Etiket: UNESCO

  • UNESCO miras alanındaki taş ocağına köylüler karşı çıktı

    UNESCO miras alanındaki taş ocağına köylüler karşı çıktı

    Kayseri’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Koramaz Vadisi içerisinde kurulmak istenen taş ocağına vadi etrafında bulunan çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlar karşı çıktı.

    Melikgazi ilçesine bağlı Subaşı, KÜçükbürüngüz ve Büyükbürüngüz mahalleleri sakinleri, mahallelerin içerisinde bulunduğu ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Koramaz Vadisi’nde yapılmak istenen taş ocağı için bir araya geldiler. Kalabalık şekilde zemin çalışması yapılan alana giden mahalle sakinleri, alanda yapılacak ocağın hem mera alanlarını yok edeceğini hem de bölgede bulunan yeraltı şehirlerine zarar vereceğini söyleyerek yetkililerden yardım istedi.

    Çalışmaların yer altı şehirleri de dahil birçok yere zarar vereceğini söyleyen Subaşı Mahallesi Muhtarı Ali Pumak, “Bizim burada maden istememizin sebebi, zaten sol tarafımızda yeteri sayıda maden ocakları var. Büyükbürüngüz tarafından da çalışma yaptılar ve mera olarak bir tek burası kaldı. Hayvancılığımız, tarım arazilerimiz, su kaynaklarımız tamamen bu vadide. Bu vadi ayrıca büyükşehir belediyesi tarafından UNESCO’ya Koramaz Vadisi olarak tescillendi ve UNESCO’ya dahil edildi. Ayrıca sağ tarafımızda da yer altı şehri bulunmaktadır. Bir kolu tamamen Bünyan’a bağlıdır ve buradan geçmektedir. Benim yetkililerden ricam gelsinler ve bu yer altı şehrini tescillesinler ve araştırsınlar. Bir kolu Bünyan’a bir kolu da aşağıda Bürüngüz, Subaşı ve Ağırnas, Büyükbürüngüz de dahil hepsinden yer altı şehrine bağlanmaktadır. Evlerimize çok yakın burası. Yarın burada patlama yapıldığında yerleşim alanındaki evlerimiz zaten çatladı ve hasar gördü diğer ocaklar tarafından ki, burası da açılır patlama yapıldığında kalan evlerimiz de yere çökerse bu köylü nereye gitsin? O zaman köyleri de alsın gitsinler. Burada mağdur ve evleri çatlayan vatandaşlarımız var. Biz gelişigüzel konuşmuyoruz bunları, bunlar başımızdan geçti” dedi.

    Subaşı Mahallesi sakinlerinden emekli öğretmen Ekrem Tuna ise, “Biz ülkemizi ve köyümüzü seviyoruz. Hiçbir zaman ülkemize gelecek gelir kaynaklarından ülkemizin mağdur olmasını istemeyiz ama şu anda gelinen nokta rantiyenin dışında, özellikle köyümüze ve bölgeye çok zarar verecek bir konum arz ediyor. Biz sayın başkanımızın gönlümüze taht kurduğunu da ifade edelim. Köyümüze karşı gösterdiği yakınlığıyla gönlümüze taht kurmuştur ama gelinen bu noktada ben bir kez daha vermiş oldukları kararın üzerinde bir kez daha düşünmelerini köylülerimiz adına arz ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Küçükbürüngüz Mahallesi Muhtarı Hacı Bölük, yapılacak çalışmaların tarla ve mera alanlarına zarar vereceğini söyleyerek, “Bu konuda vatandaşımızın tedirgin olduğunu görüyoruz. Bu taş ocakları, bizim Koramaz Vadisi UNESCO’ya girdiği için bizim bölgemiz de vadi içerisinde kalıyor. Buradan dinamitlerle çıkacak her taş parçası 200-300 metre yakınında Subaşı Mahallesi’nde bulunan yer altı şehrinin ve Gaziler Mezarlığı’nın bulunduğu bölgeye çok yakın. Aynı zamanda bizim bu vadimiz sol taraftaki Koramaz Dağı’ndan aldı ismini. Genellikle bu bölgede poyraz estiğinden dolayı bizim aşağıdaki tarım arazilerimiz bu tozdan ve dinamit atılmasından çok zarar görecek. Bunun için biz bu ocağın açılmasına mahalle olarak karşıyız” dedi.

    Araçların önüne sadece tepkilerini koymak için geldiklerini söyleyen Küçükbürüngüz Mahallesi sakinlerinden Mehmet Uldağ da, “Akşam internette bir arkadaşımız Koramaz Dağı’nın kış görüntülerini paylaşmış. Dağın kuzey ucunda bir taş ocağı var zaten ve 20 yıldır işletiliyor. Biz geçtiğimiz yıl o taş ocağını gezdik. Tepesinden baktığınız zaman 30 katlı bir binanın tepesinden bakıyormuş gibi devasa çukurlar oluşmuş. Bir dağ taş ocağıyla biter mi demeyin. Biz de bitmez sandık ama bitermiş. Biz bu araçların önüne sadece tepkimizi koymak için çıkmalıyız. Bizim derdimiz üzüm yemek değil, bizim derdimiz bağcıyı dövmek de değil. Bizim derdimiz topraklarımıza sahip çıkmak. Biz Büyükşehir Belediye Başkanımıza güveniriz. Burada şirketin değil vatandaşın yanında olmasını istiyoruz” dedi.

    Mahalle sakinlerinin toplanarak tepki göstermesi üzerine zemin çalışması yapan iş makinası bulunduğu yerden indirilerek çalışması durduruldu.

  • Oltulu Mimarın projesi UNESCO Tartafından kabul edildi

    Oltulu Mimar Uğur Zengin’in Kuş köye yaptığı proje kabul edildi.

    Konuştuğu ıslık diliyle nam salan Giresun ili Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy, UNESCO tarafından kültürel miras listesine alındı.

    2017 yılında UNESCO’nun dikkatini çeken Kuşköy, “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine alındı. Yüzyıllardır halkın birbiriyle konuşmak için “Islık dili” kullandığı Kuşköy’e UNESCO piyangosu vurdu.

    UNESCO tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine dâhil edilen Kuşköyün kazandığı bu uluslararası başarıyı desteklemek için Zen Mimarlık’ta Cephe Giydirme ve Sokak Sağlıklaştırma Projesi hazırladı.

    Zen Mimarlık tarafından hazırlanan “Kuşköy Cephe Sağlıklaştırma Projesi” Ekim 2018 yılında Strazburg Avrupa Konsey binasında ödüllendirildi. Ödül töreninin ardından proje sahibi Oltulu Uğur Zengin adına Strazburg Konsolosu evinde bir davet düzenleyerek teşekkür etti.

  • Oltulu Mimarın projesi UNESCO Tartafından kabul edildi

    Oltulu Mimar Uğur Zengin’in Kuş köye yaptığı proje kabul edildi.

    Konuştuğu ıslık diliyle nam salan Giresun ili Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy, UNESCO tarafından kültürel miras listesine alındı.

    2017 yılında UNESCO’nun dikkatini çeken Kuşköy, “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine alındı. Yüzyıllardır halkın birbiriyle konuşmak için “Islık dili” kullandığı Kuşköy’e UNESCO piyangosu vurdu.

    UNESCO tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine dâhil edilen Kuşköyün kazandığı bu uluslararası başarıyı desteklemek için Zen Mimarlık’ta Cephe Giydirme ve Sokak Sağlıklaştırma Projesi hazırladı.

    Zen Mimarlık tarafından hazırlanan “Kuşköy Cephe Sağlıklaştırma Projesi” Ekim 2018 yılında Strazburg Avrupa Konsey binasında ödüllendirildi. Ödül töreninin ardından proje sahibi Oltulu Uğur Zengin adına Strazburg Konsolosu evinde bir davet düzenleyerek teşekkür etti.

  • UNESCO alanlarına yeni strateji

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık’ın 2013-2018 Yönetim Planı’nı değiştirmek için düğmeye bastı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda hazırlanan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” isimli adaylık dosyasıyla 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Hanlar Bölgesi (Orhan Gazi Külliyesi ve Çevresi), Sultan Külliyeleri (Hüdavendigar, Yıldırım, Yeşil, Muradiye) ve Cumalıkızık Köyü’nün korunması ve değişimin ihtiyaçlarına cevap verebilmesi maksadıyla yönetim planında revizyona gidiliyor. Yeniden hazırlanacak yönetim planına girdi oluşturmak için toplantı yapıldı. İki gün süren toplantılara kamu kurumu idarecileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademik oda temsilcileri, çarşı yöneticileri, muhtarlar ve bölgede yaşayan halk katıldı. Toplantıda yönetim, kültürel değerler-koruma ve planlama, sosyal-ekonomik yapı ve çevre düzeni, turizm-tanıtım-ziyaretçi yönetimi ele alındı.

  • UNESCO ödüllü babasının bıraktığı mesleği devam ettiriyor

    Kastamonu’da UNESCO’dan “Yaşayan İnsan Hazinesi Kültürel Miras Taşıyıcısı” ödülü alan ve 5 yıl önce hayatını kaybeden ünlü sanatçıların saz Ustası Bekir Tekeli’nin oğlu olan Mehmet Tekeli, babasından kalan miras niteliğindeki mesleğini devam ettiriyor.

    Dünyanın birçok ülkesinde bağlamaları çalınan, yaptığı bağlamalarla ünlü sanatçı Neşet Ertaş ile birlikte UNESCO’dan “Yaşayan İnsan Hazinesi Kültürel Miras Taşıyıcısı” ödülü alan ve 5 yıl önce vefat eden Bekir Tekeli’nin mesleğini, oğlu Mehmet Tekeli sürdürüyor. Kastamonu Eski Sanayi Sitesinde bulunan atölyesinde saz üretimi yapan Mehmet Tekeli, 1954 yılında amcası Ahmet Tekeli tarafından kurulan ve 1957 yılında mesleğe başlayan babası Bekir Tekeli ile devam eden saz üretimini yaşatmaya çalışıyor.

    “Tekeli Sazları Türkiye’de, dünyada bilinen ve aranan hale gelmiştir”

    Tekeli Sazlarının dünyada ve Türkiye’de tanındığını dile getiren saz ustası Mehmet Tekeli, “Tekeli Kardeşler aslında Türkiye’de birçok kişinin yapmak istediği ama yapamadığı işi yani marka oluşturma işini yapmışlardır. Üretim yapmak ve üretime devam ettirmek büyük bir iş. Yani 50 seneye yakındır Tekeli Sazları Türkiye’de, dünyada çalınıyor ve bilinen, aranan saz haline gelmiştir. Bundaki yegane sebep ilk önce bu işi sevmeleri ve bu işi yaparken kendilerini vermeleridir” dedi.

    “Bacanın tütmesi için bu işe devam ediyorum”

    Babasından gururla bahsettiğini anlatan Mehmet Tekeli, “Babam 2010 yılında UNESCO’nun verdiği ’Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü’nü Neşet Ertaş ile birlikte almıştır. Bu Tekeli Kardeşler için büyük bir onur ve gururdur. Birçok ödül de almıştır. 2013 yılında babam vefat ettikten sonra ben de baca tütsün, bu iş devam etsin, Tekeli Kardeşlerin ismi yürüsün diye bu işe devam ediyorum. Bu bir kültürdür. Her şeyden önce yani Dede Korkut’tan beri bu devam eden bu kültürü yaşatmak bu yaşatmada bir katkım olması beni onurlandırmaktadır” diye kullandı.

    “Kültürümüzü, örf, ananelerimize yaşatmak herkesin görevi olmalıdır”

    Sazların tamamen el işi ile üretildiğini belirten Tekeli, “Sazlarımız tamamen el işidir. Yani oymasından son haline kadar biz eşiklerde boynuz kullanıyoruz. Tekeli Sazı, diğerlerinden bunun için ayrılmaktadır. Akustik ses verir bizim sazlarımız. Kastamonu için Türkiye için yani kültürümüzü, örf, ananelerimize yaşatmak herkesin görevi olmalıdır” şeklinde konuştu.

    Mehmet Tekeli’den saz çalma konusunda destek aldığını söyleyen 16 yaşındaki lise öğrencisi de bağlamalarını tamir ettirerek güzel vakit geçirdiklerini dile getirdi.