Etiket: Üniversitesi

  • Bartın Üniversitesi “2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni” gerçekleştirildi

    Bartın Üniversitesi “2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni” gerçekleştirildi

    Bartın Üniversitesi 2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni pandemi dolayısıyla alınan önlemlerle birlikte çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu akademik yıl açılış töreninde Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin tarafından “Yükseköğretimde Kalite Standartları” konulu açılış dersi verildi.

    Geçtiğimiz akademik yılda Türkiye’nin en başarılı üniversiteleri arasında yerini alan Bartın Üniversitesi’nin 2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Tören Bartın Üniversitesi web sayfası ve sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı.

    “Sorun küresel, mücadele ulusal”

    Akademik yılın açılış konuşmasını yapan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun zorlu günleri birlikte aşıp, başaracaklarını kaydederek “Bizimle yol arkadaşlığı yapan tüm öğrencilerimizle birlikte akademik ve idari insan kaynağımızın tüm bileşenlerine de yeni akademik yılın hayırlı olmasını diliyorum. Bir yandan ‘Sorun küresel, mücadele ulusal’ diyerek devletimizle birlikte salgına karşı önemli bir mücadele ortaya koyarken diğer yandan ‘Her anını birbirimizden öğrenerek’ sürdürdüğümüz eğitim-öğretim faaliyetlerimize devam ediyoruz. İnanıyorum ki bu zorlu günleri birlikte aşacak ve birlikte başaracağız” dedi.

    “Tüm imkânlarımızla çalışmaya devam ediyoruz”

    Rektör Uzun, Bartın Üniversitesi ailesinin her geçen daha da büyüdüğüne dikkat çekerek “Üniversitemiz 9 fakülte, 3 meslek yüksekokulu, 1 yüksekokul ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile Araştırma ve Uygulama Merkezlerinde gerçekleştirdiği faaliyetlerle bölgemizden başlayarak ülkemizin yükseköğretim alanına katkı sunmaktadır. 617 akademik ve 419 idari insan kaynağımızla 81 ilden ve 64 farklı ülkeden Bartın’a gelerek bizleri tercih eden 18 bini aşkın öğrencimizi geleceğe hazırlamaktayız. Ülkemizin muasır medeniyetler üzerine çıkmasında en büyük görevin üniversitelere düştüğünün bilinciyle bu yolda tüm imkânlarımızla çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

    “Başarılarla dolu bir akademik yılı daha geride bıraktık”

    Bartın Üniversitesi’nin her alanda sürdürülebilir bir yükseliş kaydettiğini de ifade eden Rektör Uzun, konuşmasına şöyle devam etti:

    “İki günü aynı geçirmemek adına gayret gösteriyoruz. Sürekli iyileşme anlayışıyla büyüyor, gelişiyor ve yeni tecrübeleri dağarcığımıza ekleyerek geleceğe kararlı adımlarla yürüyoruz. Bu heyecanla geride bıraktığımız yıla birçok başarıyı sığdırmayı başardık. URAP 2020-2021 akademik yılı performanslarının değerlendirildiği üniversiteler Türkiye sıralamasında Üniversitemiz, 166 üniversitenin değerlendirildiği makale puan sıralamasında 39’uncu oldu ve 30 basamak birden yükselmeyi başardık. Dünyada yer alan yükseköğretim kurumlarını boyut, görünürlük, açıklık ve mükemmeliyet göstergeleri üzerinden değerlendiren Webometrics Dünya Üniversite Sıralamalarında ise 2017’den itibaren 3 yılı kapsayan değerlendirmede 3 bin 879 basamak birden yükselmeyi başardık. SCImago Kurumlar Sıralamasında ise bu yıl ilk defa sıralanmaya değer bulunduk. Üniversitemiz, sıralanan 3 bin 897 yükseköğretim kurumu arasından Amerika, Rusya ve Çekya gibi ülkelerden 12 üniversite ile birlikte 605’inci sırayı paylaştı. Araştırma performansında ise 389’uncu sırada yer aldık. Oluşturmaya gayret gösterdiğimiz ekosistemin bir sonucu olarak Üniversitemiz, TÜBİTAK 1001 desteklerinde kabul edilen 3 projesi ile üst sıralarda yer aldı. İhtisaslaşan üniversiteler arasında ilk sırada yer alan Üniversitemiz, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler arasında 2’nci ve tüm üniversiteler arasında ise 16’ncı oldu. Bir başarı haberi ise ABD’den Dünya’nın en saygın üniversitelerinden birinden geldi. Stanford Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde ABD ve Hollandalı bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yapılan çalışmayla oluşturulan ‘‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’’ listesine 2 öğretim üyemiz girmeyi başardı.”

    “Salgınla mücadelemize önemli katkılar sunduk”

    Küresel bir sorun haline gelen Koronavirüs salgınına karşı verilen bilimsel mücadelenin önemine değinen Rektör Uzun, Bartın Üniversitesi’nin tüm bileşenlerinin pandemiyle mücadeleye katkı sunmaya gayret gösterdiklerini söyledi.

    Rektör Uzun, “Ülkemizde, Cumhurbaşkanlığımız bünyesinde Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tavsiyeleri doğrultusunda Koronavirüs pandemisinin önlenmesine yönelik ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Bu doğrultuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Yükseköğretim Kurulumuz ile birlikte TÜBİTAK’ın da destekleri ve koordinasyonunda üniversitelerimiz çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmaların ilkinde Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile birlikte Covid-19 tanı kitinde kullanılan enzimlerin yerli olarak üretilmesi sağlanmıştı. Yeni proje kapsamında ise öğretim elemanlarımız Covid-19 için üretilecek ilaçların klinik deneylerinde kullanılacak enzimi yerli olarak üretmeyi başardılar” şeklinde konuştu.

    “Öğrencilerimizle gurur duyuyoruz”

    Bartın Üniversitesi öğrencilerine teşekkür ederek konuşmasına devam eden Rektör Uzun, “Öğrencilerimiz de aldıkları başarılarla bizleri gururlandırmaya devam ediyor. Üniversitemizin ilk elektrikli otomobilini ile insansız hava aracını üreten ve yerli imkânlarla roket tasarlayan öğrencilerimiz TÜBİTAK 2209-A Öğrenci Projeleri 2020 – 1. Çağrı Döneminde 99 üniversite arasında kabul edilen 27 projesiyle ikinci oldu. Milli sporcularımız da bu süreçte üniversitemizi en iyi şekilde temsil ettiler. Aldıkları derecelerle göğsümüzü kabarttılar. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından geçtiğimiz yıl yapılan üniversitelerarası genel madalya sıralamasında 57 madalyayla Türkiye birincisi olan Üniversitemiz, uluslararası müsabakalarda alınan madalyalarla da kamuoyunun ilgisini çekmeyi başardı” dedi.

    “Bölgemizden başlayarak ülkemizin kalkınmasına değer katıyoruz”

    Rektör Uzun, Bartın Üniversitesi’nin büyük bir kararlılıkla “Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları” ihtisaslaşma alanına yönelik çalışmalar yaptığını belirterek “Geçtiğimiz yılın belki de en önemli gelişmesi ‘Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları’ alanında Üniversitemizin ihtisaslaşması olmuştur. Yükseköğretim Kurulu tarafından ‘Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi’ kapsamında ihtisaslaşmaya hak kazanan Üniversitemiz, geleceği gören ve stratejilerini hayata geçiren bir üniversite olarak öne çıkmaya devam edecektir. Bir sonucun değil başlangıcın temsili olan ihtisaslaşma başvurumuzun kabul edilmesi ile artık daha fazla çalışacak ve bölgemizin kalkınmasına değer katmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle, Yeni YÖK vizyonuyla tüm yükseköğretim kurumlarımızda olduğu gibi bizleri de kalite eksenli yolculuğumuzda daima destekleyen YÖK Başkanımız Yekta Saraç’a ve YÖK üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Bartın Üniversitesi kurumsal kimliğini her geçen gün daha iyiye ulaşmasını sağlayan, bu doğrultuda fedakârca çalışan tüm çalışma arkadaşlarıma, bizlere her zaman destek olan Bartın Valimiz Sayın Sinan Güner’e ve şahsında kamu kurum ve kuruluşlarımızın tüm yöneticilerimize ile özel sektör temsilcilerimize teşekkür ediyorum” şeklinde ifadelere yer verdi.

    ” Yükseköğretimde Kalite Standartları

    Açılış konuşmasının ardından Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin tarafından “Yükseköğretimde Kalite Standartları” adlı açılış dersi verildi.

    TSE’nin 16 Ekim 1954 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde kurulduğunu ifade eden Şahin, “TSE olarak ülkemizin rekabet gücünü arttırmak, ulusal ve uluslararası düzeyde ticaretini kolaylaştırmak ve toplumun yaşam düzeyini yükseltmek için; standardizasyon, uygunluk değerlendirme, deney ve kalibrasyon faaliyetlerini tarafsız, bağımsız, etkin ve güvenilir olarak sağlamayı hedeflemekte ve bu yönde çalışmaktayız” dedi.

    “Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Standardını geliştirdik”

    TSE olarak TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Standardı’nı geliştirdiklerinin de altını çizen Şahin, “Değişme ihtiyacı hissedilen hijyen ve sanitasyon alanında uluslararası uygulaması olan bir yönetim sistemi standardı yaklaşık 3 yıl öncesine kadar bulunmamaktaydı. Bu ihtiyaca binaen TSE, insan sağlığını doğrudan etkileyen ürün/hizmet üreten kuruluşlarda, hijyen ve sanitasyon uygulamalarını bir sistem dahilinde yönetmek üzere TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Standardı’nı geliştirdi. Standart, 2018 yılı Ocak ayında milli standart olarak yayımlandı. Akabinde Entitümüz, bu alanda eğitim ve belgelendirme faaliyetlerine başladı. TSE bu alanda öncü yaklaşımı ile pandemiden çok önce bir ilke imza atmış bulunmaktadır” diye konuştu.

    “COVID-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzunu hazırladık”

    Şahin, Covid-19 salgınına yönelik çalışmalardan da bahsederek “Toplum sağlığını korumak amacıyla hazırladığımız TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Standardı tecrübemiz ile Enstitümüzün misyonu gereği; sanayi altyapımızın, üretim gücümüzün salgın sürecinde de devam edebilmesi için de çalışma yürüttük. İhracatımızın bel kemiğini oluşturan sanayi sektöründe üretimin aksamaması için COVID-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzunu hazırladık ve yayımladık. Bu kılavuzu hazırlarken en büyük önceliğimiz, yani kırmızı çizgimiz çalışanların sağlığını korumak oldu. İlgi ve takdir gören, olumlu geri dönüşler aldığımız kılavuza yeni çalışma alanları ekleyerek; hizmet sektörü, AVM’ler, eğitim kurumları gibi sektörlere yönelik de kılavuzlar hazırlayarak belgelendirme modeli başlattık” diye konuştu.

    “Bartın Üniversitesi HSYS Belgesi alan 2 devlet üniversitesinden biri oldu”

    Açılış dersinin sonunda Bartın Üniversitesi’nin Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Belgesi’ni almaya hak kazandığını açıklayan Şahin, Bartın Üniversitesi’nde salgın ile mücadele kapsamında yapılan çalışmaların önemine değindi.

    Bartın Üniversitesi’nin örnek bir hassasiyet sergilediğini de vurgulayan Şahin, “Bartın Üniversitesi bugün, TS 13811:2018 Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistemi Belgesi ile toplum sağlığı açısından gerekli hijyen ve sanitasyon şartlarına uygun hizmet sunduğunu belgeliyor. Üniversitemiz sürdürülebilir kılacağına dair beyanda bulunuyor. Bartın Üniversitesinin toplum sağlığına göstermiş olduğu duyarlılığın tüm üniversitelerimize örnek olacağına inanıyorum. Böylece Bartın Üniversitesi Aksaray Üniversitesi ile birlikte bu belgeyi almaya hak kazanan 2 devlet üniversitesinden biri olmuştur. Ayrıca KTO Karatay Vakıf Üniversitesi de bu belgeye sahiptir” ifadelerini kullandı.

    Bartın Üniversitesi ailesi büyüyor

    Bartın Üniversitesi 2020-2021 Akademik Yıl Açılış Töreni kapsamında geçtiğimiz yıl öğretim üyesi kadrolarına atananların isimleri de açıklandı. 2019-2020 Akademik Yılında Bartın Üniversitesi’ne ikisi profesör, 34’ü doçent ve 36’sı Doktor Öğretim Üyesinden oluşan 72 öğretim üyesinin atamasının yapıldığı bildirildi.

    Bartın Üniversitesi’nin kurumsal sosyal medya hesaplarından da canlı olarak yayınlanan etkinlik yoğun ilgi gördü.

  • Atatürk Üniversitesi bir dünya sıralamasına daha adını yazdırdı

    Atatürk Üniversitesi bir dünya sıralamasına daha adını yazdırdı

    2010 yılından bu yana dünya çapındaki yükseköğretim kurumlarının performanslarını değerlendiren Round University Ranking (RUR) sıralama kuruluşu, Clarivate Analytics ile ortaklaşa olarak Alan Bazında Dünya Üniversite Sıralamasını yayınlamaya devam ediyor.

    Dünyanın önde gelen üniversitelerinin değerlendirildiği RUR 2020 sıralamasına göre iki alanda ilk defa listeye girmeyi başaran Atatürk Üniversitesi; Tıp Bilimleri alanında Dünya’da 539’uncu, Türkiye’den ise sıralamaya giren devlet üniversiteleri arasında 7. olurken, Yaşam Bilimleri alanında Türkiye’den sıralamaya giren devlet üniversiteleri arasında 8. olarak dünya listesinde 536. sırada yer aldı.

    Araştırma üniversiteleri arasına ismini yazdırmak için sürekli çalışan Atatürk Üniversitesinin, bu yolda emin adımlarla ilerlediğini aktaran Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, üniversitenin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak adına yoğun gayret gösterdiklerini dile getirdi.

    “Uluslararasılaşmaya Gereken Önemi Vermeye Devam Edeceğiz”

    Uluslararası pek çok istatistik kurumunun açıkladığı dünya üniversiteleri sıralamalarında Atatürk Üniversitesi olarak yer aldıklarını belirten Rektör Çomaklı: “Dünya üniversite sıralamalarında daha üst sıralara yükselmek, öğrencileri ve diğer kültürleri anlamak ve onlarla anlaşmak konusunda daha başarılı hale gelmek, uluslararası proje kabulü, yurt dışı üniversitelerden araştırmacı olarak kabul alma, ortak yayın yapma ve atıflarda artış gibi konularda daha iyi olabilmek için uluslararasılaşmaya gereken önemi vermeye devam edeceğiz” dedi.

    Göreve geldikleri günden itibaren üniversitenin etkinliğini her alanda artırmayı hedeflediklerini aktaran Çomaklı: “Üniversite mensuplarımızın üstün gayretleri, yurt içi ve yurt dışında yapılan üniversite değerlendirme indeksleri açıklandıkça kazanılan başarılar ile taçlanıyor. Yeni YÖK vizyonu doğrultusunda yürütmüş olduğumuz Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi çerçevesinde üniversitemizde; eğitim, öğretim ve bilimsel araştırma adına huzurlu ve güvenli bir bilim ortamı inşa ettik. Bilim üreten, araştırma geliştirme yapan, model bir Atatürk Üniversitesi iklimi oluşturduk. Atılan bu adımlar doğrultusunda ülke yükseköğretimine katkı sunmak için çalışan ve Atatürk Üniversitesi ismini layık olduğu yere yazdırmak için gayret gösteren tüm mensuplarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

    RUR, 2010 Yılından Bu Yana Üniversitelerin Başarılarını Değerlendiriyor

    Üniversitelerin etkinliğini değerlendiren bir dünya üniversite sıralaması olan Rusya merkezli Round University Ranking (RUR), Clarivate Analytics ile ortaklaşa olarak üniversitelerin performansları dört temel alanda (öğretim, araştırma, uluslararası çeşitlilik, finansal sürdürülebilirlik) 20 gösterge ile 2010 yılından itibaren 85 ülkeden dünyanın önde gelen üniversitelerini değerlendiriyor.

  • OMÜ dünyanın en iyi 522. üniversitesi

    OMÜ dünyanın en iyi 522. üniversitesi

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), son yıllarda araştırma geliştirme (AR-GE) ve proje odaklı çalışmalara, yenilikçiliğe, girişimciliğe, kalite sistemine ve üniversite-sanayi iş birliğine verdiği önemin karşılığını almaya devam ediyor.

    OMÜ, Dünyanın saygın rating kuruluşlarından Times Higher Education (THE) “Dünyanın En İyi Üniversiteleri” sıralamasında 1001+ yerini pekiştirirken yine aynı kuruluşun yaptığı ve önceki açıklanan “2021 Dünya Alan Sıralamaları” değerlendirmesinde 522. sırayı aldı.

    Dünyadaki üniversiteleri çeşitli verilere dayanarak farklı kategorilerde derecelendiren İngiliz sıralama kuruluşu THE; 11 alanı (Sanat ve Beşeri Bilimler, İşletme ve İktisat, Klinik ve Sağlık, Bilgisayar Bilimi, Eğitim, Mühendislik, Hukuk, Fen Bilimleri, Yaşam Bilimleri, Psikoloji, ve Sosyal Bilimler) kapsayan ve dünyada belirli alanlarda eğitim alınabilecek en iyi üniversitelere genel bir bakış sunan Dünya Alan Sıralamaları 2021 sonuçlarını açıkladı. Bu yılın sıralamalarında en az bir alanda derece yapan üniversite sayısı rekor bir seviyeye ulaşarak 1512 olurken bu üniversitelerin 522’sini ilk defa derece alan üniversiteler oluşturdu.

    OMÜ, 2019 ve 2020 yıllarında gösterdiği başarısıyla yeniden sıralamaya girmeyi başardı: Klinik ve sağlık kategorisinde 601+, Eğitim kategorisinde 501+, Mühendislik kategorisinde 1001+, Yaşam bilimleri kategorisinde 801+, Fen bilimleri kategorisinde 1001+

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eylül ayında açıklanan Times Higher Education (THE) “2021 Dünya Üniversiteler Sıralaması”nda 2018-2020 yıllarında olduğu gibi 1001+ grubunda yer almayı başarmıştı.

  • Atatürk Üniversitesi Senatosundan kınama mesajı

    Atatürk Üniversitesi Senatosundan kınama mesajı

    Atatürk Üniversitesi Senatosu, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) yönelik kin ve nefret dolu söylemlere karşı kınama mesajı yayımladı.

    Alınan kararda şu ifadelere yer verildi: “2005 yılında Danimarka’da Jyllands-Posten adlı gazetenin yayımladığı çirkin karikatürlerle batı dünyasında fitili ateşlenen ve Hazreti Peygamberimize hakaret içeren söylem, son günlerde, İslam’ı “krizde olan bir din”, Fransa’daki Müslümanları da ayrılıkçı fikirleri savunmakla suçlayarak İslâm dinini hedef gösteren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından tekrar gündeme getirilmiş ve Müslüman dünya rencide edilmiştir.

    İfade özgürlüğü kisvesi altında Charlie Hebdo Dergisi’nde Hz. Muhammed’e (s.a.v.) yönelik hakaret içerikli karikatürler yayınlanmış, Macron’un bu tür karikatürleri yayınlamaktan geri durmayacaklarını açıklamasının ardından söz konusu çirkin karikatürler ülkedeki bazı kamu binalarına yansıtılmıştır.

    Kutsal değer tanımayan, ifade özgürlüğü adı altında sistematik olarak İslamiyet’e saldıran, Müslümanları hedef alan paylaşımlarıyla sıkça gündeme gelen Charlie Hebdo Dergisi yayınladığı karikatürle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına da ahlâksızca saldırmıştır.

    Macron ve benzerlerinin, Kur’an’ın tebliğcisi, uygulayıcısı ve en güzel örneği olması hasebiyle Müslümanların birliğini ve dirliğini temsil eden Hz. Peygamber’i, sadece gayri Müslimlerin değil, Müslümanların da gözünde küçük düşürmek suretiyle onu Müslümanların yaşamlarından çekip alma ve bu şekilde tıpkı Yahudilik, Hristiyanlık ve diğer dinlerde olduğu gibi somut örneksiz bir din algısı oluşturma gayreti içinde oldukları görülmektedir.

    Macron’un açık bir provokasyonu olan “İslâm krizde” açıklaması ve “İslâm’ın yapılandırılmasından” bahsetmesi, saygısızlıktan öte, açıkça hadsizlik ve edepsizliktir. Anlamı barış olan yüce dinimizi aydınlatma bahanesiyle yanlış ve çarpık yaklaşımlara konu etmek Fransa’nın haddi değildir.

    Bu tür saldırıların Sevgili Peygamberimizin mesajını daha iyi anlamak, tüm dünyaya anlatmak ve onun rehberliğinde birlik olmak hususunda bizleri daha fazla güçlendireceği bir gerçektir.

    Semavi kitaplar ve ilahi peygamberler tüm insanlığın ortak değerleridir ve insanlığın cehalet ve karanlıktan kurtulup ileri seviyede medeniyet tesis etmelerinde en etkin role sahiptir. Bu bakımdan semavi kitaplar ve ilahi peygamberler mukaddestir ve tüm milletler nezdinde büyük bir saygınlığa sahiptir.

    Tüm dünyada semavi dinlerin mensuplarının barışçıl bir ortamda karşılıklı saygı içerisinde yaşaması gerekirken ne yazık ki batılı devletlerin komplo projeleri çerçevesinde bu barışçıl ortam kundaklanmakta ve dinler arası düşmanlık tohumları ekilmektedir.

    Müslümanların duygularına, İslam Dininin mukaddesatına, hassaten Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) şahsının temsil ettiği dinî sembollere ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan bu sistematik hakaret ve saldırıları şiddetle kınıyor; inancımızın bize sunduğu engin hoşgörü ile tüm dinlerin barışçıl bir ortamda saygı içinde bir arada yaşamaları gerektiğine olan inancımızı ifade etmek istiyoruz.

    Macron’un ve onunla aynı zihniyeti taşıyanların bu kısır, provokatif, çirkin ve nefret tohumları saçan politikalarını hak etmediğini düşündüğümüz sağduyulu Avrupalıları, aydınlık bir gelecek için bu tehlikeli gidişe karşı inisiyatif geliştirmeye davet ediyor, Fransa’ya da İslam’ı hedef alan ve dünya genelinde bir buçuk milyardan fazla Müslümanın duygularını inciten ayrımcı politikalarını gözden geçirme çağrısında bulunuyoruz.

    Nereden gelirse gelsin dinimize, kültürümüze, milletimize ve devletimize yönelik iğrenç saldırılar karşısında asla sessiz kalmayacağımızın bilinmesini istiyoruz.”

  • Mersin Üniversitesi, Türkiye’deki en iyi 13’üncü üniversite oldu

    Mersin Üniversitesi, Türkiye’deki en iyi 13’üncü üniversite oldu

    MERSİN (İHA) – Mersin Üniversitesi (MEÜ), U.S. News & World Report tarafından her yıl düzenli olarak yayınlanan en iyi üniversiteler sıralamasında, ‘Türkiye’deki En İyi Küresel Üniversiteler’ listesinde 13’üncü sırada yer alarak, büyük bir başarıya imza attı.

    MEÜ’den yapılan açıklamaya göre, U.S. News & World Report tarafından her yıl düzenli olarak yayınlanan en iyi üniversiteler sıralaması yayınlandı. Raporda, 7 yıldır düzenli olarak yayınlanan sıralamanın, küresel ve yerel araştırma projeleri, uluslararası iş birlikleri, yayınlar, akademisyenlerin yayınlarıyla aldıkları atıflar gibi kriterlere göre gerçekleştirildiği açıklandı.

    Dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda üniversitenin dahil edildiği sıralama sonuçlarında Türkiye’deki üniversiteler de belirlenen kriterlere göre puanlandı. ‘Türkiye’deki En İyi Küresel Üniversiteler’ (Best Global Universities On Turkey) başlıklı sıralamada Mersin Üniversitesi 39,1 puanla 13’üncü sırada yer almayı başardı.

    Mersin Üniversitesi, ’Best Global Universities’ başlıklı genel sıralamadaysa tüm dünya üniversiteleri arasında ise 895’inci sırada yer aldı.