Etiket: Üniversitesi’nin

  • Sayıştay Başkanı’ndan Uludağ Üniversitesi’nin projelerine tam not

    Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, Bursa Uludağ Üniversitesi’ni ziyaret etti. Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay tarafından ağırlanan Sayıştay Başkanı Baş, inceleme fırsatı bulduğu üniversite projelerine tam destek verdiğini söyledi.

    Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, ‘Rektörlük Konferanslar Dizisi’ programı kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi’ni ziyaret etti. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ı makamında ziyaret eden Sayıştay Başkanı, üniversitenin projeleri hakkında bilgi aldı. Yapılan çalışmaları takdir ettiğini söyleyen Ahmet Baş, üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek, Muhasebe- Denetim Mesleği Geçmişi, Bugünü, Geleceği Kariyer Planlaması konulu bir konuşma yaptı.

    Açılış konuşmasını yapan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, 3. nesil üniversite anlayışıyla hareket ettiklerini ve Uludağ Üniversitesi’nin gelecek 30 yılını planladıklarını vurguladı. Ortaya koydukları projeler ile Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasındaki yerlerini pekiştirmeye başladıklarını kaydeden Rektör Ulcay; “Görevde 3,5 yılımızı doldurduk. Bu süre içerisinde YÖK tarafından 15 Araştırma Üniversitesi arasına seçildik. Yine YÖK tarafından belirlenen 20 Uluslararasılaşma Üniversitesi arasında yer aldık. Son 3 yıl içerisinde en fazla proje sunan 10 üniversite arasına girdik. Bilimden üretime, üretimden ekonomiye anlayışıyla çalışıyoruz ve bu çalışmalarımızın karşılığını alıyoruz. Akademisyeninden öğrencisine kadar herkes görevini en iyi şekilde yapmaya gayret ediyor. İnşallah hep birlikte Bursa’yı ve üniversitemizi hak ettiği noktaya getireceğiz” diye konuştu.

    Programda öğrencilere seslenen Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş ise gençlere kariyer tavsiyesinde bulundu. Mezun olan herkesin hemen bir yerlere tayininin mümkün olamayacağını söyleyen Başkan Seyit Ahmet Baş, “Önce bir kendimizi ölçelim. İyi bir değerlendirme yapalım. Ben de girişimcilik kabiliyeti var mı? Ben girişimci olarak kendi hayatımı kazanabilir miyiz? Ben pazarda limon satarım, kendi şirketimi kurarım diyorsanız bütün bu anlattıklarım hikâye olur. Eğer böyle bir yeteneğiniz varsa hemen küçük bir sermaye ile kendi işinizi kurun. İnanın 3 yıl sonra 5 yıl sonra 100 kişi çalıştıran bir şirket haline gelebilirsiniz. Ancak bende böyle bir yetenek yok diyorsanız patron yanında çalışan biri olacaksınız demektir. Bu kamu veya özel sektör patronu olabilir. Bunun için de sınavlara hazırlanacaksınız. Hepinize çıktığınız yolda başarılar diliyorum” dedi.

    Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, konuşmasının sonunda öğrencilerden gelen soruları da cevapladı. Başkan Baş ve üniversite yöneticileri programın ardından öğrencilerle birlikte hatıra pozu verdi. Ziyarette Bölüm Başkanı Üzeyir Gülcan ve Grup Başkanı İlhami Altınok da hazır bulundu.

  • Aziz Sancar Ödülü Gaziantep Üniversitesi’nin

    GAÜN Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kahraman TÜSEB’in teşvik ödülünü kazandı.

    Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) Aziz Sancar Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri’nin ‘Teşvik’ kategorisinde Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kahraman ödüle layık görüldü. Kahraman, ödülünü Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’dan aldı.

    Türkiye’nin bilimsel anlamda verilen prestijli ödüllerin arasında gelen Aziz Sancar Bilim Hizmet ve Teşvik Ödüllerine bu yıl Prof. Dr. Feridun Cahit Tanyel, Prof. Dr. Ertuğrul Kılıç, Doç. Dr. Mehmet Kahraman, Doç. Dr. Sinan Güven, Doç. Dr. Tevfik Tamer Önderve Dr. Öğr. Üyesi Urartu Özgür Şafak Şeker layık görüldü. Başarılı bilim insanları, ödüllerini İstanbul’da düzenlenen 5. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın da aralarında bulunduğu üst düzey protokolün katılımıyla gerçekleştirilen törende aldı.

    Bu gurur hepimizin

    Kahraman’ın Kimya Dalı’nda Nobel Ödülü kazanan Türk Bilim insanı Aziz Sancar adına verilen ödülün Gaziantep Üniversitesi’nin bir Kimya hocasına verilmesinin gözel ve anlamlı bir tesadüf olduğunu belirten GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, “TÜSEB’in Aziz Sancar Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülü son derece prestijli bir ödül. Hocamız da sadece 4 kişiye layık görülen bu ödülü kazandı. Kendisini kutluyorum” dedi. GAÜN’ün başarı zincirine yeni halkalar eklemeye devam edeceğini, yönetim olarak bilimsel çalışmalara destek vermeyi sürdüreceklerini kaydeden Rektör Prof. Dr. Ali Gür, “Türkiye’nin ilklere imza atan üniversitesi olan Gaziantep Üniversitesi, tüm bilim selalanlarda başarılarını sürdürmeye devam edecektir. Sadece Fen bilimlerinde değil sosyal bilimlerde de inşaallah yeni başarılar elde edeceğiz” dedi.

    Bilimin hizmetinde olmaya devam edeceğim

    37 gibi genç bir yaşta Aziz Sancar Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri yarışmasında Nanobiyoteknoloji, Nanotıp, SERS, Bioalgılama ve Biyoanalitik Kimya dallarındaki çalışmalarıyla ödüle layık görülen Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyet Fakültesi Kimya Bölümü Analitik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Kahraman’ın çok sayıda ödüllü çalışması, ulusal ve uluslararası makalesi bulunuyor. Kahraman, bu ödülün kendisini bundan sonraki bilimsel çalışmalarında daha da sorumluluk yüklediğini belirterek, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üniversitemiz, ülkemiz ve dünya bilimine faydalı olmak için elimden gelen herşeyi yapmaya devam edeceğim” diye konuştu.

  • Kamu Başdenetçisi Malkoç, Dicle Üniversitesinin akademik yıl açılışına katıldı

    Dicle Üniversitesinin (DÜ) akademik yıl açılışına katılan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Genelkurmay Başkanlığı koridorlarında dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın yaşadığı bir olayı anlatarak, “Genelkurmay koridorlarında omuz attılar Başbakan Erbakan’a, bir başçavuşa talimat verip omuz attılar” dedi.

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Dicle Üniversitesinde akademik yıl açılışına katıldı. Konferans salonunda düzenlenen programa Malkoç’un yanı sıra Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Ebubekir Bal ve Oya Eronat, DÜ Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, kamu kurum müdürleri, üniversite hocaları, öğrenciler ve davetliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program türkü dinletisi ve halk oyunları gösterisi ile devam etti. DÜ Rektörü Gül ve Vali Güzeloğlu’nun konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Malkoç, Diyarbakır varken ne Paris’in, ne Berlin’in, ne New York’un ne de Moskova’nın var olduğunu söyledi. Malkoç, “Türkiye’nin huzuru ve refahı Bağdat’ın, Şam’ın, Halep’in huzuru ve refahıdır. Türkiye’nin huzur ve refahı Bakü’nün, Tahran’ın, Belgrat’ın, Üsküp’ün huzuru ve refahıdır. İnşallah Türkiye güçlendikçe hem dünyada hem de bölgemizde huzur ve refah daha da artacaktır. Bosna Diyarbakır’dır, Bağdat İstanbul’dur, Üsküp Mardin’dir, Bursa Semerkant’tır. Geçmişte de böyleydi, şimdi de böyle. Türkiye’deki demokrasinin en büyük sıkıntısı vesayet modeliydi. Tarihimiz darbeler tarihi ile doluydu, Türkiye demokrasi tarihi darbeler tarihiydi” dedi.

    Konuşmasında dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın yaşadığı bir olayı da paylaşan Malkoç, “Rahmetli Erbakan Başbakanken, ben milletvekili hukukçu danışmanı olarak yanındaydım. Genelkurmay koridorlarında omuz attılar Başbakana, bir başçavuşa talimat verip omuz attılar. Daha sonra başka bir komutan Erbakan hoca hacca gitti diye Erzurum Bölge Komutanı çıktı basına açıklama yaptı, Başbakana sövdü küfretti. Konular ile ilgili Genelkurmay Başkanlığına dilekçe verdik, dilekçenin işleme konmasını bekliyoruz, yaşadığım olayı anlatıyorum. Dönemin Genelkurmay Başkanı çıktı açıklama yaptı, ’Gerekirse daha ağırını yapacağız’ dedi. Kime söylüyor bunu, bir ülkenin başbakanına. böyle demokrasi olur mu, böyle bir ülke gelişir mi. İşte Türkiye bunlardan kurtuldu. Onlar bunu yaparken ne oldu, 28 Şubat’ta bu suçu işleyenlerin her biri Ankara’da Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı. Türkiye’de bu kadar demokratikleşme oldu ama bu demokratikleşmenin hızını kesen zehirleyen terördür arkadaşlar. Biz dünyadaki ülkelerden farklı olarak Avrupa’da bir DEAŞ terör belası var, ama Türkiye’de DEAŞ var, PKK var, FETÖ var. Bunların her bir eylemi Türkiye’deki demokratikleşmeyi ve huzuru olumsuz etkiliyor. 15 Temmuz’da canavarlarla karşılaştık. Bu milletin alın teri ile boğazından kıstığı paralarla aldığı uçağı, helikopteri, tankı milletine karşı yürüttü. Böyle bir hainlik yaptılar” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Malkoç’a Vali Güzeloğlu ve Rektör Gül tarafından plaket verildi.

  • Anadolu Üniversitesi’nin 2018-2019 Akademik Yılı açılış töreni

    Anadolu Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı açılışı dolayısı ile bir tören düzenlendi.

    Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi (AKM) Opera ve Bale Salonu’nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmensin ardından Hukuk Fakültesi öğrencisi Medine Tufan, öğrenciler adına bir konuşma yaptı. Ardından kürsüye çıkarak öğretim elemanlarına seslenen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diledi.

    Kendisinde mutluluğun verdiği bir heyecan olduğunu belirten Rektör Çomaklı, üniversiteye dair istatistiki bilgileri paylaştı. Çomaklı, “Anadolu Üniversitesi tabii Türkiye’nin kadim üniversitelerinden birisi. 60 yıllık geçmişe sahip bir eğitim kurumu. Şu anda halihazırda toplamda 22 bin 375 öğrencisi bulunuyor. Bunlardan bin 595’i doktora seviyesinde, 2 bin 827’si lisansüstü seviyesinde,16 bin 543’ü lisans, ön lisansta da bin 410 kişiş anda eğitim alıyor. Fakat burada Anadolu Üniversitesine hayat veren bir birim var ki o da Açıköğretim Sistemi. Orada da şu anda aktif olarak 513 bin 632 öğrencimiz eğitim almakta. Pasifte ya da kayıtlarını yenileyecek durumda ise 2 milyon 713 bin 121 kişi görülüyor. Bu da aslında şunu gösteriyor. Türkiye’de eğitime yön veren bir üniversite olarak ne kadar geniş bir kitleye hitap ettiğimizi ve netice itibariyle Türkiye genelinde geri dönüşüm sağladığımızı işaret ediyor. Burada yıllardır çalışan öğretim üyelerimize ve diğer arkadaşlarımıza bu emekleri ve yapmış oldukları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    “Üniversitelerimizin kapasitesini daha milli ve yerli yapmak genel hedeflerimiz arasında”

    Türkiye’nin gittikçe değiştiğini söyleyen Rektör Şafak Çomaklı, üniversitelerden de beklentilerin değiştiğini bildirdi. Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, “Bunların başında artık üniversitelerimizin zaten var olan belirli bir çalışma potansiyeli ve kapasitesi var, ama bunu daha milli ve yerli yaparak üretimde olsun, eğitimde olsun ileriye dönük kendimize ait değerlerle bu üretimi gerçekleştirmek bizim genel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bununla ifade etmek istediğim şey şu. Biliyorsunuz malum bizim bir neslimizi ortadan kaldıran bir terör örgütü söz konusu. Yetişmiş bir neslimizin beynini yıkayarak devletin kademelerinde harcayan, kimisi yurt dışında firari, kimisi öldüğünde mezarsız olarak kayda geçen, kimisi ise içimizde hala bulunan bunların bir kısmı tedirginlikle yaşayan, bir kısmı ise hala daha terör örgütüne hizmet eden kişiler mevcut. Bu örgütün yapmış olduğu tahribatı önlemek de akademik birimlere düşüyor. Tabi burada Milli Eğitim Bakanlığının rolünü de görmezden gelemeyiz, ancak biz yükseköğretim olarak biz bu tür kurumlarda böyle yapılanmalara müsaade etmeden her akademik yıla yeni bir heyecanla başlamamız lazım. Bundan kastımız herhangi bir grubun üyesi olmadan, herhangi bir şahsa-kişiye bağlı olmadan, herhangi bir saplantılı fikre dahil olmadan yapacağımız işleri ortaya çıkarıp insanlığın hizmetine sunmak bizim başlıca görevimiz olmalı” ifadelerini kullandı.

    “Kontrolünüzü çocuklarınızın üzerinden çekmeyin”

    Konuşmasında, ailelere de seslenen Rektör Çomaklı, “Burada ailelere de çok iş düşüyor. Çocuklarınızı bizlere teslim edeceksiniz. Biz elimizden geldiği kadar iyi yetiştirmeye çalışacağız. Fakat sizler de kontrolünüzü çocuklarınızın üzerinden lütfen çekmeyin. Çünkü siz elinizi çektiğiniz anda bu çocukları başkaları sahipleniyor. Özellikle öğrenciler için öyle eğitim kurumları var ki bu öğretim üyesi kadrosunu görmek için can atarlar. Fakat bizler şanslıyız. Anadolu Üniversitesi olarak büyük bir kadromuz var. Bununla da ileriye dönük yerli ve milli işler yapacağımızdan ben eminim” şeklinde konuştu.

    Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Kapıcı da konuşmasında, yeni eğitim öğretim yılının hem akademik kadro, hem de öğrenciler için hayırlı olmasını diledi.

    Törene, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Kapıcı, İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Anadolu Üniversitesi Senatosu ve yönetim kurulu üyeleri, fakültelerin dekanları, daire başkanları, öğretim elemanları ve diğer ilgililer katıldı.

    Program, Eskişehir Başsavcısı Ferhat Kapıcı’nın konuşmasının ardından sona erdi.

  • ARUCAD Üniversitesi’nin Türk dünyasındaki yetenek avı başladı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulan ve dünyanın önemli sanatçılarını bünyesine katan ARUCAD Üniversitesi’nin Türk dünyasındaki yetenek avı start aldı. Öğrencilere burs vermek için oluşturulan yetenek avının ilk durağı Azerbaycan olurken, sınava ilgi ise büyüktü.

    Arkın ailesi tarafından kurulan ARUCAD Üniversitesi; Türk dünyasında yetenek avına çıktı. Öğrencilere burs vermek için oluşturulan yetenek avının ilk durağı ise Azerbaycan oldu. Bakü’deki Odlaryurdu Üniversitesi’nde toplanan çok sayıda öğrenci, güzel sanatlar ağırlıklı KKTC ARUCAD Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin İç Mimarlık, Plastik Sanatlar, Endüstriyel Tasarım gibi yeteneğe dayalı bölümlerine girebilmek için kıyasıya yarıştı. Sınav öncesi üniversitenin Öğretim Görevlisi Korhan Akbaytogan, öğrencilere kurumun ve yapılan yetenek sınavının prensiplerini anlatan kısa bir bilgilendirme toplantısı yaptı. Sınav organizasyonunu sağlayan Master Kariyer Akademi Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Yıldız, ilgiden büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Azerbaycan’da müthiş bir sanat merakıyla karşılaştık. Ancak maalesef bu gençlerin heyecanını karşılayan gerçek sanat üniversitesi bulmak kolay değildi. Yaptığımız araştırma sonrasında Türkiye’deki bir üniversite yöneticisi olan Sayın Ekrem Çalkılıç vasıtasıyla ARUCAD’ı bulduk ve gördük ki Azerbaycanlı öğrencilerin yeteneğiyle bu üniversitenin sanat aşkı birleşirse çok güzel şeyler olabilir. Hemen üniversiteye müracaat ettik. Sağ olsunlar onlar da bizi kırmadı ve Azerbaycanlı çocuklara burs vererek kucak açtılar. Sonunda binlerce öğrenci arasından ilk elemeleri yapıp sanatkar gençleri bulduk. Şimdi onlardan en iyilerine bir dünya üniversitesi olan ARUCAD’lı olmanın keyfini yaşatacağız” diye konuştu.

    ARUCAD Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin Türk dünyasındaki yetenek avı önümüzdeki günlerde Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan’da da devam edecek.