Etiket: üreticimizi

  • Sakarya Ziraat Odaları Başkanı Bayraktar: “Fiyatların düşük olması üreticimizi mısır üretiminden uzaklaştıracaktır”

    Sakarya Ziraat Odaları Başkanı Bayraktar: “Fiyatların düşük olması üreticimizi mısır üretiminden uzaklaştıracaktır”

    TMO’nun açıkladığı mısır alım fiyatlarını değerlendiren Sakarya Ziraat Odaları Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar, açıklanan fiyatlarla üreticinin üretimde kalmasının mümkün olmadığını söyledi.

    Sakarya Ziraat Odaları Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar ve çiftçiler, mısır taban fiyatları, mısır maliyetleri, mısır fiyatları ve üreticilerin yaşadığı sıkıntılarla ilgili açıklama yaptı. Karasu Çevre yolu üzerinde bulunan bir mısır tarlasında yapılan basın açıklamasına siyasi parti temsilcileri ve yetkilileri, STK temsilcileri ve üreticiler katıldı. Toplantıda konuşan Bayraktar, giderlerinin yüzde 100’e varan artışla karşılaştığı dönemde TMO’nun alım fiyatının beklentilerini karşılamadığını söyledi.

    Açıklanan fiyatların beklentilerin altında olduğunu söyleyen Sakarya Ziraat Odaları Başkanı Bayraktar, “Tarım Bakanımız tarafından açıklanan TMO’nun 14 rutubet bin 150 TL fiyatı üreticimizde büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Bir önceki yıla göre üretim yapmak için bütün giderler yüzde 70 ile yüzde 100 arasında artarken taban fiyatın yüzde 21 oranında arttırılması üreticimizin son derece üzmüş ve tepkisine sebep olmuştur. Serbest piyasadaki alıcı durumunda olan sanayici ve tüccarların daha iyi bir fiyatla piyasaya girerek alım yapması beklenirken onlarında TMO’nun açıkladığı fiyatı fırsat bilerek alım yapmaya başladığına şahit olduk. Bölgemizin mısırı rutubetli olduğu için 30 rutubet mısır fiyatları serbest piyasada kesintiler düşüldükten sonra net 840 TL ile 850 TL fiyat aralığında başladı. Sonraki günlerde TMO’nun ilimizde alım yapmaması neticesinde üreticinin tamamen serbest piyasaya mahkum edilmesiyle fiyatlar her iki günde bir düşürülerek bugün itibari ile 30 rutubet mısır için 800 TL’ye gerilemiştir” dedi.

  • Tarım Bakanı Pakdemirli: “Fiyatlar üreticimizi memnun ediyor”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tahılda 35 milyon 815 bin ton, kuru baklagillerde 1 milyon 187 bin ton, patates, şeker pancarı gibi yumru bitkilerde 24,8 milyon ton, yağlı tohumlarda 2,5 milyon ton rekolte bekliyoruz. Çiftçimizin, üreticimizin nasırlı elleri ve alın terleriyle hasat edilecek bu ürünler, sofralarımıza ulaşacak. Hayatımızın idamesinde vazgeçilmez unsur olan gıda ürünlerinin üretimini gerçekleştiren tüm üreticilerimize minnettarız” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katılımlarıyla TİGEM’in 68. Geleneksel Hasat Bayramı etkinliği gerçekleştirildi. Sulu Ziraat mevkiindeki bir tarlada hasat başlatılmasıyla başlayan programda Bakan Pakdemirli ve Ankara Valisi Ercan Topaca ile biçerdöver kullandı. Tarlada hasadın ardından Tarım İşletmesi Müdürlüğü’ne geçildi. Programın açılış konuşmasını yapan Bakan Pakdemirli, 24 Haziran seçimlerinde milletin de tercihiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiğini anımsatarak, “Bu yeni yönetim sistemi ile; karar alma ve uygulama süreçleri kolaylaşacak. Bürokrasinin işleyişinde yasal düzenlemelerin hazırlanması ve güncellenmesi eski sisteme nazaran çok daha hızlı hale gelecek. Karşılaşılan sorunlara hızlı çözümler üretilerek, uygulama aşamalarında hızlı hareket kabiliyeti sağlanacak” şeklinde konuştu.

    “Fiyatlar üreticimizi memnun ediyor”

    Yeni sistemin ilk Tarım ve Orman Bakanı olarak bugün Polatlı’da 68. Hasat Bayramı’na katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Pakdemirli, “Hasat; toprağın, güneşin ve suyun bereketinin bir araya geldiği bayramdır. Hasat; bir yıllık emeğin ve bekleyişin semeresinin toplanmasıdır. Buğday ve hasat; kültür kodlarımıza yerleşmiş değerlerdir. Hasatla beraber sabır ve alın teriyle geçen bir üretim sezonunun sonunda toprağın bize verdiği ürünleri topluyoruz. Eli nasırlı çiftçimiz, hasatla birlikte bir yıllık emeğinin karşılığını almaya başladı. Şu anda hasat, ülke genelinde yüzde 80 seviyesinde gerçekleşmiş durumda. Tahılda 35 milyon 815 bin ton, kuru baklagillerde 1 milyon 187 bin ton, patates, şeker pancarı gibi yumru bitkilerde 24,8 milyon ton, yağlı tohumlarda 2,5 milyon ton rekolte bekliyoruz. Çiftçimizin, üreticimizin nasırlı elleri ve alın terleriyle hasat edilecek bu ürünler, sofralarımıza ulaşacak. Hayatımızın idamesinde vazgeçilmez unsur olan gıda ürünlerinin üretimini gerçekleştiren tüm üreticilerimize minnettarız. Ülke genelinde TMO’ya ait 215’i sabit, 77’si geçici alım merkezi olmak üzere toplam 292 nokta yanında 54 noktadaki lisanslı depoda hububat alımı yapıyoruz. Bakanlık olarak başta hububat olmak üzere ürün piyasalarını, her aşamasında yakından takip ediyoruz. Anadolu Kırmızı Sert ekmeklik buğdayın müdahale fiyatını 1.050 TL/Ton ve makarnalık buğdayın müdahale fiyatını 1.100 TL/Ton olarak 12 Mayıs’ta açıkladık. Fiyatlar üreticimizi genel manada memnun etmektedir. Piyasada da fiyatlar, aşağı yukarı TMO’nun açıkladığı fiyatlar düzeyinde seyretmektedir” ifadelerinde bulundu.

    TMO’nun bugüne kadar yüzde 50’si lisanlı depolardan ELÜS olarak 1 milyon 700 bin tonluk alım gerçekleştirdiğini kaydeden Pakdemirli, “Alımlar devam etmektedir. Üreticilerimize 1,4 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Tabii ki ürünü üretip hasat etmek yetmiyor. Depolamak da önemli. Depolama işlemlerini lisanslı depoculukla sağlayacağız. Ülkemizde halen 53 lisanslı depoculuk şirketi (50 hububat, 1 pamuk, 1 zeytin, 1 fındık) toplam 2,4 milyon ton kapasite ile faaliyet göstermektedir. Ülke genelinde TMO tarafından belirlenen yerlerde toplam 4,2 milyon ton kapasiteli depo yapımına başlanmıştır. Bu depoların yatırım maliyeti yaklaşık 1,5 milyar TL olup tamamı özel sektör eliyle yapılmaktadır. TMO, ülke genelinde lisanslı depoculuk kapasitesinin ihtiyacı karşılayacak seviyeye ulaşmasıyla birlikte; fiziki alım ve depolama işlerini lisanslı depolar üzerinden yapmayı hedeflemektedir. Hububat için piyasaları düzenleme görevini ise Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) alım satımı ile gerçekleştirmeyi planlamaktadır” diye konuştu.

    “Hasılamız ileri seviyelere taşınacak”

    Tarım sektörünü kalkındırmak, üretimi geliştirmek ve üreticilerimizin gelirlerini artırmak için her alanda önemli destekler sağlanıldığının altını çizen Pakdemirli, tarımda birçok reformu ve projeyi hayata geçirdiklerini ekleyerek, “Bu reform ve projelerle tarımda yıllardır bekleyen sorunları çözüme kavuşturduk, sürdürülebilir ve rekabetçi bir sektör oluşturduk. Tarım sektörü, son 15 yılın 12’sinde büyüyerek son yarım yüzyılın en istikrarlı dönemini yakalamış bulunuyor. Tarla, meyve ve sebzeyi dâhil ettiğimizde son 15 yılda toplam bitkisel üretimimiz yüzde 22,7 artışla 98 milyon tondan 120,3 milyon tona çıktı. Aynı dönemde buğday üretimimiz yüzde 10,3 artışla 19,5 milyon tondan 21,5 milyon tona çıktı. Ülkemiz un ve unlu mamuller sektörü de, ihracat yapan, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan bir yapıya kavuşmuştur. Nitekim buğday unu ihracatında 2002’de 11’inci sıradayken 2005’ten bugüne dünyada birinci sıradayız. Makarna ihracatında ise bugün dünya ikincisiyiz. Bu yıl buğdayda iklimsel nedenlerden dolayı çok düşük bir azalış bekliyoruz. ancak bu azalış, buğday üretimindeki yeterliliğimizi etkilemeyecektir. Zira buğdayda yeterlilik derecemiz yüzde 104’tür. Bakanlık olarak, tarım sektörünün daha da büyümesi için, başta üreticilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı geliştirerek sürdüreceğiz. Tarımsal üretimimiz ve hasılamız, yapacağımız çalışmalarla önümüzdeki dönemde çok daha ileri seviyelere ulaşacaktır” dedi.