Etiket: Unutkanlık

  • Bir anlık unutkanlık cep telefonuna mal oldu

    Bursa’da bir firmanın toptan gıda satış temsilciliğini yapan bir kişi, sipariş almak için indiği aracının kapılarını açık unutunca cep telefonundan oldu. Hırsızlık anı güvenlik kamerasına yakalandı.

    Olay merkez Yıldırım İlçesinde bulunan Oto Sanayi Sitesi’nde meydana geldi. Bir firmada plasiyer olarak çalışan Özkan Kamış, market siparişlerini bırakmak için indiği aracının kapılarını açık bıraktı. Kamış, marketteki işlerini bitirdikten sonra araca döndüğünde ise telefonu bulamadı. Hemen emniyet güçlerine haber veren Kamış, güvenlik kamerasına bakınca büyük şok yaşadı.

    Görüntülerde kapının açık olduğunu gören hırsız, aracın içindeki 1600 lira değerindeki telefonu alıp koşuyor. Gözden kaybolan hırsızın yakalanması için polis ekipleri soruşturma başlattı.

    Her şeyin 9 dakika içinde olduğunu belirten Kamış,”İşimiz hız ve acele gerektiren bir iş olduğu için kapıları açık unutmuşum. Telefonun maddi değerini de çok önemli değil ama içinde çocuğumun uzun zamandan beri çektiğimiz fotoğrafları ve anılarımız var. Onların gitmesine daha çok üzüldüm” dedi.

    Olayla ilgili tahkikat devam ediyor.

  • Ağır metaller unutkanlık ve depresyona sebep oluyor

    Dicle Üniversitesi (DÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Mikdat Şimşek, toprakta ve makyaj malzemelerinde bulunan ağır metallerin unutkanlık, depresyon ve panik atağa yol açtığına dikkat çekerek, bunun soğan ve sarımsak yenerek vücuttan atılabileceğini vurguladı.

    DÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve GAP Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mikdat Şimşek, toprak ve makyaj malzemelerinde bulunan ağır metallerin insan sağlığına olumsuz etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ağır metallerin istenilen oranının üzerinde bitkide bulunması halinde zararlı bir etkiye sebep olduğunu belirten Şimşek, “Örnek verecek olursak kadmiyum, kurşun, nikel gibi maddelerin kendi içinde insan sağlığına zararlı etkileri olduğu birçok bilimsel çalışmayla ortaya konmuştur. Nikeli göz önünde bulundurduğumuzda toprakta bulunan nikel oranının kilogram başına 100 miligramın üzerine çıkmaması gerekiyor. Bu rakamın üzerine çıktığı zaman zararlı etki yapıyor. Dolayısıyla da bu bitkileri yediğimiz zaman zararlara sebep oluyor” dedi.

    Bu zararlı etkilerin unutkanlık, depresyon, panik atak ve benzeri bir sürü hastalığa yol açabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Şimşek, “Ağır metaller bitkilerin dışında değişik katkı maddeleriyle alınan besin maddeleri, ruj gibi makyaj malzemeleri ve saç boyaları yoluyla da insan sağlığına zarar verebiliyor. Örneğin rujda kurşun var. Kırışıklığı gidermek için çeşitli materyaller kullanılıyor. Bunlar aynı zamanda zihnin gelişmesi açısından olumsuzluklara neden olabiliyor. Örneğin makyaj malzemeleri kimyasal fabrikasyonlardan geçiriliyor. Bitkinin içerisinde bulunan bazı kısımları alıyorlar ki faydalı olsun. Fakat kimyasal yapı itibariyle sisteme tabi olduğu için orada işlenmesi açısında aslında bir bozukluk meydana geliyor. Kendi kimyevi yapısı bozulmuş oluyor. Bozulduğu için de orada ağır metallerin de daha etkin hale gelmesine sebep olabiliyor. Doğal olan makyaj malzemeleri varsa onlar tercih edilmeli. Onların da maliyeti aşırı derecede fazla ve o maliyetten kaçınmak için daha ucuz olan tercih ediliyor. Daha ucuz olanlar da kimyasal olduğu için ağır metalleri bünyelerinde barındırıyorlar. Bunlar da hem o kişinin sağlığına hem de çevreye de zarar vermiş oluyor” diye konuştu.

    Bu tür olumsuzlukların önünde sağlıklı beslenmeyle geçilebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Şimşek, şunları kaydetti:

    “Kendimizi organik gıda maddelerine yönlendirmemiz ve bu gıda maddelerinin çeşitliliğinin arttırılması ve üretimlerinin yaygınlaştırılması lazım. Soğan, sarımsak ve yeşil yapraklı sebzeleri yediğimizde onların içinde bulunan anti materyaller ve düzenli olarak yapılan spor, ağır metallerin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor. Aynı zamanda vücuda girmesine karşı da engel olmuş oluyoruz. Soğan, sarımsak ve yosunu sofralarımızda devamlı bulundurmamız lazım.”

  • Genç yaşlarda ortaya çıkan unutkanlık problemi önlemleri

    Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Bilge Çetin, beslenme bozukluğu, stres, depresyon, uykusuzluk, vitamin eksikliği, çok fazla akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının genç yaşlarda unutkanlık probleminin başlamasına neden olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Çetin “Düzenli yapılan egzersizlerle beynin yeterli miktarda oksijen alması sağlanarak, bellek bozuklukları önlenebilir” dedi.

    Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Bilge Çetin, genellikle çok belirti vermeden gizlice ilerleyen unutkanlığa karşı alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi. Beslenme bozukluğu, stres, depresyon, uykusuzluk, vitamin eksikliği, çok fazla akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının genç yaşlarda unutkanlık problemine yol açtığını belirten Uzm. Dr. Çetin, “Yaş ilerledikçe artan unutkanlıklar ise; alzheimer hastalığı, damarsal nedenli unutkanlıklar, parkinson hastalığı gibi rahatsızlıklarla karşımıza çıkabiliyor” dedi.

    “Vitamin eksikliği unutkanlığa neden olabilir”

    “İleri yaşlarda görülen unutkanlık bazı durumlarda daha erken yaşlarda, genellikle telefon numaralarının hatırlanmaması, isimlendirmede güçlük, beceri kaybı ve davranış değişiklikleriyle kendini göstermeye başlar” diyen Uzm. Dr. Çetin, “Ağır diyetler, vitamin eksikliği, guatr hastalığı, psikiyatrik hastalıklar veya bazı ilaçların uzun süreli kullanımı unutkanlığın başlıca nedenleri arasındadır. Unutkanlık problemleri, başlarda geçici hatırlama sorunları gibi göründüğünde, çoğu zaman önlem almakta gecikilebilmektedir. Genç yaşlardan itibaren uzmanların yönlendirmeleri doğrultusunda hafızayı güçlendirecek alışkanlıkların yaşama adapte edilmesiyle, ciddi bir bellek bozukluğu tehdidine karşı korunmak ve riskleri azaltmak mümkün olabilmektedir” ifadelerini kaydetti.

    “Bol bol yürüyüş yapın”

    Unutkanlık yaşayan kişileri egzersiz yapmaları konusunda uyaran Uzm. Dr. Bilge Çetin,

    “Unutkanlıklar kişinin günlük yaşamını ve performansını bozmadığı sürece büyük bir soruna neden olmaz fakat bunlardan birisinde aksama olduğunda sorunlar başlar. Düzenli yapılan egzersizlerle beynin yeterli miktarda oksijen alması sağlanarak, bellek bozuklukları önlenebilir. Egzersiz yapmak birçok psikolojik sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olduğu gibi, zihin sağlığına da iyi gelmektedir. Yapılan araştırmalar fiziksel egzersiz yapan kişilerin, yapmayanlara göre daha başarılı olduklarını göstermektedir. Hafızanın güçlenmesine yardımcı olmak için yürüyüş, yüzme veya yoga gibi egzersizler önerilmektedir. Spor yaparken vücutta önemli su kayıplarına yol açılmaması ve aşırı fiziksel efor gerektiren egzersizlerden kaçınılması gerekmektedir” diye konuştu.

    “Geç kalmadan uzmana başvurun”

    Unutkanlığa bir çok dış etkenin neden olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Çetin, “Uykusuzluk konsantrasyon bozukluğu yapar ve bu da unutkanlığa yol açar. Bu yüzden kişinin kaliteli bir uyku alışkanlığı edinmesi önemlidir. Dengeli beslenme hafızayı güçlendirir, B vitamini açısından zengin gıdalara ve kaliteli glikoz tüketimine günlük beslenme programında yer verilmesi güçlü bir hafızaya destek olmaktadır. Ayrıca Omega 3 içeren balık gibi besinlerin genç yaşlardan itibaren tercih edilmesinin zihinsel yetiyi geliştirdiği düşünülmektedir. Unutkanlığı önlemek için zihni canlı tutan bulmaca, hafıza oyunları gibi aktiviteler düzenli hale getirilmelidir. Ancak tüm bu önlemlere rağmen unutkanlık, kişinin ilişkilerini etkilemeye başladığı, işini yapamaz hale geldiği, yaşam fonksiyonlarını aksattığı zaman bir hastalık olarak görülmeli ve bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.”

  • Unutkanlık yaşlılığın ‘doğal sonucu’ değil

    Nöroloji Uzmanı Dr. Özgür Ünal, Alzheimer hastalığıyla ilgili bilgi verirken, unutkanlığın ‘yaşlılığın doğal sonucu’ olmadığını vurguladı.

    Medical Park Tarsus Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Ünal, yaptığı açıklamada, toplumumuzda unutkanlığın, yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görülüp, bir hastalık belirtisi olabileceğinin düşünüldüğünü bu nedenle de alzheimer hastalığı gibi, en sık görülen belirtisi unutkanlık olan hastalıklara sahip bireylerin tanı ve tedavi imkanından uzak kaldığını ifade etti.

    Unutkanlığın yaygın bir şikayet olduğunu kaydeden Dr. Ünal, “Elbette her unutkanlık Alzheimer belirtisi değildir. Ama özellikle yaşlı bireylerde yeni başlamış unutkanlık yakınması varsa, bu ayrımın Nöroloji hekimi tarafından yapılması sağlanmalıdır” diye konuştu. Alzheimer hastalığının en sık ve ilk belirtisinin unutkanlık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Özgür Ünal, “Bazı genetik geçişli türleri hariç, genellikle 60 yaş üzeri bireylerde görülen bir hastalıktır” dedi.

    Önce yeni bilgiler gidiyor

    Alzheimer hastalığının, beyinde amiloid birikmesi sonucu meydana gelen bir hastalık olduğunu kaydeden Dr. Ünal, şöyle devam etti:

    “Bu madde beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı koparıyor ve hücrelerin ölümüne sebep oluyor. Öncelikle yakın geçmişe ilişkin bilgiler unutuluyor. Çünkü amiloid birikmesinden, önce yeni bilgilerin kaydedildiği bölge etkileniyor. Hastalığın diğer belirtileri ise hesaplama, yön bulma ve düşündüğünü uygulayabilme yeteneklerinin kaybolması.”

  • Unutkanlık psikolojik sorunların işareti olabilir

    Psikoterapist / Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, unutkanlığın psikolojik sorunların işareti olabileceğini belirtti.

    Unutkanlık denildiğinde ilk akla gelenin nörolojik bir bozukluğun olabileceği olduğunu ifade eden Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Geçmişte yaşadığınız olayları unutmaktan, başınızın üzerindeki gözlüğünüzü nereye koyduğunuzu unutarak aramaya kadar değişen düzeylerde görülen unutkanlık; hemen herkesin günlük yaşamını etkileyen bir durumdur. Unuttuklarınızı ararken vakit kaybettiğiniz için işlerinizin gecikmesine, önemli bir projenin teslim tarihini unuttuğunuzdan son anda yapmak zorunda kalmanıza kadar sizi zor durumda bırakabilir. Hemen her yaştaki herkeste görülebilen unutkanlık; günlük yaşamınızı etkileyebilecek konuma geldiğinde tehlikeli olabilmektedir. Aynı zamanda ileri yaşlarda görüldüğünde ise bazı hastalıkların habercisi olabilmektedir” dedi.

    Nörolojiye unutkanlık şikayetiyle başvuran birçok kişinin unutkanlık sebebinin tıbbı duruma bağlı olmadığının anlaşıldığını kaydeden Psikoterapist / Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Böyle durumlarda psikolojik nedenlere bağlı unutkanlık akla gelmelidir. Özellikle genç ve orta yaş düzeyinde görüldüğünde daha çok psikolojik nedenlere bağlı olduğu görülmektedir. Stres, depresyon, kaygı, üzüntü, dikkat eksikliği, uyku sorunları ve olumsuz yaşam koşulları gibi birçok neden unutkanlık sebebi olabilir. Bu durumda unutkanlığınızın nörolojik bir nedene dayanmadığı ve bazı psikolojik durumlarla ilişkili olduğunu görmekteyiz” diye konuştu.

    “Depresyon belirtilerinden birisi unutkanlıktır”

    Psikolojik unutkanlığın olup olmadığını anlayabilmek için bazı kriterlere dikkat etmek gerektiğini belirten Tokaç, “Ne kadar süredir unutkanlık yaşadığınız bunlardan birisidir. Eğer belirli bir yaşam olayının ardından artan bir unutkanlığınız varsa bu durum olayın sizin için önemli olduğunu düşündürmelidir. Olayla ilgili siz farkında olmasanız bile zihninizi meşgul eden önemli bir bilgi olabilir. Travmatik etkiye sahip olaylar zihninizi fazlasıyla meşgul ederek hafızanızda fazla yer işgal ederler. Hafızanız travmatik olaylarla meşguliyeti nedeniyle günlük yaşamda ihtiyaç duyulan bilgileri hafızadan çağırmakta sorun yaşar. Psikolojik unutkanlık için bir diğer önemli durum ise daha çok neyi nasıl unuttuğunuzdur. Anlık, günlük olayları; elinizdeki kalemi nereye koyduğunuz, mutfağa ne almaya gittiğiniz, marketten alacaklarınızdan unuttuğunuz oluyorsa ve bu durum sıklıkla yaşanıyorsa zihniniz dikkatini toplamakta güçlük çekiyor olabilir. Bu durum bize depresyonu düşündürmelidir. Depresyon belirtilerinden birisi de unutkanlıktır. Unutkanlığınızın yanına keyifsizlik, mutsuzluk, zevk alamama, uyku-iştah sorunları da eşlik ediyorsa depresyon durumunuz düşünülmelidir. Unutkanlığı gördüğümüz bir diğer durum ise uyku sorunlarının olduğu durumlardır. Uykusuzluk durumunda gün içerisinde dikkat, konsantrasyon ve hafıza sorunları yaşamanız kaçınılmazdır. Ancak burada önemli olan uykusuzluğunuza neyin neden olduğudur. Eğer uykuya dalma güçlüğü yaşıyorsanız ve bunun nedeninin fazla düşünmenizden kaynaklandığını fark ediyorsanız bu durum ruhsal durumunuzdaki olumsuzluktan kaynaklı olabilir. Yaşam koşullarının kişinin kendisini ifade ederek güvende ve rahat hissedeceği bir ortam sağlamadığı durumlar; stres faktörünün artışını sağlayabilir. Yaşam koşullarında kendi baş edebileceğinden daha fazla sorumluluk üstlenmek veya yaşamında istediklerini çeşitli nedenlerle yapamamak yoğun stres hissettirebilir. İş hayatınızda mutsuzluğun olması ama çalışmak zorunda olmak, eşle yaşanan sorunların çözümlenememesi, maddi yetersizlikler kişinin stres yaratan durumlarındandır. Böyle durumlarda dikkat sağlamak ve konsantre olmak zorlaşacağından unutkanlık da sıklıkla yaşanacaktır” ifadelerini kullandı.

    Yaşam koşullarını iyileştirme yolları denemek hayattan daha fazla zevk almayı sağlayacak ve unutkanlığın azalmasına yardım edeceğini ifade eden Tokaç, “Bir diğer psikolojik unutkanlık kaynağı, kaygı durumudur. Kaygı bozukluğunda zihin kaygılanılan konu ile meşgul olacağından zihni meşgul eden konu dışındakileri pek önemseyemez. Bu nedenle kaygı yaratan durum dışındaki alanla ilgili konular sıklıkla unutulabilir. Unutkanlık sadece nörolojik bir sorun olarak düşünülmemeli; birçok psikolojik sorunun belirtisi olabileceği de unutulmamalıdır. Unutkanlığınız size bir işarettir. Yaşadığınız depresyonun, kaygı bozukluğunun, stres durumunun veya çözümlenmemiş travmatik yaşantıların işareti olabilir. Psikolojik unutkanlık önemli bir sorun olup yaşam kalitenizi olumsuz etkilemektedir” şeklinde konuştu.