Etiket: Üreticisine

  • Ar-Ge Merkezi Türk ambulans üreticisine ilk ödüllerini kazandırdı

    Dünyanın her köşesine gönderdiği ambulanslarıyla Türkiye’yi temsil eden EMS Mobil Sistemler A.Ş.’nin çalışmaları dikkatleri üzerine çekti. Ar-Ge Merkezi olmasıyla hızlanan yeni projeler, iki ayrı platformda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TİM tarafından ödüllendirildi.

    Önde gelen ambulans üreticilerinden EMS, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) tarafından ödüllendirildi.

    “Sektörümüzde Ar-Ge gücünü kullanmanın gururunu yaşıyoruz”

    TİM tarafından düzenlenen 2016 Inosuit projesini başarıyla tamamladıklarını belirten EMS Mobil Sistemeler A.Ş. Genel Müdürü Mevlüt Şahin, “TİM, fikir ve ürünlerine güvenen yerli firmalara, globalleşme hayallerini aralayacak güzel bir kapı açtı. Inosuit projesi ile birlikte firmalara mentörlük desteği sağlandı. Projelerin başarılı olması içinse firmalara özel belirli kriterler belirlendi. Projenin nihai hedefine ulaşabilmek adına ekibimizle yürüttüğümüz çalışma ve yoğun emekler meyvesini verdi. Ülkemizin sayılı, alanında ise tek Ar-Ge merkezi olma ünvanını aldık. Proje hedeflerine ulaşan firmamız TİM tarafından düzenlenen etkinlikte başarı belgesiyle ödüllendirildi.

    Türkiye’nin ambulans üreten ilk firmalarından biri olduklarını ifade eden Şahin, “Biz kendimizi hep gelişim odaklı bir firma olarak tanımladık. Sektörümüzde gerçekleşen yeniliklerin hepsinde ilk adımı atma görevini üstlenmeye çalıştık. Hatta ülkemizde Avrupa standartlarında ambulans üretilmesi ve bunun devlet politikası haline gelmesi için her türlü seferberliği göstermiş firmayız” dedi..

    “Ar-Ge Merkezimiz ile projelerimize daha sistemsel yaklaşımlar kazandıracağız”

    EMS Mobil Sistemler A.Ş. Ar-Ge Merkezi Müdürü Ferit İşbilir de “EMS olarak, köklü bir TÜBİTAK proje geçmişimiz bulunuyor. Firma kültürü olarak, bütün çalışanlarımızda Ar-Ge faaliyetlerine büyük önem veriyoruz. Faaliyetlerimizde “takip eden değil yön veren firma” olmak için mentörlük eğitimlerini almıştık. Takip ettiğimiz bu sistemin TİM tarafından proje olarak sunulması da Inosuit projesine daha heyecanlı yaklaşmamıza sebep oldu. 2016 projemizin nihai hedefi olan Ar-Ge Merkezi statüsünü elde etmiş bulunuyoruz. Ar-Ge merkezi belgemizi 20 Aralık’ta Ankara’da düzenlenen Özel Sektör Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Zirvesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Dr. Faruk Özlü beyden almanın sevincini yaşıyoruz.Yenilikçi projelerimizin Ar-Ge merkezi desteğiyle devam etmesi, daha sistematik yaklaşımlar kullanmamıza ve daha aktif olarak proje üretmemize katkı sağlayacak” diye konuştu.

    Ar-Ge yolculuklarında yüksek bütçeli altı adet TÜBİTAK projesi, bir adet Kalkınma Ajansı projesi ve yüzlerce orta bütçeli Ar-Ge projesini, başarıyla tamamlamanın sevincini yaşadıklarını belirten İşbilir, “Şu anda devam eden birbirinden farklı birçok Ar-Ge projemiz bulunmaktadır. Ar-Ge merkezimizin; devam eden projelerimizin ivedilikle tamamlanmasına ve yeni istihdam oluşturmasına vesile olacağına inanıyoruz. Ar-Ge merkezimiz ile birlikte çok daha fazla ambulans ve mobil sağlık aracı dizaynını ve ambulans ekipmanı çeşitliliğini yüksek teknoloji ve katma değer ile üretmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Bitirilen her bir projenin; Türkiye’nin gelişmesine, cari açığın azalmasına ve ihracatın artmasına katkıda bulunacağını dile getiren İşbilir, “Ancak, bütün bunlardan daha önemlisi de ülkemizin değeri olan ambulanslarımız Ar-Ge Merkezinden aldığı güçle dünyanın dört bir yanında can kurtaracaktır” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • İznikli zeytin üreticisine 52 milyon TL ödeme yapıldı

    İznik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Ergün Sürücü, 25 Ekim’de başlayan zeytin alım kampanyasında 52 milyon TL karşılığında 8 bin 127 ton ürün alındığını söyledi.

    Ürün alımlarının devam ettiğini ifade eden Sürücü, üretici ortakların alın teri ve emeklerinin karşılığını daha kısa sürede ve gecikmeden alabilmeleri için bu alım sezonunda ödeme planında iyileştirmeler yapıldığını belirtti. Sürücü, kooperatife teslim edilen zeytin bedellerinin yüzde 80’inin peşin olarak her hafta perşembe günleri ortakların Ziraat Bankası’ndaki hesaplarına yatırılmak suretiyle ödendiğini söyledi. Sürücü, kooperatifin bu yıl da kotasız alım yaptığını hatırlatarak, alım fiyatlarında geçen yıla göre yüzde 36’lara varan oranda artış yapıldığını ve zeytin alım fiyatları ile ödeme planının alımlara başlamadan önce erken tarihte açıklandığını bildirdi. Alım yerleri hakkında da bilgi veren Sürücü, “Kooperatif merkez deposundaki 7 adet alım kapısında sabah 07:00’den akşam 21.00’e kadar alım yapılıyor. Açılan 25 adet alım merkezinde kooperatif ortaklarına kolaylık sağlamak ve sabahları zeytin teslim etme telaşından kurtarmak amacıyla alımlar gece yapıldı. Alınan tedbirler sayesinde ortaklara saatlerce kuyrukta beklemeden ürünlerini kooperatife teslim etme kolaylığı sağlandı” dedi.

    Ergün Sürücü, 25 Ekim’de başlayan zeytin alım kampanyasında 52 milyon TL karşılığında 8 bin 127 ton ürün alındığını söyledi. Sürücü, kooperatif ortaklarına gelecek yıl teslim edecekleri ürün bedellerinden ve bu yıldan bakiye kalan yüzde 20 alacaklarından mahsup edilmek üzere gübre, göztaşı ve zirai ilaç satışı ile ilgili talep alma işlemine başlandığını ve en kısa sürede dağıtıma başlanacağını ifade etti.

  • EZO’dan zeytin üreticisine destek

    Balıkesir’in Edremit Ziraat Odası (EZO), 5 yıldır sürdürdüğü zeytin üreticilerine makine desteğini bu yıl da devam ettirdi.

    EZO Başkan Vekili Ali Yılmaz Diker, bu sezon odanın kendi imkanları ile vadeli olarak 32 üreticiye zeytin hasat makinası verdiklerini ifade etti. Zeytin hasadında maliyeti en aza indirmek ve üreticiye kolaylık sağlamak amacıyla, Edremit Ziraat Odası Zeytin Hasat Makinesini, peşinatsız olarak, 2 yıl vade ile oda üyelerine veriyor. 5 yıldır sürdürülen ve 200’ün üzerinde makine desteği sağlanan proje hakkına bilgi veren Ali Yılmaz Diker, “Edremit Ziraat Odası olarak 32 üyemize modern zeytin silkme makinesi veriyoruz. Hasadı kolaylaştırmak ve yaşanan işçi sıkıntılarını gidermek amacıyla bu projeyi hayata geçirdik. 5 yıldır 200’den fazla makineyi çiftçimize peşinatsız ve 2 yıl vadeli olarak sunuyoruz. 32 zeytin hasat makinası 2 bin dekar arazide hasadı ön görmektedir. Bu da demek ki 30 bin tane zeytin ağacı bu makinelerle, sırıktan kurtulup hasat edilebiliyor. Bizler zeytin ağacına sırık vurulmasını istemiyoruz. Makineli hasat ile bir sene var, bir sene yok yılı da ortadan kalkmış oluyor. Makinalı hasadı desteklemeye devam edeceğiz. Bu vesile ile yeni sezonun hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

    Zeytin hasat makinelerine kavuşan üreticiler de EZO yöneticilerine teşekkür ederek, makinelerinin kullanımı hakkında yetkililerden eğitim aldı.

  • Fındık üreticisine “Randıman oyununa gelmeyin” uyarısı

    Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) fındık alımına başlaması ile birlikte piyasa hareketlenirken, üreticilerin randıman oyununa gelmemesi için Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman uyarılarda bulundu.

    TMO’nun Ünye’de kendi depolarında fındık almaya başlamasının üreticinin bir nebze olsun elini güçlendirdiğini belirten Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman, “Üreticinin randıman konusunda haksızlığa uğramaması için dikkat etmesi gerekiyor. Bilindiği gibi Giresun kalite fındık 10,5 liradan, tombul fındık ise 10 liradan alınıyor. Fakat piyasada oluşan algıya göre ‘ben TMO’ya fındığı yatırdığımda elimize 9 lira para geçiyor. Toprak Mahsulleri Ofisinin 50 randıman fındığı 9,78 kuruş oluyor.’ Fakat fındık 50 randıman üzerinde olursa vatandaşımızın eline 10 lira geçiyor. Dolayısıyla piyasada 8,50 liraya fındık alındığını görüyoruz. Tabii ki bizler de üreticilerimizin TMO’ya yönlendirilmesini istiyoruz. Bizler inanıyoruz ki 10 lira gibi bir fındığın TMO’nun almış olduğu fiyatı diğerlerinin de almasını bekliyoruz” dedi.

    Çirkinleşmeye gerek yok

    Fındıkta randımanın nasıl yapıldığını açıklayan Başkan Osman Sarıkahraman, “Bazı tüccarların randıman üzerinden çirkinleşerek randıman oyunu oynandığı hakkında bilgiler alıyoruz. 250 gram kabuklu fındık tartılarak kırılır. İçindeki çürük, buruşuk ve atığı ayrı ayrı kenara konur. Sağlam fındık yeniden tartılır. Eğer 125 gram gelirse bu 50 randımandır. Bunun üzerine konulan her 2,5 gram 1 randıman yapar. 130 gram gelen fındığın randımanı 52 olur. Ancak piyasada 50 randımanın 125 gramdan 130 grama çıkarıldığı konuşuluyor. Bu da çok çirkin bir harekettir. Üreticilerimiz bu duruma dikkat etsinler. Vatandaşlarımız 52 randıman gelen fındığı tüccara veriyor. Bazı tüccar ise bu fındığı üreticimizin evrakını alarak TMO’ya veriyor. Bu durumda üreticilerimiz mağdur oluyor” diye konuştu.

  • En büyük tüketiciden, fındık üreticisine destek

    Dünyanın en önemli çikolata ve şekerleme üreticileri arasında yer alan Ferrero, Türkiye’de başlattığı ‘Değerli Tarım’ uygulamaları kapsamında 55 ayrı kesimde kurduğu örnek bahçeler ile verim ve kalite artışına öncülük ediyor.

    Değerli Tarım uygulamaları ile üreticilere pratiği olan bilgi aktarımı yaptıklarını belirten Ferrero Fındık Genel Müdürü Stefano Gagliasso, “Bunun için öncelikli olarak bu konuda çalışacak bilgili ve tecrübeli ziraat mühendisleri aradık. Ama bulamadık. Biz de ziraat fakültesi mezunu 55 genç ile 20 sosyal çalışma uzmanını istihdam ettik ve yetiştiriyoruz. Bu konuda iyi de yol aldık” dedi.

    5 yıl önce başlayan ve şimdiye kadar 35 milyon TL harcanan projenin önümüzdeki 5 yıl için bütçesinin 120 milyon TL olduğunu hatırlatan Stefano Gagliasso, “Önce tüm dünyada en iyi uygulamaları inceledik. Daha sonra Türkiye’deki çiftçilere uygun, ‘Biz bunu yapamayız’ diyemeyecekleri çalışmaları modelledik. Bu uygulamalar sayesinde model bahçelerdeki çiftçilerin 2 yılda yüzde 50’ye yakın verim artışı sağladı. Karadeniz Bölgesi’nde binlerce çiftçi ile iletişime geçtik. Onlara gübreleme, budama, ilaçlama, kurutma eğitimleri verildi. Bölgede 55 tane Model Bahçe kurarak en iyi uygulamaları birebir gösterdik. Çiftçi bahçesine emek verdiğinde para kazanabileceğini görebilsin istedik” diye konuştu.

    Stefano Gagliasso, Türkiye’nin dünya fındık üretiminde açık ara birinci sırada olduğuna dikkat çekerek, “Bu böyle de devam edecek. Ancak dekar başına üretim miktarı açısından Türkiye’nin verimliliğinin diğer ülkelerle kıyaslandığında düşük olduğunu görüyoruz. Türkiye dekar başına 80 kilo ürün alırken, bu miktar İtalya’da 200 kilo. Son 2 yılda fındık ihracatındaki azalmanın bir nedeninin de fındık kalitesindeki düşüşten kaynaklandığını tespit ettik” diye konuştu.