Etiket: Üreticileri

  • KKTC’li patates üreticileri Patates Araştırma Enstitüsü’nü gezdi

    Niğde Patates Araştırma Enstitüsü’nü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inden (KKTC) 35 kişilik heyet ziyaret etti. KKTC’den gelen 10 Ziraat mühendisi ve 25 patates üreticisi Patates Araştırma Enstitüsü’nü gezerek yerli patates çalışmalarını yerinde inceledi.

    NİĞDE Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Uğur Pirlak, Kıbrıs’ta yerli patates çeşitlerinin demonstrasyon çalışmalarını gerçekleştireceklerini belirterek, uygun sonuç alındığı takdirde yerli çeşitleri Kıbrıs’a göndereceklerini söyledi.

    Pirlak şunları dedi: “Enstitümüzde yapmış olduğumuz arge çalışmaları yanında eğitim ve yayın faaliyetlerini de aralıksız olarak sürdürmektedirler. Bu bağlamda biz ilk Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini geçen yıl ekip arkadaşlarımız ziyaret ederek önder patates üreticilerine gübreleme sulama gibi patatesle ilgili tüm konularda eğitimler verilmişti. Akabinde de bu yıl Kıbrıs’tan 10 ziraat mühendisi 25 tanede Kıbrıs’ta önder patates üreticisi enstitümüzü ziyarete geldiler. Biz burada kendilerine bir çeşidin nasıl geliştirdiğini nasıl yerli imkanlarla yerli çeşidi nasıl geliştirdiğimiz laboratuvarımızı ve diğer seralarımız gösteriyoruz. Yeni çeşitlerimizin her yerde demonstrasyon çalışmasını gerçekleştiriyoruz. İnşallah önümüzdeki sene Kıbrıs’ta da yerli çeşitlerimiz göndererek orada da demonstrasyon çalışmalarını gerçekleştirip uygun sonuç aldığımızda yerli çeşitlerimizi Kıbrıs’a göndermek istiyoruz” dedi.

    Kıbrıs Türk Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Ercilasun ise: “Kıbrıs’tan önder çiftçiler olarak Niğde Patates Araştırma Esntütisini ziyaret ettik. Kıbrıs’ta yıllarca Avrupa ülkelerine patates ihracatı yaptık. Ta ki 1994 yılına kadar. Fakat son yıllarda patateste Kıbrıs’ta gerilik oluştu. Önümüzdeki yılarda işbirliği yaparak yerli patates çeşitlerini denemek istiyoruz” dedi.

  • Bulgur üreticileri GTB’de buluştu

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ve Bulgur Sanayicileri Derneği (BULSAD) iş birliğiyle, bulgur üreticilerine yönelik Sektörel İstişare Toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen bulgur üreticilerinin katıldığı toplantıda, bulgur üretiminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

    Türkiye bulgur üretiminin yaklaşık yüzde 60’lık bir bölümünün karşılandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, bulgur üreticileri, Sektörel İşbirliği ve İstişare Toplantısında bir araya geldi. GTB ve BULSAD iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantıda bulgur üreticileri, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini masaya yatırdı.

    GTB Meclis salonunda düzenlenen toplantıya, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, BULSAD Başkanı Bekir Dayıoğlu, Nizip Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Sarı ile Gaziantep, Mardin ve Mersin’den gelen çok sayıda bulgur üreticisi katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan BULSAD Başkanı Bekir Dayıoğlu, son 20 yılda önemli bir büyüme hamlesi gerçekleştiren bulgur sektörünün son dönemlerde yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Bulgurda üretiminin zor, maliyetlerin yüksek, kazanç oranının ise düşük olduğuna vurgu yapan Dayıoğlu, bu durumun yüksek ihracat potansiyeliyle istenilen seviyeye ulaşabileceğini söyledi. Bulgurun dünya piyasalarında henüz arzu edilen pazar payına ulaşamadığına işaret eden Dayıoğlu, “Sektörümüzün büyümesi maalesef bazı sıkıntıları da beraberinde getirmekte. Ülkemizde özellikle son 20 yılda önemli bir çıkış ve büyüme ivmesi kazanan bulgur üreticiliğinin, halen bazı yönleriyle gelişimini tam olarak sağladığını söyleyemeyiz. Günümüzde üretici firmalarımızın en büyük sorunlarının başında pazarlama ve tanıtım gelmekte. Dünya piyasalarında isteğimiz ihracat rakamlarına ulaşmış değiliz. Bunun yanı sıra fiyata bağlı rekabette birtakım sorunlar yaşanmakta, sektörde süreklilik arz etmek istiyorsak, fiyatta rekabet yerine, kalite ve markalaşmayla rekabet etmemiz gerekiyor” dedi.

    GTB Başkanı Mehmet Akıncı ise yaptığı konuşmada, bulgurun Anadolu’da binlerce yıldır tüketilen Türk halkının en önemli besin kaynaklarının başında gelen bir ürün olduğunu söyledi. Asırlardır bolluk ve bereketin simgesi olarak kabul edilen sarı altın bulgurun Türkiye’nin vazgeçilmez milli yemeği olduğunu belirten Akıncı,” Ülkemizde şu an yaklaşık 98 bulgur firması bulunmakta. Üretimin yoğun olarak yapıldığı illerin başında Gaziantep gelmekte. Güneydoğu Anadolu Bölgesinden yapılan üretim Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 60’nı denk gelmekte. Ülkemizde gerçekleştirilen bulgur üretimi yılda 1 milyon tondan fazla olup, ülke ihracatımız ise yaklaşık 250 bin ton dolaylarında. Bulgur sektörünün kendi içinde birlik ve beraberliğini sağlaması, güçlü bir STK hüviyetine kavuşması üretime ve ihracata katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

    Nizip Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Sarı ise bulgur da sektörün taban fiyat belirlenmesi konusunda ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Dünya’da bulgurun tıpkı yoğurt gibi Türkçe ismiyle bilindiğini ve tüketim alışkanlığı seyrinin artmaya başladığını aktaran Sarı, “Ekonomi Bakanlığı geçmiş dönemlerde tanıtım grupları aracılığıyla bulgura uluslararası pazarlarda tanıtım konusunda ciddi bir destek sağladı. Dünya piyasalarında bulgur Türk bulguru olarak kabul ediliyor. Bizler Anadolu topraklarında kendimize özgü bir buğdayla bulgur üretimi gerçekleştiriyoruz. Bizim topraklarımızda yetişen buğdaydan elde edilen bulgurdaki tat ve aroma başka ülkelerdeki buğdaylardan elde edilemiyor. Bu noktada önemli bir avantaja sahibiz ve hedef pazarlardaki payımızı artırmaya yönelik yürüteceğimiz tüm çalışmalar, bulgurun ihracat kapasitesinin gelişmesine katkı sunacaktır” diye konuştu.

    Toplantı, bulgur üreticilerinin sektörde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini dile getirmesiyle sona erdi.

  • Bafralı fındık üreticileri 15 lira fiyat bekliyor

    Samsun’un Bafra ilçesindeki fındık üreticileri Toprak Mahsulleri Ofisinden (TMO) 15 lira taban fiyat bekliyor.

    Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ve oda yöneticileri, fındık alanlarını gezerek üreticilerin sorunlarını dinledi. Toprak Mahsulleri Ofisinden fındık alımlarına bir an önce başlamasını isteyen üreticiler, geçen sene 10,5 liradan sattıkları fındığın bu yıl en az 15 liradan alınmasını istiyor. İklim şartları nedeniyle fındıkta rekoltenin düştüğünü söyleyen üreticiler randımanın iyi, verimin düşük olduğunu ifade etti. Darboğaz Mahallesi’nden üretici Turgut Mert, “Düştük tüccarın eline. Biz devletten destek istiyoruz” dedi.

    Darboğaz Mahallesi Muhtarı Necati Murtazaoğlu, “Köyümüz fındıkla geçiniyor. Devlet 60’lı yıllarda geldi bize biraz fındık dikti, bizi teşvik etti. Biz de bütün arazilere fındık diktik. Bu sene de haliyle iklim değişikliğinden dolayı fındıklarımız olmadı. Hatta fındık dallarının üstünde kuru kuru dallar var. Devletten yardım istiyoruz. Artık bilmiyorum gurbete mi gideriz ne yaparız” diye konuştu.

    Dikencik Mahallesi Muhtarı Erol Andiç, “Devletimizin köylüye sahip çıkmasını istiyoruz. 17 bin ton fındık çıkan bu köylerimizde fındıktan geçimimizi sağlıyoruz. Halkımız bu konuda mağdur. Bir ton çıkan yerde 200 kilo fındık çıktı. Özel firma 11 liradan fındık alıyor. Devletimizden destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Uluağaç Mahallesi’nden üretici Hasan Güney, “Yaklaşık 15 dekar fındığımız var. Geçen yıl 2 bin 500 kilo fındığımız çıktı. Bu yıl yaklaşık bir ton mahsul bekliyoruz. Randıman iyi, verim düşük. Beklentimiz fiyatların yüksek olması. Çünkü maliyetler her geçen yıl artıyor. Geçen yıl 10 liradan verdik Toprak Mahsullerine, bu yıl 15 lira beklentimiz var” açıklamasında bulundu.

    Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise şunları söyledi:

    “Bafra’da kırsal kesimde 19 mahallede fındık üretimi yapılmaktadır. Bunun 12 mahallesinin tek geçim kaynağı fındık. Toprak Mahsulleri Ofisimizin alımının gecikmesi üzere üreticiler çok mağdur durumdalar. Fiyatlarından 15 liranın altına düşmemesini istiyoruz. Darboğaz Mahallesi’nde fındık üreticisinin yüzde 80’i ameleyi alıp getiremiyor. Bir amelenin yevmiyesi 100 lira. 100 liralık fındık toplayamayacak bahçelerimiz var. Şu an çoğu bahçeler girilmemiş vaziyettedir. Devletimizden isteğimiz biran önce fiyatları 15 lira olarak açıklamasıdır. Hiç kimse özel alıcılara, özel firmalara fındığını kaptırmasın. Az sabretsin, ofisin açılmasını beklesin.”

  • Kibar: “TMO’nun açıklayacağı fiyat üreticileri sevindirmeli”

    Fatsa Ziraat Odası Başkanı İbrahim Ethem Kibar, Toprak Mahsulleri Ofisinin(TMO) açıklayacağı fındık fiyatının üreticiyi sevindirmesi gerektiğini söyledi.

    Başkan Kibar, gerek rekoltedeki düşüklük gerekse artan döviz kuruyla birlikte bu yılki fındık fiyatlarının 15 liranın üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Ürünün böylesine az olduğu bir sezonda bile fiyatların üretici maliyetinin altında olduğuna dikkat çeken Kibar, “500 bin üreticimizin fındık fiyatında söz hakkı yok. Çünkü alivre satış var. Lisanslı depolar yaygın olmadığı için emanet usulü var. Üreticimiz fındığını depolayamıyor, emanete veriyor. Emanete verilen fındık, emanette kalmıyor iç ve dış piyasaya sunuluyor. Ürün ihtisas borsaları olmadığı için ürün senedine karşılık kredi kullanamıyor. Borçları nedeniyle üreticimiz, fındığını arz talebe göre değil, hasattan hemen sonra satmak zorunda kalıyor” diye konuştu.

    Başkan Kibar şöyle devam etti:

    “TMO açıklayacağı fiyatla sadece bugünü değil fındık tarımının geleceğini de belirleyecektir. Fiyat tatmin edici olmazsa ilerleyen yıllarda fındık ve tarımını konuşmaya gerek kalmayacaktır. Fındık, hem ülkemiz hem de Karadeniz Bölgemiz açısından vazgeçilmez bir üründür. 500 bin aile, 706 bin hektar alanda, dünya fındık üretiminin yüzde 70’ini, dünya fındık ihracatının yüzde 75’ini karşılıyor. Fındık günübirlik politikalarla yönetilecek bir ürün değildir.”

    Fındığın milli ve stratejik bir ürün olduğunu söyleyen Başkan Kibar, fındık sektöründe her geçen yıl sorunların giderek arttığını kaydetti. Kibar, “Fındık sektöründe her geçen yıl gücüne güç katarak büyüyen bir tekelleşme oyunu var ve bu oyunu oynayanlar 2015-2016-2017 sezonunda birçok üreticimizi mağdur ederek maliyetinin altında ürün sattırdı. Bu durum üreticilerimizi üretim kanadından uzaklaştırıyor. Fındığımızın geleceğine zarar veriyor. Fındıkta verim ve kalite her geçen yıl düşüyor. Üreticilerimiz hastalık ve zararlılarla mücadele etme konusunda ekonomik gücünü kaybediyor. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını görmezsek ilerleyen yıllarda bölgemizde fındık tarımı ve ticaretten söz edemeyeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Silifke’de çilek üreticileri Antep Fıstığına yöneldi

    Mersin Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Ersin Akdoğan, Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezi olan Silifke’de üreticilerin Antep fıstığına yöneldiğini, Göksu Vadisi köylerinde bu yıl 3 bin 400 dönüm araziden yaklaşık bin ton fıstık hasadının yapılacağını söyledi.

    Mersin Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Ersin Akdoğan yaptığı açıklamada, ilçede değişen pazar istekleri ve ekonomik şartlar nedeniyle çitçilerin Antep fıstığı üretimine yöneldiğini ifade etti. Göksu Vadisi’ndeki Senir, Nuru, İmambekirli, Yenisu, Demirçili, Çatak, Kavak, Kıca, Kocaoluk, Yeniçıktı köylerinde yaygın olarak yetiştirilen ve köylünün geçim kaynağı olan Antep fıstığı hasadının yaygınlaştığını kaydeden Akdoğan, bu yıl 3 bin 400 dönüm araziden yaklaşık bin ton hasat yapılmasını beklediklerini belirtti.

    Bazı köylülerin ürünlerini hasat ettikten sonra yaş olarak sattığını, bazılarının da kurutmayı tercih ettiğini aktaran Akdoğan, yaşken kilosu 10 liradan satılan Antep fıstığının kurusunun 30 ve iç yeşilinin kilosunun ise 210 liradan alıcı bulduğunu söyledi. Akdoğan, arazilerdeki yabani melengiç ağaçlarının aşılanmak suretiyle Antep fıstığı ağacına dönüştürüldüğünü ve vatandaş için önemli bir gelir kaynağı elde edildiğini de anlattı.

    Bölgenin engebeli arazisine kolay uyum sağlayan Antep fıstığının ilçe ekonomisine önemli ivme kazandırdığını, üretim alanlarının ise her geçen yıl arttığını dile getiren Akdoğan, “Bölgede Antep fıstığı yetiştiriciliğini arttırmak için sürekli çalışma içerisindeyiz. Bizim ürünümüz Türkiye genelinde renk ve tat olarak iyi olduğu için büyük rağbet görüyor. Özellikle baklavacılar iç fıstığın renginin tam yeşil olmasından dolayı bizim ürünlerimizi tercih ediyor” dedi.

    Çiftçilerin Silifke’de Antep fıstığını hasat ettikten sonra salkımından ayırma işlemi yaptığını belirten Akdoğan, “Salkımından ayırdıktan sonra elek işlemi yapılarak saplarından ayrılıyor. Eledikten sonra fıstığı elde ediyoruz. Bunu daha sonra kavlatma makinesine veriyoruz. Kavlatma makinesine vermeden fıstığın kilosu yaş olarak 10 liradan, kavlattıktan sonra kurutma işlemini gerçekleştirip güneşte kurutuyoruz. Toptancıya kuru şekilde kilosunu 30 liradan veriyoruz. Bu şekilde alan sanayici Antep fıstığını kabuğundan ayırıp yeşil hale getirince iç piyasaya 210 liradan satıyor. Çiftçimiz belli oranda kar elde ederken sanayici kat ve kat kar elde ediyor. İnşallah bu yıl rekolte yüksek olduğu için fahiş fiyatta durgunluk yaşanacak” diye konuştu.

    “İnşallah bu bayramda ağzımız tatlanacak”

    Silifke’de Antep fıstığı hasadının başlandığını vurgulayan Akdoğan, şunları söyledi:

    “Nuru, Senir ve İmambekirli bölgemizde hasada başladık. Geçen yıl itibariyle rekolte düşük olduğu için özellikle baklava fiyatları yüksekti. Bu yıl bin ton hasat bekliyoruz. Özellikle ilk hasadımız ile birlikte inşallah bu sene fiyatlar düşecek. Genellikle Gaziantep bölgesinden gelip buradan fıstık alıyorlar. Çünkü kalite ve renk anlamında bölgemizin coğrafi yapı özelliği itibari ile fıstığımız çok kalitelidir. İnşallah bu bayramda ağzımız tatlanacak. Özellikle baklava sanayinde fiyatlar düşecek bol fıstıklı baklavalar tüketeceğiz.”