Etiket: Umutla

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bugün ufka umutla bakıyorsak son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bugün ufka umutla bakıyorsak son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün ufka umutla bakıyorsak son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir” dedi.

    Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Hastanesi’nin açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve çok sayıda davetlinin katıldığı törenle gerçekleştirildi.

    Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik etti. Erdoğan, “Sağlığın kıymetini çok daha iyi anladığımız salgın döneminde böyle bir eseri ülkemize kazandırmamızın ayrıca önemli olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin alt yapı ve temel hizmetler alanında son 18 yılda kat ettiği mesafenin değerini yaşadığımız her krizde yeniden keşfediyoruz. Her konuda ülkemizi batıyla karşılaştıran bir zihniyetin kimi zaman milletimizi tahkire varan eleştirilerini yıllardır dinleriz. Bunlar batı ülkelerindeki her şeyin çok iyi, her hizmet ve ürünü çok kaliteli, bizde ise tam tersine her şeyi çok kötü çok pespaye çok kalitesiz görürler. Yine bunlar batı karşısında olabildiğince ezik, kendi halkına ve ülkesine karşı son derece küstahtırlar. Yıllardır bu zihniyete Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını, üretimden hizmetlere kadar her alanda gelişmiş ülkeler seviyesini yakaladığını anlatmaya çalışıyoruz ama nafile. Salgın döneminde adeta takke düştü kel göründü misali yüzlerdeki makyajlar akmış hakikatler ortaya dökülmüştür. Maskeden solunum cihazına, sağlık personelinin sarf malzemelerinden ilacına kadar üretime dayalı her konuda gelişmiş ülkeler sıkıntılar yaşamışlardır. Aynı ülkeler bunun yanında sağlık hizmetleri konusunda da çuvalladı. Ne hastane kapasitelerinin ne sağlık personeli sayılarının ne sağlık sigortası sistemlerinin rutinin biraz üstüne çıkan böyle bir yükü kaldıramayacağı ortaya çıktı. Türkiye ise Avrupa’daki toplam kapasiteye yaklaşan yoğun bakım yatak sayısı, 1 milyon 100 bini bulan sağlık personeli sayısı ile bu sürecin altından başarıyla kalkmıştır. Türkiye dünyada eşine az rastlanır kapsam ve genişlikteki genel sağlık sigortası sistemi ile tüm vatandaşlarına ücretsiz hizmet sunabilen bir ülke haline gelmiştir. Sağlık alanındaki gücümüzü çok kısa sürede neredeyse pek çok ülkenin toplam kapasitesi oranında artırmış olduk” dedi.

    “Darbe girişimiyle doğrudan hayatımıza kast ettiler”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “Kendi ülkesine, kendi halkına kör sağır hissiz olanlara ne yapsak fayda etmez. Milletimizin, kendisine getirdiğimiz hizmetleri, ülkemize kazandırdığımız eserleri gördükleri için hep yanımızda yer aldı. Bunda sonra da eser siyasetine hizmet siyasetine kesintisiz devam edeceğiz. Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran en önemli farklardan biri, mücadeleyi sadece demokrasi ekonomi alt yapı diplomasi alanında vermemesidir. Dünyada bizim gibi birçok cephede aynı anda mücadele sürdüren bir ülke yoktur. Sokakları karıştırarak milli beraberliğimize birliğimize saldırdılar. Vesayet güçlerinin oyunlarıyla ayağımızı kaydırmaya çalıştırlar. Yargı Emniyet kumpasıyla bileklerimize kelepçe takmayı hayal ettiler. Darbe girişimiyle doğrudan hayatımıza kast ettiler. İçeride ve dışarıda kurdukları nice ittifaklar kumpaslar vasıtasıyla kendi senaryolarını tedavüle sokmaya çalıştılar. Hamdolsun hepsinde de milletimizin ferasetine, dirayetine iradesine çarpıp geri döndüler” dedi.

    “Bugün ufka umutla bakıyorsak son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her alanda altyapıdaki eksiklerimizi giderirken bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarını gözettik. Böylece geçmişin ihmallerini telafi etmenin ötesinde Türkiye’yi dünyanın e büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefimizin altyapısını oluşturduk. Bugün ufka umutla bakıyorsak son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir. Demokrasi ve kalkınma mücadelemizde yeni bir dönemine giriyoruz. Salgın sürecinin ardından dünyada siyasi ve ekonomik ilişkilerin yeninden şekilleneceği açıkça görülüyor. Türkiye, yeni döneme en hazırlıklı girecek olan ülkelerin başında geliyor. Bunun için öncelikle önümüzdeki kısa vadeli sıkıntıyı aşmamız gerekiyor. Salgını ülkemizden ne kadar çabuk uzaklaştırırsak o kadar hızlı yol alırız. Yapmamız gereken tek şey hep birlikte salgını yenmek için gereken kurallara uymaktır.

    Israrla üzerinde durduğumuz husus var. Maske mesafe temizlik. Bu ilkeleri temizlik maske mesafe olarak yani TMM, yani ’tamam’ olarak tekrarlamak istiyorum. Bu kurallara uymamak kul hakkına girmektir” dedi.

    “Bu hastanemize Prof. Dr. Asaf Ataseven hocamızın adını vermeyi kararlaştırdık”

    Törende hastanenin adını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönül arzu ederdi ki bugün hastane açılışımızı kendi mekanında yapsaydık. Fakat Covid 19 sebebiyle orası acil durum mekanı olduğu için oraya girmek sıkıntı olabilirdi. O yüzden açık mekanda tedbiren yapıyoruz. Marmara Üniversitemiz ile Sağlık Bakanlığımızın birlikte ülkemize kazandırdığı bu hastanemize, Prof. Dr. Asaf Ataseven hocamızın adını vermeyi kararlaştırdık” dedi.

    Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekilerin kurdele kesmesiyle hastanenin açılışı gerçekleştirildi.

  • İş dünyası 2020 yılına umutla bakıyor

    İş dünyası 2020 yılına umutla bakıyor

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Ekonomi yönetimi reformları sürdürmeli. Özel sektör olarak bizlerde üretime, istihdama, yatırıma, ihracata devam etmeliyiz. Fırsatların kazası olmaz. Risklere değil, fırsatlara, içeriye değil dışarıya odaklanmalıyız” dedi.

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ile Manisa Ticaret Borsasının davetlisi olarak Manisa’ya gelen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Manisalı iş adamlarıyla buluştu. Hisarcıklıoğlu’nun Manisa programına, Aydın Ticaret Borsası Başkanı Hakan Ülken de eşlik etti. Bir otelin toplantı salonunda gerçekleştirilen ‘Manisa İş Dünyası Müşterek İstişare’ toplantısına Manisalı iş adamları yoğun ilgi gösterdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Manisa’nın tarımsal ihracatıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Özkasap, “4 milyar 450 milyon dolarlık toplam ihracatıyla Manisa, Türkiye sıralamasındaki yerini korudu. Bugün yine yüzde 15’lik kısmı cari açığın kapatılmasında en etkin katkıyı sağlayan tarım ve tarıma dayalı sanayi oluşturdu. 5 borsamızda kayda geçen tarıma dayalı iç ticaret hacmimiz geçen yıl yine Manisa’da gerçekleşen bölgesel istişare toplantısında Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’a da söz verdiğimiz gibi 10 milyar Türk Lirası seviyesini geçti. Manisa Sultaniye Çekirdeksiz Üzümü’nün lokomotif olduğu ülkemizin çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı 510 milyon doları geçti. Yaş üzüm ihracatı ile birlikte sadece bu üründen Manisamızın ülkesine katkısı 1 milyar dolara yaklaştı. Pamuk üretimine verilen desteklere de bağlı olarak Manisalı üreticilerimiz pamuk üretimine yeniden başlamak için ayırdıkları tarım alanlarını arttırmayı sürdürdüler. Ancak ülkemizin ihtiyaç duyduğu pamuğun önemli bir miktarı halen ithal ediliyor olması nedeniyle açık verdiği bu üründe pirime koşul olarak belirlenen münavebeli üretim süresini, piyasa dengesi ve üretim istikrarı için 2 yıldan 4 yıla uzatılması ve primin arttırılması yönündeki taleplerimiz devam ediyor” dedi.

    Sözlerine Elazığ ve Malataya depreminde hayatını kaybeden ve İdlib’de şehit düşen askerlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başlayan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz ise Manisa ve ülke ekonomisine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

    Manisa’nın yerli ve yabancı yatırımının ilgi odağı olmaya devam ettiğini belirten Yılmaz, “Manisa’nın sanayi üretimindeki üstünlükleri, ihracat performansına da doğrudan yansımıştır. Manisa, Batı Anadolu’nun ve Türkiye’nin ihracat üssü olma yolunda hızla ilerlemektedir. Nitekim, 2019 yılında gerçekleştirmiş olduğu 4 milyar 450 milyon dolarlık ihracat rakamı ile Ege Bölgemizde İzmir’den sonra ikinci, Türkiye’de ise iller sıralamasında sekizinci sıradadır. Odamızın kuşkusuz ki Manisa ve Türkiye ekonomisi için oluşturmuş olduğu en önemli katma değer, kendi imkanlarıyla kurmuş olduğu bugün Türkiye’nin göz bebeği, Avrupa’nın üretim merkezi olan Manisa Organize Sanayi Bölgesi’dir. Buradan müjdeli bir haberi daha huzurlarınızda paylaşmak istiyorum” dedi.

    Manisa Muradiye Islah Organize Sanayi Bölgesi kuruluyor

    Manisa’ya yeni bir OSB’nin müjdesini veren Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Manisa ili Yunusemre ilçesi Muradiye Mahallesinde bulunan yaklaşık 3 bin dönüm büyüklüğündeki, odamızın da kurucu ortağı olduğu Manisa Muradiye Islah Organize Sanayi Bölgesi’ni, Manisamıza kazandırmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bununla birlikte yatırımcılardan gelen talepler doğrultusunda, Saruhanlı ilçesi Develi Mahallesinde, karma OSB kurulması yönünde odamızca gerekli çalışmaların başlatıldığını da ayrıca belirtmek isterim. Ekonomik üretkenliğin ve rekabette üstünlüğün temel dinamiklerinden biri de hiç şüphesiz ki inovasyon. 2020 Yılı ocak ayı itibariyle, Manisa’da kurulmuş ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tarafından tescillenmiş olan 32 adet Ar-Ge merkezi bulunmakta ve iller sıralamasında ise 7. sırada yer almaktayız.Yerli ve yabancı şirketlerce kurulmuş bu ar-ge merkezlerinin yanı sıra, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, yenilikçiliğe odaklanmış, katma değeri yüksek ürünler üreten, verimliliği ve rekabet gücü yüksek bir ekonomik ortamın oluşturulmasına katkı sağlamaya çalışıyor, ülkemizin, uluslararası rekabet gücünün artırılması, yenilikçilik kapasitesinin geliştirilmesi ve dünyadaki gelişmelere uygun bir sanayi altyapısının oluşturulması doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Odamızın önümüzdeki dönemde de ülke strateji ve hedeflerine uyumlu ve önemli çalışmalar gerçekleştireceğine olan inancım tamdır”

    “Elazığ ve Malatya’daki deprem hepimizin yüreğini yaktı”

    Son günlerde depremle sarsılan Manisa’ya geçmiş olsun dileklerini ileten ve Elazığ ve Malatya’da yaşanan depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, tek tesellilerinin ülkenin kurumları ve vatandaşlarının dayanışma içerisinde olduğunu görmek olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Milletimiz, yaraların sarılması, acıların paylaşılması hususunda büyük hassasiyet gösterdi. İşte zor günlerde hep beraber el ele vererek, yan yana olmalıyız. Zaten felaketlerin acısını ancak birlik ve beraberlik içinde azaltabiliriz. Oda ve borsa camiası olarak bizler de çok çabuk harekete geçtik. Hemen ertesi gün ülke çapında büyük bir yardım seferberliği başlattık. Pazartesi günü de bölgeye gidip durumu bizzat gördük. Türkiye’nin her yerinden, kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına, onlarca tır dolusu yardım malzemesini, Odalarımızın ve Borsalarımızın organizasyonuyla yola çıkardık. Tam 108 tır dolusu yardım AFAD’a teslim edildi. Daha onlarca tır daha hazırlıyorduk. Ama tüm depolar doldu, daha göndermeyin dediler. Ben, Manisa dahil, tüm camiamıza teşekkürlerimi sunuyorum. İnşallah bundan sonrada her felaketin üstesinden el birliğiyle, güç birliğiyle gelmeye devam edeceğiz” dedi.

    “İnşallah 2020’de reel sektör için umut hakim olacaktır”

    Her yeni yıl, yeni bir umut, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, son birkaç aydır ekonomide bir toparlanmanın başladığını gördüklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Son günlerdeki bu toparlanmayı gelecek için umut verici görüyoruz. İnşallah 2020’de reel sektör için umut hâkim olacaktır. Ekonomi yönetimi reformları sürdürmeli. Özel sektör olarak bizlerde üretime, istihdama, yatırıma, ihracata devam etmeliyiz. Fırsatların kazası olmaz. Risklere değil, fırsatlara, içeriye değil dışarıya odaklanmalıyız. 2020’de temkinli ama kararlı bir şekilde ilerlemeliyiz. İşte bunun için neler yapmamız lazım, bugün sizlerle bunu istişare edeceğiz. Siz bize ev ödevlerimizi vereceksiniz. Biz de Ankara’da bunlara çalışacağız”

  • Çiftçiler geleceğe umutla bakmak istiyor

    Çiftçiler geleceğe umutla bakmak istiyor

    Dünya Çiftçiler Günü’nde bağ ve bahçelerinde çalışan üreticiler mazot, gübre ve ilaç gibi girdi fiyatlarının yüksek olmasından dolayı maliyetlerin sürekli arttığını belirterek devletten destek beklediklerini açıkladı. Birçok çiftçi artık gençlerin çiftçilikten uzaklaşmaya başladığına dikkat çekerek buna bir önlem alınmazsa ilerleyen yıllarda çiftçilik yapacak kimsenin kalmayacağını söyledi.

    Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ve ekibi Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Sancaklıbozköy’deki kiraz bahçelerinde çalışan işçileri ziyaret etti. Sıcak altında çalışan tarım işçilerine şapka dağıtarak günlerini kutlayan Altındağ, çiftçinin yaşadığı sorunları anlattı.

    Sancaklıbozköy’deki kirazların kendiliğinden bu hale gelmediğini ve çok fazla masrafı olduğuna dikkat çeken 77 yaşındaki üretici Emine Özkılınç, “Saat 06.00’da evden çıkıp bahçeye geliyoruz amelenin başına. Saat 13.00 gibi amele işini bitirip gidiyor. 77 yaşındayım oruçluyum, Allah bize yardım etsin. çiftçinin işi çok zor. Bildiğiniz gibi değil” dedi.

    “Yaş ortalaması 55”

    Dünya Çiftçiler Günü sebebiyle Sancaklıbozköy Mahallesi’nde Musa Azılı’ya ait kiraz bahçesinde çalışan işçileri ziyaret eden Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, “Sofralarımızı donatan, yaz, kış, yağmur, çamur demeden uğraşarak soframıza, bizlerin yaşamımızı idame ettirebilmek için üreten çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun. Çok değerli çiftçilerimizi yerinde ziyaret ederek çiftçiler gününü kutlamak istedik. Bir kiraz bahçesindeyiz. Sancaklıbozköy’ün meşhur kirazının yoğunlaşma dönemindeyiz ama fiyatların aşağıda kaldığı, üreticimizi çok memnun etmediği bir durumla karşı karşıya kaldık. Bundan sonra çıkacak olan diğer ihracat kirazlarında fiyatlar inşallah biraz daha iyi olur, üreticimiz para kazanır. Üreticimiz para kazandığı zaman bunları devam ettirmek zorunda kalır ama şu anda bizim ülkemizdeki çiftçilerimizin yaş ortalaması 55. Yani gün geçtikçe gençlerimiz çiftçilikten uzaklaşıyor. Buna en yakın zamanda devletin tedbir alarak bu kaçışları önleyerek çiftçiyi tarladan uzaklaşmamasını sağlamalı. Eğer çiftçilerimiz tarladan uzaklaşırsa ülkenin halini siz düşünün. Bir soğan bir patatesin ekilişi azalınca vatandaş feryadı kopardı. Biz üretirsek vatandaş ucuz yiyecek ama bize de üretmek için destek gerekir. Çiftçiye, şu andaki maliyetlere göre doların yükselmesiyle mazot fiyatları, gübre fiyatları ve işçi fiyatları çok aşırı derecede arttı. Bunlar da maliyetlere yansıdığı için, biz tüketicinin çok pahalı yemesini de istemiyoruz, onlar da bir yerde haklı ama bizlerin de çıkardığı üründen para kazanmadıktan sonra pahalı satmak zorunda böyle olunca da tüketici de pahalı yiyecek. Onun için mazot, gübre gibi desteklerin daha çok artırılması gerekiyor. Mesela bu sene en çok ilaçlarda yüzde yüzlük artışlar oldu. Mazot ve gübre fiyatları da arttı ama ilaç yüzde yüz arttı. Bu tam TEKEL maddesi gibi değil. Fiyatını bilmiyorsun farklı ilaç satan yerlere gittiğin zaman bir sene öncekiyle karşılaştırdığımızda artış yüzde yüzü buluyor” diyerek devletin üreticiye daha fazla destek olması gerektiğini dile getirdi.

    “Bu gidişle çiftçiliği bırakacağız”

    Üretici Musa Azılı ise yaşadıkları sıkıntılardan şöyle bahsetti:

    “Bizler üretici olarak bugünkü iç piyasaya verilen kirazlar 3 gün öncesi 7-8 lirayken bugün 3 liraya düştü. Mahallemizde kurulan kiraz pazarında bir tüccara 2 aylık 5 bin 500 liraya verilen ardiye çok pahalı bizce. Tüccar kaçıyor bizden. Civar köylerde, Karaoğlanlı, Sancaklıiğdecik, Bağyurdu gibi bölgelerde daha çok tüccar var. Bizde eskiden 150 tüccar olurken şu anda 18-20 tüccar var. Ardiyeler çok pahalı. Belediye tarafından bunların düşürülmesini istiyoruz. Alıcıların buraya gelmesini istiyoruz. Buralar ucuz olursa illaki gelecek. İç piyasadaki yetişen meyve şu anda 3 liraya gidiyor. Umudumuz ihracat olursa, bundan sonra çıkacak olan kirazlarda umudumuz o. Yevmiyeler pahalı, mazot pahalı, her şey masraflı oluyor. Bugün bir tek bu bahçenin sulanması bir aylığı bin lira. Sadece elektrik yüzde 37 zamlandı. Bütün giderler çok pahalı olduğu için bu işlerin içerisinden çıkamıyoruz. Çiftçiliği de bu gidişle bırakacağız herhalde. Durumumuz onu gösteriyor.”

  • Eroğlu: “İkinci yarıya umutla bakıyoruz”

    TFF 3. Lig 3. Grup’ta mücadele eden Fatsa Belediyespor Kulubü Başkanı İbrahim Eroğlu, “Sezonun ikinci yarısına daha umutlu bakıyoruz” dedi.

    Fatsa Belediyespor Kulüp Başkanı İbrahim Eroğlu yaptığı açıklamada, “Sezon başında Fatsa Belediyespor kulübünden beklentiler farklıydı. Ligde ismi duyulmuş oyuncuları transfer etmiş fakat ardından bir yönetim krizi takımda ciddi derecede yaşanmıştı. İlk başta iyi başlayamadık ve ilk 5 haftayı maalesef kaybettik. Biz takımın kayyuma gitmemesi için yönetim oluşturduk. Önümüzde bir süreç var bu süreçte tekrardan bir kongre yapacağız. Ligin ilk yarısını daha üst sıralarda bitirebilirdik daha iyi sonuçlar alabilirdik ama buna da şükür diyoruz. Lige yeni yükselmiş bir takım olarak 3. ligde nasıl mücadele edeceğimizi öğrendik. İkinci yarıya daha umutlu bakıyoruz. İnşallah daha iyi neticeler elde eder, Fatsa’yı daha iyi yerlere taşırız” dedi.

    “5 futbolcu transfer edeceğiz”

    Başkan Eroğlu, “Ligde biz isimli topçuyla yada isimsiz topçunun arasında fark olmadığını gördük. Önemli olan yüreğiyle top oynayanı transfer etmekmiş. Çok para vermek iyi topçu getirdin anlamına gelmiyor bunu bizzat yaşadık. Takımdan ayrılacaklar da var. Bunu yönetimle görüştükten sonra değerlemesini yapacağız. Kadro dışı kalan oyuncularımız var. Bizim en büyük sıkıntımız topçuların parasının ödenmemesiydi ama bu sorunu bir nebzede olsa aştık ama ekonomik anlamda sıkıntılar var. Diğer kulüplerde bizimle beraber aynı sıkıntıları yaşıyor. Tabi bizim en büyük şansımız belediyeyle beraber iş birliği içinde olmamı. Bize insanların güven duymasına netice sağladı ama yeterli maddi desteği bulamadık. Bunun için elimizdeki futbolcuların bir kısmını göndererek mütevazi bir kadroyla 3. Lig’de mücadele edeceğiz. 5 futbolcu transfer etmeyi planlıyoruz” dedi.

    “Tek yürek olursak başarı gelir”

    Eroğlu, “Bizim kadromuz gerçekten iyi topçularla kurulmuş bir kadro. Son 10 maçımızı tamamen gençlerle oynadık. Son Diyarbekir maçında sahada asgari ücretle oynayan 4 futbolcu, Serik Belediyespor maçında ise 3 tane oyuncumuz kadroda yer aldı ve bu maçları yürekle kazandık. Biz şuanda geçiş dönemindeyiz. Hocayla tribün arasında zaman zaman tartışmalar olabiliyor. Taraftar tabi sürekli galibiyet istiyor ama 3. Lig’de maalesef böyle olmuyor. Teknik direktörümüzden ve yönetiminden şüphem yok olsa gönderirdik. Olay teknik direktörde değil futbolcularda bitiyor bunu göremiyorlar. Hedefimiz ligde tutunmak. Bu anlamda Fatsalı sporseverlerden destek bekliyoruz. Biz ne zaman tek yürek olursak başarıda ardından gelir” diye konuştu.

  • Fatma Toru: “Engellilerimiz de artık geleceğe umutla bakıyor”

    Konya’nın merkez Meram İlçe Belediye Belediye Başkanı Fatma Toru, engellilerin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek ve onların hayatlarını kolaylaştırmak adına Türkiye’nin önemli adımlar attığını söyleyerek, gerek yerelde gerekse genelde maddi manevi her açıdan alınan tedbirler sayesinde artık engelli vatandaşların da geleceğe umutla baktıklarını dile getirdi.

    Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, 3 Aralık Engelliler Günü ile ilgili olarak bir mesaj yayımladı. Başkan Toru mesajında, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, tüm dünyada engellilerin hatırlanması, toplumun konuya daha duyarlı olması amacıyla, aldığı bir kararla 3 Aralık’ı Dünya Engelliler Günü olarak ilan etmiştir. Bu vesile ile engelli vatandaşlarımızın sorunlarını ve çözüm yollarını bir kez daha gündeme taşıma fırsatı buluyoruz. Bu gün sayesindeki en büyük kazanımımız onların yeniden hatırlanması. Çünkü engelli arkadaşlarımızın en büyük engeli esasında kendilerine karşı duyarsız davranışlardır. Toplumsal bazda bu anlayışın yanında gerek yerelde gerek merkezi yönetimlerin sanki engelli vatandaşlarımız hiç yokmuş ve yaşamıyormuş gibi onlarca yıldır sürdürdükleri anlayış artık tarihe gömülmüştür. Artık Türkiye’de ‘Toplumsal hayat içerisinde, engellilerin hayatın her alanında kimseye muhtaç olmadan hayatlarını sürdürebilmeleri temel bir insani haktır’ anlayışı hakimdir” ifadelerini kullandı.

    Mesajında engelli vatandaşları eve hapseden, hayata küstüren anlayışın son yıllarda yıkılmaya başladığını belirten Başkan Toru, “Onların hayatımızın her alanına katılmalarını sağlamak birinci önceliğimiz olmuştur. Bu anlayış sayesinde artık, engelli vatandaşlarımız da geleceğe umutla bakıyorlar. Bizler, bu vatandaşlarımızı hayata dahil ettiğimizde tam anlamıyla mutlu, huzurlu ve refah seviyesini yakalamış bir ülke olabileceğimizin farkındayız. Son 16 yıl içinde onların maddi manevi sorunlarına getirilen çözümlerin yanında bizde Meram Belediyesi olarak, her alanda ve her aşamada engelli vatandaşlarımızın yanında olmaya gayret gösterdik. Onların eğitimlerine verdiğimiz destekten, Meram Millet Kıraathanesinde onlar için oluşturduğumuz özel alan ve kütüphaneye, onların hayata karışması için geliştirdiğimiz başta ‘Engelsiz Hayat’ olmak üzere tüm projelerden onlara verdiğimiz desteklere kadar her alanda onların yanında olduk. Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile tüm engelli vatandaşlarımızın ve onların ailelerinin gününü en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.