Etiket: Ülkeyiz”

  • Bakan Albayrak: “Pandemiden ’en az etkilenecek 3’üncü ülkeyiz”

    Bakan Albayrak: “Pandemiden ’en az etkilenecek 3’üncü ülkeyiz”

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “OECD tahminlerine göre Çin ve Güney Kore’den sonra pandemiden ’en az etkilenecek’ 3’üncü ülke Türkiye” dedi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Türiye’nin OECD tahminlerine göre pandemiden ’en az etkilenecek’ 3’üncü ülke Türkiye olacağını belirtti. Albayrak, “OECD tahminlerine göre Çin ve Güney Kore’den sonra pandemiden ’en az etkilenecek’ 3. ülke TÜRKİYE Güçlü ekonomimiz sayesinde bu tahmin de daha iyisi ile değişecek inşallah. Bu mücadelede tüm sağlık personelimize ve üretimi elden bırakmayan çalışanlarımıza şükran borçluyuz” ifadelerine yer verdi.

  • Prof. Dr. Yusuf Demir: “Su fakirliği sınırında bir ülkeyiz”

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin su fakirliği sınırında bir ülke olduğunu söyleyerek, UNESCO’nun rakamlarına göre önümüzdeki 20-30 yıl içinde 54 ülkede su sıkıntısı beklendiğini belirtti.

    Bolu’da düzenlenen Yerel Kalkınma Sempozyumu’nda (YEKAS’18), suyun önemi üzerine konuşma yapan Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, suya sahip çıkılmadığında dünyanın yüzde 40’ının su sıkıntısıyla karşı karşıya kalacağını söyledi.

    Dünyadaki suyun büyük çoğunluğunun tuzlu su olduğunu kaydeden Demir, “İnsanoğlunun kullanabileceği tatlı su miktarı ancak bu suyun binde 1’i kadar. Tatlı su, toplam suyun yüzde 3’ü ama bunun büyük bir çoğunluğu göller, denizler veya buzulların altında. Bizim kullanabildiğimiz su çok sınırlı. Dünyadaki bu sınırlı su aynı zamanda beraberinde dünyada pek çok krizi de getiriyor. Örneğin UNESCO’nun son rakamlarına göre dünyadaki su sıkıntısıyla bu gidişle önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde 54 ülkede su sıkıntısı bekleniyor. Eğer biz böyle devam eder, suyumuza sahip çıkamazsak, buna bağlı olarak da dünyanın yüzde 40’ı su sıkıntısıyla karşı karşıya kalacak” dedi.

    “Marmara ve Ege Bölgeleri su fakirliğine girmiş durumda”

    Türkiye’de, Marmara ve Ege bölgelerinin su fakirliğine girdiğini ileri süren Demir, su ve suya bağlı olarak dünyada çocuk ölümlerinin de olduğunu belirterek, “2017 yılı rakamlarına göre her gün dünyada su ve suya bağlı problemlerden dolayı ölen çocuk sayısı 6 bin. Şu anda dünyada 2,4 milyar insan yeterli suyu bulamıyor. 1 milyar insansa içme suyu bulamıyor. Böyle bir dünyayla karşı karşıyayız. Türkiye’de ise 112 milyar metreküp suyumuz var. Bunun 45 milyar metreküpünü kullanabiliyoruz. Su zengini olarak kamuoyunda yanlış bilinen bir algı var. Maalesef su fakirliği sınırında olan bir ülkeyiz. Çünkü kişi başına bin 300 metreküp suyumuz var. su zengini olabilmek için 8 bin metreküp suyun olması lazım” şeklinde konuştu.

    “Deniz ekosisteminde ciddi sıkıntılar görüyoruz”

    Özellikle küresel iklim değişiminin Batı Karedeniz Bölgesi’ndeki etkileri ve bekleyen tehlikeler üzerine konuşan Demir, “Özellikle tarım alanında hemen hemen her bölgede ciddi sıkıntılar baş gösteriyor. Deniz ekosisteminde çok ciddi sıkıntıları görüyoruz. Bu sene Karadeniz Bölgesi’nde deniz suyu sıcaklığı belki son yüz yılın en yüksek değerinde, yaklaşık normalin 2-3 derece üzerinde. Bu, Karadeniz’deki ekosistemin değişmesini ve balıkların kuzeye kaçmasını beraberinde getirdi. Dolayısıyla çok ciddi bir ekosistemi değişimini de, kuraklık ve küresel ısınmayla beraber yaşayacağımızı söylemek mümkün” ifadelerini kullandı.

    Yeraltı su kaynaklarında kurumalar meydana geldiğini ve böyle devam ederse önümüzdeki 20 yıl içerisinde Bolu başta olmak üzere Batı Karadeniz’in su sıkıntısı çekmesinin mümkün olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Demir, “Karadeniz Bölgesi, Batı Karadeniz nispeten olmak kaydıyla yeşil kalabilecek, yaşanabilir bölge olarak ilan edildi. Bunun için Karadeniz Bölgesi şu anda önümüzdeki 30 yıl Türkiye’nin turizm alanı olarak ilan edildi. Orta ve Batı Karadeniz maalesef aynı İç Anadolu gibi bu kuraklıktan ciddi etkilenen bir bölgemiz olarak karşımıza çıkıyor. Bolu’da önemli yer altı, yerüstü su kaynaklarımız var. Ama son yıllarda yeraltı su kaynaklarımızda çok ciddi azalmalar var. Özellikle pınarlarımızda ve dağlarımızda ciddi kurumalar meydana gelmeye başladı. Yine bizim en önemli kuş cennetimizde, ciddi bir sulak alanımızda kuruma meydan geliyor” dedi.

  • Binali Yıldırım: “Milli gelire göre dünyada en fazla yardım yapan ülkeyiz”

    Bilecik’in Söğüt ilçesinde bu yıl 737’ncisi düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’ne katılan TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Milli gelire göre dünyada en fazla yardım yapan ülkeyiz. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa önce yardıma koşan Türk milletidir” dedi.

    Türk tarihinin en büyük etkinliklerinden biri olan Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri kapsamındaki kutlamalar son gününde de coşku içinde kutlanmaya devam ediyor. Türkiye’nin birçok bölgesinden Söğüt’e akın eden binlerce vatandaş, her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun bir katılım gerçekleştirerek atalarını saygı ile andı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Bilecik Valisi Tahir Büyükakın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin katıldığı şenlik, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

    “Söğütte her yıl dünya ölçeğinde bir toy düzenlensin”

    Açılışta konuşan Bilecik Valisi Tahir Büyükakın, destek verildiği takdirde Söğüt’te her yıl dünya ölçeğinde bir toy düzenlenmesini istediğini ifade ederek, “15 Temmuz hain darbe girişimine yiğitçe karşı duran ruh da aynı ruhtur. ‘Oğul, haklı olduğunda mücadeleden korkma. Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler’ öğretisiyle yetişen yiğitler, o gün Cumhurbaşkanımızın ve sizlerin liderliğinde korkusuzca şehadete yürüdüler ve tüm dünyaya bu aziz yurdu asla çiğnetmeyeceklerini bir kez daha gösterdiler. Söğüt ruhu 400 çadırlık obamızı 7 iklime adaletle hükmeden bir cihan devleti yapan; mazlum milletlere ‘Türk hasretle beklenendir’ umudunu aşılayan ruhtur. Kısaca Söğüt ruhu, bizi biz yapan ruhtur. Dünyanın dertlerinin ilacı bu ruhtadır. Bugün burada yad ettiğimiz kuruluştadır, diriliştedir, kurtuluştadır. Bu ruhu yaşatmaz ve gelecek nesillere güçlü bir şekilde devretmeyi başaramazsak, maazallah geçmişimizle birlikte geleceğimizi de kaybederiz. Bu şuurla ve tam bir adanmışlık ve gayretle Söğüt ruhunu yaşatmak ve yüceltmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Söğüt buluşmalarını gönül coğrafyamızı kuşatacak şekilde genişletmek ister, kelimenin tam manasıyla bir toy toplamak dileriz. Münasip görülür ve destek verilirse, Söğüt’te her yıl dünya ölçeğinde bir toy düzenlensin. Devlet liderleri, karar alıcılar, bilim ve sanat insanları burada buluşsunlar, ülkemizin ve gönül coğrafyamızın kaderini ilgilendiren konuları burada görüşsünler, kısa-orta-uzun vadeli politikalar, stratejiler belirlesinler, 7 asır önce Söğüt’te yaktığımız kandil dünyayı yeniden ve daha güçlü bir şekilde aydınlatsın diler, tensip buyurursanız, konuya ilişkin çalışmalarımızı sizlere ayrıca arz etmek isteriz” şeklinde konuştu.

    “Bizler milletimizin sağduyusu ile bu dönemden daha güçlü çıkacağız”

    Bilecik Valisi Büyükakın’ın ardından konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise, yüzyıllık hesapların bugünkü temsilcilerinin bölgeyi ateşe atmaktan çekinmediğini ve bu dönemden millet ile birlikte daha güçlü çıkılacağını söyleyerek, “Cumhurbaşkanımızın Söğüt ve ecdat sevgi ve muhabbeti öylesine güçlü ki tarihimizin daha iyi öğrenilmesi ve değerlerimize sahip çıkılması konusundaki toplumsal hassasiyetlerimizin daha da güçlenmesini sağlıyoruz. Bu hassasiyet tarihin dönüm noktalarına şahitlik eden gönül dünyamızda da yeniden ihya edilmesine vesile oluyor. Söğüt’de bir Yörük çadırında filizlenen ve üç kıtaya kök salan cihan şuur bir imparatorluğun kurulduğu topraklardayız. Bu topraklar yiğitlikleri ile arş-ı alayı titreten yüce alperenlerin ruhudur. Anadolu’yu manevi fetihler ile imar eden nice erenlerin yurdudur. Cesaretleri ve yiğitlikleri ile bir devletin doğuşuna şahitlik eden Hayme Anaların yurdudur. Milletimizin kutlu yürüyüşü Söğüt’te başladı. Sadece şehirleri değil gönülleri de fethetti, kalplere huzur ve selamet getirdik. Adaleti devlet idaresine rehber kılarak kenar Dicle’de kaybolan bir koyunun vebalinden kendimizi sorumlu tuttuk. İlhamını cihangir devletler kuran bir milletin azim, inanç ve kararlılığından alan fütuhat aşkı ile birlikte yürüdük. Kılıcımızı her zaman yaşatmak ve mamur kılmak için kaldırdık. Bizler irfanı ufku ve münevver kişiliği ile bir milletin direnişinin tohumlarını atan Ertuğrul Gazi’nin bu kutlu mirasının varisleriyiz. İlayı kelimetullah uğruna canını feda eden ecdadın kanıyla şereflenen toprakların bugünkü sahipleriyiz. Tarihin önünde sorumluluğumuz ağır. Dün yaşananlar bugün farklı oyuncular ile yine sahnede. Yüzyıllık hesapların bugünkü temsilcileri bölgeyi ateşe atmaktan çekinmezken bizler milletimizin sağduyusu ile veraseti ile birlik, beraberlik ve kardeşlik ile bu dönemden daha da güçlü çıkacağız inşallah. Tıpkı 15 Temmuz hain darbe girişimindeki, milletimizin istikbal ve istiklaline yönelen her tehditte Söğüt ruhunun ne kadar canlı ve diri olduğunu bir kez daha bütün dünyaya gösterdik” dedi.

    “Devlet idaremizin temel felsefesini oluşturan anlayış Söğüt’te hayat bulmuştur”

    Söğüt’ün mekanın ötesinde bir anlama sahip olduğunu da aktaran Bakan Dönmez, “Devlet idaremizin temel felsefesini oluşturan anlayış Söğüt’te hayat bulmuştur. Osmanlı Devlet idaresi kökleri üzerine kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık birikiminin ardından Söğüt’te temelleri atılan bu köklü devlet geleneklerimizin izleri vardır. Çünkü bizim yönetim anlayışımızın kökeninde insan vardır. İnsanların rahatı, huzur ve selameti vardır. Türkiye’nin uzun dönemli hedeflerine ulaşması için en ağır yükün omuzlarınızda olduğu bilinci ile hareket ediyoruz. Bundan sonra da bu anlayış ile hareket etmeye devam edeceğiz. Milletimizin bizlere tevdi ettiği emaneti daha yukarı taşımak için var gücümüz ile gece gündüz gayret içindeyiz. Biz büyük ve güçlü Türkiye inşa etme noktasında ortaya koyduğumuz hedeflere inanıyor ve yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’nin son 16 yıllık siyasi ve ekonomik serüveni içeride ve dışarıda bilinçli veya bilinçsiz olumsuz bütün senaryo ve tahminlerini boşa çıkararak ilerledik. İnanıyorum ki önümüzdeki süreç bugün ortaya atılan olumsuz öngörülerin de temelsiz kalacağı ve haksız çıkacağı bir dönem olacaktır. Bu noktada bizlere düşen görev duraklamadan, ara vermeden çalışmaya devam etmektir” açıklamalarında bulundu.

    “Türkiye Cumhuriyeti bu devletlerin en büyüğü Osmanlı’nın varisidir”

    Son olarak konuşan TBMM Başkanı Binali Yıldırım vatandaşlara seslenerek, 737’nci Ertuğrul Gaziyi Anma ve Yörük Şenlikleri’nin bir anma günü olduğu kadar bir vefa günü olduğunu da belirtti. TBMM Başkanı Yıldırım, “Daha önce burada bu meydanda sizlerin coşkusunu heyecanını defalarca paylaşmış, Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını da bu vesileyle bir kez daha iletiyorum. Burası, bu topraklar şanlı tarihimizin en muhteşem devletlerinden biri, Osmanlı’nın en mütevazı yıllarını geçirdiği topraklardır. Burası Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi’nin atası Ertuğrul Gazi’nin yattığı mübarek bir yer. Burada Söğüt’te Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’de metfun burası hürmet ve muhabbet ile kucaklanması gereken bir belde. Osmanlı’nın doğduğu bu topraklarda düzenlenen toy şölen vesilesi hepimizin sevincidir gururudur. Ertuğrul Gazi bir uç beyi olarak 1281 yılında ahirete göç ettiği günde arkasında 400 çadırlık bir aşiret vardı. O aşiret 1299’da devlet oldu, büyüdü üç kıtada, yedi denizde sınırlarını 22 milyon kilometreye kadar genişletti. 22 milyon kilometre ne demek? Bugünkü Türkiye’nin 28 katı demek. 600 yıllık hükmettiği bu topraklarda Osmanlı’nın bugün 55 tane bağımsız devlet var. Türkiye Cumhuriyeti bu devletlerin en büyüğü Osmanlı’nın varisidir. 737’nci Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri bir anma günü olduğu kadar bir vefa günüdür. Hepimiz Ertuğrul Gazi’ye ve ayak izlerine şükran borçluyuz. Necip milletimizin güzel adetler başlatan ve yaşatan vefalı evlatları var. Vefalı gençleri, insanları var. Milli ve manevi şuurumuzu canlı tutmak inanç ve kültür değerlerimizi paylaşıp yaygınlaştırmak gayesi ile devam edilen bu adetleri başlatanlardan ve bugünlere getirenlerden Allah razı olsun. Huzurlarınızda kendilerini muhabbetle anıyor şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    “Milli gelirimize göre dünyada en fazla yardım yapan ülkeyiz”

    Milli gelire göre göre dünyada en fazla yardım yapan ülkesinin Türkiye olduğunu ifade eden TBMM Başkanı Yıldırım, konuşmasını şu şekilde bitirdi:

    “Millet olarak gök kuşağının renkleri, türkülerin ezgileri gibiyiz. Hepimiz bu büyük Türk ailesinin mensuplarıyız. Farklılığımız gücümüz, güzelliğimizdir. Milletimizin gücü de buradan gelmelidir. Yüzlerce yıl ahlakı adaleti yaymak için huduttan hududa koştuk. Her zaman mazlumun yanında olduk. Sizler tarih yapan, tarih yazan Türk milletinin özetisiniz dağların ovaların gür sesi, devletimizin teminatısınız. Bugün iç huzuru ile yürek ferahlığı ile nefes aldığınız Anadolu bize vatan oldu. Sizlerin varlığı bu dağlara, bu ovalara can verdi. Kökü üç kıtaya uzanan çınarın gövdesinin bulunduğu bu topraklarda düzenlenen bu toy, sizlere duyulan şükranın bir ifadesidir. Milli gelirimize göre dünyada en fazla yardım yapan ülkeyiz. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa önce yardıma koşan Türk milletidir. Nerede ağlayan bir ana varsa, boynu bükük bir çocuk varsa yanında olan yine biziz. Gönül coğrafyamızda, inanç coğrafyamızda mazlum milletler arasında herkese yardım ediyoruz. Suriye’de Irak’ta barışı tesis edip güven içinde yaşayacağı ortam için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız, meclisimiz, hükümetimiz, güvenlik güçlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız gece gündüz demeden bu istikamette çalışıyor. Sevgili vatandaşlarım yüreklerimizin birlikte atıyor olması bizim en büyük gücümüzdür. Bizi çözmek, birbirimize düşürmek isteyenler aramıza fitne sokmak isteyenler mevcuttur. Ekonomik, sosyal, siyasi nedenleri bahane eden hainler bizi zayıflatmak için ellerinden geleni yapmaktadır. Dış mihrakların güdümündeki bölücü ve FETÖ’cü hainlerin hedefi de aynıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’yi teslim alamayacaklar. Her saldırı sonrasında daha da güçleneceğiz, daha fazla birbirimize kenetleneceğiz. Fitne odaklarına karşı daha da uyanık olacağız. Yüreklerimiz bir attığında en güçlü top güllerinin bizi yıkamayacaklarını gördüler. Türk milleti tarihin öznesidir. Gövdesi Anadolu’dadır. Bir kolu Balkanlar’da, bir kolu da Kafkaslar’dadır. Bir ayağı Nil Nehri’nde, diğer ayağı da İdil’dedir. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk; ‘Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri, düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir.’ Şunu dost ve düşman herkes bilsin. Paramız üzerinden, ekonomimiz üzerinden yapılan operasyonlar, kurulan oyunlar mutlaka bozulacaktır. Zorluk çekeceğiz ama güçlünün hukukunun yerini, haklının hukuku mutlaka alacaktır. Yakın zamanda yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimi bu konuda gözümüzün açılmasına vesile olmuştur. Yıllarca sinsi bir şekilde içimize yerleşen hainlerin,tanklarla, toplarla yaptıkları saldırıdan yeterince ders aldık. İnşallah böyle hainlikleri yaşamayacağız ve devletimiz ilelebet payidar kalacaktır.”

    Konuşmaların ardından sırasıyla folklor ekibi, Genelkurmay Başkanlığı Mehteran Birliği gösterisi ve tören geçişi sonrası şenlik sona erdi.

  • Bakan Soylu: “Doğu Ve Batı Arasındaki En Güvenli Ülkeyiz”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin siyasi durumuna ve birlik beraber gücüne değinerek, “Doğu ve batı arasındaki en güvenli ülkeyiz” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Sultangazi Belediyesi’nin ve Trabzon Dernekleri Federasyonu’nun Sultangazi’de düzenlediği iftar programına katıldı. Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Soylu’nun yanı sıra Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, Trabzon Spor Başkanı Muharrem Usta, TBMM Başkan Vekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an – ı Kerim Tilaveti’nin yapıldığı programa yoğun ilgi gösterildi.

    “DOĞU VE BATI ARASINDAKİ EN GÜVENLİ ÜLKEYİZ”

    İftar programında Trabzonlulara ve Sultangazililere seslenen Bakan Soylu, “Bugün Suriyelileri geri çevirmediğimiz gibi onlarca yıl önce şu Cebeci’de şu mahallede, şu mahallelerin hemen hepsinde 1980’lerin sonlarında, zulümlere beraber geçen insanlara ev sahipliği yaptık. Onların evlatlarının kimisi memur kimisi iş adamı. Ama hep beraber burada millet olmayı hep beraber sağladık. Bu Anadolu insanı her şeyi hak etmektedir. Bazen bizi aşağılamaya çalıştıkları zaman “bizim milletimiz için demokrasiyi hak etmiyor” derler. Biz demokrasiyi sonuna kadar hak ediyoruz. Ne için biliyor musunuz? Çünkü attığımız her adım millet iradesi ile birlikte olur. Çünkü biz doğu ile batı arasındaki en güvenli ülkeyiz. Çünkü batı ve doğu medeniyeti arasındaki hem de hem doğuya hem batıya kendi anlam ve mana boşluğunu ifade edebilecek en önemli ülkeyiz. Çünkü biz insanlığımızı ve vicdanımızı kendi topraklarımızda, tarihimizde ve medeniyetimizde yaşayan en önemli ülkeyiz” dedi.

    “GÜCÜMÜZÜN KÜÇÜMSENMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ”

    Hiç kimsenin Türkiye’nin gücünü küçümsemesine müsaade edilmeyeceğini ifade eden Soylu, “Biz güçlü bir ülkeyiz. Dün kişi başı milli gelir 3 bin dolardı bugün 10 bin dolar. Allah nasip edecek çok yakın bir zamanda 25 bin doları bu millet bu insanlar bu topluluk yakalayacak. Bunu sağlayan sizlersiniz. Biz siyasetçiler olarak sizin verdiğiniz güç, destek ve istikamet üzerine yürüyoruz. Yine ifade etmek istiyorum ki hep beraber bunu sağlayacağız” diye konuştu.

    “İSLAM DİNİ’NİN EN GÜZEL YAŞANDIĞI İL TÜRKİYE’DİR”

    Kısa bir selamlama konuşması yapan TBMM Başkan vekili Hamzaçebi ise Trabzonspor’a yapılan yeni stadında başarılar dilediğini belirterek, “İnşallah Hüseyin Avni Aker’de yaşanan şampiyonluklar Akyazı Stadı’nda devam eder. İslam dininin en güzel yaşandığı ülke Türkiye’dir” şeklinde konuştu.

    “TRABZON’A OVA GELDİ”

    Düzenlenen iftar programlarında katılım sağlayan STK’lara teşekkür ettiğini ifade eden Başkan Altunay düzenlenen iftar programına katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, “Bu akşam Mustafa Başkan burada bir ayarlama yaptı herhalde. Ne fazla insan var bu alanda ayakta kalan ne eksik. Eksik olunca da oluyoruz. Mesele demek ki alanları kapasiteye göre ayarlamak ben bu ayarlamadan dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

    Trabzonspor’un yeni stadına kavuşması için sayılı günler kaldığını ifade eden Trabzonspor Başkanı Usta, “Geçenlerde arkadaşlar ile birlikte stadı gezdiğimizde bir an siyasette sıkça söylenen bir söz aklıma geldi. Hani derler ya Ankara’ya Konya’ya deniz götüreceğiz. Belki deniz gitmedi ama Trabzon’a ova geldi değerli dostlar. Gerçekten denizin üstünde muhteşem bir ova. Bölge’nin herhalde tek bu kadar düzlük alanı olağanüstü bir stad” diye konuştu.

  • Bakan Alaboyun: “Fransa’nın Acısını Çok İyi Anlayacak Bir Ülkeyiz”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Uluslararası Enerji Ajansı’nın Enerji Bakanları Toplantısı’na katılmak için geldiği Paris’te, “Terörle yüz yüze gelmiş bir ülkeyiz. Acısını çok çekmiş bir ülkeyiz. O yüzden acısını çok iyi anlayacak bir ülkeyiz” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Enerji Bakanları Toplantısı’na katılmak için Fransa’nın başkenti Paris’e geldi. Alaboyun, Türkiye’nin Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü nezdindeki temsilciliğinde açıklamalarda bulundu. Alaboyun, Antalya’da yapılan G20 Zirvesi’ni ardından Paris’e geldiğini ifade ederek, “Bugün burada Enerji Bakanlarıyla birlikte Uluslararası Enerji Ajansı’nın toplantısı için Paris’teyiz. Öncelikle Fransa’da 3 gün önce meydana gelen terör eylemini şiddetle kınıyorum. Terörle yüz yüze gelmiş bir ülkeyiz. Acısını çok çekmiş bir ülkeyiz. O yüzden acısını çok iyi anlayacak bir ülkeyiz. Fransız halkı ile dayanışma içinde olduğumuzu buradan vurgulamak istiyorum. Bu süreç içinde fırsat bulursak oralara gidip çelenk koymayı da arzu ederim” dedi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın Başkanı Fatih Birol’un başkanlığında ve ABD’nin de organizasyonuyla enerji konusunda bir toplantımız var. Yenilenebilir enerjiden, enerji verimliliğine, enerjideki teknolojik gelişmelere, Sahra altı ülkelerdeki enerjiye ulaşım konuları olmak üzere çok geniş konulara değineceğiz. Enerji artık insanlarıyla ülkeleri birbirine bağlı hale getirdi. Bağımsız ülkeler kendileri üretip kendileri tüketmiyor artık. Enerji bir yerle üretiliyor farklı ülkelerde de tüketiliyor. Bu ekonomik birlikteliği meydana getirdi” ifadelerini kullandı. Çok kapsamlı görüşmeler olacak. Enerji Bakanlarının birbirleriyle kaynaşması, iletişimi açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum“ ifadelerini kullandı.

    “DOĞALGAZDAN, KÖMÜRDEN VAZGEÇEBİLECEK DURUMUNDA DEĞİLİZ”

    BM İklim değişikliği ile ilgili Paris’te toplantı yapılacağını bildiren Bakan Alaboyun, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “İklim konusu enerji ile doğrudan ilişkili bir konu Çünkü, nerden bakarsanız küresel ısınmasının nerdeyse yarısına yakına özellikle kömür ve kömüre dayalı, doğalgaza dayalı termik santralların üretmiş olduğu karbondioksitten meydana geliyor. Ama şuan için ne doğalgazdan ne kömürden vazgeçebilecek durumunda değiliz dünya olarak. Çünkü alternatif enerji kaynaklarımız hem sınırlı hem de pahalı. Dolayısıyla belli bir süre daha dünyanın karbon kökenli yakıtlarla devam etmesi gerekiyor. Bununla ilgili geniş konuşmalar, görüşmeler, tartışmalar olacak, fikir değişiklikler olacak. Yeni gelişen teknolojileri göreceğiz. Özellikle clean coal teknoloji dediğimiz temiz kömürün yakılabilmesiyle ilgili. Yenilebilir enerjideki fiyat düşüşleri belki bu konudaki yatırımı hızlandıracak. Bu anlamda da petrol fiyatlarının düşük olmasıyla nedeniyle biraz daha teknoloji gerektiren yenilenebilir enerjiye olan yatırımlarda da bir geri adım atma veya onları öteleme gibi bir takım şeyler olmasını da bekliyoruz. İnşallah buradan güzel sonuçlar çıkar”