Etiket: Üreten

  • Kimyasal üreten fabrikada çıkan yangın korkuttu

    Sakarya’nın Arifiye ilçesinde kimyasal ürünler üreten bir fabrikanın atık deposunda yangın çıktı. Çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.

    Edinilen bilgiye göre, Arifiye ilçesi Aşağı Kirazca Mahallesinde bulunan ve kimyasal ürünler üreten bir fabrikanın atık deposunda henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Yangını fark eden fabrika işçileri, durumu itfaiye ekiplerine bildirerek, ekipler olay yerine gelene kadar yangına kendi imkanlarıyla müdahale etti. Yangının haber verilmesi üzerine olay yerine Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı çok sayıda ekip gönderildi. Yükselen dumanlar, birçok noktadan görüldü. Henüz belirlenemeyen bir sebepten çıkan yangında, fabrikanın atık deposunda bulunan tahta ve plastik paletlerin bir kısmı yanarak kullanılamaz hale geldi. Çıkan yangında herhangi bir yaralanan olmazken, depoda kullanılamaz hale geldi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yaklaşık 45 dakikalık çalışmaları sonucu yangın kontrol atlına alınarak söndürüldü.

    Polis konuyla ilgili inceleme başlattı.

  • Balı kapsüle sokup ardından da bal spreyini üreten Rizeli girişimci mevzuata takıldı

    Türkiye’de bir ilke imza atarak balı kapsüle sokup patentini alan ardından da boğaz ağrılarının tedavisi için kestane balındaki etken maddeyi ortaya çıkarıp bal spreyi üreten Rizeli girişimci Habib Koçal, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın takviye gıda üretimine yasak koyması ile zora düştü.

    Habib Koçal, yüz binlerce lira harcayarak önce bal kapsüllerinin ardından 5 yıl üzerinde çalıştığı sprey balı yaparak patentini almayı başardı. Patent aldıktan sonra projesini hayata geçiren ve üretme başlayan Koçal, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın kaldığı kararı ile büyük şok yaşadı. Bakanlık aldığı bir karar ile takviye gıda üretimine yasak koydu. Bu yasağın kendisine ve projesine büyük darbe vurduğunu kaydeden Koçal, bal spreyi yaparak 30 saniyede boğaz ağrısını giderdiklerini ve özellikle bademcik ve boğaz ağrısında başarılı olduklarını ifade etti. Koçal “Bu sprey doğal bir antibiyotiktir. Hiç bir yan etkisi yoktur. Ve biz bunun patentini almayı başardık. Bu ürünler Avrupa’da ve dünyada kullanılıyor. Her şey iyi giderken bir anda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gıda takviyesi üretim yasağı koydu. Bunun üretiminin neden yasakladığını ben anlamış değilim. Bu bir milli üründür, sahip çıkılması gerekiyor. Çıkılmadığı taktirde bazı ülkelere muhtaç hale gelebiliyoruz. Bu sprey tamamen kestane balından üretilen ve içerisinde hiçbir kimyasal madde olmayan tek doğal antibiyotiktir” dedi.

    “Dünyada bunu başarabilen iki ülke var birisi İsveç diğeri ise Türkiye’de biz” diyen Koçal “Bunu başarmak kolay olmadı. Kestane balının boğaz ağrılarını iyi geldiğini senelerden beri biliyoruz. Ancak kestane balını bir hafta kaşıkla tüketmek gerekiyor. Biz ise bu durumu bir sprey ve bir kaç fıs’la çözer hale geldik. Baldaki boğaz ağrılarına iyi gelen etken maddeyi ortaya çıkardık. Böylece bu yerli ve milli antibiyotik haline geldi. Ancak Tarım Bakanlığı takviye gıda üretimine yasak koydu. Biz bu yasak nedeniyle zor günler yaşıyoruz. Yani sadece biz değil Türkiye’de hiç kimse organik gıda takviyesi yapamaz hale geldi. Bu mevzuatın ülkemize zarar verdiğine inanıyorum. Devlet büyüklerimizden bu sorunun çözülmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Karpuzu üreten değil satan kazandı

    Adana’da 25 yıldır çiftçilik yapan Bekir Sarı, tarlada kilosu 20 kuruşa kadar düşen karpuzun markette 1 liraya satıldığını belirterek, bu fiyat uçurumundan hem üreticinin hem de tüketicinin zarar gördüğünü söyledi.

    Türkiye’nin 4 milyon ton karpuz üretiminin yüzde 20’sinin sağlandığı ve en erkenci karpuz hasadının yapıldığı Adana’da üreticiler fiyattan dertli. Bu yıl 120 bin dekar alana ekilen karpuz fiyatı tarlada kilogramı 80 kuruştan 20 kuruşa kadar düştü.

    25 yıldır çiftçilik yapan Bekir Sarı, karpuz fiyatının tarlada 20 kuruşa kadar düştüğünü ancak sorunun fiyat düşüklüğünden kaynaklanmadığını belirterek, “Ama bizim tarlada kilosunu 20 kuruşa sattığımız karpuz Adana’da marketlerde 1 lira, İstanbul’da 1.5 liraya satılıyor. Burada 20 kuruşken neden vatandaşlarımız pahalıya alıyorlar. Bu aradaki fiyatlara devletimizin bir el atması gerekiyor. Halci buradan 20 kuruşa alıp markete 60 kuruşa veriyor onlar da üstüne 40 kuruş koyuyor ama çiftçi 20 kuruş kazanıyor vatandaşlar da karpuzu 1 liraya yiyor” dedi.

    Bu yıl karpuz ekenlerin zarara uğradığını belirten Sarı şöyle devam etti:

    “Benim masrafımı karşılayıp kar etmem için tarlada karpuzun kilosunu 80 kuruşa vermem gerekiyor ki bir çorba parası kalsın. Dönüm başına bana maliyet 2 bin 500 lira. Ancak ben bin lira bile kazanamıyorum. Her dönümden bin 500 lira zarar ediyorum. 50 dönümde 100 bin lira zarar ediyorum hatta zararım bunun üstünde.”

    Sorunun halcilerde ve marketlerde olduğunu ifade eden Sarı, “Devletin buna bir çözüm bulması gerekiyor. Vatandaş karpuzun kilosunu 1 liraya yiyor ama yine de pahalı. Bence karpuzun kilosu Adana’da 40 kuruş olması lazım, aradaki fiyat farkını ben anlamıyorum yani yine arada kalan vatandaş. Ne biz para kazanıyoruz ne de vatandaş karpuz yiyebiliyor” diye konuştu.

  • Köyünde yeşil yumurta üreten kadın taleplere yetişemiyor

    Sivas’ın Gölova ilçesine bağlı Karayakup köyünde yaşayan Nurhan Doğan, aldığı iki tavuğun yeşil yumurta vermeye başlamasının ardından başladığı işte şimdi taleplere yetişemiyor.

    İlçeye 9 kilometre uzaklıkta bulunan Karayakup köyünde yaşayan evli ve 3 çocuk annesi Nurhan Doğan (37), iki adet tavuk aldı. Tavukların yeşil yumurta verdiğini fark eden Doğan yumurtayı araştırmaya başladı. Yaptığı araştırmalarda yumurtanın vitamin değerinin çok yüksek olduğunu öğrenen ev hanımı Doğan yumurtadan üretmeye başladı. Zamanla şehir dışına da satış yapmaya başlayan Doğan şimdi taleplere yetişemiyor.

    İki tavuk ile üretime başlatığını ifade eden Nurhan Doğan,”Yeşil yumurtlayan tavuklara 2-3 tavuk olarak başladım şu anda bunlara vitamin değeri yüksek diye çok talep var. İsteyen de çok ben de elimden geldiği kadar çoğaltmaya çalışıyorum. İnşallah da daha ilerleteceğim. Yeşil yumurtlayan tavukları çoğaltacağım yan tarafa bir kümes daha yapacağız tavukların sayısını 100’e kadar çıkartmak istiyoruz” dedi.

  • Bakan Eroğlu: “Fikir üreten, Türkiye’ye katkı veren muhalefet istiyoruz”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Durmadan Türkiye’nin önünü kesecek, şimdiden ekonomik sıkıntıları yabancılara mesaj verecek muhalefet yerine gerçekten fikir üreten, Türkiye’ye katkı muhalefet istiyoruz” dedi.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Edirne’ye yaptığı bir dizi ziyarette AK Parti Edirne İl Başkanlığı’na ziyarette bulundu. Bakan Eroğlu burada yaptığı açıklamada, “Türkiye’de en büyük sıkıntı ne biliyor musunuz? Gerçekten fikir üreten sağlıklı düşünen bir muhalefet olmaması” diye konuştu.

    “Fikir üreten, Türkiye’ye katkı veren muhalefet istiyoruz”

    Bakan Eroğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı yürüyüşe değinerek, “Bu mağlubunuz iktidar ne yapabilir yani, Türkiye karıştırmak istiyor, Kılıçdaroğlu’nu görüyorsunuz. Hizmet yapacağı, fikir üreteceği yerde yollarda yürüyor. Boşuna kendini ayaklarını yorma. Tabi yollar yürümekle açılmaz ama kendini yorma. Türkiye’de en büyük sıkıntı ne biliyor musunuz? Gerçekten fikir üreten sağlıklı düşünen bir muhalefet olmaması. Çünkü muhalefetlerde de demokraside de şarttır. Takdir ediyorum ama dünya da öyle. Şunu da daha iyi yapsaydınız diyebileceğimiz bir muhalefete ihtiyacımız var. Durmadan Türkiye’nin önünü kesecek, şimdiden ekonomik sıkıntıları yabancılara mesaj verecek muhalefet yerine gerçekten fikir üreten, Türkiye’ye katkı veren muhalefet istiyoruz. İnşallah yakın zamanda dönüşür” dedi.