Etiket: Üniversitesi’nin

  • İHA yarışmasında zirve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin oldu

    TÜBİTAK tarafından Gebze Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Türkiye’de ilk kez düzenlenen ’Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) Yarışması ödül töreni GTÜ’nün Çayırova’da kampüsünde yapıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden yarışmaya katılan takımlar zirveye oturdu.

    Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) ev sahipliğinde Türkiye’de ilk defa TÜBİTAK tarafından düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması 10 Ekim tarihinde başlamıştı. 12-15 Ekim tarihleri arasında 3’ü yabancı olmak üzere 85 yarışmacı mücadele etti. Yarışmaların ardından bugün GTÜ Çayırova kampüsünde ödül töreni düzenlendi. Düzenlenen Ödül Törenine TAI Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Bilgin, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, GTÜ Genel Sekreteri Doç. Dr. Abdurrahman Akyol, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Erol Arcaklıoğlu, TÜBİTAK yöneticileri ve davetliler katıldı.

    “Türk Hava Kuvvetleri’nin kurulması Cumhuriyet öncesi Türk Havacılığı için önemlidir”

    Ödül töreni öncesi açılış konuşması yapan Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, “Köklü medeniyetimize baktığımızda 1010 yılında İsmail Cevheri’nin uçuş girişiminde ilk Türk hava şehidi olmasıyla başlayan havacılık serüvenimiz, bin yılı aşkın süredir gelişerek ve modern çağa ayak uydurarak devam ediyor. Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kendi yaptığı kanatlarla, Galata Kulesi’nden Üsküdar’a başarılı uçuşu, Lagari Hasan Çelebi’nin barut ile göğe yükselerek, kendi yapmış olduğu paraşütle denize inmeyi başarması ve nihayet 1911 senesinde Dünyanın ilk askeri havacılık teşkilatlarından biri olan Türk Hava Kuvvetleri’nin kurulması Cumhuriyet öncesi Türk Havacılığındaki önemli gelişmeler olmuştur. Cumhuriyet ‘in ilk senelerinde Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ bireysel girişimleri ile uçak fabrikalarını kurmuş; Sabiha Gökçen, Türk kadını için önemli bir rol model olmuştur” dedi.

    “Ülkemizin pırıl pırıl gençleri sayesinde geleceğimize güvenle bakabiliyoruz”

    Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri ile devam eden Görgün, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal Göklerdedir” sözünü kendisine düstur edinen ve “Bütün ümidim gençliktedir” sözünden kuvvet alan ülkemizin pırıl pırıl gençleri sayesinde geleceğimize güvenle bakabiliyoruz. Ülkesini seven ve bir adım daha ileriye gidebilmesi için çabalayan gençlerimiz eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk alanlarında çok ciddi çalışmalar yapmakta ve Ülkemizin geleceğine daha umutla bakmamıza neden olmaktadırlar. Gençlerimizin muhatap alınmaya, kendilerini anlatmaya, başkalarını anlamaya ve böylelikle yaşadıkları hayata anlam vermeye ihtiyaçları var. Bizim en önemli sorumluluğumuz onlara bu ortamı sağlamak, yanlarında olduğumuzu hissettirmek ve destek olmaktır” şeklinde konuştu.

    “İHA’lar sadece askeri amaçla değil sosyal amaçla kullanılmak üzere yapılıyor”

    GTÜ Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün’ün ardından konuşan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Erol Arcaklıoğlu, “Ülkemizin bilim ve teknoloji alanında ihtiyaç duyulan eksikliklerini gidermek bunlara yön vermek için TÜBİTAK olarak çeşitli burslar, proje destekleri veriyoruz ve yarışmalar düzenliyoruz. İnsansız Hava Araçları yarışması ise bu anlamda desteklediğimiz yarışmalardan bir tanesi. İnsansız Hava Aracı denilince doğal olarak ilk akla gelen teröre karşı kullanılan büyük askeri İHA’lar olsada dünyada askeri İHA’lar haricinde sosyal amaçlı kullanılmak üzere yapılan çalışmalar yoğun bir şekilde hız kazanmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “İHA yarışmasını da çok daha ileri noktalara taşımayı arzu ediyoruz”

    Bu yarışmayı daha farklı noktalara taşımayı arzu ettiklerini belirten Arcaklıoğlu, “Danışma ve değerlendirme kurulumuz bu yarışma için çok aktif rol aldı. Hem danışma kurulumuzun hem sektörde bu konu ile ilgili tüm paydaşların önerileri ile bu yarışmayı daha farklı noktalara taşımayı arzu ediyoruz. Enerji araçları yarışmamız var, Hidrojen araçları yarışmasını yapıyoruz bu yarışmalarda ki tecrübemize güvenerek bu İHA yarışmasını da çok daha ileri noktalara taşımayı arzu ediyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından İnsansız Hava Araçları yarışmasının ödül törenine geçildi. Yarışmada Sabit Kanat kategorisinde 1.’lik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Rota Takımı, 2.’lik ödülünü Polish Air Force Academy’den Polonya Hava Kuvvetleri Akademisi Takımı ve 3.’lük ödülünü Bilkent Üniversitesi’nden Team Bilkent aldı. Döner Kanat kategorisinde ise 1.’lik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Team Mini Quad, 2.’lik ödülünü Tophane Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Team Tophane ve 3.’lük ödülünü Kıbrıs Lefke Avrupa Üniversitesi’nden Kıbrıs Eagles Takımı kazandı. Gebze Teknik Üniversitesinden yarışmaya katılan bir ekibe mansiyon ödülü verildi.

    Ödül törenin ardından program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

  • Anadolu Üniversitesi’nin Köln’de mezuniyet coşkusu

    Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesinin 1986 yılında bu yana yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlara ve uzaktan Türkçe yüksek eğitim yapmak isteyenlere dönük oluşturduğu Açıköğretim Fakültesi Batı Avrupa Programı 30’uncu yılını doldurdu. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Batı Avrupa Programı’nın 30’uncu yıl dönümü ve 150 öğrencinin mezuniyet töreni birlikte gerçekleşti.

    Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen 30’uncu Yıl Mezuniyet Törenine katılan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Anadolu Üniversitesinin Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük üniversitesi olduğu belirterek, Açıköğretim Fakültesiyle de çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşların eğitim ve kültür ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi. Prof. Dr. Gündoğan, Açıköğretim Fakültesi programında 10 ayrı dalda eğitim verdiklerini, Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji ve İlahiyat bölümlerine büyük ilgi gösterildiğine dikkat çekti.

    “Dünyanın her yerine hizmetlerimizi yayacağız”

    Anadolu Üniversitesi’nin 30 yıldır Batı Avrupa’da bulunduğunu ifade eden Rektör Gündoğan, “Bizim için mutluluk verici, gurur verici bir tablo. Anadolu Üniversitesi Batı Avrupa Programları 1986 yılında Köln merkezli olarak başladı ve bu yıl 30’uncu yılını kutluyoruz. 30 yıldır Anadolu Üniversitesi Batı Avrupa’da. Batı Avrupa’nın tüm ülkelerinde yüksek eğitim hizmeti veriyor. Üniversitemizin kuruluş kanununda da devletimiz bizi yurt dışındaki vatandaşlarına yüksek eğitim hizmeti vermemizle görevlendirmiştir. Biz de bu hizmeti layığıyla yapmaya çalışıyoruz. 30 yıldır bu coğrafyada Türk vatandaşlarımıza ulaştık ve neredeyse 30 bine yaklaşan öğrenci kitlemiz, şu ana kadar da 10 binin üzerinde mezunumuz var. Anadolu Üniversitesi sadece Batı Avrupa’da değil son yıllarda Azerbaycan’da, Balkanlar’da, hatta önümüzdeki haftadan itibaren inşallah Kuzey Amerika’da hizmet vermeye başlayacağız. Bizim sloganımız herkes tarafından biliniyor. Dünyanın neresinde bir Türk varsa ve yüksek öğretime ihtiyaç duyuyorsa Anadolu Üniversitesi olarak onların ayağına kadar hizmet götürmeye hazırız. Elimizden geldiğince tüm güçlüklere rağmen hizmeti vermeye çalışıyoruz. Bu hizmetleri verirken birçok kurum bize yardımcı oluyor. Tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz, Eğitim ve Maliye Bakanlığımız olmak üzere bulunduğumuz ülkelerde Dışişleri Bakanlığımızın teşkilatı büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız, eğitim müşavirliklerimiz tüm bu kurumlar bize destek oluyor. Özellikle Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) çok teşekkür ediyorum. Türkiye Cumhuriyetinin tüm kurumları Anadolu Üniversitesiyle bütünleşerek bu hizmetleri vermeye çalışıyor. Önümüzdeki yıllarda yine bu hizmetlerimizi yayma gayreti içerisinde olacağız” dedi.

    “Dünyanın en büyük üniversitelerinden birisiyiz”

    Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yücel Güney de, Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası alandaki konumuna dikkati çekerek, “Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi dünyanın en büyük açık öğretim fakültesidir. Öğrenci sayısı açısından bakıldığında ise belki ikinci konumdadır” ifadeleriyle üniversitenin başarısına dikkati çekti.

    “Hem sosyal hayatta hem de iş hayatınızda sizin farklılığınızı ortaya koyacaktır”

    Başkonsolos Hüseyin Emre Engin ise, Anadolu Üniversitesi’ne 30 yıldır verdikleri hizmetlerden olayı teşekkür etti. Mezun olan öğrencilere de hitap eden Başkonsolos Engin, “Anadolu Üniversitesinin en büyük avantajı Avrupa’da ve yurt dışında kendi dilimizde yüksek öğrenim sunmasıdır. Türkiye’de kökleri olan ve yurtdışında yaşayan insanlarsınız. Sahip olduğunuz iki kültürden beslenmenin ne kadar büyük avantaj olduğunu hayatınızda göreceksiniz. Hem sosyal hayatta hem de iş hayatınızda sizin farklılığınızı ortaya koyacaktır. Siz artık iş arkadaşlarınızdan bir adım öndesiniz” diyerek mezunlara başarılar diledi.

    Konuşmaların ardından salonda hazır bulunan 150 öğrencinin başarı belgeleri ve diplomaları takdim edildi. Çekilen hatıra fotoğraflarının ardından öğrenciler hep birlikte keplerini havaya fırlatarak coşkulu bir tablo ortaya koydu.

    Ev sahibi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Atilla Doğan ve Berlin Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri ve Almanya Diyanet İşleri Türk İslam Biriliği Başkanı Prof. Dr. Nevzat Yaşar Aşıkoğlu da birer konuşma yaparak Anadolu Üniversitesi’nin yurt dışı programının önemine vurgu yaptı ve muzun olan öğrencileri tebrik etti.

  • İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu oldu

    İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu görevine başladı.

    İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin Alev Ofluoğlu konferans salonunda gerçekleşen programda Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu’nun yeni Rektör olduğu açıklandı. Programa Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, öğretim üyeleri ve idari kadrodan çok sayıda kişi katıldı.

    “İki yıl içerisinde en iyi üniversiteler arasında yer alacağız”

    İstanbul Yeni yüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Azmi Ofluoğlu programdaki konuşmasında “Bir veya iki sene içerisinde en iyi üniversitelerin içinde olacağız” diyerek Üniversitenin yeni Rektörü Hacısalihoğlu’nu kendisinin özel olarak seçtiğini ifade etti. Ayrıca yeni Rektör Hacısalihoğlu’nun başarı için gerekli olan 4 S ‘ye yani; sevgi, sabır, saygı ve sadakate sahip olduğunu belirtti. Ofluoğlu, “Üniversiteye geldiğimde sizi ve öğrencileri görmezsem bana kupkuru bir bina gibi geliyor” diyerek yeni bir yolculuğa çıktıklarını, akademik ve idari kadrodan destek istediğini aktardı.

    Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu programda yaptığı konuşmada esas olsan şeyin bundan sonra yapılacakları olduğunu belirterek Üniversitenin ileriye gitmesi için ellerinden ne geliyorsa ortaya koyacaklarını söyledi.

    “Ülkemiz, Dünya ve insanlık için üreten ve gayret sarf eden bir üniversite olacağız”

    Bunun taze bir başlangıç olduğunu dile getiren Hacısalihoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Üniversitemizin ismi de değişti, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi oldu. İsminin değişmesinin nedeni bazen Yüzüncü Yıl Üniversitesi’yle karışıyordu dolayısıyla yolumuza bundan sonra böyle devam edeceğiz. 2009 kuruluşlu gençlik dinamizmini yaşamaya devam eden bir Üniversiteyiz. Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi henüz mezun vermedi. 10 Fakültemiz ve 2 Yüksek Okulumuz,3 Enstitümüz ve birçok araştırma merkezimiz var, öğrenci sayımız süratle artıyor. Yeni ve stratejik hedeflerimiz var bunları gerçekleştirmek istiyoruz. Bütün bunların heyecanıyla bizde yeni göreve atanmış olduk. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi olarak ürettikleriyle anılan ve ürettiklerini dünyayla paylaşan sadece ülkesi için değil bütün dünya ve insanlık için gayret sarf eden bir üniversite olmalıyız. İnşallah bunu yapmayı başaracağız. Dolayısıyla bu hedeflere ulaşırsak gerçek ve emsalsiz bir üniversite olacağız. Üniversiteyi daima değer üreten ürettikleriyle anılan ve ürettiklerini paylaşan, yaşayan ve yaşatan bir organizma olarak görmek gerekir. Üniversiteyi üniversite yapan eserleridir ve mezun ettiği öğrencilerinin kalibresidir. Mezun olan öğrencilerimiz, Üniversitemizde edindikleriyle hayata hazır hale gelecekler ve her türlü zorluğun üstesinden gelecekler. Tüm bu duygu ve düşüncelerle İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi olarak biz ufku geniş, geleceği aydınlık bir döneme başlıyoruz ve yeni bir geleceğe yelken açıyoruz”.

  • Niğde Üniversitesinin ismi, Ömer Halisdemir Üniversitesi oldu

    15 Temmuz darbe girişimi sırada Özel Kuvvetleri Komutanlığını basan cuntacı general Semih Terzi’yi vuran ve darbenin seyrini değiştiren kahraman Astsubay Ömer Halisdemir’in adı Niğde Üniversitesine verildi.

    AK Parti Niğde Milletvekillerinin TBMM’ye verdiği önergeyle Ömer Halisdemir’in ismi verilen Niğde Üniversitesinde tabelalar değiştirilerek Ömer Halisdemir Üniversitesi yazıları yazıldı.

  • Celal Bayar Üniversitesinin ismi değişti

    Celal Bayar Üniversitesi’nin ismi ‘Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ olarak değiştirildi. YÖK tarafından meclise gönderilen isim değişikliği Torba Kanun Tasarısı içinde kabul edildi.

    TBMM eski Başkanı Bülent Arınç’ın önerisinin ardından Celal Bayar Üniversitesi Senatosu, 9 Ocak 2015 tarihinde üniversitenin isminin ’Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ şeklinde değiştirilmesi yönündeki aldığı kararını YÖK’e göndermişti. Üniversite Senatosu tarafından yapılan talebin YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygun görülmesi ve Torba Kanun Tasarısı içerisinde yer alan maddeler doğrultusunda TBMM’de kabul edilmesi ile üniversitenin ismi ’Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ olarak değiştirildi.

    Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, yeni ismin üniversiteye ve Manisa’ya hayırlı olmasını diledi.