Etiket: Üniversitesi’nden

  • KTO Karatay Üniversitesi’nden Kimya Ve Malzeme Bilimi Alanında Bir İlk

    Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Bekir Yıldız, kimya ve malzeme bilimi dalında yürüttüğü aynı zamanda alanında bir ilk olan projesi ile su bütününü, oksijen ve hidrojen gazlarına ayrıştırabiliyor. Proje ile ülkede yüksek maliyetler gerektiren nanoteknolojik çalışmaların daha yaygın hale getirilmesi hedefleniyor.

    Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Bekir Yıldız ve çalışma grubu suyu fotoelektrokimyasal olarak ayrıştırarak aynı anda hidrojen ve oksijen gazı üreten, yüksek kuantum veriminde çalışan özgün boya bazlı güneş hücrelerinin yapımı ile ilgili bir proje üzerinde çalışıyor. Doç. Dr. Hüseyin Bekir Yıldız’ın yürütücülüğünü yaptığı çalışma TÜBİTAK-AB COST projesi ile destekleniyor. Çalışma, su bütününü oksijen ve hidrojen gazlarına ayrıştırabilen fotoelektrokimyasal güneş hücresiyle kimya ve malzeme bilimi alanlarında yürütülen ilk projelerden biri olma özelliğini taşıyor. Proje ile ülkede yüksek maliyetler gerektiren nanoteknolojik çalışmaların daha yaygın hale getirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında oluşturulan sentez ve fotoakım laboratuvarlarında ise çok sayıda araştırmacı yetiştiriliyor.

    “HİDROJEN GELECEĞİN ENERJİ TAŞIYICISIDIR”

    Dünyada enerji ihtiyacının artması, kaynakların azalması ve bir gün biteceği gerçeği insanları alternatif enerji kaynaklarına yöneltiyor. Alternatif enerji kaynaklarından olan hidrojen enerjisi 21. yüzyılın en önemli enerji kaynakları arasında gösteriliyor. KTO Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Bekir Yıldız hidrojenin geleceğin enerji taşıyıcısı olarak kullanılacağını söyleyerek, “Hidrojen geleceğin enerji taşıyıcısı olarak görülmektedir. Hidrojen günümüzde büyük miktarlarda fosil yakıt olan doğalgazdan üretilmekte, çevreye sera gazı ve diğer iklim değiştirici emisyonların yayılmasına neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİR EN İLERİ VE TEK ENERJİ KAYNAĞI GÜNEŞ VE HİDROJEN ENERJİSİ SİSTEMİDİR”

    Dünyanın giderek artan enerji ihtiyacını çevreyi kirletmeden, sürdürülebilir olarak sağlayabilecek tek enerji kaynağının güneş ve hidrojen sistemi olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Hidrojen eğer dünyanın en büyük enerji kaynağı olan güneş tarafından üretilebilirse ve güvenli bir şekilde saklanıp taşınılabilirse gelecekte fosil olmayan yakıt türü olarak ihtiyaçları karşılama potansiyeline sahiptir. Güneş enerjisinin dönüşümü ve depolanması için yapılan araştırma ve geliştirme çalışması küresel enerji problemini çözmek için etkin konulardan birisidir. Güneş aracılığıyla hidrojen ekonomisinin hayata geçirilmesi için bilimsel zorluklara anahtar olabilecek çözümlere ihtiyaç vardır” şeklinde konuştu.

  • Sinop Üniversitesi’nden Hamsi Şenliği

    Sinop Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi bahçesinde bugün ‘Hamsi Şenliği’ düzenlendi.

    Şölene; Sinop Valisi Dr. Yasemin Özata Çetinkaya, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Dalgın, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. İlginin yoğun olduğu şenlikte hamsiler dev ızgaralarda pişirilerek konuklara ve öğrencilere ikram edildi. Yaklaşık 3 saat süren etkinlik boyunca öğrenciler gönüllerince eğlenirken bir yandan da horon oynadılar. Şenlik renkli görüntülere sahne olurken, Rektör Prof. Dr. Recep Bircan, “Üniversitemizde üçüncü defa düzenlenen bu etkinlikte yaklaşık 2 bin öğrencimize hamsi ziyafeti sunduk. Bu organizasyonla öğrencilerimizin birbirleriyle kaynaşmasını ve ilçelerdeki öğrencilerimizin şehir merkezine gelerek merkezi biraz daha tanımasını istedik. Böyle güzel bir atmosferde il protokolü, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle bir arada olmak çok güzel. Bu etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • Kastamonu Üniversitesinden, Suriyeli Türkmenlerine Yardım

    Kastamonu Üniversitesi, Suriye Türkmenlerine yardım götürecek olan yardım TIR’ı yola çıktı.

    Kastamonu Üniversitesi’nin başlatmış olduğu Suriye Türkmenlerine yardım kampanyası kapsamında toplanan yardım malzemeleri, Üniversitenin Kuzeykent Kampüsünden yola çıktı.

    Yola çıkan yardım aracını uğurlamaya Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Ayan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Rektör Aydın, “Suriye’de zulme, katliama maruz kalan Türkmen kardeşlerimize götürülmek üzere yola çıkan bu yardım aracımız, inşallah bir nebze de olsa oradaki kardeşlerimize faydalı olur. Suriye’de yaşanan zulüm Türkmenleri etkiledi. Soydaşlarımıza, kardeşlerimize biz de bir nebze olsun yardım gönderebiliriz diye düşündük. Bu konuda değerli gayretlerinden dolayı başta üniversitemiz personeli olmak üzere, üniversitemiz öğrencilerine, Abana Belediyesine, Kastamonu Eczacılar Odasına, Kuzey İzcilik Gençlik Ve Spor Merkezine, İstanbul Cafe’ye, Şekerci Market’e çok teşekkür ediyoruz. Yardım aracımızın kazasız belasız, yerine ulaşmasını temenni ediyoruz. İnşallah Suriye’de ki Türkmen kardeşlerimizin dertlerine bir nebze olsun deva olabilirsek ne mutlu bize. İnşallah bu zulüm bir an önce biter. Allah yardımcıları olsun. Yolunuz açık olsun” dedi.

    Konuşmanın ardından yardım aracı, Suriye Türkmenlerine gitmek üzere yola çıktı.

  • Kırıkkale Üniversitesi’nden Deney Hayvanları Kullanım Kursu

    Kırıkkale Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu tarafından ’Deney Hayvanları Kullanım Sertifikası’ kursu düzenlendi. Kurs sonrası yapılan sınavdan başarılı olan kursiyerler ’Deney Hayvanı Kullanım Sertifikası’ almaya hak kazanacak.

    Kırıkkale’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 15.02.2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ’Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik’ ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün ’Deney Hayvanları Kullanım Sertifikası Eğitim Programına Dair Genelgesi’ne (2007/11) uygun olarak kurs düzenlendi.

    Hayvan deneyi yapacak olan tüm araştırmacıların bu sertifikaya sahip olmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirten Kırıkkale Üniversitesi Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurul Başkanı Prof. Dr. Siyami Karahan, “Hayvan deneyi hala tıbbi ve beşeri bilimlerin bir parçasıdır. Ancak hayvan deneyi yapacak araştırmacıların bu deneyleri büyük bir sorumluluk ve etik kurullar çerçevesinde yapmaları oldukça önemlidir. Bu bilinci oluşturmayı hedefleyen kursta katılımcılara teorik ve uygulamalı eğitim olmak üzere toplam 80 saat eğitim veriyoruz. Kurs programı sonunda sertifika almaya hak kazanan kursiyerlerin hayvanlar üzerinde yapılacak bilimsel amaçlı deneyleri yapmaya hak kazanacaklar. Aynı zamanda araştırmacıların uluslararası dolaşımına yardımcı olmak amacıyla sertifika hem Türkçe hem de İngilizce olarak verilecek” dedi.

    Prof. Dr. Karahan, sertifika programı ile bilimsel araştırmalarda hayvanların mümkün olduğu kadar az sayıda kullanılması, hayvanların özenle muamele edilmesi, hayvanlara en az acı çektirilmesi ve hayvanların doğal koşullara en yakın şekilde bakım, beslenme ve yetiştirilmesi gibi konularda eğitim verildiği için, kursun oldukça önemli olduğunu belirtti.

  • Hitit Üniversitesinden Örnek Duyarlılık

    Hitit Üniversitesi, örnek bir çalışmaya imza atarak üniversitede eğitim gören Çölyak hastası öğrencilere glutensiz ekmek temini için çalışma başlattı.

    Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’ın yakından ilgilendiği uygulama kapsamında öncelikle üniversitede Çölyak hastası öğrencilerin tespit edilmesi amacıyla çalışma başlatıldı. Çalışma sonunda Çölyak tanısı konmuş öğrencilere öğle yemeklerinde tüketebilmeleri için glutensiz ekmek temin edilecek. Ayrıca, Gıda Mühendisliği bünyesinde kurulan Tahıl Ürünleri İşleme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı Ekmek Üretim Bölümü’nde de Çölyak hastalarının sağlıklı bir şekilde tüketebileceği ekmek üretimi için de çalışmalarda son aşamaya gelindi.

    Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Seçil Türksoy, günümüzde farkındalığı giderek artan Çölyak hastalığının, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle şekillenen bağışıklık sisteminin buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan ’gluten’ adlı tahıl proteinine karşı verdiği aşırı duyarlılıktan kaynaklandığını söyledi.

    Çölyak hastalığının bireylerin gluten proteinini vücutlarına aldıkları taktirde ince bağırsaklarında ortaya çıkan bir hassasiyet sonucunda çeşitli yan etkilerle birlikte seyreden bir hastalık olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Türksoy, “Bu hastalığın gelişmesiyle birlikte de besinlerden almaları gereken besin emilimi vücut tarafından gerçekleşmiyor. Bu hastalığın tek tedavisi ise ömür boyu sürmesi gereken glutensiz bir diyet ile yaşamak zorunda olmaları. Bazı insanlarda bu alerji ömür boyu sürse de farkına varmadan yaşayabilmelerine rağmen bazı kişilerde alerjinin boyutu çok yüksek olabiliyor. Havada asılı partiküllerden bile rahatsız oluyorlar. Bu da tabi ki özellikle beslenme kültürümüz dikkate alındığında ekmek bizim sofralarımızın vazgeçilmezi. Dolayısıyla bu kişiler için alternatif beslenme tarzları, beslenme biçimlerinin ve yeni ürünlerin formülasyonlarının geliştirilmesi gerekmekte. Bu durumda özel bir bilgi ve deneyimin yanı sıra özel bir teknoloji istiyor” dedi.

    Hitit Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi olarak Çorum’da Çölyak hastalığı konusunda yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olduğunun farkına vardıklarını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Türksoy, Tıp Fakültesiyle birlikte ortak bir çalışma başlattıklarını açıkladı.

    Çalışmanın farklı aşamalardan oluştuğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Türksoy, “Yaptığımız araştırmalarda öncelikle Çorum’daki Çölyak hastalarının sayısının kesin tespitine yönelik bir çalışma olmadığını fark ettik. Tıp Fakültesi bünyesinde, konusunda uzman öğretim üyelerimizle birlikte bir grup oluşturarak üniversitemize bir proje sunduk. Projemiz kabul edildi. Projemizin ilk aşamasında merkez ve ilçeleri kapsayacak şekilde, il ve ilçelerin nüfusunu homojen bir şekilde temsil edecek örnek büyüklükleri dikkate alınarak genel kapsamlı bir Çölyak tarama testi yapacağız. Bu amaçla, önceden belirlenecek noktalarda parmaktan alınacak bir damla kan ile IgA antikorlarına bağlı olarak Çölyak hastalığının tespitine yönelik ücretsiz Çölyak taraması yapılacak. Burada mevcut bireylerimizin sayısının saptanmasının yanı sıra bugüne kadar bu hastalıkla alerjik reaksiyonu gösteren ancak belki de farkına varmayan kişilerin de sayısının ortaya konması bizim için oldukça önem arz etmekte. Bu çalışmanın, ilimizde mevcut olan sayının kesinleştirilmesi ile hem çalışmalara yön verilmesi hem de istatiksel veri boşluğunun doldurulması açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu tarama testlerinin yanı sıra belirli aralıklarla halkımıza ücretsiz olarak bilgilendirme konferansları verilecek. Bu konferanslarda sadece Tıp Fakültesi ve Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri değil Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen öğretim üyeleri konuk edilecek. Çölyak hastalığı beslenme, tıbbi, psikolojik gibi her boyutuyla değerlendirilerek halkımız bilinçlendirilecek. Ayrıca piyasada mevcut olan ürünler, beslenmede yapılan yanlışlar, alternatif diyet planlamaları ve benzeri uygulamalarla da yine eksik bilgiler yerine oturtulmaya çalışılacak. Konusunda uzman kişilerle konferanslar düzenlenecek” şeklinde konuştu.

    “GLUTENSİZ EKMEK ÜRETİMİNDE SONA YAKLAŞILDI”

    Hitit Üniversitesi tarafından üretimi planlanan glutensiz ekmek ile ilgili de açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Seçil Türksoy, “Bu konuda Tahıl Ürünleri İşleme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı’nda gluten içermeyen farklı alternatif bileşimler kullanılarak hazırlanmış formülasyonlar üzerinde Ar-Ge çalışmaları hızla devam ediyor. Alerjik bireylerin rahatlıkla tüketebileceği ancak bizim damak tadımıza en yakın olan hazır karışım un formülasyonları üzerinde çalışıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız sona yaklaşmakta. Ürünlerimizi somut olarak elde ettik. Bu ürünlerin raf ömrü çalışmaları ile tüketime sunulmadan önce akredite bir kurum tarafından gluten içermediği yahut izin verildiği oranlarda içerdiğine dair onayın alınması gerekiyor. Bu aşamalardan sonra ürünümüz başta halkımız olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bu alerjik hastalıktan muzdarip olan kişilerin tüketimine sunulmuş olacak” ifadelerini kullandı.

    ÇÖLYAK HASTASI ÖĞRENCİLER İÇİN GLUTENSİZ EKMEK TEMİNİ

    Üniversitede eğitim gören Çölyak hastası öğrencilere glutensiz ekmek temini için çalışma yaptıklarını anlatan Yr. Doç. Dr. Türksoy, “Merkez ve ilçelerdeki Çölyak hasta sayımızı bilmediğimiz gibi üniversitemiz kapsamındaki öğrencilerimizden de bu hastalığa sahip olan bireylerimizin olup olmadığını merak ettik. Bununla ilgili de bir çalışma yapıldı. Öğrencilerimiz bütün günlerini kampüs içerisinde geçiriyorlar. Dolaysıyla öğle yemekleri veya kantinden alışveriş yaptıkları taktirde bu onlar için çok büyük bir eksiklik. Bunu giderebilmek adına web sayfasından duyuru yaptık. Çölyak hastası olduğunu bilen öğrencilerimizin Sağlık Kültür Daire Başkanlığı’na başvurduğu takdirde onlara öğle yemeklerinde tüketmek üzere gerekli ekmek veya benzeri desteğin yapılması konusunda bir hizmet sağlayacağız” dedi.