Etiket: Üreticileri

  • (Özel Haber) Bal Üreticileri Raftaki Fiyatlara İsyan Etti

    Bal üretiminde Dünya’da 5’nci sırada bulunan Türkiye’de balın raftaki fiyatı yüzünden tüketilememesi Muğlalı bal üreticilerini isyan ettirdi. Muğla BALDER Başkanı Fikret Çalca yaptığı açıklamada, ”Bal üretimi bol olan ülkemizde üreticiden 850 gram balı 7,50 liraya alarak market zincirine aktaran ve marketlerde de aynı bal 30-35 liraya satan bir sistemle karşı karşıyayız” dedi.

    Türkiye’nin en önemli çam balı üretim merkezlerinden Muğla’da bu yıl çam balı rekoltesinin hava şartları nedeniyle üretimin düşmesi ve raftaki bal fiyatlarının yüksek tutulması tüketiciyi vuruyor. Üreticilerden çam balı, 7,5, çiçek balı ise 8,5 liradan alınırken, rafa geldiğinde fiyatının 30 lirayı aşması Muğlalı arıcıları isyan noktasına getirdi.

    Muğla Bal Alıp Satanlar İhraç Edenler ve Paketleyenler Derneği Başkanı (BALDER) Fikret Çalca, bal üreticilerinin ürettikleri balı direkt üreticilere satış yapamadıkları için tüccarlara bağımlı kaldıklarını söyledi. Çalca, ”Bilindiği üzere, bal üretiminde Türkiye Dünya’da 5 ‘inci sıradadır. Ancak, vatandaşlarımız ne yazık ki, bal üretimi bol olan ülkemizde üreticiden 850 gr balı 7,50 liraya alarak market zincirine aktaran ve marketlerde de aynı bal 30-35 liraya satan bir piyasa göze çarpıyor. Dolayısıyla, tüketicilere aynı kalitedeki balı fahiş fiyatla satarak ticari ahlaka aykırı bu sistemi kırmak çok kolay ve tüketicilerimizin elindedir. Yani, marketlerde satılan firma etiketi olan ballar hijyen, kaliteli ve tahlil edilen ballar olup, fiyatı yüksek olan bal ve marketi değil, fiyatı yüksek olmayan balı ve marketi tercih etmeleri gerekir” ifadesini kullandı.

    ARICILAR FİYATLARA TEPKİLİ

    Balın raftaki fiyatlarının yüksek olması Marmarisli bal üreticilerinin de tepkisini çekti. 25 yıldır bölgede çam balı üreten Hikmet Yayla yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Aslında Türk toplumu tatlıyı çok tüketen bir toplum. Ancak bu gereksinimini genel olarak şeker ve glikozlu gıdalardan daha doğrusu mısır şuruplu gıdalardan temin etmeye çalışıyor. Bunun sebebi de fiyatların çok yüksek olması. Aslında eş değer balların 14 ile 20 lira arasında satılması hem üreticiyi kurtarıyor hem de tüketici rahatlıkla dengeli düzenli beslenme imkanı buluyor. Ancak bizim toplumumuzda olumsuz medya reklamları insanları baldan soğuttu. Onun için bal tüketimi yapılmıyor. Yapılmadığından dolayı sektör krizde. Mutlaka bunu arttırmamız için Tarım Bakanlığının kontrolündeki balların 14 ile 20 lira arasında satılanları tüketicinin tercih etmesi ve sektörü canlandırması gerekmektedir.”

    Karacasöğüt Mahallesi’nde yaşayan arıcı Hüseyin Karlı ise, “Bu sen uzun bir uğraşlar sonucu iyi denilecek şekilde balımızı çıkarttık. Kaliteli bal ürettik. Fakat maalesef üreticiden çıktığı gibi makul karlarla satılmıyor.Tüketici pahalı olduğu için bal tüketemiyor. Bizden çıkan bal yaklaşık 3 kat fiyatla satıldığı için bizimde sürümümüz düşüyor. Mal satılamıyor elimizde kalıyor. Bunun için önlem alınıp fiyatlar mı ayarlanıp, ne olacaksa tüketiciye kaliteli balı ucuz yedirmenin yolları araştırmamız gerekiyor” diye konuştu.

  • Muz Üreticileri Manavgat’a Yöneldi

    Alanya ve Anamur’da tarım arazilerinin inşaata dönüşerek her geçen gün azalması, muz üreticilerini yeni araziler aramaya yöneltti. Manavgat’ın Alanya sınırında Alara Çayı yakınlarında bulunan Örenşehir, Yalçıdibi ve Boztepe mahalleleri muz üreticilerinin gözdesi haline geldi.

    Manavgat’ın Alanya sınırında, Alara Çayı yakınlarında bulunan mahallelerinin muz yetiştiriciliği için elverişli olması, muz yetiştiricilerinin Manavgat’a yönelmesine neden oluyor. Bölgede 260 dekar alana modern muz seraları yapılırken, 60 dekar alanda da sera kurma çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor.

    Muz üreticilerinin 200 dekar alanda muz üretimi yapmak için girişimlerde bulunduğunu belirten Manavgat Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürü Yeşim Tıravoğlu Demirtaş, “İlçemiz Örenşehir ve Boztepe Mahallelerinde müdürlüğümüz teknik personelleri tarafından yapılmakta olan muz seraları gezilerek çalışmalar yerinde incelendi. Toprağın ve iklimin muz yetiştiriciliği için oldukça elverişli olması muz yetiştiricilerini bölgemize çekmiştir. Özellikle Alanya ve Anamur’dan birçok kişi son yıllarda İlçemizde yer kiralayarak veya satın alarak muz serası kurmuşlar ve kurmaya devam etmekteler. İlçemiz yetiştiricilerimiz arasında da muz yetiştiriciliğinin artıyor olması bizi sevindiriyor. Manavgat Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüz tarafından muz yetiştiricileri için ve yetiştirmek isteyenler için bir eğitim semineri düzenlenmesi planlanmaktadır” dedi.

  • (Özel Haber) Yaş Meyve, Sebze Üreticileri Diken Üstünde

    Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından gerilen Türkiye-Rusya ilişkilerinin ekonomiye de yansıması, özellikle narenciye olmak üzere yaş meyve ve sebze üreticileri ile ihracatçılarını kara kara düşündürüyor. Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, “Ambargonun sadece söylentisi bile olumsuzluk yaşanmasına yetti. Umutsuzuz, hükümetten bir an önce önlem almasını talep ediyoruz” dedi.

    Türkiye ile Rusya arasında Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan kriz, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Türkiye’ye yönelik ekonomik tedbirler içeren 6 maddelik yaptırım kararını imzalamasıyla doruk noktasına ulaştı. Bu yaptırımlar içinde Türkiye’den ithal edilen bazı ürünlerin alımının da geçici olarak durdurulacağının veya yasaklanacağının yer alması, Rusya’ya ihracat yapan Türk firmaları ile özellikle yaş meyve-sebze üreticilerini ağır şekilde etkileyecek. Rusya’nın, narenciye başka olmak üzere yaş meyve ve sebzede Türkiye’nin en önemli ihracat kapısı olması, yaptırımların ekonomiye de sıçramasıyla gelişmeleri adeta diken üstünde izleyen Türk üretici ve ihracatçılarını endişelendirdi. Üreticiler, ihracattaki olası olumsuzluklara karşı hükümetin şimdiden önlem almasını istiyor.

    “AMBARGONUN SÖYLENTİSİ BİLE YETTİ”

    Rusya krizi ve ihracata olumsuz etkilerini İHA muhabirine değerlendiren Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Rusya’nın Türk ürünlerine ambargo uygulayacağının konuşulmasının bile yaş meyve-sebze sektöründe olumsuz bir hava esmesine yettiğini söyledi. Türkiye’nin, özellikle narenciye ve yaş sebze, meyvede en fazla ihracat yaptığı ülkenin Rusya ve Rusya’dan dağıtımını yaptığı diğer komşu ülkeleri olduğunu belirten Gökçel, Rusya ile Türkiye arasında son günlerde yaşananları yakından takip ettiklerini ve endişelerinin giderek arttığını dile getirdi. Türkiye’nin yaş meyve, sebze üretiminin son yıllarda sürekli artış gösterdiğine işaret eden Gökçel, “Bu üretim fazlası ürünleri ihracat yoluyla yurt dışına satamazsak, biz iç piyasanın oluşmasında çok büyük sıkıntılar çekiyoruz. Dolayısıyla ürünlerimiz para etmiyor. Şimdi elimizde tek bir pazar diye söyleyebiliriz Rusya’yı. Rusya ile son günlerde yaşanan olayları biz de takip ediyoruz. Rus hükümetinin özellikle meyve, et, süt gibi Türkiye’den aldığı ürünlerde ambargo uygulamasına geçilmesi yönünde 6 maddelik kararlar almasını kaygıyla izliyoruz. Başta bizi ilgilendiren ürünlerle alakalı ambargo uygulayacağını söylüyor ki, burada zaten bunun konuşulması, sadece söylentisi bile şu anda yaş meyve-sebze sektöründe olumsuz bir ortamın yaşanmasına sebep oldu. Dolayısıyla umuyoruz ve bekliyoruz ki, Rusya böyle bir ambargo uygulamasına geçmez, biz de bundan ekonomik olarak etkilenmeyiz” diye konuştu.

    “SORUN ÇOK CİDDİ. UMUTSUZLUĞUMUZ VAR”

    “Ama ne yazık ki, yine basından gözlemlediğimiz kadarıyla Rusya’ya giden tarım ürünlerinin Rus sınırında TIR’ların içinde bekletilmesi, gemilerin boşaltılmaması, o ürünlerin içeriye bir türlü sokulamaması zaten bir şeylerin habercisiydi. Ayrıca, Rusya’ya ticari veya turistik amaçlı giden iş adamlarımızın havalimanlarında sanki bir suçlu gibi tecrit edilmeleri, kapalı bir odada tutulmaları bizimle alakalı ne kadar ciddi bir sorunun ortada olduğunu gösteriyor. Biz inşallah diyoruz ki, böyle ekonomik bir sıkıntıya sebep olmaz bu kriz. Ama böyle bir umutsuzluğumuz var” ifadelerini kullandı.

    Rusya ile yaşanan krizin Türkiye’nin diğer pazarlarını da olumsuz etkilediğine dikkat çeken Gökçel, “Rusya dışında ihracat yaptığımız Avrupa ülkeleri ya da Irak gibi ülkelerdeki alıcılar da deyim yerindeyse fırsat bekliyorlar. Bizim buradaki olumsuz koşulları onlar da takip ediyor ve ‘Sizin iç piyasada sıkıntı var, Rusya da ürün almıyor. Biz bunu yüzde 50 düşürüyoruz ya da daha ucuz almak istiyoruz’ diyorlar. İhracatçılarımız böyle olumsuz tekliflerle karşılaşıyorlar. Yani Rusya krizi, diğer pazarladı da olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

    “ÖZELLİKLE NARENCİYEDE KAYIP ÇOK BÜYÜK OLABİLİR”

    Narenciye ürünlerinin yüzde 70’ini Rusya’ya yaptıklarını da söyleyen Gökçel, bu noktadaki endişelerini ise geçmiş yıllarda yaşadıkları olumsuzlukları anımsatarak şöyle anlattı: “Önceki yıl Moskova Hali, narenciyenin tam da hasat sezonunun başında bir süre kapandı. Mandalina gönderdiğimiz sırada bu oldu. Dolayısıyla talep gelmeyince 20 kuruşa bile biz mandalinamızı satamadık, dalda kaldı, çürüdü. Narenciye ürünlerinin yaklaşık yüzde 70’inin ihracatını yaptığımız Rusya, bizim için çok önemli. Narenciyede çok önemli, çünkü narenciyede ilk sırada ihracat yaptığımız en önemli ülkelerden bir tanesi Rusya. Dolayısıyla kayıp çok büyük olabilir.”

    “HÜKÜMET BİR AN ÖNCE TEDBİR ALMALI”

    Rusya’ya ihracatta yaşanacak olumsuzluklara karşı devletin bir an önce tedbir almasını isteyen Gökçel, şunları söyledi: “Hükümetimizden beklentimiz, buradan çiftçilerin eğer mağduriyeti olacaksa bir an önce piyasaların olumsuz bir havaya bürünmemesi için destekler açıklanması, oluşabilecek zararların devletimiz tarafından nasıl karşılanabilecekse bunun bir an önce duyurulması gerekli. Talep de ediyoruz bunu. Örneğin narenciyedeki 150 lira ihracat desteği artırılabilir ya da zarara uğrayan ihracatçıların zararları, belirlenecek bir planla karşılanabilir. Ayrıca, bir an önce yeni pazarlar oluşturulması için hükümetimizin yetkililerinin mutlaka devreye girmesi lazım. Devletin bir an önce bu kayıpların ortadan kaldırılabilmesi için yeni pazarlar bulmakla ilgili bir çabası olması, hem çiftçiyi hem ihracatçımızı rahatlatacak bir çaba ortaya konup sonuç alınması, ek olarak desteklerin artırılması, piyasada oluşacak olumsuz havanın ortadan kaldırılması gerekiyor. Yoksa bu narenciye sezonu da diğer meyveler ve sebze de bundan çok olumsuz etkilenecek. Bunun endişesi içindeyiz.”

  • Rusya’ya İhracat Yapan Meyve Üreticileri Tedirgin

    Bursa’nın Yenişehir ilçesinden Rusya’ya yaş meyve ve sebze ihraç eden firmalar, yaşanan son krizden sonra tedirgin.

    Akgün Tarım’ın sahiplerinden Hakan Akgün, dün Rus uçağının düşürülmesiyle tırmanan iki ülke arasındaki krizden dolayı tedirgin olduklarını söyledi. Şu an Yenişehir’de yetiştirilen ayvaları Rusya’ya ihraç ettiklerini belirten Akgün, “Ancak sabah aldığımız bir haberde Rusya’nın gümrük işlerini yavaşlattığını öğrendik. İnşallah devlet büyüklerimiz bir an önce bu sıkıntıları hallederler de ne üretici ne ihracatçı bu krizden etkilenir” dedi.

    Çok uzun yıllardan bu yana Rusya’ya sebze ve meyve ihraç ettiklerine dikkat çeken Akgün, “Gümrükte hiç sıkıntı yaşamıyorduk. Ancak daha bu sabah aldığımız habere göre gümrükte çok basit sebeplerle malların geri gönderildiğini duyduk. Temennimiz bu sıkıntının bir an önce halledilmesi. Aksi takdirde hem üretici, hem de ihracatçı sıkıntı çekecek. İnşallah bu kriz bir an önce biter” diye konuştu.

  • TARİŞ , Dizyemlik Yağa 18 TL Fiyat Açıklaması Üreticileri Memnun Etti

    Zeytin Üreticisi Şerif Mercimek , TARİŞ Zeytinyağı Birliği’nin 3 dizyemlik yağa 18 TL fiyat açıklaması üreticileri sevindirdiğini söyledi.

    Kilis’in önde gelen zeytin üreticilerinden Şerif Mercimek, “Kilis yöresinde, ’zeytin ağaçlarından toplandıktan sonra zeytinyağı haline getirilen zeytinyağının kalite yüksekliği olduğunu ifade ederek, “Zeytin yağındaki kalite nedeniyle TARİŞ Zeytinyağı Birliği 3 dizyemlik yağa 18 TL , fiyat açıklaması üreticileri memnun etti” diye konuştu. Mercimek, “Kilis yöresinde, güz yağmurlarının erken düşmesi üzerine zeytin hasadı erken başladığını vurgulayarak, “Çok kaliteli zeytinyağları çıkmaya başladı. Tariş Zeytinyağı Birliğinin yemeklik yağlara asidine göre, 18 lira ile 13.5 arasında fiyat açıklaması gerçekten çok önemlidir. Geçen sene zeytinyağı fiyatlarımız düşüktü, Ama bu yıl memnunuz. Zeytin yüzümüzü güldürecek. Fiyatlardan başlangıç olarak memnunuz. Bu fiyatlarla moralimiz yelmiştir. İnşallah, zeytin üreticileri iyi bir sezon geçirirler. Bereketli, bol hasatlı bir sezon diliyorum” diye konuştu.