Etiket: Üniversitelere

  • YÖK Anadolu Projesi ile kıdemli üniversitelerin birikimleri genç üniversitelere taşınacak

    YÖK Anadolu Projesi ile kıdemli üniversitelerin birikimleri genç üniversitelere taşınacak

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Anadolu Projesi ile kıdemli üniversitelerin uzun yıllar içinde inşa etmiş oldukları akademik ve inovatif birikimlerin gelişmekte olan genç üniversiteler taşınacağını söyledi.

    Yeni Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yükseköğretimde ilk kez uygulanacak olan “YÖK Anadolu Projesi”, yeni kurulan veya gelişmekte olan “genç üniversitelerin” akademik insan gücü ve araştırma alt yapısı bakımından daha gelişmiş “kıdemli üniversiteler” ile eşleştirilmesini öngörülüyor. Proje kapsamında yapılan ön çalışmalar neticesinde genç ve kıdemli üniversiteler arasında eşleştirme protokolleri imzalanarak, eşleştirmelerin alanları, niteliği, öğrenci, akademik ve idari personel hareketliliği, eğitim ve öğretim, Ar-Ge ve proje alanlarında yapılacak iş birliklerinde üniversitelerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler belirlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla proje tanıtım toplantısı yapıldı.

    Tanıtım toplantısında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, proje ile küresel yükseköğretimde son yıllarda gündemde olan üniversiteler arası iş birliğini gündeme aldıklarını belirterek, “YÖK Anadolu Projesi, dünya örnekleri ve Avrupa yapılanması incelenerek, üniversitelerin eşleşmeleri temelinde yürütülen bilimsel ve sosyal etki değeri çok yüksek, ortak akıl ile geliştirilmiş projelerimizin başında gelmektedir ve siz Cumhurbaşkanımızın himayelerinde ve bugünkü tanıtım toplantımızı takiben hemen bahar yarı yılında başlamış olacaktır. Şuna emin olun, inşallah Avrupa ülkelerinden çok daha hızlı ve daha kapsamlı bir şekilde bu projeyi bu yıl uygulamaya sokacağız. Küresel salgında nasıl ki ulusal ölçekte uluslararası fuar düzenleyen ilk ülke olma gibi girişimlere imza atmış ve Avrupa ülkeleri arasında küresel salgında yabancı öğrenci sayısını artıran tek ülke olmuş isek, bu proje ile de inşallah yeni bir başarıya daha imza atacağız” dedi.

    “YÖK Anadolu Projesi ile kıdemli üniversitelerimizin uzun yıllar içinde inşa etmiş oldukları akademik ve inovatif birikimlerini gelişmekte olan genç üniversitelerimize taşıyoruz”

    Yeni YÖK olarak nitelikli bilginin ancak nitelikli insan gücü ile olacağına inandığını belirten Saraç, ”Cumhurbaşkanım, Anadolu’nun her ilinde yaktığınız bilim meşalesi olan üniversitelerimizin fiziki altyapısı sizin vizyonunuza uygun istikamette çok gelişti. Yeni YÖK olarak bizler de nitelikli bilginin ancak nitelikli insan gücü ile olacağına inanarak bu üniversiteleri merkezi olarak desteklemek için ince bir planlama yaptık. Anadolu’da kurmuş olduğunuz üniversitelere bölgesel kalkınma odaklı ihtisaslaşma ile her yıl bir yarış ve rekabet sonunda belli bir misyon verilmekte ve bu üniversiteler misyonları istikametinde desteklenmektedir. Bu üniversitelerimiz sizin de yakından takip ettiğiniz dijital dönüşüm gibi başkaca yeni projelerimiz ile de güçlendirilmektedir. Bugün ise yeni bir aşamaya geçiyoruz. YÖK Anadolu Projesi ile kıdemli üniversitelerimizin uzun yıllar içinde inşa etmiş oldukları akademik ve inovatif birikimlerini gelişmekte olan genç üniversitelerimize taşıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Prof. Dr. Saraç, çalışmaları ile farklı alanlarda dünya bilimine ve Türkiye’ye katkı sunan akademisyenlerin derslerine yansıttıkları birikimlerin yalnızca mensubu oldukları üniversitelerin öğrencilerine değil, Anadolu topraklarında farklı yörelerde yükselen bilim merkezlerinin öğrencileri için de ulaşılır olacağını aktardı.

  • İhlas Koleji şampiyonları üniversitelere yerleşti

    ÖSYM tarafından üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından İhlas Koleji şampiyonlarının yerleştiği üniversiteler ve bölümler belli oldu.

    İhlas Kolejinin YKS Türkiye birincisi olan öğrencisi Mustafa Emir Gazioğlu tek tercihi olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne yerleşirken Türkiye on ikincisi olan Ömer Faruk Doğru da İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni tam burslu olarak kazandı.

    Açıklanan sonuçlara göre İhlas Kolejinden mezun olan öğrencilerin yüzde 17’si tıp fakültelerine,yüzde 29’u mühendislik fakültelerine ve yüzde 54’ü de üniversitelerin çeşitli bölümlerine yerleşti. Bu sonuçlarla İhlas Kolejinin 31 öğrencisi tıp fakültesini kazanırken 53 öğrencisi de mühendislik dallarındaki bölümlere yerleşti. İhlas Kolejinden yapılan açıklamada diğer öğrencilerin yerleştirme sonuçları da şöyle gerçekleşti: 7 Diş Hekimliği, 7 Eczacılık, 6 Hukuk, 9 Mimarlık, 16 İşletme, İktisat ve Ekonomi, 4 Psikoloji, 8 Uluslararası Ticaret ve Uluslararası İlişkiler ve 19 Sağlık Bilimleri ve diğer bölümler.

    Yerleştirme sonuçlarını değerlendiren İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, elde edilen başarıların tesadüfi olmadığını vurguladı. Özellikle iki yıldır akademik program ve çalışmalarda yeni sistemler geliştirdiklerini ifade eden Yeltekin, “2017 LYS ile başlayan başarılarımız bu yıl elde ettiğimiz YKS Türkiye birinciliği ile taçlandı. İlk 100’de 9, ilk 500’de 20, ilk 1000’de de 29 derece elde ettik. 2017 LYS’de 21 öğrencimizi tıp fakültelerine göndermiştik, bu yıl ise 31 öğrencimizi gönderiyoruz.

    Hedefimiz 2019’daki üniversite sınavlarına da öğrencilerimizi en iyi şekilde hazırlamak ve başarılarımızı arttırarak devam ettirmektir.” dedi. Akademik başarıya ulaşmanın yolunun sadece ders çalışmaktan geçmediğine dikkat çeken Yeltekin, öğrencilerini sosyal, kültürel ve sportif olarak da geleceğe hazırladıklarını vurguladı. Açmış oldukları kulüplere ve değerler eğitiminin önemine değinen Yeltekin, “Kulüplerimizde gençlerimizin ilgi duydukları dallarda kendilerini geliştirmeleri için fırsatlar veriyoruz. Çok önem verdiğimiz değerler eğitimi ile vatanına ve milletine hayırlı bireyler yetiştirmenin gayesi içindeyiz. Yürüttüğümüz yabancı dil programlarıyla da öğrencilerimize hem akademik hem de iş hayatlarında kullanabilecekleri yabancı dil kazanımlarını gerçekleştiriyoruz. Tüm bunların yanına akademik başarıyı da eklediğimiz zaman ülkemizin geleceğine pırıl pırıl gençler kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

  • Üniversitelere 330 milyar liralık kaynak

    Uludağ Üniversitesi tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen Bilgilendirme ve AR-GE Günleri başladı. 3-4 Nisan tarihleri arasında devam edecek programda Türkiye’nin her yerinden araştırmacılar ve sektör temsilcileri bir araya gelecek. Kalkınma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, “2002-2018 döneminde reel fiyatlar bazında üniversiteler için 62 milyar TL’si yatırım maksadlı olmak üzere toplam 330 milyar TL kaynak tahsis edildi” dedi

    Mete Cengiz Kültür Merkezi’ndeki programın açılış törenine Kalkınma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, Bursa Valisi İzzettin Küçük, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şükrü Köse, UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, şehir protokolü, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Coşkun, bakanlık olarak yenilik üretme kapasitesinin arttırılmasını hedeflediklerini söyledi. Bu hedefler doğrultusunda yükseköğretim kurumlarının yetiştirdiği vasıflı insan gücü ve Ar-Ge çalışmalarının büyük önem taşıdığını kaydeden Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, “Yükseköğretim alanında önemli atılımlar yaptık. 2002 yılında 77 olan üniversite sayısını bugün 185’e çıkardık. Ülkemizin her ilinde en az bir üniversite bulunmaktadır. Öğrenci sayısı açısından bir değerlendirme yaptığımızda ise 2002 yılında 1.1 milyon olan örgün öğrenci sayısının bugün itibariyle 4 milyona yaklaşmakta olduğunu görüyoruz. Benzer gelişmeleri okullaşma oranı, öğretim elemanı sayıları ve yükseköğretime ayrılan bütçeler açısından da gözlemlemek mümkündür. Yine 2002 yılında yükseköğretime yatırım ve cari harcamalar için toplam 10,5 milyar TL ayrılmışken, 2018 yılında bu miktar 27,8 milyar TL’ye ulaşmıştır. Toplam 2002-2018 döneminde reel fiyatlar bazında üniversiteler için 62 milyar TL’si yatırım amaçlı olmak üzere toplam 330 milyar TL kaynak tahsis edilmiştir” dedi.

    Üniversitelerin eğitim sisteminin odağında yer alan kurumlar olduğuna işaret eden Bakan Yardımcısı Coşkun, “Üniversitelerimiz aynı zamanda Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin de önemli aktörlerindendir. Yüksek büyüme performansı ve rekabet gücümüzün arttırılması için AR-GE ve yenilik faaliyetleri kritik öneme sahiptir. 2002 yılında 1.8 milyar TL olan AR-GE harcaması 2016 yılında 24.6 milyar TL düzeyine ulaşmıştır. Üniversitelerimiz de 2016 yılı itibariyle toplam Ar-Ge harcamamızın yaklaşık yüzde 36’sını gerçekleştirerek bilim ve teknoloji alanındaki gelişimimize kritik katkılar vermeye devam etmektedir. Uludağ Üniversitesi, eğitim, araştırma ve bölgesel gelişme alanında yapmış olduğu katkılarla ülkemizin en köklü ve önde gelen üniversiteleri arasında yer almaktadır. Uludağ Üniversitesi’nin çalışmalarının ileri seviyeye taşınması, yapmış olduğu katkıların artarak devam etmesi için üniversitemize 2002 yılından bu yana 2018 yılı fiyatlarıyla yaklaşık 889 milyon TL kaynak tahsis edilmiştir” diye konuştu.

    Bursa Valisi İzzettin Küçük ise konuşmasında Türkiye’de ihracatı yapılan ürünlerin kilogramının ortalama fiyatının 1.33 Dolar civarında olduğunu kaydetti.

    Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin de konuşmasında, Türkiye’nin 2002 yılında 230 milyar Dolar gayri safi milli hasıla üreten bir ülke olduğu bilgisini verdi. Aynı yıl dünyanın en büyük şirketinin cirosunun 455 milyar Dolar olduğunu açıklayan Hüseyin Şahin, “Türkiye’nin 60 milyon insanıyla çalışarak üreterek oluşturduğu ekonomi, bir Amerikan şirketinin yarısı kadardı. Biz 15 yılda insanımıza güvendik, üretim gücünü destekledik ve bugün 865 milyar Dolar civarında bir gayri safi milli hâsıla üretiyoruz. Dünyanın en büyük şirketinin cirosu da yine 450 milyar Dolar civarında seyrediyor. Demek ki çalışınca, üretince, insanınıza güvenince ve üretimi destekleyen politikalar oluşturunca ülkemiz kalkınıyor ve milli hasılamız artıyor. Ben 7 yıldır parlamentoda milletvekiliyim, bütçe komisyonunda 4 yıl görev yaptım. Orada bir şeyi çok iyi müşahede ettim; Türkiye, önüne hedefler koyan bir ülke. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetimiz ülkenin önüne Cumhuriyetimizin 100. yılına ve bu topraklara gelişimizin bininci yılına ait hedefler koymaya başladı. Bunların içerisinde 2023 hedefi var. Buna ulaşmak mümkün. Üreterek mümkün. Üretmek için de araştırmak ve geliştirmek gerekiyor. Yeni şeyler üretmek gerekiyor ki globalleşen dünyada kendinize yer bulup rekabet etmek gücünü elinizde bulundurabilesiniz. Bunu er ya da geç yapacağız. Kaynağımız beşeri sermayemizdir” dedi.

    İyi fikirler ödüllendirilecek

    Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ise, açılışını yaptıkları 7. Bilgilendirme ve AR-GE Günlerinin AR-GE ve inovasyon kültürünün toplumun tüm katmanlarına yaygınlaşması adına büyük değer taşıdığını kaydetti. Türkiye’nin farklı kurum ve kuruluşlarından akademisyen ve uzmanların etkinlikte yer alacağı bilgisini veren Rektör Yusuf Ulcay, “Katılımcılarımız bizlerle önemli paylaşımlarda bulunacaklar. Ulusal ve Uluslararası alanda uzman isimlerin katılımıyla düzenlediğimiz etkinlik kapsamında, yeni fikir ve projelerin oluşturulması, proje çıktılarının lisanslanması ve ürüne dönüştürülmesi de öncelikle hedeflerimiz arasındadır. Çünkü artık söylemden eyleme geçmemiz gerekiyor. Bu anlayışla iyi fikir iş projeleri ve girişimcilik yarışması ile birlikte patent görüşmeleri de gerçekleştireceğiz. İyi Fikir Yarışması ile de girişimci ruha sahip insanlarımızın iş dünyasının ilgisini çekebilecek ticarileşme potansiyeli yüksek proje ve fikirlerinin hayata geçmesine destek sağlamaya ve ödüllendirmeye devam ediyoruz” diye konuştu.

    Rektör Ulcay, açılış töreninin ardından protokol üyelerine kültür merkezi girişinde açılan stantları ve fotoğraf sergisini gezdirdi. Ziyaretçiler, boyunca farklı üniversite ve kurumlardan gönderilen projeleri de inceleyebilecek.

  • Trakya’daki üniversitelere “Etkili İletişim Eğitimi” hizmeti

    Trakya Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen “Çok Paydaşlı Ortaklık Modeli ile Kariyer Hizmetlerinin Verilmesi” projesinin Teknik Destek Operasyonu çerçevesinde Bolu’da Etkili İletişim Eğitimi düzenlendi.

    Eğitime Namık Kemal Üniversitesi, Trakya Üniversitesi ve Kırklareli Üniversitesi Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezleri’nin personelleri iştirak etti. Bu çerçevede Namık Kemal Üniversitesi Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi personeli Fatih Şahin, Kemal Serbes ve Serpil Cılgın eğitimde yer aldı.

    Üç gün süren eğitimde etkili iletişimin departmanlar ve kişiler arası önemi, işe yansıması, iletişim döngüsü, etkili iletişimde kritik faktörler (kendini ifade etme, etkin dinlenme, algılama farklılıkları, beden dili ve empatik iletişim, güvenli davranış modelleri, geri bildirim, yapıcı diyalog, proaktif yaklaşımlar ve iletişim ile ilişkisi, interaktif sınıf içi ve sınıf dışı uygulamalar üzerinde duruldu. Katılımcıların oldukça faydalı geçtiğini vurguladığı eğitim, katılım sertifikalarının verilmesi ile son buldu.

  • CHP’li Sertel: “Üniversitelere kilit vurulmasın, devlete devredilsin”

    CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çok sayıda vakıf üniversitesinin kapatıldığını belirterek, bu okulların devlete devredilip eğitime devam etmesi gerektiğini söyledi.

    CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çok sayıda vakıf üniversitesinin kapatıldığını belirterek, “Teröre yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle ilk etaptaki kapatma kararlarına itiraz etmemiz söz konusu değil. Ancak devlet eğitim kurumlarının kapısına kilit vurup büyük bir mağduriyet oluşturmak yerine bu okulları kendi bünyesine katarak sağlıklı bir şekilde eğitime devam etmelidir” dedi.

    Sertel, Türkiye’de 15 üniversite kapatıldığını, bunların üçünün de İzmir’de bulunduğunu vurgulayarak, cemaatle ilişkili olduğu veya cemaate ait olduğu için kapatılan üniversitelerin kent ekonomisi, öğrenciler ve akademisyenler için büyük mağduriyet doğuracağını söyledi. Üniversiteler başta olmak üzere kurumların tamamen kapatılmasının kolaycı bir çözüm yolu olduğunu kaydeden Sertel, “O okullardaki öğrencilerin çoğunun hiçbir suçu yok. Öğretim üyelerinin birçoğu da profesyonel olarak görev yapıyor. Araştırılsın, incelensin, suçlu bulunan, FETÖ örgütüyle direkt bağı olan öğrenci, akademisyen veya yöneticiler gerekli cezayı alsın. Bizim buna karşı çıkmamız mümkün değil. Ancak çoğunluk azınlığa tabii olmasın. Kurunun yanında yaş da yakılmasın. Devlet çözümsüzlük değil çözüm üretmek zorundadır. Öğrenciler başka üniversitelere yerleştirilmek suretiyle geçici bir önlem alınmaya çalışılmıştır fakat bu okullardaki suçsuz, günahsız akademisyenler için herhangi bir adım atılmamıştır. Bu üniversiteler kapatıldığı için bir kişi dahi suçsuz yere mağdur edilirse, hayatı karartılırsa bunun hesabını kimse veremez. Mesele para meselesi değil, mesele çocuklarımızın geleceğidir” diye konuştu.

    “Önerimiz kapatılan üniversiteler de tıpkı hastaneler gibi devlete devredilmeli”

    Cemaate ait olduğu için kapatılan hastanelerin devlete devredildiğini ve kısa süre içinde vatandaşa hizmet vermeye başladığını kaydeden Sertel, şöyle devam etti:

    “Önerimiz kapatılan üniversiteler de tıpkı hastaneler gibi devlete devredilmeli ve faaliyetlerine devam etmelidir. Bu okullar madem himmet parasıyla ve yardım ve yataklıkla kurulmuştur, öyleyse bu üniversiteler de diğer kurumlar gibi devlete devredilmeli ve kaldığı yerden devam etmelidir. Devlete devredilen bu üniversitelerde güvenlik soruşturmasından geçen öğretim üyelerinin kadrolarını koruyarak ve devletin atayacağı üst düzey yöneticilerin talimatları doğrultusunda çalışmaları daha doğrudur. Böylece öğrenciler ve akademisyenlerin mağduriyeti giderilmiş olacaktır. Aksi takdirde o okulları kazanan ve yaşamını o okullara göre dizayn eden öğrencilerin ve çocuklara eğitim veren akademisyenlerin yaşamı büyük bir açmaza girecektir. Bu kurumlar milli servettir ve hiçbir örgütle ilişki içinde olmadan, hiçbir amaca hizmet etmeden Atatürk ilkeleri doğrultusunda eğitim verecek şekilde milli servete dahil edilmelidir.”

    CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, mağduriyetlerin giderilmesi için parti düzeyinde Başbakan, Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı ile görüşme yapacaklarını sözlerine ekledi.