Etiket: Umudu’’

  • (Özel Haber) Suriyeli Süryanilerin Avrupa Umudu, Dolandırıcılara Takıldı

    Yasadışı yollarla Avrupa ülkelerine gitmeye çalışan Suriyeli Süryaniler, İzmir’de insan tacirleri tarafından dolandırıldı. Süryani Kadim Vakfı’nın sahip çıktığı Süryaniler, Avrupa’daki ailelerinin yanına gitmek için Samatya’daki kilisede gün sayıyor.

    Suriye’deki savaştan kaçan Suriyeli mültecilerin Avrupa’ya rüyası devam ediyor. Ege kıyılarından yasadışı yollarla Avrupa’ya geçmek isteyen Suriyelilerin dramı neredeyse her gün basına yansırken, kimi aileler de Avrupa ülkelerine geçiş için Türkiye’yi bir basamak olarak kullanıyor. Suriye’den IŞİD baskısı yüzünden kaçan Süryanilerin son durağı ise Samatya’daki Süryani kilisesi oldu. Süryani Kadim Vakfı’nın sahip çıktığı Süryani ailelerin bir çoğu yurt dışındaki ülkelerin konsolosluğundan vize için sıra bekliyor. Bir kısmı ise kaçak olarak kiraladıkları botlarla Ege Denizi üzerinden Avrupa’ya gitmek istiyor.

    PARALARINI İNSAN TACİRLERİNE KAPTIRDILAR

    Yemek ve barınma ihtiyaçlarını kilisenin karşıladığı Süryaniler, Avrupaya gitmek için yurt dışından ve yetkililerden haber bekliyor. Eşini ve 3 çocuğunu yasadışı yollarla Almanya’ya gönderen Naaim Lazie çocuklarının ve eşinin hasretini çekiyor. Suriye’de pantolon fabrikası olan Lazie, aylar önce İzmir’de bir mekanda tanıştığı insan tacirlerine 2 kere ayrı ayrı 16 bin Euro ve 8 bin Euro’sunu kaptırdı. Üç çocuğunu ve karısını Avrupa’ya göndererek evraklarını tamamlamayı bekleyen Lazie, “Süryani Ortodoks Kilisesi’nde kalıyoruz. Hiçbir şeyin karşılığını almadan onların yardımlarıyla geçimimiz sağlıyoruz. İki üç kaçakçı paralarımızı aldı. Paramız bizim hepimizin aynı zamanda gitmesine yetmediği için önce hanımı daha sonra çocuklarımı yolladım. Onları burada bırakıp benim kaçmam daha kolaydı. Bende erkek olduğum için onları gönderdim ve onlar oraya yerleşsinler ondan sonra ben onların arkasından giderim. İlk etapta 16 bin Euro, daha sonra ise 8 bin Euro paramızı dolandırdılar” dedi.

    “BİN DOLARIMI ALDILAR, BURADA AİLEMİ BEKLİYORUM”

    Avrupa’ya geçtikten sonra ailesini de yanına almak isteyen Alexy Kazanngy ise Lazie’e karşı biraz daha şanslı. Kazanngy, “Oradan gelirken ailemle beraber kaçak yoluyla çıkmak için anlaştık, şimdi onların gelmesini bekliyorum. Bende birkaç kişiye başvurdum. Onlar benden bin dolar paramı aldılar. Şişme botlarla beni götürmek vaadiyle paramı aldılar. Ama daha sonra ne onların numaralarına ulaşabildim, ne de bir daha onların yüzünü gördüm. Benim istediğim oralarda vizeye başvuru yaptıkları zaman biraz daha kolaylık sağlasınlar. Ailemin buraya gelmesini istiyorum. Çünkü, artık oradan buraya gelmek çok zorlaştırıldı” diye konuştu.

    “KORKTUKLARI İÇİN DOLANDIRICILARIN ELİNE DÜŞTÜLER”

    Kilisede Suriyeli ailelere gönüllü olarak yardımcı olan Silva Kurtalan, misafir olarak gelen Suriyeli ailelerin ağırladıklarını ifade ederek, “Biz burada kaçak olarak gelenleri ağırlıyoruz. Burada çoğunluğu kadın olan bir misafirhanemiz var. Daha önceleri kocaları Avrupa’ya kaçan kadınların kocalarını burada bekliyor. Çocuklarını alıp buraya geliyorlar, daha sonra evraklarını tamamlayıp çocuklarını alıp onlar da Avrupa’ya gidiyorlar. Bilmeden iki üç kişi kaçakçıların eline düştü. Sırf hayatlarını kurtarmak için korkarak ne yapacaklarını bilemediler. Bize gelip başvuru yapanlara bizlerde elimizden gelen yardımları yaptık” şeklinde konuştu.

  • Türk Doktor Kosovalı Çocuk Hastaların Umudu Oldu

    3. Türkiye-Kosova Sağlık Haftası kapsamında Kosova’da görev yapan Türk doktorlar hız kesmeden ameliyatlara devam ediyor. Priştine Üniversitesi Hastanesi’nde başarılı ameliyatlar gerçekleştiren Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doçent Doktor Çağatay Evrim Afşarlar, Kosovalı çocuk hastalara şifa dağıttı.

    Bu yıl 3’ncüsü düzenlenen Türkiye-Kosova Sağlık Haftası kapsamında bir hafta önce Kosova’nın başkenti Priştine’ye çıkarma yapan Türk doktorlar başarılı operasyonlara imza attılar. Bu kapsamda Priştine Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi bölümünde görev yapan Hitit Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Çağatay Evrim Afşarlar tedavi ettiği çocukların ailelerinden büyük takdir topladı. Doç. Dr. Afşarlar böbreğinde genişleme olan ve tedavi edilmediği takdirde böbreğini kaybetme riski bulunan 6 aylık Arvanit Musaj isimli çocuğu ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu. Yaklaşık 2 saat süren başarılı ameliyatın ardından mutluluğu gözlerinden okunan küçük Arvanit’in annesi Sofie Musaj, çocuğunun sağlığına kavuşmasından dolayı çok mutlu olduğunu belirterek ameliyatı gerçekleştiren Türk doktora minnettar olduğunu ifade etti. Küçük Arvanit’in annesi Sofie Arvanit, Kosova’daki diğer çocuk hastaların da Türk doktorlar tarafından tedavi edilmesini umduğunu belirterek, “Bugün çocuğum hem Türk hem de Kosovalı doktorlar tarafından ameliyat edildiği için çok mutluyum. Ayrıca Türk doktor ekibinin Kosovalı doktorlara yardıma geldiği için çok mutluyum. Temenni ediyorum ki durumu benim çocuğum gibi olan çocuklar da Türk ve Kosovalı doktorlar tarafından tedavi edilir” dedi.

    Aynı gün içerisinde Doç. Dr. Çağatay Evrim Afşarlar, doğum sırasında annesini kaybeden üçüzlerden biri olan Hana Morina’yı başarılı bir operasyonun ardından sağlığına kavuşturdu. Mesanesinden böbreğine idrar kaçışı olan ve daha önce Kosova’da hekimler tarafından iki kez endoskopik yöntemle kapalı ameliyatı yapılan ancak sonuç alınamayan 2 yaşındaki hastanın ameliyatını gerçekleştiren Türk doktor Afşarlar, Kosovalı doktorlar ile birlikte yaptığı açık ameliyat ile küçük Hana’yı sağlığına kavuşturmayı başardı. Annesini doğum sırasında kaybeden minik Hanna’ya ve diğer iki kardeşine bakan yengesi Melihate Morina, Türk doktorların Kosovalı çocukları ameliyat etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Küçük Hana’nın doğduğundan bu yana acı çektiğini belirten Melihate Morina, daha önce bu küçük çocuklara Türk Kızılay’ı tarafından yardım eli uzatıldığını ifade etti. Morina, “Ümit ediyorum ki Kosova’daki ve dünyadaki bütün çocuklar, bu çocuk gibi tedavi edilme şansı bulurlar. Bütün kalbimle Türkiye’ye teşekkür ediyorum. Allah yardımcıları olsun” dedi.

    Türk doktor Afşarlar ile ameliyata giren Kosovalı doktor, bu operasyonların Türkiye’den gelen doktorlarla yapılan ilk ameliyatlar olmadığını ifade ederek, 2 yıl önce kendisinin de TİKA desteğiyle Ankara’da bulunduğunu ve burada geçirdiği 1 ayın kendisi için çok güzel bir tecrübe olduğunu söyledi. Türk doktorların bu kez da Kosova’ya geldiğini kaydeden Kosovalı doktor, bu iletişimin sadece iş kapsamında olmadığını aynı zamanda dostluk anlayışında olduğunu söyledi.

    Kosovalı doktorlarla birlikte ameliyatlar gerçekleştiren Doç. Dr. Çağatay Evrim Afşarlar, “Geçirmekte olduğumuz sağlık haftası sürecinde buradaki meslektaşlarımızla birlikte çocuk cerrahisi kliniğinde özellikle çocuk ürolojisi ameliyatları yaptık. Doğumsal idrar yollarını ilgilendiren bozuklukları cerrahi müdahale gereken hastaların ameliyatlarını hep birlikte yaptık. Önümüzdeki günlerde de yine bu çalışmalarımız devam edecek. Gayet güzel kardeşçe geçen bilgi paylaşımın olduğu bir hafta geçiriyoruz” dedi.

  • Kaymakamı Kırlı Dar Gelirli Vatandaşların Umudu Oldu

    Muş’un Malazgirt Kaymakamı Soner Kırlı, göreve başladığı günden beri ilçedeki dar gelirli vatandaşların umudu oldu.

    Çarşamba günlerini dar gelirli vatandaşlara ayıran Kaymakam Soner Kırlı, haftanın diğer günlerinde ise ilçedeki tüm okulları ziyaret ederek öğrencilerle yakından ilgileniyor. Her hafta çarşamba günleri dar gelirli vatandaşların talep ve sorunlarını dinleyen ve onlarla makamında çay içen Kaymakam Kırlı’nın bu örnek davranışı, ilçede yaşayan vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılanıyor.

    Toplantılara katılan vatandaşlardan Mehmet Nuri Kaynar, “Ben Malazgirt’te çok zor şartlar altında yaşayan biriyim. Yıllardır Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bizlere yardım ediyor. İlçemize yaklaşık yedi aydır atanan kaymakamımız sayesinde, biz dar gelirli vatandaşlar gelip rahatlıkla derdimizi anlatabiliyoruz. Kaymakamlık kapıları her çarşamba sonuna kadar açık. Bizlere değer veren, bizleri dinleyen kaymakamımızdan Allah razı olsun. Hep derlerdi ‘Devlet Baba’ , ben hep merak ederdim ‘Devlet Baba’ kimdir diye. Şimdi ‘Devlet Baba’nın kim olduğunu kaymakamız sayesinde daha iyi tanıdım. Bizlere devletimizin imkânları doğrultusunda yardımlarda bulunan kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Şakire Baburhan isimli vatandaş ise, “Kaymakamlık makamına gelip kaymakamla görüşmek istiyorum deyince hemen beni görüştürdüler. Sıkıntıları anlattım, kaymakamız beni sabırla dinledi. Çok mütevazi bir insan. Cenab-ı Allah onu ve devletimizi darda bırakmasın. Bizlere mütevaziliğin en güzel örneğini sergileyen kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Kaymakamlık makamında yapılan toplantıya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürü Yakup Bozkurt da hazır bulunarak, Kaymakam Soner Kırlı’nın direktifleri doğrultusunda yardım yapılacak kişilerin listelerini titizlikle oluşturdu.

  • Şeker Hastalarının Umudu Opr. Dr. Muzaffer Al

    Genel Cerrahi Laparaskopik Bariyatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Muzaffer Al, şeker hastalarına umut olmaya devam ediyor.

    Samsun’dan tüm Türkiye’deki şeker hastalarına umut olan Opr. Dr. Muzaffer Al, Tip 2 şeker hastası olanları kapalı ameliyatla şeker hastalığı tedavi ediyor. Türkiye’nin hemen hemen bütün illerinden gelerek Muzaffer Al’a ameliyat olan şeker hastaları, ameliyat sonrası sağlığına kavuşarak memleketlerine geri dönüyorlar. Trabzon’da oturan ve yaklaşık 10-15 yıldır şeker hastası olan Alaattin İşçi ve Sakine Türk kardeşler de Opr. Dr. Muzaffer Al’a ameliyat olarak şeker hastalığından kurtuldular.

    10 yıldır şeker hastası olduğunu belirten 50 yaşındaki Alaattin İşçi, “Son 1 yıldır da insülin kullanıyordum ama şekerim normal seviyelere gelmiyordu. Şeker hastalığı ameliyatı oldum. Bana yapılan ameliyat sonrası şekerim normallere geldi. Ameliyat olmadan önce şekerim 200-250 civarındaydı. Şimdi ise 120-130 civarlarına kadar düştü. Şeker ameliyatının yapıldığını duyduk. Araştırdık ve Samsun Büyük Anadolu Hastanesi’nde Muzaffer Al hocamızın yaptığını öğrendik. Kendisine ulaştık, karar verdik ve ameliyat olduk. Sağlığımıza kavuştuk, kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Ameliyat sonrası sağlığına kavuştuğunu ifade eden 60 yaşındaki Sakine Türk, “15 senedir hastasıyım. Çok şükür ameliyat oldum. Her şey şuanda normal gidiyor. Ameliyat sonrasında 15 yıllık ilaçlarımı bıraktım. Şimdi çok iyiyim” diye konuştu.

    Trabzon’dan gelen kardeşlerin sağlık durumları hakkında bilgi veren Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi Laparaskopik Bariyatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Muzaffer Al, “Bugünde iki tane Trabzon’dan gelen Tip 2 şeker hastası kardeşlerin ameliyattan sonra kan şekerlerinin normal hale gelmesinden sonra taburcu etmenin mutluluğunu yaşamaktayız. 2 hastamız da Trabzon’da abla kardeşler. Erkek olan hastamız yaklaşık olarak 10 yıldır Tip 2 şeker hastasıdır. Son 1 yıl içersinde de hastalığının ilerlemesine bağlı olarak insülin başlanan bir hastamızdı. Diğer hastamız ise 15 yıllık şeker hastası ve üç ilaçla tedavi olan bir hastaydı. Hastalarımıza ameliyat öncesi yapmış olduğumuz tetkik ve incelemelerde ameliyata uygun olduğuna karar verdik. ‘Laparaskopik metabolik cerrahi’ dediğimiz Tip 2 şeker hastalığı ameliyatını kapalı yöntemle yani milimetrik küçük deliklerden girerek gerçekleştirdik. Hastalarımız bugün 4. gününü tamamlamış ve 5’inci günde sağlıklı bir şekilde taburcu ediyoruz. İlk gün hastalarımızın kan şekerlerinde olan yükseklik ameliyatın birinci gününden itibaren göreceli olarak normal seviyelere doğru geldi. Şuanda ameliyattan sonra herhangi bir ilaç ve insülin takviyesi yapmadan hastalarımızın kan şekerleri ortalama normal değerlere yaklaştı. Bundan sonra da hastalarımızın kan şekerlerini ve takiplerini devam edeceğiz. Bugün itibaren hastalarımıza ilaç ve insülin vermeden taburcu ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • (Özel) Çiçekçilerin Umudu 14 Şubat

    14 Şubat Sevgililer Gününe sayılı günler kala çiçek satıcıları, Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifinde yapılan çiçek mezatında çiçekleri en uygun fiyata almak için yarışıyor. Sadece İzmir’de Sevgililer Gününe özel 4 milyon dal gül satılması hedeflenirken, günün pazara denk gelmesi satıcıları endişelendiriyor.

    İzmirli çiçek satıcıları, yaklaşan 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifinde yapılan çiçek mezatına katılıyor ve farklı türdeki çiçekleri en uygun fiyata almak için yarışıyor. Açık artırma usulü ile yapılan ve altı gün süren mezatta en fazla kırmızı gül tercih ediliyor. Geçen yıl yaşanan don olayları nedeniyle üretimde yaşanan sıkıntılar fiyata yansımış, hem çiçek üreticileri hem de satıcılar 14 Şubat Sevgililer Gününde beklediklerini bulamamıştı. Bu yıl don olaylarının yaşanmaması hem üreticileri hem de satıcıları sevindirirken, Sevgililer Günü’nün pazar gününe denk gelmesi endişeye yol açtı. Çiçek satıcıları, pazar günü okul ve iş yerlerinin kapalı olması nedeniyle vatandaşların izin gününde daha farklı hediyelere başvuracağı endişesini taşımaya başladı.

    BİR GÜNDE 400 KOLİ ÇİÇEK SATILIYOR

    Çiçek satıcılarının ürünleri almak için kooperatifte yapılan mezata katıldığını belirten İzmir Çiçekçiler Odası Başkanı Kazım Kış, süreci şöyle anlattı: “Üreticilerimiz çiçekleri kooperatife getiriyor. Çiçek satan arkadaşlarımız da ürünleri açık artırma usulü ile buradan alıyor. Bugün yaklaşık 400 koli çiçek satılacak. Bu 400 kolinin 150 kolisi kırmızı gülden oluşuyor. Çiçekler banttan geçiyor ve satıcılar istedikleri ürünü fiyatlarına göre seçip alabiliyor.”

    “PAZAR GÜNÜ İNSANLAR EVİNDE”

    14 Şubat Sevgililer Gününde beklentilerinin yüksek olduğunu ancak günün pazara denk gelmesinin dezavantaj olduğunu belirten Kış, “Temennimiz her zamanki gibi yüksek ama işlerimiz etkilenir mi diye endişe içerisindeyiz. Pazar günü insanlar evinde. Biz Sevgililer Gününde çiçekleri ev ve iş yerlerine yolluyoruz. İnsanlar evlerinde olunca farklı hediye alternatifleri oluyor. Eşini yemeğe götürebiliyor ya da alışveriş merkezlerinden başka hediye alabiliyor. Okulların, iş yerlerinin kapalı olması işimizi etkileyecek ama etkilememesini umuyoruz. Umarım bütün esnaf arkadaşlarımızın yüzü güler ve duaları kabul olur” dedi.

    HEDEF DÖRT MİLYON DAL GÜL SATIŞI

    Geçen yıl yaşanan don olayları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadıklarını kaydeden Kış, “Bu yıl iklimle ilgili bir sıkıntı yaşanmadı. Geçen yıl sadece İzmir’de 14 Şubat Sevgililer Günü için 3 milyon dal gül satıldı. Bu yıl pazar gününe denk gelmesine rağmen iklim koşulları iyi olduğu için 4 milyon dal gül satmayı hedefliyoruz. Ürünlerimiz çok bol ve kaliteli. Yerli ürünleri tercih etmemiz lazım ki üreticilerimizi de bu özel günlerde ayakta tutalım” diye konuştu.

    “AMACIMIZ UCUZ ALIP UCUZA SATMAK”

    İzmir Buca’da çiçek satan İlhan Kocaliman, çiçekleri diğer satıcılarla yarışarak temin ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu yıl pazara denk geldiği için fazla bir beklentimiz yok ancak yine de vatandaşı mağdur etmemek için malı almak durumundayız. Ne kadar ucuza alırsak vatandaşa o kadar ucuza vereceğiz. Gülün tanesini 10 TL’ye satmıyoruz. Genelde böyle zannediliyor. Amacımız çiçeği ucuza alıp ucuza satmak. Bir gülün aksesuarları var. İçine yeşillik ve gelin çiçeği takıyoruz, ambalajlıyoruz. Ancak o zaman 10 TL’ye satabiliyoruz.”

    ŞEHİR DIŞINDAN GELEN SATICILAR VAR

    Mezatta, İzmir dışından gelen satıcılar da var. Manisa Soma’dan mezat için gelen Mehmet Kaya,

    “Malımızı alıp 14 Şubat Sevgililer Gününde müşterilerimize sunmak istiyoruz. Şimdiye dek gül, şebboy ve karanfil aldım. İlerleyen saatlerde başka çiçekler alacağım. Bize en yakın İzmir olduğundan mezat için buraya geldik. Bursa’da da var ancak orası uzak” ifadelerini kullandı. Ürünlerin pahalı olduğunu söyleyen Yasemin Çohan isimli satıcı ise şöyle konuştu: “Mezat stresli geçiyor çünkü fiyat yüksek. İş olacak mı, olmayacak mı bilmiyoruz. Pazara denk gelmesi bizim için kötü oldu. Henüz çiçek almadım çünkü fiyat çok yüksek. Gülleri seradan aldım diğer çiçekleri buradan almaya çalışacağım.”