Etiket: Umutla

  • “Diyarbakır’ın geleceğine umutla bakıyoruz”

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu yatırımcılarla yaptığı toplantıda, “Diyarbakır’ın kalkınması ve gelişmesi adına gelecek her güne çok büyük bir umutla bakıyoruz” dedi.

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yönetim kurulu üyesi, Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Başkanı Engin Yeşil ve üyeleri, TOBB Diyarbakır İl Kadın Girişimciler kurulu üyelerinin katılımıyla 100 günlük icraat programı çerçevesinde çalışma ve değerlendirme toplantısı yapıldı.

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu öncülüğünde 100 günlük icraat programı çerçevesinde çalışma ve değerlendirme toplantısı yapılarak, Diyarbakır’ın daha iyi noktalara taşıma planları devam ediyor. Diyarbakır Ticaret Borsası’nın bir referans fiyat belirleyen borsa olması hedefine doğru çalışmaların başlatılmasını hedeflediklerini söyleyen Vali Güzeloğlu, Diyarbakır’ın 100 günlük icraat programı çerçevesinde gelişeceğini belirtti. Vali Güzeloğlu, “Cumhurbaşkanımız tarafından geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaşılan 100 günlük icraat programı çerçevesinde bizler de Diyarbakır olarak kamuoyu, sivil ve özel kesimin tüm temsilcileriyle karşılıklı iş, güç ama gönül birliğiyle bu program çerçevesindeki hedef ve beklentilere bağlı bütün çalışmalara dönük katkılarımızı belirlemek, yapacağımız çalışmalara karşı karşılıklı istişare etmek için bir dizi toplantılar düzenliyoruz. Bu çerçevede Ticaret ve Sanayi Odamızda başlayan zincirimiz Organize Sanayi bölgemizden sonra Ticaret Borsamızla birlikte devam edecek. Paydaşlarımıza sürecek hedefimiz ve amacımız bir insan merkezli insanı merkezine alan, insana hizmeti ibadet sayan ve gelecek her günümüzü bugünden daha iyi ve gelişmiş bir ülke dahiline taşımayı amaçlayan bir çalışma gerçekleştirmek. Diyarbakır bugün ülkemizin bir çalışmam merkezli ve belirleyici merkezidir. Tarımsal üründe hububat, pamuk ve benzerlerinde Türkiye üretimini belirleyen ve etkileyen ilk 3’te yer alan bu bağlamada açık ara üretimi tanımlayan bir üretim alanıdır. Üretilen ve üretilecek ürünlerin ticaret borsamız üzerinden lisanslı depoculuk kapsamında değerlendirilmesi ve Diyarbakır için olmasa olmaz olan lisanslı depoculuk hacmini arttırması, ürün piyasasında vadeli işlemler borsasında Diyarbakır Ticaret Borsasının bir referans fiyat belirleyen borsa olması hedefine doğru çalışmaların başlatılması. Üretim ve üretime yönelik birimlerin oluşması, buna bağlı olarak sadece ürün yetiştiren değil gıda sanayisini belirleyen bir konuma Diyarbakır’ın taşınması. Buğdayı üreten değil buğday ürününe bağlı olarak bütün gıda ürünlerinde marka haline dönüşen bir kent kimliğinde Diyarbakır’ın artık hedefini koymasıdır” dedi.

    Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, 100 günlük icraat programı çerçevesinde başlatılan çalışma ve değerlendirme toplantılarının Diyarbakır’ı daha iyi noktalara taşıyacağını söyledi. Başkan Yeşil, “Borsamız 2016 yılında 5 milyar 408 milyon 397 bin 493 lira işlem yapılırken, 2017 yılında toplam işlem hacmi 6 milyar 17 milyon 708 bin 681 lira olmuştur. En çok işlem gören ürünlerimiz ise buğday, pamuk, mısır ve mercimekten oluşmaktadır. DTB üyelerinin sunmuş olduğu bu hizmetlerin yanı sıra 80 parsel olan tarıma dayalı istidat organize sanayi bölgesinin yüzde 60 iştirakçilerinden biridir. Tarıma dayalı besin organize sanayimizde 51 işletmemiz faal durumda 7 işletmemiz inşaat halinde geri kalan 22 işletmemiz ise proje aşamasındadır. Bu işletmelerimizin faaliyete geçememesinin en büyük nedeni ise tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kırsal kalkınma projelerinin son 4 yıl içerisinde sadece 2 kez çağrıya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Bu yatırımların tamamlanması için valimizin desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır” diye konuştu.

    Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

  • “Diyarbakır’ın geleceğine umutla bakıyoruz”

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu yatırımcılarla yaptığı toplantıda, “Diyarbakır’ın kalkınması ve gelişmesi adına gelecek her güne çok büyük bir umutla bakıyoruz” dedi.

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yönetim kurulu üyesi, Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Başkanı Engin Yeşil ve üyeleri, TOBB Diyarbakır İl Kadın Girişimciler kurulu üyelerinin katılımıyla 100 günlük icraat programı çerçevesinde çalışma ve değerlendirme toplantısı yapıldı.

    Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu öncülüğünde 100 günlük icraat programı çerçevesinde çalışma ve değerlendirme toplantısı yapılarak, Diyarbakır’ın daha iyi noktalara taşıma planları devam ediyor. Diyarbakır Ticaret Borsası’nın bir referans fiyat belirleyen borsa olması hedefine doğru çalışmaların başlatılmasını hedeflediklerini söyleyen Vali Güzeloğlu, Diyarbakır’ın 100 günlük icraat programı çerçevesinde gelişeceğini belirtti. Vali Güzeloğlu, “Cumhurbaşkanımız tarafından geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaşılan 100 günlük icraat programı çerçevesinde bizler de Diyarbakır olarak kamuoyu, sivil ve özel kesimin tüm temsilcileriyle karşılıklı iş, güç ama gönül birliğiyle bu program çerçevesindeki hedef ve beklentilere bağlı bütün çalışmalara dönük katkılarımızı belirlemek, yapacağımız çalışmalara karşı karşılıklı istişare etmek için bir dizi toplantılar düzenliyoruz. Bu çerçevede Ticaret ve Sanayi Odamızda başlayan zincirimiz Organize Sanayi bölgemizden sonra Ticaret Borsamızla birlikte devam edecek. Paydaşlarımıza sürecek hedefimiz ve amacımız bir insan merkezli insanı merkezine alan, insana hizmeti ibadet sayan ve gelecek her günümüzü bugünden daha iyi ve gelişmiş bir ülke dahiline taşımayı amaçlayan bir çalışma gerçekleştirmek. Diyarbakır bugün ülkemizin bir çalışmam merkezli ve belirleyici merkezidir. Tarımsal üründe hububat, pamuk ve benzerlerinde Türkiye üretimini belirleyen ve etkileyen ilk 3’te yer alan bu bağlamada açık ara üretimi tanımlayan bir üretim alanıdır. Üretilen ve üretilecek ürünlerin ticaret borsamız üzerinden lisanslı depoculuk kapsamında değerlendirilmesi ve Diyarbakır için olmasa olmaz olan lisanslı depoculuk hacmini arttırması, ürün piyasasında vadeli işlemler borsasında Diyarbakır Ticaret Borsasının bir referans fiyat belirleyen borsa olması hedefine doğru çalışmaların başlatılması. Üretim ve üretime yönelik birimlerin oluşması, buna bağlı olarak sadece ürün yetiştiren değil gıda sanayisini belirleyen bir konuma Diyarbakır’ın taşınması. Buğdayı üreten değil buğday ürününe bağlı olarak bütün gıda ürünlerinde marka haline dönüşen bir kent kimliğinde Diyarbakır’ın artık hedefini koymasıdır” dedi.

    Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, 100 günlük icraat programı çerçevesinde başlatılan çalışma ve değerlendirme toplantılarının Diyarbakır’ı daha iyi noktalara taşıyacağını söyledi. Başkan Yeşil, “Borsamız 2016 yılında 5 milyar 408 milyon 397 bin 493 lira işlem yapılırken, 2017 yılında toplam işlem hacmi 6 milyar 17 milyon 708 bin 681 lira olmuştur. En çok işlem gören ürünlerimiz ise buğday, pamuk, mısır ve mercimekten oluşmaktadır. DTB üyelerinin sunmuş olduğu bu hizmetlerin yanı sıra 80 parsel olan tarıma dayalı istidat organize sanayi bölgesinin yüzde 60 iştirakçilerinden biridir. Tarıma dayalı besin organize sanayimizde 51 işletmemiz faal durumda 7 işletmemiz inşaat halinde geri kalan 22 işletmemiz ise proje aşamasındadır. Bu işletmelerimizin faaliyete geçememesinin en büyük nedeni ise tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu kırsal kalkınma projelerinin son 4 yıl içerisinde sadece 2 kez çağrıya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Bu yatırımların tamamlanması için valimizin desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır” diye konuştu.

    Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

  • Doğu Karadenizli ihracatçılar Kazakistan’dan umutla döndü

    Ekonomi Bakanlığı Koordinasyonu ve Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği organizasyonunda 25-29 Ekim 2016 tarihleri arasında Kazakistan’ın Atyrau ve Aktau illerine yönelik “İnşaat ve Yapı Malzemeleri” sektöründe düzenlenen Sektörel Ticaret Heyeti programına katılan firmalar yaptıkları ikili iş görüşmelerinden memnun ayrıldı.

    Ziyaretle ilgili açıklamalarda bulunan Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Kazakistan’ın son yıllarda Orta Asya Bölgesinin çok hızlı gelişen bir ülkesi olması, bu gelişmelere paralel altyapı inşaat ve konut projelerine yönelik yatırımların artmış olmasının bu ülkeyi ihracatçılar açısından cazip kıldığını belirterek, “Bu kapsamda, Kazakistan’ın Bölgemize yakın Bölge illeri olan Atyrau ve Aktau illerine yönelik düzenlediğimiz inşaat ve yapı malzemeleri sektörel ticaret heyeti programımıza Bölgemiz illerinden 20 iş adamımız katılım sağlamıştır” dedi.

    Gürdoğan, “Bilindiği üzere, Atyrau ve Aktau illerine Gürcistan üzerinden karayolu ile Hazar denizi Ro-Ro geçişleri ile ve yine Gürcistan üzerinden Rusya Federasyonu karayolu geçişi ile 2-3 günde ulaşma imkanımız vardır. Ayrıca, çok ekonomik olan demiryolu hattı ile Aktau’dan Gürcistan Batum’a yük getiren demiryolu vagonları, dönüşlerini boş olarak yapmaktadır. Bu durumda bize çok daha düşük nakliye maliyeti ile bu illere ve Kazakistan geneline ihraç malı sevk edebilme imkânını sağlamaktadır. Bu imkanları yerinde gören iş adamlarımız yaptıkları ikili iş görüşmeleri sonucu bu pazarlara en kısa sürede ihracata başlayacakları görülecektir. Kazakistan Atyrau ve Aktau illerinde zengin petrol yataklarının bulunması ve işletilmesi, önümüzdeki yıllarda da bunun daha da artacak olmasından dolayı gelir kaynakları yönünden bu bölgenin büyük bir potansiyel taşıdığını ve halen bakir bir bölge olan Kazakistan’ın bu bölgelerinin önümüzdeki dönemde çok cazip pazarlar olacağını açıkça gözler önüne sermektedir. Bu amaçla, Bölgemize yakınlığın verdiği bu fırsatları avantaja çevirmek ve Bölge ihracatçılarımızın faydasına sunmak amacıyla düzenlemiş olduğumuz bu program kapsamında yapılan ikili iş görüşmelerinden oldukça umutluyuz. İş adamlarımız yaptıkları ikili görüşmelerde aldıkları teklifleri en iyi şekilde değerlendirerek ihracat sevkiyatlarına başlayacak ve uzun vadeli olarak bu pazarda kalıcı olmak için gerekli planlamasını yapacaktır” şeklinde konuştu.

    Kazakistan’a önümüzdeki dönemlerde ihracat sevkiyatları başlayacak

    Kazakistan’a yönelik Doğu Karadeniz Bölgesinden yaş meyve sebze ihracatının yapıldığına değinen Gürdoğan, ihracatçıların düzenlemiş olduğu program sonrasında inşaat malzemeleri ve tüketim ürünlerinin de sevkiyatına yakın zaman içinde başlayacaklarını söyledi. Önümüzdeki yıllarda Kazakistan’ın Doğu Karadeniz Bölgesinin önemli pazarları arasına gireceğini ifade eden Gürdoğan, “Kazakistan tarafından anılan bölgede yatırım yapmak isteyen iş adamlarımıza yönelik verilmekte olan yüksek miktardaki teşvikler de pazarın cazibesini artıran önemli unsurlardan biri oldu. Heyete katılan iş adamlarımız bu fırsatları yerinde görerek değerlendirme yapmıştır. Bu değerlendirmeler neticesinde geliştirilecek ihracat planlarının fiiliyata dönüşeceği ve önümüzdeki dönemde bu pazara yönelik ihracat sevkiyatlarının başlatılacağı açıkça görülecektir” diye konuştu.

    DKİB Başkanı Gürdoğan, Kazakistan’a yönelik ihraç sevkiyatlarında halen yüksek olan ve ortalama 6 bin ve 6 bin 500 dolar TIR düzeyinde olan Aktau ve Atyrau Bölgesi varışlı nakliye ücretinin düşürülmesi konusunda gerekli olan girişimlerde bulunacaklarını söyleyerek, “Azerbaycan tarafından alınan Hazar denizi Ro-Ro ücretlerinin daha da düşürülmesi konusunda yetkili makamlar nezdinde girişimlerde bulunacağız. Daha düşük maliyetli olan Rusya Federasyonu üzerinden transit geçişlerin de Kasım ayı içinde yapılacak görüşmeler sonrası başlayacak. Bu kapsamda da bu yol güzergahında altyapısı bozuk olan yolların da düzeltilmesi konusunda gerekli girişimlerde bulunarak, bölgemizden Kazakistan’a yapılacak ihraç taşımalarına ait navlun ücretlerinin daha uygun düzeylere düşürülmesi ile Kazakistan’ın önemli bir ihraç pazarı konumuna getirilecek” ifadelerini kullandı.

  • Galericiler 3 araç satış sınırlandırılmasına umutla bakıyor

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan çalışmada vatandaşların ikinci el araç alım satımı yapmasının önüne geçecek yasa, galericileri şimdiden memnun etti.

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı “İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı” ile köklü değişikliklere gidiliyor. İkinci el taşıt ticaretinin yalnızca bu işle ilgilenen tacirler ile esnaf ve sanatkârlar tarafından yapılması hedefleniyor. Taslağa göre bu işle uğraşmayan vatandaşlar, bir yılda üçten fazla araç satışı yapamayacak. İkinci el taşıt ticareti yapmayan esnaf ile tacir olmayan kişilerin ise bir yıl içinde 3’ten fazla ikinci el taşıt satışı yapabilmeleri, bu taşıtların en az 3 yıldır kendileri adına tescilli olması şartına bağlanıyor. Böylece ikinci el taşıt ticaretindeki kayıt dışı faaliyetler ile vergi kayıplarının önüne geçilmesi planlanıyor. İşletmeler satılacak taşıta ilişkin ekspertiz raporu alacak ve bir kopyasını alıcıya teslim edecek. Taşıtın durumuna ilişkin bilgilere sahip olacak tüketiciler, endişe taşımayacak

    Konuyla ilgili konuşan ikinci el alım satım işletmesi bulunan Özgür Özokçu, yasanın kendileri açısında çok olumlu olduğunu söyledi.

    Vergilerini ödeyerek iş yaptıklarını belirten Özokçu, “Karşımızda bulunanlar vergi ödemeden araç alım satım işi yapmaya çalışıyor. Bu durumda bizi kötü yönde etkiliyor. Ayda 3 araç satış yaparken bu sayı 1’e iniyor. Bu kanun çıktıktan sonra bu durumun bize olumlu yansıyacağını düşünüyoruz. Biz satışlarımızı noterden yapıyoruz. Bütün satışlarımızı kayıtlı. Yılda 15-20 araba alıp satanlar var.”

    “Bakkalı, imamı araç alıp satıyor”

    İkinci el araç alım satım işletmesi olan Mutlu Saygın, her sene eşinden dostundan vekalet alarak 15-20 araç satarak vergi kaçıranların olduğunu belirterek, “Bizim bütün araçlarımız kayıtlı. Hepsinin vergisi ödeniyor. Bu kanunun gelmesi bizim için önemli. Yetkililerde bu işin arkasını bırakmaz ise bizim için iyi. Bakkalından, imamına, öğretmeninden sanayicisine herkes araba satılıyor. Böyle bir karar alınmış, devamı gelirse bizim için daha iyi olur” diye konuştu.

  • (Özel) Bebebekleri İçin ‘Umut’la Beklerken ‘Can’ Dostu Oldular

    İstanbul’da dört bin yeni doğanda bir görülen teşhisle dünyaya gelen Umut ve Can ismindeki bebekler aynı anda geçirdikleri zorlu operasyonla hayata tutundular. İki küçük kalbin ameliyat masasında başlayan hayata dokunuş süreci birbirini tanımayan ailelerinin arasında da dostluğun adı oldu.

    İstanbul’da yaşayan Çalışkan ve Ermiş ailelerinin bebekleri, dört bin yenidoğanda bir görülen teşhisle dünyaya geldi. Bin 400 gr ağırlığında doğan Umut bebeğe Diyafragma Hernisi yani karın ve göğüs boşluğunu ayıran zarı gelişmediği için iç organlarının göğüs kafesi içine doğru fıtıklaştığı, Can bebeğe ise soluk borusunun oluşmaması sonucu Özofagus Atrezisi teşhisi konuldu.

    Yüzde 60 oranında ölüm riski barındıran her iki hastalık için de doktorlar operasyonda minik bedenlerin aileleri de ameliyathane kapısı önünde ter döktü. Üç saat süren zorlu operasyonun ardından sağlıklarına kavuşan bebekler hayata yeniden “merhaba” dedi, aileleri ise aralarında oluşan dostluğa kapı araladı.

    ÖLEBİLİRLERDİ

    Her iki rahatsızlık için doğru merkez ve doğru operasyon önemine dikkat çeken Doç. Dr. Ali Çay, “ Can bebeğimizin yemek borusu tamamen kapalı olduğu için bu çocukların ameliyat olmadan yaşamaları mümkün değil. Hatta beslenmeleri mümkün değil. Tükürüğünü de yutamadıkları için tükürüğünün akciğere kaçması, soluk borusuna açılan alt ucundan mide asidine gelerek akciğerde enfeksiyon oluşturması söz konusu. Ameliyat olmasaydı yaşamını sürdürmesi mümkün olmazdı. Umut bebeğimiz de göğüs ve karın zarı gelişmediği için dalak, kalın ve ince bağırsaklar göğüs boşluğuna geçiyorlar. Bu da akciğerin havalanan yapısının ve damarlarının gelişme evresinde olduğu için akciğer gelişimini olumsuz etkiliyor. Bunlar hassas bebekler dolayısıyla belli merkezlerde ameliyat olması yaşam şanslarını arttırıyor.

    NE ZAMAN TABURCU OLACAKLAR?

    Çocuk Hastalıkları Uzmanı YeniDoğan Ünitesi Sorumlusu Dr. Nursel Özcan da her operasyon sonrasında bebeklerin yenidoğan ünitesinde kuvözdeki takiplerinin devam ettiğini ve 2 kilo ağırlığına eriştiklerinde taburcu olabileceklerini söyledi.

    KUVÖZDEKİ BEBEKLERİ İLE KONUŞUYORLAR

    Günde sadece birkaç dakika bebeklerini görebilmek için hastane yollarını mesken edinen aileler ise hem aralarında kurdukları dostluk için hem de bebeklerinin sağlığına kavuşmasından ötürü mutlu olduklarını söylediler. Bebeklerini kucaklarına alamasalar da yenidoğan ünitesinde onları bir an olsun yalnız bırakmayan iki aile tek temennilerinin bebeklerine kavuşmak olduğunu söylediler. Çiçeği burnunda Can bebeğin annesi Ferhan Çalışkan, “İlk bebeğimiz. İlk heyecanlar biraz zor günlerden geçiyoruz ama çok şükür sağlık durumu iyiye gidiyor. Sürekli ona özlem duyuyoruz. Doya doya kucağımıza alamadık henüz ama inşallah gün de gelecek. Diğer aileyle de burada tanıştık. Allah inşallah onların da bebeğine acil şifalar verecek” dedi.

    Umut bebeğin annesi Mine Ermiş de duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Çok zor bir durum. İkisi birbirine destek şuanda. Her gün görüyoruz Can’ın ailesini de. Birbirimize destek oluyoruz. Dostluk kurduk burada. Çocuklarımızı Allah’ın izni ile inşallah kucağımıza alacağız. Buradaki dostluk hastane dışına da taşındı. Hastane yetmiyormuş gibi bir de her gün telefonda çocuklarımızın sağlık durumuna konuşuyoruz. İnşallah çocuklarımız büyüdüğünde de ayrılmayacaklar ve birlikte büyürler. Çünkü birbirlerine yoldaş oldular.”