Etiket: “Ülkemizin

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Son bir yılda ülkemizin başına gelenler başka ülkenin başına gelseydi yıkılır giderlerdi”

    Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası (Çorlu TSO) 2017 yılı ödül töreni ve açılış törenine katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin son bir yılda yaşadıkları başka bir ülkenin başına gelseydi yıkılır giderlerdi, ekonomileri çökerdi” dedi.

    Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Tekirdağ Milletvekili Metin Akgün, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysani, Çorlu TSO Meclis Başkanı İsmail Güleroğlu, Çorlu TSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Gönül, siyasi parti, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, ödül alacak sanayici ve iş adamları ile çok sayıda davetli katıldı. Protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesinin kesilmesi ve odanın resmi açılışının yapılmasının ardından bir konuşma yapan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bir yıldır ülkemizin başına gelenler dünyada hiçbir ülkenin başına gelmedi. Sadece aklımızda kalan belki darbeye teşebbüs olabilir ama sadece darbeye teşebbüs değildi. Onun dışında bir sürü terör hadiselerini de beraber yaşadık. Bunlar bir başka ülkenin başına gelseydi yıkılır giderlerdi, ekonomileri çökerdi. Ama Allah’a binlerce şükür dimdik ayaktayız. Tabii bu ekonomimizi etkiledi mi, etkiledi” dedi.

    “Benim 365 oda ve borsa başkanım derhal sizlerin sıkıntısını bizzat bana ilettiler” diyen Hisarcıklıoğlu, “Biz de bu kapsamda bize iletilen sıkıntıları başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, ilgili bakanlarımızla bir araya gelerek onlara aktardık. Neydi bu sıkıntılar, bunların hangileri çözüldü. Bunlardan bir tanesi, en son gelirken size de anket yapmıştım, istihdam üzerindeki yüklerdi. İstihdam üzerindeki vergi yüklerinde dünya şampiyonuyuz. Şubat ayında Odalar Birliğinde gerçekleştirdiğimiz ekonomi şurasında Sayın Cumhurbaşkanımıza, ’İstihdam üzerindeki vergi yüklerinden şikayetçiyiz, en yüksek bizde, bize yardımcı ol’ dedik. O da dedi ki ’Tamam yardımcı olayım, siz de bana yardımcı olun’ dedi. Nasıl yardımcı olacağımızı sorduk. Dedi ki; ’Her üye en az bir kişi işe alacak’ dedi. Bir yıl boyunca olacak diye de söyledi. Bir baktım salondan alkış koptu. Ben tereddüt geçiriyorum, bizim başkanlar alkışladılar. Biz de dedik ki Sayın Cumhurbaşkanım, bunlar alkışladığına göre söz vermek de bize kaldı, söz dedik. Bir senede 1 milyon 500 bin kişiyi işe alacağız dedik. Şimdi rakamı size veriyorum; ikinci ayda sözü verdik, altıncı ay sonu itibariyle Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklaması toplam üye sayımız 1 milyon 500 bin, işe başlayan kişi sayısı 1 milyon 600 bin kişi. Kim aldı bunu, sizler aldınız, özel sektör aldı. Bu dünya çapında bir rekor. Dünya çapında özel sektörün yazdığı bir başarı hikayesi. Bu sizlerin başarı hikayeniz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yüksek düzeyde Kurumlar Vergisi ile Gelir Vergisi ödeyen oda üyesi mükelleflere, yüksek düzeyde ihracat yapan oda üyelerine, Çorlu TSO’da 50 yılını doldurmuş ve halen faal olan üyelere ödülleri verildi.

  • Bakan Bak: “Ülkemizin manevi değerlerle kuşatılmış gençlere ihtiyacı var”

    Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin manevi değerlerle kuşatılmış gençlere ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Rize Yenişehir Kapalı Spor Salonu’nda Rize Müftülüğünce düzenlenen ve 54 Kuran kursundan 304 hafızın yer aldığı icazet merasimine katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ülkemizin manevi değerlerle kuşatılmış gençlere ihtiyacı olduğunu belirterek, “Bunun örneklerini 15 Temmuz’da gördük. Şair ne güzel söylemiş, ’Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma nasıl böyle bir imanı boğar. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.’ Kuran’ı okuyup anlamak ne güzel. Bizim rehberimiz Kur’an-ı Kerim’i okuyup anlamak ne güzel. Kuran’ı ezberleyen hafızlar artık manalarını anlayarak anlatmaları gerekir” dedi.

    Buradaki etkinliğin ardından Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nü ziyaret eden Bakan Osman Aşkın Bak, burada halk oyunları ekibinin gösterileri ile karşılandı. Bir süre ekiplerle birlikte horona eşlik eden Bak, atölyeleri ziyaret etti, kurslarla ilgili Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik’ten bilgiler aldı. Taekwondo kursunu ziyareti sırasında sporcularla sohbet eden Bak, küçük bir sporcu ile güreşe tutuştu. Bak, ziyareti sırasında sporculara, “Rakiplerimizi nasıl teknikle yeniyorsak derslerimize de çok çalışacağız” yönünde tavsiyelerinde bulundu

    Rize Ticaret Borsası Başkanlığı’nda Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ile bir araya gelen Bakan Osman Aşkın Bak, burada yaptığı konuşmada, “Sivil topluma önem veriyoruz ve bundan sonrada vermeye devam edeceğiz. Sizlerin düşünceleri bizlere yol gösterecektir” ifadelerini kullandı. Toplantı daha sonra basına kapalı bir şekilde devam etti.

  • Bakan Elvan: “Terör örgütleri ve işbirlikçileri ülkemizin önünü asla kesemeyecek”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, bir taraftan büyümeyi sürdürürken bir taraftan da terör örgütleri ve işbirlikçilerinin Türkiye’nin önünü kesmeye çalıştığını vurgulayarak, “Ancak bugüne kadar başaramadılar, bundan sonra da asla başaramayacaklar. Biz hem terörle mücadeleye devam edeceğiz hem de büyümemizi, kalkınmamızı sürdüreceğiz. 2023 hedefine de 2053 hedefine de 2071 hedefine de ulaşacağız” dedi.

    Bakan Elvan, AK Parti Mersin İl Başkanlığı tarafından organize edilen bayramlaşma programında vatandaşlarla bayramlaştı. Elvan’a AK Parti Mersin milletvekilleri Hacı Özkan, Yılmaz Tezcan ve Ali Cumhur Taşkın ile İl Başkanı Cesim Ercik eşlik etti. Özkan, Tezcan, Taşkın ve Ercik’in konuşmasının ardından kürsüye çıkan Elvan, bir Ramazan Bayramı’na daha birlikte, beraber ve sağlıklı bir şekilde ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Hükümet olarak 3 Kasım 2002’den bu yana hiçbir değerlerini kaybetmeden yola devam ettiklerini kaydeden Elvan, “Gerçekten bizim demokrasi adına, değerlerimiz adına, her şeyi koruyup kollayacağımız bir yaklaşım içerisinde bu ülkeyi geliştirmek, kalkındırmak için mücadele verdik. Bu mücadeleyi birlikte sürdürdük. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır diye düşünüyorum. Bu partinin en üst kademeden en alt kademeye kadar görev alan tüm kardeşlerimle gurur duyuyorum. Çünkü biz kurulduğumuz günden bugüne kadar inanılmaz engellerle karşı karşıya kaldık. Ülkemizin önünü kesmek için, partimizin önünü kesmek için inanılmaz bir mücadele sergilediler. Kime karşı milletimize, devletimize, vatanımıza, al yıldızlı bayrağımıza karşı mücadele sergilediler. Bizler, sizler hiçbir zaman yılmadınız, korkmadınız, dimdik ayakta durdunuz. Bunun en son örneğini 15 Temmuz gecesi verdiniz. Eğer 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı, bu ülke kan gölüne dönmüştü, bu ülke bölünmüştü, bu ülke parçalanmıştı. Milletimiz o gece de dimdik ayakta durdu, demokrasimize sahip çıktınız, ülkemize, bayrağımıza sahip çıktınız” diye konuştu.

    “Terör örgütleri ve işbirlikçileri ülkemizin önünü asla kesemeyecek”

    Bir taraftan büyümenin devam ettiğini vurgulayan Elvan, “Biz büyümeye, gelişmeye, kalkınmaya çalışıyoruz ama bir taraftan da bölücü terör örgütü PKK başta olmak üzere FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleriyle, o küresel terör örgütleriyle, onların destekçileri yine ülkemizin önünü kesmeye çalışıyorlar. Ancak bugüne kadar başaramadılar, bundan sonra da asla başaramayacaklar. Teröre karşı, terör örgütlerine karşı inanılmaz bir mücadele sergiliyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bir taraftan emniyet mensuplarımız diğer taraftan mücadele veriyor. Hem de en üst rütbeli subayından erine kadar herkes sahada. Terör örgütlerine karşı mücadele ediyorlar. Allah onlardan razı olsun. Onlara ne kadar teşekkür etsek, şükranlarımızı sunsak azdır diye düşünüyorum. Şundan emin olunuz biz hem terörle mücadele edeceğiz hem de büyümemizi, kalkınmamızı sürdüreceğiz. Büyük mega projelerimizi yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Hükümet olarak büyük hedeflerinin olduğunun altını çizen Elvan, “2019’da seçimler var. 2019’a dimdik, canlı, dinamik ve kararlı bir şekilde ilerlemeliyiz. Onun için hep birlikte çalışmalıyız, çalışmak zorundayız. Yeter ki biz samimi olalım, çalışalım, işimizi iyi yapalım Allah önümüzü açtıkça açacaktır. Gün birlik, beraberlik ve dayanışma günüdür. Daha çok kenetleneceğiz, birlikte hareket edeceğiz, dayanışma içerisinde olacağız. Allah’ın izni ile hedefimiz neyse o hedeflere ulaşacağız. 2023 hedefine de 2053 hedefine de 2071 hedefine de ulaşacağız” şeklinde konuştu.

    “Küresel güçler Müslümanı Müslümana kırdıran bir yaklaşım sergiliyor”

    İslam coğrafyasının zor dönemden geçtiğine dikkat çeken Elvan, “İslam coğrafyasında bir diğer taraftan bizlerin de gönlü yaralı bir şekilde sıkıntılar yaşıyoruz. Öyle şeyler yaşıyoruz ki bu küresel terör ve onun destekçileri maalesef Müslümanı Müslümana kırdıran, ülkeleri bölüp parçalamaya çalışan bir yaklaşım sergiliyor. Bunlara karşı bizler dimdik ayaktayız, ayakta olmaya da devam edeceğiz. Şu anda kan ve barut kokan o coğrafyada, o gönül coğrafyamızda aç, sefil halde olan kardeşlerimiz var. Bu bayramı bu kardeşlerimiz acı içerisinde geçiriyorlar. Allah’tan temennimiz inşallah ülkemizin de güçlü desteğiyle bu kardeşlerimizin önümüzdeki bayramlarda huzura kavuşmaları, mutluluğa kavuşmaları, artık aileleriyle bir arada yaşayabilecekleri, sefaletten kurtulabilecekleri, o acıları yaşamayacakları günleri görmelerini istiyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından Elvan, partililerle bayramlaştı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “16 Nisan sonuçları üzerinden ülkemizin demokrasisini sorgulamasına izin veremeyiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrupa Birliği başta olmak üzere kimi kurum ve devletlerin 16 Nisan halk oylaması sonuçları üzerinden ülkemizin demokrasisini sorgulamasına izin veremeyiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beykoz Mecidiye Kasrı’nda düzenlenen Anayasa Mahkemesinin 55. yıldönümü gala yemeğine katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “16 Nisan’daki anayasa değişikliği referandumu sonrasında üye sayısı değişen AYM’nin yeni yapısının ülkemize, kurumumuza hayırlı olmasını diliyorum. İnsanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarını adaletin tesisi, hukukun işleyişi ve bu temelde bir devlet organizasyonun kuruluş mücadelesi teşkil eder. Nüfusu ve toprak bütünlüğü ne olursa olsun her toplumda adalet ihtiyacı kaçınılmazdır. Anayasa mahkemeleri hukukla ilgili temel ilkeleri gözeten ve ihtilafları konusunda son sözü söyleyen kurumlardır” dedi.

    “Adalet duygusunun kaybolduğu bir yerde toplumsal bütünlüğü ayakta tutmak mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanla devlet arasındaki bağın adı adalettir. Bugün bir yerde güvenlik sorunu varsa orada asıl sıkıntı adaletin olmayışıdır. Bir yerde sefalet, yoksulluk almış başını gitmişse, orada da asıl sorun, adaletin işleyişindeki aksaklıklardır. Herhangi bir yerde asayiş sağlandığı zaman ilk tesis edilen kurum adalet kurumudur. Terörle mücadeleyi kendi toplumunun güvenliği için hak görenlerin, sıra başkalarına geldiğinde farklı tavırlar içine girmesi adaletsizlik değil midir?” ifadelerini kullandı.

    “16 Nisan sonuçları üzerinden ülkemizin demokrasisini sorgulamasına izin veremeyiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Türkiye, demokrasi ve hukuk devleti konusundaki kararlılığını 15 Temmuz’da hiçbir şüpheye yer kalmayacak şekilde ibra etmiş bir ülkedir. Bunun için Avrupa Birliği başta olmak üzere kimi kurum ve devletlerin 16 Nisan halk oylaması sonuçları üzerinden ülkemizin demokrasisini sorgulamasına izin veremeyiz. Türk milleti kendi iradesi ile bir tercih yapmıştır. Herkes bu tercihe saygı duymak mecburiyetindedir. Türkiye söz konusu olduğunda riyakarlıkta sınır tanımayanlardan adaleti zaten beklemiyoruz. Ama hiç değilse kendi koydukları kurallara birazcık saygı göstermeyi ümit etmenin hakkımız olduğunu düşünüyorum.”

    “Doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz”

    AKPM’de alınan ’siyasi denetim’ kararına ilişkin de açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Fransa olağanüstü hal şartlarında seçime gidince ses çıkarmayanların, üstelik de bir darbe girişiminin ardından Türkiye aynı yöntemi uyguladı diye bizi yeniden denetim sürecine almaları en hafif ifadesiyle ayıptır. Tarih en büyük hakemdir. Bugünler gelip geçecek ama herkesin doğruları ve yanlışları bir ibret vesikası olarak ortada kalacaktır. Biz Türkiye olarak doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz” dedi.

  • Hak-İş Genel Başkanı Arslan: “Ülkemizin geleceği için ve millet iradesinin gereğinin yapılması için ’evet’ diyoruz”

    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Ülkemizin geleceği için ve millet iradesinin gereğinin yapılması için ’evet’ diyoruz. Ben ülkemin krizler yaşamasını istemiyorum. Bu anayasa değişikliğine ’evet’ derken de özellikle 2007’den sonra Cumhurbaşkanını halkın seçtiği hükümetin gücünün daha da hakimleştiğini görüyoruz. Bu tıkanıklıkları gidermek için anayasa değişikliğine ’evet’ denilmesi konusunda kararlıyız” dedi.

    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan “Anayasa değişikliğine tam destek, geleceğimiz için evet” kampanyası kapsamında Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonunda Hak-İş üyeleri ve vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Hak-İş Genel Sekreteri Osman Yıldız, AK Parti Ankara İl Başkanı Mustafa Nedim Yamalı ve AHİD Genel Başkanı Hilmi Yaman’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Spor salonunda büyük bir coşku yaşandı.

    Arslan, Hak-İş olarak sadece bu referandumda değil 1982 Anayasası’nın millete zorla dayatıldığı dönemde nasıl bir anayasa istediklerini, o günkü şartları zorlayarak bir sempozyum düzenlemek istediklerini ama darbecilerin, cuntacıların tayin ettiği sıkıyönetim komutanlığının bu toplantıya izin vermediğini ifade etti. Arslan, “Anayasaya ’hayır’ demek, anayasa konusunda konuşmak, anayasayla ilgili yorum yapmak veya yazı yazmak suçtu” ifadelerini kullandı.

    Konfederasyonun kuruluşundan bu yana sivil, demokratik, katılımcı, çoğulcu ve milletin temelinin mutabakatını sağlayan bir anayasa taleplerini sürdürdüklerini kaydeden Arslan, şöyle konuştu:

    “1987 yılında siyasi yasakların kalkması konusunda yine ‘evet’ diyerek yeni bir yol haritası oluşturmuştuk. 2007 yılındaki anayasa değişikliği referandumunda da yine ‘evet’ diyerek Türkiye’nin önünün açılması konusunda Hak-İş katkı yapmıştır. Özellikle 12 Eylül referandumunda darbelerin karanlığından demokrasinin aydınlığına ‘evet’ diyerek yeni bir başlangıç yapmıştır. Anayasa değişikliğine tam destek, geleceğimiz için evet derken bu tarihsel yürüyüşümüzün herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Konfederasyonumuzun kuruluşundan bu yana sivil, demokratik, katılımcı, çoğulcu ve milletin temelinin mutabakatını sağlayan bir anayasa talebimizi hep sürdürdük ve bundan sonra da sürdürmeye devam edeceğiz. Anayasa değişikliğine ’evet’ derken, yeni anayasa talebimizden vazgeçmiş değiliz, bu konudaki kararlılığımızı devam ettireceğiz.”

    “Keşke muhalefet teklif getirseydi”

    “Bir tarafta Ak Parti ve MHP’nin sunduğu Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve bir tarafta da ana muhalefetin önümüze koyacağı yeni bir öneriyi bekledik” diyen Arslan, bu iki öneriyi birlikte tartışabilmeyi istediğini ama bundan mahrum bırakıldıklarını ifade etti. AK Parti ve MHP’nin ortaklaşa önerdiği anayasa değişikliğinin dışında muhalefetin bir öneri getirmediğini kaydeden Arslan, “Sadece şunu istiyorlar ’buna razı olun, krizleriyle, darbeleriyle ve sorunlarıyla mevcut sisteme razı olun’ diyorlar. Biz bu sisteme razı olursak geleceğimizi kaybetme riski var. Eğer parlamenter sistemin sorunlarını çözecek, parlamenter sistemi adam gibi işletecek, darbeleri ve krizleri önleyecek bir model getirselerdi bunu da tartışacaktık. Parlamenter sistemi dünyadaki gibi hayata geçiremedik. Yaşadığımız 67 yıl ülkemizdeki bir çok sorunu önümüze koydu ve bundan ders almamız gerekiyor” diye konuştu.

    “Deniz Baykal milletten özür dilesin”

    “Sayın Deniz Baykal bugün utanmadan, sıkılmadan milletin önüne geçip anayasaya ’hayır’ demeyenleri suçluyor. Aslında siz 2007 yılında milleti bu hale sokarak kendi geleceğinize kurşun sıktınız” diyen Arslan, Deniz Baykal’dan yüreklice, adam gibi çıkıp milletten özür dilemesini, “2007 de yanlış yaptık özür diliyoruz” demesini istedi.

    Hak-İş neden ’evet’ diyor?

    Bu sistemin ya Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak değişeceğini ya da milletin krizlere razı olacağını ifade eden Arslan, “Ben ülkemin krizler yaşamasını istemiyorum. Bu anayasa değişikliğine ’evet’ derken de özellikle 2007’den sonra Cumhurbaşkanını halkın seçtiği hükümetin gücünün daha da hakimleştiğini görüyoruz. Bu tıkanıklıkları gidermek için anayasa değişikliğine ’evet’ denilmesi konusunda kararlıyız. Ayrıca siyasi krizin neden olduğu ekonomik krizlerin en büyük faturası çalışanlara çıktı. Başbakana anayasa fırlatılması Türkiye’nin 160 milyar dolarına mal olmuştur ve bu ekonomik krizde 450 bin kişi işini ve iş yerini kaybetmiştir. Kaybeden yine biz olduk faturasını biz ödedik. O zaman bize fatura ödetenlere karşı bizim bir şey yapmamız gerekmiyor mu, susmamız mı gerekiyor, Hak-İş’e saldırıyorlar, neden meydanlardasınız diyorlar, işte bu yüzden ’evet’ diyoruz. Ülkemizin geleceği için ’evet’ diyoruz, millet iradesinin gereğinin yapılması için ’evet’ diyoruz” şeklinde konuştu.

    “15 Temmuz’a rağmen dimdik ayaktayız ama bu istikrarın devamı için sandıktan ’evet’ çıkması şart” diyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek ise, 16 Nisan’da milletin sağduyusuna ve basiretine güvendiğini dile getirdi.