Etiket: Üniversitelerin

  • Üniversitelerin çevresinde denetim

    Antalya Emniyet Müdürlüğü görevlileri, kentteki üniversite kampüslerinin çevresinde bulunan alanlarda denetim yaptı.

    Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü görevlileri, üniversite kampüslerinin çevresinde bulunan umuma açık iş yerlerine yönelik 43 ekip, 197 personel ve narkotik köpeğinin katılımıyla denetim yaptı.

    Gündüz 3 saat, akşam 3 saat olmak üzere 2 aşamalı 61 noktada “Güvenli Eğitim Uygulaması-3” yapan görevliler, bin 237 şahısın sorgusunu yaparken, 233 araç kontrol edildi. 2 aranan şahıs yakalandı, 45 araca toplam 12 bin 986 TL cezai işlem uygulandı, 8 araç trafikten men edildi.

    Ayrıca uygulamalarda 93 kilogram nargile tütünü ele geçirildi.

  • Ulcay: “Meslek yüksek okulları üniversitelerin arka bahçesi değil”

    Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, MYO’ların ayrı bir bütçesi ve ayrı bir yönetiminin olması gerektiğini söyleyerek, “Bu okulları üniversitenin arka bahçesi olarak görmek doğru değil” dedi.

    Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksek Okulu, son bir yıl içerisinde başarılı olan öğrencileri onur belgesiyle taltif etti. törene Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Yenişehir Kaymakamı Suat Seyitoğlu, Belediye Başkanı Süleyman Çelik, davetliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Ulcay, doğru eğitimin ekonomiye büyük katkısının bulunduğunu söyledi. Meslek yüksekokullarının öneminin toplum tarafından yeterince anlaşılamadığını vurgulayan Rektör Yusuf Ulcay, MYO’ların kurgusunun da yanlış olduğuna işaret ederek, “Meslek yüksekokulları yine Yüksek Öğretim Kurulu’na bağlı olsun. Ancak ayrı bir bütçesi, ayrı bir yönetimi olsun. Üniversitelerin arka bahçesi olarak görülmesin. Kendi başlarına, nitelikli, eğitim yapan, atölyelerini kurmuş, eğitimini gerçek anlamda uygulamalı yapan ancak eğitimi de meslek liselerinden almış öğrencilerinden almış bir meslek yüksekokulu olması gerekiyor. Meslek liselerinden gelen çocuklara iki yıl içerisinde almış oldukları eğitim altyapısı sayesinde ciddi bir eğitim verme şansınız var. Ancak düz liselerden gelen çocukları siz iki yıl içerisinde tekniker yapamazsınız. Olmuyor da zaten. Özendirmek adına meslek lisesini bitiren çocuklara meslek yüksekokulunu seçerse artı puan verilmesi gerekiyor. Hatta aynı bölümü seçerse bir artı puan daha alsın. Böylece dört yıl liseden sonra iki yıl da meslek yüksekokulunda ihtisaslaşırsa o zaman bu gençlerin ilgili sektördeki çalışma alanlarına adaptasyonları daha kısa olur ve nitelikli eleman ihtiyacını da daha düzenli bir şekilde ortadan kaldırmış oluruz” diye konuştu.

    Başarı belgesi almaya hak kazanan öğrencilere protokol mensupları tarafından belgeleri takdim edildi.

  • YÖK Başkanı Saraç, Doğu ve Güneydoğu’daki üniversitelerin rektörleri ile bir araya geldi

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki üniversitelerin rektörleri ile bir araya geldi.

    YÖK Başkanı Saraç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki üniversitelerin rektörleri ile bir araya geldi. YÖK Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya Adıyaman, Ağrı İbrahim Çeçen, Batman, Bingöl, Bitlis Eren, Dicle, Erzincan, Fırat, Gaziantep, Hakkari, Harran, Iğdır, Kahramanmaraş Sütçü İmam, Kilis 7 Aralık, Mardin Artuklu, Mustafa Kemal, Muş Alparslan, Siirt, Şırnak, Tunceli, Yüzüncü Yıl Üniversitelerinin rektörleri katıldı. Toplantıda 2016-2017 eğitim-öğretim yılı öncesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki üniversitelerin genel bir durum değerlendirmesi yapıldı. Toplantı neticesinde hükümete sunulmak üzere bölgedeki yükseköğretim kurumlarının durumlarına ilişkin bir rapor hazırlanmasına karar verildi.

  • Üniversitelerin Spor Temsilcileri Erzurum’da Buluştu

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Üniversite Spor Oyunları Federasyonu ile ortaklaşa düzenlenen 2. Üniversitelerarası Kış Spor Oyunları’na katılan 33 üniversitenin spor temsilcileri, hakem ve federasyonların yöneticileri Erzurum’da bir araya geldi. Tarihi Müceldili Konağı’nda verilen yemeğe Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Rıza Kiremitci, Türkiye Üniversite Spor Oyunları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, Genel Sekreter Yardımcıları Ünsal Kıraç ve Zafer Aynalı, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil ile diğer yetkililer katıldı. Genel Sekreter Yardımcısı Ünsal Kıraç, “Spor barış demek, spor ahlak demek, spor birlik, beraberlik ve sevgi demek, spor kenetlenmek demek, spor ülkeyi, milleti, bayrağı ve vatanını sevmek demektir. Bu nedenle sporu ve sporcuyu çok önemsiyoruz. Amatöründen profesyoneline kadar bütün spor dallarına emek veren, omuz veren, destek veren bir Büyükşehir Belediye Başkanına sahibiz” dedi. Kıraç, “Erzurum, gecesinden gündüzüne yazından kışına kadar çok güvenli bir kenttir. Şehrimiz insanı rahat ettiren, huzur veren ve de hasta etmeyen bir havaya sahiptir. Erzurum’a gelip, Erzurum’u gezip, Erzurum’u yaşayarak görmek lazım. Erzurum gerçekten dışarıdan görüldüğü ve dışarıda konuşulduğu gibi değil emin bir kentimiz, güzel bir kentimizdir” diye konuştu.

    “ÜNİVERSİTELER KIŞ SPORLARINDAN UZAK DURMAMALIDIR”

    Türkiye Üniversite Spor Oyunları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer de, spora ve sporcuya her daim destek veren Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e teşekkür etti. Prof. Dr. Tamer, şunları kaydetti: “Spora sunduğu katkıdan ötürü Erzurum’un çok değerli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Sekmen’e çok teşekkür ediyorum. Bu ÜNİLİG Programı diğer programımızdan çok farklıdır. Devletimiz bu organizasyona gerçekten çok ciddi destek veriyor. Ülkemizdeki kış sporlarının durumunu biliyoruz. Gün geçtikçe gelişmekte ama bu gelişme maalesef bizim istediğimiz kadar hızlı olmamaktadır. Bu güzelim dağda, bu güzelim ilde ki imkânları hepiniz biliyoruz. Erzurum, dünyanın hiçbir yerinde olmayan kış sporları imkânlarına sahiptir. Hava alanından 10 dakikada Palandöken Kayak Merkezi’ndeki otellere ulaşabiliyorsunuz ve uçağınız Erzurum’a indikten yarım saat sonra kayak pistinde kayak yapabiliyorsunuz. Dünya’nın hiçbir yerinde Erzurum’daki kadar yoğunlukta buz salonlarımız yok. Bunları hep birlikte kullanmamız gerekiyor. Biz de Federasyon olarak bu güzel yerde güzel organizasyonlar düzenlemek, bu hizmeti üniversitelerimize sunmak bizim görevimizdir. Üniversitelerimiz bu işin içerisinde hem de tam ortasında olması gerekiyor. Erzurum’a gelen her öğrenci kayak kaymalıdır. Üniversiteler kış sporlarından uzak durmamalıdır. Erzurum, 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için aday olduğunda spor otoritelerinin ilk sorusu ‘Türkiye’ye kar yağıyor mu?’ oldu. ‘Evet, Türkiye’ye kar yağıyor, en güzel kar, en temiz kar Türkiye’ye yağıyor, Erzurum’a yağıyor’ dedik. Böyle güzel ortamı dünyanın başka yerinde bulmak çok zor. Bu güzel ortamı, böyle sıcak insanları da başka yerde bulmak mümkün değil. Hep birlikte bu güzelim memleketteki kış sporlarını kalkındıralım.”

    “SPORU ŞEHRİN GÜNDEMİNDE TUTUYORUZ”

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Rıza Kiremitci de, sporu şehrin gündeminde tuttuklarını ifade etti. Genel Sekreter Kiremitci, şunları kaydetti: “Gerçekten Türkiye’yi, Erzurum’u, sporu gündemde tutmaya çalışan bir yönetici anlayışımız var. Valisinden Büyükşehir Belediye Başkanına kadar, spor müdürlerine, federasyon başkanlarına kadar herkes üzerine düşen gayreti gösteriyor. Bu şehri bir üniversite şehri, bir sağlık şehri, bir tarih şehri ve spor şehri yapmak için ellerinden gelen gayretleri sarf ediyorlar. Kendilerine bu şehrimiz adına teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir organizasyonla Erzurum’u gündeme taşıyan, bunları bizlerle paylaşan, bu organizasyonun gerçekleşmesi için canı gönülden gayret sarf eden bütün emeği geçenlere ve yüreklerini ortaya koyarak yarışmalara katılan üniversitelerimize ve sporcu arkadaşlara yürekten teşekkür ediyorum, canı gönülden de başarılarının devamını diliyorum. Büyükşehir Belediyesi yöneticileri olarak kış sporlarının gelişmesi için elimizden gelen gayreti göstermeye çalışıyoruz. Bu kış sezonunda 5 bin tane 8-12 yaş gurubu öğrencimiz 20’şer saat kayak dersi almış olacak. Kayak eğitimlerimiz 3 aydır devam ediyor. Ayrıca sporun tüm branşlarına destek veriyoruz. Kış ve yaz spor okulları açıyoruz. Bizatihi kendimiz de spor yapmaya gayret sarf ediyoruz. Çünkü siz sevmezseniz sevdiremezsiniz. Kış sporlarıyla ilgili gençlerimizi yetiştirmeye devam edeceğiz.”

  • Hanefi Bostan: “Üniversitelerin Sorunları Acilen Çözülmeli”

    Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, “Üniversitelerde 2015-2016 eğitim-öğretim yılının ilk yarıyılı sorunlarla sona eriyor. YÖK Başkanının ve üniversite rektörlerinin bu sorunların çözülmesi için yoğun çaba sarf etmesi gerekiyor” dedi.

    Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, yaptığı yazılı açıklamada, “Üniversitelerde 2015-2016 eğitim-öğretim yılının ilk yarıyılı sorunlarla sona eriyor. YÖK Başkanının ve üniversite rektörlerinin bu sorunların çözülmesi için yoğun çaba sarf etmesi gerekiyor” dedi. Bostan, çözülmesi gereken sorunları şöyle sıraladı:

    “- Kadro sorunu: Üniversitelerimizde kadro olmadığı, ya da YÖK’ün kadro izni vermediği gerekçesiyle hak ettikleri halde binlerce akademisyen yardımcı doçent, doçent ve profesörlük kadrolarına atanamamaktadır. 4-5 yıldan beri kadro bekleyen çok sayıda akademisyen bulunmaktadır. Öğretim elemanları hak ettikleri kadroya atanmadıkları için büyük çapta maddi kaypa uğratılmaktadır. Ancak diğer taraftan rektörlerin eş-dost ve ahbaplarının, zamanı gelmeden kadroları hazırlanmaktadır. Bu ve benzeri adaletsizliklere son verilmeli, hak gaspları sona erdirilmelidir. YÖK’ün ÖYP sistemi ile araştırma görevlisi alması ve bu araştırma görevlilerinin tamamına yakınını yeni kurulan üniversiteler için istihdam etmesi, köklü üniversitelerin araştırma görevlisiz kalmasına neden olmaktadır. Bir bölümün ve ana bilim dalının sağlıklı gelişmesi ve yürütülebilmesi için en az öğretim üyelerinin üçte biri oranında araştırma görevlisi istihdam etmesi gereklidir. İdeal rakam ise üçte ikidir. Ancak bugün üniversitelerimizin birçok bölümünde bir ya da hiç araştırma görevlisi bulunmamaktadır. Bu kabul edilebilir bir uygulama değildir. Bu nedenle ana bilim dallarının ve stratejik öneme sahip bölümlerin araştırma görevlisi ihtiyacının acilen karşılanmasını için kadro tahsisi gerekmektedir.

    – İdari personelin yükselme sorunu: Üniversitelerde keyfi olarak idari personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı yapılmadığından veya sınav yapıldığı halde boş kadroların büyük çoğunluğu ilan edilmediğinden memurlar büyük hak kayıplarına maruz kalmaktadır. Yada hukuk dolanarak hak etmeyenler şube müdürü, fakülte sekreteri ve daire başkanı yapılmaktadır. Bu durum üniversitelerde büyük huzursuzluğa neden olmaktadır. Üniversite idari personeline yapılan bu saygısızlığın ve haklarının hak etmeyenlere peşkeş çekilmesinin önüne bir an önce geçilmelidir. Üniversiteler, hizmetli kadrolarında üniversite mezunlarını çalıştırma ayıbından kurtarılmalıdır.

    – Maaş dengesizliği ve ek gösterge sorunu: Üniversitelerde çalışan akademik ve idari personelin önemli sorunlarından biri de maaş dengesizliği ve ek gösterge sorunudur. Yıllardan beri üniversite çalışanlarının söz konusu mağduriyetleri bir türlü giderilmemiş ve aksine adaletsizlikler artarak devam etmiştir. Nitekim akademisyenlere yapılan maaş artışlarında denge yardımcı doçent, öğretim görevlisi ve okutmanların aleyhine bozulmuştur. 1/4’ünde bulunan 31 yıllık bir yardımcı doçent son zamlarla birlikte 4 bin 186 TL maaş alırken, 7/1’deki araştırma görevlisi 4 bin 40 TL almaktadır. Yine yardımcı doçentler emekli olurken araştırma görevlileriyle aynı emekli maaşı ve ikramiye almaktadır. 1982 yılında bir yardımcı doçent, profesör maaşının yüzde 81.30’u oranında bir maaş alırken bugün bu oran yüzde 61’e düşmüştür. Yardımcı doçentlerin maruz kaldığı haksızlık emekli maaşlarında doruğa tırmanmıştır. Nitekim profesörlerin emekli maaşı 4 bin 890 TL iken, yardımcı doçentlerin emekli maaşı 2 bin 427 TL’dir (yüzde 49.63). Yani yardımcı doçentlerin emekli maaşı, profesörlerin emekli maaşının yarısı kadar bile değildir. Bu maaş dengesizliklerinin kabul edilebilir bir yanı bulunmamaktadır. Aynı adaletsiz uygulamalar üniversite idari personeli arasında da yaşanmaktadır. Emekli olan bir hizmetli bin 585 TL alırken,üniversite mezunu memur, şube müdürü ve enstitü sekreteri bin 935 TL, fakülte sekreteri bin 990 TL emekli maaşı almaktadır. Buna mukabil bir daire başkanı 3 bin 350 TL emekli maaşı alabilmektedir. Bu ve benzeri haksızlık ve adaletsizlikler bir an önce giderilmelidir.”

    “ACİL EYLEM PLANI ORTAYA KOYULMALI”

    İdari personelin tayin ve nakil sorunu olduğunu da iddia eden Hanefi Bostan, “Üniversitelerdeki idari personelin sağlık durumu, eş durumu v.b. özür durumlarına bağlı yer değişikliği işlemleri yapılamamaktadır. Yer değiştirme işlemleri sadece kurumlar arası nakil yoluyla gerçekleştirilmektedir. Ancak nakil işlemlerinde de personel öncelikle kendisine yer değişikliği talep edecek kurum aramak zorunda kalmaktadır. Bu kurumu bulduğu taktirde ise kendi üniversitesinden ’muvafakat’ alma mecburiyeti bulunmaktadır. Muvafakat işlemlerinin rektörlüklerin keyfi ve sınırsız takdirine bırakılması ise uygulamada mağduriyetlere yol açmaktadır. Boş kadro olmadığı gerekçesiyle muvafakat talepleri çoğu kez reddedilmekte ve bunlarla ilgili açılan davaların çoğu da yargıdan dönmektedir. Üniversitelerde çalışan idari personelin, özür durumuna bağlı olarak dahi yer değiştirme yapmalarına imkan tanıyan somut kriterlerin bulunmaması aile bütünlüğünün parçalanmasına, sağlıklı yaşama hakkının ihlaline ve personelin çalışma performans ve kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. Üniversitelerde görev yapan idari personelin 3 yıl görev yapmak kaydıyla diğer üniversitelere geçebilmesi isteğe bağlı ve özürleri varsa bu özürlerine binaen diğer üniversitelere geçişine imkan sağlayacak şekilde YÖK koordinatörlüğünde bir yönetmelik çıkarılmalı ve yine üniversitelerde görev yapan personelin karşılıklı yer değiştirme (becayiş) hakkı da bu yönetmelikte düzenlenmelidir. YÖK Başkanı ve üniversite rektörleri söz konusu sorunların bir an önce çözülmesi için acil eylem planı ortaya koymaları gerekmektedir. Bu sorunlar çözülmeden üniversitelerde huzurun sağlanamayacağı akıldan çıkarılmamalıdır” ifadesini kullandı.