Etiket: Üreticiyi

  • Kamuda yerli ürün kullanımını içeren genelge üreticiyi sevindirdi

    Yurttaş Holding geçtiğimiz aylarda millileşme ve yerli malı kullanılmasıyla ilgili çıkarılan genelgelerin, Türk sanayi üretimini artıracağı ve geliştireceği görüşünü paylaştı.

    Başta Çevre Şehircilik Bakanlığı olmak üzere, bakanlıklar tarafından Yerli Malı Ürünleri kullanma kararının ardından Kamu Kurumları tadilat ve yenileme çalışmalarında yerli malı ürünlere yöneldi. Konu ile ilgili görüşlerini paylaşan Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş:”Sanayi politikasının kalkınma için şart olduğu, yani yerli sanayinin kamunun desteği olmadan sadece piyasa şartlarında gelişemeyeceği uluslararası iktisat literatüründe de hakim olan bir düşüncedir. Yerlileşme sadece Türkiye’ye özgü değil, başta ABD olmak üzere her ülkede yerli ürünlerin kullanılması, üretimin korunması ile ilgili bir takım çalışmalar bulunuyor ve uygulanıyor. Orta gelir düzeyindeki ülkelerde ise, özellikle kamu alımlarında yerlilik şartı standart unsurlar içerisinde bulunuyor. Buradan yola çıkarak, yerlileşme politikalarının genel amacının da, şirketlerdeki teknolojiler ve becerilerin yerele aktarılabilmesi için kamunun uyguladığı zorunluluklar olarak söyleyebiliriz. Genelgenin yayınlanmasının ardından uygulamaya geçilmiş olması, yerli üreticiler adına önemli bir gelişmedir.” şeklinde konuştu.

    “2003 yılında zorunlu oldu, bu yıl uygulamaya geçildi”

    Söz konusu holdingin Trimbox markası ile ürettiği yerli malı aşırı gerilim sönümleyici cihazların, elektrikte meydana gelen ani voltaj dalgalanmaları, aşırı gerilim, nötr kopması, yıldırım düşmesi ve trafo patlaması gibi durumlara karşı hem yapıları hem elektrik tesisatlarını hasara ve yangına karşı koruduğunu aktaran Yurttaş, “3 Aralık 2003 Tarihli 25305 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Elektrik İç Tesisleri Proje Hazırlama Yönetmeliği’ne göre yapılarda aşırı gerilim sönümleyici kullanılması ise zorunlu. Denetim yetersizliği sebebi ile yapılarda aşırı gerilim koruma sisteminin kullanımına dikkat edilmiyordu. Ancak Kamu Kurumlarının Yerli Malı ürünlere yönelmesi ve son dönemde elektrik kaynaklı yangınların yüzde 78 artış göstermesi üzerine Kamu Kurumları elektrik panolarında aşırı gerilim sönümleyici kullanmaya başladı. Emniyet Genel Müdürlüğü, Emniyet Müdürlükleri ve karakollarda kullanılan elektrik panolarında Aşırı Gerilim Sönümleme bölümü ayrılmaya başlandı diye konuştu.

    Elektrik hasarları ve yangınlarının en büyük sebebinin aşırı gerilim olduğunu belirten Evren Yurttaş: ”Yıllardır yurt dışından aşırı gerilimi engellediği iddia edilen onca ürün ithal edildi. Ancak ithal edilen bu ürünler ani voltaj dalgalanması, aşırı gerilim, yıldırım düşmesi ve trafo patlaması gibi durumlarda etkili olmuyorlardı. Çünkü yurt dışı kaynaklı bu cihazların yapılma amacı aşırı gerilim engellemekte değildi. Aşırı gerilim sönümleyici cihazları yerli olarak biz üretiyoruz ve dünyanın yüzde 70’inde de patentimiz bulunuyor. Kamu kurumlarımız elektrik kaynaklı sorunları ve aşırı gerilimi engellemek amacıyla cihazlarımızdan kullanıyorlar. Emniyet Genel Müdürlüğümüzde elektrik panolarında, Aşırı Gerilim Sönümleme bölümü ayrılmaya başlandı. Bunlar bizim açımızdan olumlu gelişmeler. Çünkü Kamu milli üretimin geliştirilmesi için büyük önem arz ediyor. Yerlileştirmenin bir kısa mesafe koşusu değil maraton olduğu da unutulmamalıdır. Kamu ihalelerinde konan yerlilik zorunluluklarının sektörle ve yerli üretici ile görüşülerek oluşturulması, ithalatı azaltacak, cari açığın düşmesine katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanın fındık açıklaması üreticiyi memnun etti

    DÜZCE(İHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “1 Kasım 2018 tarihinden itibaren levant kalite fındığın kilosunu 14 liradan, Giresun kalite fındığın kilosunu da 14.5 liradan almaya başlayacağız” demesi Düzceli fındık üreticisini memnun etti. Düzce Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk, “14 liradan çiftçilerimiz gayet memnunlar” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda fındık ile yaptığı açıklama üreticiyi memnun etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fındık fiyatı ile ilgili olarak “Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile 1 Kasım 2018 tarihinden itibaren levant kalite fındığın kilosunu 14 liradan, Giresun kalite fındığın kilosunu da 14.5 liradan almaya başlayacağız. Kayıtlı fındık alımlarında kilo başına 2 lirada destekleme ödemesi yapıyoruz. Dolayısıyla üreticimizin eline fındığın her kilosu 16 veya 16.5 liraya geçmiş oluyor” dedi.

    Düzce Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk’te açıklanan fındık fiyatı ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. Öztürk fiyatın çiftçilere hayırlı olmasını dileyerek “14 lira açıklanan rakam çiftçilerimizi tatmin edecek bir rakamdır. Fakat bundan 1 ay önce açıklanmış olması çiftçilerimizi çok daha memnun ederdi. Okullar açıldı, kış geldi. Çiftçilerimizin büyük bir kısmı fındığını sattı. Sattığı için memnuniyet biraz daha az oluyor. 1 ay önce açıklanıp, çiftçiler 14 liradan satmış olsaydı çok daha sevinirlerdi. Ama her şeye rağmen bu sene biliyorsunuz rekoltemiz çok düşük. Yüzde 50’ye varan düşme var. 2019 yılı ürünümüzü taban baz alacağı için bizi memnun edici bir rakamdır. Yani önümüzde ki yıl yüzde 20 gibi bir zam yapılırsa, fındık fiyatının 16-17 lira civarında olacağını tahmin ediyoruz. Biz bu fiyatı memnuniyetle karşılıyoruz. Serbest piyasada fındık 11,75 lira ile 12 lira arasında değişiyor. Bu fiyat açıklanması otomatikman serbest piyasayı etkileyecek. Fındık alanlarda ister, istemez fiyatlarını yukarı çekecektir. Çünkü yukarı fiyat çekmezse fındık alamazlar. Sadece geç açıklanması bizi üzdü. Yoksa 14 liradan çiftçilerimiz gayet memnunlar. Bize gelen Sadece sorun geç açıklanması. Çok acil ihtiyacı olanların fındığını satmak zorunda kalması gerekti. Ancak taban fiyatın belirlenmesi konusunda da memnunuz” şeklinde konuştu.

    Fındık üreticisi Turgut Sine “Üreticiler olarak bu 14 liradan memnunuz. Biraz geç kaldı. Daha önce açıklanması gerekiyordu. İleriye doğru iyi bir rakam oldu memnunuz. Satmadım ve taban fiyatı bekliyordum. Şu anda memnunuz. Bundan sonra bakacağız” diye konuştu.

    Fındık üreticileri piyasada da fındık fiyatının yükseleceğini söyledi.

  • Üreticiyi, kirazdan sonra vişne de üzdü

    Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Kütahya Bölge Birliği, Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) üyesi meyve suyu firmaları ile anlaşma yaparak Kütahya’nın tamamında vişne alımlarına başladı.

    Dünya’nın vişne merkezi olarak bilinen Kütahya’da vişne üreticileri sadece işçilik fiyatına ürettikleri vişneyi Tarım Kredi kooperatifleri Bölge Birliğinin belirlediği kantarlara teslim ediyor.

    Kütahya genelinde vişnenin yaklaşık 35 bin ton Pazarlar’da ise 15 bin ton rekoltenin beklendiği sezonda vişne fiyatları üreticiyi üzdü. Pazarlar İlçesinde Tarım Kredi Kooperatifleri Kütahya Bölge birliği tarafından 1 lira 60 kuruştan alımları başlanırken; vişnenin kilosu 1 lira 50 kuruşa düşürüldü.

    Pazarlar Ziraat Odası Başkanı Yusuf Ertaş, üreticinin bir yıl boyunca çocuğu gibi bakıp büyüttüğü ve ileriye dönük hesaplar yaptığı kirazdan sonra vişnenin de fiyatıyla üreticisini üzdüğünü söyledi. Emsallerine göre üstün özellikleri sayesinde Pazarlar vişnesinin kilosunun en az 3 veya 4 Lira’yı hak ettiğini belirten Ertaş, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini söyledi.

    Tarım Kredi Kooperatifleri Kütahya Bölge Müdürü ve Meyve Suyu fabrikalarına seslenen Başkan Ertaş, “Gelin, Pazarlar’ın kendine has aroması, rengi, yola dayanıklılığı gibi üstün özelliklere sahip vişnesine hep birlikte sahip çıkalım. İyi fiyat vererek hem siz, hem de üretici kazansın. Eskisi gibi yüzler gülsün” dedi.

    Vişne üreticisi 70 yaşındaki Ramazan Cantürk, bu yıl vişne üreticisinin çok büyük zararla karşılaştığını ifade etti.

    Cantürk, “İşçi tutup toplatmaya kalksak işin içinden çıkamayacağız. Fabrikalar sanayi tipi vişne için 1 lira 50 kuruş gibi bir taban fiyatı biçiyorlar. Bir işçinin maliyeti ise günlük 70 lira civarında. Aynı işçinin ortalama topladığı vişne 50- 60 kilo arasında değişiyor. Böyle bakınca bir işçinin toplamış olduğu vişne, kendi ücretini bile zor çıkartıyor. Bizim yerimize aracılar kazanıyor” diye konuştu.

    Tarım Kredi Kooperatifleri Kütahya Bölge Müdürü Özkan İnci, vişnedeki durumun arz ve talep meselesi olduğunu dile getirdi. (MB-EFE)

  • Büyükşehirin sağladığı sera desteği üreticiyi kalkındırıyor

    Manisa Büyükşehir Belediyesi ülke ve Manisa gerçeklerine uygun kırsal kalkınma projelerini hazırlamak ve bunların kararlı, eşitlik ve adalet ilkeleri çerçevesinde refah ve gelirin dengeli paylaşılmasını öngören bir şekilde uygulanması için kırsal bölgelerde örtü altı yetiştiriciliğin (seracılık) geliştirilmesi için üreticilere desteklerini sürdürüyor.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin, Manisa’da örtü altı yetiştiriciliğinin (seracılığın) geliştirilmesi ve düşük gelir seviyesindeki ailelerin, ekonomik durumlarının iyileştirilmesi, refah düzeylerinin yükseltilmesi ve kendi imkanlarıyla geçinebilecekleri bir hale gelebilecekleri fırsatı sağlama amacı ile Selendi, Kula, Köprübaşı, Gördes, Demirci, Sarıgöl, Alaşehir, Kırkağaç ve Soma ilçelerinde belirlenen mahallelerde seracılığın geliştirilmesi için 2016 yılında Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından uygulanmaya alınan proje sonuçlarını vermeye başladı.

    120 sera tamamlanarak üreticilere teslim edildi

    Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılında başlattığı ve 100 adet seranın tamamlandığı projeye gösterilen yoğun ilgi nedeniyle 2017 yılında 120 adet sera daha tamamlanarak kırsal mahallelerde ikamet eden çiftçilere teslim edildi. 2016 yılında 100 adet seranın tamamlandığı projede, gösterilen yoğun ilgi nedeniyle 2017 yılında 120 adet sera daha tamamlanarak kırsal mahallelerde ikamet eden çiftçilerimize teslim edildi. Büyükşehir Belediyesi teknik personelleri tarafından hazırlanan ve uygulamaya alınan proje, teknik ekiplerin yaptığı çalışmalar neticesinde belirlenen 9 ilçede, 64 mahallede uygulandı. 2018 yılı Mart Nisan ve Mayıs aylarında teknik ekipler tarafından kurulan 220 adet seranın tamamının yerinde kontrol ve denetimi yapıldı. Yapılan kontrol ve denetim çalışmaları sonunda; 1-2 istisnai durum haricinde tüm seraların ürünler ile dolu olması yanında mahallelerdeki çiftçilerin, gerek kendi imkanlarını gerekse de diğer kamu kurumlarının destek programlarını kullanarak yeni seralarını da kurmuş olması memnuniyetle karşılandı. Kış döneminde marul, mart ayından itibaren hıyar, domates, biber, taze fasulye, hatta çilek üretimi yapılan seraların yüzde 98 oranında ekili, dikili oluşunun görülmesinin yanında proje sahası olan mahallelerde de görüntü değişmeye başladı. Gördes, Demirci, Kula ve Selendi ilçelerinde bazı bölgelerin seracılık bölgesi olmaya başladığı izlenimi veren manzara teknik ekipleri mutlu etti.

    Seraların yüzde 75’i Manisa Büyükşehir Belediyesi desteği ile kuruldu

    İlçelerde seracılık bölgesi olarak belirlenen mahallelerde ikamet eden, Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı, tarım bağ-kur hariç Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı aktif sigortalı olmayan çiftçilerin faydalandığı projede, anahtar teslim olarak kurularak üreticilere teslim edilen 220 adet seranın yatırım tutarının yüzde 75’i Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe desteği olarak karşılandı. Çiftçilerin ve kırsalın kalkınması için Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları aynı anlayışla devam edeceği belirtilirken, ürünlerin bol kazançların bereketli olması temennisinde bulunuldu.

  • Yılın ilk üzüm hasadı üreticiyi memnun etti

    Türkiye’de örtü altı üzüm üretimde hasadın ilk yapıldığı yer olan Mersin’in Mezitli ilçesindeki üreticiler, ilk hasattan memnun. Geçen yıl 2 bin 500 ton civarında ürün alan çiftçiler, bu yıl daha fazla rekolte bekliyor. Şu anda dalında 4 liraya satılan üzüm, sebze-meyve halinde ise beyazı 5 ile 5.5, siyahı 7-8 lira civarında satılıyor.

    Mayıs ve Haziran ayında örtü altı üzüm üretiminde Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Mezitli ilçesine bağlı Eski Mezitli, Kuyuluk ve Kale mahallelerinde üreteciler ürün bolluğundan ve fiyatlardan memnun. Ayrıca bu aylarda Türkiye’de hasat yapılan tek yer olan 3 mahallede üreticiler, buranın daha çok desteklenip, bu bölgelerden daha fazla ürün alınmasını istiyorlar.

    Üzüm üretimiyle ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Eski Mezitli Mahalle Muhtarı Veysel Gılıçoğlu, Mezitli’ye bağlı 3 mahallede 20 yıldan bu yana üzüm üretimi yapıldığını söyledi. Geçen yıl bu 3 mahallede yapılan hasat sonucunda 2 bin 500 tona yakın ürünün çıktığını vurgulayan Gılıçoğlu, “Mayıs ve Haziran ayı civarında Türkiye’nin ilk tırpanlık, yani sofralık üzümünü çıkarıyoruz. Şu anda da tam hasat zamanı başladı. İlk yıllarda üzüm üretim alternatif ürün olarak görünüyordu ama sonradan üzüm üretimi çoğalarak devam etti. Son 2 yıla kadar gerçekten üretici hep içeri giriyordu. Çünkü girdiler yüksek ama fiyatlar hep aynıydı. Son 2 yıldan beri halkla beraber, üreticilerle beraber, belediye başkanları ve kamu kurumları temsilcilerini bir araya getirdik ve burada en azından resmi olmasa bile bir örgütlenmeye gittik. Çünkü üretici ektiği ürünü zor şartlarda 6 ay gibi uzun bir sürede yetiştiriyor. Ancak 2 yıla kadar bir türlü satış zamanında değeriyle satamıyordu” dedi.

    “Önümüzdeki yılların daha iyi olacağını ümit ediyoruz”

    2 yıla kadar fiyatların kötü olmasında belli sebeplerin olduğunun altını çizen Gılıçoğlu, “Üreticimiz pazarlama döneminde hep bir panik yaşıyordu. Yani erken hasat dediğimiz üzümleri olmadan hale götürdüklerinde piyasa otomatikman en düşük rakamlara gidiyordu. Son 2 yıldır ise bu çalışmalar sonucunda hep üretici bilinçli olarak üzümünü zamanında hasat ediyor hem tüketici de olmuş, gerçekten verdiği paranın karşılığını alarak rahatlıkla tüketebileceği bir üzüm alabiliyor. O yüzden son 2 yıldır çok iyi gidiyor. Bizim şu anda tek sorunumuz Türkiye’de ilk tırpanda çıkan üzümün burada üretildiğini kimse bilmiyor. Bu tarım kesimi bir yerde sahipsiz. Biz burada bir mücadele içindeyiz. Amacımız üretici malını değeriyle satsın, gelecek yıllara daha iyi üretim yapsın. Önümüzdeki yılların daha iyi olacağını ümit ediyoruz. Bütün çiftçilerimize bol hasatlar diliyoruz” diye konuştu.

    “350 dönümde örtü altında üzüm üretimi yapılıyor”

    Araştırmalara göre Türkiye’de bu dönemde en yüksek verimin Mezitli ilçesinde alındığına da dikkat çeken Gılıçoğlu, “Ortalama dönüm başı 4 ton civarında üretim oluyor. Bu da 350 dönümde örtü altında üzüm ürettiğimizi gösteriyor. Bu ürün kaliteli, değeriyle satılırsa bu ürün daha da çoğalacaktır. Fiyatlar iyi ama daha iyi fiyatta satılsa Türkiye’nin bile iç piyasasına yetmeyecek bir ürün. Çünkü Mayıs ve Haziran ayında alternatifi olmayan bir ürün. Gerçekten 2 yıldır çiftçilerimiz sürekli uyararak, bilgilendirerek, daha iyi hasat dönemini tespit ederek, daha iyi sonuçlar alacağımıza eminim. Şu anda dalında üzün 4 lira civarında. Halde ise beyaz 5 ile 5,5, siyah olan 7 ile 8 lira civarında. Bu bugün için yeterli tam yeterli değil ama yine de fiyatlar eskiye göre çok çok iyi. Bu fiyatlara da şükür ediyoruz. 2 yıl önce fiyatlar çok kötüydü. Burada bir sahipsizlik vardı. Herkes kendi başına ne yapabilirim derdindeydi. Bugün bu örgütlenme, toplantılar, bilgilendirmeler işe yaradı. Gerçekten burada üretilen ürün kaliteli ürün. Gerçekten değeriyle satılırsa bu çiftçi kazandığı zaman herkes kazanacaktır. Burada çiftçilerin sırtından belki 2 bin kişi geçiniyor. Bu ürünün ilk başlamasından tutunda, pazarda, manavda vatandaşla buluşuncaya kadar birçok kişi ekmek yiyor. Çiftçi bacasız fabrikadır. O yüzden çiftçinin değerini bilmek lazım. Bizim örgütlenme, grev gibi bir hakkımız yok. Bu yıl olmasa gelecek yıl diyoruz. Böyle bir sabır var çiftçimizde. İnşallah bundan sonra daha iyi olur ve çiftçimiz daha çok ürün üretir” şeklinde konuştu.

    Ürettikleri üzümün tanıtımı için her alanda mücadele verdiklerini kaydeden Gılıçoğlu, “Geçen yıl burada ilk kez bir festival yaptık. 1. Örtü Altı Üzüm Festivali adı altında. Bu yıld a ikincisini yapacağız. Festivalin amacı bir şekilde insanları bir araya getirip, kaynaştırmaktır. İkinci amaç ise bu ürünün burada üretildiğini, yerinde üretildiğini göstermektir. Bugün Mayıs ayının 25’i ve hasatta büyük bir ilerleme var. Bu Türkiye’de olmayacak bir şey. Bunların burada olduğunu bir yerlere duyurmak istiyoruz. Bu amaçla bu yıl da 2. kez bu festivali düzenleyeceğiz” ifadelerini kullandı.