Etiket: Üretilecek

  • (Özel) Gevaş’ta muz üretilecek

    Van’ın Gevaş ilçesinde yıllardır sebze ekerek ilçe ekonomisine katkı sunan Gürbüz Tarım yetkililerinden Necmettin Yavuz, ilçede muz üretimi yapmak için çalışmalara başladıklarını söyledi.

    Yaklaşık 10 yıldır boş tarım alanlarını değerlendirerek Gevaş ve Van’ın ekonomisine büyük katkı sağlayan Gürbüz Tarım, yaklaşık 100 kişiye istihdam sağladı. Birkaç yıl öncesine kadar tüm sebze ihtiyacını başka bölgelerden temin eden Gevaş, artık yurt içi ve yurt dışına sebze ihraç etmenin mutluluğunu yaşıyor.

    İlçede 10 dönümlük arazide domates ekerek üretime başladıklarını belirten üretici Necmettin Yavuz, gelinen noktada azmin ve kararlılığın karşılığını fazlasıyla aldıklarını söyledi. Yaklaşık bin 200 dönümlük arazide sebze üretimini gerçekleştirdiklerini dile getiren Yavuz, “60 dönümü sera olmak üzere yaklaşık bin 200 dönümlük arazide sebze üretimini gerçekleştiriyoruz. Domates çeşitleri başta olmak üzere biber, patlıcan, salatalık, kavun, karpuz, çilek üretimini gerçekleştiriyoruz” dedi.

    ‘Olmaz’ denilen ürünleri tek tek yetiştiriyor

    Gevaş toprağının verimliliğine de dikkat çeken Yavuz, “Eskiden bizlere toprağın verimsiz olduğunu söyleyerek kandırdılar. Fakat yapılan incelemelerde böyle bir şeyin olmadığı, aksine verimli olduğu ispatlandı. Burada ‘çilek yetişmez’ dediler, yetiştirdim. ‘Karpuz olmaz’ dediler, başardım. Şimdi de önümüzdeki yıl iki sera içerisinde muz üretimine başlayacağım. Bunun yanında yine ‘olmaz’ dedikleri yerfıstığı üretimini de inşallah gerçekleştireceğim” ifadelerini kullandı.

    “En önemli sıkıntımız, elektrik sorunudur”

    Yaklaşık 100 kişinin istihdamını sağladıklarını dile getiren Yavuz, “İki ekibim Çatak’tan, bir ekip Van’dan, bir ekip de Gevaş’tan geliyor. Yüz kişiye yakın elemanımız var. Günü birlik servislerle ekiplerimizi evlerine bırakıyoruz. Burada çalışanların çoğu öğrenci olduğu için eleman sıkıntımız var. Bunun yanında en önemli sıkıntımız, elektrik sorunudur. Bunun çözümü noktasında İl Tarım ve Orman Müdürümüz ile birlikte dile getirdik. Biz bu sıkıntımızın giderilmesi noktasında yetkililerden yardım istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Mersin başta olmak üzere Siirt, Bingöl, Gaziantep ve Şanlıurfa’ya sebze gönderdiklerini belirten Yavuz, “Haftada üç sevkıyatımız oluyor. Genellikle yurt içine ihracatımız var. Yurt dışına ihracatımızı da Mersin üzerinden yapıyoruz” diye konuştu.

    Sebzelerin tamamen organik olduğuna da değinen Yavuz, “Tarlada yabancı otlarla mücadelemiz oluyor. Ancak onları kurutmak için herhangi bir zehirli madde kullanmıyoruz. Çünkü burada üretilen sebzeleri biz tüketiyoruz, vatandaşlar tüketiyor. Ayrıca bu otların zarardan çok faydası var. Çünkü yetişen bu yabancı otlar, sebzeleri güneşten koruyor, onlara gölge oluyor. Aksi taktirde güneş, domatesleri kuruturdu” dedi.

    Öte yandan, tarlada çalışarak okul harçlıklarını çıkaran üniversite öğrencileri ise işi severek yaptıklarını ve aile bütçelerine yardımcı olduklarını söyledi.

  • Yılda 250 bin ton atık bertarafı ile 200 milyon kW/saat elektrik üretilecek

    Afyon’da kurulan 27 MWe kapasiteli EBER Biyokütle Yakma Tesisi için Siemens SST-600 Buhar Türbini tercih edildi. Tamamlandığında Türkiye’nin ikinci en büyük biyokütle tesisi olacak proje ile yılda 250 bin tona yakın atık bertaraf edilirken, yaklaşık 200 milyon kW/saat elektrik üretilecek.

    Siemens’in yenilikçi ‘Gelişmiş Platform’ teknolojisine dayanan yüksek verimli ve güvenilir SST-600 Buhar Türbini, Türkiye’nin atık bertarafına ve temiz enerji üretimine katkıda bulunacak. Yapılan şirket açıklamasına göre Afyon’da inşaatı devam eden ve tamamlandığında 27 MWe kurulu güçle hizmet verecek EBER Biyokütle Yakma Tesisi’nde kullanılan Siemens SST-600 Buhar Türbini, sağladığı yüksek verimlilik, uygun fiyat ve hızlı teslimat süreleri nedeniyle tercih edildi. Zirai ve ormansal atıkların enerjiye dönüştürüleceği akışkan yataklı EBER Biyokütle Yakma Tesisi’nin Ekim 2019’da devreye alınması planlanıyor. Siemens, santral devreye alındıktan sonra türbinin kesintisiz çalışması için bakım ve servis hizmetlerini de üstlenecek.

    Çevre dostu enerji üretimi

    27 MWe kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük ikinci biyokütle tesisi olacak EBER, yalnızca enerji üretiminde baz yük santrali olarak faaliyet göstermeyecek. Proje geliştirme ve Yatırımcılığını Oltan Köleoğlu’nun, MIMSAN Grup’un ise tüm mühendislik, üretim, teslim ve montaj işlemlerini üstlendiği tesis, aynı zamanda çevre, orman ve tarım alanlarında da bir bertaraf tesisi olarak hizmet vermesi nedeniyle yenilenebilir enerji üretimi sağlayacak. Yılda 250 bin tona yakın atığın bertaraf edileceği tesiste yaklaşık 200 milyon kW/saat elektrik üretilecek.Santralde, kömür veya doğalgaz gibi diğer fosil yakıtlara kıyasla çok daha düşük oranda emisyon salımına neden olan zirai ve orman atıklarının kullanılması, çevreyle daha uyumlu bir enerji üretimi sağlayacak.

    Çok yönlü ve güvenilir

    EBER Biyokütle Yakma Tesisi’nde kullanılacak SST-600 Buhar Türbini, Siemens’in yenilikçi ‘Gelişmiş Platform’ teknolojisine dayanıyor. Endüstriyel buhar türbinlerinde global pazar lideri olan Siemens’in hızlı devreye girme ve ekonomik bir şekilde çalışma üzerine tasarladığı 250 MW’a kadar olan endüstriyel buhar türbinleri, yüksek performans ve verimlilik sunuyor. Proje Geliştirme ve Yatırımcılığını Oltan Köleoğlu’nun üstlendiği EBER Biyokütle Yakma Tesisi’nde yer alan tek gövdeli buhar türbini SST-600, kompakt tasarımı sayesinde kurulum için minimum alan gereksinimine ihtiyaç duyarken mekanik bileşenlere erişimin kolay olması bakım işlemlerini, uzaktan kontrol imkanı ise operasyonları kayda değer ölçüde kolaylaştırıyor.

    Performans odaklı buhar türbini

    SST-600’ün DIN ve API standartlarıyla uyumlu, projeye özel buhar akış yolu dizaynına sahip, eksensel ve radyal çıkışlı esnek ve modüler tasarımı, başarısı kanıtlanmış bir çözüm sunuyor. Yüksek güvenilirlik ve erişilebilirlik sağlayan Siemens SST-600 Buhar Türbini, hem kondenserli hem de karşı-basınçlı uygulamalarda kullanılabiliyor. Kimya-petrokimya, madencilik, kağıt ve çelik sektörlerinin yanı sıra enerji santrallerinde, atıktan enerji üretiminde ve deniz suyu arıtma tesislerinde de yüksek performanslı ve güçlü bir çözüm sunuyor.

  • Yumurtalık’ta yılda 6 milyar kilowat elektrik üretilecek

    Adana’nın Yumurtalık ilçesinde inşası süren Emba Hunutlu Termik Santrali’nin tamamlandığında yılda 6 milyar kilowat elektrik üreteceği bildirildi.

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Çinli enerji şirketi Shanghai Electric Power ile Türkiye’deki bağlı ortaklığı Emba Elektrik Üretim A.Ş. tarafından, Yumurtalık Sugözü’nde kurulacak Emba Hunutlu Termik Santrali inşaatında incelemelerde bulundu.

    Vali Demirtaş’a bilgi veren firma yetkileri, doğaya ve çevreye zarar vermeyen son teknoloji ile yapımı devam eden 1320 MW kurulu güce termik santralin ilk ünitesi hizmete girdiğinde, yılda yaklaşık 6 milyar kilowat elektrik üreteceğini belirtti.

    Santral inşaatını gezen ve çalışmaları inceleyen Vali Demirtaş ise yapım çalışmalarının geldiği aşama hakkında bilgi aldığı termik santralinin istihdama da katkı sağlayacağını söyledi. Adana’daki enerji yatırımlarından mutluluk duyduğunu kaydeden Vali Demirtaş, yerli ve yabancı yatırımcıların daima yanlarında olacaklarını ve destekleyeceklerini sözlerine ekledi.

  • Katı atıktan elektrik üretilecek

    Bursa’nın daha temiz ve sağlıklı bir şehir olması hedefiyle, Büyükşehir Belediyesi tarafından İnegöl Katı Atık Depolama Alanı’nda, metan gazından elektrik enerjisi elde etmek üzere projelendirilen üretim tesisinin inşaatına başlandı.

    ‘Sağlıklı bir çevre’ hedefiyle Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent olması yolunda yatırımlarını bir bir hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, İnegöl Katı Atık Depolama Alanı’nda bulunan deponi gazından enerji elde edecek. Bursa’nın her alanda sağlıklı bir şehir olması için çevre yatırımlarına özellikle önem verdiklerini söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, metan gazından elektrik enerjisi üretimini hedefleyen tesisin yapımına başlandığını söyledi. Başkan Aktaş, çalışmanın detaylarını anlatarak, “Bursa, çok güzel, yeşiliyle, çevresiyle, doğal güzellikleriyle önemli bir kent. Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de bu kentin temiz havasına, suyuna, değerlerine sahip çıkmamız gerektiğini bilincindeyiz. Bu bakış açısından hareketle, İnegöl’de katı atık depolama alanında inşaatına başlanan proje ile deponi gazının içinde bulunan ve karbondioksite göre 21 kat daha zararlı olan metan gazının sebep olduğu sera etkisinin önüne geçmeyi hedefliyoruz. İnşaat çalışmalarının hızlıca tamamlanacağı tesiste 2018 yılının sonuna kadar elektrik üretimine başlamayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

    Yaklaşık 4 milyon dolara mal olacak proje neticesinde, saatte 1,2 Mw/saat elektrik üretimi sağlanacak. Proje ilerledikçe üretimin 2,4 Mw/saate ulaşacağı tesisten yaklaşık 10 bin konutun elektrik ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.

    Katı atıkları da ekonomiye kazandıracak projenin ihalesi, Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yap, işlet, devret modeliyle yapıldı ve tesis için de Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından ön lisans verildi. Tesis üretime başladığında üretilen elektrik UEDAŞ‘a satılacak, yüzde 57,3 pay ve kira geliri Büyükşehir Belediyesi’ne 23 yıl boyunca ödenecek.

    Deponi gazı, katı atığın içerisindeki organik atığın anaerobik ortamda ayrışması sonucu oluşan doğal bir yan üründür. Tahminen yarı yarıya metan ile karbondioksit gazlarından ve azot bileşikleri, organik kükürt, oksijen, su buharı gibi az miktarda organik bileşikler ile inorganik bileşiklerden oluşur. Deponi gazının içindeki metan gazı, enerji üretim tesisinde sistemin tasarım ve verimliliğine bağlı olarak tahmini % 30-40 oranları arasında yakalanır ve su ile karbondioksit formuna dönüştürülür.

  • Türkiye’de ilk kez çevreye duyarlı sızdırmazlık profilleri üretilecek

    Standard Profil ve Düzce Üniversitesi ‘Çevreye Duyarlı Sızdırmazlık Profilleri’ üretmek için kolları sıvadı.

    Standard Profil Grubu ve Düzce Üniversitesi arasında ‘Çevreye Duyarlı Sızdırmazlık Profilleri’ üretilmesi için başlatılacak Ar-Ge ve Ür-Ge projeleri için bir protokol imzalandı. İmza törenine, Standard Profil Grubu Ar-Ge Direktörü Dr. Ali Erkin Kutlu, Düzce Fabrika Genel Müdürü Teoman Yücel ve Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar katıldı.

    Standard Profil Grubu Ar-Ge Direktörü Dr. Ali Erkin Kutlu, Standard Profil Grubu’nun fiziksel ve toplumsal çevreye saygılı bir yaklaşımla sanayi-toplum ilişkisine önem verdiğini belirtti. Grubun çevreci gelişmelere öncülük etme misyonu doğrultusunda Ar-Ge’nin de çözümün önemli bir parçası olduğunun altını çizen Kutlu, “İkisi Türkiye’de olmak üzere toplamda 3 Ar-Ge merkezimiz, yanı sıra Almanya ve Amerika’daki toplam üç dizayn ve mühendislik ofisimiz bulunuyor. Fabrikalarımızın bulunduğu bölgeler başta olmak üzere, dünyada toplam 13 üniversite ile gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge projeleri de bu stratejimizin bir parçası. Düzce Üniversitesi ile gerçekleştireceğimiz bu proje ile ürünlerimizin formüllerinin içerisinde Düzce ve yöresinde doğal olarak yetişen bitkilerden elde edilecek malzemeleri kullanmayı hedefliyoruz. Elde edilecek nano selüloz ve lignin, EPDM hamuru içerisine katılacağı proje kapsamında, temel ve uygulamalı çalışmayı en kısa sürede tamamlamayı ve ürünlerimizde belli oranlarda kullanmayı öngörüyoruz” dedi.

    “Çevreye ve gelecek kuşaklara saygı”

    Standard Profil Düzce Fabrikası Genel Müdürü Teoman Yücel ise, “Standard Profil Grubu olarak bugün 5 kıtada, 8 ülkede, 12 üretim tesisi ve 8 bin çalışanımız ile dünya devi otomotiv üreticilerine sızdırmazlık profili tedarik ediyoruz. ‘Çevreye ve Gelecek Kuşaklara Saygı’ en önemli ilkelerimiz arasında yer alıyor. Standard Profil çevreye saygılı, çevre ile ilgili standart ve kurallara uyan, enerji tüketimini ve bulunduğu bölgelerde topluma değer katmaya çalışan bir kurum. Bu protokol ile Düzce Üniversitesinin çevre ve sağlık alanlarında bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması ve ihtisaslaşması programına ortak oluyoruz. Grubumuz ve Düzce Üniversitesi arasında ortak Ar-Ge ve Ür-Ge projelerinin gerçekleştirilmesi, tarafların sahip olduğu laboratuvar imkanlarının ortak kullanımının sağlanması, sektörde karşılaşılan sorunlara bilimsel çözüm yolların bulunması ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor” şeklinde konuştu.

    Dünyada toplam 13 üniversite ile gerçekleştirdiği Ar-Ge projeleri ile bilinen Standard Profil Grubu, Düzce Üniversitesi ile gerçekleştireceği bu proje ile ağaç ve bitkilerin hammadde olarak kullanılmasıyla elde edilen nano selüloz ve ligninden ‘Çevreye Duyarlı Sızdırmazlık Profilleri’ üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında tarafların sahip olduğu laboratuvar imkanlarının ortak kullanımını sağlanacak, otomotiv sektöründe karşılaşılan sorunlara bilimsel çözüm yollarının bulunması ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi planlanacak.