Etiket: Ünal:

  • Ünal: “Anayasaya Bağlı Olarak Sistemin Değişmesi Gerekiyor”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin şehirlerin gelişim yeteneğinin düzenlenememesi olduğunu belirterek, “Türkiye bir türlü çatışma ortamından çıkamıyor. Türkiye’nin köklü bir reforma ihtiyacı var. Bunun içinde ana kronik sorun anayasadır. Anayasanın değişmesi, anayasaya bağlı olarak da sistemin değişmesi gerekiyor” dedi.

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci, yönetim kurulu, meclis ve komite üyeleriyle birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’a ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Ankara Ticaret Odası hakkında bilgi alan Ünal, Bakanlık olarak iş aleminin yatırım ve üretimini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için işlerini kolaylaştırıcı bir yaklaşım sergileyeceklerini söyledi. Ünal, “Siyasetin görevi kolaylaştırmaktır, üzerimize düşeni yapmaya çalışırız” dedi.

    ATO Başkanı Bezci de, oda hakkında bilgi vererek, ATO’nun Ankara’ya kazandırdığı 3 bin 200 kişilik Congresium Fuar ve Kongre Merkezinin ardından uluslararası bir fuar merkezi yapmak üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çalışma yürüttüklerini söyledi. ATO bünyesinde Kongre ve Ziyaretçi Bürosu kurarak uluslararası ölçekte kongrelerin Başkent’te yapılmasına yönelik faaliyet yürüttüklerini kaydeden Bezci, Ankara Alışveriş Festivalinin ardından Ankara Marka Festivali adıyla ikinci bir festivali şehre kazandırdıklarını ifade etti.

    ATO’nun 150 bine yakın üyesinin inşaattan turizme varan geniş bir alanda faaliyet yürüttüğünü kaydeden Bezci, Antalya’da turizm yatırımı yapan firmaların çoğunun ATO üyesi olduğunu söyledi. Türkiye’de yapılan pek çok reforma rağmen yatırım yapmanın hâlâ güç olduğuna dikkat çeken Bezci, “Özellikle turizm yatırımları yaparken bir çok bürokratik engelle karşılaşıyoruz. Bir yatırım izni alabilmek için dokuz ayrı kurul ve kurumdan izin alınması gerekiyor. Yabancı yatırımcıyı ülkemize çekmek için bu izinlerin tek kalem olarak Turizm Bakanlığı’ndan yapılmasını öneriyoruz“ dedi.

    Yatırımcıların izin için çok fazla zaman kaybettiğini belirten Bezci, “Biz yatırım yapıp, istihdama katkı sağlayacak, turist getirip ekonomiye gelir sağlayacağız. Yatırımların kolaylaştırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    “ŞEHİR KAFASINA GÖRE BÜYÜYOR”

    Bakan Ünal, koruma kurulları konusunun Kültür ve Turizm Bakanlığının üzerinde çalıştığı konulardan biri olduğunu kaydetti. Bakan Ünal, koruma kurulu başkan ve müdürleriyle toplantı yaptığını ve vatandaşların bu kurullardan şikayetleri hakkında bilgi edindiğini belirterek “Şehirlerimizin bir kimliği olmadığı için, şehirlerimiz kanserli bir hücre gibi büyüyor. Yani şehir kafasına göre büyüyor” ifadelerini kullandı.

    Şehrin büyümesinin planlanması gerektiğini anlatan Ünal, şunları söyledi: “Kentin tarihi dokusunun, merkezinin korunması gerekiyor. Sanayi anlamında gelişecek bölgesinin tespit edilmesi, eğitim, kültür alanlarının tespit edilmesi ve buna göre bir kimliğine uygun bir planlama gerekiyor. Ve bu planlamanın ardından koruma kurullarına (sen şuraları koruyacaksın şu standartlarda koruyacaksın, şu kriterler çerçevesinde davranacaksın) demek gerekiyor.”

    Önümüzdeki süreçte kültürü şehir üzerinden planlayacaklarını anlatan Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, büyükşehir belediyeleri, ticaret odaları, bunlarla birlikte şehri planlayacağız. Kültürü çok soyut bir şekilde konuştuğunuz zaman plastik sanatlar, görsel sanatlar gibi bunların şehir yaşamındaki karşılığı nedir? Bunların şehirde yaşayan insanlara dokunma biçimi nedir? İnsanlar sanatla kültürle nerede buluşacak? Büyükşehir belediyesinin rolü ne olacak, ticaret odalarının rolü ne olacak ya da üniversitelerin rolü ne olacak? Biz biraz koordinatör bakanlık gibi davranmayı düşünüyoruz. O yüzden ticaret odalarıyla da işbirliğimiz olacak. Bu sizin için de bir sosyal sorumluluktur.”

    Ankara ve İstanbul’da bulunan Atatürk kültür merkezlerinin iyi durumda olmadığını kaydeden Bakan Ünal, Ankara’da Kültür Bakanlığının opera, bale, tiyatrosu olduğunu 4 bin 200 sanatçısı bulunduğunu ancak Kuğu Gölü Balesi gibi eserleri sergileyecek sahneye sahip olmadığını söyledi.

    Bu arada Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Ertürk de, Ankara’nın Altındağ bölgesindeki tarihi ve kültürel unsurlara dikkat çekti. Bunun üzerine, Ankara’nın da İstanbul’daki gibi ’sur içi bölgesinin olduğunu söyleyen Bakan Ünal, çok az kalıntının belli yerlerde kaldığını, sur içinde de çoğunlukla gecekonduların bulunduğunu belirterek “Büyükşehir Belediyesi buralarda ilgili kentsel dönüşüm düşünüyor. Biz, büyükşehirle beraber çalışıp sur içini yani tarihi Ankara’yı ortaya çıkarabiliriz” dedi.

  • Ünal: “Ermenilerin Esas Peşinde Olduğu Husus Türkiye’den Toprak Talebi”

    Denizli Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Ali Ünal, Ermenilerin esas peşinde olduğu hususun, Ermeni soykırımını bütün ülkelerin ve Türkiye’nin kabul etmesi, Türkiye’den tazminat talebi ve toprak talebi olacağını söyledi.

    İlkadım Belediyesi tarafından düzenlenen “Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi” konulu 3. Uluslararası İlkadım Sempozyumu’na konuşmacı olarak katılan Denizli Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, katılımcılara “Ermeni Propagandaları ve Türkiye” adlı bir sunum yaptı.

    Ermeni meselesinin 100 yıldan beri Türkiye’yi meşgul eden bir hadise olduğunu belirten Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, “Bu meselenin doğrudan doğruya şark meselesi ile alakası var. Bugünkü Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar siyasi bakımdan dünyanın en karışık ve problemli yerleridir. Bu coğrafyada daha önce 400 yıl süren bir Pax Ottomana Osmanlı barışı var. Tarihçilerin birçoğu bu durumu tespit ediyorlar. Ne zaman Osmanlı kuvvetleri düşmüş bu bölgelerin hepsinde problemler çıkmaya başlamış. 19. yüzyıl bir diplomasi çağıdır. Osmanlı İmparatorluğu ayakta kalabilmek için mecburen diplomasiye başvurdu. Çünkü askeri gücünü kaybetmişti” dedi.

    “ERMENİLER 1. DÜNYA SAVAŞI’NDA RUSLARIN TAHRİKİ İLE AYAKLANDI”

    Ermenilerin 1. Dünya Savaşı’nda Rusların tahriki ile ayaklandığını ifade eden Ünal, “Ermeniler Berlin Anlaşması’nda meşhur 61. maddeye dayanarak, Ruslar ve İngilizlere güvenerek organize oldular. Çeşitli örgütler kurdular. Bunlar faaliyetlere başladılar. Faaliyetleri de ‘bir yerde ayaklanma çıkaracaksın, devlet o ayaklanmayı bastıracak ve bütün dünyaya devlet şiddet uyguluyor’ denecek. Zaten bunu bugün PKK terörü ile yaşıyoruz. Aynı şeyler 1890’larda oldu. İstanbul’da aynı şeyler yapılmaya başlandı. İki toplum arasında müthiş bir gerginlik oldu. Aynı şey 1. Dünya Savaşı içerisinde cereyan etti. Cephe gerisindeki Ermeniler, Rusların tahriki ile ayaklandılar. Zaten Ruslar, Ermenilerden gönüllü birlikler oluşturmuşlardı. Onun için tehcir uygulaması gündeme geldi. Şimdi Ermeniler tehciri bütün dünyaya ‘Türkler soykırım yapıyor’ sloganıyla duyurdular. Rakip devletler de bunu Türkler aleyhinde kullandılar. Tehcir sırasında gerçekten acı olaylar yaşandı. Ermeni toplumu hakikaten hak etmediği bir muameleye maruz kaldı. Ama bunu planlı bir soykırım olarak nitelendirmek mümkün değildir. O dönemde kim acı yaşamadı ki. Açlıktan ölen birçok insan var. Savaşın getirdiği birçok sebep olduğu olumsuz sonuçlar var. Sadece Ermeniler bu sorunları yaşamadı. Bugün tarihçiler tartışıyor, Suriye, Lübnan bölgesinde 200 bin kişinin açlıktan öldüğünü söylüyor. İttihat ve Terakki’nin yanlış uygulamalarından dolayı ocaklar mahvoldu. İttihat ve Terakki bu milletin arzu ederek iş başına gelen bir kadro değil, bir darbe ile işbaşına geldi. 1913 Babıali baskını ile de iktidara el koydular. Ondan sonra 1. Dünya Savaşı’na girişimiz Enver Paşa’nın, Napolyon olma sevdasına girdiği bir savaştır. Sonra da imparatorluk mağlup oldu. O kadronun yaptığı hatalar bütün millete mal edildi. O hataların faturasını şimdi bize ödetmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    “ERMENİLER KADAR İYİ ÇALIŞMADIK, KULAĞIMIZIN ÜZERİNE YATTIK”

    1914 yılından önce 100 binden fazla Ermeni’nin Amerika’ya göç ettiğini belirten Ünal, “Sistemli bir soykırım yaşanmadı. Bunların gündeme gelişi 1973 yılındadır. 70 yaşındaki bir Ermeni 2 Türk diplomatını Los Angeles’ta görüşmeye çağırtı ve orada tabanca ile vurup şehit etti. Peşinden Asala terörü dediğimiz Ermeni terörü başladı. Bütün televizyonlarda ve radyolarda ‘1915 yılında Türkler 1.5 milyon Ermeni’yi kesmişlerdi. Bugün de 1 Ermeni 2 Türkü vurdu’ diye veriyorlardı. Yani gayet masumane ve vurması normal demeye getiriyorlardı. Asala terörü diplomatlarımızı hedef almaya başlamıştı. Sürekli bu şekilde yapıyorlardı. Ermeni propagandası 1915’ti ama 80 yıl boyunca Ermeniler boş durmamışlardı. Kendi tezleri lehine müthiş çalışmalar yapmışlar. Bir kütüphane dolusu araştırmalar yapmışlar. Bizim aklımıza 1973 yılından sonra geldi. Dışişleri’nin ilk açıklaması ‘Bunlar Osmanlı İmparatorluğu zamanında cereyan etmiş olaylardır. Dolayısıyla bizi ilgilendirmez’ diye açıklama yapmışlardı. Daha sonra bu açıklamayı çevirmek zorunda kaldılar. Ermeni terörü 1980 yılında bitti. Onlarca diplomatımızı, masum insanlarımızı katlettiler. Ne zamanki batıya zarar vermeye başladı, Fransa’da bir patlama olmuştu ve orada 5 Fransız ölmüştü. O zaman Batılı devletler kendilerine zarar verecek diyerek Asala terörünü hoş görmemeye başladılar ve terör bitti. Asala terörü bitti, 1984 yılında PKK terörü başladı. Kalkınan ve gelişen bir ülkeye çelme takmak için daima bir takım unsurlar olacaktır. Şunu kabul edelim ki, biz Ermeniler kadar iyi çalışmadık. Kulağımızın üzerine yattık. 1973’lerden sonra Türkiye’de Ermeniler propagandasına karşı ‘bu işin hakikati nedir, araştıralım’ şeklinde bir takım girişimler oldu ama çok iyi sonuçlar üretemedik. Kendilerini öyle bir inandırmışlar ki, hiçbir Batılı topluma siz Ermeni soykırımı olmadığını ikna edemezsiniz. Çünkü Batılılar psikolojik olarak Ermenilerin iddialarına inanmaya hazır durumdadır. Ermeniler Hristiyan bir toplumdur. Batı’ya da bu yüzden sempatik gelmektedir” şeklinde konuştu.

    “ERMENİLERİN HEDEFİ TÜRKİYE’DEN TOPRAK TALEBİ OLACAKTIR”

    Ermenilerin hakikat peşinde olmadıklarını, onların siyaset peşinde olduklarının altını çizen Ünal şunları söyledi: “Bunların temeldeki hareket noktaları siyasettir. Yani soykırımı bize kabullendirmek, esas itibariyle onlar için basit bir siyaset ama bizim için bunun yıkıcı sonuçları olacak. Türk milletini suçluluk kompleksine itecektir. Arzu edilen şey de budur zaten. 1915 yılında olan olaylar karşılıklı bir savaştır. Ermeni toplumu da zarar görmüştür. Ama Türk milleti daha çok zarar görmüştür, daha çok ızdırap çekmiştir. İşin gerçeği de budur. Ermenilerin esas peşinde olduğu husus, siyaset yani Ermeni soykırımını bütün ülkelerin ve Türkiye’nin kabul etmesi, peşinden tazminat talebi ve peşinden de toprak talebi gelecektir. Bizim bunlara karşı uyanık durmamız lazım. Türkiye’nin bu noktada sadece haklı olmaya ihtiyacı yok. Onun yanında güçlü olmaya da ihtiyacımız var. Çünkü karşınızdaki insanlar hakikat peşinde değiller. Bizim hakikat peşinde olmamız bir sonucu değiştirmeyecek. Hem hakikat peşinde olmamız hem de güçlü olmamız gerekir. Ermeni propagandalarını ancak bu şekilde önleyebiliriz.”

  • Bakan Ünal, SERKA Standını Ziyaret Etti

    Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, bu yıl 9’uncusu düzenlenen Travel Turkey İzmir Fuarı’na katılarak bölge illerini tanıtan Serhat Kalkınma Ajansı’nın (SERKA) standını ziyaret etti. Bakan Ünal, Kars’ı ziyaret edeceğini söyledi.

    Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı’da faaliyet yürüten Serhat Kalkınma Ajansı, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) ve İZFAŞ ortaklığı ile bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası Travel Turkey İzmir Fuarı’na katılarak bölge illerinin tarihi ve turistik değerlerini tanıttı.

    Fuara Kars, Iğdır ve Ağrı İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin yanı sıra SERKA’nın davetiyle başta Sarıkamış olmak üzere bölgede turizm sektöründe faaliyet gösteren 15 otel temsilcisi de katıldı. Kosova’nın partner ülke, Adana’nın da partner il olarak iştirak ettiği 9.Uluslararası Travel Turkey İzmir Fuarı’na 30 ülkeden yaklaşık 1000 firma, kurum ve kuruluş temsilcisi katılarak stant açtı.

    Fuarın açılışını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal daha sonra SERKA standını ziyaret etti. SERKA uzmanlarından bilgi alan Bakan Ünal, bölgedeki İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri’nin yanı sıra otelcilerle birlikte fuara katılımından ve çalışmalarından dolayı SERKA’yı kutladı. Bakan Ünal kısa süre içerisinde Kars’ı ziyaret edeceğini söyledi.

    9.Uluslararası Travel Turkey İzmir Fuarı 13 Aralık Pazar gününe kadar açık kalacak.

  • Akdeniz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal:

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal küreselleşme nedeniyle ekonomik ve sosyal alanda sınırların aşılması bilgi üretme ve bilgi aktarımı, bireysel beceri ve yeterlilik geliştirmenin toplumların uluslararası alanda rekabet güçlerini belirleyen temel faktörler olarak öne çıktığını ifade ederek, sürecin yönetilmesinde yükseköğretim kurumlarına önemli görevler düştüğünü söyledi.

    Yazılı bir açıklama yapan Rektör Vekili Prof. Dr. Ünal, “Günümüzde yükseköğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve topluma hizmet işlevlerini yerine getirirken daha rekabetçi girişimci ve yenilikçi anlayışla hareket ederek, uluslararası boyutu yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve topluma hizmet fonksiyonuna sistematik olarak dahil etme zorunlulukları bulunmaktadır.” dedi

    Prof. Dr. Ünal, 1982 yılında kurulan Akdeniz Üniversitesi’hin, halen 18 Fakülte, 7 Enstitü, 4 Yüksekokul, 1 Konservatuvar, 11 Meslek Yüksekokulunda eğitim öğretim yapan 60 bin öğrencisiyle, 2400 akademik personeli ve 2000 idari personeliyle öğrenci odaklı eğitim programları, nitelikli araştırma-geliştirme ve topluma hizmet çalışmalarını bütüncül bir yaklaşımla sürdürdüğünü işaret ettiği açıklamasında ” Uluslararası saygın bir üniversite olma yolunda hızla ilerleme, Avrupa Yükseköğretim Alanında önemli bir aktör olarak rol alma azmi ve kararlılığı içinde gelecek yıllarda dünya sıralamasında hak ettiği yere gelmesi için tüm enerjisiyle misyonuna odaklanacaktır.” diye konuştu.

    ÜNİVERSİTE İMAJINA ZARAR VERDİRMEYECEĞİZ

    Akdeniz Üniversitesi’nin misyonuna odaklanmasını ve bu kapsamda bilimsel bilgi üretimi, araştırma – geliştirme ve üretmiş olduğu bilgiyi aktarma çalışmalarında seçkin bir üniversite olma yolunda hızla ilerlemesini amaçladığını ifade eden Prof. Dr. Ünal şöyle dedi: “Üniversite olarak, bilgiyi ve bilimi şehrimiz, bölgemiz ve tüm insanlığın hizmetine sunmak toplumsal sorunlara duyarlılık göstermek önceliğimizdir. Söz konusu bu misyonumuzu yerine getirirken kurumsallaşma ve liyakatı önceleyen katılımcı, şeffaf, hesap verebilen bir yönetim anlayışı ile üniversitede huzurlu bir çalışma ortamı yaratmak temel amacımız olacaktır. Yönetim anlayışımızla çalışanlarımızın kuruma aidiyet duygusunu güçlü hale getireceğiz, ancak kuruma ve üniversitemizin imajına zarar verilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.” .

    Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal, yönetimlerinde alınan yönetsel kararların yasalar çerçevesinde ve hukuk kuralları içinde olmasına özen göstereceklerini de sözlerine ekledi.

  • Bakan Ünal: “İzmir De Paris Ve Londra Kadar Güvenli”

    Travel Turkey İzmir – Turizm Fuar ve Kongresi 9. kez kapılarını açtı. Düzenlenen organizasyon kapsamında bu yıl ilk kez Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi de organize edildi. Fuarın açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Rusya-Türkiye krizinin turizmi etkileyeceği iddialarına karşı, “İzmir, Londra ne kadar güvenliyse emin olun o kadar güvenli, Paris ne kadar güvenliyse o kadar güvenlidir. Birilerini Türkiye’yi Ortadoğu’nun bir parçası gibi göstermesine ve böyle bir algı oluşturmasına asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde organize edilen Travel Turkey İzmir’e bu yıl 31 ülkeden binin üzerinde firma katılıyor. Partner ilin Adana, partner ülkenin Kosova olarak yer aldığı Travel Turkey İzmir’e 43 ülkeden de alım heyeti geldi. ABD, Fas, Gana, İsrail, Özbekistan, Venezuela, Zambiya ve Zimbabwe’nin ilk kez katıldığı fuarın açılışına ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın yanı sıra, İzmir Valisi Mustafa Toprak, Adana Valisi Mustafa Büyük, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Reseau Delice Başkanı Jean Michael Daclin, THY Yurtiçi Satış Başkanı Halil İbrahim Polat ve Kosova’dan üst düzey bürokratlar ile birçok profesyonel sektör temsilcisi katıldı.

    Bakanlık olarak yeni bir tanıtım stratejisi hayata geçireceklerini kaydeden Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, turizm sektörünü tek bir çatı altına almak istediklerini ifade ederek, “İnşallah öncelikle İzmir’de bir günlük çalıştay düzenleyeceğiz. Bu çalıştay esnasında bakanlık olarak bütün bürokrasimizle burada olacağız, Büyükşehir Belediyesi, Valilik, sektör temsilcileriyle birlikte İzmir’i bir masaya yatıracağız. Bakanlık olarak İzmir’e çok şey yaptık ama birçok şey daha yapmamız gerekiyor. İzmir, Ege, Antalya’ya kadar olan hattı ele alırsak, bizim tanıtımla birlikte ihtiyacımız olan diğer bir şey de güçlü bir destinasyon yönetimi. THY’ye siz ’Şuraya bir hat, yeni bir sefer koyar mısınız’ demek aslında hiçbir şey ifade etmiyor. Ama; siz bir destinasyon yönetimi etrafında planladığınız tanıtım stratejinizle strateji bölgenizi bir bütünün parçası olarak hangi sonuçları alacağınızı planlarsanız; THY’yi bu sürecin bir ortağı haline getirir ve destinasyon yönetimi çerçevesinde önümüzdeki 4 yıl hangi hatları güçlü bir şekilde kullanması istediğinizi THY’ye söylerseniz o zaman entegre, koordinasyon içinde çalışma olur. Tabii ki siz sektör temsilcilerine, tur operatörlerine, acentelerine aynı zamanda kolaylaştırıcı, zemin hazırlayıcı bir misyon üstlenmiş olursunuz” dedi.

    “İZMİR LONDRA VE PARİS KADAR GÜVENLİ”

    Geçtiğimiz günlerde Rusya ile Türkiye arasında yaşanan krizi hatırlatan Bakan Ünal, 2016 yılının turizm bakımından kötü geçeceği iddialarını da şöyle yanıtladı: “İzmir, Londra ne kadar güvenliyse emin olun o kadar güvenli, Paris ne kadar güvenliyse o kadar güvenlidir. Birilerini Türkiye’yi Ortadoğu’nun bir parçası gibi göstermesine ve böyle bir algı oluşturmasına asla müsaade etmeyeceğiz sizler de etmeyin. Çünkü turizm, bir psikolojinin yönetilmesidir, algının yönetilmesidir. Türkiye son derece güvenlidir. Türkiye misafirperverliğiyle dün olduğu gibi yarın da yoluna devam edecektir. Biz üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyoruz.”

    KOCAOĞLU’NDAN BAKANA TEŞEKKÜR

    Turizm fuarını 9. yılında büyüterek sürdürdüklerini belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise Fuar İzmir’in özelliklerini ve yapım aşamasını anlattı. Kocaoğlu, “Bakanımıza teşekkür ediyorum. Görevinin ilk günlerinde davetimizi kırmadan bizi onurlandırdı. Kendisine sonsuz teşekkür ederim” dedi. Kocaoğlu, “Göreve geldiğimizden bu güne tarihi kent merkezi, yani Kadifekale, Agora Kemeraltı’nda 270 hektar alanı ayağa kaldırmak üzere büyük bir çalışmamız var. Bu bölgede sadece kamulaştırma yatırımımız 350 milyon liradır. Buna restorasyonlar kazı destekleri yeni kamulaştırmalarla devam diyoruz” diye konuştu.

    VALİ MÜZE İSTEDİ

    “Bugünlerde insanlığımız vicdanımız yaklaşımlarımız tartışılıyor” diyen İzmir Valisi Mustafa Toprak ise, “Bu toplantıyla birlikte, katılan ülkelerle birlikte dünyaya güzellikleri haykırıyoruz. Ege Medeniyetler Müzesi’nin bir an önce yapılması önem arz ediyor. Katkı sağlayacağını biliyoruz” diye konuşurken, Adana Valisi Mustafa Büyük ise, İzmirlileri Adana’yı gezmeye davet etti.

    BAŞARAN’DAN 4 İSTEK

    İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, dünyada yaşanan sürece dikkat çekti ve fuara katılan ülkelere teşekkür etti. Demirtaş, “Turizm sadece bir sektör, ticari oluşum değildir, duygu ve sevgiyle gerçekleşir. Herkes aynı amaçla burada. 2016 için olumsuzluklar olduğu gerçek ama moralimizi bozmuyoruz. Tesislerimiz boş kalmaz. Bakanlık desteği, biraz daha çalışma, yurtdışına çıkan 10 milyon turistin içeriye yönelmesiyle bu krizi yara almadan atlatırız. Ayrıca İzmir’de 12 ay şehir turizmi istiyoruz. Şehir turizmine en büyük desteği kruvaziyer veriyor. Müze de istiyoruz, tarihimizle turizmi çeken bir kentiz” dedi.

    TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy da, kente müze, tanıtım atağı, Kadifekale’nin ayağa kaldırılması ve Alsancak Limanı’ndan ayak bastı parası alınmamasını istedi. THY Satış Başkanı Halil İbrahim Polat, ülkenin önemli bir değeri olduklarını söyledi. Polat, etkinliği düzenleyenlere teşekkür etti.

    Konuşmaların ardından fuarın açılış kurdelesini kesen heyet, stantları gezdi. Travel Turkey İzmir’in açılış törenine, partner il Adana’dan gelen Çukurova Senfoni Orkestrası verdiği mini konserle renk kattı. 10-13 Aralık’ta düzenlenen ve profesyonel ziyaretçilere açık olarak düzenlenen fuarda, C Holü ve Yöresel Ürünler alanı fuar süresince, B Holü ise yalnızca hafta sonu halka açık olacak. Giriş ücretinin 5 TL olarak belirlendiği fuar, 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.