilindiği gibi, Türkiye pancar şekeri sektörünün sağladığı tarım ve sanayi entegrasyonu, geniş yan ürün yelpazesi, üretim potansiyeli, istihdam olanakları gibi oldukça elverişli bir görüntü sergilemektedir. Bu anlamda, uygun iklim ve coğrafi koşullar altında ülkemize çok büyük bir imkan sağlayan şeker endüstrisinin, sahip olduğu sosyolojik ve ekonomik avantajlar, ayrı ayrı ve özel bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir” diye konuştu.

    62. pancar alım kampanyası

    Burdur Şeker Fabrikası’nın 62. Pancar Alım Kampanyasının bereketli geçmesini dileyen Burdur Valisi Şerif Yılmaz, “62.si gerçekleşen kampanya, fabrikamıza, şeker işçilerimize ve çiftçilerimize hayırlı bereketli olsun. Bugün itibariyle 33 tane şeker fabrikamız var. Bunların bir kısmı özelleşmiş, bir kısmı üreticilerin kurmuş olduğu kooperatifler vasıtasıyla yürütülüyor, bir kısmı da hala şekerin kendi elindedir, kısmetmiş demek ki bütün çalıştığım illerde şeker fabrikası vardı. Türkiye’nin sanayileşme süreci içinde şeker fabrikalarının çok önemli bir yeri var” dedi.

    Vali Yılmaz konuşmasının devamında, pancar alımı esnasında oluşan traktör konvoylarına da dikkat çekerek, traktör sürücülerinin römorklar konusunda dikkatli ve kurallara uygun şekilde hareket etmelerini istedi.

    Kantara ilk gelen çiftçilere ödül yağmuru

    Açılış konuşmalarının ardından program kapsamında kurban kesimi yapılarak dua edildi. Burdur Şeker Fabrikasına ilk önce giriş yapan pancar üreticileri ise ödüllendirildi. Vali Yılmaz, Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Mehmet Göker, Başkan Ercengiz ve protokol mensupları, fabrikaya ilk önce giriş yapan çiftçilere ödüllerini takdim etti.

  • Türkiye’nin İlk Yerli Ve Milli Gaz Maskesi Zonguldak’ta Üretilecek

    Zonguldak’ta MFA isimli firma, Türkiye’nin ilk yerli ve milli gaz maskesinin üretimine başlayacak. Yaklaşık 3 yıl içerisinde hayata geçecek olan projenin toplam maliyeti 10 milyon TL’yi bulacak.

    Zonguldak’ta 2006 yılından bu yana maske üretiminde faaliyet gösteren MFA isimli firma, Türkiye’nin ilk yerli ve milli gaz maskesinin tanıtımın gerçekleştirdi. Piyasadaki gaz maskelerinin ithal yolla kullanıldığını ifade eden MFA Firması Genel Koordinatörü Murat Uzun kendi üretecekleri tam ve yarım yüz gaz maskeleri sayesinde Türkiye’nin dışa bağımlılığının ortadan kalkacağını ifade etti.

    Kendileri için gurur kaynağı olan gaz maskesinin kalite ve konfor açısından ihtiyaçları karşılayacağını aktaran Genel Koordinatör Murat Uzun, 8-11 Mayıs 2016 tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan uluslararası fuarda da büyük ilgi beklediklerini aktardı.

    “GURUR KAYNAĞIMIZ”

    Kimyasallar, buharlar ve asitlere karşı üretilecek olan gaz maskeleri, ithal yolla temin edilen gaz maskelerinin yerini alacak. Başlangıçta gaz maskelerinin yıllık 250 bin adet, filtrelerinin ise 648 bin adet olarak üretileceğini belirten Uzun, şu ifadelere yer verdi:

    “Ortaya kimyasal gazlar, kimyasallar, buharlar, asitler çıkabilmektedir. Tozların ötesinde toz maskeleri bu tip kirleticilere karşı kullanıcıları korumada yeterli kalmazlar. Bu noktada sanayimizde, endüstrimizde veya farklı sektörlerde her türlü sektörü bunun içine katabiliriz. Solunum koruması ile ilgili gaz maskelerine ihtiyaç duyulur. Hem filtreleri farklıdır. Hem kimyasallara, hem gazlara; bunlar inorganik gazlar olabilir veya organik gazlar olabilir. Asit, buharlar olabilir. Çok farklı kombinasyonla birkaç tanesi bir arada olabilir. İnsan sağlığı için çok hızlı bir şekilde kanserojen etkisi olan veya çok hızlı solunum tahrişine yol açıp insanın ölümüne neden olabilecek gaz ve asitler olabilir. Bütün bunlardan korunmada yine yarım yüz ve tam yüz gaz maskeleri kullanılmaktadır. Mayıs 2016 tarihi itibariyle Türkiye bu konuda yüzde 100 ithal ürünlere bağımlı vaziyettedir. Çok şükür bizim en büyük hedeflerimiz olan hem yarım yüz, hem de tam yüz gaz maskesinde Türkiye’nin ilk milli ürünlerini üretmiş durumdayız.”

    SLOGAN: “DEĞİŞİME HAZIR MISIN TÜRKİYE?”

    Haliç Kongre Merkezi’ndeki fuarda “Değişime Hazır mısın Türkiye?” sloganıyla yer alacaklarını dile getiren Uzun, kendilerine Zonguldak Valiliği’nin onayıyla da 17 dönümlük arazi tahsis edildiğini söyledi. 2.5 yıl içerisinde tamamlanacak olan fabrika ile önemli işletmeler arasına gireceklerini belirten Murat Uzun, şöyle devam etti:

    “Üç yeni ürün Türkiye’de ilk ve aynı zamanda milli olması, stratejik öneme sahip olması nedeniyle bizim için gurur kaynağı olmuştur. Öncelikle bu süreç içerisinde yaklaşık 3 yıldır devam eden yoğun bir çalışmada, kimyagerinden mühendislerimize diğer çözüm ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten büyük bir emek harcandı. Bu doğrultuda bugün geldiğimiz noktada 8-11 Mayıs 2016 tarihleri arasında İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde Çalışma Bakanlığımızın bünyesinde uluslararası iş güvenliği konferansı ve bu konferansla birlikte dört gün boyunca Türk İş Güvenliği ve Sağlığı Fuarı gerçekleşecek. Bu fuarda bugüne kadar üretmiş olduğumuz uluslararası standartlara uygun olan solunum koruyucu toz maskelerinin yanı sıra Türkiye’nin ilk yerli ve milli gaz maskelerini ve yine Türkiye’de ilk olan önümüzdeki aydan itibaren piyasaya sunacağımız, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın desteği ile yürüttüğümüz proje kapsamında solunum koruyucu maskelerde tekrar kullanılabilir özellikle olan, birkaç vardiya kullanılabilen diğer toz maskelerine göre çok daha performansı üst düzeyde olan toz maskesini AB standartlarına uygun şekilde piyasaya sunacağız. Haliç Kongre Merkezi’ndeki fuarında bunları dile getireceğiz. Anlatacağız. ’Değişime Hazır mısın Türkiye’ sloganıyla gidiyoruz. Çok kısa zaman içerisinde yerli ürünleri hem ülkemiz sanayisinde, hem güvenlik sektöründe buralarda da ürünlerimizi kısa süre içerisinde kullanıma sunacağız. Çok sevilerek ve beğenilerek kullanılacağına inanıyoruz. Rakipleriyle gerek Avrupa ülkelerinde olsun çok etkili bir şekilde kalite ve konforda baş edebilecek ürünler oldular. Türk insanı isterse her şeyi başarabileceğine inanıyoruz. Yine gaz maskesi aynı zamanda stratejik bir ürün olarak değerlendirmek lazım gelir. Bugün İsrail’de her evde kişi sayısı kadar solunum koruyucu maske ve filtresini barındırıyor. Olası bir saldırıda böyle bir korunma yolu var. Bizim ülkemizde tamamen dışa bağımlıyız. Dolayısıyla stoklarla sınırlıyız. Herhangi bir ihtiyacımız olsa, ithal edilmiş stoklarla sınırlı bir durumdaydık. Ama bugün itibariyle yıllık 250 bin adet tam yüz gaz maskesi, 648 bin adet filtre üretimi olacak. Aynı zamanda da temmuz ayında bu kapsamda gaz maskeleri yatırım ve teşvik belgemiz kapsamında faaliyetleri devam ediyor. Zonguldak Valiliği bizim daha entegre bir tesis kurabilmek için talep ettiğimiz arazi ihtiyacımıza olumlu cevap vermesiyle beraber firmamıza 17 dönümlük arazi tahsisi yapıldı. İnşallah Temmuz ayında Avrupa’nın en büyük solunum koruyucu maske fabrikasının temellerini Zonguldak’ta atacağız. 2.5 yıl içerisinde bu tesisi tamamladığımızda hem üretim kapasitesi, hem ürün çeşitliliği olarak toz maskelerinden tutun gaz maskelerine kadar devam eden süreçte Türkiye’nin artık Avrupa’daki ve diğer uzak doğudan gelen ürünlere karşı çok net bir şekilde kendi ürünleri olacak. Solunum koruyucu grupta Türkiye’nin Avrupa ve dünya çapında faaliyet gösteren işletmeleri arasında çok kısa sürede gireceğiz.”

    TÜRKİYE’DE İLK KEZ TEKRAR KULLANILABİLEN TOZ MASKESİ ÜRETİLECEK

    Genel Koordinatör Murat Uzun, tam ve yarım yüz gaz maskelerinin yanı sıra Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle Türkiye’de ilk kez tekrar kullanılabilen “R” tabir edilen toz maskesi üretileceğini anlattı. BAKKA desteği ile aylık 200 bin adet “R” tabir edilen toz maskesi üretileceğini söyleyen Uzun, sözlerini şöyle tamamladı:

    “BAKKA desteği ile kullandığımız maske, vermiş olduğumuz talimatlar doğrultusunda nefes alıp verme tıkanıncaya kadar hijyen şartları sağlanınca kadar çok vardiyalı olarak kullanılabilecek. Bu toz maskesi AB standartlarına uygun bir şekilde üretilecek. Ulusal kanun ve yönetmeliklere uygun olan bir ürün. Aylık 200 bin üretim kapasitesi ile bu toz maskelerinin üretimiyle başlıyoruz. Bununla ilgili kapasite artırımına gideceğiz. Çok kısa zaman içerisinde hem ülkemizde hem de ihracat ayağında çok güçlü bir ürün olacağını söyleyebilirim. Bu noktada ülkemiz için gerçekten önemli bir katma değer oluşturacak.”

    20’nin üzerinde ülkeye ihracat yapan firma, gaz maskeleri ile de Türkiye’nin adını dünyaya duyuracak. Firma, toz maskesi ile Almanya, Fransa, Romanya, Bulgaristan, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerin yanı sıra Afrika ülkelerinde de devam eden ihracatlarına gaz maskesi ile de devam etmeyi planlıyor.

  • Avrupa’da Kilosu Bin TL Olan Trüf Mantarı Denizli’de Suni Ortamda Üretilecek

    Avrupa’da kilosu bin TL’ye satılan ve siyah elmas olarak bilinen trüf mantarı için Denizli’de doğal ortamın ardından suni ortamda da üretim çalışmalarına başlandı.

    Orman Bakanlığı, 400 dekarlık trüf ormanı kurmak için harekete geçerken Denizli Orman Bölge Müdürlüğü çalışmalarını hızlandırdı. Avrupa’da kilosu bin TL’ye satılan ve siyah elmas olarak bilinen trüf mantarı için Denizli Orman Bölge Müdürlüğü tarafından suni üretim için sera kuruldu. Karahasanlı Mahallesi’nde kurulan serada suni olarak üretilen trüf mantarının kalitesi ve diğer çalışmalar yapıldıktan sonra satışıyla ilgili düzenlemeler yapılacak. Doğal ortamdan yılda 170 kilogram trüf mantarı elde edilirken, bölgeden toplanan trüf mantarlarının doğal hayatı bozmasının da önüne geçilebilmesi için suni trüf mantarı üretimi yapılmaya başlandı.

    Trüf mantarının suni olarak üretildiği serada incelemelerde bulunan Denizli Orman Bölge Müdürü Mustafa Korucu, “Daha önce trüf mantarlarının doğal ortamını tespit etmiştik. Doğal alanlar içindeki 7 hektarlık bir alanı da trüf aşılı fidanlarla ağaçlandırma oluşturduk. Bunlardan 5-6 yıl sonra trüf elde etmeye başlayacağız” dedi.

    “TRÜF AŞILI FİDANLAR ÖZEL OLARAK HAZIRLANIYOR”

    Karahasanlı Mahallesi’nde trüf aşılı fidan üretiminin yapıldığı bir bölge oluşturduklarını kaydeden Korucu, “Trüf aşılı fidanlar özel olarak hazırlanıyor. Burada trüf aşılı çok sayıda fidan var. Geçtiğimiz yıl bin 500 adet trüf aşılı fidan ürettik. Sadece meşe ile değil aynı zamanda kızıl ve karaçam fidanlarında da denemelerimiz var. Eğer tutarsa trüf aşılı fidanları bunlarda da üreteceğiz” diye konuştu.

    “AVRUPA’DA TRÜF MANTARININ KİLOGRAMI 300 EURO”

    Trüf mantarının Türkiye’de çok fazla tanınmadığını belirten Korucu şunları söyledi:

    “Trüf mantarı Avrupa’da çok fazla tüketiliyor. Kilosunun 300 euro civarında satıldığını öğrendik. Trüf mantarı yemek olarak değil daha çok özel sos olarak kullanılıyor. Besin değerinin yüksek olduğu biliniyor. Avrupa’da bu mantar türünün değeri biliniyor. İnşallah yaptığımız bu proje sayesinde bizde de değeri anlaşılacak. Hem de Türkiye’de ne kadar üretilebilir, ekonomiye katkısı ne olur çalışmalarının da sonucunu görmüş olacağız. En geç 6 yıl sonra yapay olarak ne kadar trüf mantarı üretilmiş onu görmüş olacağız. Daha sonra da bu işin pazarlama kısmına geçilecek.”

  • Yerli Otomobilde 30-40 Araçlık Test Filosu Üretilecek

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobilde 4 tane prototipi ürettiklerini belirterek, bu yılın sonuna kadar 30-40 araçlık bir test filosu üretip her türlü arazi, iklim ve mevsim şartlarında bu araçların testlerinin yapılacağını ve 2020 yılından önce yerli otomobilin seri üretimine geçileceğini söyledi.

    2016 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı yedinci tur görüşmelerinde Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun bütçeleri görüşüldü.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi bütçelerine ilişkin Genel Kurula bilgi veren Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Türkiye’de 2002’den bugüne kadar hem üretim artışı yaşanıyor hem de bu üretimin kalitesi, niteliği yükseliyor. 2002-2015 yılları arasında küresel ekonomik krize rağmen Türkiye’nin ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,7 ama imalat sanayisinin bu dönem içerisindeki büyüme oranı yüzde 5,4. Yani imalat sanayisinin daha az büyüdüğü, ya yeterince büyümediği ifadesi gerçeği yansıtan bir ifade değil. Özellikle 2002’deki 36 milyar dolar olan ihracatımız içerisindeki düşük teknolojili ürünlerin payı yüzde 47 iken bugün yüzde 35 seviyelerine çekildi” dedi.

    Düşük teknolojiden düşük orta teknolojiye ve orta düşük teknolojiden de orta yüksek teknolojili ürünlere doğru bir geçiş yaşanmasının ihracatta önemli rol oynadığını ancak burada durmayacaklarını kaydeden Bakan Işık, “Önümüzdeki dönemde ihracatımızın içinde yüksek teknolojili ürünlerin payını artıracağız. Şu anda yüzde 4 civarında olan bu oranı 2023’te yüzde 15’e çıkarmak istiyoruz. Bununla ilgili çok önemli adımları attık, bundan sonra da atmaya devam ediyoruz. 2 Nisan 2015 tarihinde Sayın Başbakanımızın açıkladığı istihdamı, üretimi ve yatırımı teşvik paketinde yüksek teknolojili ürünlerin üretiminde Türkiye’nin her yeri 5’inci bölge teşviklerinden yararlanıyor. Şimdi, Bakanlık olarak orta yüksek teknolojili ürünlerin de desteklenmesiyle ilgili çalışmayı son aşamaya getirdik, inşallah bu hedefe hep birlikte varacağız. Şunu çok iyi biliyoruz ki yüksek teknolojiye geçiş demek, daha fazla ihracat, daha fazla kâr, daha fazla gelir, daha fazla yatırım ve daha fazla tasarruf demektir” diye konuştu.

    “YIL SONUNA KADAR 30-40 ARAÇLIK TEST FİLOSU ÜRETECEĞİZ”

    Yerli üretimi artırmak için sektörler üzerinde yürütülen projelerin içerisinde en çok ön plana çıkan çalışmanın Yerli Otomobil Projesi olduğunun altını çizen Bakan Işık, “Otomotiv sektöründe dünyanın önemli üretim merkezleri arasında yer alan ülkemizin, artık kendine özgü bir marka oluşturması gerektiğine inanıyoruz. Otomotiv yan sanayimizin stratejik konuma, ortak konuma gelmesi için bunu bir gereklilik olarak görüyoruz. Şu ana kadar dört tane prototipi ürettik. Bu yılın sonuna kadar da, inşallah, 30-40 araçlık bir test filosu üretip her türlü arazi, iklim ve mevsim şartlarında bu araçlarımızın testini yapacağız ve 2020 yılından önce de, inşallah, yerli otomobilin seri üretimine geçeceğiz. Bu projeyle, yerli bir marka oluşturmanın da ötesinde batarya, elektrik motoru, sürücü kontrol ünitesi ve otonom araç sistemleri gibi otomotiv teknolojilerini üreten, geliştiren ve ihraç eden bir ülke hâline gelmeyi hedefliyoruz. Otomotiv sektörü için büyük bir ihtiyaç olan otomotiv test merkezini Bursa-Yenişehir’de kurmak için de çalışmalarımıza devam ediyoruz. Test merkezini kuracağımız 4 bin 300 dönüm arazinin tahsis ve kamulaştırma işlemlerini tamamladık. Test merkezinin ilk aşaması olan fren test pistinin inşasına, inşallah, bu yıl içerisinde başlayacağız. Yerli dizel motor üretmek amacıyla motor mükemmeliyet merkezi kurma çalışmalarımıza başladık. Bu yıl içerisinde, bu mükemmeliyet merkezimizi kurmuş olacağız. Ayrıca, TÜBİTAK’ta bir otomobil mükemmeliyet merkezini de kuruyoruz” şeklinde konuştu.