Etiket: Ülkeye

  • Depoda Kalan Patatesler 5 Ülkeye İhraacat Ediliyor

    Türkiye’de patates üretiminde ilk sıralarda yer alan Niğde’de, depolarda bekletilen yaklaşık 200 bin ton patates, Suriye başta olmak üzere Irak, Gürcistan, Bulgaristan, Bosna Hersek ve gelen talep, Niğdeli patates üreticilerini mutlu etti.

    Patates tüccarlarından Ünal Topal, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatı ile ton başına verilen 50 TL teşvikin depoda bulunan 200 bin ton patatesi çürümekten kurtardığını söyledi. Tüccar Topal, “Patates 20 kuruşa kadar düşmüştür. Herkesin de bildiği gibi 20 kuruşa satılan malların hepsi dökülecekti. Başta başbakanımız olmak üzere ekonomi bakanlığında vermiş olduğu ihracat teşviki ile patates biraz da olsa yurt dışına çıkmaya başladı. Patateslerimiz Suriye, Irak, Azerbaycan, Gürcistan ve Bosna Hersek gibi ülkelere ihracat yapmaktayız. Çiftçiliğin çok dar bir zamanlarda olduğu ve sıkıntılı bir sezon geçirdiği ortada ama yapılan ihracat teşvikinden dolayı dökülmekten ziyade şuan ambarlarda 30 ve 35 kuruşa kadar yükseldi. Buda çiftçimizi biraz da olsa yüzünü güldürdü diyebiliriz.

    Adana patatesi çıkana kadar depolardaki patatesler bitmese de bayağı tüketilir. Çiftçimizin dökülecek bir malı kalmadı diyebiliriz. Buda dökülmediği zaman azda olsa çiftçimizin yarasına merhem olacak. Adana fiyatlarının da buradaki fiyatlara etkisi olabilir” diye konuştu.

    Tüccar Topal, günde 300 ton civarında patatesi Suriye, Irak, Gürcistan’a ihracat yaptıklarını Niğde genelinde de günlük 100 TIR patates ihracatı yapıldığını sözlerine ekledi.

    Türkiye’den günlük Suriye’ye 4 ton patates gönderdiğini söyleyen Omar Muhammed Asfor, “Türkiye’den Suriye’ye Patatesi ihracatı yapıyorum. Patatesin fiyatı burada çok ucuz onun için Suriye’ye ihracat çok oluyor” dedi.

    Patates üreticisi Murat Yılmaz ise, patatesin ucuza satılmasından olayı düğün masraflarını karşılayamadıklarını söyledi. Yılmaz, “Bizim Niğde bölgesi olarak patates üretimimiz çok ama ihracat az olduğundan dolayı mahsullerimiz depolarda kaldı. Depoda kalan mahsullerimizi paraya çeviremiyoruz ve bunda büyük zorluklar çekiyoruz. Şimdi dış ülkelere bakarak kilosu 1 buçuk liraya satılan patates bugün bizim Niğdemiz de 15 kuruşa satılıyor ve biz çiftçi olarak çok zor durumda kalıyoruz. Köyümüzde çok bekar erkeklerimiz var düğün masraflarını karşılayamadıkları için evlenemiyorlar” şeklinde konuştu.

  • Kılıçdaroğlu: “Teröristin Taziye Çadırına Gitmek Doğru Değildir Ve Bu Ülkeye İhanettir”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara bombacısının taziye çadırına giden HDP’lilere, “Teröristin taziye çadırına gitmek doğru değildir ve bu ülkeye ihanettir. Parlamentoya geleceksin, Türkiye Cumhuriyeti’nden aylık alacaksın, namusun ve şerefin üzerine yemin edeceksin, sonra kalkacaksın teröristi ödüllendirir gibi, terör eylemini özendirir gibi çadırına gideceksin. Kınıyoruz ve kabul etmiyoruz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin önünde hiçbir engelin kalmaması gerektiğini belirterek, “Türkiye Batı uygarlığına ulaşma yolunda, çağdaş uygarlığı yakalama yolunda kararlı adımlarla yoluna devam etmeli. En büyük arzumuz, hedefimiz bu” diye konuştu.

    Birkaç konuya değineceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bunlardan birisi, Artvin’de yaklaşık 10-15 gündür devam eden doğaya sahip çıkma eylemi. Düşünün dünyanın en güzel doğasında yaşıyorsunuz. Yeşilin bütün renkleri orada. Sonbaharda bütün güzellikleri yaşıyorsunuz. İnsanlar o doğanın bir parçası olarak son derece mutlular. Bugün bir gazetede var. Yaşlı bir Artvinli toprağı eline almış, ‘Bu toprak sadece bizim değil. Buradaki kuşların böceklerin de hakkı var’ diyor. Evet korunması lazım. Bütün Karadeniz’de olduğu gibi Artvin’de de yayla şenlikleri yapılıyor. Meşhur bir sloganları var; ‘Altında ölüm ama üstünde hayat var’ diyorlar. Altında ölüm var Artvin’in ama üstünde hayat var. Şimdi hayata izin vermek istemiyorlar, ölüme mahkum etmek istiyorlar insanları. ‘Senin elinden tabiatı alacağım’ diyor. ‘Ben AKP hükümeti olarak milletin anasına küfredenin yanındayım’ diyor. Artvinli de ‘hayır’ diyor. Bu olay yeni ortaya çıkmış bir olay değil. Artvinlinin sabrı taştığı için olay bu noktaya geldi. Olay 1990’lı yıllardan beri devam eden bir olay” ifadelerini kullandı.

    “BÜTÜN ARTVİNLİLERİ TÜRKİYE’NİN BİR NUMARALI VATANSEVERİ İLAN EDİYORUM”

    Kılıçdaroğlu, “Artvinlileri bu nedenle kendi havuz medyası terörist ilan etti. Bunlar teröristtir diyor. Ben Artvinlileri hangi partiye oy verirse versin, bütün Artvinlileri Türkiye’nin bir numaralı vatanseveri ilan ediyorum. Son bilirkişi raporu diyor ki, ’50 bin 300 ağaç kesilecek’ diyor. Sizde nasıl bir vicdan var, tabiata nasıl saygı var. Efendim yerine ağaç dikeceğiz. Peki canlıları da oraya taşıyabilecek misin? Yazık günah değil mi? Artvinli kadınları copladılar. Olay Artvin olayı olmanın ötesine geçti. Bütün Artvinliler bu konuda ortak çaba harcıyor. Biz CHP olarak Artvinlileri kucaklıyoruz, onların yanındayız. Size her türlü desteği vermek bizim namus borcumuzdur” açıklamasında bulundu.

    “SİZ ÇOCUK MU KANDIRIYORSUNUZ?”

    Parlamentoda görüşülecek kişisel verilerin korunması kanununa dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Kişisel verilerin korunması elbette mümkündür ve olması gerekir. AB bu konuda standartlar belirlemiş, aynı standartlara Türkiye’nin de uymasından daha doğal hiçbir şey olamaz. Ama şimdi bunlar kişisel verilerin korunması adına herkesi fişlemeye başlayacaklar. Önümüzdeki süreçte başlayacaklar. Zaten başlamışlardı da şimdi bunu yasal hale getirmek istiyorlar. Batı’da kişisel verilerin korunmasıyla ilgili sorumluluk alan kurumların tamamı özel ve bağımsızdır. Çünkü onlar bir sorumluluk üstleniyorlar. Herkesin kişisel verisi var. Bu verilerin çok dikkatli korunması lazım. Bizde ne yapılıyor? Bir komisyon kuruyorlar, kurumun üç üyesini Cumhurbaşkanı, 4 üyesini Bakanlar Kurulu atayacak. 7 üyesi de AKP’li olacak. Bunun adı da bağımsız kurum olacak. Siz çocuk mu kandırıyorsunuz? Asla doğru değil. Bakın Batı’daki standartlar neyse aynı standartları getirin kurumun yönetimi açısından. Daha tehlikeli olan 6. madde, bu maddeyle vatandaşın nesini fişleyecekler? Kişilerin ırkı, hangi ırktan olup olmadığınız, etnik kökeni, hangi etnik kökenden olup olmadığınız, siyasi düşünceniz onu da fişleyecekler. Dinimiz o da fişlenecek. Kılık ve kıyafetimiz fişlenecek. Dernek, vakıf ya da sendika üyeliğimiz varsa onlar da fişlenecek. Sağlığımız o da fişlenecek. Cinsel hayatımız niye merak ediyorlar merak ediyorum, onu da fişliyorlar. Biyometrik ve genetik verileri de fişleyecekler. Böyle bir kanun komisyonda görüşülürken bizim arkadaşlar da ‘AB uyum süreci içinde geliyorsa şu AB mevzuatına bakalım’ demişler. Bunların amacı AB ile uyumu sağlamak değil, AB’nin bazı kriterlerinden yola çıkarak 78 milyonu fişlemek. Bu hatadan vazgeçin. Bu hatayı biz Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz. AYM’den sonra gerekirse AİHM’e götüreceğiz.”

    “BOMBA PATLADIKTAN SONRA APAR TOPAR İSİM VERİLİYOR”

    Türkiye Cumhuriyeti’nin iyi yönetilmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Daha doğrusu Türkiye Cumhuriyeti yönetilmiyor. Yönetim boşluğu var. Yönetim krizi nedir biliyor musunuz? Devletin ilgili organı uyarıyor, MİT emniyete bildiriyor, önümüzdeki günlerde şu terör örgütü, ismini de veriyor askerlerin yoğun olduğu yerlerde Ankara, İzmir gibi illerin ismini de veriyor, eylem yapacaktır önlem alın diyor. Önlem alınıyor mu? Önlem sıfır. Kim önlem alacak? Siyasetçi talimat verecek, bürokratta önlemi alacak. Ankara’nın göbeğinde, kalbinde bomba patlıyor. Bugün 1 kişi daha hayatını kaybetti, Allah rahmet eylesin. 29 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu terörist, 2 bin 850 kilometre yol kat ediyor Türkiye’de. Kimse dokunmuyor buna. 43 ili geziyor. 22 kişiyle telefon konuşması yapıyor terör eylemini nasıl gerçekleştireceği hakkında. Bu süreç içinde ne oluyor? Hiçbir şey olmuyor. Bomba patladıktan sonra apar topar isim veriliyor. Şu kişi, Suriyeli, şu örgüte mensup diye çıkıp açıklama yaptı. Kim yaptı? Bu ülkenin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı. Bu süreç içinde ne oluyor, hiçbir şey olmuyor. Başbakan Davutoğlu patlama oluyor yaptığı açıklama, ‘Patlama sesi duyduk inceleyeceğiz.’ İyi ki duymuş sesi, hiç duymayabilirdi de. Bir başka Bakan Veysel Eroğlu, ‘Bir terör örgütü gerçekleştirdi diye bir duyum var.’ İçişleri Bakanı da Twitter üzerinden haber veriyor; ‘Bu akşam Ankara’da yaşanan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Bu ülkemize karşı yapılmış bir saldırıdır’. Biz de Küba’da yapıldı sanmıştık. Sen Twitter üzerinden kınayacağına, lanetleyeceğine bu işi kim yaptı diye otur bir konuş, araştır bakalım. Senin emniyet teşkilatına yazı yazıldı, terör örgütünün adı verildi. Sen o terör örgütünü neden koruyorsun? Neden ismini kamuoyuna açıklamıyorsun? Sen ismi kamuoyuyla paylaşmadığın anda o örgüte yardım ve yataklık yapıyorsun demektir. Daha acı olanı Hükümet Sözcüsü patlamadan sonra basın toplantısı yapıyor. Bu cümle ne hikmetse medyada ilgi görmedi; ’Bu bombayı patlatanlar orada bu akşam vefat eden şehit olan kardeşlerimizi tesadüfen seçtiler’ diyor. MİT emniyete bildiriyor. Örgütün adını da veriyor. Kentlerin ismini de veriyor. Beyefendi çıkıp ’Terör örgütü orayı tesadüfen seçti’ diye çıkıp açıklama yapıyor. Ne tesadüfü bilinçli olarak adam geldi, bombayı patlattı. Arkadan bununla yetinmediler. Büyükelçiler çağırdılar. Dediler ki bunu şu terör örgütü yaptı. Biz doğruyu nereden öğrendik, terör örgütünün yaptığı açıklamadan öğrendik. Bombayı patlatanın babasından öğrendik” değerlendirmesinde bulundu.

    “TERÖRİSTİN TAZİYE ÇADIRINA GİTMEK DOĞRU DEĞİLDİR VE BU ÜLKEYE İHANETTİR”

    Yanlışa her zaman yanlış dediklerini ve diyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Terörün hep insanlık suçu olduğunu söyledik, hep söyleyeceğiz. Teröristin a’sı, b’si olmaz. Teröre karşı bütün siyasi partilerin açık, net tutum takınması lazım. Terör konusunda hiçbir siyasi partinin farklı bir görüş beyan etmeye hakkı ve yetkisi yoktur. Özellikle parlamento çatısı altında olan bütün siyasal partilerin. Teröristin taziye çadırına gitmek doğru değildir ve bu ülkeye ihanettir. Asla kabul etmiyorum. Parlamentoya geleceksin, Türkiye Cumhuriyeti’nden aylık alacaksın, namusun ve şerefin üzerine yemin edeceksin, sonra kalkacaksın teröristi ödüllendirir gibi, terör eylemini özendirir gibi çadırına gideceksin. Kınıyoruz ve kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Türkiye 112 Ülkeye Fındık İhraç Etti

    Dünya fındık üretim ve ihracatının yüzde 75’ini gerçekleştiren Türkiye, 2015 yılında 112 ülkeye fındık ihraç etti.

    Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçılar Birliği (KFMİB) istatistiklerine göre, dünya fındık üretim ve ihracatında lider durumda bulunan ve yılda yaklaşık 3 milyar dolar döviz girdisi sağlayan Türkiye, 1992 yılında 33, 2002 yılında 87 ülkeye ihracat yaparken bugün 112 ülkeye ihracat yapacak seviyeye ulaştı. 2000’li yılların başına kadar sadece AB ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Amerika ülkelerine fındık ihracatı yapabilen Türkiye, bugün 29 AB, 15 Asya, 15 Orta Doğu, 3 Kuzey Amerika, 9 Güney Amerika, 12 Afrika, 9 Uzak Doğu, 3 Serbest Bölge, 9 Pasifik ülkesine fındık ihraç etme başarısı gösteriyor. Türkiye, 2015 yılında 240 bin ton fındık ihracatı yaparken karşılığında 2 milyar 827 milyon dolar döviz girdisi sağladı.

    İLGİNÇ NOKTALAR

    Fındık ihracı miktarları arasında küçük fakat ilgi çekici noktalar da bulunuyor. İlk olarak 1992 yılında 5 milyon dolar değerinde 2 bin ton fındık ihraç edilen Yunanistan’a bugün bin 500 ton fındık ihraç edilmesine rağmen yılda 18 milyon dolar döviz girdisi sağlanıyor. Son yıllarda yeni hedef pazar olarak belirlenen Çin’e 2002 yılında 613 bin ton fındık ihracatı yapılırken, karşılığında yaklaşık 1.5 milyon dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Bugün ise 3 bin 500 ton fındık ihraç edilirken karşılığında 47.5 milyon dolar döviz girdisi elde edildi.

    Türkiye, Almanya’ya 2002 yılında 61 bin ton ihraç ve 155 milyon dolar döviz girdisine sahip iken bugün 61 bin ton ihraç ve 713 milyon dolar döviz girdisi elde edecek seviyeye ulaştı. Almanya’yı İtalya, Fransa, Polonya, Kanada takip ediyor.

    Türkiye geçen yıl en az fındık ihracatını ise 3 kilogram ile Cibuti’ye gerçekleştirdi. Bu ülkeyi 14 kilogram ile Fildişi Sahili, 20 kilogramla Etiyopya izledi.

    Türkiye, geçen yıl ayrıca Venezuela ve Kolombiya gibi Güney Amerika, Çin, Filipinler, Hong Kong’un da aralarında bulunduğu Asya, Etiyopya, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin yer aldığı Afrika ülk?l?rine de yüksek miktarda fındık ihraç etti.