Etiket: Ümit

  • Ümit Boyner üniversiteli gençlerle buluştu

    Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, 4’üncü İnci Kariyer Günleri kapsamında gençlerle buluştu.

    Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, Kastamonu İnci Kız Öğrenci Yurdu’nun davetlisi olarak Kastamonu Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 4’üncü İnci Kariyer Günleri etkinliğine katıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte ’İş Hayatında Başarı ve Girişimcilik’ başlıklı bir konuşma yapan Ümit Boyner girişimciliğe bakışını, kişisel deneyimlerini ve tavsiyelerini öğrencilerle paylaştı ve öğrencilerin sorularını yanıtladı.

    “Bilgiyi doğru yöneten başarılı olur”

    Konuşmasına bilginin ve sürekli öğrenmenin önemiyle başlayan Boyner, “Bilgi artık her yerde. Dünyanın tüm kitapları, videoları, eğitici materyalleri artık parmaklarınızın ucunda. Dünyanın en iyi üniversitelerinin kütüphanelerine, en donanımlı eğitmenlerin konuşmalarına, en başarılı kampanya ve proje fikirlerinin sunumlarına erişebiliyorsunuz.” dedi. Günümüzde bilgiyi yönetebilen ve doğru şekilde hayata uygulayanların başarılı olabileceğine değinen Ümit Boyner gençlere; “Artık yaşadığınız yer ve coğrafya da bahane olmaktan çıktı. İster Urfa’da olun ister İstanbul’da ister Kastamonu’da ya da New York’ta.. Bilgiye ulaşım anlamında artık fark etmiyor” dedi. Gençler için bilgiden sonraki en önemli sermayenin ‘karakterleri’ olduğunu vurgulayan Ümit Boyner, “Aileniz çok zengin ya da çok fakir olabilir ancak hayatta başarılı olmak için en büyük sermayeniz önce karakteriniz, sonra da ilişkilerinizdir. Güvenilir, çalışkan, alçakgönüllü, cesur ve tutkulu olmak ve yaş ve konumu ne olursa olsun kendini geliştirmeye çalışmak, asla ‘oldum’ dememek sizi başarıya götürür” diye konuştu.

    “Bu coğrafyadan çıkacak yenilikçi fikirler için büyük fırsatlar var”

    Boyner, günümüzde pek çok yeni ve farklı mesleğin ortaya çıktığını aktararak “Yeni teknolojiler ve yeni bakış açıları sayesinde yeni fırsatlar doğuyor. Bu fırsatları değerlendirmek için Kendinize bir konu, ilgilendiğiniz bir alan ya da bir beceri seçip bu konuda uzmanlaşmaya, kendinize bu alanda yatırım yapmaya çalışın. Örneğin seçtiğiniz fotoğrafçılık, tarım, ahşap işçiliği, belgesel filmcilik ya da metin yazmak olabilir… Bununla ilgili denemeler yapıp, iyi örnekleri inceleyip, online eğitimler alıp donanımınızı artırın. Bu coğrafyadan çıkacak yenilikçi, teknolojiyi kullanan uygulamaların dünyaya açılması için büyük fırsatlar var. Neden bu alanlarda sizler liderlik yapmayasınız?” şeklinde konuştu.

    “Gelişmiş toplum olmanın yolu ‘Girişimcilik’”

    Konuşmasında girişimcinin bir işi, bir girişimi organize eden, yöneten ve o işin risklerini bilip üstlenen kimse olduğunu vurgulayan Ümit Boyner “Girişimcilik olgusunun geliştiği toplumlar daha ileri ve daha müreffeh toplumlar olurlar. Sizin gibi genç ve dinamik insanların girişimcilik yönünü kuvvetlendirip teşvik ederek daha çok istihdam, daha çok iş ve üretim yapmamız mümkün. Sadece kendiniz için değil, çevreniz için de fayda sağlayacak iş fikirlerine imza atabilirsiniz” dedi.

    “En önemlisi iyi insan olmak”

    Ümit Boyner sözlerini tamamlarken gençlere verebileceği en önemli tavsiyenin ’iyi insan olmaya çalışmak’ olduğunu belirtti. Boyner “Kendiniz için, aileniz için, arkadaşlarınız için, çevreniz için, birlikte çalıştığınız insanlar için ama en çok da içinde yaşadığınız toplum ve dünya için “iyi insan” olmak, “iyi niyetli” olmak çok çok önemli. Buna eklemeniz gereken gayretli, bilgili ve farkında olmak” şeklinde konuştu. Ümit Boyner sözlerini “Başarı aslında hepimiz için farklı tanımlar içerir. Bazen sadece birilerinin siz varsınız diye mutlu olması da bir başarıdır.

    İnsanlara değer vermeye, kendinize yatırım yapmaya, denemeye ve öğrenmeye hep devam edin. Yeniliklere, inovasyona, iyi insanlarla, iyilikle, iyi işler yapmaya inanın. İşimizi akılla, bilimle, vicdanla ve iyi yaşam ve mutluluk hedefiyle yaptığımızda hem dünya hem ülkemiz ama en önemlisi kendimiz için çok büyük adımlar atıyoruz.” diyerek tamamladı. Konuşmasının ardından öğrencilerle sohbet eden ve sorularını yanıtlayan Ümit Boyner Kastamonu Üniversitesi içinde yer alan Fazıl Boyner Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni de ziyaret etti.

  • Ümit Özat: “Hedef büyüyor”

    Gençlerbirliği Teknik Direktörü Ümit Özat, 2-1 galip geldikleri Kayserispor maçının ardından, “Hedef büyüyor, bunun için daha fazla çalışmalıyız” dedi.

    Spor Toto Süper Lig 28. hafta müsabakasında Gençlerbirliği evinde konuk ettiği Kayserspor’u Serdar Gürler’in ilk yarıda attığı gollerle 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendiren kırmızı-siyahlıların teknik adamı Ümit Özat, karşılaşmada atılan gollerin antrenmanlarda çalıştıkları şekilde geldiğini belirterek, “Topun arkasına 10 kişi geçip gol ararken de hücumcu sayımızı 2 artırmayı düşünüyorduk. Konsantre kaybı yaşayacaklarını tahmin ediyorduk ve oldu, biz de değerlendirdik” diye konuştu.

    “Daha fazla çalışmalıyız”

    Yarından itibaren ligde geriye kalan maçların hazırlıklarına başlayacaklarını dile getiren Özat, “Hedef büyüyor, bunun için daha fazla çalışmalıyız. Bundan sonra keyif almak istiyoruz. Bu psikoloji önemlidir. Futbolun doğrularını yapmaya çalışıyoruz. Yener ya da yeniliriz. Biz teknik direktörlerin üzüntümüz de mutluluğumuz da bir gün” ifadelerini kullandı.

    Ligin 28. haftasında Kayserispor karşısında alınan 3 puanla birlikte Gençlerbirliği 39 puanla ligde 7. Sıra yükseldi. Başkent ekibi gelecek hafta cumartesi günü saat 19.00’da deplasmanda Trabzonspor ile karşılaşacak.

  • Doç. Dr. Ümit Yolcu: “Ağız sağlığı için diş bakımına dikkat edilmeli”

    İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ümit Yolcu, diş bakımının önemine dikkat çekerek, “Yaşam boyu ağız sağlığı için diş bakımına dikkat edilmeli” dedi.

    Ağız sağlığının önemi hakkında açıklamalarda bulunan Yolcu, “Sadece diş fırçalamak ağız bakımının önemli bir dilimini kapsasa da fırçalamak yeterli olmayabilir. Buna ek olarak özellikle diş fırçalama sırasında dili de fırçalamak gerekir ve bir takım ek ağız bakım ürünleri, diş ipini, ağız bakım çalkalama suyunu, gargaralarını kullanmak ve dili fırçalamak diş fırçalamaya ek olarak yapılabilecek uygulamalardan birkaçını oluşturur. Günde iki defa yapılan etkili bir fırçalama, kurallarına uyarak yapılan uygun fırçalamanın ağız diş bakımı için yeterli olacağını düşünmekteyim. Özellikle yediğimiz içtiğimiz bazı yiyecek ve içeceklere dikkat etmemiz gerekiyor. Bunların başında özellikle yoğun bir şekilde çay ve kahve tüketimi başta dişlerin sararması olmak üzere bir takım sıkıntılara yol açabilir. Ağız bakım gargaraları ek olarak yapılabilir” dedi.

    Diş fırçalarının da ağız temizliğinde önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yolcu, “Fırçanın yapısı, kıllarının yapısı, kıl sayısı, kıl demetlerinin sayısı ve kılların diş fırçasına ser, orta ve yumuşak şekilde olması ağız sağlığı bakımından önemlidir. Bu konuda sizi yönlendirecek olanlar hekimleriniz olacaktır. Diş etlerinin yapısına göre fırça seçimine önem vermeliyiz. Bazen çok sert fırçalar kullanıldığında hasta farkında olmayarak çok sert fırçalıyor ve bunlar diş eti çekilmesine, diş köklerindeki dişin sert dokularının aşınmasına bile neden olabilmektedir. Bu yüzden sizin ağız diş sağlığı durumuna bakarak hekiminizin size uygun fırçayı tavsiye etmesi yerinde olacaktır” şeklinde konuştu.

    Diş eti kanamalarının diş eti hastalıklarının bir ön habercisi olduğunu kaydeden Yolcu, “Sağlıklı diş eti hiçbir zaman fırçalama ile kanamayacaktır. Bazen halkımız bu konuda yanılgıya düşmekte, ‘Diş etlerim kanıyor’ diye fırçalamayı kanama olmaması için yapmamaktadır. Bunun tam tersi doğru olandır, yani diş etleriniz kanıyorsa fırçalama yapmaya devam edilmelidir. Dişler fırçalandıkça kanamanın azaldığını ve diş etinin sağlığına kavuştuğunu görebilirsiniz” diye konuştu.

    Bazı dişlerin sarı olmasının ağız hastalıklarının habercisi olmadığını da söyleyen Yolcu, “Dişlerin rengi doğuştan gelen, genden de bize aktarılan bir durumdur. Her kişiye göre dişlerin orijinal renkleri değişebilmektedir. Dişlerin sararması hastalık belirtisinden ziyade ağız diş bakımının yeterince yapılmadığı o kişinin yoğun bir şekilde kahve, sigara gibi içeceklerini fazlaca tükettiğinin bir göstergesi olabilir. Sadece dişin renginin tonajına göre herhangi bir hastalığa işaret ettiğini söylemek çok doğru olmayacaktır” dedi.

    Yolcu, son olarak ağız bakımı konusunda vatandaşlara uyarılarda bulunarak, “Hastalarımıza, günde iki kez dişlerini fırçalamalarını, bunu da doğru yapmalarını yani etkin bir şekilde fırçalama yapmalarını önermekteyiz. Özellikle macunu çok fazla kullanmamalarını en fazla nohut büyüklüğünde fırçaya sürdükten sonra en az iki dakika fırçalama işlemine devam edilmesi gerekir. Altı ayda veya sene de bir defa rutin diş hekimi kontrollerini de hasta aksatmadan yaptırırsa bir yaşam boyu ağız, diş sağlığı bakımından sorunlarının minimum düzeyde olacağını düşünmekteyim” diye konuştu.

  • Ümit Boyner: “Toplumsal cinsiyet eşitliği için öncelikle dil ve zihniyet dönüşümü gerekli”

    Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, 8 Mart Dünya Kadınlar Günüyle ilgili yaptığı açıklamada, “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda öncelikle dil ve zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Daha eşitlikçi ve özgürlükçü bir topluma ve hukuka geçiş için öncelikle dil ve zihniyet dönüşümünün başlaması ve bunu yaygınlaştırabilmemiz gerekiyor” dedi.

    Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özelinde bir açıklama yayınladı. Açıklamasında kadınların ekonomik, siyasal ve toplumsal alana katılımının yaşamsal önemini ve kökten bir değişime duyulan ihtiyacın bu günlerde tüm yakıcılığıyla hissedildiğini belirten Boyner, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün yaklaşmasıyla birlikte kadınların ekonomik, siyasal ve toplumsal alana katılımı konusu tüm dünyayla birlikte ülkemizde de gündemin ön sıralarında yerini aldı. Paylaşılan gelişmeler ve iyi örneklerin yanısıra tüm yıl boyunca özellikle kadına yönelik şiddet ve farklı cinsiyet kimliklerine yönelik ayrımcılık haberleriyle konunun yaşamsal önemini, kapsamlı ve kökten bir değişime duyulan ihtiyacı tüm yakıcılığıyla hissediyoruz” dedi.

    “Eşitsizliklerden sadece kadınlar değil tüm toplum zarar görüyor”

    Ümit Boyner açıklamasına şöyle devam etti: “Ülke olarak kadınların hayatın her alanına eşit katılımları için hedeflediğimiz seviyenin gerisinde kalmaya devam ediyoruz. Bu durumdan sadece kadınların değil tüm toplum olarak hepimizin zarar gördüğünü fark edebilmemiz bence önemli bir değişimin başlangıcı olacak. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda öncelikle dil ve zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Kadınların her alanda erkeklerle eşit hakları kullanabilmesi ve toplumsal yaşama katılımlarının türlü yollarla kısıtlandığı ve düzenlendiği toplumsal yapıdan, daha eşitlikçi ve özgürlükçü bir topluma ve hukuka geçiş için öncelikle dil ve zihniyet dönüşümünün başlaması ve bunu yaygınlaştırabilmemiz gerekiyor”.

    Boyner Grup’un bu yılki 8 Mart ilanına değinen Ümit Boyner, “Bu ihtiyaçtan hareketle 2009’dan bu yana her yıl 8 Mart’larda toplumsal cinsiyet eşitliğini gündeme taşıdığımız ilanlarımızın bir devamı olarak bu yılki kampanyamızda; toplumda kadınlar tanımlanırken, hatta bazen kadınların kendilerini anlatırken kullanmaktan ve yüksek sesle söylemekten imtina ettikleri “KADIN” kelimesini ön plana taşımak istedik. Kadınlara tüm diğer kimliklerinden önce “kadın” demenin, aynı zamanda kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerine kulak, hatta ses vermenin; farklı toplumsal cinsiyet kimliklerine saygı göstererek insani haklarını tanımanın ilk adımı olduğunu düşündük ve ilanımızın sonunda “Bize kadın deyin” dedik” ifadelerini kullandı.

    “Cinsiyet eşitliği bir demokrasi meselesi”

    Boyner Grup’un iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitliğini tesis etmeyi sadece bir ’kadın’ meselesi değil, bir ’demokrasi’ meselesi olarak gördüklerini hatırlatan Boyner, “Kadın çalışan oranımız yüzde 49, kadın yönetici oranımız ise yüzde 44 ile Türkiye ve dünya ortalamalarının oldukça üstünde yer alıyor. Bununla birlikte şirketlerimiz, iş ortaklarımız, çalışanlarımız ve ekosistemimiz içerisinde geliştirebileceğimiz pek çok alana odaklanıyoruz. İş dünyası olarak kültür ve zihniyet dönüşümünde sadece kendi şirketlerimizle sınırlı olmayan önemli sorumluluklarımız da var. Bu sorumlulukların başında ise ’eşit işe eşit ücret’ konusu geliyor. Çünkü istatistikler kadınların hangi seviyede olursa olsun erkeklerden ortalamada daha az kazandığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Eşitlik çalışmaları ile ilgili olarak Boyner değerlendirmesine şöyle devam etti: “Bu yıl 8 Mart’a Birleşmiş Milletler ve Uluslararası İş Örgütü’nün biraraya gelerek oluşturdukları ’Eşit İşe Eşit Ücret Küresel Koalisyonu’nun (Global Coalition on Equal Pay for Work of Equal Value) başlatacağı uluslararası kampanyada küresel temsilci ve sözcüler arasında yer almanın heyecanıyla giriyorum. Önümüzdeki günlerde başlayacak küresel kampanyanın Türkiye’de de etkili olması için Boyner Grup olarak önemli görevler üstleneceğiz. Cinsiyetler arası ücret ayrımının ortadan kaldırılması konusunda farkındalığı artırma çalışmalarına yerel ve küresel düzeyde destek vereceğiz”.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlayan Boyner mesajını, ’kadın’ kelimesiyle birlikte ona her zaman eşlik eden eşitlik, özgürlük, demokrasi, umut, sevgi, cesaret, adalet, barış ve yaşam kelimelerinin de dilden dile yayılması ve daha yüksek sesle söylenmesi dileğiyle bitirdi.

  • Ümit Besen ve Pamela Uludağ’da final konseri verdi

    Beyaz cennet Uludağ’da düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük kış gençlik festivali olan Winterfest kapsamında Usta sanatçı Ümit Besen ve Pamela sahne aldı. Daha sonra festival konser sonrası son buldu.

    Son dönemde piyano dışındaki diğer enstrümanlara olan hâkimiyeti ile dinleyicileriini 2’ye katlayan davul ve elektro gitar çalarak rock parçalarını ustaca yorumlayan Ümit Besen Uludağ’da gençlere unutulmaz anlar yaşattı.

    Nikah masasına otur şarkısı ile sahneye çıkan usta sanatçı Ümit Besen dinleyicilerini önce hüzünlendirdi. Daha sonra yerinde oturtmadı. Usta sanatçı Ümit Besen yaklaşık bir saat sahnede kaldı. Verilen kısa bir aranın ardından sahneye çıkan Türk rock ve elektronik müziğinin ünlü ismi Pamela Spence İstanbul seni hapsetmiş şarkısı ile gençlere enerji kattı. Ayrı ayrı performans sergileyen ikili verdikleri konser ile festival son buldu. Sahne öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Usta sanatçı Ümit Besen ” Uludağ’da ilk defa böyle bir sahne alıyorum. Gençler ile hep bir aradayım. Yaş ortalaması 14’de düştü. Beni nerede görseler fotoğraf çektiriyorlar. Bu benim için çok güzel bir mutluluk. Bu son yaptığımız albüm ile bizi dinlememiş olan insanlara ulaştık” dedi.

    PATLADI GİTTİ

    Usta sanatçı Besen şöyle devam etti. “Can sıkıntısına elime bas gitarı almıştım. Barış arkadaşımız da bunu görerek den Teoman parçalarını önerdi. Bende çıktığım bir konserde Teoman ve Duman’a ait şarklı söyleyince ortalık koptu. Biletler 3’ e katlandı. Daha sonra bize Rock albümü teklifi geldi. Bu başarının yüzde 50’si Pamelaya aittir. Eski parçalarımın içinden oylama yaparak yeni bir albüm çıkartacağız” dedi.

    “PROJE BENİ ÇOK HEYECANLANDIRDI”

    Türk rock ve elektronik müziğinin ünlü ismi Pamela” Bu çok güzel bir festival gençleri bu akşam eğlendireceğiz. Bugün son gece biz de kapanış grubu olarak buradayız. Proje beni çok heyecanlandırdı. Teklif geldiğinde ben Ümit ağabeyimin parçalarından okumak istiyorum dedim. Okudum ve oldu” dedi.