Etiket: Üreticiyi

  • Et fiyatlarının artması üreticiyi sevindirdi

    İthal etin Türkiye’ye girmesi sonucu zarar eden hayvan üreticileri, fiyatların eski seviyelere gelmesinden memnun.

    Türkiye’de tarım ve hayvancılığın önemli yerleşim birimlerinden birisi olan Bursa’nın Yenişehir ilçesinde hayvan kesim fiyatlarının normale dönmesi üreticilerin yüzünü güldürdü. Yenişehir’de hayvan üreticiliği ve kasaplık yapan Selçuk İşsever, “2,5 ay önce ithal etin Türkiye’ye girmesi ile kusum etinin kesim fiyatı 30 ila 32 lira arasına kadar düşmüştü. Şu anda ithal etin girmeyişi ile kuzu kesim fiyatları 37-38 lira arasında değişiyor. Üretici memnun, para kazanıyor. Tezgâhta kemikli kuzu eti 45, kemiksiz kuzu eti 65 liradan satılıyor” diye konuştu.

    İthal edin piyasaya girmesi ile büyük baş hayvan kesim fiyatlarının da 23 liraya kadar düştüğünü belirten İşsever, “Büyük baş hayvan bugün itibarı ile 26-26,5 lira arasından kesiliyor. Fiyatlar oturdu. Dana kıyma 40 lira, kuş başı 42 liradan satılıyor” dedi.

  • Avşar Barajı’nda düşen su seviyesi üreticiyi endişelendiriyor

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde tarımsal sulamanın yanı sıra bölgenin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Avşar Barajı’nda su seviyesi alarm veriyor. 1979 yılında yapılan ve 84 milyon metreküp kapasiteye sahip barajda son yıllardaki kuraklık ve vahşi sulama nedeniyle su seviyesi 7 milyon metreküpe kadar düştü.

    Dünyaca ünlü Sultaniye cinsi üzümün Türkiye’deki ambarı konumunda olan Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki 84 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip Avşar Barajı’nda su seviyesi 7 milyon metreküpe kadar düştü. Başta üzüm üreticileri barajdaki su seviyesinin kritik derecenin de altına düşmesinden endişeli. Barajdaki son durum ile ilgili bilgi veren Alaşehir Ziraat Odası ve Alaşehir Üzüm Sulama Birliği Başkanı Necdet Türk, “Gediz havzasında tarım yapmaktayız. Bu tarımı yaparken de Avşar Barajı’nı kullanıyoruz. Sulama yaptığımız ürün deseni ise bağcılık. Bağcılık denince ilk akla gelen şey sudur. Su olmayınca tarım olmaz. 1979 yılında hizmete vermeye başlayan Avşar Barajımız o yıllarda 84 milyon metreküp su almaktaydı. Fakat yıllar geçtikçe hava şartlarıyla birlikte geçtiğimiz yılki rakamlara göre baraj seviyemiz 45-50 milyon metreküp seviyelerine geriledi. Şu anda tam kapasiteyle barajımız 60 milyon metreküp su almaktadır. Bu 60 milyon metreküp su ile 35-40 bin dekar arazi sulanıyor. Bir sezon içerisinde bu su tükeniyor. Diğer yıl için hava şartlarına göre durumumuzu değerlendiriyoruz. Geçen yıl havaların kurak seyretmesi sebebiyle 40 milyon metreküp su birikmişti. Bu 40 milyon metreküp 80 gün sulama yapmamıza rağmen ne yazık ki suyumuz bitti. İnsanlar kendi imkanlarıyla, komşularından, derin kuyularından su çekerek ürününün sonunu getirmeye çalıştılar. Eğer ilerleyen yıllarda bu baraja bir önlem alınmazsa, damlama sulamaya geçilmezse gerçekten bu çok zengin topraklarımızda bağcılığın biteceğini düşünüyorum. Bağcılık bittiğinde ise bu 60-65 işletmemiz, gümrüğümüz ne olacak? Karamsar düşünmek istemiyoruz. Burada güzel bir temizlik olursa ve damlama sulama projesine geçilirse eğer bölgemizde en az 35 bin dekarda sulanabilir araziye ulaşmış olacağız. Bu damlama sulama ile bir yılda biten 40 milyon metreküp suyumuz bize 3 yıl boyunca yetecek. Damlama sulama projemizin 2018 yılında ihaleye çıkacağını öğrendik. Bu bizim için sevindirici bir haber” dedi.

    Bölgede 3-5 yıl öncesine kadar kimsenin jeotermal enerjinin ne olduğunun farkında olmadığını anlatan Türk, şunları söyledi:

    “Şu anda jeotermal ile karşılaştık. Biz tabi ki yer altında bulunan yenilebilir enerjinin yer üstüne çıkmasını istiyoruz ama ne yazık ki bazı bölgelerimizde bu jeotermallerin atık suları topraklarımıza, derelerimize karışmaktadır. Bölgemizde 2-3 ppm oranında olan bor oranı, son yıllarda bazı bölgelerde 50 ile 80 ppm oranına çıkmıştır. Borlu toprağı tekrar eski düzenine çevirmemiz için de en az 70 derecelik su ile sulamamız gerekiyor. Bu da mümkün olmayacağına göre topraklarımız günden güne yok olmaktadır.”

    Kendi gıdasını üretmeyen ülkelerin tam bağımsız olmasının mümkün olamayacağını dile getiren Türk, “Biz de buradan yola çıkarak kendi ürünümüzü üretebilmemiz için Avşar Barajı’ndan damlama sulama ile yararlanıp ürünlerimizi daha bol ve kaliteli almalıyız” şeklinde konuştu.

  • Zeytinde yüksek verim ve kalite üreticiyi sevindirdi

    Türkiye’nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, zeytin hasadına başlanırken, yüksek verim ve zeytinyağındaki kalite üreticiyi sevindirdi. Fabrikalarda sıkılan ilk ürün zeytinlerden kaliteli zeytinyağı çıkarken, zamanında yapılan zeytin sineği mücadelesinin kaliteyi artırdığı kaydedildi.

    Burhaniye’de, fabrikaların bahçeleri zeytinlerle dolmaya başlarken, zeytindeki verim ve kalite de üreticiyi sevindirdi. Son yağışların zeytinde kaliteyi artırdığını anlatan üreticilerden Hüseyin Nizam, ”Yöremizde yeşil zeytin alımına başlandı. Şu anda yeşil zeytin fiyatları iyi. Son yağışlar da zeytinde irileşmeyi sağladı. İlk sıkılan zeytinlerden 4-5 kilodan bir kilo yağ çıkarken, yağ asitleri de çok düşük. İnşallah, zeytinyağı fiyatları da iyi olursa yüzümüz gülecek” dedi. Zeytinci Necat Kaynak da son yağışların kaliteyi artırdığını söylerken, yağda kalitenin artmasında zamanında yapılan ilaçlamanın etkili olduğu söyledi. Burhaniye TARİŞ Müdürü Emrah Öztürk’ de, “İki fabrikamızda da zeytin işlemeye başladık. Her geçen gün fabrika bahçeleri zeytinlerle dolmaya başladı. Şu anda çıkan zeytinyağları çok kaliteli. İnşallah, bereketli bir yıl olacak” dedi.

  • Zeytin verimi üreticiyi sevindirdi

    12 milyonun üzerinde zeytin ağacı varlığıyla Türkiye’nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezleri arasındaki Edremit Körfezi’nde hasat sezonuna başlanan şu günlerde üreticiler verimli bir yıl geçirdiklerini söylüyor.

    Doğal sızma zeytinyağı ve yeşil çizik zeytin üretiminde dünya çapında üne sahip olan Edremit Körfezi’nde bulunan 12 milyonun üzerindeki zeytin ağacı hasat edilmeye başladı. Beklenen yağmurların geçtiğimiz hafta yağmasıyla birlikte yağlanma olgunlaşma dönemini tamamlayan zeytin daneleri, bu sezon da üreticileri mutlu etti. Geçtiğimiz yıl zeytin danelerinin olgunlaşma döneminde beklenen yağışların gecikmesi nedeniyle üreticiler yüzde 50 oranında ürün kaybı yaşayarak hüsrana uğramıştı. Bu yıl dalları zeytinlerle dolup taşan zeytin ağaçlarının hasat dönemine girilirken, çevre illerden çağrılan zeytin tayfaları ilk hasadı gerçekleştirmeye başladı. Bayan yevmiyesi 50, erkek yevmiyesi de 80 liradan açılan zeytin toplama döneminde binlerce işçi, Ayvalık, Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran ilçelerine bağlı zeytin tarlalarında zeytin topluyor.

    Az yağmur alan küçük oranda zeytin arazisi haricinde yüzde 90 oranında beklenilenin üzerinde rekolte ile karşılaşan üreteciler, geçtiğimiz yıl yaşadıkları maddi çöküntüyü bu yıl telafi etmek istediklerini söyledi. Zeytinyağı fiyatlarının son yıllarda zam görmemesi nedeniyle alım fiyatlarının düşük olmasından yakınan bazı üreticiler, yetkililerden fiyatların artırılmasını istedi.

    Havran ilçesindeki zeytin üreticisi Şaban Arık, yaptığı açıklamada, “Bu sene yılın ilk zeytinlerini toplamaya başladık. Çevre il ve ilçelerden gelen tayfalarımızla hasat yapmaktayız. Bütün yaz, bölgedeki sulama alanlarından ağaçlarımızı suladık. Ağaçlarımızın akımlarını yaptık. Yağmur da son hafta yağınca verim iyi oldu. Şu günlerde sofralık zeytin topluyoruz. Önümüzdeki zamanlarda yağlık zeytinleri tam anlamıyla toplayacağız. Zeytinin çok yada az olması çok önemli değil. Hayırlı bir sezon diliyoruz öncelikle. Yeter ki zeytinin pazarı olsun. Alıcı bizi mutlu etsin” dedi.

    Yevmiyeli zeytin toplayıcısı Gülşen Soydan ise, her sabah Balıkesir il merkezinden minibüs ile sabah 07.00’de Havran’a gelerek zeytin toplamaya başladıklarını söyleyerek, “Kırmalık ve yağlık zeytin topluyoruz. Bu sene zeytinler iri ve verim çok güzel. İnsan çokluğuna göre her gün çok sayıda ağacı hasat ediyoruz. Göründüğünden daha zor bir iş zeytin hasadı. Rabbim, hayırlı, bereketini bol eylesin. Herkesin emeğinin karşılığını Allah verir. İyi bir sezon diliyorum” diye konuştu.

    Zeytin tayfaları, yüzyıllardır vazgeçemedikleri sırıklarla, zeytin hasat taraklarıyla ve modern zeytin silkme makineleriyle hasat yaparken, uzmanlar, zeytin ağaçlarının sırıkla hasat edilmemesi yönünde üreticileri uyarıyor.

  • Dibe vuran sarımsak fiyatı üreticiyi zora soktu

    Sarımsak fiyatının 7 liradan 70 kuruşa kadar düşmesi nedeniyle ürünü elinde kalan sarımsak üreticileri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dan yardım bekliyor.

    Gaziantep’in Araban Ovası’nda son yıllarda üretim alanı hızla yayılan ve kalitesi ile adını kısa sürede dünyaya duyuran Araban sarımsağı üreticileri, kalite ve bereketli ürün nedeniyle büyük sevinç yaşadı. Sezonun başında kilogramı 7 TL olan ve üreticisini umutlandıran sarımsağın fiyatı ilerleyen günlerde ise düşmeye başladı. Sarımsağın kilogram fiyatı 70 kuruşa kadar düştü. Sarımsak üreticisi de ani düşüş nedeniyle büyük şok yaşadı. Üreticiler, kilosunu 2,5 liraya mal ettikleri sarımsağı çok ucuza satmak zorunda kaldı.

    En karlı çıkanlar erken davrananlar oldu

    Sarımsak üreticilerinden en karlı çıkanlar ise geçen yıldan yurt dışı bağlantılarını yaparak, bu sezon hasat edeceği mahsulün tamamını satan üreticiler oldu. Erkenden sarımsağını satan üreticiler, geçen yılki anlaşmalarına göre kilogramı 7 TL’den sarımsaklarını sattı.

    Ürünü bekletenler zararda

    Sarımsağı daha yüksek fiyattan satmak isteyerek bekletenler ise zarar gördü. Fiyatların yükselmesi için ürünlerini depoda bekleten üretici, maliyetin de altına düşen rakamlar nedeniyle büyük mağduriyet yaşadı. Üreticilerin büyük masraf ve emek harcayarak yetiştirdiği sarımsaklardan büyük bir bölümü ya elde kaldı ya da çok düşük fiyatlara satıldı.

    Bakan Fakıbaba’dan destek bekliyorlar

    Sarımsak üreticilerinin tek umudu ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba oldu. Sarımsak üreticileri de fındık ve mısır yetiştiricileri gibi Fakıbaba’ya seslenerek, mağduriyetin giderilmesini istedi. Sarımsağın tanıtılması için kampanya başlatılmasını öneren çiftçiler, elde kalan sarımsaklar ve fiyat konusunda da çözüm yolu aranması gerektiğini söyledi.

    Araban ilçesine bağlı Köklüce kırsal Mahallesi’nde sarımsak tarlaları bulunan Mehmet Bilekçi, bir çok üreticinin büyük bir mağduriyet yaşadığını belirterek, “Sarımsağın üreticiye kilogram başına maliyeti 2 TL 50 kuruştur. Sarımsağın bir kilogram fiyatının bugün 70 kuruşa kadar düşmesi, çok görülebilecek bir olay değildir. Bu bizim başımıza geldi. Bin bir masraf ve emekle ürettiğimiz sarımsağın aniden düşen fiyatları nedeniyle ürünler depoda kaldırıldı. Daha da düşen fiyatlar nedeniyle sarımsaklar üreticinin elinde kaldı. Sarımsak yoğun maliyet ve çaba gerektiriyor. Bu fiyatları hiç hak etmiyor. Türkiye’nin tüm bölgelerindeki çiftçilerin umudu, umudumuz yeni Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dır. Göreve gelir gelmez Karadeniz Bölgesi’nde üretilen fındığa destek veren Fakıbaba, mısır üreticilerinin de sorununa merhem oldu. Bakan Fakıbaba’nın bizi de, sarımsak üreticilerini de yalnız bırakmaz. Öncelikle elde kalan sarımsakların satılabilmesi için bakanlık kanalıyla tanıtım kampanyasının başlatılmasını bekliyoruz. Ayrıca fiyatlar konusunda bir çözüm yolu bulunabilir. Üreticiye destek olabilir. Fiyat konusunda bir mutabakat olabilir” diye konuştu.

    Araban Ziraat Odası Başkanı Mehmet Doğan da bu yıl ilçede yaklaşık 40 bin dönüm arazide sarımsak ekili olduğunu belirterek, binlerce ton sarımsağın ise sezonun hemen başında kilogramı 7 liraya satıldığını kaydetti. Doğan şimdi kilogram fiyatı 70 kuruşa kadar düşen sarımsak nedeniyle üreticilerin büyük bir krizde olduğunu ifade etti. Doğan, sorunun çözümü için girişimde bulunduklarını ifade ederken, çiftçinin umudunun ise Bakan Fakıbaba olduğunu vurguladı.