Etiket: “Ulu”

  • Ulu Önder Atatürk, Foça’ya gelişinin 84. yılında anıldı

    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Foça’yı ziyaretinin 84. yıl dönümünde düzenlenen programla anıldı.

    Programa Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, Foça Belediyesi Meclis üyeleri, Foça İlçe Emniyet Müdürü Gülcan Coşkun, Foça Kent Konseyi üyeleri, Atatürkçü Düşünce Derneği Foça Şube Başkanı Şeniz Ararat ve üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi Foça İlçe Başkanı Baran Gezmiş Yıldırım ve üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Foça Belediyesi, Foça Kent Konseyi Gençlik Meclisi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Foça Şubesi işbirliğiyle düzenlenen program, garaj önünden Demokrasi Meydanı’na dek süren kortej yürüyüşüyle başladı. Marşlar eşliğinde Türk bayrağı ve Atatürk’ün posteri ile meydana ulaşan vatandaşlar, Ulu Önder Atatürk’ü büyük özlem ve minnetle andı. Bergama Belediye Bandosu’nun çaldığı marşlar duygulu anlar yaşattı. Foça Belediyesi Halk Oyunları Ekibi de zeybek gösterisi sundu.

    Atatürkçü Düşünce Derneği Foça Şube Başkanı Ararat, yaptığı konuşmada, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti’nin her alanda gelişmesi, kalkınması ve çağdaşlaşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yurt gezilerinin çok önemli bir yeri vardır. Bugün Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Foça’ya gelişinin 84. yıl dönümü ve ne mutlu bizlere hep birlikte bu güzel, anlamlı ve mutlu günü kutluyoruz’’ dedi.

    Foça Belediye Başkanı Demirağ da, ‘‘Atatürk’ün izinde olan çok değerli dostlarımız, Atatürk’ün Foça’ya gelişinin 84. yıl dönümünü yaşadığımız bu mutlu günde bizlerle bir arada bulunduğunuz için saygılarımı sunuyorum. Her zaman ve her koşulda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini, inkılaplarını, laik ve demokratik hukuk devleti söylemini savunmayı sürdüreceğiz. Bugün, özgürlükler içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamamıza olanak sağlayan Ulu Önderimizi, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi, minnet ve şükranla anıyorum’’ dedi.

  • Kütahya Ulu Camii’nde zafer duası

    Kütahya Belediyesi Kent Konseyi organizasyonuyla, Zeytin Dalı Harekatı’nın zaferle sonuçlanması için Fetih Suresi okundu ve Mehmetçik için dua edildi.

    Sabah namazı için Ulu Camii’nde toplanan vatandaşlar, sabah namazını eda ettikten sonra Fetih Suresi’ni okuyup, operasyona katılan askerlerin başarısı için ellerini semaya açarak dua etti.

    Duaya Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, AK Parti Kütahya Milletvekili Mustafa Şükrü Nazlı, Belediye Başkan Vekili Ali İhsan Ertaş, İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar, Emniyet Müdürü Hasan Çevik, Kent Konseyi Başkan Zekeriya Dağcı, Kent Konseyi’nin grup başkanları ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.

    Kütahya İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar, Afrin harekatının başladığı gündün bu yana Kütahya’daki tüm camilerde sabah namazı öncesi Fetih Suresi okunduğunu ifade etti.

    Kütahya Kent Konseyi Başkanı Zekeriya Dağcı, “Bugün Afrin harekatının 43. günü. Kent Konseyi olarak düzenlediğimiz dua etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleşti. Allah askerimizi muzaffer kılsın” dedi

    Cemaate namaz sonrası ikramlarda bulunuldu. (EFE)

  • Ulu Hakan Abdülhamid Han Yıldırım’da anıldı

    Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali’nin katılımıyla, moderatörlüğü gazeteci yazar Hikmet Genç tarafından yapılan, hukuk tarihçisi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, sosyal siyaset ve sosyoloji araştırmacısı Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ve Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Teyfur Erdoğdu’nun konuk olduğu programda Abdülhamid Han hakkında önemli konular değerlendirildi.

    Gündemin nabzını tutan ve tarihin önemli isimlerinin anıldığı etkinliklerle ilçe sakinlerinin sosyal yaşamına renk katan Yıldırım Belediyesi, önemli konukları ağırlamayı sürdürüyor. Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali’nin ev sahipliğinde düzenlenen programa, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şükrü Köse, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Muhtarlar Derneği Başkanı Muhsin Sak, meclis üyeleri ve çok sayıda ilçe sakini katıldı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde alanında önemli konukların katılımıyla gerçekleştirilen ‘Vefatının 100. Yılında 2. Abdülhamid Han’ anma programında, 34. Osmanlı Padişahı ve 113. İslam Halifesi Sultan 2. Abdülhamid dönemi tüm yönleriyle ele alındı. Hikmet Genç’in moderatörlüğünde düzenlenen programda, hukuk tarihçisi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, sosyal siyaset ve sosyoloji araştırmacısı Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ve Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Teyfur Erdoğdu, dönemin gizli kalmış konularını ve doğru bilinen yanlışları derin analizlerle ortaya koyarak Yıldırımlılarla paylaştılar.

    Kadim medeniyet vurgusu

    Toplumların kadim bir millet yapısına sahip olması için çok önemli iki unsuru barındırması gerektiğini vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Bu unsurları kök ve kanatlar olarak değerlendirdiğimizde bir toplumda bu değerlere bağlılık yoksa o millet kadim bir yapıya sahip olamaz. Kök, tarih ve inanç bilincini, değerlerimizi, örfümüzü, birbirimize olan bağlılığımızı, aileye olan saygımızı, kültürel mirasımıza bağlılığımızı ifade eder. Köklerine bağlı olmayan bir millet gelecekte var olmaz. Kanatlar da, o ülkenin bilime, teknolojiye, dünyadaki gelişmelere olan ilgisini ve o milletin gençliğini ifade eder. Küresel güçler bu iki değerimize de saldırıyorlar. Tarihte tahribat yaparak doğrunun ortaya çıkmasını gizliyorlar” dedi.

    “Tarihimizi yanlış anlattılar”

    Küresel güçlerin tarihin aktarımına etki ederek bazı hatalı bilgileri doğruymuş gibi anlattıklarını vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Bize tarihimizi yanlış anlattılar. İngiliz ve Fransız yazarlar, Abdülhamid Han’ı kızıl sultan diye anlattılar. Ülkemizde de maalesef belirli dönemlerde Abdülhamid Han’a bakış çok olumlu olmadı. Çünkü küresel güçler bize öyle öğrettiler. Oysa Sultan Abdülhamid Han’ın esas lakabı ‘Ulu Hakan’dır. 33 yıl boyunca bir imparatorluğu, bu kadim medeniyeti ayakta tutmak için büyük bir çaba sarf etmiştir” diye konuştu.

    “Tarih sil baştan yazılmalı”

    Kendi tarihimizi doğru yansıtmamak adına eğitim müfredatında geçmişte hatalar yapıldığını belirten Hikmet Genç, “Geride kalan dönemde ders kitaplarında Sultan 2. Abdülhamid Han’ı istibdatçı, halkın üzerinde baskı kuran, despot ve düşmandan korkan bir imajla bize okullarda anlattılar. 2. Abdülhamid Han’ı doğru anlamak için, bize öğretilen tarihi tamamen silip yeni baştan yazmak lazım” dedi. Sultan Abdülhamid Han’ döneminin çok fazla bilinmediğini hatırlatan Prof. Dr. Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, “En çok bilinmeyen tarih, Sultan Abdülhamid’in devri, onun tahttan indirilmesi ve sonraki sürede ortaya çıkan olayları kapsayan dönemdir. Tarih ilmi çok gelişti, pek çok donelerle, verilerle ve vesikalarla çok eski tarihlere ait gerçekler ortaya çıkabiliyor. En az bildiğimiz adeta hiç bilmediğimiz devir ise Sultan Abdülhamid devridir. Bu Sultan Abdülhamid devrinde beşeri bir dezenformasyonun hatta dezenfekte hareketinin olduğunu akıllara getiriyor. Sanki sonraki nesillere kasıtlı olarak Sultan Abdülhamid devri bildirilmemiş, böyle bir devir sanki yaşanmamış” dedi.

    “Tarihe soğukkanlı bakılmalı”

    Geçmişte Sultan Abdülhamid hakkında konuşmanın adeta yasak olduğu dönemlerden günümüzde hayırla yad edildiği dönemlere gelinebildiğini işaret eden Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Abdülhamid Han’ın önemi Türkiye ile beraber tüm hilafet topraklarında yeni anlaşılmaktadır. Ancak Türk Tarih Kurumu hala ‘Abdülhamid diktatördür’ diyor. Tarih Kurumu’nun 8. cildinin kapağında istibdat dönemi yazıyor. Bu bir yalandır, iftiradır. Bu hatadan dönülmelidir” dedi.

    Tarihe bakışta soğukkanlı ve sakin olunması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu, “İttihatçıların ya da Cumhuriyet’in 30’lu yıllarında sert bir dil kullananlar karşısında çok daha sakin ve soğukkanlı bakış açısıyla geçmişi incelememiz gerekir. Çünkü tarih bizim bildiklerimizi bize vermek zorunda değil. Mustafa Kemal Atatürk, Sultan 2. Abdülhamid hayranıdır. Ondan çok fazla devlet adamlığı hakkında taktik öğrendiğini hatıralarından biliyoruz. Tarih bizim elimizde eğer ona soğukkanlı yaklaşabilirsek güç olarak yansıyacaktır. Aksi takdirde tarihin çarpıtılması veya belirli yönden ele alınması hatasını yapan nesiller gibi oluruz” şeklinde konuştu.

  • Sözcü Gazetesi davasında muhabir Gökmen Ulu cezaevinden tahliye edildi

    Sözcü Gazetesi sahibi firari sanık Burak Akbay ve gazetenin 3 çalışanının yargılandığı FETÖ davasında hakkında tahliye kararı çıkan tutuklu sanık Gökmen Ulu akşam saatlerinde Silivri Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Ulu’yu ailesi ve muhabir arkadaşları karşıladı.

    Hakkında yakalama kararı bulunan Sözcü Gazetesi sahibi firari sanık Burak Akbay, gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli, internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve davanın tek tutuklu sanığı muhabir Gökmen Ulu’nun yargılandığı davanın ilk duruşması sona erdi.

    Taleplerini dinledikten sonra ara kararını oluşturan mahkeme heyeti, atılı suça ilişkin delillerin büyük bir kısmının toplanmış olması, sanığın delilleri karartma durumunun bulunmaması, sabit ikametgah sahibi olması gerekçeleriyle tutuklu sanık Gökmen Ulu’nun tahliyesine hükmetti. Karar sonrası akşam saatlerinde Silivri Kapalı Cezaevinden minibüsle çıkarılarak Kınalı Gişelerde bırakılan Gökmen Ulu’yu ailesi ve yakınları karşıladı. Oğlunun üzerine atlaması üzerine yere düşen Gökmen Ulu, oğluna yerde sarılarak özlem giderdi.

    “Şerefimle girdiğim bu zindandan şerefimle çıkıyorum”

    Ailesi ve arkadaşlarıyla özle giderdikten sonra basın mensuplarına konuşan Gökmen Ulu, “Türkiye’nin acilen normalleşmeye ihtiyacı olduğunu gözlemliyorum. Türkiye’nin bütün renklerinin el ele tutuşması gerekiyor. Ayrıştırma politikalarının artık bir kenara bırakılması gerekiyor. Halk yorgun, Türkiye yorgun halk huzur istiyor. Az önce arkadaşıma da söylediğim gibi mapus yata yata bitti. Başım öne eğilmedi. Şerefimle girdiğim bu zindandan şerefimle çıkıyorum. Bir gazeteci olarak doğruları söylemeyi sürdüreceğim” dedi.

  • Milas’ta ulu çınarlara 94. yıl kutlaması

    Milas Kaymakamı Eren Arslan, ilçede yaşayan cumhuriyetle yaşıt ulu çınarlara tebrik mektubu yazdı. Cumhuriyet Bayramı tebrik mektubu, muhtarlar ve öğretmenler tarafından ulaştırıldı.

    Milas Kaymakamı Eren Arslan, Cumhuriyetin 94’üncü kuruluş yılı dolayısıyla ilçede yaşayan 94 yaşındaki ulu çınarlar için özel bir mektup kaleme aldı. Mektupta, “Millet olarak birlik ve beraberliğimizin en güzel örneğinin sergilendiği, büyük kahramanlıklarla kazandığımız, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini taçlandıran, mana ve gücünü aziz milletimizin birlik ve beraberlik şuurundan alan Cumhuriyetimiz ve dünle bugün arasındaki bağlantılarımız olan sizler, bugün 94 yaşındasınız.

    Kahramanlık destanlarının yazıldığı ülkemizi, muasır medeniyetlerin ötesine taşımak ve çağdaş dünya devletleri içinde hak ettiği saygın konuma yükseltmek sizlerden bizlere devir olan bir görevdir. Sizlerin yaptığı gibi bizler de Cumhuriyetimize sahip çıkmak, ülkemizin ve millerimizin geleceği için çalışmak, mücadele etmek, tüm bunların sağlanması için fedakarlıkta bulunmak için hazırız.

    Milli kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan ve hayatımızın en kıymetli değerleri olan sizler, geçmişin tecrübelerini günümüze aktararak geleceğe ışık tutan bir kaynaksınız, bizler gerektiğinde bu kaynağa sahip çıkmak, bir ihtiyacı olduğunda gidermek için hazırız.

    94 yıldır büyük fedakarlıklarla taşıdığımız Cumhuriyet meşalesini, bizler de sizlerden aldığımız güçle taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.

    Bu duygu ve düşüncelerle sizin ve ailenizin ’29 Ekim Cumhuriyet Bayramını’ kutluyor, huzur içerisinde sağlıklı ömürler diliyor, ellerinizden öpüyorum. Saygılarımla” ifadelerine yer verildi. Tebrik mektubu, muhtarlar ve öğretmenler tarafından ulu çınarlara ulaştırıldı.

    Milas Kaymakamı Eren Arslan’ın bayram tebriği mektubu, 94 yaşındaki çınarlara büyük bir mutluluk yaşattı.