Etiket: Ülkenin

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Gençliği ihmal edenler bir ülkenin geleceğini imha etmiş olur”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “2018 yılı Mevlid-i Nebi haftasının temasını ‘Peygamber Efendimiz ve Gençlik’ olarak belirledik. Gençlerini ihmal edenler geleceklerini imha etmiş olurlar. Diyanet İşleri olarak gençlik hizmetlerine özel bir önem veriyoruz” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Mevlid -i Nebi programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Peygamberimiz ve Gençlik temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi programında ilahiler ve dualar okundu.

    “Peygamber Efendimizin gelişiyle tarihin en büyük inkişafı ve inkılabı gerçekleşmiştir”

    Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Peygamber Efendimizin dünya teşriflerin gün dönümü olan Mevlid-i Nebi onun şahsında insanlığın yeniden doğuşunu ve aydınlık geleceğini ifade etmektedir. Zira cehaletin zulmün hakim olduğu merhametin erdemin, hikmetin kaybolduğu güçlünün zayıfı ezdiği bir toplum onun gelişiyle ilmin, adaletin, şefkatin, aydınlığında Asrı Saadete dönüşmüştür. Onun gelişiyle bireysel, toplumsa ve evrensel düzeyde zihin, fikir ve ahlak planında tarihin en büyük inkişafı ve inkılabı gerçekleşmiştir. Mevlid-i Nebi’yi anmak aynı zamanda savaşlar ve ümitsizliğin kuşattığı yeryüzünü yeniden adaletle tanıştırmanın yolunu ve yöntemini anlamaktır. Hz. Muhammed Efendimizin sünneti Kur’an’ın hayata dönüşmüş şeklidir. Kur’an’dan sonra İslam’ın ikinci temel kaynağıdır. Dolayısıyla Peygamberimizi sünnetini göz ardı ederek İslam’ın anlaşılması ve yaşanması mümkün değildir” dedi.

    “Gençliği ihmal edenler bir ülkenin geleceğini imha etmiş olurlar”

    Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gençlere yönelik yapılan çalışmaları aktaran Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığımız mübarek gün ve geceleri etraflıca ele almayı vesile kılmaktır. Bu bağlamda 2018 yılı Mevlid-i Nebi haftasının temasını ‘Peygamber Efendimiz ve gençlik’ olarak belirledik. Gençlerini ihmal edenler geleceklerini imha etmiş olurlar. Diyanet İşleri olarak gençlik hizmetlerine özel bir önem veriyoruz. 81 il ve 922 ilçede toplamda kadın erkek gençlik koordinatörü olarak 2 bin 6 hocalarımız başta olmakla birlikte görevlilerimizle birlikte gençlerimizle buluşuyoruz. Kur’an kurslarımızdan aile ve dini rehberlik bürolarımıza, gençlerimize yönelik rehberliği daha özel bir şekilde planlamaya çalışıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızla işbirliği içinde Kredi Yurtlar Kurumda görevlendirdiğimiz çalışanlarımız gençlerimize yön vermektedir” diye konuştu.

    “Başkanlığımız merkez ve taşra teşkilatında bütün kapılarımız gençlerimize açıktır”

    Gençlikle ilgili seferberlik başlattıklarını söyleyen Erbaş, “Dini istismar eden ve bölücülük yapan FETÖ, DEAŞ, PKK gibi terör örgütleriyle mücadele kapsamında özellikle gençlerimizi bilinçlendirme ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Bütün gençlerimizi manevi rehberliklerimize ve müftülüklerimize davet ediyorum. Başkanlığımızı merkez ve taşra teşkilatında bütün kapılarımız gençlerimize açıktır. Bütün hocalarımız sizlerle tanışmaktan mutluluk duyacaktır. İnanıyorum ki biz bu çağın gençlerine peygamberimiz gibi yaklaşırsak bize ilgi göstereceklerdir. Gençlik heyecanı ile İslam’ın hakikatleri buluşursa dünya güzelleşecektir. Peygamber Efendimiz ve gençlik konusunu yurtiçinde ve yurtdışında ele alacağız. Gençlerimize özel buluşmalar gerçekleştiriyoruz, salonlarda halkla buluşuyoruz, okullarda etkinlik yapıyoruz, radyo televizyon programları oluyor. Mevlid-i Nebi’yi gençliğe yönelik hizmetin seferberliğinin devamı olarak kabul ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Bu ülkenin bütün gençleri bizimdir ve hepsine ulaşmalıyız”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Kılık kıyafeti, hayat tarzı, dünya görüşü ne olursa olsun bu ülkenin bütün gençleri bizimdir ve hepsine ulaşmalıyız” dedi.

    Rıfat Börekçi Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gençliğe yönelik çalışmalar yürüten STK temsilcilerinin katıldığı çalıştayın açış konuşmasını yapan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, çalıştayda gençlerin inanç ve medeniyet değerleriyle buluşması, gelecek umudu ve perspektifi bağlamında neler yapılabileceğinin müzakere edileceğini söyledi. Erbaş, “Gençlik bir milletin geleceğidir. Gençlik ülke olarak bizim en büyük zenginliğimiz ve imkanlarımızdan birisidir” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığının gençlikle ilgili yürüttüğü çalışmalara değinen Erbaş, bu sene başlattıkları ‘Her Hocamıza 10 Genç Emanet” projesini hatırlatarak, “Her hocamız kendisine emanet edilen 10 gencin eğitimleriyle, temel dini bilgileriyle, kitap okuma durumlarıyla, ibadetleriyle ilgilenecek” ifadelerini kullandı.

    “Gençliğin duygularını ve aksiyonunu iyiliğe kanalize etmeliyiz”

    Erbaş, bugün gençlik çalışmalarının özel bir bilgi, yetenek ve formasyon gerektirdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

    “Teknoloji ve iletişimin her yeri kuşattığı ve hayatın büyük oranda dijital alanda yaşandığı bir çağdayız. Kuşaklar arası farklılıkların günden güne derinleştiği, adeta her 10 yılda farklı ilgi ve algılara sahip bir neslin geldiği bir zamandayız. 10 yıl önce gelen nesil ile 10 yıl sonra gelen nesil arasında büyük bir kopukluk, iletişim bozukluğu görüyoruz, birbirini anlayamama gibi bir problem hissediyorsunuz. Kaldı ki arasında 30-40 yıl arasında olan anne babaları, dedeleri ile neredeyse aralarında ortak nokta kalmıyor böyle bir problem yaşıyoruz. Bu problemleri biz çözeceğiz, dertliler çözecek. Kim bunu dert ediniyorsa onlar çözecek.”

    Diyanet İşleri Başkanlığına ve gençlerle ilgili çalışmalar yürüten STK’lara düşen vazifenin gençlik döneminin duygularını ve aksiyonunu iyiliğe kanalize etmek olduğuna vurgu yapan Erbaş, “Aksi halde gençlerin heyecanı farklı yapılar ve terör örgütleri tarafından istismar edilmektedir” ifadelerini kullandı.

    Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştayda gençlere nasıl ulaşılacağı, hangi zorluklarla karşılaşıldığı, problemlerin çözümünün neler olduğu ve beraber neler yapılabileceği gibi konular ele alınacak. Bir gün sürecek çalıştayın açılış oturumuna Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı, Din Hizmetleri Genel Müdürü Bünyamin Albayrak, Diyanet İşleri Başkanlığından uzmanlar ile gençliğe yönelik çalışmalar yürüten çok sayıda STK temsilcisi katıldı.

  • ‘Üç Ülkenin Kavşağında Uluslararası Silopi Sempozyumu’ başladı

    Şırnak’ın Silopi ilçesinde düzenlenen “Üç Ülkenin Kavşağında Uluslararası Silopi Sempozyumu” başladı.

    Bir otelde düzenlenen sempozyumun açılışına, Vali Mehmet Aktaş, Silopi Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sezer Işıktaş, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan sempozyumda konuşan Silopi Kaymakamı Sezer Işıktaş, katılımcılara ilçe hakkında detaylı bilgiler verdi.

    “Silopi Ortadoğu’ya açılan kapıdır”

    Vali Mehmet Aktaş ise, Silopi’nin, Suriye ve Irak ile komşu, Dicle Nehri ile Habur Çayı arasında kalan bereketli topraklarıyla önemli bir coğrafyaya sahip bir ilçe olduğunu ifade ederek, “Bu yönüyle ekonomik fırsatları da içine koyan bir ilçemiz. Yine bunun üzerine Habur gibi ülkenin ve dünyanın en önemli sınır kapılarından bir tanesine ev sahipliği yapıyor. İpekyolu ve Ortadoğu’ya açılan bir kapı durumundadır. Ülkemizin çok farklı yerlerinde üretim yapılıyor ve üretilen ürünler belki yüzlerce, binlerce kilometre kat edilerek Habur üzerinden ihraç ediliyor. Halbuki burada bölgemizde kurulacak fabrikalar, tesislerle yapılacak üretimin burada ihraç edilmesi, üreticiler için de, ihracatçılar için de büyük imkanlar sağlayacaktır. Maalesef bu konuda Silopi ilçemiz hak ettiği noktaya gelmemiştir. Ama biz el birliği ile başta valiliğimiz olmak üzere bütün kurum kuruluşların desteği ile inşallah Silopi’de bu eksiği gidereceğiz. Ticaret Sanayi Odası Başkanımız Osman Geliş de ifade etti. Çok ciddi bir çalışmayı yürütüyoruz. İnşallah Silopi’mizde bir organize sanayi bölgesi kuruluşu gerçekleştireceğiz” dedi.

    “PKK terörü bölgede yaşanmış en büyük ihanettir”

    Silopi’nin geçmişte birçok din ve ırktan insanlara ev sahipliği yaptığını hatırlatan Vali Aktaş, “İlçemiz farklı dinleri, kültürleri asrılar boyunca, binlerce yıl bağrında barındırmış bir ilçemizdir. Bugün ilçemizde tabi ki Müslüman çoğunluğun yanında Süryaniler, Keldaniler, Ermeniler, farklı ırk ve dinlere mensup insanlar burada yaşamış, yaşamaya devam ediyor. Tabi ki son zamanlarda bu yönüyle bir sıkıntı yaşadık. PKK terörü nedeniyle bu bölgeye vurulmuş en büyük darbedir. Bu bölgede yaşanmış en büyük ihanettir. Bu PKK ihaneti, PKK terörü buradaki her görüşten, her statüden insanı rahatsız ettiği gibi maalesef farklı dinlerden ve etnik kökenli yaşayan insanlarımızı da rahatsız etmiştir. Ama terör örgütünün yok edilmesi noktasında büyük bir gayret var. Burada da inşallah işin neticesini almak üzereyiz. Bu terör tehdidi tamamen ortadan kalktıktan sonra bu kültürel zenginliği tekrardan yine yaşayacağız” diye konuştu.

    Sempozyum 3 gün sürecek.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu defa ülkenin ekonomisine, can damarına saldırdılar”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin hemen ardından akılla, izanla ve siyasetle bağdaştırılamayacak bir dizi gelişmeyle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “Bu defa diğerlerinden farklı olarak doğrudan ülkenin ekonomisine ve can damarına saldırdılar. Ekonomimizde tüm göstergelerin olumlu seyrettiği bir dönemde bir anda üzerimize kur, faiz, enflasyon araçlarıyla yüklendiler. Ancak biz gereken tedbirleri aldık, mekanizmaları oluşturduk, irtibatları kurduk ve hamdolsun durumu kısa sürede kontrol altına aldık” dedi.

    Bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak için Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanlığının düzenlediği teşkilat yemeğine katıldı. Bir otelde düzenlenen programda partililere hitap eden Erdoğan, bu gelişinde Diyarbakır’ı daha canlı, kararlı ve umutlu gördüğünü belirtti. Tepeden tırnağa değişen bir Diyarbakır’ın olduğunu ifade eden Erdoğan, altyapısıyla ve üstyapısıyla adeta aslına rücu eden bir Diyarbakır gördüğünü kaydetti. Kentin daha modern ve farklı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ancak hizmetin her şey olmadığını, hizmetin gerekli olduğunu ancak asıl olanın gönülleri kazanmak olduğunu vurguladı. Burada da partisinin ana kademe, kadın kolları ve gençlik kollarına çok ciddi görevler düştüğünü ifade eden Erdoğan, “Gece gündüz demeden bu süreci devam ettirmemiz lazım. 24 Haziran seçimlerinde Diyarbakır’da arzu ettiğimiz neticeye ulaşamadık. Cumhurbaşkanlığında yüzde 27’ye tekabül eden 227 bini biraz geçen, milletvekilliğinde ise yüzde 22’ye tekabül eden 183 bine yakın oyu ancak alabildik. Halbuki bu şehre yaptığımız yatırımların, gösterdiğimiz muhabbetin, verdiğimiz emeğin karşılığı çok daha farklı olmalıydı” diye konuştu.

    “Eksikliği kendimizde arıyoruz”

    Buna rağmen eksiği Diyarbakırlılarda değil, kendilerinde aradıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Demek ki kendimizi Diyarbakır’a yeteri kadar iyi anlatamamışız. Buradaki insanlarımızın kalbini fethedecek adımları yeteri kadar atamamışız. İnşallah bundan sonra daha çok çalışacak, daha çok gayret edecek ve Diyarbakır’da en az ülke genelindeki seviyede bir oy desteğine ulaşacağız. Bunun için il teşkilatımızın, milletvekillerimizin ve bölgenin evladı olan tüm kardeşlerimizin gayretine, çalışmasına, desteğine ihtiyacımız var.”

    “Ortak geleceğimizle yeni bir sayfa açacağız”

    Bugün Gençlik Festivali’nde Diyarbakırlılarla samimi bir hasbihal gerçekleştirdiklerini ve bu hasbihal çerçevesinde samimi bir gönül seferberliği başlattıklarını aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bugünkü adım bu samimi seferberliğin inşallah ilk adımı olacaktır. Böylece 2019 Mart’ında hedeflerimize ulaşacak, ortak geleceğimizde yeni bir sayfa açacağız. Bu konuda AK Parti teşkilatlarında görev yapan her bir kardeşime büyük bir sorumluluk düşüyor. Bizim hiçbir zaman kişilerle, şahıslarla, isimlerle işimiz olmadı. Biz hep inancımızın, davamızın ve milletimizin yolunu takip ettik. Diyarbakır’da da bu yol bizi nereye çıkartırsa oraya gideceğiz. Ülkemizin ve milletimizin ihtiyaçları, Diyarbakır halkının talepleri ve tercihleri doğrultusunda en isabetli adaylarla seçime girecek, Allah’ın izniyle neticeyi de alacağız.”

    “Her seçimi bir imtihan olarak yaşadık”

    Ülke ve milletlerin tarihinde önemli dönüm noktalarının bulunduğunu, bu dönemlerde verilen kararların ve sergilenen duruşların toplumların geleceğine yön verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir süredir böyle bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Bugüne kadar verdikleri kararlar ve sergiledikleri duruşların hep hayırla neticelendiğini belirten Erdoğan, “Bir yandan kazanımlarımızı koruma diğer yandan da geleceğimiz için önümüzde yeni alanlar açma imkanı bulduk. Fakat biz bunu yeterli görmüyoruz. Bizim çok daha büyük başarılara ihtiyacımız var. Gösterdiğimiz dirayet ve yaptığımız fedakarlıklarla bunu hak da ediyoruz. Bu süreçte her seçimi bir imtihan olarak yaşadık. Kimi zaman iftiralarla, kimi kirli ittifaklarla, kimi zaman provokasyonlarla üzerimize geldiler ama vesayetin pençesinden kurtardığımız Türkiye’yi, darbecilerin insafına bırakmadık. Siyasi hayatımız boyunca milletimizle hep perdesiz bir iletişim halinde olduğumuz için bunların hepsini boşa çıkardık. Hangi mücadeleye giriştiysek başarıyla neticelendirdik. Yeri geldi siyasi hayatımızı, yeri geldi canımızı ortaya koyduk ama yolumuzdan dönmedik” ifadelerini kullandı.

    “Bu defa ülkemizin can damarına saldırdılar”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sistemini milletin takdirine sunduklarında ülkeyi daha ileriye götürme sözünü verdiklerini ancak seçimlerin hemen ardından akılla, izanla, siyasetle bağdaştırılamayacak bir dizi gelişmeyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı. Bu defa diğerlerinden farklı olarak doğrudan ülkenin ekonomisine ve can damarına saldırıldığına dikkat çeken Erdoğan, “Ekonomimizin tüm dengelerinin yerinde olduğu, tüm göstergelerin olumlu seyrettiği bir dönemde bir anda üzerimize kur, faiz, enflasyon araçlarıyla yüklendiler. Böylesine büyük bir dalgayı karşılamak ve işleri yeniden yoluna koymak elbette kolay değildi. Türkiye’nin eski dönemlerinde böylesine bir durum gerçekten çok büyük bir felaketle sonuçlanırdı. Biz gereken tedbirleri aldık, mekanizmaları oluşturduk, irtibatları kurduk ve hamdolsun durumu kısa sürede kontrol altına aldık. Maalesef bu dönemde dış saldırılar kadar içerideki fırsatçılar da canımızı yaktı. Eskiler, ’Kurt kışı geçirirmiş ama yediği ayazı da unutmazmış’ derler. Biz bu sıkıntıyı çözdük, çözeriz ama fırsatçılık yaparak ülkemizi adeta can evinden vuranları da unutmayız. Şimdi önceliğimiz üretimi, ihracatı, istihdamı yeniden şaha kaldırmaktır” dedi.

    “Yatırımcı çekmek için tüm imkanları harekete geçiriyoruz”

    Türkiye’nin ihracat rakamlarının çok iyi noktada olduğunu anlatan Erdoğan, “Göreve geldiğimizde, sene 2002’de, ihracatımız 36 milyar dolardı. Ama şu anda 165 milyar dolara ulaştı. Reel sektörü desteklemek için bir dizi önlem paketi hazırladık. Peyderpey uygulamaya koyuyoruz. Özellikle finansman imkanlarını genişletecek ilave tedbirler üzerinde çalışıyoruz. İstihdamı desteklemek için de gereken önlemleri alıyoruz. Ülkeye daha çok yatırım çekmek için tüm imkanları harekete geçirdik. Dünyanın parasal daralmaya gittiği bir dönemde bunun kolay olmadığını biliyoruz. Bu konuda en büyük avantajımız Türkiye’nin emsalsiz konumu ve gelecek vadeden potansiyelidir. İnşallah yılbaşına kadar bu çalışmalardan ciddi neticeler elde etmeyi bekliyoruz” diye konuştu.

    “Tarihi bile burada görmek mümkün değildi”

    AK Parti hükümetleri döneminde karşılaştıkları zorluklar ne olursa olsun şehirleri ve vatandaşları ihmal etmemeyi prensip edindiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaşanan sıkıntıların etkilerinin millete hafif yansıyorsa bunun gerisinde 17 yıldır ortaya koydukları insan ve yatırım odaklı ekonomi politikalarının başarısının olduğunu vurguladı. 16 yılda Diyarbakır’a 36,5 katrilyon yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

    “Diyarbakır neydi, bugünkü Diyarbakır ne? Havalimanından tutun caddelerine varıncaya kadar. İstanbul’da böyle 4 gidiş, 4 geliş yol yok. 3 gidiş, 3 geliş yollar neredeyse yok. Bütünüyle beraber şu yolların kenarlarındaki iskan konutlarıyla farklı bir Diyarbakır var. Şöyle bir 20-30 yıl öncesine gidiyorum Diyarbakır’ın, buraların hali neydi? Adeta buralar birer gecekondu şehri gibiydi. Tarihi bile burada görmek mümkün değildi. Hele hele terör örgütünün burayı yönettiği dönemde Diyarbakır ne durumdaydı? Biliyorsunuz, bütün camilerine varıncaya kadar, tarihi saat kulelerine varıncaya kadar bunları kalkıp da ateş yağmuruna tutan, buralarda çukurları açanlar, buradaki benim Diyarbakırlı kardeşimi düşünüyor diyebilir miyiz? Ama buna rağmen yine oy alıyor. Öyleyse marifet iltifata tabi değilmiş demek ki. Ama ben öyle öğrenmedim. Ben marifetin iltifata tabi olduğunu biliyordum. Öyleyse bir yerde bir eksik var. Bu eksiği hep beraber biz gidereceğiz. Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları daha fazla çalışın. Bütün bu yapılanları anlatacaksınız, 36,5 katrilyon buraya harcadık. Peki, terör örgütünün arkasında olduğu yerel yönetim, devletin kendisine verdiği paraları nereye harcadı? Dağa, Kandil’e gönderdi. Kandil’dekilerden beslenerek bu kadar oyu aldı. Tehdit mekanizmasıyla bu oyları aldılar. Ben diyorum ki siz tehditle değil gönülleri kazanarak bu oyları alın ve bunun çalışmasını yapın. Sadece eğitimde 5 bin 365 adet yeni derslik kazandırdık. Yükseköğrenim öğrencileri için 5 bin 300 kişi kapasiteli yurt binaları inşa ettik. Bugün açılışı yapılan 33 bin seyirci kapasiteli Diyarbakır stadyumunu şehrimize kazandırdık. Sağlıkta 17’si hastane toplam 44 tesis yaptık. Bu sağlık tesislerinin içinde 400 yataklı Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile 320 yataklı Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi de bulunuyor. Kamu özel ortaklığıyla inşa ettiğimiz 450 yataklı Diyarbakır Kayapınar Hastanesi ve 150 yataklı Silvan Devlet Hastanesinin yapımı da devam ediyor. Kayapınar Şehir Hastanesi de inşallah ihale aşamasında.”

    “At denize, balık bilmezse halik bilir”

    3 yıl önce yaşanan olaylarda Suriçi’nin büyük hasar gördüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün orayı dolaştım, orayı gezdim, gördüm. Şimdi çok farklı bir Suriçi meydana geliyor. Kadir kıymetini bilirler veya bilmezler hiç önemli değil. Biz şunu biliyoruz, at denize, balık bilmezse halik bilir. Bu bölgedeki 3 bin 853 hak sahibiyle uzlaşma sağlayarak Sur’u yeniden ayağa kaldırdık. Bununla beraber Dicle de ayağa kalkıyor. Şimdi orada ne yapıyoruz, şehir parkını inşallah orada onlarla beraber ayrı bir güzelliği de kazandırıyoruz. Artık pikniklerinizi orada yapar hale geldiniz, daha da güzel olacak. Süleymaniye Camisi’nin çevresinde yaptığımız düzenlemelerle sahabe kabirleri ve ziyaretgahları ihya ettik. Gazi ve Melik Ahmet caddeleri üzerinde 3 bin dükkanı yeniledik. Sur’un kanalizasyon, yağmur suyu ve içme suyu altyapısını sıfırdan yaptık. Peyzaj çalışmalarıyla, çevre düzenlemeleriyle adeta yepyeni bir şehir inşa ettik. Diyarbakır’ın şehir olarak kimliğinin önemli bir parçası gördüğümüz bin 500 tarihi taş evi yeniden canlandırıyoruz. Vatandaşlarımızı ev sahibi yapmak için Diyarbakır’da TOKİ vasıtasıyla toplam 16 bin 847 konut projesini hayata geçirdik. Üretimde verimliliğin artırılması, istihdama ve bölgesel gelişime katkı sağlamak için TOKİ kanalıyla yeni sanayi siteleri kuruyoruz. Diyarbakır’a 2002 yılına kadar yapılan 44 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz bunu 423 kilometreye çıkardık. Diyarbakır il sınırları içindeki demiryollarını yeniledik ve hızlı tren için çalışmalara başladık. Diyarbakır havalimanını yeniden ele aldık ve 5 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası yaptık. GAP’ın en önemli illerinden biri olan Diyarbakır’da 260 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Bölgenin kalkınmasına katkı sağlayan Pamukçay Barajı’nı hizmete aldık. Silvan Barajı’nın inşaasına devam ediyoruz. Ülkemiz ekonomisine yıllık 1,2 katrilyon lira katkı sağlayacak Silvan Barajı ile 2,3 milyon dekar zirai arazi sulanacak. Diyarbakırlı çiftçilerimize bugüne kadar verdiğimiz destek 4,1 katrilyon tutarında. Şehir genelinde farklı medeniyetlere ait 777 eserin restorasyonunu yaparak, tarihi mirasa sahip çıktık. Diyarbakır’ın ilk Osmanlı eseri olan Kurşunlu Camisi’nin restorasyon çalışması devam ediyor. Bütün bu çalışmaların bıkmadan, usanmadan her fırsatta vatandaşlarımıza anlatın. Kimin bu şehrin, bu halkın, bu ülkenin hayrına çalıştığı, hizmet getirdiği, kimin de sadece kan ve gözyaşı ticaretiyle istismar peşinde koştuğu ancak hizmetlerimiz anlatılarak ortaya konulabilir.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından havalimanına geçerek, kentten ayrıldı.

  • Çorlu’da ülkenin 7 bölgesini temsil edecek kısa film çekilecek

    Çorlu’da ülkenin 7 bölgesinin temsil edileceği kısa bir film çekilecek.

    Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, hemşehri derneklerinin başkan ve yöneticileri ile bir araya gelerek ortak projeler konusunda görüş alışverişinde bulundu. Tarihi Belediye Binası’ndaki toplantıya Başkan Sarıkurt’un yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Hülya Perin, Oktay Çolpan ve Kemaleddin Avcı ve Özel Kalem Müdürü Hakan Öztürk de katıldı. Toplantıda yapılan açıklamada, ilçede Türkiye’nin 7 bölgesinin de temsil edileceği kısa film çekileceği açıklandı.

    Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, müstesna bir şehir olan Çorlu’da huzurun hâkim olduğunu ifade ederek, “Ülkemizdeki Çorlu’ya denk ve bu denli her bölgeden ve farklı kültürden insanı bünyesinde barındıran şehirler içerisinde bizde önemli olduğunu düşündüğümüz huzur hakim. Çorlu, ülkemizin birçok bölgesinden göçerek gelmiş vatandaşlarımızı bağrına basmış ve huzur içinde yaşanan bir kent. Bunun karşılığı da ortak aidiyet duygusu” dedi.

    Başkan Sarıkurt, “Hemşehri derneklerimiz vasıtasıyla bu huzur ve aidiyet duygusunu daha da geliştirmek ve pekiştirmek için birlikte hareket etmemiz gerektiği düşüncesiyle sizlerle bir araya geldik. Bu amaç doğrultusunda 7 bölgemizi anlatacak ve bölgelerimizi de tanıtacak belgesel tadında kısa filmler hazırlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda yörelerimize ait tüm kültürel değerlerimizi, dilimiz, örf ve adetlerimiz, yemeklerimiz gibi önemli değerlerimizi geleceğe taşımak için sizlerle iş birliği içinde hareket etmeyi hedefliyoruz. Öncelikle Çorlumuzun ortak değerimiz olduğundan yola çıkarak tüm yörelerimizi ve kültürlerini önce kentimizde, sonra da sosyal medyanın gücüyle birlikte Türkiye ve dünyaya duyurmuş olacağız. Emek veren herkese şimdiden teşekkür ederiz” diye konuştu.

    Dernek başkanları ve temsilcileri Çorlu’da yapılmasını düşündükleri projeleri ve taleplerini dile getirirken, Başkan Sarıkurt ve belediye yetkililerine destekleri için teşekkürlerini ilettiler. Görüş alışverişlerinin ardından kısa film için start verilirken, hemşehri dernekleri de proje konusunda hazırlıklarına başladılar.