Etiket: Ulusal

  • Ulusal Masterler Yüzme Yarışları Büyük Heyecana Sahne Oldu

    Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ulusal alanda düzenlediği spor müsabakalarına bir yenisini daha ekledi.

    Kentpark’ta bulunan kapalı yüzme havuzunda gerçekleştirilen 3’ncü Ulusal Masterler Yüzme Yarışları sporcuların kıyasıya mücadelelerine sahne oldu. Türkiye genelinden İstanbul, Ankara, Bursa, Sakarya, İzmir ve Eskişehir’den 26 kulübün katıldığı Ulusal Master Yüzme yarışlarında, 190 sporcu mücadele etti. 25-29, 30-34, 35-39, 40-44, 45-49, 50-54, 55-59, 60-64, 65 ve büyükler katogorilerinde yarışan sporcular, ilk üçe girebilmek için mücadele verdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi minik yüzücüleri tarafından sergilenen senkronize yüzme gösterisi ile engelli özel sporcuların yüzme yarışı, sporcular ve aileleri tarafından büyük beğeni aldı.

    Ulusal Masterler Yüzme Yarışları’na katılan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oğuzhan Özen, Belediye olarak su sporlarına ağırlık verdilerini söyledi. Özen, “Kano, yelken ve yüzme gibi spor alanlarında öğrenci yetiştirip müsabakalara hazırlıyoruz. Anadolu’nun ortasında su sporlarında söz sahibi olmak istiyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda burada mücadele eden sporcu arkadaşlarımızı, uluslararası mücadelelerde alkışlamak istiyoruz” dedi.

  • TBMM Başkanvekili Aydın, Yerel Ve Ulusal Gündemi Değerlendirdi

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Adıyaman’da katıldığı televizyon programında Adıyaman ve ülke gündemini değerlendirdi.

    Mercan Tv’de Gazeteci-Yazar İskender Korkut’un hazırlayıp sunduğu Hedef Programı’na konuk olan TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, gündeme ilişkin değerlendirdi.

    İskender Korkut’un sorularını cevaplayan Ahmet Aydın, ülke gündemine ilişkin 2016 Eylem Planı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni dönemdeki çalışma takvimi, Türk Askeri’nin Musul’da ki varlığı, Rusya’nın politikalarını değerlendirdi.

    Aydın, Adıyaman gündemine ilişkin ise, yapılan hizmetlere yenilerini eklemek için tüm alanlarda çalışmalarının tüm hızıyla süreceğini açıkladı.

  • Sürdürülebilir Ulaşım Ulusal Kongresine Eskişehir Damgasını Vurdu

    Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Sürdürülebilir Ulaşım İçin Yol ve Trafik Güvenliği 2015 (ROTRASA) Ulusal Kongre, Fuar ve Sergisi’nde örnek olarak gösterildi.

    Gazi Üniversitesi ve Ankara Ticaret Odası tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Ulaşım İçin Yol ve Trafik Güvenliği 2015 (ROTRASA) Ulusal Kongre, Fuar ve Sergisi Ankara’da gerçekleştirildi. Ulaşım ana planları, kent içi ulaşım türleri arası entegrasyon, bisiklet kullanımı ve engelsiz mekan düzenlemeleri konularında yapılan sunumlara Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri İstanbul, Ankara, Konya ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarının temsilcileri, Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesinden öğretim üyeleri ile konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

    Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirmiş olduğu projeler ve faaliyetler hakkında Eskişehir Hafif Raylı Sistem İşletmesi (Estram) Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Enbatan sunum yaptı. Enbatan, trafik ve ulaştırma konusundaki gelişmeler ile kent içi ulaşımdaki sorunların mümkün olduğu ölçüde azaltılması için ulaştırma planlarının, bilimsel, ekonomik, yöneticilerin, halkın ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin görüşlerine ağırlık verilerek hazırlanıp uygulandığını ifade etti. Enbatan ayrıca, Eskişehir’in SUMP (Sustainable Urban Mobility Planning) Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planlamasına uygun plan yapan ilk Büyükşehir Belediyesi olduğunu ve bunun gururunu yaşadığını söyledi.

    Ulaşım ana planları ve kent içi ulaşım türleri arası entegrasyon sunumları ardından konuşan kongrenin Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hülagü Kaplan, “Eskişehir, her konuda olduğu gibi kent içi ulaşımda da örnek bir kent olduğunu gösteriyor. Kent içi örnek şehircilik planlarından dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i tebrik ediyorum” dedi.

    Sürdürülebilir Ulaşım İçin Yol ve Trafik Güvenliği 2015 Kongre, Fuar ve Sergisi’nde açılan ve Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyetlerini anlatan stant katılımcıların yoğun ilgisini gördü.

  • Türk Anesteziyoloji Ve Ve Reanomisyon Derneği 49. Ulusal Kongresi

    Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği 49. Ulusal Kongresi (TARK) Antalya’da ’Yaşamsal Teknoloji’ temasıyla devam ediyor. Kongreye 1400’e yakın sahasında uzman davetli katılırken başta ABD ve Avrupa olmak üzere 50’ye yakın konuşmacı katılımcı da kongreyi takip ediyor.

    Kongreyle ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Naslihan Alkış, Anestezi uzmanlarının ameliyat öncesinde, ameliyat süresince ve sonrasında hastayı takip ettiğini, bu süreçlerde ağrı duymasını engelleyerek hayati fonksiyonlarının sürdürülmesi için gerekli bakım ve tedavileri uygulayarak yapılan işlemlerin algılanmasını engellediklerini söyledi. Sağlıkta tedavilerin başarısının multidisipliner yaklaşıma ve bu disiplinler arasındaki uyuma bağlı olduğunu hatırlatan Prof.Dr. Alkış, “Özellikle cerrahi tedaviler anestezi ve cerrahi ekiplerin ortak çalışması ile yürütülmektedir. Duyusuzluk, ağrısızlık, diğer bir deyişle ağrı duyusunun kaldırılması olarak ifade edilebilecek anestezi, anestezi uzmanının liderliğinde anestezi teknisyeni, teknikeri ve hemşiresinden oluşan bir ekiple gerçekleştirilir. Bu ekip, hastayı ameliyat öncesinde değerlendirerek bir anestezi planı oluşturulmasından, hastanın ameliyat boyunca ağrısız olmasını ve ameliyat sürecini güvenle geçirmesini sağlamaktan, ameliyat sonrası süreçte de hastanın yaşamsal fonksiyonlarının kontrolünden ve bu fonksiyonların sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinden sorumludur. İnsanlık var olduğu sürece sağlığın korunması, iyileştirilmesi çabaları devam edecektir ve sağlık korunabildiği sürece de insanlık var olacaktır. Bu döngüde sağlık çalışanlarımızın yeri her zaman olağanüstü bir konuma sahip olacaktır” dedi.

    ANESTEZİDE HASTA GÜVENLİĞİ

    Konuşmasında hasta güvenliği konusuna da değinen Prof. Dr. Alkış, Anestezi tipi ne olursa olsun, anestezi sırasında ve sonrasında Hasta kaynaklı ,Uygulanan anestezi kaynaklı, Cerrahi işlem kaynaklı, Çevresel faktörler nedeniyle Hasta güvenliğini tehlikeye atan sonuçlar ortaya çıkabileceğine dikkat ç ekti. Alkış,” Diğer alanlarla karşılaştırıldığında, anesteziyoloji hasta emniyeti ve güvenli sağlık hizmeti açısından en önemli uzmanlık alanları içindedir. Bu bakımdan, kendine özgü yüksek riskli bir uygulama olmasına karşılık, anesteziyoloji bugün oldukça güvenli hale gelmiştir. Anesteziyolojideki ölüm oranları, klinikteki uygulamaların bugünkü güvenlik durumunu yansıtmaktadır. Anestezi kaynaklı ölümlerin oranını sağlıklı olarak tespitte zorluklar vardır. Zira anesteziye doğrudan veya dolaylı olarak bağlı terimi çok kesin tarif edilememektedir, ayrıca oranların bu kadar düşük olmasından dolayı çok yüksek sayıda vaka gerekmektedir. Bu kadar yüksek vak’a sayısı toplanması sırasında ise çalışma popülasyonu, teknoloji, hasta bakımında değişiklikler olacağından çalışmalar arası karşılaştırmalar güçleşmektedir. Ama her durumda anestezi kaynaklı ölüm oranlarının azaldığı açıktır. Hasta güvenliği için morbidite verileri de fikir vericidir. Anestezi ile ilgili morbiditelerde komplikasyonların hala çokça olduğunu görmekteyiz. Bazı önemli çalışmalarda anestezi ile ilintili minör perioperatif olayların yüzde 18-22 arasında olduğu bildirilmektedir. Majör perioperatif komplikasyon oranı yüzde 0,45-1,4 oranına ulaşmakta ve kalıcı hasar bırakan komplikasyon oranı da yüzde 0,2-0,6’ya varmaktadır” dedi.

    GÜVENLİĞİN ARTIRILMASI

    Güvenliği Arttırmada Kanıtlanmış Yöntemler bulunduğunu da söyleyen Prof.Dr. Neslihan Alkış ,son 10 yıl içinde, başka yüksek riskli alanlarda geliştirilmiş olan çeşitli risk yönetim metotlarının anestezistler tarafından uygulanmakta olduğunu ifade etti. Alkış ” Olay raporlaması da bunlar için olan örneklerden biridir. Örneğin olay bildirimi ABD Hava Kuvvetleri’nin 2. dünya savaşında geliştirdiği uçuş psikolojisi programından kaynaklanmıştır; 1954 yılında devreye alınmış ve o tarihten itibaren çeşitli alanlarda uygulanmıştır. Anesteziyolojiye uyarlanması önce Avustralya’da uygulanmış, daha sonra da 1990’lı yıllarda İsviçre’de kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde, kritik olay bildirimi sadece anestezi ve yoğun bakımda değil, aynı zamanda çeşitli diğer medikal branşlarda da uygulanan kanıtlanmış bir yöntemdir. Yerel olarak hastanelerde uygulanmakta, ulusal düzeyde de bütün dünyada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kullanılmaktadır. Bütün bu sistemlerin gayesi bildirilmiş istenmeyen olaylardan veya buna yol açabilecek durumlardan öğrenmektir. Kalite yönetiminin teknikleri (planla-yap-kontrol et-uygula) ile beraber, olay raporlama sistemleri anesteziyoloji ve sağlığın diğer alanlarındaki bakımın komplike sürecini iyileştirmeye yöneliktir. Simülasyon tekniği hasta emniyetini geliştirmeye yönelik diğer güçlü bir yöntemdir. Simülasyon olağandışı durumlar için beceri eğitiminde, öğrenci konumundakilerin değerlendirmesinde veya tekrar belgelendirmelerde, iletişim becerilerinin geliştirilmesinde, hatta anesteziyoloji, acil bakım tıbbı ve yoğun bakım gibi yüksek risk alanlarındaki takım çalışmalarına eğitim vermek için de çok faydalı olmuştur. Bugün, “teknik olmayan beceriler” olarak sınıflandırdığımız becerilerin, yüksek risk alanlarındaki süreçlerin emniyeti için geleneksel teknik beceri ve bilgi kadar önemli olduğu kabul edilmektedir. Bu düşünce, takım performansının emniyetli hasta bakımı için yaşamsal önem taşıdığı bilinci ile aynı doğrultudadır.” diye konuştu.

    Prensip olarak her insanın hata yapabileceği ve dolayısıyla sistemlerin insan hatalarını önleyebilecek şekilde tasarlanmaları gerektiğinin esas alındığını da hatırlatan Prof.Dr.Alkış, bundan dolayı anestezi için hazırlık gibi lineer prosesleri desteklemek için kontrol listeleri hazırlamakla kalınmadığını söyledi. Alkış ” Aynı zamanda değişik branşları içeren, hastanenin değişik kısımları için geçerli olan, hatta değişik takımlar ve meslekler için de geçerli olan, örneğin yanlış tarafın ameliyat edilmesini önlemek gibi komplike süreçler için de kontrol listeleri hazırlanmaktadır. Anestezi ile uğraşan profesyonellerin teknik ve insan faktörü ile ilgili teknik olmayan becerileri, hasta emniyetini etkileyen tek faktör değildir. Cemiyetteki değişik paydaşların bilinç seviyelerinin yükseltilmesi ve yetkili politik mercilerin gerekli desteğinin sağlanması da en az bunlar kadar önemlidir. Bu özellikle değişik hasta emniyetini arttırma girişimleri için parasal destek alınmasını kapsar. Bu kapsamda, Haziran 2010’da “European Board of Anesthesiology” ve “European Society of Anesthesiology”Anesteziyolojide Hasta Güvenliği İçin Helsinki Deklarasyonunu kabul etmişlerdir. Bunların anestezi pratiğine transferi anestezistlerin, akademisyenlerin ve kamu sektörünün birlikte çaba sarfetmelerini gerektirmektedir. TARD da bu deklerasyona imza atmış önemli derneklerden bir tanesidir.” şeklinde konuştu.

    ANESTEZİ KORKUSU

    İnsanların başlarına ne geleceğini bilmedikleri bir ortama girdiklerini ve korkunun asıl sebebinin bu olduğunu söyleyen Prof.Dr. Naslihan Alkış, bu korkuların aşıllması için hem sosyal sorumluluk projesi olarak hem de kamuya hizmet anlamında bir kitap hazırladıklarını açıkladı. ’Anestezi sırasında başıma ne gelecek, ne zaman anestezi doktorumla konuşmalıyım, neler sormalıyım’ gibi konuları cerrahi aday olan her hastanın öğrenmesini istedikleriniz hatırlatan Alkış ” Bence ameliyathaneler, kişilerin hayatlarından kopmamaları için en güvenli yerlerdir. Ameliyathanede hayatınızın en ciddi riske girdiği anda en iyi desteği alabileceğiniz hem ekipman hem de yetişmiş anestezi uzmanları var. Korkmasınlar. Narkoz fazla gelmiş uyanamamış gibi şeyler bilgi eksikliğinden kaynaklı. Hastanenin kendi sağlık durumuyla ve cerrahinin tipiyle ilgili sorunlardır. Türkiye’de iyi eğitim görmüş anestezi uzmanları doktorları veriyor her türlü anesteziyi. Hastalığın seviyesi o ameliyat o hasta için risk getiriyorsa, o zaman ameliyatı engellemek söz konusu. yoksa anestezi almamak gibi bir kavramı doğru bulmuyorum. Ben uyuyayım hiçbir şey hissetmeyeyim diyen hastalar olabilir ama bu her zaman bizim insiyatifimizde, hangi anesteziyi alacağı uzmanlar tarafından belirlenir.” dedi.

    ANESTEZİ UZMANLARIN HAKLARI

    Basın toplantısında dernek hakkında bilgi veren ve çalışanların sıkıntılarını dile getiren Dernek İkinci Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin ise anestezi uzmanlarının genellikle anestezi hatalarıyla gündeme geldiklerini ancak çok başarılı ve önemli işlere imza atan bir bilim alanı olduğunu söyledi. 1956 yılında kurulmuş bir dernek olduklarını, anestezinin teknolojiye açık bir alan olduğunu, bugünkü teknoloji ile hastalara sınırsız saatte anestezi uygulayabildiklerinin belirterek ” Sadece ameliyathanelerde değil, kliniklerde, endoskopik girişimlerde sürekli yardımlar veren bir ana bilim dalıyız çok fazla alanda çalışıyoruz. Bizim aynı zamanda çalışanların da güvenliğini sağlamamız gerekiyor. Bakanlığımızn dikkatini çekmemiz lazım kapalı ortamlarda çalışan mesaisi olmayan, çay kahve molası vermeyen bir branşta çalışıyoruz, kendinize özel program yapmanız mümkün gedil, sürekli risk altındasınız, hayatı pamuk ipliğine bağlı olanların pamuk ipliğini tutanlarız aslında. Çalışma şartlarının iyileştirilmesinin gerektiğini düşünüyorum. Yeni teknolojilerin anestezide kullanılabilir olması eğitim gerektiriyor” dedi.

    Bakanlıktan taleplerini de ileten Hülya Bilgin, öncelikli olarak hastanelerde asgari anestezi cihazlarının sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Bilgin ” Bunlar olmadan anestezi verilemez, anestezi araç gereçleri olmayan hastaneye anestezi hekimi gönderilemez, o hastanede çalışmamız çok zor. Bakanlık asgari standartları sağlayacak ki biz de bu ortamda çalışacağız. Özellikle son yıllarda bakanlıkla çok iyi ilişkiler kuruldu, bu çok önemli. ” diye konuştu.

    TÜRKİYE YAŞLANDIKÇA CERRAHİ MÜDAHALE ARTIYOR

    Derneğin Genel Sekreteri Prof.Dr. Zekeriyya Alanoğlu ise Türkiye’nin gittikçe yaşlanan nüfusa sahip olduğunu ve yaşlandıkça da cerrahi müdahale sayılarında artış olduğuna dikkat çekti. Prof.Dr. Alanoğlu “Yaşlanan hasta polülasyonu, bu kişilerin daha fazla cerrahi işlemle karşı karşıya kalmalarını doğuruyor. Yaş artmasıyla birlikte yandaş hastalıklar ortaya çıkıyor. Tansiyon, şeker, böbrek rahatsızlığı, karaciğer rahatsızlığı gibi. Burada en önemli faktör cerrahideki gelişmelerin anesteziyle,anestezideki gelişmelerin cerrahiyle birlikte at başı ilerlemiş olması.İnsani altyapının yetiştirilmesi de önemli. Bu insan gücünün yetiştirilmesi de önemli, bu anlamda derneğimiz üzerine düşen görevleri uzun yıllardır başarıyla gerçekleştirmekte. Türk anestezistleri, sadece Türkiye’de değil, dünyanını her yerinde bu görevi layığıyla yerine getirmekteler. Teknik altyapı, arkadaki insan gücü, cerrahi ekibin yetenekleri hepsi bir ekip işidir.Yurt dışında hastalar için anestezi uzmanları gardiyan yani koruyucu olarak tanımlanırlar” dedi.

    Kongre 6 Aralık tarihinde sona erecek.

  • Bilişim 2015 & Cıtex 2015 Tbd 32. Ulusal Bilişim Kurultayı Ve 2. Ankara Bilişim Fuarı Başladı

    Bilişim 2015&CITEX 2015 32. Ulusal Bilişim Kurultayı ve 2. Ankara Bilişim Fuarı başladı.

    Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından ATO Congresium’da düzenlenen Bilişim 2015 & CITEX 2015 TBD 32. Ulusal Bilişim Kurultayı ve 2. Ankara Bilişim Fuarı başladı. Fuarda birbirinden ilginç ve yenilikçi ürün, hizmet, proje ve fikirler sergileniyor. “#BilişimveYaşam” ana teması ile düzenlenen Bilişim 2015&CITEX 2015 etkinliğinde, Türkiye bilişim sektörünün geleceğini ilgilendiren birbirinden önemli konular, alanında uzmanların katkılarıyla ele alınıp, Türkiye’nin bilişim geleceğinin rotası şekillendiriliyor. Çocuklar için bilişim atölye çalışmalarının da yer alacağı fuar 5 Aralık’a kadar devam edecek. 15 binin üzerinde ziyaretçinin izlemesi beklenen etkinliğe 200’ü aşkın konuşmacı katılacak.

    “YAZILIM İÇİN İLKOKUL DÜZEYİNDE EĞİTİM VERİLMELİ”

    Dernek Başkanı İlker Tabak, etkinliğin açılış oturumunda yaptığı konuşmada, “Bilişimde KOBİ’lerin atılım yapması için bilinçlendirme ve bilgilendirme çalışmaları yapılması gereklidir. Yazılım üretimi için ilkokul düzeyinde programlama eğitimleri verilerek temel oluşturulması hızlandırılmalı, ilkokul öğrencilerinden başlayarak herkesin bilgisayar programlama öğrenmesi için girişimlerde bulunulması gerekmektedir. Yazılım, programlama, veri tabanı gibi derslerin, belli düzeylerde ilkokuldan itibaren verilebilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Yerli yazılım endüstrisinin gelişmesine katkısı olacak yerli yazılım sanayinin, kalkınma için kritik alan olarak ilan edilmesi gerekmektedir. Bütün bunlar istihdamın artmasını sağlayacak, gerek BT alanında gerekse diğer sektörlerde yeni iş alanları ortaya çıkacaktır. Bu nedenle nitelikli işgücü eğitimi önem kazanmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “5G İÇİN HAZIRLIKLARA BAŞLANMALI”

    4.5G gibi yeni nesil iletişim altyapısının Türkiye’nin kalkınmasında hızlandırıcı rolü olduğunu belirten Tabak, 4.5G ‘nin Ar-Ge ve patent sayısında artışa neden olacağını, ayrıca 5G için de hazırlıklar yapılması gerektiğini ifade etti. Tabak şunları kaydetti:

    “Bilişim güvenliği ihmal edilmemelidir, yalnızca teknik önlemlerin yeterli olmadığı bilinmelidir. İnsana yatırım yapılması gerektiği ortadadır. Kullanıcıların Siber Güvenilir Kullanıcı olarak eğitimi sağlanmalıdır. Türkiye’nin, bilişim sektörünün stratejik sektör olarak tanımlanması gerekmektedir. Bu alana yapılacak yatırımlar kriz nedeniyle kısılmaması gerekir.”

    “İNTERNETTE SADECE 1 DAKİKA İÇİNDE 47 BİN UYGULAMA İNDİRİLMEKTE”

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan ise daha geniş bant sunma imkanı olan 6GHz ile 100GHz arasındaki farklı frekans aralıklarının değerlendirilip, 5G’ye tahsis edilecek aday frekansların belirlendiğini kaydederek, “Bunlar 2019’da yapılacak Dünya Radyokomünikasyon Konferansı’nda netleşecek” dedi.

    Bilgi teknolojilerinin ve iletişimin ekonomik büyüme ile kalkınmada oynadığı rolün farkına varıldığını söyleyen Sayan, 2008’de 6 milyon olan genişbant internet abonesi sayısının Ekim 2015 sonu itibarıyla 46,9 milyonu aştığını, mobil genişbant abone sayısının 37,9 milyona, sabit genişbant abone sayısının ise 9,2 milyona yaklaştığını hatırlattı. 4,5G ile mobilin daha yüksek pazar payına sahip olacağını gözlemlediklerini belirten Sayan, 1 Nisan 2016’da hizmete girecek 4,5G ile mobil internette hızın 10 kat artmasını beklediklerini ifade etti. İnsan hayatının her anının bilişimle iç içe geçtiğini anlatan Sayan, “İnternette sadece 1 dakika içinde 47 bin uygulama indirilmekte, 547 bin yeni tweet atılmakta, Google’da 2,4 milyon arama sorgusu yapılmakta, Youtube’da 2,78 milyon video görüntülenmekte, 104 bin 300 Skype araması gerçekleştirilmekte ve 293 bin Facebook kullanıcısı güncelleme yapmaktadır” diye konuştu.

    “5G ADAY FREKANSLARI BELİRLENDİ”

    Türkiye’nin 5G hizmetini sunan ilk ülkelerden biri olma noktasında irade sergilendiğini hatırlatan Sayan, haberleşme ve yayıncılık başta olmak üzere küresel boyutta spektrum yönetimine ilişkin konuların ele alındığı Cenevre’de yapılan Dünya Radyokomünikasyon Konferansı’nda 5G’de kullanılacak frekansların planlandığını söyledi.

    “E-DEVLET KAPISI’NDA KULLANICI SAYISI 25 MİLYONU AŞTI”

    Türksat A.Ş. Genel Müdürü Ensar Gül de, uydu fırlatılarak milyonlarca kişiye ulaşıldığını belirterek, büyük bir alana hizmet eden Türksat’ın uydu üzerinden 550’nin üzerine yayınının bulunduğunu ifade etti. E-devlet çalışmaları hakkında bilgi veren Gül, 2008’de başlatılan e-Devlet Kapısı’nda bugün itibariyle 25 milyon 234 bin 554 kullanıcının 206 kuruma ait bin 359 hizmeti aldığını bildirdi. Söz konusu hizmetlerin sayısının her geçen gün arttığına dikkati çeken Gül, 25 milyon kullanıcı sayısının az olmadığını, ancak amaçlarının herkesin bu sistemi kullanması olduğunu kaydetti.

    Konuşmaların ardından eski BTK Başkanı Tayfun Acarer ve eski Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği Başkanı Turgut Gürsoy’a Yaşam Boyu Hizmet Ödülü takdim edildi.