Etiket: Ülkelerini

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Dünya ülkelerini, FETÖ’ye karşı harekete geçmeye davet ediyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Dünya ülkelerini, FETÖ terör örgütüne karşı harekete geçmeye davet ediyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada terör örgütü FETÖ ile ilgili açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz 2016 gecesi darbe girişiminde 251 vatandaşımızı şehit edildiğini hatırlatan Erdoğan, “FETÖ işte böyle bir terör örgütüdür. Peki bunun lideri nerededir? Bunun başı şu anda evet Amerika’da Pensilvanya’dadır. 400 dönümlük bir arazide şu anda yaşamakta ve buradan dünyanın 160 ülkesine terör ihraç etmektedir. Bu örgüt faaliyetlerini eğitim, yardımlaşma gibi parıltılı kavramların arkasına saklanarak STK olarak sürdürmektedir. Ülkemizde 40 yıl boyunca bu aldatmacayla büyüyen terör örgütü gerçek yüzünü göstermiştir. Önce emniyet ve yargı içindeki ardından da TSK’ya sızdırdığı elemanlarıyla darbe girişimi başlatmıştır. Milletimizin desteğiyle son 5 yılda yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde FETÖ’yü ülkemizde tasfiye ettik. Şimdi bu terör örgütünün dünyada faaliyetler yürüttüğünü görüyoruz. Ne yazık ki dost bildiğimiz birçok ülke ve bunlar hala bunları bize vermemekte ısrar ediyorlar. Tabi ki hala tehlikenin farkına varmamış olanlar bunun bedelini de ağır ödeyecekler” dedi.

    “Eli kanlı rejimler konusunda sergilediğimiz dayanışmayı bu sinsi örgüt için de göstermeliyiz”

    FETÖ terör örgütünün Amerika’nın 27 eyaletinde sadece charter schoollar aracılığıyla devlet bütçesinden aldığı paranın 763 milyon dolar olduğunu ifade eden Erdoğan, “Kaynak buradan geliyor. Bu rakama örgütün her türlü kara para aklama işine karışan ticari kuruluşlarının ve gizli gündemleri olan STK görünümlü diğer yapılarının gelirleri dahil değildir. Buradan tüm dünya ülkelerini, canım yandığı için açık söylüyorum, FETÖ terör örgütüne karşı dikkatli olmaya ve harekete geçmeye davet ediyorum. Silahlı terör örgütleri ve eli kanlı rejimler konusunda sergilediğimiz dayanışmayı bu sinsi örgüt için de göstermeliyiz” şeklinde konuştu.

    Ticaret savaşlarının her dönemde insanlığa zarar verdiğinin altını çizen Erdoğan, “Bugün de böyle bir eşiğin içindeyiz. Ticari anlaşmaların keyfi bir şekilde iptal edilmesi korumacı politikaların yaygınlaştırılması ve ekonomik yaptırımların silah gibi kullanılması karşısında hiçbirimiz sessiz kalamayız. Bu çarpık gelişmelerin zararı eninde sonunda her ülkeye dokunacaktır. Dünya ticaret düzeninin tek taraflı kararla bozulmaması için hep birlikte çalışmalıyız”.

    “Kaos çıkartmak kolay, düzeni sağlamak zordur“

    Birleşmiş Milletler 2030 Küresel kalkınma hedeflerinin başarısı için çalışması gereken bir dönemde dünyanın yeni bir ekonomik kırılma yaşamasının istenmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, “Kaos çıkartmak kolay, düzeni sağlamak zordur. Bugün bazı ülkeler ısrarla kaos çıkartmaya çalışıyor. Merhametin vicdanın, hukukun, umudun kaybolduğu bir dünya düzeni kadar büyük tehlike yoktur. Şu anda hep birlikte böyle bir tehlike ile karşı karşıyayız. Türkiye ticaretin de insan dolaşımının da serbest olmasından yanadır. Bu konularda yaşanan her geriye gidiş bizi olumsuz etkiliyor. Bu tutumun tehdit diliyle, dayatmayla ikili ilişkilerin geçmişinin tümden yok sayılmasıyla ortaya koyulması ortaya konması üzüntümüzü daha da arttırıyor” dedi.

    “Hedef kazan kazan”

    Türkiye’nin sorunları eşit şartlarda yürütülecek yapıcı diyalogla çözmekten yana olduğunu ifade eden cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her alanda olduğu gibi Ekonomi konusunda da sorumlu hareket edilmesini bekliyoruz. Dünya Ticaret Örgütü, G20, İslam İş Birliği Teşkilatı, AB ile tesis ettiğimiz Gümrük Birliği gibi uluslararası platformlarda muhataplarımızla etkin uyumlu ve yapıcı iş birliği içindeyiz. Türkiye olarak her zaman iş birliği yaptığımız muhataplarımızla birlikte kazanmaktan yana olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Hedef kazan kazan. Bu samimi yaklaşımımız ortadayken ülkemize yönelik ithamları ve baskıları haksızlık olarak değerlendiriyoruz. Bizimle aynı perspektifi paylaşan ülkelerle ve kurumlarla beraber dünyanın içine çekilmeye çalışıldığı bu siyasi ekonomik kaosun üzerinden gelebileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Birleşmiş Milletler bünyesinde geleceğimiz olağan gençlerimizle ilgili bir kuruluşa ihtiyaç bulunduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak Birleşmiş Milletler gençlik kuruluşunun bir an önce tesis edilmesini ve merkezinin de dünya tarihinin sembolü şehirlerden İstanbul olmasını teklif ediyoruz. 2005 yılında ülkemizde düzenlenen Dünya Yaşlanma Zirvesinde 2019 yılı Uluslararası Yaşlılık Yılı olarak belirlenmişti. Bu kapsamdan Birleşmiş Milletler Uluslararası Yaşlılık Ajansı ülkemizde kuruluyor. 3. Dünya Yaşlılık Kurultayı da İstanbul’da yapılıyor. 10 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek Bu kurultaya sizleri davet ediyoruz.”

  • 20 ülkeden 90 öğrenci Hamamyolu’nda ülkelerini tanıttı

    ‘Dünya Bize Katılıyor’ ve ‘Dünyayı Tanıyalım’ Projesi kapsamında Hamamyolu’nda stant açan 20 ülkeden 90 öğrenci ülkelerini tanıttı.

    Dünyanın ihtiyaç duyduğu nitelikli, uluslararası bakış açısına sahip liderlerini yetiştirmeyi amaçlayan gönüllü öğrenci organizasyonu AIESEC, Odunpazarı Belediyesi Gençlik Merkezleri iş birliği ve Odunpazarı Belediyesi Kültür Müdürlüğünün desteğiyle Eskişehir’de faaliyetlerine devam ediyor.

    İtalya, Portekiz, Ukrayna, Rusya, Romanya, Brezilya, Tunus, Fas, Mısır, Cezayir, Hindistan, Pakistan, Çin, Endonezya, Bahreyn, Malezya, Hong Kong, Kırgızistan, Tacikistan, Brezilya, Kanada ve Dubai’den AIESEC programı için Eskişehir’e gelen öğrenciler Hamamyolu’nda gerçekleştirdikleri Ülkeler Panayırı ile Eskişehirlilerle bir araya geldi. Karnaval havasında geçen etkinlikte öğrenciler vatandaşlara kültürlerini, yemeklerini, yöresel kıyafetlerini ve müziklerini anlattı. Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt’un da katıldığı Ülkeler Panayırı’nda öğrenciler, ülkelerinin halk danslarını sergiledi. Etkinliklerde öğrencilere eşlik eden Başkan Kurt, daha sonra da öğrencilerle sohbet etti.

    Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte hem öğrenciler hem vatandaşlar hem de Başkan Kazım Kurt keyifli bir gün geçirdi. Tarihi Odunpazarı bölgesini de gezen öğrenciler, Eskişehir’deki faaliyetlerine devam edeceklerini söyledi.

  • ERÜ’lü akademisyen 10 yıldır Türk dünyası ülkelerini geziyor

    Erciyes Üniversitesi Okutmanı Süleyman Aydın, 10 yıldan bu yana Türk dünyası ülkelerini ve Türklerin yaşadığı coğrafyaları geziyor. “Bizim için Amerika neyse Asya’daki Türk soyları için de Türkiye o” diyen Aydın, neredeyse bir kültür elçisi.

    Asya’yı ve atalarının kökenlerini merak ettiği için bu yola çıktığını söyleyen Okt. Süleyman Aydın, ilk gezisini 2008 yılında Kazakistan’a yaptığını ifade etti. Sonra Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Sibirya’ya kadar gittiğini belirten Okt. Aydın, gitmediği tek Türk dünyası ülkesinin Azerbaycan olduğunu dile getirdi. Amacının turistik bir geziden ziyade oralardaki yaşam şeklini ve hayat tarzını keşfetmek olduğunu kaydeden Okt. Aydın’ın söyleşisinden detaylar şöyle:

    “Asya çok keşfedilmemiş bir coğrafya”

    “Bu yolculuğa Asya’yı merak ettiğim için başladım. Çünkü dünyada en keşfedilmemiş coğrafya Asya. Amerika’da, Avrupa’da keşfedecek bir yer kalmadı, Afrika’nın her tarafına girildi. Ancak Asya kültür, hayat tarzı, inanış olarak tam keşfedilmemiş bir bölge. Dünyada moda olan ‘new age’ (yeni tarz, yeni anlayış) akımının yeni merkezi de Asya. İkincisi de köklerimize inmek arzusu. Biz ait olduğumuz milleti, milliyeti oldukça seviyoruz dolayısıyla atalarımızın sadece geldiği değil; yaşadığı coğrafyaları görmek, hayat tarzını keşfetmek açısından Asya’yı tercih ediyorum.”

    “Amacım oralardaki hayat tarzını keşfetmek”

    “Bu tür gezilerde mutlaka yerel halkın arasında olmaya çalışıyorum. Zaten bu coğrafyalarda oralardan birileri yanınızda bulunmuyorsa size açılmaları kolay olmuyor. Bizimkisi bir şehri baştan başa gezmek ya da turistik yerleri keşfetmek şeklinde bir gezi değil; hayat tarzını, yaşama şeklini keşfetmeye çalışmak. Bunun için de mutlaka oralardan birilerinden yardım alıyoruz.”

    “Asya’yı yeterince tanımıyoruz”

    “Oralarda gördüklerimden dolayı hayal kırıklığına uğramadım ama çok tanımadığımızı ve tanıdığımız ölçüde daha çok sevebileceğimizi gördüm. Örneğin Asya kültürü dendiğinde at üstünde gezen insanları düşünürüz hep ama Asya’nın kendine mahsus bir felsefesi, bir yaşayış şekli, bir inanç sistemi var. Örneğin Türkiye’deki insanların Asya’daki Gök Tanrı dinini, Şamanizm algılarının eksik ve yanlış olduğunu anladım.”

    “Şekli değişse de öz kültür ortak”

    “Bunlardan başka şekli değişse bile hepsinde misafirperverlik kültürünün aynı olduğunu söyleyebilirim. Aynı şekilde yine şekli değişse de büyüğe saygı kültürü devam ediyor. Mesela bizdeki el öpme geleneği pek çok yerde yok ama büyüğe saygı başka şekillerde tüm Asya coğrafyasında var. Bunun dışında mutfak kültürleri çok ortak; ete ve tahıl ürünlerine dayalı bir mutfak kültürü hakim.”

    “Kazakistan’da kültürel izlerin en canlı kaldığı coğrafya”

    “Gezdiğim coğrafyalarda kültürel izlerin en canlı tutulduğu yer Kazakistan’dı. Orada böyle bir devlet politikası da var. Sonra Kırgızistan geliyor. Ama tabi Özbekistan ve Türkmenistan’da durumlar biraz farklı değerlendirilmeli. Oralarda geçmişte dış politikada yapılan bazı yanlışlarımız bu kardeş toplumları bizden uzak tuttu. Ama inanıyoruz ki bunlar düzelecek. Nitekim bugünlerde iyi haberler alıyoruz; mesela Özbekistan geçen günlerde vize uygulamasını kaldırdı.”

    “Türk dünyası Türkiye Türklerine karşı daha temkinli”

    “Türkiye’yi büyük ve muazzam bir ülke olarak görüyorlar. Sibirya’dan Kırgızistan’a, Moğolistan’ın herhangi bir köyüne gittiğinizde de insanların bu şekilde düşündüğünü görüyorsunuz. Orada yetişen her gencin hayalinde de Türkiye’ye gitmek, Türkiye’ye yerleşmek, Türkiye’de okumak var. Bizim için Amerika neyse Asya’daki Türk soyları için de Türkiye aynı. Bu düşüncenin bir ayağı romantizme, bir ayağı tarihi gerçekliklere, bir ayağı da kültüre dayanıyor. Ama üzücü olan şu ki, onlardan Türkiye’ye gelenlerin gördükleri ya da Türkiye’den gidenlerin bireysel yanlışları ya da dış politikada atılan bazı hatalı adımlar bu bakış açısını olumsuz etkilemiş. 1990’lı yıllarda Türkiye’den giden herkesi evinde misafir eden aileler şimdi gidenleri daha temkinli değerlendiriyor. Çünkü buradan eline bir çanta kapan orada iş adamıyım diye insanları dolandırmış.”

    “Onların ayrı birer devlet olduğunu kabullenmeliyiz”

    “İlkinde romantik bir duyguyla yola çıktım; yani okuduğum kitaplardan, izlediklerimden, duyduklarımdan edindiğim bazı fikirler vardı. Ama yaşadıklarımız ve gördüklerimiz romantizmin yerini gerçekliğe bırakmasına neden oldu. O gerçekler de sosyal ve siyasal gerçekler. Mesela her şeyden önce bunların ayrı birer devlet olduğunu kabul etmek gerekiyor. İkincisi, herkesi Türkiye’de anladığımız anlamda Türk yapma zorunluluğundan vazgeçeceksiniz. Adam Yakut ya da ‘Ben Kazağım’ diyor. Bunları sağlıklı değerlendirmemiz ve bunun olabilirliğini görmemiz gerekiyor. Esasın, kök birlikteliği olduğunu görüp onların kişilik ve kimliğini kabul ederek ortak hareket tarzlarının geliştirilmesi gerektiğini bilmek gerekiyor.”

    400 civarında obje

    “Bu seyahatleri yaparken kendiliğinden bir başka hobi de gelişti. Gittiğim yerlerden objeler toplamaya başladım. Seyahatlerimiz uçakla olduğu için sınırlı sayıda eşya taşıyabiliyoruz ama 400 civarında kıyafetten enstrümana, bibloya kadar pek çok obje birikti. Türkiye’deki hayat tarzımızda henüz kişisel sergi imkanımız olmadığı için bunlar şimdilik sandıklarda ya da kutularda duruyor. Belki gelecekte bir kişisel sergi açma imkanımız da olur.”

    “Gayri resmi elçiyim”

    “Gezilerin sonunda nereye varacağımı soranlar oluyor. Mutlu bir insan olacağım, az şey mi… Ama şu da var, önemli bir misyonu üstlendiğimin farkındayım. Biz, toplumlar arasında gayri resmi elçilik yapıyoruz.”

  • ABD Başkanı Trump, BM ülkelerini yardımları kesmekle tehdit etti

    ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına karşı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na getirilecek tasarıya lehte oy kullanan ülkelere yönelik maddi yardımlarını kesmekle tehdit etti.

    ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına karşı Birleşmiş Milletler kararı taslağı lehine oy kullanan ülkeleri tehdit etti. Trump, Beyaz Saray’da yapılan kabine toplantısı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, BM Genel Kurulunda oy kullanacak ülkelere işaret ederek, “Yüz milyonlarca dolar, hatta milyarlarca dolar alıyorlar ve bize karşı oy veriyorlar. Bu oyları izliyoruz, kaydedeceğiz. Dikkate almıyoruz” dedi.

    Mısır tarafından Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve ABD Başkanı Donald Trump’a Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımaktan vazgeçme çağrısı yapan karar tasarısı yarın oylanacak.

  • Marble Dünya Ülkelerini İzmir’de Buluşturdu

    Türkiye’nin en büyük ihtisas fuarı Marble Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açarak, dünyanın mermer temsilcilerini İzmir’de buluşturdu.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de 22. kez kapılarını açtı. İzmir protokolünün katıldığı açılış töreninin ardından Fuar İzmir’in birinci yıldönümü pasta kesilerek kutlandı.

    “UZUN SÜREDİR OLMAYAN BİRLİK VAR”

    Ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceklerini belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yüzde 12 civarında büyüme gerçekleştirdiklerini belirtti. Kocaoğlu, çok iyi başladıklarını belirterek şöyle konuştu:

    “Çok iyi gidiyoruz. Hızlı bir şekilde İzmir’de fuarcılığı geliştirmeye çalışıyoruz. İzmir’de fuarcılık direktifini veren Ulu Önder Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda çalışmanın, fuarcılığı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İzmir hem uluslararası kentlerde yarışta hem yerel kalkınmada ülkemize ve bir çok kente örnek olacak şekilde çalışmasını devam ettiriyor. İzmir’de uzun süredir olmayan birlik ve beraberlik, dayanışma var. Bu içinde bulunduğumuz durumların aşılmasında önemlidir.”

    193 YABANCI BİN 103 KATILIMCI

    Bu yıl 139 bin metrekare alanda organize edilen Marble’da 193’ü yabancı bin 103 katılımcı yer aldı. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen ağırlıkları 10 ile 30 ton arasında değişen işlenmiş, yarı işlenmiş ve ham olmak üzere 15 bin ton doğal taş ile birlikte fabrika makineleri, ocak-iş makineleri ve ekipmanları fuarda sergileniyor.

    MARBLE’A KATILAN ÜLKELER

    Marble’da bu yıl Almanya, ABD, Avustralya, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Belçika, Brezilya, Çin, Danimarka, Dubai, Endonezya, Fas, Fransa, Hindistan, Hollanda, Hong Kong, İngiltere, İran, İspanya, İsrail, İtalya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kore, Katar, Makedonya, Mauritius, Mısır, Rusya, Suudi Arabistan, Ukrayna, Vietnam ve Yunanistan olmak üzere 32 ülkeden katılımcı yer aldı.

    Yurt içinden ise Aydın, Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Burdur, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Nevşehir, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yalova olmak üzere 47 ilden firma katıldı.

    Sadece profesyonel ziyaretçiye açık olan fuar, 26 Mart Cumartesi günü kapılarını kapatacak.