Etiket: Üniversitesi

  • Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarına iki büyük ödül

    Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarına iki büyük ödül

    Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik ve Sahne Sanatları Lisesi 10. sınıfta okuyan, Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı öğretim üyesi Prof. Gülen Ege Serter’in öğrencisi Yağmur Tuna, International Music and Stars Awards yarışmasının Violin D kategorisinde ‘Gold Star’ ödülünün sahibi oldu. Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Gülen Ege Serter ise, yarışmanın ’Best Teacher Awards-En İyi Keman Öğretmeni Ödülü’nü alan eğitmenler arasında yer aldı.

    Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen International Music and Stars Awards yarışmasına dünyanın pek çok yerinden katılan önemli sanatçılar, jüri üyesi olarak değerlendirme yaptılar. Yağmur Tuna, daha önce Rusya’da birincilik ödülü, Emuse Yarışması’nda üçüncülük ve jüri özel ödülü, İspanya’da üçüncülük ödülü ve Enkor Müzik Yarışması’nda üçüncülük ödülü alarak henüz lise öğreniminde olmasına rağmen eğitiminin başından beri uluslararası pek çok başarı elde etti. Moskova Çaykovsky Konservatuvarı Merkez Müzik Okulu sınavlarını kazanan Tuna, önümüzdeki yıl eğitimini Rusya’da sürdürmeyi planlıyor.

  • Bartın Üniversitesi Dünya’da en yeşil kampüse sahip üniversiteler arasında

    Bartın Üniversitesi Dünya’da en yeşil kampüse sahip üniversiteler arasında

    Bartın Üniversitesi, yükseköğretim kurumlarını çevreye duyarlılık ve sürdürülebilirlik alanlarında değerlendiren Green Metric (Yeşil Ölçüm) sıralamasında Türkiye’nin en iyi 11’inci, Dünya’nın 269’uncu yeşil kampüsü oldu.

    Sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konusunda uluslararası bir platform olan Green Metric (Yeşil Ölçüm) Dünya Üniversiteler Sıralaması açıklandı. “Yeşil Üniversiteler 2020” sıralamasında Dünya genelinde 912 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamaya Türkiye’den 56 üniversite yer aldı. ‘Sürdürülebilir Yeşil Kampüs’ çalışmaları kapsamında birçok alanda önemli çalışmaların yapıldığı Bartın Üniversitesi, Türkiye’nin en iyi 11’inci yeşil kampüsü olurken Dünya’da ise 79 basamak birden yükselerek 269’uncu sıraya yerleşti. Bartın Üniversitesi, Green Metric’in geçtiğimiz yıl yaptığı “Yeşil Üniversiteler 2019” sıralamasında Türkiye’deki 43 üniversite arasından 16’ncı, Dünya’daki 780 üniversite arasından ise 348’inci sırada yer almıştı. Bartın Üniversitesi bir önceki yıla göre hem Dünya genelinde hem de Türkiye genelinde sıralamada yer verilen üniversite sayısı artmış olmasına rağmen sıralamadaki yerini yükseltmeyi başardı.

    “Daha yeşil, çevreci ve sürdürülebilir bir kampüs hayatı hedefliyoruz”

    ‘Sürdürülebilir Yeşil Kampüs’ çalışmaları kapsamında birçok yeniliği hayata geçirdiklerini belirten Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, doğaya saygılı, sürdürülebilir ve enerji tasarrufu konularını göz önünde bulundurularak önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

    Rektör Uzun, “Yaklaşık 3 yıl önce uygulamaya başladığımız ‘Sürdürülebilir Yeşil Kampüs’ çalışmalarımız devam ediyor. Öğrencilerimize ve gelecek nesillere daha yeşil ve daha yaşanabilir alanlar bırakmayı hedefliyoruz. Üniversitemizde bir yandan sürdürülebilir bir gelecek adına bilimsel çalışmalar yapılırken; diğer yandan da yaşam kalitesi yüksek ve doğa dostu yerleşkeleri ile tüm topluma örnek olmaya gayret gösterilmektedir. Bu doğrultuda tüm dünyadan saygın üniversitelerin katıldığı, sürdürülebilirlikle ilgili konulara dikkat çeken ve çevre bilinci konusunda küresel farkındalık oluşturan Green Metric sıralamasında üst sıralarda yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Muhteşem doğasıyla ülkemizin nadide şehirlerinden biri olan Bartın’da üniversitemiz bu kapsamdaki çalışmalarına ara vermeden devam etmektedir” dedi.

    “Yağmur sularının biriktiği doğal bir gölet oluşturduk”

    Kutlubey Kampüsü’nde yağmur sularını biriktirerek doğal bir gölet oluşturduklarını aktaran Rektör Uzun, “Sürdürülebilir peyzaj uygulamalarımız kapsamında kampüslerimizi daha iyi hale getirmek, doğanın güzellikleri arasında bir yaşam alanı oluşturmak ve biyolojik çeşitliliği arttırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda yağmur sularının biriktiği doğal bir gölet oluşturduk. Bu göletimiz kampüsümüze kattığı güzelliğin yanı sıra çim alanlarımızın ve ağaçlarımızın sulanmasında da kullanılıyor. Böylece bir yandan tasarruf sağlarken diğer yandan da ekolojik dengeyi korumuş oluyoruz” diye konuştu.

    “Geleceğe nefes olmaya devam ediyoruz”

    Rektör Uzun, ‘Milli Ağaçlandırma Günü’ ve ‘Geleceğe Nefes’ seferberliği kapsamında yüzlerce kişinin katılımıyla Kutlubey Yerleşkesinde 4 bine yakın fidan dikildiğini de hatırlatarak “Yeşilin her tonuyla toprağa hayat, öğrencilerimize nefes olacak yeşil kampüs çalışmalarımız kapsamında çalışmalarımıza hız kazandırdık. Bu kapsamda Kutlubey Yerleşkesine kazandırılan 110 bin metre kare yeşil alanı farklı niteliklerde yetişkin 361 ağaçla süsledik ve süslemeye de devam ediyoruz. Ayrıca ‘Geleceğe Nefes’ seferberliği çerçevesinde Bartın’da dikilen 5 bin 48 fidandan 3 bin 925’i Kutlubey Yerleşkemizde toprakla buluşturuldu. Bu noktada Üniversitemize gösterdikleri yakın ilgi ve desteklerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanımız Doktor Sayın Bekir Pakdemirli’ye ve ihtiyacımız olduğu her anda yanımızda olarak bizlere destek veren Bartın Valimiz Sayın Sinan Güner’e ile kamu kurum ve kuruluşlardan tüm temsilcilerimize teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

    “Sıfır Atık Projesi ile geleceğe değer katıyoruz”

    Bartın Üniversitesi yerleşkelerinde uygulanmaya devam eden ‘Sıfır Atık Projesi’ de başarıyla sürdürüldüğünü de ifade eden Rektör Uzun, her yıl yüzlerce ağacın kesilmekten kurtarıldığını vurguladı.

    Rektör Uzun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen “Sıfır Atık Projesi”nin önemine de değinerek “Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kaynaklarımızı korumak, atıklarımızı kontrol altına almak, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla uygulamaya konulan projeyi oldukça önemli buluyorum. Bu kapsamda Bartın Üniversitesi’nin tüm bileşenleriyle bizler de büyük gayret gösteriyoruz. ‘Sıfır Atık Projesi’ni uygulamaya koyduğumuz 2018 Eylül ayından bu yana geçen sürede 39 ton kâğıt, 26 ton plastik, 9 ton cam, 1 ton metal ve 1 ton bitkisel yağ olmak üzere toplamda 76 ton değerlendirilebilir atık dönüşüme gönderildi. Böylece Üniversitemizin gayretleriyle 661 ağaç kesilmekten kurtarılırken, 1.088 metreküpün üzerinde su ve yaklaşık 310 bin kilowatt enerji tasarrufu sağlandı” dedi.

    “Üniversitemiz yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinde ilk 5’te”

    Bartın Üniversitesi’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Teknik Destek Projesi (YEVDES) kapsamında yapılan değerlendirmede ilk 5’te yer aldığını da kaydeden Rektör Uzun, “Yapılan değerlendirmelerde Üniversitemiz, yenilenebilir enerji (60 üniversite arasında) ve enerji verimliliği projelerinde (63 üniversite arasında) 94 puan alarak ilk 5’te yer almayı başardı” dedi.

    Rektör Uzun, Üniversite bünyesinde adeta bir seferberlik halinde enerji verimliliği konusunda büyük hassasiyet gösterildiğinin altını çizerek “Ülkemizin kalkınmasını her anlamda önceleyen Bartın Üniversitesi ailesi enerji talebindeki hızlı artışın bilincinde olarak, bulunduğu mekânlarda verimlilik ile birlikte tasarrufu önceliyor. Bu doğrultuda AB’nin kaynak verimliliği ilkeleri ışığında enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji uygulamalarını destekliyor, sera gazı salınımının azaltılmasını sağlamak için gayret gösteriyoruz. Ülkemizin enerji politikaları ve stratejileri çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızı yenilikçi teknolojilerle de birleştirerek sürdürülebilir bir gelişim hedefliyoruz” diye konuştu.

    Green Metric, Üniversite Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi, üniversite kampüslerindeki sürdürülebilirlik çabalarını dünya çapında değerlendiriyor ve karşılaştırmasını yapıyor. Değerlendirme platformu, Endonezya Üniversitesi tarafından 2010 yılında kuruldu ve her yıl katılımcı üniversitelerin derecelendirmesini yapıyor. Tüm dünyadan saygın üniversitelerin katıldığı, sürdürülebilirlikle ilgili konulara dikkat çeken ve çevre bilinci konusunda küresel farkındalık yaratmayı amaçlayan bir platform olan Green Metric, dünyadaki bütün yükseköğretim kurumlarının katılımına açık. Her yıl farklı ülkelerden pek çok üniversite Green Metric tarafından altyapı, enerji ve iklim değişikliği, atıklar, su kaynakları, ulaşım ve eğitim gibi alanlarda değerlendiriliyor, her değerlendirme alanı için puanlanıyor ve yükseköğretim kurumları bu değerlendirmelerden aldıkları toplam puanlara göre sıralanıyor.

  • Atatürk Üniversitesi yerli aşıda ilk safhayı tamamladı

    Atatürk Üniversitesi yerli aşıda ilk safhayı tamamladı

    Atatürk Üniversitesi, 2019 Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa bir süre içerisinde küresel bir pandemiye dönüşen Koronavirüs salgınına yönelik aşı çalışmalarına, Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğü bünyesinde devam ediyor.

    Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen Atatürk Üniversitesi Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğünün “COVİD-19’a Karşı İki Farklı Ekspresyon Sistemi Kullanılarak Aşı Geliştirilmesi” projesinin son gelişmelerini değerlendiren Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Atatürk Üniversitesi Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörü Prof. Dr. Selahattin Çelebi, dünya genelinde görülen pandemiyle ilgili yapılan 160 aşı çalışmasından 16’sının ülkemizde yürütüldüğünü belirterek, bu çalışmalardan bazılarının son aşamaya geldiğini söyledi.

    Aşı çalışmalarının üç aşamada gerçekleştirildiğini ifade eden Çelebi, süreç hakkında şu bilgileri aktardı: “Bu aşamalardan birincisi vücuda verilecek maddeyi hazırlamak, ikincisi bu maddenin deney hayvanlarında oluşturacağı cevabı saptamak ve bu cevabın ne kadar süreyle etkin olacağını anlamak, üçüncüsü ise maddeyi gönüllü insanlara vermek suretiyle cevabı ve bu cevabın etkinlik süresiyle birlikte oluşabilecek olumsuz durumları belirlemektir.”

    Birinci Aşama Başarıyla Tamamlandı
    “Birinci aşamada hazırlanan maddeye antijen denir. Antijen vücuda (neonotal dönemde) yabancıdır ve protein yapısındadır. Antijenin hazırlanmasında en önemli kısım invitro çalışmalardır. İnvitro, canlı ortamın dışında gerçekleştirilen teknik bir çalışmadır. Atatürk Üniversitesi Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğü olarak birinci aşama olan antijen hazırlama safhasını başarıyla tamamlamış bulunmaktayız. 2021’in ilk yarı yılında ise hayvan deneylerini tamamlamayı ve son faz olan gönüllü insan aşılamalarına geçmeyi planlıyoruz.”
    Küresel bir enfeksiyona neden olan Covid-19 pandemisine yönelik tedavi ve koruyucu aşı çalışmalarının birçok ülkede yapıldığını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, ülkemizde ilk vakanın görüldüğü günlerde Atatürk Üniversitesinde bir koordinatörlük oluşturularak aşı üretilmesi için gerekli araştırmaların başlatıldığını hatırlattı.

    Antijen, Rekombinant DNA Teknolojisiyle Hazır Hale Getirildi
    Atatürk Üniversitesinin önceki yıllarda aşı çalışmalarına yönelik bir birimi olmamasına rağmen bu konuda çalışacak bilim dalları ve öğretim elemanlarıyla yeterli birikime sahip olduğunu aktaran Rektör Çomaklı şunları söyledi: “Aşı koordinatörlüğü bünyesinde araştırmalar; Üniversitemiz Tıp, Fen, Eczacılık ve Veteriner Hekimliği Fakültelerinden öğretim elemanları ve Sağlık Bakanlığından konuyla ilgili uzmanlar tarafından yürütülmektedir.”

    Araştırmalar kapsamında Aşı Koordinatörlüğü tarafından Covid-19 aşısıyla ilgili hazırlanan projenin, Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini yürüten TÜSEB tarafından kabul edildiğini ve desteklendiğini belirten Rektör Çomaklı, “Üç aşamada gerçekleştirilen aşı çalışmalarının invitro olarak adlandırılan birinci aşaması tamamlanmış ve antijen hayvan deneylerinde kullanılmak üzere hazır hale getirilmiştir. Bu vesileyle, antijen hazırlanması sürecinde yer alan Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğü üyelerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

  • Bartın Üniversitesi, URAP’ın Dünya Üniversiteleri Listesine girmeyi başardı

    Bartın Üniversitesi, URAP’ın Dünya Üniversiteleri Listesine girmeyi başardı

    Bartın Üniversitesi, ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yapılan University Ranking By Academic Performance (URAP) 2020-21 Dünya Üniversiteleri Listesi’ne Türkiye’den giren 111 yükseköğretim kurumundan biri oldu ve 23 üniversiteyi gerisinde bıraktı.

    ODTÜ University Ranking By Academic Performance (URAP) 2020-21 Dünya Üniversiteleri Listesi açıklandı. Temelinde bilimsel üretkenlik ve akademik ürünlerin kalitesi olan URAP sıralamasında dünyadan 3 bin üniversite yer aldı. En yüksek puanı alan üniversitelerin sıralandığı listede Türkiye’den ise 111 yükseköğretim kurumu girmeyi başardı. URAP 2020-21 Dünya Üniversiteleri Listesi’ne girmeyi başaran Bartın Üniversitesi, listeye giren ülkemizdeki 23 üniversiteyi de gerisinde bıraktı. Bartın Üniversitesi yayımlanan listedeki Dünya Sıralamasında 2 bin 484’üncü sırada yer alırken Türkiye’deki üniversiteler arasından 88’inci oldu. Bartın Üniversitesi, URAP tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan 2020-21 Türkiye Üniversiteleri sıralamasında da önemli bir yükseliş kaydetmişti. Bu sıralamaya göre Bartın Üniversitesi, 166 üniversitenin değerlendirildiği makale puan sıralamasında 39’uncu oldu. Bir önceki yıla göre 30 basamak birden yükselen Bartın Üniversitesi, genel sıralamada 91’inci, devlet üniversiteleri genel sıralamasında ise 78’inci sıraya yükselme başarısı gösterdi.

    Uluslararası yayın sayısı 3 yılda 3 kata yakın bir artış gösterdi

    Devlet üniversitelerinin “Web Of Science” aracılığıyla uluslararası saygın indekslerde yapmış oldukları yayınlara ait göstergeler bağımsız bir haber portalında yayımlandı. Yapılan sıralamaya göre 2017 yılında 107 devlet üniversitesi arasında 69’uncu sırada, 2018 yılında 107 devlet üniversitesi arasında 44’üncü sırada yer alan Bartın Üniversitesi, 2019 yılında öğretim üyesi başına düşen yayın sıralamasında 108 üniversite arasından 24’üncü sıraya yerleşti. Yapılan sıralamaya göre 2017 yılında 125 uluslararası yayını bulunan Bartın Üniversitesi, 2018 yılında bu sayıyı 178’e, 2019 yılında ise 257’ye çıkarmayı başardı. Bartın Üniversitesi 2020’de ise daha yıl bitmeden 270 makale sayısına ulaşmayı başardı. Bartın Üniversitesi, Dünya’da yer alan yükseköğretim kurumlarını boyut, görünürlük, açıklık ve mükemmeliyet göstergeleri üzerinden değerlendiren Webometrics Dünya Üniversite Sıralamaları’nda ise 2017’den itibaren 3 yılı kapsayan değerlendirmede 3 bin 879 basamak birden yükselmeyi başardı. 2017 yılındaki sıralamada 7 bin 37’nci sırada yer alan Bartın Üniversitesi, 2020 Temmuz ayında açıklanan sıralamada ise 3 bin 879 basamak yükselerek dünya genelinde 3 bin 158’inci sırada yer aldı.

    İlk defa girilen sıralamada 605’inci sırada

    Bartın Üniversitesi, Webometrics’te gösterilen başarıyla birlikte araştırma performansı, yenilik girdileri ve webdeki görünürlük aracılığı ile sosyal etki faktörleri olmak üzere 3 gösterge grubunda dünya üniversitelerini sıralayan SCImago Kurumlar Sıralaması’nda (SIR) bu yıl ilk defa sıralamaya değer bulunan üniversiteler arasına girdi. SCImago sıralamasına hızlı bir giriş yapma başarısı gösteren Bartın Üniversitesi, sıralanan 3 bin 897 yükseköğretim kurumu arasından Amerika, Rusya ve Çekya gibi ülkelerden 12 üniversite ile birlikte 605’inci sırayı paylaştı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) ‘Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi’ kapsamında ‘Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları’ alanında ihtisaslaşmaya hak kazanan Bartın Üniversitesi’nde yapılan projelerde kamuoyunun ilgisini çekiyor. Bartın Üniversitesi öğretim elemanları tarafından dijitalleşme ve bölgesel kalkınma odağında hazırlanan 3 proje TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı (ARDEB) kapsamında desteklenmeye değer görüldü. Bir haber sitesi tarafından 2020 yılı 1. döneminde TÜBİTAK-1001 destekleri üzerinden yapılan araştırmaya göre Bartın Üniversitesi ihtisaslaşan üniversiteler arasında birinci, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler arasında 2’nci ve tüm üniversiteler arasında ise 16’ncı oldu.

    Bartın Üniversitesi sürdürülebilir yükseliş gösteriyor

    ABD’de bulunan Stanford Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde ABD ve Hollandalı bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yapılan çalışmayla oluşturulan ‘‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’’ listesi PLOS Biology dergisinde yayınlandı. Tüm bilim alanlarında 1996-2019 yılları arasında yayımlanmış makaleler arasında 5 ve daha fazla makalesi olan 7 milyona yakın bilim insanının listelendiği çalışmada Türkiye’den 196 bilim insanı yer aldı. Tüm bilim alanlarında dünyadaki en etkin 100 bin bilim insanının çalışmaları ve faaliyetlerinin ölçüldüğü çalışmada, Bartın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Osman Gençel ile Dr. Öğr. Üyesi Parham Taslimi de listeye girmeyi başardı.

    Üniversitenin tüm bileşenleriyle geleceğe sağlam adımlarla yürüdüklerini ifade eden Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “Bartın Üniversitesi ailesinin tüm bileşenleri geleceğe kararlı adımlarla yürümektedir. Her günü bir öncekinden daha iyi olması için var gücümüzle çalışmaktayız. Bu doğrultuda kayda değer bir gelişim göstererek, bilimsel anlamda aldığımız başarılarla yetkinliğimizi ortaya koyuyoruz. Bilimsel çalışmalarımız, nitelikli yayın ve teknolojik etki değeri yüksek araştırmalarımızla ortaya koyduğumuz yenilikçi bilgiyi insanlığın hizmetine sunuyoruz. Uluslararası alandaki başarılarımız ve yaptığımız iş birliktelikleriyle aynı zamanda görünürlüğümüz de artmakta ve sosyal anlamda da farkındalık oluşturmaktayız. Çalışmalarımız hız kesmeden devam etmektedir. İnanıyorum ki geçmiş 5 yıl dikkate alınarak yapılan bu değerlendirmedeki yerimiz önümüzdeki yıllarda daha da iyileşecektir. Bu düşüncelerle sürdürülebilir bir gelişim hedefiyle gayret gösterdiğimiz kalite eksenli yolculuğumuzda bizleri daima destekleyen YÖK Başkanımız Prof. Dr. Yekta Saraç’a ve YÖK üyelerimize de şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Dünya Üniversiteleri Listesi değerlendirmesi

    URAP dünya sıralamasında, makale ve atıf puanları, beş yıllık toplam doküman, AIT ve CIT, uluslararası işbirliği göstergeleri kullanılmaktadır. Makale ve atıf puanları hesaplanırken sadece etki değeri yüksek olan dergilerdeki makaleler (üst yüzde 75’lik dilim (Q1, Q2, Q3) sıralamaya dâhil edilmiştir. Etki değeri en düşük olan son yüzde 25’lik dilime (Q4) giren dergilerdeki makaleler ile etki değeri sıfır veya henüz belirlenmemiş olan dergilerdeki makaleler bu sıralamada değerlendirme dışında bırakılmıştır. Beş yıllık toplam doküman, AIT (Toplam Yayın Etkisi) ve CIT (Toplam Atıf Etkisi) göstergeleri için puanların hesaplanmasında ise her üniversitenin tüm makale ve diğer dokümanları değerlendirmeye alınmıştır. Bu yıl, üniversiteler arasında en fazla bilimsel makale yayımlamış olan 3 bin üniversite belirlenmiş ve URAP göstergelerine göre puanlanıp sıralanmıştır. En yüksek puanı alan 3 bin üniversite açıklanırken Çin Bilimler Akademisi ve Rusya Bilimler Akademisi gibi devlet araştırma kurumları ve hastaneler sıralama dışında bırakılmıştır. URAP’ın dünya sıralamasında yer alan 3 bin yükseköğretim kurumu, dünyadaki yükseköğretim kurumlarının yaklaşık yüzde 15’ini temsil etmektedir.

  • Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünüvar: “Tıptaki tedavi yöntemi aslında öğretmenlikte de yapılmalı”

    Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünüvar: “Tıptaki tedavi yöntemi aslında öğretmenlikte de yapılmalı”

    Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, doğup büyüdüğü ilçe Ceyhan’daki Remzi Oğuz Arık İlkokulu’na uzaktan bağlantı yöntemiyle konuk oldu.

    Adana Ceyhan Remzi Oğuz Arık İlkokulu, akademisyenler ve öğretmenleri buluşturan “Mesleğimle Gelişiyorum” adlı proje kapsamında Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar’ı ağırladı. Rektör Prof. Dr. Ünüvar, ‘Pandemi Sürecinde Eğitim’ temalı etkinlikte öğretmenlerin merak ettiği soruları yanıtladı. Programa Okul Müdürü Remzi Varan ile birlikte 30’u aşkın ilkokul öğretmeni katıldı. Uzaktan bağlantı yöntemiyle gerçekleştirilen programda renkli anlar yaşandı. Etkinliğin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ünüvar, pandemiden sağlık ve eğitim sektörünün çok ciddi etkilendiğini ifade ederek, “Bu süreçte gördük ki teknoloji, eğitim alanında yakını uzaklaştırıp, uzağı yakınlaştırabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Dijital bağımlılık gibi dijital dönüşümde zararlı olabilecek başlıklara dikkat etmeliyiz”

    Sürekli teknolojinin ürünleri içerisinde kaybolunduğunda gerçek çevreden uzaklaşıldığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Ünüvar, “Teknolojiden öğrendiklerimiz devam edecek ancak dijital bağımlılık gibi dijital dönüşümde zararlı olabilecek başlıklara özellikle çocuklarımız için dikkat etmeliyiz. Çocuklarımıza dijital dünyanın kapılarını tamamen kapatamasak da bu teknoloji ve ekran dünyasını onlar için belirli sürelerde programlayıp gerçek dünyadan uzaklaşmamalarını sağlayabiliriz. Diğer yandan şimdi web ve seminerin karışımı olan ve webinar diye adlandırılan yeni bir kavramın içerisinde de uzağı yakınlaştırarak bulunuyoruz” diye konuştu.

    “Tıptaki tedavi yöntemi hayatla bütünleştirilebilir”

    Programda öğretmenlerin “Velilerimiz ile çocuklarımıza evde ödevlerini yapmaları konusunda konuşuyoruz. Bu noktada yüksek verim almak için nasıl yaklaşmalıyız?” sorusuna cevap veren Rektör Prof. Dr. Ünüvar, “Tıp mesleğinde bir hasta ile karşılaştığımızda özetle öncelikle problemin durumunu belirleyip ardından analiz, doğru teşhis, doğru tedavi ve doğru takip seçeneklerini sıralıyoruz. Aslında bu yöntem, hayatın her alanında, öğretmenlikte de yapılmalı. Tıptaki tedavi yöntemi hayatla bütünleştirilebilir. Örneğin sigara içen bir öğrenciye kimi öğretmen kızgınlıkla, kimi şefkatle yaklaşır. Burada ‘neden başladın ve nasıl çözebiliriz’ sorularını önceleyerek yaklaşmalıyız ve gerekli tedaviyi şefkatle sürdürmeliyiz. Velilerimize basit metotlar öğretebiliriz. Her veli farklı durumda, o hassasiyetle yaklaşmalıyız. Velilere ‘çalıştır’ demek yerine ‘şöyle çalıştır’ demeliyiz” şeklinde konuştu.

    “Önemli olan öğretmenlerimizin kalpten hislerle yaklaşması”

    Bir başka öğretmenin “Uzaktan eğitim ne ölçüde fayda sağlayabilir?” sorusuna da cevap veren Rektör Ünüvar, “Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı da Yükseköğretim Kurulu (YÖK) da olağanüstü çaba gösteriyor. Elbette uzaktan eğitim ile yüz yüze eğitimin iletişim bağlamında ciddi farklılıkları var. Yine de burada da önemli olan öğretmenlerimizin kalpten hislerle yaklaşmasıdır. Çocuklarımız kalbi hisseder ve belirleyici olan budur” açıklamasını yaptı.