Etiket: Üreticisine

  • Bal Üreticisine 10 Milyon Euro Yatırım

    Ordu’da Arcılık Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanarak yapımına başlanan ve Türkiye’nin arıcılık anlamında önemli projelerinden bir tanesi olan Arım Balım Peteğim Projesi kapsamında inşa edilen tesis 2017 yılı ortalarında tüm makine ve donanımlarıyla faaliyete başlayacak.

    Avrupa Birliği ve Türkiye eş finansmanı ile desteklenen, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı-Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından sunulan Arım Balım Peteğim Projesi, Türkiye’nin bal üretiminin üçte birini sağlayan Ordu’da hayata geçiriliyor.

    Proje kapsamında Ordu’da bal üretimi, depolama ve pazarlama için yenilikçi bir yaklaşımla teknolojinin ağırlıklı olarak kullanılacağı büyük bir tesis kuruluyor. İnşaatı tamamlanmış olan tesisin, gerekli makine ve donanımlar tedarik edilerek 2017 yılı ortalarında kullanıma açılması planlanıyor. Tesisten Karadenizli bal üreticilerinin yanı sıra ülke genelinde tüm sektör temsilcileri de yararlanabilecek.

    BAL ÜRETİMİNE AR-GE VE KALİTE BELGESİ GELİYOR

    Ordu Arım Balım Peteğim Projesi kapsamında uluslararası akreditasyona sahip tesiste Test ve Analiz Laboratuvarları kuruluyor. Test ve analiz sonuçlarına göre hijyen ve kalite standartlarını sağlayan bal ve bal ürünleri için uluslararası geçerliliği olan kalite belgesi verilecek. Bununla birlikte, kalitesi tescillenmiş ürünlerin yurt içi ve yurt dışındaki piyasalara pazarlanması ve pazar paylarının artırılması için strateji geliştirme çalışmaları da yapılacak.

    Diğer yandan, bölgenin bal üreticileri için Ar-Ge çalışmaları başlatılıyor. Proje kapsamında kurulan işleme ve analiz merkezi aracılığıyla üretim teknikleri, bal analiz metotları, ürün çeşitlendirmesi ve kovan başına bal verimliliğinin artırılması gibi konularda Ar-Ge çalışmaları yürütülecek.

    İŞLEME, AMBALAJLAMA VE DEPOLAMA TESİSİ KURULUYOR

    Rekabetçi Sektörler Programı’nın Ordu Arım Balım Peteğim Projesi’nde, arı ürünleri çeşitlendiriliyor ve tüketim taleplerine uygun farklı paketlemelerin yapılması sağlanıyor. Bu sayede ihracatın uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi ve yerli balın küresel pazar payının artırılması hedefleniyor.

    Karadeniz coğrafyasında bal üretiminin yapıldığı geniş bir coğrafyayı kapsayan Ordu Arım Balım Peteğim Projesi için altı ilde danışma ve temas noktaları da kuruluyor. Giresun, Rize, Trabzon, Sinop, Samsun ve Ordu’da kurulacak temas noktaları sayesinde, KOBİ’ler sorularına hızla yanıt alabilecek ve kendi imkanlarıyla sağlayamayacakları fırsatlara kolaylıkla ulaşabilecek.

    Yıllık 94 bin ton bal üretimiyle Çin’in ardından dünyanın ikinci büyük bal üreticisi konumunda olan Türkiye, dünya bal ihracatında 18’inci sırada bulunuyor.

  • Karesi Süt Üreticisine Sahip Çıkıyor

    Karesi Belediyesi ve Balıkesir Süt Üreticileri Birliği (SÜB) işbirliğinde 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü’nde Karesi İlçesi’ndeki 7 camide, süt dağıtacak.

    Karesi Belediyesi ve Balıkesir Süt Üreticileri Birliği işbirliğinde yarın Cuma Namazı’nın ardından Paşa Cami, Arabacıoğlu Cami, Toygar Cami, Adnan Menderes Cami, Hamidiye Cami, Küçük Sanayi Cami’nde olmak üzere süt ikramı yapılacak. Geçtiğimiz hafta birim müdürleriyle programın koordinasyonu için bir toplantı yapan Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, “18 Mart, Türk Milleti’nin tarihinde 7 düvele karşı kahramanlık destanının yazıldığı bir gündür. Öncelikle Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yıl dönümünü kutluyor, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum” dedi.

    18 Mart Çanakkale Şehitlerini anmak için 7 camide süt dağıtacaklarını dile getiren Başkan Yılmaz, “Süt dağıtarak hem şehitlerimize hem de süt üreticimize sahip çıkacağız. Bizler, nimetin şükrünü eda etmesini bilen bir milletiz. İsraf, nimete yapılan en büyük hürmetsizliktir. Sütü dökerek, süt üreticisine sahip çıkılamayacağını biliyoruz. Bu anlayışla yola çıkarak, hem süt üreticimizin yanında olduğumuzu göstermek hem de nimetin şükrünü eda edebilmek için Süt Üreticileri Birliğimiz ile birlikte böyle bir projeyi hayata geçiriyoruz” dedi.

    Başkan Yılmaz, ayrıca bundan sonraki süreçte de Karesi Belediyesi’ni ziyaret eden vatandaşlara da süt ikramı yapılacağını kaydetti.

  • Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden Süt Üreticisine Destek

    Bursa Büyükşehir Belediye tarafından Karacabey’in Subaşı, Seyran ve Karasu köylerine yapılan süt toplama merkezleri tamamlanma aşamasına geldi. Tesislerin çok kısa bir süre sonra hizmete alınacağını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “Karacabey’de çevre köylere hitap edecek olan süt toplama merkezleri, hayvan yetiştiricilerine destek olacak. Bölgede toplanan sütler, süt toplama merkezlerine getirilecek ve her merkezde bulunan 4’er tonluk tanklarda 4 derecede soğutularak, en güzel şekilde değerlendirilecek. Sütler, herhangi bir kayba da uğramadan sütü işleyecek olan firmalara ulaştırılmış olacak” dedi.

    Kenti fiziki açıdan geleceğe taşırken aynı zamanda Bursa’nın üretimini destekleyen hizmetlere de imza atan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, belediye bürokratlarıyla birlikte Karacabey İlçesi’nin Karasu Köyü’nde yapılan süt toplama merkezinde incelemelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa’nın üretimiyle ilgili her konuyla yakından ilgilendiklerini söyleyen Başkan Altepe, “Büyükşehir Belediyesi olarak bize dahil edilen 10 ilçede faaliyetlerimizi yoğunlaştırarak sürdürüyoruz. Özellikle tarımın, hayvancılığın geliştirilmesi ve tüm kırsal kesime destek verilmesi konusunda yoğun faaliyet halindeyiz” diye konuştu.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Tarım AŞ’nin kurulduğunu da hatırlatan Başkan Altepe, “Büyükşehir Belediyesi olarak yereldeki üretici birlikleri, kooperatifler ve üreticilerle ortak çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Amacımız, üretime katkı sağlamaktır” şeklinde konuştu.

    Başkan Altepe, Karacabey’de Subaşı, Seyran ve Karasu köylerinde 3 ayrı bölgede süt toplama merkezi yapıldığını belirterek, “Karacabey’de çevre köylere hitap edecek olan süt toplama merkezleri, hayvan yetiştiricilerine destek olacak. Bölgede toplanan sütler, süt toplama merkezlerine getirilecek ve her merkezde bulunan 4’er tonluk tanklarda 4 derecede soğutularak, en güzel şekilde değerlendirilecek. Sütler, herhangi bir kayba da uğramadan sütü işleyecek olan firmalara ulaştırılmış olacak” ifadelerini kullandı.

    Başkan Altepe, Büyükşehir Belediyesi’nin Karacabey Bölgesi Süt Üreticileri Birliği ile ortak çalışmalarının devam edeceğini de vurgulayarak, “Karacabey’deki üreticilere tam destek sağlamayı, ürününü daha iyi şekilde değerlendirmeyi, burada belli merkezlerde toplamayı ve bu sayede de ürünün çok daha iyi değerlendirilmesini hedefliyoruz. Burada üretici kazanacak” ifadesiyle yıllardır söylenip yapılamayanların Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyesiyle birlikte uygulandığını sözlerine ekledi.

    Karacabey Süt Üreticileri Birliği Başkanı Hamit Bakırtaş ise hizmetlerinden dolayı Başkan Altepe’ye teşekkür ederek, “Süt ürünleri toplama merkezi, hayvancılık yapan üreticiler adına güzel bir adım. Sütü daha kaliteli şekilde fabrikaya sunmak açısından çok iyi bir çalışma oluyor, teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Gümrük Ve Ticaret Bakanından Zeytin Üreticisine Müjde

    Bursa ziyareti kapsamında Marmarabirlik Zeytin Tesislerini gezen Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, “Zeytin lisanslı depolarına ürünlerini koyan herkesin ödeyeceği depo kira ücretinin yarısını onlar adına biz ödeyeceğiz. Ayrıca, ürünlerini lisanslı depoya bırakan ve elektronik ürün senetleri vasıtasıyla satan üreticilerimizin zirai stopajdan ve katma değer vergisinden de muaf olmasını sağladık. Üreticilerimiz, lisanslı depoları kullanmaları halinde hiçbir vergi kesintisi yapılmadan ürünlerini satabileceklerdir” dedi.

    Marmarabirik’te Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketinin Faaliyete Başlama Töreninde zeytin üreticileriyle bir araya gelen Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, zeytinin bütün kutsal kitaplarda ve pek çok efsanede adının geçtiğini belirtti. Tüfenkçi, Hz. Nuh Peygamber’i örnek göstererek, “Büyük tufanın ardından geminin güvertesinden güvercin uçurmuş ve bu güvercin bir müddet sonra ağzında bir zeytin dalıyla geri dönmüştür. Hz. Nuh böylece tufanın bittiğini, suların çekildiğini ve hayatın yeniden başladığını anlamıştır. İşte bu vesileyle zeytin dalı çağlar boyunca barışın ve yaşamın sembolü haline gelmiştir” dedi.

    Hükümet olarak zeytinciliği geliştirmek noktasında azami gayret sarf ettiklerini ifade eden Tüfenkçi, “Bu konudaki en büyük destekçilerimizden biri Marmarabirlik’tir. Marmarabirlik 30 binden fazla kayıtlı zeytin üreticisi ile ülkemizin bu alanda en büyük tarım satış kooperatifidir ve bir dünya markası haline gelmiştir. Marmarabirliğin burada faaliyete başlayan depolarının, herhangi bir zeytin deposu olmadığını vurgulamak isterim. Bu depolar aldıkları lisanslarla dünyanın ilk ve tek zeytin lisanslı depolarıdır. Dünyanın gelişmiş ekonomileri teknolojinin yanı sıra tarımda da ilk sıralarda yer almaktadır. Hızla artan ve 2050 yılında 10 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunu göz önüne aldığımızda tarım sektörünün öneminin gün geçtikçe artacağı açıktır. Ülkemiz, uygun coğrafi yapısı ve iklim özellikleri yanında, tarımsal üretimde sahip olduğu çeşit ve üretim potansiyeli ile dünya tarımında önemli bir yere sahiptir. Ülke olarak, ihtiyaç duyduğumuz toplam sebze ve meyve miktarından daha fazlasını üretebilen ender ülkelerden biriyiz. Ancak konuya sadece üretim boyutuyla yaklaşmak doğru olmayacaktır. Burada, genel kabul görmüş olan temel bir kaideyi hatırlatmak isterim. Ürettiğiniz ürün değil satabildiğiniz ürün sizindir. Dolayısıyla üretim imkanlarımız ne kadar iyi olursa olsun, üretim kapasitemiz ne kadar yüksek olursa olsun pazarlamayı iyi yapamazsak amacımıza ulaşmamız mümkün değildir. Üretim ile pazarlama birbirinin ayrılmaz parçalarıdır” diye konuştu.

    Tarım ürünlerinin piyasada, iklim koşullarından kaynaklı “bolluk” ve “kıtlık” şeklinde dönemsel farklılıklar oluşturduğunu beyan eden Tüfenkçi, “Bu unsurlar, tarım ürünleri ticaretinde güvenli depolamanın ne kadar önemli ve vazgeçilmez bir faaliyet olduğunu göstermektedir. Arz ve talep dönemi dengesizliğinin fiyatlara yapacağı olumsuz etkilerin giderilmesi ürünün uygun koşullarda depolanabilmesi ile mümkündür” şeklinde konuştu.

    Zeytin depolanması konusunda da teknik bilgi veren Tüfenkçi, “Zeytinin depolanması demek, ürünlerin laboratuvar analizleri sonucunda standartlara uygun şekilde sınıflandırılmasını, sınıflandırılan bu ürünlerin yeterli alt yapıya sahip depolarda yine standartlarda belirtilen şekilde muhafazasını, depolanan ürünlerin karşılığında, ürünü simgeleyen ürün senetlerinin tedavül edebilmesini, ürünlerin depodan çıkmadan ürün senetleri üzerinden el değişiminin sağlanabilmesini, hatta ürün senetlerinin rehnedilerek kredi kullanılabilmesini sağlayan bir depolama sistemidir” dedi.

    “TOPLAM 21 ŞİRKETE BAKANLIĞIMIZCA LİSANSLI DEPO İŞLETMESİ KURULUŞ İZNİ VERDİK”

    Depolanabilir tarım ürünleri ticaretinin geleceği olarak görülen lisanslı depoculuk sisteminin ülkemizde uygulamak üzere, Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’nu çıkartığını ifade eden Tüfenkçi, “Bu Kanuna istinaden yürürlüğe konulan ikincil düzenlemelerle birlikte lisanslı depoculuk sisteminin hukuki altyapısını oluşturduk. Ülkemizde ilk defa 2011 yılında Bakanlığımızca verilen lisansla, Ankara Polatlı’da hububat konusunda uygulamaya geçen Lisanslı Depoculuk, hızla gelişmesini ve yaygınlaşmasını sürdürmektedir. Bugüne kadar, toplam 21 şirkete Bakanlığımızca lisanslı depo işletmesi kuruluş izni verilmiştir. Bugün burada faaliyete geçen Marmarabirlik Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi ile birlikte, faaliyette bulunan lisanslı depo sayımız 9’a ulaşmıştır. Üreticilerimiz, lisanslı depolara bıraktıkları ürünü temsil eden ürün senetlerini teminat olarak gösterip uygun koşullarda kredi kullanabilecek ve finansman ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayabilecektir. Bunun yanında, ürünler borsa aracılığıyla pazarlanabilecek ve ürünlerin ticareti elektronik ortamda hızlı, kolay ve güvenilir biçimde yapılabilecektir. Bu sistem sayesinde; zeytinimiz bereketlenecek ve ülkemizin zeytin konusunda dünyanın öncü ülkesi olabilmesi için bir adım daha atılmış olacaktır” dedi.

    Konuşmalarının ardından Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa Tüfenkçi’ye çini vazo hediye etti. Tüfenkçi ve beraberindeki heyet daha sonra zeytin depolama merkezini gezdi.

  • Manisa Büyükşehir’den Çilek Üreticisine Destek

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, Köprübaşı ilçesinde çilek yetiştiriciliği yapan 28 çiftçiye sera malzemesi desteğinde bulundu.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi, çiftçiye verdiği desteklerle üretim yapmalarını sağlamaya devam ediyor. Büyükşehir belediyesi tarafından Köprübaşı ilçesinde çilek üreticiliği yaparak geçimini sağlayan 28 çiftçiye kişi başına 1 dekar için olmak üzere; yüksek plastik tünel kurulmasında galvanizli boru, boru bükme işi, gergi teli, örtü naylonu, klips, sabitleme çubuğu dağıtıldı. Törene, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, Muhtarlıklar Daire Başkanı Cem Çöllü, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hayri Okkalı, Köprübaşı Koordinasyon Şube Müdürü Rahmi Erdem, şube müdürleri ve çiftçiler katıldı.

    Dağıtım töreninde konuşan Genel Sekreter Halil Memiş, “Öncelikle konuşmama Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün’ün selamlarını ve iyi dileklerini sizlere ileterek başlamak istiyorum. Özellikle Büyükşehir yapılanmasından sonra en çok kaygı duyulan ve üzerinde durulan konulardan birisi, Büyükşehir yapılanmalarının kırsal hayatı, tarım ve hayvancılığı engelleyeceği yönündeydi. Esas itibariyle Büyükşehir yapılanmasının bugünkü hale gelmesini sağlayan 6360 sayılı kanundur. O zamanki iktidar itiraz konusu olan ve kırsal yaşam açısından avantaj oluşturacak bir düzenleme yapmamıştır. O zamanki muhalefet partilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun itirazlarından dolayı mecliste komisyon çalışmaları esnasında bir cümle ile hem büyükşehir belediyelerinin hem ilçe belediyelerinin hayvancılığı ve tarımı destekleyebileceği yönünde bir hüküm koyuldu. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak kırsalda en iyi örgütlenme şemasını kurarak her ilçeye en iyi hizmeti götürüyoruz. Diğer belediyelere de örnek olan örgütlenme şemasıyla kırsalda yaşayan her vatandaşımızın taleplerine hemen yanıt verebiliyoruz” diye konuştu.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Köprübaşı ilçesinde yapılan hizmetlere de değinen Halil Memiş, “Kent merkezlerine verdiğimiz önem kadar kırsala da hizmet götürmek için plan yapıyoruz. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak şuna inanıyoruz: Bir belediye vatandaşına dokunmazsa ise, doğumundan yaşadığı süre içerisine yaşadığı köyüne hizmet ulaştıramazsa yerel yöneticiliğin ne bir anlamı olur ne de tadı çıkar. Yıllardır toplu taşıma hizmeti girmeyen köylerimiz vardı, biz belediye olarak yeni otobüslerimizle beraber güzergahlar belirledik. Mezarlık yolları üzerinde yaptığımız çalışmalarda 45 bin metrekarelik sadece Köprübaşı ilçesinde çalışma yaptık. En acil sorunu olan mahallelerde alt yapı çalışmalarına başladık. 5 mahallemizin su ve alt yapı çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yine kırsala yönelik 3 tane hayvan içme suyu göleti yapıldı. Bir tane de tarımsal sulama göleti planlanıyor. Nüfus yoğunluğu olan mahallelerimizde düğün salonu yapıyoruz. İlçe merkezinde yapmayı planladığımız Atatürk Meydanı düzenlemesi ve zemin etüt çalışmalarının ardından da kapalı otopark yapmayı düşünüyoruz. MABEM kurslarında öğrencilerimiz eğitim alırlarken, Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi 2. Dönem açılıyor” diye konuştu.

    Çiftçiye verilen Sera malzemeleri hakkında bilgi veren Sekreter Memiş, “Proje kapsamında 28 çiftçimize kişi başına bir dekar için olmak üzere yüksek plastik tünel kurulmasında galvanizli boru, boru bükme işi, gergi teli, örtü naylonu, klips, sabitleme çubuğu Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığımızca tedarik edilerek çiftçilerimize teslim edeceğiz. Çilek üretim sahalarının örtü altına alınması ile üreticilerimizin yağış ve don olayları nedeniyle maruz kaldıkları ürün ve kalite kayıplarının önüne geçilecek. Ayrıca açıkta yetiştiricilikte hasat süresi 2 ay gibi bir sürede tamamlanıyorken örtü altı yetiştiricilikte bakım koşullarına bağlı olarak bu süre 8 aya kadar çıkacaktır” ifade etti.

    Çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı olacağını vurgulayan Memiş, “Köprübaşı ilçesinde çilek yetiştiriciliği hızla yaygınlaşmış ve ilçe çiftçileri için önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Örtü altında yetiştiriciliğin daha uzun bir periyoda yayılması, turfanda olarak pazara ürün verilmesini sağlaması gibi getirileri nedeniyle ürün daha yüksek fiyattan satılma şansını yakalanacağını öngörüyoruz. Neticede ilçe üreticilerimizin ekonomik düzeylerinde önemli bir iyileşme sağlanması planlanıyor” diyerek sözlerini noktaladı.