Etiket: unsur

  • Yrd. Doç. Dr. Emel Ünsür: “Çocuklara okulda temas kurmadan oynayacakları oyunlar oynatılmalı”

    Yrd. Doç. Dr. Emel Ünsür: “Çocuklara okulda temas kurmadan oynayacakları oyunlar oynatılmalı”

    Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emel Ünsür, okullar açıldıktan sonra pandemi nedeni ile dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında yaptığı değerlendirmede, “Çocuklara okulda temas kurmadan oynayacakları oyunlar oynatılmalı” dedi.

    Çocuklara kuralların akılda kalıcılığı açısından şarkılar ile öğretilebileceğini söyleyen Emel Ünsür, “Son günlerde yaşadığımız pandemi olayından dolayı hepimiz çok tedirginiz tabii ki aileler, çocuklar ve bizde hekimler, sağlık çalışanları olarak. Maske, mesafe, hijyen diyoruz. Bu üç kural bizim için çok önemli. Maske takmak zorundayız. Çocuklarımız küçük de olsa bunları 2 yaşın altına önermiyoruz ama 2 yaşın üstündeki çocuklarda maske öneriyoruz ve maske takılmasını istiyoruz. Maske takılırken bazı kurallar var tabii ki, çocuğumuza maskeye elini değdirmemesi gerektiğini, gün içerisinde maske değişiminin düzenli bir şekilde yapılması gerektiğini, nemlenirse mutlaka değiştirilmesi gerektiğini anlatmamız lazım. Çocuklarımıza ellerini çok sık yıkamasını, 20 saniye ılık su ve sabunla el yıkama hijyenini öğretmemiz lazım. Özellikle başparmakları da içine alacak şekilde yıkanmasını öğretmeliyiz. Tabii ki çocuklarımız 20 saniye kavramını pek bilemeyebilirler, onun için bir şarkı seçilebilir, şarkının bir bölümünü söyleyene kadar veya sayı saymayı bilen çocuklarımız için 20’ye kadar sayarak yıkamalarını öğretmemiz gerek. Ellerimizi yıkamak çok sık bir şekilde yapılması gerekiyor. Mesafe olarak da çocuklarımıza 1.5 metreden fazla diğer arkadaşlarıyla yaklaşmaması gerektiğini tembihlememiz lazım. Birbirleriyle sarılmamaları, öpüşmemeleri gerektiğini söylememiz ve öğretmemiz lazım. Birbirleriyle okul malzemesi alışverişi yapmalarını kesinlikle önermiyoruz. Bunu onlara anlatmamız lazım” dedi.

    “Çocuklara temas olmadan oynayacakları oyunlar bulunmalı”

    Okulda alınan önlemler dışında çocukların birbiri ile temas etmemesi gereken oyunların bulunması gerektiğini söyleyen Ünsür, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bunların dışında alınacak genel önlemlerimiz var çocuklarımız için, sağlıklı beslenme, düzenli uyku, ve en önemli şey okuldan geldikten sonra mutlaka banyolarını yaptırmamız lazım. Sağlıklı beslenme derken sebze, et ve protein açısından, kalsiyum açısından dengeli beslenmek diyorum. Eğer gerçekten tüketemeyen çocuklarımız varsa bu dönemde D vitamini, C vitamini, çinko açısından hekimlerle görüşerek destek sağlanmalı. Uyku mutlaka düzenli olmalı. Akşam 21.00’dan önce yatıp, sabah okula uygun vakitte hazırlanmaları bedensel dinlenmeleri açısından, güne yeniden enerjik başlamaları açısından oldukça önemli. Okulda alınacak önlemler için ise okullarımız da şuan hazırlanıyor bildiğimiz kadarıyla. Okulda teneffüse açık havaya çıkmalarını, çocuklarımızın hava almalarını istiyoruz. Sınıflarımızın düzenli bir şekilde havalandırılmasını istiyoruz. Teneffüs saatlerinin topluca değil, bir sıraya konularak, birbirleriyle temas etmeyecekleri şekilde düzenlenmesi gerekli. Bunların dışında ailenin kendisinin dışında alacağı tedbirler var tabi ki ev içerisinde yaşarken, anneler babalar çalışıyor, çocuklar okula gidiyor. Her ne kadar çocuklarımızı özlesek de, yakın temas kurmak istesek de yine de ben bu dönemde hastalarıma ve kendi çocuklarımda dahil çok fazla yakın temas önermiyorum. Çok özlüyoruz, öpmek istiyoruz, sarılmak istiyoruz ama yine de böyle çok yakın temaslardan bir ebeveyn olarak kaçınılması gerektiğini düşünüyorum. Son olarak da çocuklarımızın temas kurmadan oynayacakları oyunlar bulmamız gerekiyor. En önemli şey mesafe olduğunu çok yaklaşmamaları gerektiğini ve ellerimizi de iyi yıkayıp yemeklerimizi de düzenli yediğimiz takdir de virüsün bize yaklaşamayacağını çocuklarımıza uygun bir dille anlatmamız gerekiyor.”

  • Prof. Dr. Zümrütdal: “Böbrekler yaşam kalitesini belirleyen önemli unsur”

    Acıbadem Hastanesi İç hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Zümrütdal, böbreklerin yaşam kalitesini belirleyen önemli unsurlardan olduğunu söyledi.

    Zümrütdal, doğumdan ölüme kadar yaşamın her alanında varlıklarını hissettiğimiz, doğuran, besleyen, büyüten, üreten, çalışan, mücadele eden, hayatı daha güzel ve anlamlı kılanın kadınlar ve vücudun sağlıklı olması için zararlı atıkları temizleyen, tansiyonu düzenleyen, kan yapımını sağlayan, hormon üreten, hayatı devam ettiren, olmazsa olmaz organın böbrekler olduğunu ifade etti.

    Prof. Dr. Ayşegül Zümrütdal, Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Böbrek Günü’nün birlikte kutlandığına dikkat çekerek, “Güçlü kadınlar ve sağlıklı böbrekler. Uzaktan bakıldığında farklı dursalar da, yaşam kalitemizi belirleyen çok önemli iki unsur. Böbrek yetmezliği sinsi seyirli bir hastalık olup, diyaliz ihtiyacı çıkana dek hiç belirti vermeyebilir. Sık üst idrar yolu enfeksiyonu geçirenler, yüksek tansiyon, kalp damar ve şeker hastaları ile ailesinde böbrek hastalığı öyküsü olanlar, böbrek yetmezliği açısından risk altındadır. Risk taşıyan kişilerin düzenli aralıklarla, sağlıklı kişilerin ise yılda en az bir kez idrar tahlili ile kanda kreatinin testlerini yaptırması, yakınma olsun ya da olmasın kan basıncı ölçümü hastalığın erken tanı ve tedavisinde çok önemlidir. Her sabah güne bir bardak su ile başlamak, gün boyunca yeterli su tüketmek, gelişigüzel ağrı kesici ilaç kullanmamak, dengeli beslenmek, az tuz tüketmek, sigaradan, hareketsiz yaşamdan ve aşırı kilodan kaçınmak böbrek sağlığımız için dikkat etmemiz gereken önemli noktalardır. Böbreklerimizin sağlıklı çalışması genel vücut sağlığımızı kesinlikle doğrudan ilgilendirir” diye konuştu.

    Kadınların hayatın, böbreklerin ise sağlığın olmazsa olmazı olduğunu belirten Zümrütdal, “her ikisi de yılın tek bir günü değil, her günü hatırlanmalı ve özenle korunmalıdır. Kadınlar günü ve dünya böbrek Günü hepimize kutlu olsun” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar TSK Kara Unsur Komutanlığını ziyaret etti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Kara Unsur Komutanlığını ziyaret etti.

    Katar’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar TSK Kara Unsur Komutanlığını ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’na ziyareti kapsamında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve beraberinde bulunan heyet eşlik etti.

  • Ailenin sanata bakışı, çocuğun gelişimini etkileyen en önemli unsur

    Okul öncesi eğitimin en önemli birimlerinden olan sanat okulları, çocuklara sanat sevgisini aşılamaya devam ediyor. Ailelerin sanata bakış açıları ise, çocukların bu dalda gelişimini belirleyen ilk unsur olarak ön plana çıkıyor.

    Eskişehir’de özel bir sanat okulunda dans ve hareket eğitmenliği yapan Erkan Akın, çocuğun gelişiminde başrol oynayan kesimin öğretmenler değil ebeveynler olduğunu ifade etti. Ailelerin sanata karşı olan hassasiyetsizliği sebebiyle birçok yetenekli çocuğu kaybettiklerini aktaran Akın, “Çocuğun sanatsal gelişiminde ailenin, eğitmen ile karşılıklı diyaloğu çok önemli. Bu eğitim aslında bizim okullarımızdan ziyade ailenin sanatsal bilincinde başlıyor. Bazen ebeveynlerimiz tayinleri veya başka şehre taşınma durumları sebebiyle çocuğu geri çekip, onun eğitimine tamamen son veriyor ve sanatsal hayatını bitirebiliyor. Böyle birçok yetenekli çocuğumuzu kaybettik. Herşeyden önce aile yapısı çok önemli. Sanat kültürü olmayan bir aile, çocuklarına sanatı sevdiremez. Ailerimizin öncelikle sanat bilincini geliştirmesi ve çocuklarını daha duyarlı olarak yönlendirmesi gerekir. Sonra iş sanat hocalarına düşüyor” şeklinde konuştu.

    ”Sanat okulları, okul öncesi eğitimin en önemli unsurlarından”

    Anaokulu ve ilkokulda verilmesi gereken sanatsal bilinci, okul öncesi eğitimde kendilerinin karşıladığını söyleyen Erkan Akın, “Sanat okulları, bir toplum için olmazsa olmaz birimlerden birisi. Bizim her türlü sanatsal dalı temsil eden hocalarımız mevcut. Hepimiz burada çocuklarımıza öncelikle ‘İyi bir birey nasıl olunur’un eğitimini veriyoruz. Küçüklükten beri bizimle olup bugün 17-18 yaşında gösterilere çıkan öğrencilerimiz var. Bunlar güzel şeyler” ifadelerini kullandı.

    ”Sanata başlangıç yaşı 2,5-3 yaştır”

    2,5-3 yaşından itibaren çocuklara sanat eğitimi vermeye başladıklarını belirten Akın, “Tabii çocuklarımızın gelişimi aile yapısı ve komut alma yeteneğine göre değişiklik gösterebiliyor. Okula yazıldıktan sonra ilk aylar çocuğun ortama ve sanata adapte olmaya çalışmasıyla geçiyor. Bu dönemde bazı zorlukların olması doğaldır. Sonuçta 3 yaşındaki çocuklardan bahsediyoruz. Ancak bazı ailelerimiz bunu kabullenemeyip çocuğun geri alabiliyor. Bu yanlış bir durum. Kısa vadede bu zorluklar aşılacaktır. Önemli olan ailelerimizin, çocuğun sanatsal gelişiminde destekleyici bir rol oynaması” dedi.