Etiket: Unutulmuyor

  • Kısıtlamalarda sokak hayvanları unutulmuyor

    Kısıtlamalarda sokak hayvanları unutulmuyor

    Koronavirüs tedbirleri kapsamında hafta sonları kesintisiz uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarında Aras EDAŞ personeli sokak hayvanlarını unutmadı. Özellikle kış mevsiminde yiyecek bulmakta zorlanan sokak hayvanları için seferber olan ekipler, fazla mesai yaptı.

    Mart ayından beri ülkede devam eden koronavirüs sürecinde yiyecek bulmakta güçlük çeken sokak hayvanlarını unutmayan Aras EDAŞ ekipleri, görev yaptıkları kırsal bölgelerde yabani hayvanlar için yemleme çalışması yaparken şehir merkezlerinde de kedi ve köpekleri ihmal etmedi.

    Artan vaka sayılarının ardından önlemleri artıran yetkililer, hafta sonları kesintisiz olarak sokağa çıkma kısıtlamalarını yürürlüğe soktu. Bu süreçte evlerinde kalan vatandaşların sıkıntı yaşamamaları için 7/24 sahada görev yapan Aras EDAŞ ekipleri, çetin kış koşullarının hüküm sürdüğü Doğu’da yaban ve sokak hayvanlarını da ihmal etmedi.

    Kısıtlamalar esnasında sahada görev yapan Aras Elektrik Pasinler İlçe İşletme Şefliği personeli, aç kalan sokak hayvanlarının karınlarını doyurdu. Boş sokaklarda yiyecek bulmakta güçlük çeken kedi ve köpekleri elleri ile besleyen Aras EDAŞ personeli, “Kış koşulları ve kısıtlamalar nedeni ile sokak hayvanları yiyecek bulmakta zorlanıyor. Görev bölgelerimizde elimizden geldiği kadarı ile dost elimizi bu hayvanlara uzatıyoruz. Bu süreci birlikte atlatmalıyız” diye konuştular.

    Yaban Hayatı Unutulmuyor

    Çetin kış koşullarının hüküm sürdüğü Doğu Anadolu’da enerji dağıtım hizmeti veren Aras Elektrik, sorumluluk bölgelerinde özellikle kış aylarında yemleme çalışmalarını ihmal etmiyor. Yoğun kar yağışı ve aşırı soğuklarda beslenme güçlüğü çeken yaban hayatı, personelin yemleme çalışmaları ile zorlu süreci atlatmaya çalışıyor.

    Her kış yapılan bu gibi uygulamalar ile doğal yaşamı desteklediklerini ifade eden Aras Elektrik Genel Müdürü Fikret Akbaş, “Kış aylarında personelimiz düzenli olarak yaban hayata yönelik faaliyetler yürütüyorlar. Ancak bu yıl durum biraz daha farklı. Sokak hayvanları kısıtlamalar esnasında boş sokaklarda yiyecek bulamıyor. Görevli personellerimiz bu hayvanlara dost ellerini uzatarak karınlarını doyuruyor. Duyarlı personelime teşekkür ediyorum. Umarım pandemi sürecini kısa sürede atlatırız” diye konuştu.

  • Yavi katliamı unutulmuyor

    Yavi katliamı unutulmuyor

    Yavi katliamında amcasını şehit veren Öğretmen evi Müdürü Yavi’li Abdullah Nehir facebook’ta duygusal bir paylaşım yaptı.

    Yaşanan acıyı duygusal bir şekilde ifade eden Nehir’in Facebook’ki paylaşımı sosyal medyada çok kişi tarafından okundu.

    İşte o paylaşım:

    ’Atış serbest ihanet nidası ile 32 vatan evladı şehadete yürüdü.

    32 candan biride Amcam Hacı Ali Nehir idi. 59 yaşındaydı. O gün köyde inşaat amelesi olarak çalışmış, gün bitiminde haber dinlemek üzere kahveye gitmişti. Hain saldırıdan kurtulamadı. Geride 6 yetim bırakmıştı.

    Fotoğraf elimizdeki birkaç resimden biri. Şimdilerde unutulmuş lastik ayakkabı ayakta ancak bu kadar asıl dururdu. Ömrü helal rızık peşinde koşmakla geçti. Tek hayali vardı emekli olmak. Birkaç ayda bir şehre gelir SSK’dan günlerini yeniden toplatır ve daha çok var diye hayıflanırdı. Devletten hiç maaş vs. almadan şehit düştü. Devletimiz en büyük baba olarak çocuklarını kimseye bırakmadı ancak onun yeri hep boş kaldı.

    Alaattin Akdeniz 65 yaşındaydı. Köy çeşmesinde abdest almış kalabalıkta neler oluyor diye olay mahalline gelip itiraz etmişti. Hainlerin ilk kurşunları 65 yaşındaki adama olmuştu. Lütfi Polat kendi düğün davetiyesini dağıtmak üzere geldiği Yavi’de şehit düştü. Muhlis Menteş şehit düştüğünde sadece 14 yaşında idi. O akşam Yavi’de 110 çocuk yetim kalmıştı.

    Yavi tesadüf değildi.

    1.Dünya Savaşı yıllarında Yavi’de görevli Alvarlı Efe Hz. Yavi ve çevre köylerden topladığı milis kuvvetlerle Ermeni çetelerini bozguna uğratmıştı.

    Hain örgüt kimin veya kimlerin uşağı olduğunu bilmemek veya bilmezden gelmek ihanete ortaklıktır.

    Bilmemek artık özür olamaz. 40 yıldır milletin başına bela olmuş hainleri tanıyamayan akıl sahibi, özellikle eğitim almış kişilere söylenecek söz “ihanet içindesin” olacaktır.

    Yakın zamanda Muzaffer Ordumuzun büyük bir başarı ile icra ettiği Barış Pınarı harekatında şehit olan vatan evlatları olmak üzere kutsal vatan toprağı için toprağa düşmüş şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. YAVİ UNUTULMAYACAK.’

  • Türkiye’nin Süper Valisi Yazıcıoğlu unutulmuyor

    Görev süresinde yaptığı çıkışları, hantal bürokrasiye tepkisi ve hizmet aşkıyla “Süper Vali” olarak hafızalara kazınan merhum Vali Recep Yazıcıoğlu Söke’deki kabri başında dualarla anıldı. 2003 yılında geçirdiği elim trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcıoğlu, aradan geçen 14 yıla rağmen unutulmuyor.

    Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun ikindi namazı sonrası Söke Asri Mezarlığı’nda bulunan kabri başındaki anma törenine Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger, Kaymakam Vekili Muammer Aksoy’un yanı sıra merhum Yazıcıoğlu’nun başta kız kardeşleri Aydın Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Selma Özcan ve emekli eğitimci Selma İleri başta olmak üzere Yazıcıoğlu Ailesi’nin yakınları ve sevenleri katıldı.

    Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun aranmadığı, anılmadığı zamanın olmadığını söyleyen kardeşi Dr. Selma Özcan; “İnsanların beyinlerine öyle güzel kazındı ki; herkesle dost, herkesle yakın, içindeki dışında olan, düzen karşıtı, yeri geldiğinde eleştiren yeri geldiğinde onaylayan başka bir insandı. Recep Yazıcıoğlu; pek çok insanın, gencin bugün hala örnek aldığı biri. Sağ olsunlar her yıl anmalarda bizi yalnız bırakmıyorlar. Her zaman için kabristana ne zaman gelsek mezarı başında mutlaka birileri oluyor. Böylesi bir iz bırakmak gerçekten hem zor hem de çok güzel bir olgu” dedi.

    Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan görevi sırasında o dönem Kaymakam olarak birlikte mesai arkadaşlığı yapan Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger; “Birlikte mesai yapma bahtiyarlığına erişmiş biri olarak Vali Recep Yazıcıoğlu bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Benim için onun vefatının yıldönümünde konuşmak çok kolay bir şey değil. Mesai arkadaşlığının dışında bizim üzerimizde bir baba, bir ağabey gibi emeği olan birisi. Rahmetli Valimiz Yazıcıoğlu sıra dışı bir insandı. Mülki idarede eşine rastlanır biri değildi. Bize mesleğimizde ve insanlık adına da ışık tuttu. Onun gösterdiği yol Türkiye’de bir takım şeylerin değişmesinde etkin olmuştur. Birlikte çok güzel hizmetler yaptık. Kendisinin konu olduğu Ayşe Kulin’in ‘Köprü’ adlı kitabının kapağında da sayın Valimizle birlikte yer aldık. Buda benim için ayrı bir gurur ve onur” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından İlçe Müftüsü Ahmet Yayla tarafından dua yaptırıldı. Katılımcılar tarafından merhum Vali Yazıcıoğlu’nun kabrine çiçek bırakıldı.

  • Gümüşhane’de sokak hayvanları ve yaban hayatı unutulmuyor

    Son yılların en karlı ve soğuk Aralık ayını geçiren Gümüşhane’de sokak ve yaban hayvanları için yemleme çalışması yapılıyor.

    Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Gümüşhane Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışma kapsamında kurum tarafından alınan 10 ton buğday ile 5 ton kuru ot yoğun kar yağışı ve aşırı soğuklarda doğada hayvanların ulaşabileceği uygun yerlere bırakılıyor.

    DKMP ekipleri ayrıca kurum ve kuruluşların yemekhaneleri ile lokanta, kasap ve manavlardan topladıkları katı yemek artıklarını da soğuk ve karlı günlerde uygun yerlere bırakıyor.

    Son olarak Gümüşhane kent merkezinin eski çöp döküm sahasının bulunduğu Topal yolu mevkiinde ve Doğu Anadolu’yu Doğu Karadeniz’e bağlayan en önemli geçitlerden Zigana Dağı Tüneli mevkiinde yemleme çalışması gerçekleştiren ekipler, daha sonra Torul ilçesine bağlı Zigana köyünde de kanatlı hayvanlar için buğday bıraktı.

    Bizzat ekiplerle birlikte etkinliğe katılan ve kendi elleriyle sokak ve yaban hayatına yem bırakan Doğa Koruma ve Milli Parklar Gümüşhan Şube Müdürü İlbeyi Aydın, kurum olarak yemleme çalışması için 10 ton buğday, 5 ton ot aldıklarını söyledi.

    Sokak hayvanları için ise kurum ve kuruluşların yemekhaneleri ile lokantaların, manavların, kasapların katı artıklarını belirli periyotlar halinde toplayıp sokak hayvanlarının yaşam alanlarına bıraktıklarını kaydeden Aydın, bu çalışmaları belirli periyotlar halinde fakat havanın çok soğuk, kar yağışının da çok olduğu zamanlarda yaptıklarını söyledi.

    Buğdayları kanatlı hayvanlar için hem şehir merkezlerinde hem de dağlarda belirli yerlere bıraktıklarını dile getiren Aydın, otları ise yaban keçileri için çok kar yağdığında bırakmaya devam ettiklerini dile getirdi.

    Gümüşhane’de bu konuda vatandaşların duyarlılığının her geçen yıl arttığını ifade eden Aydın, vatandaşların kendi imkanlarıyla bu tür uygulamaları yaptıklarını sıklıkla gördüklerini belirterek, teşekkür etti.

  • PKK’nın Pınarcık Katliamı Unutulmuyor

    Terör örgütü PKK’nın Pınarcık katliamında 17 yakınını kaybeden Şehmuz Yavuz, katliamı unutmadıklarını ve hiçbir zaman unutmayacaklarını, olayın acısını ilk gün gibi yüreklerinde taşıdıklarını söyledi.

    Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde 20 Haziran 1987 tarihinde PKK’lı teröristlerce gerçekleştirilen saldırıda aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 30 sivil hayatını kaybetmişti. Tarihe ‘Pınarcık Katliamı’ olarak geçen saldırı aradan geçen 29 yıla rağmen unutulmadı.

    “TÜM AİLEMİ SALDIRIDA KAYBETTİM”

    Katliamın yıl dönümü nedeniyle Mardin’in Ömerli ilçesine 20 kilometre mesafede bulunan Pınarcık köyüne giden İHA muhabirine konuşan Şehmuz Yavuz (76), tüm ailesini saldırıda kaybettiğini söyledi. Eşi ve bir çocuğu başta olmak üzere ailesinden 17 kişinin katledildiğini hatırlatan Yavuz, devletin kendilerine gerekli desteği vermediği iddiasında bulundu.

    “O ACIYI YÜREĞİMDE SAKLIYORUM”

    Katliamı unutmadıklarını ve hiçbir zaman unutmayacaklarını, olayın acısını ilk gün gibi yüreklerinde taşıdıklarını söyleyen Yavuz, olayın yaşandığı günü şöyle anlattı:

    “PKK’lı teröristler köyümüze 3 yönden saldırdılar. Biz de onlara karşı koyduk. Fakat cephanemiz bitti. Ardından köye giren teröristler aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 30 kişiyi öldürdü. Aradan geçen 29 yıla rağmen bu acıyı yüreğimde saklıyorum, saklamaya da devam edeceğim”.

    “BEBEK VE ÇOCUKLARIN SUÇU NEYDİ?”

    Köylerinde yaşanan katliamın acısının tarifi imkansız olduğunu dile getiren Yavuz, “Bizim dinimizde bu gibi katliamların yeri yoktur. Bizim dinimizde suçsuz yere bir kişiyi öldürmek tüm alemi öldürmek gibidir. Şimdi bizim suçumuz neydi, ya o çocukların ve bebeklerin suçu neydi? Çok yazık, bu nasıl bir vicdansızlıktır? Eğer vicdanları olsaydı zaten bu katliamı yapmazlardı. Allah tanımazlar bunlar. İsteğimiz bu gibi katliamlar artık yaşanmasın” dedi.

    “DEVLET BİZİ SAHİPSİZ BIRAKTI”

    Devletin kendilerine yardımda bulunmadığını iddia eden Yavuz, sahipsiz kaldıklarını dile getirdi. Yavuz, “Devlet ne bize tazminat verdi ne de çocuklarımızı işe soktu. Ankara’ya defalarca dilekçe yazmamıza rağmen kapsam dışı diyorlar. Bu kapsam dışı da neyin nesi, bunlar şehit değil mi? Terör mağduru diyorlar, her halde bunlar terör mağduru değil. Neden bunları terör mağdurundan saymıyorlar?” diye konuştu.

    Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyüne 20 Haziran 1987’de basan silahlı PKK’lı teröristler aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 30 kişiyi katletmiş ve ardından evleri ateşe vermişti. 6 aylık bebeklere dahi kurşun sıkan PKK’lı teröristler, köydeki hayvanları bile ateşe vermişti. Saldırı tarihe ‘Pınarcık Katliamı’ olarak geçmişti.