Etiket: Üniversitesi’nden

  • Marmara Üniversitesi’nden TBMM Başkanı Yıldırım’a fahri doktora 1

    Marmara Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı Açılış törenine katılan TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a Üniversite Senatosu tarafından fahri doktora unvanı verildi. Yıldırım yaptığı açılış konuşmasında, “Şu anda da birtakım sıkıntılarımız var. Sakın ola yeise kapılmayın. Bunun daha zorlarından, bu sınavlardan biz başarıyla geçtik. Bunun da üstesinde geleceğiz. Biraz sıkıntı çekeceğiz ama mutlaka feraha çıkacağız. Bundan endişeniz olmasın” dedi.

    TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Marmara Üniversitesi’nin Sultanahmet’te bulunan rektörlük binasında düzenlenen 2018-2019 akademik yılı açılış törenine katıldı. Törende Yıldırım’ın yanı sıra İstanbul Valisi Vasip Şahin, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar ve öğretim görevlileri de yer aldı. Marmara Üniversitesi Senatosu tarafından TBMM Başkanı Yıldırım’a fahri doktora unvanı verildi.

    Törende konuşan TBMM Başkanı Yıldırım, ”Marmara Üniversite’si Türkiye tarihi birikiminin bir özetidir. Sultan Abdülhamid Osmanlının en zor zamanlarında Osmanlının son dönemlerinde tarihe mührünü vuran bir sultandır. En zor zamanlarda en zor işleri başaran bir hükümdardır. Bugün etrafımızda eğitim adına, bayındırlık adına, sağlık adına, kamu binaları adına bir baktığımızda sadece Türkiye’de değil; Türkiye’yi kuşatan 25 ülkede Sultan Abdülhamid’in eserlerini görmemiz mümkün. Değişen dünyada Osmanlı’nın değişimi ıskalamaması için başlattığı o büyük değişim programı için Avrupa’ya gönderdiği Türk gençleri orada değişimi okusun, değişimi anlasın ve Osmanlı 600 yıllık tarihinden sonra yarıştan geri kalmasın istedi. Ancak o gençlerimiz ne yazık ki Sultan Abdülhamid’in sağladığı bu imkanlarla hedefleri gerçekleştirmek yerine o büyük sultanın tahttan indirmek için müstevlilerle iş birliği yapmaktan geri kalmadı” diye konuştu.

    “İstanbul’da faal olan 63 toplamda 69 üniversitemiz var”

    Marmara Üniversitesi’nin bugüne kadar on binlerce gencin ufkuna ışık tutmuş önemli bir üniversite olduğunu belirten TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten Cumhurbaşkanımızda bu üniversiteden mezundur. Gelecek yıllarda da gençlerimizi en iyi şekilde hayata hazırlamaya üniversite devam edecektir. Şüphesiz üniversitelerimiz bizim geleceğimizi inşa edecek, yüz yıllara mührünü vuracak eğitim kuruluşlarımızdır. İşte Marmara Üniversitesi 3 bin kişiden oluşan öğretim kadrosu 70 bin hatta şimdi 85 bin dedi. 85 bin öğrencisiyle birlikte muazzam bir şehir. Üniversite deyince biz iktidara geldiğimizde Türkiye çapında 76 tane üniversite vardı. Bugün 206 tane üniversitemiz var. Üniversite olmayan şehrimiz yok. Hatta bir çok şehrimizde birden çok üniversite var. İstanbul’da faal olan 63 toplamda 69 üniversitemiz var” ifadelerini kullandı.

    “Üniversiteler insana ve hayata dair her şeyle ilgilenmek mecburiyetindedir”

    Teknolojinin önemine vurgu yapan TBMM Başkanı Yıldırım, “Akademik eğitim kalitesini her geçen yıl yükselterek, bugün 16 fakülte 5 yüksek okul 11 enstitü ile faaliyetlerini yürüten bu üniversitemiz ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli beyin gücünü yetiştiren önemli üniversitelerimiz arasındadır. Üniversiteler insana ve hayata dair her şeyle ilgilenmek mecburiyetindedir. Aklı ve nakli kullanarak bilgiyi üretmek yaymak gibi bir görevi vardır. Bilginin kuşaktan kuşağa nakli yetişen nitelikli insanlarımızın hem görevi hemde sorumluluğudur. Eğer Türkiye bugün dünyanın ilk 20 ekonomi arasına girdiyse bu üniversitelerimizin yetiştirdiği nitelikli insanlarımız sayesindedir. Bizim petrolümüz yok, doğal gazımız yok ama hiç tükenmeyen kaynağımız var, insanımız var. Genç insanlarımız var. Bugünlere nasıl geldiysek yarınlara da genç ve dinamik insan kaynağımızla erişeceğiz.

    Tarihin akışına ve gelişimine paralel toplumlar arasındaki rekabet gittikçe kızışıyor. Üretim ve tüketim biçimi giderek değişiyor. Yeni teknolojilerin hayatımıza girmesiyle beraber çok değil 15 yıl içerisinde mevcut mesleklerin bir kısmı tedavülden kalkacak, çalışan nüfusun yüzde 50’si işsiz kalacak. Çünkü bilgi iletişim teknolojilerindeki gelişme artık bizim hayatımızı da yönetir hale geliyor. Robotlar sanal gerçeklik, nanoteknoloji ve akıllı sistemler; bir kaç sene sonra insansız araçları cadde sokaklarında dolaşırken görürseniz şaşmayın. Bunlar artık ticarileşme sürecine girmiş halde. Geleceği ıskalamayacağız. Önüne geçeceğiz. Daha şimdiden biz yok olan mesleklerin yok olan istihdam alanlarının yerine ikame edecek işsiz kalacak bu insanlarımıza yönelik projeler üzerinde kafa yormamız lazım. Üniversiteler bunu yapması lazım. Aksi halde teknoloji bize mutluluk getirmez bizim hayatımızı çekilmez hale getiren bir unsura dönüşebilir. Eskiden toprağa sahip olanlar hayata hükmediyordu. Sonra toprağın yerini sanayi aldı. Artık bilgiye sahip olan bilgiyi üreten bilgiyi kullananların dünyaya hükmettiğini görüyoruz” diye konuştu.

    “Şirketlerde alın terinden ziyade akıl teri vardır”

    Akıl gücünün önemine değinen TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Günümüzün en yüksek ciro yapan en minimum istihdamla dünyanın en yüksek cirosunu yapan şirketlere bir bakın bunların geçmişi yüzyıl değil. Yüz elli yıl değil. Elli yıl bile değil. Topu topu 20 yıllık şirketler. Facebook, Google, Apple, Instagram, Youtube vs. Bütün bunların bugün anlı şanlı 1800’lerden beri iftiharla var olduğunu söyleyen şirketlerin 10 katı 20 katı ciroya ulaştı. Bu şirketlerde alın terinden ziyade akıl teri vardır. Akıl teri ile büyüyen şirketlerdir. Türkiye’de yetişmiş nitelikte insan gücüne daha fazla ihtiyacımız var. Çünkü emek yoğun üretim yerini yavaş yavaş bilgi üretmeye bırakıyor. İş kolları nitelik değiştiriyor. Her işi yaparım ağabey tipinden bir işi en iyi şekilde yapan insan profiline geçiş sürecini yaşıyoruz. Üniversitelerimizde gençleri yetiştirirken, eğitirken lütfen bu hususlara özen gösterelim.

    Nesnelerin internetini geliştirmek için büyük veri havuzunda yer almak için, üç boyutlu yazıcıları geliştirmek için mobil uygulama, geliştirme bulut teknolojisi gibi bilgiyi işleyip endüstriyel ürün haline getirecek insanlar ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    “Yaşadığımız değişim inanç yapımızdan düşünce biçimimize kadar her şeyi etkiliyor”

    “Yaşadığımız değişim inanç yapımızdan düşünce biçimimize kadar her şeyi etkiliyor” diyen TBMM Başkanı Yıldırım, “Geleneksel aygıtlarla klasik yöntemlerle yaptığımız öğretim artık yeterli değil. Her alanda bir dijitalleşme ve sayısallaşma mevcut. Gençlerin ilgisi de zaten bu alana kaymış durumda. Dolayısıyla iletişim ve etkileşimin dijitalleştiği günümüzde artık teknolojik aygıtların içinde olmadığı bir üretimin rekabet şansı tamamen ortadan kalkmıştır. Sadece üretim şeklini değil, lojistiği, pazarlamayı ve satış süreçlerini de değiştiriyor. Bir şirket internete bir web sayfası açıyor ve 5 senede 100 milyarlarca dolar ciroya ulaşıyor. Mal başka yerde alıcı başka yerde götüren taşıyan lojistikçi başka yerde hiç bir birbirini tanımıyorlar farklı yerde konuşlandırmışlar ama bunların hepsini bilen birisi var. Masanın başında organizasyonu yapıyor ve oradan milyarlarca dolar kazanıyor. Tabii tüketim alışkanlıklarımızda değişiyor. Bu durum market sistemini getiriyor. Yaşadığımız değişim inanç yapımızdan düşünce biçimimize kadar her şeyi etkiliyor. Artık eskiyi bilmek kadar yarını da ön görmek mecburiyetindeyiz. Dünün meselleri ile oyalanmak yerine yarının meselelerini ön görüp çözüm arayışı içerisine girmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

    “Dünyada zihniyetler değil artık bilgi yarışıyor”

    Üniversitelerinin gençlerin kabiliyetini geliştirmek için fırsatlar sunulan merkezler haline gelmesi gerektiğini söyleyen, TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Üniversitelerimizi farklı ilgi ve algılara sahip gençlerimizin kabiliyetlerini geliştirmek için fırsat sunulan merkezler haline getirmemiz lazım. Üniversitelerde o, bu, şu fikir ya da zihniyet değil bilgi hakim olmalıdır. Çünkü dünyada zihniyetler değil artık bilgi yarışıyor. Düşünce ve ifade hürriyetinin olmadığı bir yerin adı üniversite olamaz. Çünkü üniversite düşünceye ket vurulan yer değil. Düşüncenin evrensel hudutlara taşındığı merkezlerdir. Üniversitelerimize yönetilen en temel eleştiri işe dönük oldukları yönündedir. Bu eleştiriye benimde katıldığım yanlar var. Öğretim üyelerimizi düşünce hayatımızın, kültür dünyamızın her kademesinde daha aktif bir şekilde görmeyi arzu ediyoruz. Eskiden İstanbul adeta eskiden bir kültür ocağı gibiydi. Öğretim üyelerimiz akademisyenler, iş dünyamız sivil toplum kuruluşlarımız kamu kurumlarımız irfan ocaklarını canlandırmak için adete bir seferberlik içine girmemiz gerekiyor. Başlatılacak bu seferberlik her alanda 21 yüzyılın bölgesel ve küresel liderleri arasına ülkemizi sokacaktır” dedi.

    “Siz kendinizi yenileyemezseniz kendini yenileyenlere yenilirsiniz”

    Öğrencilere seslenen TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Değerli öğrenciler, insan hayatı dinamiktir. Zamanı gelince yenilemeyi mutlaka gerçekleştirmelidir. Siz kendinizi yenileyemezseniz kendini yenileyenlere yenilirsiniz. 95 yıl önce Cumhuriyeti ilan ettiğimizde nüfusumuz 13 milyona inmişti. 1 üniversitemiz 307 tane hocamız, 2 bin 914 tane öğrencimiz vardı. Bugün 81 milyonuz 129 devlet olmak üzere 206 tane üniversitemiz var. Öğretim üye sayımız 150 bini aşmış öğrenci sayımız 7.5 milyona ulaşmış Bulgaristan kadar üniversitede okuyan öğrencimiz var. Bu tabloyu uluslararası rekabette çok daha etkin hale getirebiliriz. Daha güçlü hale getirebiliriz. Bugün dünyada ilk üniversite kuranların Müslümanlar olduğunu belkide bir çoğu bilmiyor. 1800’lü yıllarda Fas Kahrevan Üniversitesi dünyanın ilk üniversitesidir. Tıp, felsefe astronomi matematik bilimlerine sayısız hizmetlerde bulunan bilim adamları bizim ecdadımızdır. Bunlarla övünüyoruz. Azimde çözüm vardır. Azmederseniz mutlaka başarırsınız. Kafaya koydunuz bir şey yapmaya. Allah takdir ettiyse başka bir engel yoksa mutlaka sonuç alırsınız. Çevre küresel ısınma iklim değişikliği işsizlik, yoksulluk, savaş, terör gibi sorunlarla uğraşmamız da ancak bilgiyle güçlenmekle mümkün” diye konuştu.

    “Bu yıl sonuna kadar devlette artık ıslak kağıt kalkıyor e-imza ile elektronik ortamda yapılacak”

    Yıl sonuna kadar devlette ıslak kağıdın kalkıp e-imza ile elektronik ortamda yapılacağını belirten TBMM Başkanı Yıldırım, “Millet olarak 2023, 2053, 73, 75 hedef ve vizyonlarımız var. Bunlara başka türlü ulaşma şansımız yok. Genç nüfusumuzu meraklı, araştırmacı hale getirip beyin gücümüzü mutlaka harekete geçirmeliyiz. Küresel terör baronlarının hedefi gençlerimizdir bunu bilelim. Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Türkiye’nin düşmanları bunu bildikleri için genç nüfusumuz için terör örgütleri büyük oyun oynamaya çalışıyorlar. Ancak son 2 yılda terörle yaptığımız mücadelede umutları kırıldı. Bir yılda 600 civarında dağa genç çıkara bilirken, bir iki tane bile çıkaramıyorlar. Bu güzel bir gelişme. Bu burada kalmamaları bunun sosyal politikaları, bayındırlık politikaları, eğitim politikaları geleceğe hazırlama projeleri ile de desteklenmeleri lazım. Bir ömür boyu güvenlik esaslı terör mücadelesi olmaz. Esas olan özgürlükler güvenliğe heba edilmemelidir. Şimdi güvenlik yüzde yüz Türkiye’nin her köşesinde devletindir. Bunda hiç tereddüt yok. Bundan sonra yapılması gereken, insanların gelecek umudunun yeşertilmesi için saha çalışmasını, alt yapı çalışmasını, üst yapı çalışmasını geliştirmek mecburiyetindeyiz. Gidin Şırnak’a, Hakkari’ye, Mardin’e İstanbul’dan farkı yok. Havaalanıyla yollarıyla her şeyi var. İletişimi ile belki internet orada daha hızlı çünkü trafik daha az. Bu yıl sonuna kadar devlette bütün işler artık ıslak kağıt kalkıyor e-imza ile elektronik ortamda yapılacak” dedi.

    “Bize saldırılmadıkça saldırmamayı yüzlerce yıldır milli bir ilke olarak benimsemiş milletiz”

    TBMM Başkanı Yıldırım, “Rusya ile İran’la yaptığımız İdlib’deki çatışmazlık bölgeleri bir çok masum insanın hayatının yok olmasına engel olmuştur. Bizim inancımızda insanı yaşat ki devlet yaşasın. Bize saldırılmadıkça kimseye saldırmamayı yüzlerce yıldır milli bir ilke olarak benimsemiş milletiz. Dünyanın 10’uncu büyük ekonomisine ulaştığımızda iktisadi, sosyal dinamikleri daha iyi işleyen daha müreffeh bir Türkiye’yi elbette göreceğiz” ifadelerini kullandı.

    TBMM Başkanı Yıldırım sözlerine şöyle devam etti:

    “2 yıl Başbakanlık yaptım başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Darbeler, anayasa değişikliği, referandum, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, ekonomik krizler, sıkıntılar… Elhamdülillah milletimizin desteğiyle duasıyla hepsinin üstesinden geldik. Sağ salim yolumuza devam ediyoruz. Şu anda da birtakım sıkıntılarımız var. Sakın ola yeise kapılmayın. Bunun daha zorlarından, bu sınavlardan başarıyla geçtik. Bunun da üstesinde geleceğiz. Biraz sıkıntı çekeceğiz ama mutlaka feraha çıkacağız. Bundan endişeniz olmasın. Çünkü Türkiye’nin bu sıkıntıları aşacak imkanı da var kabiliyetleri de var. Türkiye’nin varlıkları, yükümlülüklerinin iki katını karşılayacak kadar hazır. Burada yaşanan sıkıntı konjonktüreldir. Bunları hepsini hükümetimiz aldığı tedbirlerle aşacak ve inşallah ’Durmak yok yola devam.’ diyerek işimize bakacağız.”

  • Türk Tarih Kurumu ve Hacı Bayram Veli Üniversitesinden ’’Alevilik ve Bektaşilik Sempozyumu’’

    Türk Tarih Kurumu ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 18-20 Ekim tarihlerinde ’’Alevilik ve Bektaşilik Sempozyumu’’ düzenliyor.

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumunun desteğiyle Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Kültürü Açısından Hacı Bektaş-ı Veli Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 4. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Sempozyumu düzenleniyor. 18-20 Ekim tarihleri arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde düzenlenecek olan sempozyumda, Alevi-Bektaşi inancı ve kültürü çok yönlü olarak ele alınacak. Alevi-Bektaşi inancındaki değerlerin, geleneklerin Hacı Bektaş Veli’nin ve onun izinden diğer tarihi şahsiyetlerin felsefelerinin konuşulacağı etkinlikte, Alevi-Bektaşi kimliğinin dünü ve bugünü değerlendirilecek. İki gün boyunca 7 oturumun düzenleneceği sempozyum, sosyal bilimlerin farklı disiplinlerinden 100’ün üzerinde bilim insanını bir araya getirecek.

  • Gazi Üniversitesinden ’Ağız ve Diş Sağlığı Bilim Şenliği’

    Gazi Üniversitesi Diş hekimliği Fakültesi, ’’Ağız ve Diş Sağlığı Bilim Şenliği’’ düzenliyor. Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurdan Özmeriç Kurtuluş, ’’Bilimi insanlarda yaygınlaştırmak, ağız diş sağlığıyla ilgili farkındalığı artırmak istiyoruz’’ dedi.

    TÜBİTAK 4007 projesi desteğiyle gerçekleştirilen bilim şenliği halka açık olarak düzenleniyor. Diş fırçası, mikroorganizma gibi kostümler giyen öğrenciler, miniklere uygulamalı olarak ağız sağlığı konusunda bilgilendirme yapıyor. Ağız ve diş sağlığı konusunda toplumda farkındalığın arıtılmasının amaçlandığı etkinliğin ilk kez düzenlendiğini belirten Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurdan Özmeriç Kurtuluş, ’’Etkinliğimiz TÜBİTAK 4007 projesi kapsamında gerçekleştiriliyor. Ağız ve diş sağlığıyla ilgili farkındalığı artırmak amacıyla düzenledik. Diş hekimliği fakülteleri içinde ilk kez böyle bir şey düzenleniyor. Ağız ve diş sağlığı hastalıklarıyla ilgili toplumu bilgilendirmeyi amaçlıyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Bilimi insanlarda yaygınlaştırmak, ağız diş sağlığıyla ilgili farkındalığı artırmak istiyoruz’’

    Bilimle toplumu bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirten Kurtuluş, şöyle devam etti:

    ’’Bilim üniversitede üretilen bir şey ama bilim ve toplumu bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Bilimi insanlarda yaygınlaştırmak, ağız diş sağlığıyla ilgili farkındalığı artırmak istiyoruz. Öncelikli hedef kitlemiz çocuklarımız. Çocuklar gelecek ve atölyelerde ağız ve diş sağlığıyla ilgili bilgiler alacaklar. Değişik deneyler yapacaklar. Yetişkinlerimizden de benzer etkinlikler var. Mikroorganizmaları, hastalığı oluşturan nedenleri tanıtacağız. Daha sonraki yıllarda diğer üniversitelerin de buna katılmasını ümit ediyorum. Daha yaygınlaşmasını ümit ediyorum. Her yıl TÜBİTAK’a bu amaçla başvurmak istiyoruz. Bu sene fakültemizde gerçekleştirdik, daha sonraki yıllarda daha büyük yerlerde, açık havada gerçekleştirmek istiyoruz. Mikrop kıyafetinde, diş fırçası kıyafetinde çocuklarımız emek caddelerinde geziyorlar. Halkımızın ilgisini çekerek fakültemize yönlendirmek amacıyla dolaşıyorlar.’’

    ’’Ağız sağlığı da genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır ve ağız sağlığı en temel insan hakkıdır’’

    Ebeveynlerin çocuklarını yılda iki kere diş muayenesine götürmeleri gerektiği vurgulayan Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Pedodonti Bölümü Doç. Dr. Didem Atabey, ’’Etkinliğimiz 4007 TÜBİTAK destekli. Ağız ve Diş Sağlığı Bilim Şenliği başlığı altında yürütülen, topluma yararlı gerçekleştirilen bir etkinlik. Etkinliğin çocuk atölyesi kısmından ben sorumluyum. Çocuk atölyesi olarak ana başlığımız ’Anne Baba Dişimi Çürütme.’ Çünkü biliyorum ki Türkiye’de dünyanın her yerinde anne babalar tabii ki çocuklarının her açıdan korumaya çalışıyorlar ama ağız diş sağlığı bunun biraz kenarında kalabiliyor. Ağız sağlığı da genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır ve ağız sağlığı en temel insan hakkıdır. Tabii ki anne babalar bunu biliyor ama fark ettiklerinde iş işten geçmiş oluyor. Biz diyoruz ki anneler babalar çocuklarınızın dişlerini çürütmemek için lütfen onları arabalarınızı muayeneye götürürmüş gibi yılda iki kere muayeneye götürün. Şekerli gıda tüketimini kısıtlayın ve bu alışkanlığı kazandırmaya çok erken yaşta başlayın. Bu amaçlarla bir farkındalık oluşturmak için eğlenceli, deneylerle dolu, yarışmalarla dolu bir şenlik düzenledik. Şenlik 1 gün sürüyor. Devamını da sonraki yıllarda devam ettirmeyi planlıyoruz’’ şeklinde konuştu.

    ’’Ağız sağlığımıza dikkat etmek, mikropları tanımak, vücudun mikroplarla etkileşimini bilmek çok önemli’’

    Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülçin Akça da, ’’Halkımıza yönelik ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirme için bilim şenliği düzenledik. Bizim amacımız ağzımızdaki birçok mikroorganizmanın vücut sağlığıyla çok alakalı olduğunu halkımıza bildirmek. Ağaç yaşken eğilir. Öncelikli amacımız çocuklarımızı eğitmek. İleride oluşabilecek ağzı hastalıklarında koruyucu olmak. Çocuklar hastalandığında aileler de bundan çok zarar görüyor. Çocuklar aynı zamanda eğitimlerinden de oluyorlar. Bu yüzden ağız sağlığımıza dikkat etmek, mikropları tanımak, vücudun mikroplarla etkileşimini bilmek çok önemli. Çünkü her yerimizdeler onlar. Aslında biz onların dünyasında yaşıyor gibiyiz. Sayıca bizim hücrelerimizden fazlalar. Sağlıklı büyümek, sağlıklı yaşamak istiyorsak mikroorganizmalarımızı bilip onlardan nasıl korunacağımızı bilmemiz gerekiyor. Biz bu amaçla bir atölye hazırladık. Gelen kişilere bunları anlatmaya çalışıyoruz. Hem ağız sağlığımızdaki hem bağırsağımız, kalbimiz gibi vücut sistemlerimizin hepsiyle bu mikroorganizmalarla alakalı. Herkesi bu konuda okumaya ve bilinçlenmeye davet ediyorum’’ açıklamalarında bulundu.

    ’’Herkesin bu konuda çok dikkatli olması ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerekiyor’’

    Diş hekimliğinde çok dikkatli çalışılması ve sterilizasyona çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Akça, fakülte hastanesinde buna harfiyen uyduklarını belirtti. Akça, ’’Ağız patoloji, ağız kanserleriyle ilgili bir bilgilendirme yapılıyor. Bir diğer stantta ilk muayene, ilk teşhis konuluyor. Biz daha çok hastalılarla ilgili, enfeksiyon hastalıklarıyla ilgili bilgilendirme yapıyoruz. Herkesin bu konuda çok dikkatli olması ve hijyen kurallarına dikkat etmesi gerekiyor. Diş hekimliği çok dikkatli çalışılması, sterilizasyona, dezenfeksiyona çok dikkat edilmesi gereken alanlardan birisi. Biz de fakültemiz hastanesinde buna harfiyen uyuyoruz ve çok iyi bir hizmet vermeye çalışıyoruz’’ değerlendirmelerinde bulundu.

  • Ege Üniversitesi’nden öğrencilere aşure ikramı

    Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, öğrencilere ve üniversite çalışanlarına aşure ikram etti.

    Ege Üniversitesi Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından yeni eğitim döneminde ders başı yapan öğrencilere Muharrem Ayı nedeniyle aşure ikram edildi. Birlik ve dayanışmanın sembollerinden olan aşure ikramına katılan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak öğrencilere aşure dağıttı. Kampüsün 1 No’lu yemekhane önünde gerçekleşen ikrama, öğrenciler büyük ilgi gösterdi.

    Aşurenin birlik ve dayanışmanın en güzel ve anlamlı örneklerinden birisi olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Eğitim için ailelerinden uzakta olan Ege Üniversitesi öğrencilerimize aşuremizi ikram ettik. Aşurenin bereketini birlikte paylaştık. Gençlerimizin etkinliğimize büyük ilgi göstermesi beni daha da mutlu etti. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

  • Bartın Üniversitesinden yeni öğrencilerine ‘Hoş Geldin” etkinliği

    Bartın Üniversitesi, 2018-2019 akademik yılında yeni kayıt yaptırarak ilk derslerine giren öğrencilerine ‘Uyum Etkinlikleri’ ile merhaba dedi.

    Bartın Üniversitesi tarafından yeni başlayan öğrencilerin üniversiteye ve çevreye uyum sağlamalarını kolaylaştırmak için ‘Uyum Etkinlikleri’ düzenlendi. Her gün farklı bir fakülte veya yüksekokulun öğrencilerine yönelik yapılan tanıtımlar, 10 gün boyunca devam etti. Ağdacı ve Kutlubey Kampüsü ile Ulus Yerleşkesindeki etkinliklerde üniversitenin yapısı ve olanakları anlatılarak, şehir hakkında bilgiler verildi.

    Akademik personel tarafından öğrencilerin eğitim-öğretim stratejileri hakkında bilgilendirildiği uyum etkinliklerinde, Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı, Uluslararası Öğrenci Ofisi ile Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi yetkilileri tarafından da sunumlar yapıldı.

    “Öğrencilerimize geleceğimiz için yol arkadaşlığı yapacağız”

    Uyum etkinliklerine katılan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, 2018-2019 akademik yılının hayırlı olmasını dileyerek, “Bir öğretim kurumu olarak en temel önceliğimiz, daima öğrencilerimizdir. Güçlü akademik kadromuz, sürdürülen bütün eğitim ve öğrenim faaliyetlerinde her zaman öğrencilerimizin yanında olacaktır. Sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerle de öğrencilerimizin gelişimi öncelenecektir. Büyük bir ailenin üyesi olan öğrencilerimiz, başarı çıtamızı daha da yukarılara taşıyarak, ülkemizi daha müreffeh bir geleceğe taşımamızda bize yol arkadaşlığı yapacaktır” diye konuştu.

    “Her türlü potansiyeli bölge ve ülkemizin hizmetine sunma gayretindeyiz”

    Öğrencilere sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif gelişim imkanları sunarak onların nitelikli bireyler olarak yetişmelerini sağlamayı gaye edindiklerini de kaydeden Rektör Uzun, “Üniversitemiz, öğrencilerinin nitelikli bireyler olmalarını sağlamaya gayret edinirken ulusal ve uluslararası düzeyde tercih edilen saygın bir üniversite olmayı da kendine hedef edinmiştir. Bu bağlamda, bölgemizin sahip olduğu zenginlikleri, bilimsel proje ve Ar-Ge çalışmalarıyla katma değere dönüştürmek vazgeçilmez amaçlarımızın başında gelmektedir. Halkımızla uyum içinde, sahip olduğumuz her türlü potansiyeli bölge ve ülkemizin hizmetine sunmak için gayreti gösterecek azim ve kararlıktayız. Bu bağlamda, üniversitemizin şehrimiz ve bölgemizin her alanda etkili kurumu olmasını; nitelikli akademik personelimizin üniversitemizin üstün fiziki alt yapısını da kullanarak her açıdan yetişmiş mezunlar vermesini; üniversitemizin gelişimini iç ve dış paydaşlarımızla iyi ilişkiler kurarak geliştirmesini hedeflemekteyiz” ifadelerini kullandı.

    “Söz sahibi gençler yetiştirmeyi hedefliyoruz”

    Rektör Uzun öğrencilere geleceğe dair hedefleri olması noktasında öneriler de vererek “Üniversitemizde; 8 fakülte, 2 Yüksekokul, 3 Meslek Yüksekokulu ve 3 Enstitü ile 4 farklı yerleşkede öğrencilerimize en iyi eğitimi-öğretimi vermek için gayret gösteriyoruz. Fiziki olarak her geçen gün olanaklarımızı artırırken, bilimsel anlamda üreten bir Üniversite hedefiyle söz sahibi gençler yetiştirmeye gayret gösteriyoruz. Öğrencilerimize ERASMUS, MEVLANA VE FARABİ programları kapsamında yurt dışı ve yurt içinde anlaşmalı üniversitelerde eğitimlerinin bir bölümünü görme fırsatını sunuyoruz. Ayrıca öğrencilerimize yüksek lisans ve doktora programlarını da şimdiden düşünmelerini öneriyoruz” şeklinde konuştu.