Etiket: Unutturmayacağız”

  • Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç: “15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Biz 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız ama 15 Temmuz gecesine de takılıp kalmayacağız. Koşarak geleceğe gideceğiz” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Almanya’nın Köln kentinde Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen ve FETÖ/PDY 15 Temmuz’daki darbe girişimine karşı koyanların yaşadıklarını anlattığı “Tecrübe Konuşuyor, İçimizdeki Kahramanlar” programına katıldı. Kılıç, Almanya’da yaptığı konuşmada “Türkiye ile ilişkilerine yön verirken dost olarak bildiğimiz ülkelerden, milletlerden, yanımızda bulunmalarını beklemek bizim hakkımızdır. Bu anlamda ümit ediyorum ki ilk kez yurt dışında Köln’de gerçekleştirdiğimiz ’Tecrübe Konuşuyor, İçimizdeki Kahramanlar’ programımız buna katkıdır” dedi.

    15 Temmuz gecesinde yaşananlara değinen Bakan Akif Çağatay Kılıç, “15 Temmuz’da Türkiye’de gerçekten ülkemizin, milletimizin geleceğine, karanlık emellerle yol vermeye, yön vermeye çalışan FETÖ terör örgütünün başını çektiği darbeciler yollara çıktı” dedi.

    “Hep beraber sokaklara çıktık”

    Vatandaşların ülkenin geleceği için sokaklara indiğini aktaran Bakan Çağatay Kılıç, “Burada tecrübelerini bizimle paylaşacak olan değerli kardeşlerimiz, o gece Sayın Cumhurbaşkanı’mızın çağrısına, Sayın Başbakan’ımızın davetine kulak verdiler ve tüm millet olarak hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkemizin geleceği, milletimizin geleceği, devletimizin ve demokrasimizin geleceği için hep beraber sokaklara çıktık” diye konuştu.

    O gece 240’ı aşkın şehit verildiğini ve 2 bin 500’den fazla vatandaşın gazi olduğunu anımsatan Bakan Kılıç, “Değerli kardeşlerim bu kolay bir şey değil. Türkiye’de 15 Temmuz gecesi yaşananları, olan bitenleri anlamak için gerçekten Türkiye’de neler olduğunu görmek için iyi incelemek lazım” ifadelerini kullandı.

    “15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız”

    Bakan Çağatay Kılıç, dost ülkelerin yanında bulunmasını beklemenin Türkiye’nin hakkı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Türkiye ile ilişkilerine yön verirken dost olarak bildiğimiz ülkelerden, milletlerden yanımızda bulunmalarını beklemek bizim hakkımızdır. Bu anlamda ümit ediyorum ki ilk kez yurt dışında Köln’de gerçekleştirdiğimiz bu programımız buna katkıdır. Bugüne kadar 150 binden fazla kardeşimiz buna katıldı ve o gece yaşananları birinci elden dinleme imkanı buldu. Bu hikayelerin paylaşılması, anlatılması gerekiyor. Biz 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız ama 15 Temmuz gecesine de takılıp kalmayacağız. Koşarak geleceğe gideceğiz.”

    “10 büyük ekonomiden birisi olacağız”

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyetler üzerine çıkma hedefi koyduğunu ve 2023’te Cumhuriyetin 100’üncü yılında bu hedefin üzerine çıkmaya çabaladıklarını dile getiren Bakan Çağatay Kılıç, “Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde ortaya koymuş olduğu Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında dünyanın ilk 10 büyük ekonomisinden biri olma hedefine koşarak ilerleme durumundayız. Daha sonra 2053 ve 2071 hedeflerimiz var. Bunları hep beraber yapacağız” dedi. Bakan Kılıç, Avrupa’da yaşan Türk vatandaşlarının da bu gelişmenin içerisinde yerini alacağını ifade etti.

    “Demokrasinin anlatılmasının Almanya açısından nasıl olduğunu iyi biliriz”

    Kendisinin de Köln’e 100 kilometre mesafedeki Siegen kentinde doğduğunu anlatan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, “Ben sizlerden çok uzak birisi değilim. Buradan 100 kilometre uzaklıkta Siegen şehrinde doğdum ve bugün enteresan bir tesadüf, yurt dışında yaptığımız ilk programda benim annem babam burada” şeklinde konuştu.

    Demokrasinin anlatılmasının Almanya açısından nasıl olduğunu iyi bildiklerini dile getiren Kılıç, “Ve biz Türkiye’de demokrasimizi, hukukumuzu, milletimizin geleceğini daha ileriye taşımak için çaba harcadığımızda dost ülkelerden yanımızda olmalarını beklemek hakkımızdır” değerlendirmesinde bulundu.

    “Almanya’da yaşayan vatandaşların Türkiye’deki gelişmeleri takip etmesi doğal”

    Bakan Kılıç, siyasi konulara girmeyeceğini belirterek, “3 milyonu aşkın Türkiye kökenli vatandaşımızın, kimisi Alman vatandaşı, kimisi Türk vatandaşı, siyasi konulara bugün girmeyeceğim Almanya’da ikamet ediyorlar. Tabii ki Türkiye’de yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyorlar, bu doğal bir şey. Almanya’nın da Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip etmesi doğal bir şey çünkü tarihsel anlamda da birbirimizin çok zamanlar yanında durduk” diye konuştu.

    Alman basın mensuplarının bu geceye katılmasını önemsediğinin altını çizen Kılıç, “Biz şunu söylüyoruz, burada bu akşam Alman medyasının temsilcilerinin olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada birinci elden nelerin olup bittiğini dinlemeleri önemlidir. Çünkü bizim bir davamız var, bizim bir aşkımız var. Biz bu beraberliğin Almanya’da yaşanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu dünya üzerinde birbirimize sevgi göstermemiz gerektiğine inanıyorum bizim inancımız böyle emrediyor” diye konuştu.

    Kılıç, Alman medyası için Almanca konuştu

    Köln Belediyesine de organizasyon konusunda göstermiş oldukları ev sahipliği için teşekkür eden Kılıç, “Misafirperverlik için de teşekkür ediyoruz ve bunun da bundan sonra böyle sürmesini ümit ediyoruz” dedi. Bakan Kılıç ayrıca kürsüden Almanca konuşarak Alman basın mensuplarının da bu toplantıya katılmalarının 15 Temmuz’da yaşananları daha iyi anlamak için birinci ağızdan dinlemelerinin önemli olduğunu vurguladı.

    Yurt içinde 62 kez ve yurt dışında da ilk kez Köln’de düzenlenen etkinliğe Türkiye’nin Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin, bakanlık yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

    İsmail Hakkı Ürün moderatörlüğünde gerçekleşen programda, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile sokağa çıkan, meydanlara inen, darbe girişimine karşı duruşları ile simge olan kahramanlar, o gece yaşadıklarını, duygularını vatandaşlarla paylaştı. Alman medyasının yoğun ilgi gösterdiği programda, kumdan resim sanatçısı Veysel Çelikdemir de “15 Temmuz” temalı bir gösteri sundu.

  • Aksoy: “28 Şubat Zulmünü Ve Bedel Ödetenleri Unutmayacak, Unutturmayacağız”

    Eğitim-Bir-Sen Aydın Şube Başkanı Tevfik Aksoy, “28 Şubat zulmünü ve bedel ödetenleri unutmayacak, unutturmayacağız” dedi.

    28 Şubat’ın yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Tevfik Aksoy, “Türkiye’nin yakın tarihinde siyasal ve sosyo-ekonomik bakımdan en acımasız sonuçlar doğuran olaylardan biri olan ‘28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 19. yıl geçti. Siyasi geçmişimizde ve literatürümüzde eşsiz acılar ve zulüm karşılığıyla yer alan 28 Şubat, aklımızı, ruhumuzu donduran soğuğuyla hatırlanacaktır. 28 Şubat, asıl operasyon merkezi dışarıda olan odakların hainlik ve alçaklıkta sınır tanımayan ahlaksız, acımasız, duygusuz yerli iş birlikçileri aracılığıyla millet iradesine yapılan iğrenç bir darbedir. Çünkü millete kurulan tuzak, yapılan komplo ve kuşatma doğrudan maddi-manevi varlığımızı, ilim ve irfanımızı, ahlâk ve maneviyatımızı, yaşama tarzımızı hedef almıştır. Devleti ve milletiyle ülkemiz, tüm hatlardan uçuruma itilmiştir. Halk iradesiyle iktidar olamayanlar, 60, 71 ve 80 darbelerinde olduğu gibi, kirli planlarını uygulamak için yönetimi silah zoruyla gasp etme yolunu denemiş, emellerine ulaşmada bir ölçüde başarılı da olmuştur. Atatürkçülük, ilericilik, çağdaşlık yalanı ve perdesi arkasından sürdürdükleri planlarıyla bir şekilde halkını susturdukları, siyasetçisini sindirdikleri ülkeyi yağmalamışlardır” dedi.

    “28 Şubat süreciyle, milletin özgür iradesinin iş başına getirdiği 54. Hükümet, irtica gibi kaba, sıradan, gülünç bir gerekçe ve militarist baskıyla görevden uzaklaştırılmıştır” diyen Aksoy, sözlerini şöyle tamamladı: “Denk bütçe, havuz sistemi, değişen pozisyonlara göre emekçi ve emeklilere yüzde 100’lerden yüzde 300’lere varan zam, yatırım programları gibi konularda hızlı atılımlar yapılıyorken önü kesilen Türkiye, hızla siyasi, ekonomik kriz ortamına sokulmuş, kısa zamanda bankaların içi boşaltılmış, çalışanların maaşını bile ödeyemeyecek duruma gelmesi gibi sebeplerle IMF’den borç ve kredi istemek durumunda bırakılmıştır. Kimi yüksek rütbeli paşalar, batırılan ya da hortumlanan bankaların, holdinglerin yönetim kurullarında yüklü maaşlarla istihdam edilmiş, yerli sermaye hızla yurt dışına çıkmaya başlamış; ekonomi, para, faiz, döviz, enflasyon ve zam sarmalında savrulmuş, reel anlamda yüzde 100’leri aşan devalüasyonla ülke zenginliği bir gecede yarıya inmiştir. Gecelik yüzde 7500’lere varan faiz oranları, hızla artan ve toplanan tüm vergi gelirler ödense bile karşılanamayan borç stokları, bunaltan zamlar, üretimde ve piyasalarda durgunluk, iflaslar, esnaf yürüyüşleri, Türkiye’nin peş peşe ortalama yüzde 10 seviyelerinde küçülmesi, tamtakır bırakılan hazine… Bütün bu olanlar ‘Çağdaş Türkiye’ göz boyamasıyla yapılan 28 Şubat askeri vesayet rejiminin sonuçlarından sadece birkaçı. Siyasi, sosyal, kültürel alanda yapılan tahribat daha derin ve yıkıcı olmuştur. Hükümet düşürülmüş, siyasi partiler kapatılmış, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan başta olmak üzere, birçok siyasetçinin siyaset yapması yasaklanmış, hâkim ve savcılar hizaya sokulmuş, andıçlarla gazeteciler, yazarlar fişlenmiş, gazetelerin haber ve manşetleri darbe karargâhında üretilmiştir, ‘Batı Çalışma Grubu’ ile gerçek bir toplum mühendisliği yapılmış, oluşturulan algılarla toplum yönetilmek ve yönlendirilmek istenmiştir. İnsanlar hedef gösterilmiş, faili meçhuller artmış, kılık ve kıyafete yönelik yasaklarla genç kızların eğitim umudu turnikelere sıkıştırılmış, namaz ve oruç gibi doğrudan İslâmi hayatın asıl ritüellerine izin verilmemiş, bu gerekçelerle insanlar işlerinden, okullarından sorgusuz sualsiz atılmış, kazanılmış hakları gasp edilmiş, Kur’an kursları kapatılmış, yaş sınırlamasıyla hafızlık çalışmaları fiilen imkânsız hale getirilmiş, daha da önemlisi, kesintisiz sekiz yıllık zorunlu eğitime ve korkunç haksızlıklara yol açacak katsayı uygulamasına geçilerek, imam hatipler ve meslek liseleri neredeyse bütünüyle kapanacak duruma getirilmiştir. Yüz binlerce insanımızı mağdur eden 28 Şubat postmodern darbesi, her eve ateş, her göze yaş düşürmüştür. Milletin, servetinden de önce umudu, hayali, amacı çalınmıştır. Ve bu çağdaş Türkiye tablosunun bin yıl süreceği söylenmiştir. Yaşanan bunca kâbus ve kaos, yapanlar için sevinç ve mutluluk kaynağı olabilmiştir. Onun için, söz konusu süreçte zulüm yapanları, bedel ödetenleri, insanların umutlarını çalanları, haklarını gasbedenleri hiçbir zaman unutmayacak ve unutturmayacağız. İnanç ve özgürlüğü temel karakter edinmiş milletimizin sabır ve kararlılıkla gösterdiği direnç sonrasında, bin yıl sürmesi planlanan kuşatma, daha on yıl bile geçmeden paramparça olmuş, planlar, yapanların başına geçirilmiştir. Bütün acı tecrübelere, yıkımlara rağmen bugün bile aynı jakobenliğin değişik versiyonlarını sahneleme heveslilerinin olması demokratik kazanımlar adına talihsizliktir. Bazı siyasetçilerin ve aydınların hâlâ darbeleri iyi ve kötü diye ayırma bahtsızlığından zihnini kurtaramadıklarını gözlemlemek üzücüdür. Oysa darbe, anayasal suçtur. Millet iradesine haksızlıktır, zulümdür. İrademize sahip çıkmak, teslim olmamanın, özgür kalmanın ve kendimize saygının ilk aşamasıdır. İradesinin çalınmasına göz yuman toplum, haksızlıklardan yakınma imkânını kendi eli ve isteğiyle terk etmiş demektir. Bu vesileyle bir kez daha, ne olursa olsun, demokratik kazanımlardan taviz vermemek gerektiğini değere dönüştürmek durumdayız. Gelinen noktada, demokratik, sivil ve özgürlükçü yeni anayasanın daha fazla zaman geçirilmeden yapılması elzemdir. Çerçevesini temel insan hak ve özgürlüklerinin çizdiği, ideolojik ön kabullerden arındırılmış, en geniş toplumsal uzlaşmayı temsil edecek ve bireyin devlete karşı özgürlüklerinin genişletilmesini sağlayacak yeni bir anayasa yazılmalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, milletimizin ve ülkemizin gelişmesini ve kalkınmasını geciktiren, her alanda mağduriyetlere ve travmalara neden olan 28 Şubat sürecinde rol alanları kınıyor, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenleri, masum insanlara zulmedenleri lanetliyor; her konuda evrensel standartlara ulaşmış bir ülke ve gelecek diliyoruz”

  • Eğitim Bir Sen Edirne Şubesi Başkanı Dalgıç: “Bedel Ödetenleri Unutmayacak, Unutturmayacağız”

    Eğitim Bir-Sen Edirne Şube Başkanı Erdinç Dalgıç 28 Şubat postmodern darbesinin 19. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “28 Şubat zulmünü ve bedel ödetenleri unutmayacak, unutturmayacağız” dedi.

    Eğitim Bir-Sen Edirne Şube Başkanı Erdinç Dalgıç, 28 Şubat sürecinin 19’uncu yıldönümü sebebiyle basın açıklaması yaptı. Türkiye’nin yakın tarihinde siyasal ve sosyo-ekonomik bakımdan acımasız sonuçlar doğurduğunu kaydeden Dalgıç, “Olaylardan biri olan ‘28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 19 yıl geçti. Siyasi geçmişimizde ve literatürümüzde eşsiz acılar ve zulüm karşılığıyla yer alan 28 Şubat, aklımızı, ruhumuzu donduran soğuğuyla hatırlanacaktır. 28 Şubat, asıl operasyon merkezi dışarıda olan odakların hainlik ve alçaklıkta sınır tanımayan ahlaksız, acımasız, duygusuz yerli iş birlikçileri aracılığıyla millet iradesine yapılan iğrenç bir darbedir. Çünkü millete kurulan tuzak, yapılan komplo ve kuşatma doğrudan maddi-manevi varlığımızı, ilim ve irfanımızı, ahlâk ve maneviyatımızı, yaşama tarzımızı hedef almıştır. Devleti ve milletiyle ülkemiz, tüm hatlardan uçuruma itilmiştir. Halk iradesiyle iktidar olamayanlar, 60, 71 ve 80 darbelerinde olduğu gibi, kirli planlarını uygulamak için yönetimi silah zoruyla gasp etme yolunu denemiş, emellerine ulaşmada bir ölçüde başarılı da olmuştur. Atatürkçülük, ilericilik, çağdaşlık yalanı ve perdesi arkasından sürdürdükleri planlarıyla bir şekilde halkını susturdukları, siyasetçisini sindirdikleri ülkeyi yağmalamışlardır” şeklinde konuştu” şeklinde konuştu.

    Eğitim Bir Sen Edirne Şube Başkanı Dalgıç, “Yüz binlerce insanımızı mağdur eden 28 Şubat post-modern darbesi, her eve ateş, her göze yaş düşürmüştür. Milletin, servetinden de önce umudu, hayali, amacı çalınmıştır. Bu çağdaş Türkiye tablosunun bin yıl süreceği söylenmiştir. Yaşanan bunca kâbus ve kaos, yapanlar için sevinç ve mutluluk kaynağı olabilmiştir. Onun için, söz konusu süreçte zulüm yapanları, bedel ödetenleri, insanların umutlarını çalanları, haklarını gasp edenleri hiçbir zaman unutmayacak ve unutturmayacağız. İnanç ve özgürlüğü temel karakter edinmiş milletimizin sabır ve kararlılıkla gösterdiği direnç sonrasında, bin yıl sürmesi planlanan kuşatma, daha on yıl bile geçmeden paramparça olmuş, planlar, yapanların başına geçirilmiştir. Gelinen noktada, demokratik, sivil ve özgürlükçü yeni Anayasanın daha fazla zaman geçirilmeden yapılması elzemdir. Çerçevesini temel insan hak ve özgürlüklerinin çizdiği, ideolojik ön kabullerden arındırılmış, en geniş toplumsal uzlaşmayı temsil edecek ve bireyin devlete karşı özgürlüklerinin genişletilmesini sağlayacak yeni bir anayasa yazılmalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, milletimizin ve ülkemizin gelişmesini ve kalkınmasını geciktiren, her alanda mağduriyetlere ve travmalara neden olan 28 Şubat sürecinde rol alanları kınıyor, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenleri, masum insanlara zulmedenleri lanetliyor, her konuda evrensel standartlara ulaşmış bir ülke ve gelecek diliyoruz” ifadelerine yer verdi.