Etiket: Üreticiyi

  • Tarla ile market arasındaki fiyat farkı üreticiyi çileden çıkardı

    Tarla ile market arasındaki fiyat farkı üreticiyi çileden çıkardı

    Örtü altı sebze üretiminin merkezi Antalya’nın Kumluca İlçesinde domates üreticileri, yüksek masraflarla ürettikleri domateslerin Kumluca hal çıkışı ile büyükşehirlerdeki market fiyat farkının ortadan kaldırılmasını istiyor.

    Kumlucalı domates üreticileri, Kumluca Hal çıkışı 1. 80 Lira olan domates fiyatlarının büyük şehir market raflarında veya pazarlarında 10 Lira olmasının nedenini sordu.

    Domates Üreticisi Hatice Kanga (60), serada dalından topladığı domatesleri kasaya yerleştirirken aradaki fiyat farkını kendilerinin bile anlamadığını söyledi. Kanga, “Bu domatesleri böyle topluyoruz. Burada 1 Lira 80 Kuruş İstanbul’da 10 Lira. Bu aradaki farkı kim yiyor” dedi.

    Kumluca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve domates üreticisi Mustafa Çetin ise domatesi Kumluca Hal’ine 1.80 Liraya sattıklarını, üzerine 1 Lira paketleme ve nakliye ücreti koyulması durumunda 2.80 TL olacağını belirterek ” İstanbul’a bu domates 2.80 Liraya ulaşıyor. Neden tüketici bu domatesi 10 Liraya yiyor. Bu aracıların araştırılması gerekiyor. Eğer bu konuyu araştırırsak üretimden tüketime güzel bir ağ oluşturursak hem üretici maliyetinin altında satarak zarar etmez. Hem de tüketici çok yüksek fiyatlarla beli bükülmez. Sofrasına bu sağlıklı yiyecekleri koyar. Bizim sloganımız bu, “Hem üreticinin hem de tüketicinin beli bükülmesin” dedi.

  • Ayçiçeğinde fiyatlar üreticiyi sevindirdi

    Ayçiçeğinde fiyatlar üreticiyi sevindirdi

    Trakya Birlik Yağlı Tohumlar Kooperatifinin açıkladığı ayçiçeği avans fiyatları Manyaslı ayçiçeği üreticisini sevindirdi.

    Trakya Birlik Yağlı Tohumlar Kooperatifinin dün açıkladığı ayçiçeği alım avans fiyatları Manyaslı üreticileri sevindirirken, verimlerin düşük olacağı endişesiyle de buruk bir sevinç yaşadılar. Manyas Yağlı Tohumlar Kooperatifi Başkanı Sadettin Kalpakçı, birliğin son yıllar da yağ oranına göre ayçiçeğine fiyat verdiğini hatırlatarak, en düşük yağ oranı olarak belirlenen yüzde 40’lık yağ oranına sahip ayçiçeğine ödenecek avans fiyatı 3 lira 240 kuruş olarak açıklandığını belirtti. Kalpakçı, buna paralel olarak, her yüzde 1 yağ oranı için üreticilere yüzde 1,5 ’a tekabül eden yağ primi ödeneceğini açıklarken, Manyas’ta ayçiçeği alımlarının 31 Ağustos. Pazartesi günü başlayacağını açıkladı.

    Sadettin Kalpakçı, bu yıl ayçiçeği üreticisinin ürün verimi bakımından beklediği verimi bulamayacağına vurgu yaparak, “Ayçieçeğinin dane tutma zamanında ki aşırı sıcaklar ayçiçeklerini kavurdu, ve tane tutmasını olumsuz etkiledi. Bu yıl geçen yıl ki verimleri görmemiz mümkün değil, ortalama dekar başına verim 150 kilo zor bulur, fiyatlar gayet iyi. Bir de bu fiyatlara, devletin verdiği 40 kuruş desteklemeyi eklersek, üretici alın terinin karşılığını alır. Geçen yıl yüzde 40 yağ oranına sahip ayçiçeğinin alım avans fiyatı 2,5 liraydı, bu yıl yüzde 30 artış oldu” dedi.

  • ÇAYKUR’un uyguladığı kontenjan üreticiyi kızdırdı

    ÇAYKUR’un 3. sürgüde uyguladığı dönüm başına 50 kilogramlık kontenjan üreticilerin tepkisine neden oldu.

    Çay üretiminde 3. sürgü yaş çay alımı geçtiğimiz Salı günü başladı. Alımın başlamasıyla çay üreticileri de çaylıklarına girmeye başladı. ÇAYKUR’un sürgünün başlamasının üzerinden henüz 1 hafta bile geçmeden uygulamaya başladığı kontenjan uygulaması ise çaylıklarına giren üreticileri kızdırdı. Üreticiler, 3. sürgüde çayın kademeli olarak geldiğini ve ÇAYKUR’un bu uygulamasına anlam veremediklerini dile getirdi. Çay üreticisi Bayram Dinç, üreticinin çaylığa girmesi için başlatılan kampanyaların ardından uygulanan kontenjanın kendilerini düşündürdüğünü dile getirdi. Dinç, “3. sürgü yaş çay sezonu Salı günü başladı, Perşembe günü ben çay getirdim. İlk defa böyle bir şey yaşıyoruz. 400 kilogram çay getirdim, 50 kilogram kontenjan var dedi, 250 kilogramını aldı, 150 kilogramını buraya sermek zorunda kaldım. Hem genel müdürlük bize diyor ki kaliteye önem veriyoruz, getiriyoruz işte. Kampanyalar yaptılar ‘Hayde çaya bakalım’ diye. Sen çayı almıyorsun, fabrikalar boş, niye almıyorsun? Ben belki çayımı taze satacağım, devlete katkıda bulunacağım, izdiham da yok. Bu Türkiye Cumhuriyeti anayasasına aykırı olan bir şeydir. Geldik 3. sürgüne rahat bir çay satacağız, fabrikalar boş, alım yerleri boş, alamayız diyorlar. Kanunu olmayan bir çayda fabrikalar boş iken ÇAYKUR kafasına göre 50 kilogramdan çay alırım diyorsa ben o zaman haksızım” ifadelerini kullandı.

    Bir başka çay müstahsili Osman Deniz Uzun, topladıkları çay ÇAYKUR’a satılamadığı için zarar gördüğünün altını çizerek, “3. sürgüde neden kota koyuyor, ben böyle bir şeyle karşılaşmadım. 13 yıl oldu emekli olup memleketime döneli. 3. sürgüde böyle bir durumla karşılaşmadık. Satamıyoruz çayı. Bize diyorlar erken toplayın, işte çay burada. Bu çayda bir tane odun yok. Çayı neden almıyorsun sen? Neden 50 kilogram kontenjan koyuyorsun. Böyle çay topladığımız zaman neden almıyorsun çayı, neden yansın çay” şeklinde konuştu.

  • Kuru fasulye ithalatında ’sıfır gümrük vergisi’ iddiaları üreticiyi tedirgin etti

    Mersin Ticaret Borsası (MTB) ve Ulusal Baklagil Konseyi (UBK) Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, kuru fasulye ithalatında gümrük vergisinin yeniden sıfırlanmasına yönelik iddiaların üreticiyi tedirgin ettiğini belirterek, “Kuru fasulyede sıfır gümrükle ithalat büyük zarar verir” dedi.

    Özdemir, yaptığı yazılı açıklamada, 25 Aralık tarihinde gerçekleştirilen Ulusal Baklagil Konseyi 8. Olağan Genel Kurulunda bakliyat sektöründeki temel sorunlara ilişkin görüşlerini ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini paylaştı.

    Belirtilen sorunlar içerisinde en acil konunun kuru fasulye için gümrük vergisinin yeniden sıfırlanması olduğunu dile getiren Özdemir, “Geçtiğimiz yıl 2 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete kararı ile kuru fasulye ithalatında gümrük vergisi 1 Haziran 2018 tarihine kadar sıfırlanmıştı. Son günlerde kuru fasulye için gümrük vergisinin yeniden kaldırılmasına yönelik yapılan lobi çalışmalarına ilişkin duyumlar alıyoruz. Hatta yeni yıl ile birlikte bu kararın alınmış olacağına yönelik güçlü söylentiler var. Bu söylentiler ne yazık ki özellikle üreticilerimiz açısından büyük tedirginlik oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

    “Çiftçilerimiz kuru fasulye ekiminden uzaklaşır”

    Şu an kuru fasulye için uygulanan yüzde 19.3’lük gümrük vergisinin üreticiler açısından koruma kalkanı görevi gördüğünü vurgulayan Özdemir, “Zaten bakliyat üretimimiz iç talebi karşılamadığından yıllardır bakliyat dış ticaretinde net ithalatçıyız. Kuru fasulye üreticilerimizi korumak, motive etmek ve daha da cesaretlendirmek gerekirken, alınacak böylesi bir karar maalesef tam tersi bir etkiyle sonuçlanacaktır. Çiftçilerimizin ürünlerinin değer yitirmesine neden olacağı gibi, yaklaşmakta olan ekim mevsiminde kuru fasulye tohumu ekecek üreticilerimizin tercihlerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Çiftçilerimizi kuru fasulye üretiminden uzaklaştırarak, alternatif ürünleri onlar için daha cazip yapacaktır” diye konuştu.

    “Yüzde 19.3’lük gümrük vergisi devam etmeli”

    Diğer yandan, ülke genelinde toplam 18 bin mağazası bulunan üç büyük marketin birer kiloluk paketlerde kuru fasulye satış fiyatının KDV dahil 7.95 TL olduğunu belirten Özdemir, mevcut piyasa şartlarında bu fiyat düzeyinin pahalı olmadığını, zaten serbest olan kuru fasulye ithalatının şu anki gümrük vergisi oranları ile devam etmesi gerektiğini ifade etti. Özdemir ayrıca, tüm dünya ithalatta gümrük vergisi ile kendi ürünlerini korurken, yerli ve milli politikalar geliştirmek için yoğun çaba sarf edilen bu dönemde ülkenin böyle bir karardan büyük zarar göreceğini vurguladı.

    “Dışa bağımlılığımız artar”

    Kuru fasulyede gümrük vergisini bir kez daha sıfırlayarak üreticilere yeni bir darbe vurulmaması gerektiğini söyleyen Özdemir, şöyle devam etti; “Ekonomik açıdan içerisinde bulunduğumuz bu sıkıntılı günlerde, çiftçilerimiz büyük mücadele vererek üretimlerini sürdürüyorlar. Üretimde sıçrama oluşturacak politikalar geliştirmemiz ve çiftçilerimizi destekleyerek üretim için teşvik etmemiz gerekirken, gümrük vergisinin önceki yıl olduğu gibi geçici olarak bile olsa yeniden kaldırılmasının ülkemize hiçbir katkısı olmayacaktır. Zaten şu an hem ihraç pazarlarımızı elde tutabilmek hem de iç talebe cevap verebilmek için ithalat yapıyoruz. Çiftçilerimizi üretimden uzaklaştıracak böylesi kararlar uzun vadede dışa bağımlılığımızı artıracaktır. Dolayısıyla, bu yönde gelen taleplerin reddedilmesinin büyük önem taşıdığı kanaatindeyim.”

  • MTB’den üreticiyi yakından ilgilendiren karar

    Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, kayısı alımlarında uygulanan 200 gramlık çuval darasını güncelleme yaparak 100 grama düşürdüklerini söyledi.

    Konuyla ilgili Ticaret Borsasında bir basın toplantısı düzenleyen Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, göreve geldikleri andan itibaren yapılması gereken konularla ilgili kısa, orta ve uzun vadede ki planlamalar yaptıklarını söyledi. Bunlardan en önemlilerinden birisinin de müstahsil ve çiftçiyi ilgilendiren konuların başında olan çuval darası olduğunu belirten Özcan, bu kapsamda uzun zamandır örf adet yönetmeliklerinde yer alan bu konuyu değiştirme kararı aldıklarını söyledi. Borsa olarak aldıkları kararın meclisten onaylandıktan sonra Ticaret Bakanlığı’na gönderildiğini ve bakanlığın ise kararı onayladığını ifade eden Özcan, “Burada almış olduğumuz karar müstahsil ve çiftçimizin uzun zamandır ticaretçimizin, tedarikçi ve ihracatçının ürünü çiftçiden satın aldıktan sonra naklini gerçekleştirmek için yaptığı işlemde bir çuvallama yöntemi ile ürünü şehre naklediyordu. Bu çuvallama yöntemi sonucunda bir çuval darası ortaya çıkıyordu. Naylon çuvalda 200 gr çuval darası adı altında bir kesinti uygulanıyordu. Burada bizim de yapmış olduğumuz incelemelerde çuval darasındaki kesintinin mevcutta olması gerekenin üstünde olduğunu tespitini gerçekleştirdik. Burada uygulamada olan 200 gr çuval darası yöntemini uygulamada yeniden güncelleme de yaparak meclis kararı ile de 100 gr olarak düşürülmesi kararı aldık” şeklinde konuştu. Malatya Ticaret Borsasında işlem gören ve borsa bünyesinde olan herkesi kapsayacak olan bu uygulamanın 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğini dile getiren Özcan, “Bununla ilgili Ticaret Borsa’larının örf adet yönetmeliğinde de bir uygulama gerçekleştirmek gerekiyordu. Bunu da almış olduğumuz kararla basın yoluyla özellikle gerek görsel, gerekse yazılı medyanın müstahsil ve çiftçimize bu uygulamamızın ulaşması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun mutlaka acil bir şekilde çiftçimize de ulaşmasını sağlamış olacağız. Konuyla ilgili tarafları da bilgilendirdik. Ziraat Odaları Başkanları ile de bu konuyu görüştük. Bu kararı da uygulamaya koyacağız” ifadelerini kullandı.

    Bu kararı tüccarlar ve ihracatçılarla birlikte aldıklarını da kaydeden Özcan, “Bu uygulamayı aslında onlar bizden talep ettiler. Çünkü ortada bir hak kaybı vardı. Yani müstahsil ve çiftçinin uğramış olduğu bir hak kaybı vardı, bunu da uzun zamandır dile getirilmiyordu ama ihracatçımız ve tüccarımız bu hak kaybının ortadan kaldırılmasını bizden talep ettiler” ifadelerini kullandı.