Etiket: Üreticiyi

  • Bezelye fiyatları üreticiyi memnun etmedi

    Bezelyesi ile ünlü İzmir’in Ödemiş ilçesindeki üreticiler, üretiminin bir hafta sonra biteceğini, tarladaki bezelyenin ancak günlük yevmiyeyi kurtardığını belirterek, piyasanın bu yıl üreticiyi tatmin etmediğini dile getirdi.

    Yetiştirdiği bezelyesiyle ünlü İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Kaymakçı Mahallesinde kurulan bezelye pazarında toptan satış yapan bezelye üreticisini, bu yılki piyasa fiyatları memnun etmedi. Kaymakçılı üreticiler, alıcı ile satıcı arasında denge kurulamadığını, dengenin hep toptan alıcılar lehine olduğunu söyledi.

    “Kilosu 1 TL, anca masrafımızı kurtarıyor”

    Üretici Şaban Karcı, pazara gelen alıcıların fiyatları düşürmek istediğini belirterek, “Şu anda bezelyenin kilosunu 1 TL-1 TL 10 Krş arasında satıyoruz. Bu fiyat bizim masrafımızı anca kurtarıyor” dedi. Kaymakçı’da toptan bezelye alımı yapan tüccarlar ise, üreticinin pazara düzgün mal getirmemesinin de fiyatların düşmesinde etkili olduğunu söyledi.

    “Alıcı da memnun değil satıcı da”

    Pazarcılık ve üreticilik yapan Mustafa Kömürcü ise “Tohum, tarla kirası, mazot ve gübre gibi girdiler, bezelyenin fiyatını etkiliyor. Üründen kar elde edebilmemiz için en az 1.50 TL’den satışa sunabilmeliyiz. Düşük fiyatla satmamıza rağmen yine de alıcı bulmakta zorlanıyoruz. Öyle görünüyor ki alıcı da memnun değil satıcı da” dedi.

    Üreticinin programsız ekim yaptığını söyleyen Kömürcü, bezelye ekmenin üretici için bir kumar olduğunu, ancak üreticinin mecburen bezelye ektiğini söyledi.

    Doğru ekim ve teşvik

    İzmir’in en önemli bezelye pazarı durumundaki Kaymakçı bezelye pazarına alıcıların Ege, Marmara, Akdeniz bölgesinden geldiğini söyleyen Ziraat Mühendisi Özkan Akgün de üreticinin doğru ekimle, teşvikle, siyasi istikrarla birlikte para kazanabileceklerini belirterek,

    “Üretici ancak o zaman vaktinden önce ’para etsin’ diye bezelyeleri toplamaktan kurtulacak ve herkes hak ettiğini kazanabilecektir” ifadelerini kullandı.

    Nisan başlarında piyasaya çıkan bezelyenin hava şartlarına göre mayıs ayının sonlarına kadar hasadı yapılırken, Ödemişli üreticilerin yağmurun da etkisi ile bezelye tarlalarını sürmesi bekleniyor.

  • Çin pazarı üreticiyi umutlandırıyor

    Seyhan Ziraat Odası İkinci Başkanı Cahit İncefikir, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in farklı pazar arayışları konusunda Çin’e gerçekleştireceği seyahati önemsediklerini söyledi.

    İncefikir, Rusya ile yaşanan kriz ve Orta Doğu’da yaşanan savaşlar sonrasında daralan tarımsal ihracatın önünün açılması için farklı bölgelerde alternatif pazarlar bulunması gerektiğini belirterek, “Rusya pazarında güç kaybeden ihracatçı için Çin pazarı önemli bir kazanım olacaktır. 1.5 milyar nüfusa sahip bir pazarda yer almak önemli. Kiraz ile başlayan ihracatın narenciye başta olmak üzere diğer sebze ve meyveleri kapsayarak büyümesini bekliyoruz” dedi.

    Çin’in nüfus artışı, hammadde ihtiyacı ve değişen tüketici tercihleri ile tarımsal ihracatta büyük fırsatlar sunduğunu bunun da Türk çiftçisi için önemli olduğuna dikkat çeken İncefikir şöyle devam etti:

    “Çin, birçok tarımsal üründe dünyanın en büyük yetiştiricileri arasında ancak üretim, iç tüketimi karşılamakta yetersiz kalıyor. Soya fasulyesi ve pamuk ithalatta öne çıkarken, tüketici tercihi ve alım gücünün artmasıyla paralel ihracatta artmakta. Yapılacak görüşmeler sonrasında işbirliği konusunda anlaşma sağlanırsa hem üretici hem de ihracatçı önemli bir pazar sağlamış olacak. Çin’in artan tarımsal ithalatını avantaja çevirebiliriz. Bunun için orta ve uzun vadeli tarımsal politikalar geliştirilmelidir.”

    Çiftçilerin yeterince örgütlenememelerinden dolayı ürettikleri ürünleri pazarlamada sorunlarla karşılaştığını vurgulayan Cahit İncefikir, “Üretim planlaması yapılamadığı için, üreticiler bazı yıllar gereğinden fazla, bazı yıllar ise az üretmekte, ürünün bol olduğu yıllarda ise ürünlerini satamamaktadır” diye konuştu.

  • Köy köy gezerek üreticiyi zirai dona karşı uyarıyorlar

    Türkiye Tarım Sigortaları Sistemi (TARSİM) yetkilileri köy köy gezerek, üreticiye ‘Tarım Sigortası’ konusunda uyarı ve önerilerde bulunuyor.

    Son olarak TARSİM yetkilileri, Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Güneyköy köyünde, tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan TARSİM Giresun Bölge Müdürü Bülent Yaşaroğlu, “Değişen iklim şartları, fındık üretimi için TARSİM sigortasının önemini artırmaktadır” dedi.

    Yaşaroğlu, poliçeler için 5 Mart’ın son gün olduğunu belirterek, “Fındık üreticisinin değişen iklim şartlarına karşı ürünlerini, ‘zirai don başta olmak üzere, dolu, fırtına, hortum, heyelan, yangın, deprem, sel ve su baskını risklerine’ karşı fındık ürününde poliçe tanzimi için son tarih 5 Mart günüdür. O günü beklemeden Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarını il ve ilçe tarım müdürlüklerinden yenileyerek acentelerinden sigorta yaptırmanız sizlerin menfaatinedir” ifadelerini kullandı.

    “Primin yüzde 67’si devletten”

    Zirai don teminatında pirimin yüzde 67’sinin devlet tarafından karşılandığını ifade eden Yaşaroğlu, “Olabilecek bir afet karşısında ürün kayıplarının karşılanacağı tek sistemin TARSİM olduğunun bilinmesi gerekir. 2017 yılında yeni başlayan teminat olan fındık ocaklarını ağaç sigortası yaptırdığı taktirde, ‘kar ağırlığı, dolu, fırtına, hortum, heyelan, yangın, deprem, taşıt çarpması, sel ve su baskını risklerinden’ dolayı ocakların ürün alamayacak şekilde kırılıp-sökülüp zarar görmesi durumunda bu ocakların 3 yıllık ürün bedeli tazminat olarak ödenecek. 2006 yılından bu güne 10 yıllık süreçte üreticiler oluşturduğu 7 milyon 277 bin poliçe karşılığında 2,3 milyar TL prim ödendi, TARSİM’in üreticiye ödediği hasar ise 3,1 milyar TL’dir. Devletin pirim desteği ise 2.7 milyar TL’dir. Devlet, bu tarımsal sigortayı gerçekleştiren üreticilere, meyvelerde don teminatında yüzde 67, kuraklıkta yüzde 60 ve diğer tüm teminatlarda ise yüzde 50 oranında prim desteği sağladı” diye konuştu.

    Toplantıya, TARSİM Giresun Bölge Müdürü Bülent Yaşaroğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Espiye İlçe Müdürü Metin Küp, Ziraat Bankası Şube Müdürü Bekir Bayraktar, Tarım Kredi Espiye Kooperatifi Müdürü Hasan Kılıç, Fiskobirlik Sigorta Müdürü Halide Çıtlak, Güneyköy Köy Muhtarı Ahmet Köse ve çok sayıda üretici katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘fındık’la ilgili sözleri üreticiyi umutlandırdı

    Fındık fiyatlarında uzun bir aradan sonra yaşanan artış ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘fındık’ ile ilgili yaptığı konuşma fındık üreticisini umutlandırdı.

    Türkiye’nin en önemli ihraç ürünlerinden biri olan fındıkta fiyatlar artış göstermeye devam ediyor. Yaklaşık 1,5 aydan bu yana 10.25 TL olan fındık fiyatları üç günde 75 kuruşluk bir artışla 11 TL’ye yükseldi. Haftaya 10.50 TL ile başlayan, dün ise 10.75 TL olan fındık fiyatları bugün de 11 TL’ye çıktı. Fındıkta yaşanan fiyat artışlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapımı tamamlanan İŞKUR hizmet binalarının toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada fındıkla ilgili sözleri de üreticileri mutlu etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Başbakanlığı döneminde fındıkta yaşanan problemlerden örnekler verdi. Fındığı depolara yığıp, parasını önceden ödeyenler olduğunu dile getiren Erdoğan, bu konuda hassas olunması gerektiğini dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fındık ile ilgili yaptığı konuşmayı ve fiyatlarda yaşanan artışı değerlendiren Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık fiyatlarının hak ettiği değeri alacağını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fındık ile ilgili yaptığı konuşmanın ise üreticiyi umutlandırdığını ve ilerleyen günlerde fındıkta devletin etkisinin olabileceğini söyledi.

    “Cumhurbaşkanımızın konuşması piyasayı olumlu etkileyecektir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fındık hakkında yaptığı konuşmanın ilerleyen günlerde fındık piyasasına olumlu yansımaları olacağının altını çizen Soydan, “Cumhurbaşkanımızın Tarım Bakanı’nın da bulunduğu bir alanda fındık ile ilgili konuşması gerçekten biz üreticiler için çok önemliydi. Fındıkta yaşanan sorunların Cumhurbaşkanımız tarafından söylenmesi bizim aylardır beklediğimiz bir durumda. Bu sözler dolayısıyla fındık piyasasına olumlu bir etki yapacağını düşünüyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte fındıkta devletin olacağının sinyalleri verilmiş olundu. Fındıkta bu süreçten sonra mutlu olacağımızı fiyatlarında hak ettiği değere kavuşacağına inanıyoruz. Cumhurbaşkanımızın fındık ile ilgili konuşması üreticiyi son derece mutlu etti” dedi.

    “Üretici fındığın hak ettiği değeri alması için direndi”

    Fiyatlarda üç günlük artışı da değerlendiren Soydan, “Fındıkta az rekolteli bir yılı geride bıraktık. Buna rağmen fındık fiyatlarının maliyetin altında kalması kamuoyunun moralini bozmuştu. Üretici ihtiyacı olduğu halde direndi ve fındığını satmadı. Bunların sonucunda fındıkta üç günden bu yana fındıkta bir kıpırdanma oldu ve 75 kuruşluk bir artış yaşandı. Üretici memnun oldukça fındığını satmaya başlayacaktır” diye konuştu.

  • Girmen: “Kooperatifleşme üreticiyi güçlendirir”

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Türkiye’de kooperatifleşmenin yaygın olmamasından dolayı, fiyat dalgalanmalarından oluşan rantın üreticilere yansımadığını söyledi.

    Türkiye’de kooperatifleşmenin geçmişinin 1800’lü yıllara kadar uzandığını belirten Girmen, bunun tarım sektörünün gelişmesine önemli katkılar sağladığını kaydetti. Kuruluş geçmişi eski olmasına rağmen kooperatifleşmenin geliştirilmediğini belirten Girmen, “Dünyada yoksulluğa çözüm olması, istihdamı arttırması açısından kooperatifler önemli ekonomik kalkınma araçlarıdır. Tarımsal ürünlerin işlenmesinde kooperatiflerin payı Türkiye’de yüzde 1 ile yüzde 10 arasındadır. Oysa bu pay Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişmektedir. Türkiye’de tarımsal ürün piyasaları genel olarak aracıların hakimiyetindedir. Yani üretici, alın teri döküp ürettiği ürününden hak ettiği parayı kazanamamaktadır” dedi.

    “Kooperatifleşme yoksulluğa çözüm”

    Türkiye’de kooperatifçiliğin geliştirilmesi için çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Girmen şöyle devam etti:

    “Türkiye’de kooperatifçiliğin gelişebilmesi için, finansman, üst örgütlenme, eğitim ve araştırma, mevzuat ve denetim gibi genel sorunların dışında, kooperatiflerle ilgili araştırmaların artması ve konunun ülke ekonomisi ile bir bütün olarak irdelenip, ihtiyaçların belirlenmesi ve yapılması gerekenlerin ele alınması uygun olacaktır. Tüm bu sonuçlar kooperatif hareketinin ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir fırsat olduğunu göstermektedir. Kooperatifler, tabandan gelen bir hareket olması, ulusal ve uluslar arası destekler, gerçek demokratik yapı, yoksulluğa çözüm olması ve istihdama katkıları açısından değerlendirilmelidir.”

    Kooperatifler, Avrupa’da güçlü

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde kooperatiflerin etkisinin büyük olduğuna dikkat çekti. Girmen, “AB’de tarımın gelişmesinde, yönlendirilmesinde, sanayileşmesinde ve finansmanında tarımsal kooperatifler itici güç durumundadır. Bugün, AB genelinde toplam 125 bin kooperatifin yüzde 25,6’sını tarım kooperatifleri ve toplam 70 milyon ortak sayısının yüzde 34,3’ünü tarımsal kooperatif ortakları oluşturmaktadır. Toplulukta kooperatiflerin payı tarımsal girdi sağlamada yüzde 55, pazarlamada yüzde 65 ve dış satımda yüzde 50’den fazladır. AB ülkelerinde kooperatifler, ekonomik birimler olmanın yanında birçok sosyal hizmeti de yerine getirmektedir. Kırsal kesimde yaşayan kadınların ve gençlerin eğitimi, bilinçlendirilmesinde önemli roller üstlenmiştir. Yine bu kapsamda yöre halkının ekonomik ve sosyal faaliyetlere katılımının sağlanması, yerel, bölgesel ve ulusal boyutta temsil edilmesi de kooperatifler ve kooperatif ortaklığı yoluyla gerçekleştirilmektedir” diye konuştu.