Etiket: Ülkesine

  • (Özel Haber) Suriyeli mühendis ülkesine iade edilirse idam edilebilir

    Ülkesindeki savaş ortamından kaçarak İzmir’e gelen Suriyeli Biyomedikal Mühendisi Mohamad Mouaz Alzen, çalışma izni olmamasına rağmen iş yeri açınca sınır dışı edilme durumuyla karşı karşıya kaldı. Avukatı, Alzen’in henüz askerliğini yapmadığı için ülkesine iade edilirse ’vatan hainliği’ suçundan idam edilebileceğini söyledi.

    2011 yılında Suriye’deki çatışma ortamından kaçıp Türkiye’ye sığınan Biyomedikal Mühendisi Mohamad Mouaz Alzen (27), 2016 yılının başlarında İzmir’de iş yeri açtı. İddialara göre, çalışma izni olmadığı için dükkanı kapatılan Alzen, sınır dışı edilmek üzere İzmir Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne götürüldü. Alzen’in avukatlığını yapan Mustafa Oğuz Kurdu, “Müvekkilim, iş yeri açmadan önce vergi levhası, oda belgesi, sicil kaydı gibi belgeleri olmasına rağmen iş yeri kapatıldı. İkamet izni için yaptığı başvuru da çalışma izni olmadığı gerekçesiyle reddedildi. Bununla ilgili yaptığımız hukuksal başvuru da mahkemece reddedildi. Müvekkilim 4,5 yılı aşkın süredir Türkiye’de ve herhangi bir sabıka kaydı da bulunmuyor. 3 lisan bilen, kültürlü, birikimli birisi. Avrupalıların kendi ülkelerine empoze etmek istediği kişilerdendir” dedi.

    “İdam tehlikesi var”

    Müvekkilinin ülkesine gönderilirse idam edilme riski olduğunu anlatan Avukat Kurdu, “Müvekkilim ülkesine iade edilirse, kendisi savaş nedeniyle askerlik yapmadığı için ‘vatan hainliği’ suçuyla yargılanabilir. Bu durumda idam edilme riski de var. Bu hususları yetkililere bildirdik fakat bir netice alamadık” şeklinde konuştu.

    Mohamad Mouaz Alzen’in yaklaşık 10 gündür İzmir İl Göç İdaresinde tutulduğunu aktaran Kurdu, “Gerekli işlemler tamamlandıktan sonra sınır dışı edilecek. Benzer durumlarda iade edilen kişilerin idam edildiğini medyadan öğrenmiştik” diye konuştu.

    “Huzur bulmak için geldik, dönmek çok tehlikeli”

    Henüz 11 aylık olan kızları Maria ile eşinin akıbetini merak eden Esma Alzen ise, 4 senedir Türkiye’de yaşadıklarını ve çalışma izinleri olmadığı için büyük sıkıntı çektiklerini söyledi. Eşinin yokluğunda kızıyla birlikte sıkıntılar yaşadığını aktaran Esma Alzen, “Onu 10 gündür göremedik, çok özledik” ifadelerini kullandı.

    Huzur bulmak için Türkiye’ye geldiklerini kaydeden Esma Alzen, “Savaştan kaçıp geldik. Şimdi de Mouaz’ı bekliyoruz. Suriye’ye dönme ihtimali çok tehlikeli. Biz buraya huzurlu olmak için geldik geri dönmek çok tehlikeli” ifadelerini kaydetti.

  • İnancından dolayı ülkesine dönemeyen Muhammed açlık grevine başladı

    Türkiye’de 4.5 yıldır yaşamakta olan İran uyruklu Muhammed, inancından dolayı ülkesine dönemediği için açlık grevine başladı.

    İnsanı şartlarda yaşamak istediğini söyleyen Muhammed Purdeşt, 4.5 yıl önce ülkesinde yaşadığı problemlerden dolayı Türkiye’ye geldiğini anlatarak inancı dolayısı ile ülkesine dönemediği ve Birleşmiş Milletler’den (BM) kendisine de red cevabı geldiğini ifade etti.

    BM’in Hıristiyan olduğuna inanmadığını belirten ve yaşadığı buhran sonrası açlık grevine başladığını anlatan Muhammed, İran dışında her yerde insanca yaşamak istediğini belirtti.

    İnancımdan değil insanlığımdan utanıyorum

    Kırşehir’de birçok işte çalışmakta olduğunu anlatan Muhammed Purdeşt, yaşadıklarını şöyle ifade etti:

    “Ben İran dışında her ülkede insan gibi yaşamak istiyorum. BM bana artık cevap vermiyor. Defalarca müracaat etmeme rağmen bana dönüş olmadı. Bana avukat tutun diyorlar. Kendimi geçindirecek param yok. Kaçak yollara başvurup perişanlığımı arttırmak istemiyorum.İnancımdan değil, insanlığımdan utanır hale geldim.”

    Sınır dışı olmak istiyorum

    Sınır dışı olmak istediğini anlatan ve 3 gündür açlık grevinde olan Muhammed, “Her yere mektup yazıyorum. Tuzlu ve şekerli su ile beslenmeye çalışmaktayım. Ailem burada değil, ülkeme dönme şansım yok. Ben Hıristiyan olmam nedeni ile ülkemi terk etmek zorunda kaldım. Yaşadığım hayattan zevk almıyorum. Tek tercihim ölmektir.” dedi.

    Aşıkpaşa mahallesindeki ikametinde açlık grevine başlayan Muhammed Purdeşt, tuzlu ve şekerli su ile gıda ihtiyacını gideriyor.

  • Kazada ölen Gürcü Nineli’nin cenazesi ülkesine gönderildi

    Balıkesir’in Bandırma ilçesinde otobüsün şarampole yuvarlandığı kazada hayatını kaybeden Gürcistan uyruklu Nineli Kvrivishvili’nin cenazesi kaymakamlığın destekleri ile memleketine gönderildi.

    Balıkesir’in Bandırma ilçesi Edincik Mevkii’nde perşembe günü Çanakkale-Bandırma-Bursa seferini yapan yolcu otobüsünün yoldan çıkarak devrilmesi sonucu hayatını kaybeden 3 kişiden biri olan Gürcistan uyruklu Nınelı Kvrivishvili’nin cenazesi Bandırma Kaymakamlığı’nın maddi ve manevi destekleri ile memleketine gönderildi.

    Özel bir taşımacılık firması ile gönderilen cenaze Sarp Sınır kapısında ailesine teslim edilecek. Uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan ve Türk vatandaşı olan akrabası Rusudan Özkaya, cenaze işlemleri sırasında gözyaşlarını tutamazken, “Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Bandırma Kaymakamımıza çok çok teşekkür ediyoruz. Bu acı günümüzde bizleri hiç yalnız bırakmadılar. Cenazemizin Gürcistan’a teslimi için yaptığı iyiliklerden dolayı kendisine minnet duyuyoruz. Allah razı olsun” dedi.

  • ’Barbie Bebek’ Pixee Fox Ülkesine Döndü

    Barbie Bebek’e benzemek için 18’inci operasyonunu Türkiye’de geçiren İsveçli manken Pixee Fox, yüz gerdirme işleminin ardından İstanbul’dan ayrılarak ülkesine döndü.

    Barbie Bebek’e benzeyebilmek adına daha önce 17 kez estetik cerrahi operasyon geçiren İsveçli Pixee Fox, 3 gün önce yüz gerdirme operasyonu için geldiği İstanbul’dan ayrıldı. Ülkesine dönmek üzere Atatürk Havalimanı’na gelen Fox, burada basın mensuplarına operasyona ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Kendisine örümcek ağı yöntemiyle cilt yenileme ve gerdirme operasyonu yapıldığını belirten Pixee Fox, “Operasyonu dün yaptırdım ve şu an bile sonuçlarını görebiliyorum. Operasyondan çıktıktan sonra bile görebiliyordum. Ağrısız, acısız cerrahi olmayan bir işlem olduğu için çok kısa sürede bitti. Bunu herkese önerebilirim. Türkiye’de olmaktan çok mutluyum. Bir daha gelmeyi kesinlikle düşünüyorum. Burada geçirdiğim zaman harikaydı, herkes çok iyiydi” diye konuştu.

    İsveçli manken Pixee Fox daha sonra tarifeli bir uçakla İsveç’in başkenti Stockholm’a gitmek üzere hareket etti.

  • İTO Başkanı Çağlar: “Mühendislik Tecrübemizi Doğru Planlamayla Dünyanın Her Ülkesine Satabiliriz”

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, “Mega projelerle biriken mühendislik tecrübemizi doğru planlamayla dünyanın her ülkesine satabiliriz. Özellikle son beş yılda kazandığımız mühendislik yetenekleriyle yurtdışında birçok projeye imza atabiliriz” dedi.

    Çağlar, Üçüncü Havalimanı, Üçüncü Köprü, Avrasya Tüneli ve Körfez Geçiş Köprüsü gibi dünyada ilklerle ifade edilen projeler tamamlanırken, bir taraftan da çok önemli bir mühendislik bilgi birikiminin Türkiye’de toplandığına dikkati çekti.

    Dünyanın en büyük gayrimenkul ve inşaat fuarlarından MIPIM, Fransa’nın Cannes şehrinde kapılarını açtı. Fuarda bir basın toplantısı düzenleyen İTO Başkanı Çağlar, fuarın kalbine kurulan İstanbul Çadırı’nda, Yaşayan İstanbul Maketi ve gerçekleştirilecek diğer etkinliklerle MIPIM 2016’ya Türk inşaat ve gayrimenkul sektörünün mührünü vuracaklarını söyledi.

    İstanbul Gayrimenkul Tanıtım Çadırı’nın bu yıl MIPIM’in en prestijli noktasında Londra ve Paris çadırlarının arasında konumlandığını belirten Çağlar, “Geçen yıl 300 metrekare olan İstanbul Çadırımızı 685 metrekareye çıkarttık. Temamız ’Star of Housing’. Yani kentleşmenin yıldızı İstanbul” dedi.

    ’TEK YAPMAMIZ GEREKEN; TECRÜBEMİZE SAHİP ÇIKMAK’

    Türk müteahhitlerin 2015 yılında 20 milyar dolar değerinde toplam 177 proje üstlendiğine işaret eden Başkan Çağlar, “Dünyada 2030 yılına kadar 57 trilyon dolar altyapı yatırımı yapılması bekleniyor. Avrupa’nın 2020’ye kadar olan altyapı ihtiyacı ise 2.2 trilyon dolar. Dünyanın en büyük 225 müteahhidi arasında 43 firmamız var. Çin’den sonra, dünyada ikinci sıradayız. Müteahhitlik şirketlerimizin yeni başarı hikayeleri yazmaları için gereken tek şey, mega projeler tamamlanınca ortaya çıkan insan kaynağımız ve tecrübe birikimimize sahip çıkmak” dedi.

    ’İNŞAAT 160 SEKTÖRÜ ETKİLİYOR’

    İnşaat sektöründeki en küçük yavaşlama ya da canlılığın 160 sektörü birden etkilediğini belirten Çağlar, “İnşaat ve gayrimenkulün milli gelirdeki payı yüzde 15’e ulaştı. Bu sektör 160 başka sektörün ürettiği mal ve hizmete talep oluşturan bir dinamo görevi yapıyor” dedi.

    2015 yılında Türkiye’de yatırım yapan yabancılara yaklaşık 6 milyar dolarlık gayrimenkul satışı yapıldığını kaydeden İTO Başkanı İbrahim Çağlar, yatırım ortamını iyileştirerek bu rakamın orta vadede 15 milyar dolar seviyesine çıkarılabileceğini vurguladı. Çağlar, “Yabancıya konut satışının desteklenmesi için bazı adımların atılması gerekiyor. Dünyada rol model olabilecek örnekler incelenerek yeni kolaylıklar sağlanabilir” dedi.

    Çağlar, kredi faizlerinin yükselmesinin konut satışlarını etkilediğini belirterek, “Müteahhitte ’inşaat yapıyorum, daire satabilecek miyim’ endişesi olmamalı. Bu açıdan MIPIM fuarı önemli bir fırsat. Yabancı yatırımcıya konut sattıkça, bu iç piyasayı da hareketlendirecek. Dış pazarları geliştirmek için proje üretmemiz, iç pazardaki durgunluğu aşmamıza da yardımcı olabilir” diye konuştu.

    ’TEMİNAT SORUNUNU DEVLET ÇÖZER’

    İnşaat ve gayrimenkul sektöründe dört önemli konu bulunduğuna işaret eden Çağlar, şunları söyledi: “Önemli konulardan biri teminat mekanizması. Özellikle Körfez ülkelerindeki ihalelerde müteahhidimiz teminat sorunu yaşıyor. Burada kâr oranları düşük ama rekabet fazla. Devletimiz bu işleri organize ederken, bilhassa teminat konusunda firmalarımıza daha fazla yardım edebilir. Çünkü artık yurtdışında münferit çalışma dönemi bitti. Devletimizle beraber iş yapalım ki ölçek kazanalım. Devlet devletle görüşerek firmaların önünü açabilir. Böyle olursa, bu işler çok daha kolay olur. Hızla dışarıdaki projelere Türk firmalarının gireceği ortamı sağlanır.”